Mühendisler Fıkraları

loading...


İki mühendisin yolu afrikaya düşer. orada zenci yamyamlar bu iki mühendisi esir alırlar. yamyamların reisi mühendislerden birine sorar:
- ölüm mü mokoko mu?
mühendis çok kısa düşünür ve ölmektense mokokoyu tercih eder. fakat mokoko ne demek bilmemektedir.
daha sonra 2.05 boylarında iki zenci gelir, mühendisi alır ve tecavüz ederler.
sonra reis döner ve diğerine sorar:
- ölüm mü mokoko mu?
mühendis şereflice ölmeyi tercih eder.
- tabiiki ölüm!
yamyamların reisi komutunu verir:
- ölene kadar mokoko!!

fıkranın devamı


Günün birinde aynı üniversitede görevli 3 işletme uzmanı ile 3 mühendis İstanbul'a bir seminer için davet edilmişler. 6 kafadar daha ucuz olacağına inanarak trenle gitmeye karar vermişler. Hep birlikte tren bilet gişesine gitmişler, mühendisler birer tane bilet almış, işletmeciler yalnızca 1 bilet alıp trene binmişler. Mühendisler, işletmecilere tek bilet ile nasıl seyehat edeceklerini sorunca
- Bekleyin göreceksiniz
Cevabını almışlar. Bir süre sonra kondüktör bilet kontrolü yapmaya başlayınca işletmeciler hep birlikte trenin tuvaletine girmiş ve kapıyı kilitlemişler. Kondüktör bilet kontolünü bitirip tuvaletin önüne gelmiş ve kapıyı çalmış. Kapı aralanıp içeriden bir bilet uzatılmış. Kondüktör de bileti işaretleyip gitmiş. Mühendisler bayılmışlar bu işe ve dönüşte aynı numarayı kendileride yapmaya karar vermişler. Seminer bitince yine aynı ekip istasyona gitmişler, mühendisler 1 tane bilet almış, işletmeciler hiç bilet almadan trene binmişler. Mühendisler biletsiz nasıl seyehat edeceklerini sorunca yine aynı cevabı almışlar:
- Bekleyin göreceksiniz.
Kondüktör bilet kontrolüne başlayınca mühendisler hemen birlikte tuvalete girmişler. İşletmeciler de diğer tuvalete girmiş. 5 dakika sonra işletmecilerden birisi tuvaletten çıkıp diğer tuvaletin kapısını çalmış, kapı aralanıp içeriden bir bilet uzanmış. İşletmeci bileti alıp diğer tuvalete girmiş ve kondüktörü beklemeye başlamışlar...
mühendislerden en genç olanı tuvaletten çıkıp diğer tuvaletin kapısını çalmış...
Isletmeciler kapiyi bile acmadan :
Hadi lan,bizim numaramizi bize mi yedirecen...

fıkranın devamı


Bir gün cehennem ve cennet arasına köprü yapmaya karar verilir,yarısını cennettekiler yarısınıda cehennemdekiler yapacaktır,köprü yapımı başladıktan 1 ay sonra bakılırki cehhennem tarafından çok güzel geniş bir köprü yapılmıştır,ama cennetten tık yok,zebaniler meleklere sorar"Siz neden köprü yapmıyorsunuz?" diye. Melek cevap verir"Nasıl yapalım bütün mühendisler sizde"!!!

fıkranın devamı


Bir Makine Mühendisi, Bir Elektrik Mühendisi ve bir Bilgisayar Mühendisi bir gün eski bir araba ile yola çıkmışlar. Issız bir otobandan geçerken, araba aniden durmuş, baktılar çalışmıyor, Makine Mühendisi
- Ben simdi hallederim!" diyerek atılmış, önce arabanın altına yatmış, kaputu açmış, bir kaç girişi sıkıştırıp, bir kaç yere çekiçle filan vurmuş ama tik yok! Başı eğik arabaya geri dönmüş.
Bunun üzerine Elektrik Mühendisi atılmış hemen, o da elektrik girişlerini, sigortaları kontrol etmiş, kablolarla oynamış ama hareket yok! Bunun üzerine ikisi birden dönüp,
Bilgisayar Mühendisine bakmışlar. Sıranın kendisine geldiğini anlayan Bilgisayarcı,
- Eeee şey, arabadan bir çıkıp tekrar girsek?

fıkranın devamı


ABD'li otomotiv üreticileri Dünya üzerindeki otomobil fabrikalarını dolaşıp yeni teknolojiler ve uygulama durumunu inceliyorlarmış. Japonya'da Mazda fabrikasının girişinde bir çok kafes ve içinde kedi olduğunu görüp ilgili mühendise sormuşlar. Japon mühendis şüöyle açıklamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden bir tanesinin içine bir kedi koyup kapılarını ve camlarını kapatıp akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi havasızlıktan öldüyse yalıtımba bir problem yoktur, ama eğer kedi yaşıyorsa üretimde bir sorun olduğunu anlayıp tüm üretim kademelerini gözden geçiririz.
Deyince ABD'li mühendisler hayran kalmışlar. Daha sonra Türkiye'deki fabrikaları gezerlerken TOFAŞ'ın girişinde benzeri kafesleri ve içindeki kedileri görmüşler. Teknolojiyi hemen öğrenip uyguladığı için TOFAŞ'a hayran kalmışlar. Yinede Türk mühendisten açıklama istemişler. Bizim mühendis anlatmaya başlamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden birisinin içine bir kedi koyup akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi arabanın içinde ise bir sorun yoktur. Eğer kedi kaçtı ise üretimde bir sorun olabilir diye düşünürüz ama yinede üretime devam ederiz...

fıkranın devamı


Bir grup mühendis bir televizyon yarış programı için bir adaya bırakılır.Yanlarında sadece giyeceği elbiseleri ile adaya bırakılan mühendisler hayatlarını yardım almadan idame ettireceklerdir. Mühendisler önce bir ağaçtan ev yapmak için kolları sıvar. Göz kararı
ölçü alamadıklarından kimisi tek gözünü kısıp başparmağı ile ölçü alır kimisi karış ile ölçerek,özenerek işlerini yaparlar. Bu arada bir tanesi iş yapmadığı gibi kendisinin daha iyi yapacağını söyler, yaptıkları işi de beğenmez. Geçtikleri güzergaha da pisliğini yapınca diğerleri artık dayanamaz ve yaka paça bunu tutup senin derdin nedir diye sorarlar.Tüm kameralar onlara dönmüştür ve canlı
yayındadırlar.
-Arkadaşlar ben buraya gelmeden üst düzey yönetici kursu almaktaydım, beni mazur görün, der.

fıkranın devamı


Kedilerin Sırrı
ABD'li otomotiv üreticileri Dünya üzerindeki otomobil fabrikalarını dolaşıp yeni teknolojiler ve uygulama durumunu inceliyorlarmış. Japonya'da Mazda fabrikasının girişinde bir çok kafes ve içinde kedi olduğunu görüp ilgili mühendise sormuşlar. Japon mühendis şüöyle açıklamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden bir tanesinin içine bir kedi koyup kapılarını ve camlarını kapatıp akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi havasızlıktan öldüyse yalıtımba bir problem yoktur, ama eğer kedi yaşıyorsa üretimde bir sorun olduğunu anlayıp tüm üretim kademelerini gözden geçiririz.
Deyince ABD'li mühendisler hayran kalmışlar. Daha sonra Türkiye'deki fabrikaları gezerlerken TOFAŞ'ın girişinde benzeri kafesleri ve içindeki kedileri görmüşler. Teknolojiyi hemen öğrenip uyguladığı için TOFAŞ'a hayran kalmışlar. Yinede Türk mühendisten açıklama istemişler. Bizim mühendis anlatmaya başlamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden birisinin içine bir kedi koyup akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi arabanın içinde ise bir sorun yoktur. Eğer kedi kaçtı ise üretimde bir sorun olabilir diye düşünürüz ama yinede üretime devam ederiz...

fıkranın devamı

Buyuk sirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili onemli bir arızanın acilen gid...
fıkranın devamı

Pilotlar her uçustan sonra, uçus sirasinda karsilastiklari ve tamir edilmesi ya da ayarlanmasi ger...
fıkranın devamı

Birgün bizim nuri kız istemeye gitmiş.Kızın annesi:-"Ah benim kızımı ne mühendisler ne dokt...
fıkranın devamı

Pilotlar her uçustan sonra, uçus sirasinda karsilastiklari ve tamir
edilmesi
ya da ayarlanmasi gereken sorunlari tamir bakim personeline
bildirmek için bir form doldurur. Pilotlarin doldurdugu bu
formlari
daha
sonra tamir bakimcilar okur ve sorunlari giderir. Sonra da formun
alt
kismina gerçeklestirilen düzeltici faaliyeti yazarlar ve pilotlar
bir
sonraki uçustan önce bu formlari ve tamircilerin notlarini okur.
Yer
personelinin ve tamir bakim personelinin espri anlayisi olmadigini
söylememek
gerekir. Asagida QUANTAS pilotlarinin gerçek ariza ve
sikayet bildirimleri ve tamir bakim mühendislerinin tamir sonrasi
cevaplari
yer almaktadir. Bu arada, Quantas havayollari kuruldugu günden
bugüne
dek
hiç kaza geçirmemis tek büyük havayolu sirketidir.

P = Pilotun ariza bildirimi.
S = Tamir bakimcinin tamir sonrasi notu.

P: Sol iç tekerlegin kismen degistirilmesinde fayda var.
S: Sol iç tekerlek kismen degistirildi.

P: Test uçusu OK, fakat otomatik inis biraz sert.
S: Bu uçakta otomatik inis sistemi yok.

P: Kokpitte bir sey gevsemis.
S: Kokpitte bir sey sikistirildi.

P: Ön camda ölü böcek var.
S: Canli böcek siparis edildi.

P: Otomatik pilotu sabit yükseklikte uçusa ayarlayinca dakikada
100metre
alçaliyor.
S: Böyle bir problem gözlenmedi. (uçak yerdeyken test edilmis)

P: Sag tekerlek hidroliginde yag kaçagi oldugunu gösteren bir yag
birikintisi var.
S: Yag birikintisi temizlendi.

P: DME'nin volümü inanilmayacak kadar yüksek.
S: DME'nin volümü inanilabilir seviyeye ayarlandi.

P: Gaz manivelasi kilitleri kapatilinca manivela yerinden
oynamiyor.
S: Kilitler zaten o ise yarar.

P: IFF çalismiyor.
S: IFF, OFF konumundayken asla çalismaz.

P: Sanirim camda çatlak var.
S: Sanirim haklisin.

P: 3 numarali motor kayip.
S: Biraz arastirinca motorun sag kanatta takili oldugu anlasildi.

P: Lövyeyi ileri itince uçak saçmaliyor.
S: Kendine çekin düzen vermesi, dogru dürüst uçmasi ve ciddi
olmasi
için
uçaga ihtar verildi.

P: Radardan miriltilar geliyor.
S: Radar havlamasi için yeniden programlandi.

P: Kokpitte fare var.
S: Kedi install edildi.

fıkranın devamı

ABD'li otomotiv üreticileri Dünya üzerindeki otomobil fabrikalarını dolaşıp yeni teknolojiler ve uygulama durumunu inceliyorlarmış. Japonya'da Mazda fabrikasının girişinde bir çok kafes ve içinde kedi olduğunu görüp ilgili mühendise sormuşlar. Japon mühendis şüöyle açıklamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden bir tanesinin içine bir kedi koyup kapılarını ve camlarını kapatıp akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi havasızlıktan öldüyse yalıtımba bir problem yoktur, ama eğer kedi yaşıyorsa üretimde bir sorun olduğunu anlayıp tüm üretim kademelerini gözden geçiririz.
Deyince ABD'li mühendisler hayran kalmışlar. Daha sonra Türkiye'deki fabrikaları gezerlerken TOFAŞ'ın girişinde benzeri kafesleri ve içindeki kedileri görmüşler. Teknolojiyi hemen öğrenip uyguladığı için TOFAŞ'a hayran kalmışlar. Yinede Türk mühendisten açıklama istemişler. Bizim mühendis anlatmaya başlamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden birisinin içine bir kedi koyup akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi arabanın içinde ise bir sorun yoktur. Eğer kedi kaçtı ise üretimde bir sorun olabilir diye düşünürüz ama yinede üretime devam ederiz...
fıkranın devamı

Günün birinde aynı üniversitede görevli 3 işletme uzmanı ile 3 mühendis İstanbul'a bir seminer için davet edilmişler. 6 kafadar daha ucuz olacağına inanarak trenle gitmeye karar vermişler. Hep birlikte tren bilet gişesine gitmişler, mühendisler birer tane bilet almış, işletmeciler yalnızca 1 bilet alıp trene binmişler. Mühendisler, işletmecilere tek bilet ile nasıl seyehat edeceklerini sorunca
- Bekleyin göreceksiniz
Cevabını almışlar. Bir süre sonra kondüktör bilet kontrolü yapmaya başlayınca işletmeciler hep birlikte trenin tuvaletine girmiş ve kapıyı kilitlemişler. Kondüktör bilet kontolünü bitirip tuvaletin önüne gelmiş ve kapıyı çalmış. Kapı aralanıp içeriden bir bilet uzatılmış. Kondüktör de bileti işaretleyip gitmiş. Mühendisler bayılmışlar bu işe ve dönüşte aynı numarayı kendileride yapmaya karar vermişler. Seminer bitince yine aynı ekip istasyona gitmişler, mühendisler 1 tane bilet almış, işletmeciler hiç bilet almadan trene binmişler. Mühendisler biletsiz nasıl seyehat edeceklerini sorunca yine aynı cevabı almışlar:
- Bekleyin göreceksiniz.
Kondüktör bilet kontrolüne başlayınca mühendisler hemen birlikte tuvalete girmişler. İşletmeciler de diğer tuvalete girmiş. 5 dakika sonra işletmecilerden birisi tuvaletten çıkıp diğer tuvaletin kapısını çalmış, kapı aralanıp içeriden bir bilet uzanmış. İşletmeci bileti alıp diğer tuvalete girmiş ve kondüktörü beklemeye başlamışlar...
mühendislerden en genç olanı tuvaletten çıkıp diğer tuvaletin kapısını çalmış...
Isletmeciler kapiyi bile acmadan :
Hadi lan,bizim numaramizi bize mi yedirecen...
fıkranın devamı

iki mühendisin yolu afrikaya düşer. orada zenci yamyamlar bu iki mühendisi esir alırlar. yamyamların reisi mühendislerden birine sorar:
- ölüm mü mokoko mu?
mühendis çok kısa düşünür ve ölmektense mokokoyu tercih eder. fakat mokoko ne demek bilmemektedir.
daha sonra 2.05 boylarında iki zenci gelir, mühendisi alır ve tecavüz ederler.
sonra reis döner ve diğerine sorar:
- ölüm mü mokoko mu?
mühendis şereflice ölmeyi tercih eder.
- tabiiki ölüm!
yamyamların reisi komutunu verir:
- ölene kadar mokoko!!
fıkranın devamı

Bir grup mühendis bir televizyon yarış programı için bir adaya bırakılır.Yanlarında sadece giyeceği elbiseleri ile adaya bırakılan mühendisler hayatlarını yardım almadan idame ettireceklerdir. Mühendisler önce bir ağaçtan ev yapmak için kolları sıvar. Göz kararı
ölçü alamadıklarından kimisi tek gözünü kısıp başparmağı ile ölçü alır kimisi karış ile ölçerek,özenerek işlerini yaparlar. Bu arada bir tanesi iş yapmadığı gibi kendisinin daha iyi yapacağını söyler, yaptıkları işi de beğenmez. Geçtikleri güzergaha da pisliğini yapınca diğerleri artık dayanamaz ve yaka paça bunu tutup senin derdin nedir diye sorarlar.Tüm kameralar onlara dönmüştür ve canlı
yayındadırlar.
-Arkadaşlar ben buraya gelmeden üst düzey yönetici kursu almaktaydım, beni mazur görün, der.
fıkranın devamı

Bir Makine Mühendisi, Bir Elektrik Mühendisi ve bir Bilgisayar Mühendisi bir gün eski bir araba ile yola çıkmışlar. Issız bir otobandan geçerken, araba aniden durmuş, baktılar çalışmıyor, Makine Mühendisi
- Ben simdi hallederim!" diyerek atılmış, önce arabanın altına yatmış, kaputu açmış, bir kaç girişi sıkıştırıp, bir kaç yere çekiçle filan vurmuş ama tik yok! Başı eğik arabaya geri dönmüş.
Bunun üzerine Elektrik Mühendisi atılmış hemen, o da elektrik girişlerini, sigortaları kontrol etmiş, kablolarla oynamış ama hareket yok! Bunun üzerine ikisi birden dönüp,
Bilgisayar Mühendisine bakmışlar. Sıranın kendisine geldiğini anlayan Bilgisayarcı,
- Eeee şey, arabadan bir çıkıp tekrar girsek?

fıkranın devamı

Buyuk sirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili
onemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar muhendislerinden
birinin evine telefon eder.
Karsi taraftan fisildayan bir cocuk sesi
- "Alo" der.Patron sorar:
- "Baban evde mi? Cocuk fisildayarak cevap verir:
- "Evet".Patron sorar:
- "Onunla konusabilir miyim?" Cocuk fisildayarak cevap verir:
- "Hayir".Patron sasirarak:
- "Peki annen evde mi?".Cocuk fisildayarak:
- "Evet".Patron:
- "Peki onunla konusabilir miyim?".Cocuk yine fisildayarak:
- "Hayir".Patron saskin:
- "Orada baska kimse var mı?"
- "Evet" der cocuk fisildayarak.
- "Bir polis memuru var".Mühendislerinden birinin evinde polisin ne isi olduğuna anlam veremeyen adam sorar:
- "Memur beyle konusabilir miyim?"
- "Hayir" der ufaklik, şu anda mesgul".İyice meraklanan patron:
- "Neyle mesgul?" Cocuk fisildayarak cevaplar:
- " Annem babam ve itfaiyeci amcalarla konusuyor"
Meraklanan ve endiselenen patron, telefondan gittikce artan bir gurultu duyar:
- "Bu ses de ne?.." diye sorar.
- "Helikopter" der çocuk, hala fisildayarak.Panikleyen patron:
- "Neler oluyor orada" diye sorar.Cocuk hala fisildayarak:
- "Arama kurtarma timi geldi".Patron endiseli ve neler olduğunu bilememenin kizginligi icinde:
- "İyi de neyi ariyorlar...?".Kucuk cocuk hala fisildayarak ve kikirdayarak cevap verir...
- "BENİ..."

fıkranın devamı

Birgün bizim nuri kız istemeye gitmiş.Kızın annesi:
-"Ah benim kızımı ne mühendisler ne doktorlar... istedi vermedim."demiş.Kız ordan lafa karışmış:

-"Merak etme anne ben hepsine verdim demiş"
fıkranın devamı

Bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de bilgisayar mühendisi binmişler bir arabaya gidiyolar. Yolun yarısına geldiklerinde araba bozuluyor ve makine mühendisi ben hallederim deyip yatıyor arabanın altına, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sıkıyo falan, biniyorlar arabaya, hala bozuk.
Bu sefer elektrik mühendisi hemen atlıyo, bana bırakın diye. Kabloları kontrol ediyo, elektrik aksamına bakıyo, biniyolar arabaya ama tık yok gene.
Makina ve elektrik mühendisi bilgisayar mühendisine dönüyorlar. sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayar mühendisi: -eee..şey...arabadan çıkıp bi daha girsek?
Bu sırada elemanlarla ilgili gözlemlerini sürdüren endüstri mühendisi, etüd çalışmaları sonucunda her üç elemanın da verimsiz çalıştığına kanaat getirerek üçünü de arabadan indirir ve direksiyona geçerek diğerlerine arabayı ittirir.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama