Kusur Fıkraları

loading...

kadın,kocasına sorar: popomu nasıl buluyorsun?? adam cevap verir,çamaşır makinası gibi der. Kadın bozulur elbette. Gece olur adam kadını arzular, Karıcıgım sevişmeye ne dersin diye sorar?? Kadın cevap verir !! Kusura bakma," Küçücük şey için makinayı çalıştıramam bir zahmet elinde çitileyi ver" :)))
fıkranın devamı

Bir Gün TeMeL DokToRa gitMiş. DokToR deMiş Ki: -Ateşin WaR Mı? TeMeL: -KuSuRa BaKmA DokToE SigaRa KuLLaNmıYoRuM. :DDDDDD
fıkranın devamı

Dayının biri yaz sıcağında eşeğini ararken çok yorulmuş.Varmış bi köy evine.Kapıyı bir kız açmış. _Buyur dayı,demiş. _Kızım bir bardak soğuk su verir misin? Kız içeri girmiş biraz sonra elinde bir tas. _Dayı buyur soğuk ayranımız var.Evde su kalmamış. Tabi ayra sesini duyan dayı sevinmiş.Bir yudumda içivermiş.Doymayınca _Kızım varsa bir tas ayran daha alayım,demiş Tabi kızın cevabı şu olur: _Ya dayı kusura bakma eşşeğimiz yeni öldü başka ayran kalmadı. Bunu duyan dayı şaşırınca elindeki tası düşürmüş yere ve kız içeriye annesine bağırmış. _Ay ana anaaaa!Dayı bizim köpeğin yal çanağını kırdı. Neyse şaşkınlıktan bayılan dayı akşam anca kendine gelmiş.Yemeklerini yemişler.Sıra yatma vaktinde.Ev sahibi demişki: _Bak dayı şu odada hanımla ben yatıyorum.Şu odada dede.Şu odada bebek.Salon da boş,istediğin yerde yat. Bunu duyan dayı kendi kendine şöyle düşünmüş. _Evli çiftlerin yanında yatılmaz.Dede horuldar.Bebeği de ben rahatsız etmeyeyim de şurda salonda yatarım,demiş ve salonda yatmak istediğini söylemiş. Sabah olmuş.Tam elini yıkayacak hemen yanında ahu bi dilber eline su dökecek.Adını sormuş dayı. Cevap şu: _Bebek. _Senin adın ne dayı. _Eşşoğlu eşşşşeeek.
fıkranın devamı

Konfüçyüs"e sordular: "Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız yapacağınız ilk iş ne olurdu?" Büyük filozof, şöyle cevap verdi:
fıkranın devamı

Birisi Akşehir Gölü’ne girip boy abdesti alacakmış. Nasreddin Hoca’ya sormuş;- “Abdest alırken ne yana döne...
fıkranın devamı

Bir gün subaşının eşeği kaybolmuş. Kasabalılar da hayvanı aramaya başlamışlar. Nasreddin Hoca’ya- “Sen de bağlara...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, eşeğini emanet alan komşusunun bağdan dönerken eşeğine merhametsiz davrandığını uzaktan görmüş.Bir gün aynı k...
fıkranın devamı

Hoca’yla yardımcısı İmad kurt avına çıkmışlar. İmad, bir kurt yavrusu yakalamak için ine dalmış. Tam o sırada anne kurt...
fıkranın devamı

- Bir gün Nasreddin Hoca caminin kürsüsünde vaaz ederken ;- “Ey cemaat, şükredin ki Allah develerinize kanat vermedi&#...
fıkranın devamı

Bir yaz günü Nasreddin Hoca biraz serinlemek için ceviz ağacının gölgesine oturmuş. Biraz ilerdeki kocaman helvacı kabakları ...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca , yeni öğrencilerine [mollalarına] dünya ve ahireti genel anlamı ile anlatmaya, kavratmaya çalışmış.“Ahi...
fıkranın devamı


Temelin ineği hastalanmış.. Hangi veterinere götürmüşse bir türlü iyileşmemiş.
Temel biçare bir şekilde düşünürken ellerini açıp Allah'a yalvarmış..
-''Yarabbi sen ineğimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarım... ".
Bu hayvan iki günden fazla yasamaz diyen veterinerlere rağmen inek iyileşmiş..
Bizim temel 15 gün oruç tutmuş. 16.gün inek ölmüş.
Temel ne yapacağını sasırmış.
İnek ölü, havadan 15 gün de oruç tutulmuş.....
Ellerini açmış :
-"Yarabbi sen saniyorsun ki Temel aptaldur,
hiç itiraz kabul etmem, ineğu kurbana sayar, tuttiğum oruçlari da Ramazan'dan düşerum.
Hiç kusura pakmayasun...''

fıkranın devamı


Dallas'daki NASA uzay ussunde, us komutani, George ve Bob adindaki astronotlari yanina cagirip, ertesi gun cikacaklari Mars yolculugu hakkinda son talimatlari verir ve bu zor yolculugun oncesinde uyumak uzere evlerine gitmelerini soyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon gelir. Arayan Bob'dur.

- "Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?"
- "Henuz degil."
- "Ben cok heyecanliyim. Uyku tutmadi. Sana da uyarsa, benimle birlikte icmeye ne dersin? Uzun sure icki icemiyecegiz..."
- "Ok."
Bir saat sonra George ve Bob bulusurlar, bir bara girip icki soylerler. Barmen tam ickiyi verirken ikisine de dikkatlice bakar.

- "Hey men. Sizi tanidim. Yarin Mars'a gidecek astronotlarsiniz. Size icki verdigim ortaya cikarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem ben. Kusura bakmayin."

George ve Bob barmenle tartismalarina ragmen o barda icki icemezler.

Baska barlarda sanslarini denerler; ama TV programlarini surekli izleyen barmenler onlari her seferinde tanirlar ve icki vermeyi reddederler.

Marketler de kapalidir. Tam eve donmeye karar verdiklerinde Bob'un aklina bir fikir gelir.

- "Yahu George'cugum. Bizim uzay roketine koyduklari yakitin kokusunu hatirliyor musun. Ayni viski gibiydi. Istiyorsan ondan icelim."

Birlikte uzay ussune girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakit tankinin yanina gelirler. Kimse suphelenmez. Onlara guvenmeyip te kime guveneceklerdir ki zaten. Ertesi sabah fuzeye binecek olanlar onlardir.

George ve Bob yakit tankindan aldiklari yakittan birer kadeh icerler sonra da evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon calar. Arayan yine Bob'dur.

- "Alo George. Yine ben. Rahatsiz ettim ama kusura bakma. Sana birsey sormak istiyorum. Karnin agriyor mu?"
- "Evet Bob. Hem de cok."

- "Peki. O zaman sakin gaz çıkarayım deme. Ben seni TOKYO'dan ariyorum..."




fıkranın devamı


Dallas'daki NASA uzay ussunde, us komutani, George ve Bob adindaki astronotlari yanina cagirip, ertesi gun cikacaklari Mars yolculugu hakkinda son talimatlari verir ve bu zor yolculugun oncesinde uyumak uzere evlerine gitmelerini soyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon gelir. Arayan Bob'dur.
"Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?"
"Henuz degil."
"Ben cok heyecanliyim. Uyku tutmadi. Sana da uyarsa, benimle birlikte icmeye ne dersin? Uzun sure icki icemiyecegiz..."
"Ok."
Bir saat sonra George ve Bob bulusurlar, bir bara girip icki soylerler. Barmen tam ickiyi verirken ikisine de dikkatlice bakar.
"Hey men. Sizi tanidim. Yarin Mars'a gidecek astronotlarsiniz. Size icki verdigim ortaya cikarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem ben. Kusura bakmayin."
George ve Bob barmenle tartismalarina ragmen o barda icki icemezler. Baska barlarda sanslarini denerler; ama TV programlarini surekli izleyen barmenler onlari her seferinde tanirlar ve icki vermeyi reddederler. Marketlerde kapalidir. Tam eve donmeye karar verdiklerinde Bob'un aklina bir fikir gelir.
"Yahu George'cugum. Bizim uzay roketine koyduklari yakitin kokusunu hatirliyor musun. Ayni viski gibiydi. Istiyorsan ondan icelim."
Birlikte uzay ussune girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakit tankinin yanina gelirler. Kimse suphelenmez. Onlara guvenmeyip te kime guveneceklerdir ki zaten. Ertesi sabah fuzeye binecek olanlar onlardir. George ve Bob yakit tankindan aldiklari yakittan birer kadeh
icerler; sonra da evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon calar. Arayan yine Bob'dur.
"Alo George. Yine ben. Rahatsiz ettim ama kusura bakma. Sana birsey sormak istiyorum. Karnin agriyor mu?"
"Evet Bob. Hem de cok."
"Peki. O zaman sakin gaz çıkarayım deme. Ben seni TOKYO'dan ariyorum..."

fıkranın devamı


Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su kucuk televizyonu almayi dusunuyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gun magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su kucuk televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa koklu bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,goz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:

- "Su kucuk sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, uc gundur kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gundur satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"




fıkranın devamı


Ilyas uzun suren bir Amerika yolculugundan donmustu. Temel,agabeyini
havalanindan aldi.Birlikte eve donerlerken, Ilyas sordu.

"Yahu benim sevgili kedim Pamuk ne alemde...ona iyi baktin herhalde ben yokken."kedin öldü." dedi Temel.

Ilyas yikildi birden. Tikandi kaldi...Kendini toparladiginda, soylendi:

"Ne kalpsiz adamsin sen...Pamuk'u ne kadar sevdigimi bilirken ,insan
oyle pat diye "oldu" der mi?"

Temel "ya ne der?" gibi bakti agabeyine. Ilyas anlatti:

"Bir kotu haberi daha alistira alistira daha duygusal vermenin yollari vardir. Mesela 'Pamuk bir gun catiya cikti.' diyebilirdin..

'Pamuk bir gün catiya cikti... Itfaiyeyi cagirdik Geldiler ama indiremediler. Sonunda Pamuk hayatta en sevdigi isi yaparken, catida guvercinlerin pesinde kosarken....' falan diye bir seyler soyleyebilirdin.. Cok mu zor boyle anlatmak, duygusuz adam..."

"Kusura bakma agabey" dedi Temel..."bir daha dikkat ederim."

"Oldu." dedi Ilyas.."simdi soyle bakalim, sen nasilsin,annemle babam nasil?"

"Seyyyy" dedi.. "Ben iyiyim...annem de iyi...babam birgun catiya
cikti.."

fıkranın devamı


Bir gün Temel, Dursun ve Ahmet otel aramaya gitmisler.
Sadece 3 odasi bos bir otel bulmuslar. Bu odalarin kusurlari varmis.
Biri karincali odaya, biri sinekli odaya, biri de böcekli odaya yerlesmisler.
Herkes odasina çekilmis ve derken sabah olmus.
Dursun ile Ahmet'in gözleri mos mormus cünkü sinek ve böcekler onlari isirmis fakat Temel'e birsey olmamis.
Temele sormuslar :
-"Sana neden birsey olmadi.?
Temel :

-"Bir karinca öldürdüm hepsi cenazesine gittiler."

fıkranın devamı


Temel ile Fadime birgün arabayla dolasiyorlarmis az sonra bunlari polis durdurmus ve yanlarina bir kamera ve bir muhabirle gelmisler.
Muhabir :
"Sizi tebrik ederiz beyfendi! kaç saattir burdayiz emniyet kemeri takili olarak araba kullanan tek sürücü sizsiniz ödül olarak kanalimiz size 500 milyon veriyor! Eee ne yapacaksiniz bu parayla ?"
Temel cevap verir :
"Ilk firsatta bir ehliyet alicam!"
Fadime telaslanir durumu düzeltmek için "Kusura bakmayin alkollüyken ne dedigini bilmez!"
Arka koltukta oturan idris atilir
"Ben dedim size çalinti arabayla yola çikmayalim diye yakalandik iste!"
Bu arada bagajdan bir ses gelir
"Ula hala geçmedik mi su siniri???!!"..

fıkranın devamı


Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su kucuk televizyonu almayi dusunuyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gun magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su kucuk televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa koklu bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,goz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:

- "Su kucuk sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, uc gundur kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gundur satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"

fıkranın devamı


Minik kiz elinde karnesiyle evden iceri girmis. Karnesini babasina gostermis. Babasi bir bakmis bastan asagi pekiyi, bir iki tane de iyi var, ama ogretmen karnenin altina soyle bi not dusmus:
- "Cok akilli ve yetenekli bir cocuk fakat bir kusuru var, derste cok konusuyor. Buna nasil son verebilecegimiz hakkinda fikirlerim var, en kisa zamanda siz velisiyle de paylasmak istiyorum"

Baba bunun uzerine karneyi imzalamis ve ogretmenin goruslerinin altina kendi de bi not dusmus:

- "Lutfen paylasalim, cunku ise yararsa ben de annesinde uyguluyacagim.."

fıkranın devamı


Yeni evli çift balayı zamanında golf oynamaya karar verirler. Otellerindeki golf sahasına inip golf oynamaya başlarlar. Adam topa bir vurur top direk çalılıkların arasında kaybolup beraberinde bir şeylerin kırıldığına dair ses getirir.. Sesi takip eden çift topun harabe bir kulübenin camını kırdığını anlarlar. İçeri girdiklerinde iri kıyım bir adam koltukta oturmaktadır. Çift üzgün bir vaziyette, -Kusura bakmayın beyefendi bilerek olmadı çok özür dileriz zararınızı ödemeye de razıyız, diyerek af dilerler.
Bunu gören adam:
-Hayır hayır esas ben size çok teşekkür ederim. Ben bir cinim ve 300 yıldır bu lambadaydım.. Topunuz lambayı kırarak benim serbest kalmama neden oldu.. Bu yüzden ne isterseniz yapacağım ikinizinde birer hakkı var, der.
Kadın:
-Benim içinde hizmetçileri olan kapısında son model arabalar duran bir villam olsun, der.
Cin:
-İsteginiz yerine getirildi bayan, der.
Adam ise düşünür.."Ev var araba var bende 1 milyon dolar istiyeyim diyerek hemen söze girişir:
-Cin bende hesabımda 1 milyon dolar istiyorum.
-Beyefendi sizin de isteğiniz yerine getirildi. Fakat benimde bir isteğim var biliyorsunuz 300 senedir bir lambada kapalıyım ve canım acaip kadın çekiyor. Bu isteklerinizin karşısında bende hanımınızla beraber olmak istiyorum, der.
Adam bu istek karşısında sinirlense de cinin yaptıklarından dolayı biraz yumuşar ve cin olduğunu düşünüp bir daha karşılarına çıkmayacağını düşününce karısına bakar. Karısı da yakışıklı cinle bir beraberliğin zararlı olmayacağını düşünüp kabul eder. Kadınla cin arka odada işlerini bitirmişler kadın giyinmektedir. Cin yatakta uzanırken kadına:
-Hanfendi kocanız kaç yaşında?
-35 nolduki?
-Hiiç bu yaşa gelmiş hala cinlere inanıyor

fıkranın devamı


Bir hanimefendi doktora gitmis.. Checkupa.. Yani yillik kontrola..
"Doktor" demis.. "Ben fevkalade saglikli bir kadinim. Bir tek kusurum var.Gaz kaciriyorum.. Durmadan gaz kaciriyorum.. Evde.. Iste.. Kilisede.. Otobuste, asansorde, super markette..Durmadan kaciriyorum.. Ama fazla da sikayetim yok. Kendime hic sorun yapmiyorum bunu.. Cunku benim kacirdigim gazin ne kokusu var, ne de sesi cikiyor.."
Doktor, bir hap yazmis kadinin recetesine.. "Bu haplardan gunde uc tane al, haftaya gel gene beni gor" diye..
Ertesi hafta kadin hisimla girmis doktorun muayenehanesine.. "Doktor" demis.. "Hey doktor.. Gecen hafta verdigin haplardan sonra, kacirdigim gazlar les gibi kokmaya basladi.."
Doktor "Guzel" demis.. "Cok guzel.. Sinuslerinizi tedavi ettik demek. Simdi sira geldi, kulaklariniz uzerinde calismaya.."

fıkranın devamı


Adamin biri karisinin test sonuclarini almak uzere doktora gitmis.
Recepsiyondaki hemsire:
- Kusura bakmayin beyefendi, ama ufak bir problemimiz var. Karinizin testlerini lab'a gonderdigimizde ayni isimli bir baska bayan da teste gitmis ve hangisi karinizin hangisi diger bayanin emin olamiyoruz malesef, demis. Acik olmak gerekirse sonuclardan biri kotu digeri ise dahada kotu!
Adam:
- "Ne demek istiyorsunuz yani?"
Hemsire:
- "Testlerden biri AIDS digeri ise Alzheimer cikti ve hangisi karinizinki birsey soyleyemiyoruz."
Adam:
- "Korkunc birsey, peki simdi ne yapmaliyim?"
Hemsire:
- "Bence, karinizi sehrin gobeginde en kalabalik noktaya birakin ve eger evin yolunu bulabilirse de birdaha da onunla yatmayin..."

fıkranın devamı


rafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış. Karşıdan gelen Temel ile Fadime’yi gören komiser hemen arabayı durdurmuş. İkisini de emniyetkemeri takılmış görünce,
- Ya beyefendi bu gün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz der. "Ama merak ettik bu parayla ne yapacaksınız. Temel sevinçle
- "Ne yapacağım hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum der. Komiser şaşkın şaşkın
- "Ne ehliyetiniz yok mu der, Fadime olayı toparlamak için, kusura bakmayın memur bey temel içince ne dediğini bilmezâ€� der. Komiser daha da şaşkınlıkla

- "Ne bir de içkili misiniz diye haykırır. Arkadan yaşlı adam öne atılır ve
- "Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum başumuza bi iş gelir diye. Komiser neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdruste koşa koşa gelerek
- "Ne oldi geçtuk mi sınırı"der.

fıkranın devamı


Bir gün Temel, Dursun ve Ahmet otel aramaya gitmisler.

Sadece 3 odasi bos bir otel bulmuslar. Bu odalarin kusurlari varmis.

Biri karincali odaya, biri sinekli odaya, biri de böcekli odaya yerlesmisler.

Herkes odasina çekilmis ve derken sabah olmus.

Dursun ile Ahmet"in gözleri mos mormus cünkü sinek ve böcekler onlari isirmis fakat Temel"e birsey olmamis.

Temele sormuslar :

-"Sana neden birsey olmadi.?

Temel :



-"Bir karinca öldürdüm hepsi cenazesine gittiler."

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama