Leyla Fıkraları

loading...


Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?...
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.

fıkranın devamı



Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?...
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.

fıkranın devamı


Temel Fadime'yle tiyatro gişesine gitmiş:
- Pize içi pilet lütfen.
- Leyla ile Mecnun için mi?
- Hayir Fadime'yle penum için.

fıkranın devamı


Kocasının ceplerini karıştırırken bir kağıt parçası buldu. Üzerinde "Leyla" yazıyordu, bir de telefon numarası vardı. Akşam, kağıdı göstererek sordu:
- Bu kimin numarası?
- Aa, bilmiyor musun, ünlü yarış atı bu. Bu hafta ona oynadım.
On gün sonra koca eve dönünce, karısı:
- O ünlü yarış atı var ya, işte o aradı seni.

fıkranın devamı


Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?...
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.




fıkranın devamı

Mahmutpasa dan aldigi tüsörtü çocuguna giydirdi, Eminönü ne dogruyürüdüler. Biraz sonra yag...
fıkranın devamı

Kasabanın tekinde bir adam, her gün çalıstığı yerin karşısındaki restoranta gidip çatalla...
fıkranın devamı

Temel, yatılı okulda okuyormuş. Evci çıkan arkadaşları her pazar akşamı okula gelince, haft...
fıkranın devamı

Adam çok roman okurdu.Karısı bir gece kocasının "Selin" diyerek sayıkladığını duydu. Oysa ...
fıkranın devamı

Temel Fadime'yle tiyatro gişesine gitmiş: - Pize içi pilet lütfen. - Leyla ile Mecnun i
fıkranın devamı

Her öğrenci evinde muhakkak 'nöbetçi sistemi' uygulanır ve günün nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir.

· Evdekilerin temel gıda maddeleri yumurta ve patatestir. Bu ikisinin birleşiminden 12 çeşit yemek yapılabilir. Çay yemekten sonra değil, yemekle birlikte içilir.

· Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartışma konusu açılır. (Düşünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndüğü için mi güzel? Attan inip eşşeğe binilir mi?)

· Her evin muhakkak suyu, çayı deviren bir sakarı vardır. Ha bi de işlerden kaytaran tembeli bulunmaktadır.

· Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya başlandığında eksikler ortaya çıkar, zamanla yarışarak yemek tamamlanır.

· Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kaşık, tava kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.

· Her sabah derse geç kalınır ve öğle kalkıp okula yemek yemeğe gidilir. (Okulun yemeği ucuz olduğu için...)

· Sınav dönemlerinin favori cümlesi "bu gece yatmıycam ders çalışcam"dır. Gece yatılmaz ama ders de çalışılmaz.

· Evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi listesi, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.

· Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce "bi kola al da içelim"diye başlanılan ısmarlatma olayına, iyice sövüşleninceye kadar devam edilir.

· Ev genelde bodrum ve giriş katta olduğundan, pencereden girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karşı bi pencere muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açık bırakılır.) Dış kapı ise zaten kilitlenmez.

· Ev fertlerinin aşağı yukarı tamamı leyla gibidir, yani aşk trafiği yoğundur. Kimininki platoniktir, kafayı yer ve yedirtir, kimi romantik takılır, şiirler ezberlenir, kimi ise akşam ansızın nişanlı olarak eve dönebilir.
fıkranın devamı

Çeşitlili abuk sabukluklar



-Çok basim agriyor ne yapsam off.
-Bir arkadasimin disi agrimisti ayni senin gibi kivraniyordu sonunda
çektirdi kurtuldu.

-Saatin kaçi gösteriyor.
-1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12

-Pardon su adres nerde acaba?
-Elinde ya.

-Aloo kardesim sizin sirket bizim sirkete yanlis fatura kesmis bunu
duzeltin.
-Pardon efendim bu olay beni baglamiyor ben sizi muhasebeye bagliyorum.

-Alo iyi günler gazetedeki ilanininiz için aramistim hani meraklisina doberman dediginiz ilan.
-Evet buyrun satin almak istiyorsaniz adresi veriim.
-Hayir almayacagim ben sadece merak ettigim için aradim doberman napiyo iyi mi ?

-Benim derdim ne biliyormusun anlasilamamak. Kimse beni anlamiyor.
-kpişsş jdüyhdj
-Diyorumki kimse beni anlamiyor
-Sişüida dkağlfk kdkoğüq
-Neyse bosver.

-Sayin itfaiye müdürüm yanginin nerden çiktigini buldum.
-Öyle mi çok iyi, aferin nerden çikmis peki.
-Su kapidan çikmis zaten üzerinde "YANGIN ÇIKISI" yaziyor.

-Baba Amerikaya daha çok var mı?
-Kes sesini de yüzmeye devam et.

-Bu ay elektrik faturalari yüksek gelecek anlasilan.
-Nerden anladin?
-Baksana elektrikler bir geliyo bir gidiyo.

-Herseye yeni bastan baslamaya ne dersin Leyla.
-Tabi yeni bastan baslicaz beceriksiz herif bu sefer yumagi dogru tut karistirma.

-Müjgan beni seviyormusun?
-Evet hem de çok
-Ben de kendimi çok severim desene ayni kisiyi seviyoruz.

-Pişman misin?
-Evet keşke 250 isteseydim.

-Imameyi yanlis yere koymussun.
-Tesbihte hata olmaz.

-Hayirli olsun araba almissin
-Evet Arab'a aldim ama simdi Çinli de istiyor ona da almak lazim.

Batik banka kapisinda bekleyen müsteri görevliye tartismaktadir.
-Birakin kardesim ben hesabimdaki parayi çekmek istiyorum.
-Beyfendi sizin hesabiniz öldü çekemezsiniz.
-Nasil yani ?
-Vadesi dolmus.

Yine Batik banka kapisinda bekleyen müsteri görevliye tartismaktadir buradaki banka ve sahis farkli olay benzer.
-Birakin kardesim ben hesabimdaki parayi çekmek istiyorum.
-Beyfendi sizin hesabiniz öldü çekemezsiniz.
-Nasil yani ?
-Faiz alirken paranin dogurduguna inaniyorsun da simdi oldugune niye
inanmiyorsun?

-Aman Allahim ! Neriman beni aldatiyorsun ha hem de ikiz kardesimle!!!
-Ne! Recai bu kardesin miydi ama ben bunu sen sanmistim.
-Hayatim korkma salak kardesimin bir sakasi bu. Recai benim zaten

-Kaç yasindasiniz.
-Bilmem her yil degisiyor.

-Alooo su anda nerdesin?
-Telefondayim ya.

Bir röportajda Kaya Çilingiroglu'na soruyorlar:
-Ikinci cocugu yapmayi düsünüyormusunuz
-Düsünüyoruz ama Hülyayi yakalayamiyorum ki yakalasak düşünücez.
Bence Kaya çok espirili adam.....

-Ya parasütüm açilmazsa ne olacak
-Merak etmeyin degiştiririz.

Bir Rus vatandaşı, getirdiği tişörtleri satıyordu. Türkçe bilmediği için de tişörtlerin fiyatını kağıda, Giresunlu birine yazdırmış olmalı. Kağıtta
aynen şunlar yazıyordu: '80 bin, en son 70 bin...' Nasıl yani diye kendi kendime sorup uzun süre güldüm.
fıkranın devamı

Majesteleri Prens Charles,
Büyük oglunuz, yigitler yigidi Prens William'in, Sili'nin And Daglari'nda bulunan Tortel Köyü'ndeki 2,5 aylik kamp süresini basariyla tamamlanmasindan duydugumuz kivanç ve gururu bildirir, sizi de tebrik ederiz... Bununla birlikte; oglunuzu, hayati iyice ögrenmesi için bu kez de Istanbul'a yollama fikrinizin yanlis oldugunu belirtmeliyiz... 18 yasindaki Prens William için Istanbul uygun bir yer degil Sayin Prensim... Yine de siz bilirsiniz, biz emir kuluyuz... Kraliçemizin ellerinden hasretle öperiz...
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger
Sir Roger Sixfinger,
Pusulanizi okudum... Ne zamandan beri konsoloslar, Prens'e uyarida bulunuyor, merak içindeyim... Güzel bir Beyrut tayini özlemi içindesiniz sanirim... Prens William için gerekli hazirligi yapiniz... Gerekirse Ingiliz asilli sanatçi Suna Yildizoglu'ndan yardim isteyiniz... William haftaya orada olacak...
Prens Charles
Majesteleri Charles, Diplomasi ortamindaki bütün gelecegimi tehlikeye atarak, tekrar ikaz ederim ki, Prens William için Istanbul acaip bir yer... Daha dün gece, davetli oldugum bir tavernada, yanlislikla garsonun yerine benim ceketimi yaktilar, ceketin astarina sakladigim iki çok gizli belge ile çeyrek milli piyango biletim yandi... Ayreten, Suna Yildizoglu'na ulasamadik ama Kayhan Yildizoglu'nun çok selami var!..
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger
Roger,
Terbiyesizligin alemi yok!.. William iki gün sonra orada olacak... çalisip pismesi için güzel bir is ayarlayin... Ayreten "sir" ünvanini kaldirdigimi farketmissindir... Laga-lugaya devam edersen Istanbul Konsoloslugu'nu da kapatirim... Kayhan Yildizoglu kim, sen de selam söyle...
Prens Charles
Sevgili Babacigim,
Istanbul'a geleli 10 gün olmasina karsin, hayatimda önemli degisiklikler oldu... Kumkapi'da bir ocakbasinda garson olarak çalisiyorum... Sef garson Tatar Hamit beni maça götürdü, orada "Sarabi da içeriz, esrari da çekeriz", "Zipla,zipla, ziplamayan ibnedir", "Onbesinci dakikada nasil koydu Nouma" gibi tezahüratlar ögrendim... Mekanda iki kez kavga çikti, biri kanatlar az pistigi için, digeri mafya hesaplasmasiymis... Sisman ve killi biri, zayif ve killi birinin bacagina sikti!.. Ayreten üçü resmi kisi olmak üzere, bes insana haraç ödedik... Güz Gülleri'ni komple Türkçe söyler hale geldim, Yarim Keskin Biçak'ta ise nakarati biliyorum... Dün aksam iyi giyimli, Ersin adli yasitim bir genç gelip benimle tanisti, yaninda ilik gibi kizlar vardi... Son olarak, Ingiliz atlari burada çok seviliyor, Hot Jazz diye bi beygir var, Tatar Hamit ve dostlari onu hep tek geçiyor!..
Oglun William
Sir Sixfinger, William'dan tuhaf bir mektup aldim... Ziplamayan niye ibnedir, kanatlarin az pismesi ne demek, bacaga sikmak nedir, Güz Gülleri nedir, Yarim Keskin Biçak ne demek, ilik gibi kiz nedir, Hot Jazz'i tek geçmek niyedir?.. Tüm bunlari William'a sezdirmeden bana açiklayin... Gerekirse Istanbul'daki hayat egitim süresini kisaltabiliriz, görüs bildirin... Tatar Hamit'i arastirin!.. Bu arada tekrar "sir" oldunuz... Ben böyle ani bi parlarim, sonra sinirim geçer... Yanitinizi bekliyorum...
Prens Charles
Majesteleri Charles,
Eyvahlar olsun!.. Prens William, ocakbasindaki kasayi patlatip ortadan kaybolmus... Nerede oldugunu tespit edemedik... Bir dönem ünlü bir hocanin yaninda "Motor Grubu Sorumlusu" olarak çalismis olan Ersin isimli sahis tarafindan kandirildigini saniyoruz... Her ihtimale karsi Tatar Hamit'i kaçirdik, konsoloslugun çati katinda alikoyuyoruz... Bay Hamit ilginç bir tip, sabahlari misir gevregine süt yerine bogma raki döküp yiyor!.. O kadar uyariyi bosuna yapmadiydik... Neyse...
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger
Babam, Güzel Babam, Nasil özledim seni, o kadar olur... Su an ruh gibiyim, çokça da içtim, kafalarim duman... Babacigim, Ersin But adli arkadasla naylon bi sirket kurduk, hayali ihracat yapicaz, her makamdan ortaklarimiz mevcut... Senden ricam, olayin Ingiltere gümrük ayagini halletmendir!.. Siki indiricez, ciddi sakal var!.. B.B.P.L.B. D.G.D.!..
Yavrun William
Sir Sixfinger,
B.B.P.L.B.D.G.D.? ne demek, acil arastirin!..
Prens Charles
Saygideger Kraliçe,
Kendim, ticaretle ugrasan bir kisiyim, Kumkapi'daki "Duygusal Ocakbasi'nin sahibiyim... Torununuz William, hayati ögrensin ve afedersiniz, ömrü boyunca bazi pustluklara karsi hazirlikli olsun diye geçici olarak mekanima yerlestirilmisti... Fakat bir hafta önce kasayi hortumlayip kaçmis bulunuyor... Tatar diye bilinen Hamit Kisik adli sef garsonum da kayip, o da olayin içinde olabilir... Yasal faiziyle beraber zararim, 3 milyar 420 milyon liradir... Günesi batmayan imparatorlugunuzun bu parayi seri sekilde ödeyecegine inancim tamdir... Hizmetinizdeyim!..
Talip Kartopu
Majesteleri Charles,
Tatar Hamit'in yardimiyla sifreyi çözdük, açilim söyle: "Bas bas paralari Leyla'ya, bi daha mi gelicez dünyaya?" Bay Hamit pazarlik yapti, ünvan almadan yardim etmeyi reddetti... Mecburen, mevsimlik isçi gibi "geçici lord" yaptik kendisini!.. Bu arada Beyrut'a tayinimi rica ediyorum... Belgrad da olur... Son dönemde çok yoruldum...
Istanbul Konsolosu çileli Roger Sixfinger
Mr. Kartopu,
Size ödeme yapmayi reddediyorum... Fakat bu mektubu göstererek, Istanbul'daki Ingiliz Kütüphanesi'nden istediginiz kaynak eseri alabilirsiniz...
Kraliçe Elizabeth
Babacigim,
Bugün "Skerim kütüphanesini de, kaynagini da... Parami ödemezsen mermi manyagi yaparim seni!" seklinde bi cep mesaji aldim... Dehsete kapilmis durumdayim, yarin ilk uçakla dönüyorum. Neden geldim Istanbul'a ?
Hayati ögrenmekten Vazgeçen Oglun William

Le-Man Dergisi Vedat ÖzdemiroĞLU.
fıkranın devamı

Seni istiyorum..
Senin bana arkadan vurmani,
Benim canimi yakmani,
Geceleri zonklatmani..
Nerdesin dar ama guzel kosele
ayakkabilarim...
----------------------------------
Belini ellerimle kavrayinca,
Agzimi agzina dayayinca,
Icime sicak birsey akar.
Sevgili cay bardagim...


----------------------------------
Onun uzun sert bedenini avuclarinin arasina al
Simsiki tut..
Ucunu istekli dudaklarinin arasina al,
Ve o essiz sivinin agzina akmasini bekle..
Hayatin tadi coca cola..
--------------------------------
Karanlikta gozleri isil isildi
Yavasca yaklastim
Bacaklarini araladim
Memelerini avucladim
Cok heyecanliydim
Cunku;.....
Ilk defa inek sagiyordum.....
----------------------------------
Dun gece seni cok aradim
Soguk vucuduma dokunmani oyle istedim ki...
Yataga sensiz ve ciplak girmek zorunda kaldim
Nerdeydin benim canim pijamalarim?
----------------------------------
Boynuma surterek
Goguslerimin arasindan asagi
Kalcamin yanina kadar getirip
Yuvasina oturttum.
. Cikan slak sesi bana guven veriyordu..
(Emniyet kemerini sen de tak..)
-----------------------------
Sadece bir delige sokmak yetmiyordu onun icin onemli olan ayn anda ikisine birden vurmakti ince ayarini yapti once onundeki delige sonra da arkada ki delige sokmalidi kararini verdi cok heyacanliydi.Nefesini tuttu ve vurdu.Ohh iki delige de sokmustu.Arkadasina dondu ve "bilardoyu ogrende gel"...
------------------------------
Dayanlacak gibi degildi mutlaka biraz sarmaliydi,egildi bacaklarinin arasindan yavasca suzuldu iste oradaydi ,mis gibi kokuyordu mubarek parmaklaryla karanligi yokladi, bulmustu ve burnunu uzatti kokluyordu .Ohhh.Sicacik
> Ama agzina alamiyordu
"Kahretsin her iftar oncesi annem su dolmalari masanin altina saklamasa olmazdi"
----------------------------
Elini uyuyan guzelin uzerinde gezdirirken ici bir tuhaf olmustu ne kadar estetik ne kadar duzgun bir kici vardi. Ismi de guzeldi "LEYLA" bir an kendini cirilciplak dusundu ustunde.. ustunde ve guneslenirken muhtesem yelkenlinin...
--------------------------------
Elinde aletini tutmus agzini acmasini soylediginde isteklerine karsi koyamamisti.. istemeden agzini acti.. biraz sonra hersey bitmisti. agzinda biriken sivi lavaboya bosaltirken dis doktorunun sesini duydu"gecmis olsun"
-------------------------------
yetti artik dedi doktor kocasina.. her aksam her sabah agzima verdigin yetmezmis gibi simdide kicima sokuyorsun biktim artk su ilaclardan..
fıkranın devamı

Temel Fadimeyle tiyatro gişesine gitmiş:
- Pize içi pilet lütfen.
- Leyla ile Mecnun için mi?
- Hayir Fadimeyle penum için.
fıkranın devamı

Adam çok roman okurdu.Karısı bir gece kocasının "Selin" diyerek sayıkladığını duydu.Oysa kendi adı "Leyla" idi. Dayanamadı kocasını uyandırıp sordu :
-"Söyle bakalım, rüyada gördüğün o "Selin" kimdi?".Kocası :
-"Kitap karıcığım, kitap.Dün okuduğum kitap"dedi.
Ertesi akşam adam eve döndüğünde karısına her zamanki gibi sordu :
-"Ne var ne yok karıcığım?".
Kadın öfkeyle karşılık verdi :

-Ne olacak, senin kitap telefon etti...
fıkranın devamı

Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?...
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama