Maaş Fıkraları

loading...

Emekliliği gelmiş ilkokul mezunu çalışan derecem ve maaşım artsın düşüncesiyle dışardan ortaokul bitirme sınavına girer.Yazılı Sınavda çeşitli konulardan sorular ve cavapları. Soru :1Dindersinden abdesti bozan şeyleri sayınız Cevap :1 Sen osurusan, sen işersen, sen tuvalete gidersen abdestin bozulur şeklinde yanıtlar Hocanın şifai değerlendirmesi: Oğlum ben osurusam,ben işersem ben tuvalete gidersem senin abdesttine ne oluyor. Soru :2Gap nedir. Gapın önemini anlatınız. Cevap :2 Gap yemek pişirmeye yarar.Kalaylı gap, çelik gap, toprak gap gibi çeşitleri vardır Soru :3 Dünyada yaşayan memelilere birkaç örnek veriniz. Cevap :3 İnek,koyun,deve,keçi,Karı Gerçek hayatta yaşanmış bir olaydır.
fıkranın devamı


bir gün çocuk basından para alması için kahveye babasının yanına gitmiş.
babası oğlum bugün maaşımı aldım demiş.
cocuk babasına
elini aç demiş baş parmağınla işaret parmağını üst üste koy demiş ve birbirinin üzerinde sürüt demiş.
babası paramı istiyon demiş.
evet demiş.
o zaman elini aç yala bakim oğlum yala...
demiş.



fıkranın devamı


Temel cok zengin ayrica prestiji de saglam.

Birgun otelin birinin kral da resinde ummadik birsey oluyor.Temel altina kaciriyor.Temel pantolonu fazla kirlenmedigine seviniyor ama
corap batmis.Simdi komi"yi cagirsa rezil olacak.En iyisi diyor pencereden asagi atayim.

Corabi pencereden salarken elinden kaciyor ve tavana carpip yere dusuyor.Eyvah.Tavan mahvoldu.Caresiz artik komi"yi cagiriyor.Komi iceri giriyor.Temel:

-Su tavandakini temizle sana bir maasin kadar avans vereyim.

Komi cok saskin sekilde cevap veriyor:

-Sen onu oraya nasil yaptigini soyle ben sana iki maasimi vereyim.

fıkranın devamı


bir gün çocuk basından para alması için kahveye babasının yanına gitmiş.
babası oğlum bugün maaşımı aldım demiş.
cocuk babasına
elini aç demiş baş parmağınla işaret parmağını üst üste koy demiş ve birbirinin üzerinde sürüt demiş.
babası paramı istiyon demiş.
evet demiş.
o zaman elini aç yala bakim oğlum yala...
demiş.

fıkranın devamı


Şantiyede ameleler akşama kadar kan ter içinde çalıştıkları halde mühendisin masa başında oturarak kendilerinden iki - üç kat daha fazla maaş almasından rahatsız olmaktadırlar.Bir gün bunun nedenini öğrenmek için aralarından bir temsilci seçip mühendisin yanına gönderirler.
Adam mühendise sorar;
- Biz akşama kadar kan ter içinde çalışırız, emek harcarız fakat sen sadece masa başında oturarak bizden daha fazla ücret alıyorsun.Bunun sebebi nedir?...
Mühendis gülümser ve;
- Git dışardan büyükçe bir taş kap gel, der.
Amele dışardan taşı alır gelir.Mühendis elini masanın üzerine koyar ve;
- Şimdi olanca gücünle vur, der.
Amele şaşırır;
- Nasıl olur böyle bir şey yapamam, dese de mühendisin ısrarı üzerine olanca gücüyle taşı masaya indirmiş.Mühendis hızla elini masadan çeker ve amele taşı masaya vurur.Mühendis gayet ciddi bir şekilde;
- İşte bu yüzden, der.
Amele hiçbir şey anlamaz, şaşkın bir şekilde dışarı çıkar.Merakla bekleşen arkadaşları hemen etrafına toplaşırlar.İçerde ne olduğunu sorarlar.Amele eliyle gözünü kapatır ve bir arkadaşına;
- Olanca gücünle elime vur, der.
Arkadaşı vurmak istemez.
- Sen vursana, diye ısrar eder.
Bunun üzerine arkadaşı olanca gücüyle okkalı bir yumruk indirir.Amele hızla elini çeker ve yumruk bir şimşek gibi gözünde patlar.Amele arkadaşlarına döner ve;
-İşte bu yüzden, der

fıkranın devamı


İşinize yaramasa bile astlarınızdan hazırlaması zor raporlar isteyin.

*Size sunulan rapor ne kadar özenle hazırlanmış olursa olsun eksik tespit edin ve
beğenmediğiniz kısımlarına çizik atın.

*Asla astlarınıza özel hayatınızdan bahsetmeyin,Onların yanında sürekli işten bahsedin.

*Günaydın,iyi akşamlar derken bile ses tonunuz donuk olmalı.

*Astlarınızın yaptığı işleri beğenmeme yönünde tavır alın.

*Kendi yapabileceğiniz fakat astlarınıza da yaptırabileceğiniz Ufak tefek işleri mutlaka
astlarınıza yaptırın.(Yaptığı işi yine beğenmeyin.)

* Size espiri yapıp da havayı yumuşatmak isteyenlere tebessüm etmeyin.

*Onları yanınıza çağırıp acil iş vereceğiniz vaktin mesai bitimine 5 dk.kala veya öğle
arası olmasına dikkat edin.

* Onlara zor görevler verin ve gerçekleşmesi için kısa vakit tanıyın.

*Bir işi bitirmeden başka bir iş daha vermeye çalışın.

*Şikayetlenirlerse yaptığı işin basit birşey olduğunu ima edin.

*Toplantılarınızda bitirilmiş işlerden değil bitirilmemiş işlerden bahsedin.

*Pazartesi günü öğleden önce toplantı yapın,Bitiremedikleri işler için neden
cumartesi pazar bitirmediniz diye sorarak ücretsiz fazla mesaiye alıştırın.

*Fırça atacak bir bahane bulduğunuzda fırsatı sakın kaçırmayın.

*işiniz icabı firmada olmayacağınız günlerde,gitmeden onlara zor görevler verin
ve geldiğimde tatamlanmış olsun deyin.Gittiğinize sevinemesinler.

*Firma dışında olduğunuz zamanlarda telefonla hesap sorun.

*Onlara verdiğiniz işin daha pratik çözüm yollarını bilseniz bile onlara
söylemeyin.Kendileri uğraşıp,bulabiliyorlarsa bulsunlar.

*Doldurmasını istediğiniz tablo türünden boş raporları kağıt olarak verin,elektronik ortamda
geri isteyin.Uğraşıp aynı tabloyu bir daha çizsinler.

*Astlarınız "müsaitseniz felan iş konusunda görüşecektim"gibi birşey sorduğunda müsait
olsanız bile meşgulmüş gibi onu biraz bekletin.

*Hediye vermek isterlerse kabul etmeyin.

*Sizden izin isterlerse sebebini sorun ve izin verseniz bile zorluklar çıkartın ki bir
daha izin isterken iyice bir düşünsün.

*İzin isteme sebebine göre mümkünse izin kağıdına yazdığı tarihten başka bir tarihe
izin verin ki belki başka bir firma ile randevulaşıp iş görüşmesine gidiyordur.

*İzin isteme sebebi belgelenebilecek birşeyse(para çekme,doktora reçete yazdırma gibi)
izin dönüşü o belgenin fotokopisi isteyin.

*Satışlar iyi gitse bile sürekli kötüymüş gibi bir hava verin.

*Zam verme konusunda yetkiniz varsa zam isteyenlere vasıflarındaki eksikliklerden(ileri düzey
ing.sertifikası vs.) bahsedin.Önce o vasfı kazanması gerektiğini söyleyin.

* Astlarınızdan birine verdiğiniz bir işi bazen ötekine de verin ki,aynı işi ayrı ayrı
yaptıklarını anladıklarında sizin onlara pek güvenmediğinizi anlasınlar.

* Astınızı oturuyor gördüğünüzde "felan iş ne oldu bak ta gel gibi"bir soruyla onu
yerinden kaldırın.

*İki astınızı iş dışında konuşuyor olduğunu hissettiğinizde yanınıza çağırıp"felan acil
iş sonuçlandı mı?"gibi sorularla onu rahatsız edin.

*Boş kadro oluştuğu zaman yeni eleman hemen almayın.Diğer personel işleri yürütüyorsa
gözlemleyin ve sessiz kalın.İşler yürüyorken niye bir kişi alıp maaş veresiniz ki.
Bırakın boş kadroya rağmen işleri yürüten diğer personel belki kendilerinin makamı
arttırılır diye idealist çalışsınlar.Ümitvar olmaları,çalışmaları için güzel
birşeydir.

*Eğer boş kadroya eleman alma zorunlu hale geldiyse yine de aceleci olmayın.Biriken
işleri yeni eleman iş bulmanın sevinci içinde yapar nasıl olsa.

*Eğer boş kadro müdür veya şef pozisyonunda ise yeni aldığınız kişiyi "sorumlu"sıfatıyla
işe alın ama müdür veya şefin tüm sorumluluklarının hesabını ona sorun.Böylece aynı
görevi yapan kişiye hem daha az maaş verirsiniz.Hem de haddini ona bildirmiş olursunuz.

*Eğer sorumlu sıfatındaki kişi kendisinin neden sorumlu diye geçtiğini sorarsa daha
yeni işe girdiğini hemen aceleci davranmaması gerektiğini zamanı gelince yapılacağını
söyleyin.O zaman belki hiç gelmeyecektir ama bırakın ümitvar olsun.

* Zam dönemi geldiğinde işi ağırdan alın.2 veya üç ay sallayın.Soranlara konunun henüz
görüşülmediğini,geçmiş ayların farklarını sonradan alabileceklerini ima edin.Ama geçmiş
ayların farklarını vermeyin.

*Firmanızın araç park bölgesi varsa astlarınızın arabalarını oraya park etmelerini
yasaklayın.Bunu direk siz söylemeyin.Güvenlik görevlisine talimat verin.

*Firma içerisinde yapılmaması gereken davranışları yazılı olarak tebliğ edin ve imza
alın.

*Astlarınızla telefon görüşmelerinde telefonu siz kapatmadığınız sürece onların kapatmaması
gerektiğini prensip edinin.Belki o söyleyeceklerinizi bitirdiniz sandı ama sizin aklınıza
başka bir konu geldi.Ya da başka bir talimat daha vermesin diye kasıtlı yaptı.
Eğer sizden önce kapatırlarsa tekrar arayıp neden önce kapattığının hesabını sorun.

*Bir astınıza bir talimat vereceğiniz zaman telefonla görüşüyorsa telefonu"sonra tekrar
ararım"deyip kapatmasını,sizi bekletmemesini sağlayın.

*Mesai bitiş saati bile olsa ayrılmadan size haber vermeleri gerektiğini prensip edinin.
Haber verdiğinde ise felan iş ne oldu gibi rahatsız edici sorular sorun.

*Haftasonu tatilinde siz firmada iseniz,astınızın evini veya cebini arayacak bir bahane
bulunuz.Direk siz görüşmeyin başkasına aratın ve hemen firmaya gelmesi gerektiğini
kendisine bildirin.Ya gelecektir ya gelemeyecektir yada kasten gelmeyecektir.Ama her
halukarda keyfi kaçacaktır.

*Astınız senelik izinde iken siz çalışıyorsanız onu rahatsız etmenin vakti gelmiş
demektir.Onu arayarak falan dosyayı nereye kaldırdın veya nereye kaydettin gibi
sorularla hedefi vurunuz.

*Arada bir "ekibimden memnun değilim"gibi sözlerle egolarının damarına basınız.

*Elemana ihtiyacınız olmadığı zaman gazeteye "eleman alınacaktır" ilanı veriniz ama
ilanda firma adı olmasın.Müracaatlar felan nolu posta kutusuna yapılacaktır diye
yazdırın.Sizin elemanlardan müracaat edenleri tespit edip,yanınıza çağırın ve
başvurusunu kendisine iade edin.

*Telefonlara 1 dk dış hat sınırı koyun.Vakti aşınca otomatik kesilsin.

*Firmanızın muhtelif yerlerine kamera döşetin.Uygunsuz davranışları ekrandan
tespit ettiğinizde telefonla anında arayıp uyarın ki gözlemlendiklerini
anlasınlar.

*Sizden önce firma personele ikramiye veriyor idiyse önce ikramiyeleri maaşlara
eşit dağıtın.Sonra maaşlar yüksek diyerek zam döneminde zam yapmayın.

*Firmanızda bilgisayar ağının server'ından kim hangi sitelere girdiğini
kontrol ettirin.Uygunsuz sitelere girenlere uyarı yazın.

*Faks cihazından kim nerelere ne çekmiş raporu alın.

*Santralden hangi iç hat nereleri ne kadar aramış raporu alın.

*Her ofise bir yazıcı değil her kata bir yazıcı tahsis edin.

*Bant,makas,kağıt gibi malzeme alım talep fişlerindeki öğeleri çizin
veya miktarı azaltın.Sonra imza atın.

*Fazla mesai yapan büro personeline ücret zaten vermiyorsunuz ama devamsızlık
veya mazeret izinlerinin ücretini maaşından kesin.

*Avans zaten vermiyorsunuz ama zaruri isteyenler olduğunda dilekçe ile başvuru
isteyin.

*Tarafınıza yazılan dilekçelerde imla hataları bulun ve iade edip tekrar
yazdırın.

*İşyerinde kahvaltıyı yasaklayın.

*Mesai başlama saatinde ortalıkta dolanın ve bakışlarınızla vaktinde işe başlayıp
başlamadıklarını kontrol edin.

*Aynı şeyi mesai bitimine yakın herkesin gevşediği zamanlarda da yapın.

*Yemek saatinde yemekhaneye biraz erken girin.Erken yemek almak isteyen uyanıklar
karşılarında sizin ekşi suratınızı görsünler.

*Kendinize sekreter mutlaka alın ama ayrıyeten firmaya santralci almayın.Bekçi
boş boş oturuyor nasıl olsa o bağlasın telefonları.

*Bekçi demişken aklıma geldi.Arabanızı bekçiye yıkatın,sildirin.Nasıl olsa canı hep
sıkılıyor.Ne diye yıkama servisine para veresiniz.

*Firmaya giriş ve çıkışlarınızda bekçiye asker selamı verdirerek egonuzu okşayın.

*Sigorta primlerini eksik gösterin,hatta bazı dönemler hiç yatırmayın.

*Hesapta para olsa bile maaşları gününde yatırmayın.Bırakın biraz repoda değer
kazansınlar.

*Vergi iadesi,nema gibi paraları personele geç ödetin.Bırakın onlar da değer kazansın.

*Herşey yolunda giderken bile ortamı gerecek bir konu veya bir kurban bulun.

*Mesai bitiminde servislerin tamamı birden talimat almadan kalkmasın.Servisleri
vaktinde kaldırmamak için servise binmesi gereken birilerini oyalayın ve servislere
birazdan geliyor deyin.Servis araçlarını bir süre beklettikten sonra oyaladığınız
kişi gelemeyecek diye servisleri gönderin.Hem servisler geç kalksın hem oyalayıp iş
verdiğiniz personel servise binemesin.

*İş başvurusu görüşmelerinde işe almaya karar verdiğiniz personele o an için çok
iyi davranın.İşe girince de feleği şaşsın.

*İşe almamaya karar verdiğiniz görüşmeciye ise kök söktürün.Ama biraz ümit verin.
Sonradan ise başvurunuz kabul edilmemiştir diye bir bildirim yapmayın.Ümit içinde
bekleyip dursun.Eğer o kişi sizi ararsa görüşmeyin.Değerlendiriliyor deyin.

*Astlarınıza önemli tecrübelerinizi anlatmayın ki size alternatif olmasınlar.

*İşe alacağınız astınızın özgeçmişi kabarık ise işe almayın ki o da size
alternatif olmasın.

*Çözebileceğiniz sorunlar çoksa ve tecrübelerinizle kısa sürede çözebilecek olsanız
bile bunu zamana yayarak yavaş yavaş çözün.Çünkü varlık sebebiniz sorunlardır.
Onları çabuk çözerseniz artık size ihtiyaç yokmuş fikri oluşabilir.

*Sorunlar biterse kendiniz sorun yaratın ve onu çözün.

fıkranın devamı


Yeni mezun bir mühendis iş aramaktadır. Gelen güzel bir teklif üstüne iş görüşmesi için firmaya gider. Firmada yapılan mülakat aynen şu şekildedir;
- Üniversite projeleriniz var mı?
- Valla ne yalan söyliyim, sadece gece alemleri..
- İş tecrübeniz var mı?
- Hayır.
- Raporlama yeteneğiniz?
- Eh işte idare eder.
- İstediğiniz maaş?
- 3000 dolar
Bunun üstüne yönetici şu teklifi sunar;
- Peki size içinde hem seyahat hem de seks olan bir iş teklifi versek kabul eder misiniz?
Adam heyecan içerisinde,
- Tabii, nasıl kabul etmem... Nedir bu iş?
- ...ktir git..!

fıkranın devamı

- Ekstrem bana ulaşmıyor ve sürekli faiz ödüyorum!...- Nereden geliyorbu değirmenin suyu...- B...
fıkranın devamı

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emeklili
fıkranın devamı

Erhan ışe girmış aybaşinda maaşini alinca bide ne görsün zarfta 100 milyon fazla var , sesin...
fıkranın devamı

Kalabalık bir IETT belediye otobüsünde kadının biri haykırmış:-Terbiyesiz adam ,yeter artık...
fıkranın devamı

Bir firmada elemanların maaşlarını alırken imzaladıkları kağıtta şöyle bir cümle yazıyormuş;
- ''Maaşlarınız tamamiyle size has ve özel bir meseledir bunun içindir'ki, sizden başka hiç kimse maaşınızı bilmemelidir''.
Yeni bir eleman maaşını alıp kağıdı imzalarken, bu cümleyi okumuş ve cümlenin altına şu sözleri eklemiş.
- ''Kimseye maaşımı söylemeyeceğim ben'de sizin kadar utanç içindeyim''...
fıkranın devamı

KUTSAL ÜÇLEME
yalan

ŞİŞME ÖRDEK
Plastik kadın üreticilerinin zoofilileri de düşünmüş olmaları ne
büyük incelik...

CÜMLE İÇİNDE KULLANIMI
Bir kelimeyi bir salağın kafasına soka soka öğretmek istediğimizde Cümle İçinde Kullanımı'ndan yararlanırız. Cümle içinde kullanmamız gerekirse hah hah ha, ay ölcem...

ÇEK
Çekoslavak para birimi...

YUG
Yugoslavak para birimi... Hah hah hah amma safsınız lan. Buraya ne
yazsak salak gibi inanıyorsunuz ya.

BAYRAK
Ülkelerin gururunu, rakımını ve konfeksiyonel zevklerini simgeleyen
saten bez parçası... Bayrak bulunmadan önce göndere isteğe göre
sütyen, don, mini etek gibi daha cazip şeyler çekilirdi. Doğal
olarak okullardaki Cuma günleri törenlerinden de hiç bir öğrenci
kaçmazdı... Çünkü bayrağın henüz icat edilmediği o dönemlerde
törenlerde istiklal marşı yerine okul müdürleri daha yeni
öğrendikleri seks fıkralarını anlatırlar, böylece çocuklara
güleryüzlü olmayı öğretirlerdi. Sonra okulun en güzel kızının donu
çıkarılır ve saygı eşliğinde göndere çekilirdi. Bunu müteakip bütün
öğrenciler el pişirmece oynayarak evlere dağılırlardı... Hele
Pazartesi törenleri daha bir zevkli olurdu. Cuma günü donu göndere
çekilen kıza toplu halde tecavüz edilir ama onun da zevk alması
sağlanırdı... Şimdi dönüp o tatlı günlere baktığımda öğrencilerin
bayrak törenlerini kırmaya çalışmalarını daha iyi anlıyorum.

SUYUN KALDIRMA KUVVETİ
Arşimet bu kanunu bulmamış olsaydı gemiler suyun üzerinde duramayıp
hala batıyor olacaklardı.

CEZMİ ERSÖZ
Kör bir adamın resim yapmaya çalışması ne kadar takdire şayan bir
olaysa, aptal bir adamın yazı yazmaya çalışması da bence aynı oranda
takdire şayandır.

MÖÖ
Selam Aleyküm

MÖÖ
Aleyküm selam

HEADBENG
Salla başını al maaşını...

3.İNÖNÜ YASTIK SAVAŞI
Bazı olaylar ulusların kaderinde çok önemli roller oynadığı halde
bazen o ulusların tarihlerinde yer almayabilir. Mesela 1921 yılının
Ekim ayında İsmet İnönü komutasındaki Kuva-i Milliye ordusu Afyon
yakınlarında sayıca çok üstün olan Yunan ordusuyla büyük bir yastık
savaşına tutuşmuş, savaş sonrasında sersemleyen (sayıca üstün) Yunan
ordusunu Bilecik yakınlarındaki havuza dökmüşlerdir. Kurtuluş
savaşının kazanılmasında en büyük rolü 3.İnönü Yastık Savaşı
oynamasına rağmen bırakın tarih kitaplarında matematik kitaplarında
bile bu olayın bahsine rastlayamazsınız.

KABIZLIK
Kıç iştahsızlığı...

MÜSHİL
İştah şurubu...

REDİAL TUŞU
Pişkinlik de diyebiliriz yani...

21 PARE TOP ATIŞI
Atışı yaptıran generalin uğurlu sayısına göre bazen 24 pare, 8 pare
veyahut şekerpare bile olabiliyor.Ay ay ay hepten zırvaladık.
Hihehe...

NEVRUZ
Nevruz aslında sanıldığı gibi 21 mart'ta değil 18 martta
kutlanmalıdır. Atalarım, başlarına bela olan zalim hükümdar
Dehhak'tan kurtulabilmek için demirci Kava'dan yardım istediler.
Kava da onlara yardım sözü verdi. Buna göre Kava hükümdarı
öldürdüğünde işaret olsun diye bir ateş yakacak böylece kürtler
bayram hazırlığına başlayabileceklerdi. Kava cesurdu, yiğitti,
gözüpekti, fakat belleğinin güçlü olduğu pek söylenemezdi. Hükümdarı
öldürdüğünde yanına kiprit almamış olduğunu farketti. En yakın tekel
bayisinin de üç günlük uzaklıkta olduğunu söylersem Nevruz
bayramının bu gün neden geç kutlandığını sanırım daha iyi
anlayacaksınız.

BATI YAKASINDA YENİ BİR ŞEY YOK
Hala da yeni bir şey yok...

WILLIAM JAMES
Traş olurken aynaya bakmayı icad eden İngiliz bilimadamı ve
berberi...

KORKAKPARİS
Amma manyak bi milletiz ha! Kurtuluş savaşında kahramanlık gösteren
illerimize Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Gaziantep gibi ünvanlar
verildi. Peki ya bu savaşta yendiğimiz Fransızlar niye kendi
devletlerine Korkakparis, İngilizler Tırsaklondra, İzmir'de denize
döktüğümüz Yunanlar Atina'ya Islakatina ünvanlarını vermediler?
Sorarım!... Sordum bile!

KISA BOY KOMPLEKSİ
Kısa boy kompleksi

fıkranın devamı

KIYAFET

Bundan böyle herkesin aldığı maaşa göre giyinmesi önemle rica olunur...

Ofise Prada ayakkabılar ve Gucci çantalarla geliyorsanız, maddi durumunuzun yeterince iyi olduğu görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

Sıradan ve ucuz yerlerden giyiniyorsanız elinizdeki parayı yeterince iyi idare edebildiğiniz görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

Bazen marka bazen sıradan yerlerden giyiniyorsanız, herhangi bir sorununuz olmadığı görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

HASTALIK DURUMLARI

Herhangi bir hastalığınız durumunda doktor raporu artık kanıt olarak kabul görmeyecektir.
Doktora kadar gidebilen, işine de gidebilir.

İZİN GÜNLERİ

Her Çalışanın senede 104 izin günü vardır. Bunlara Cumartesi ve Pazar denir.

WC KULLANIMI

İşgününün büyük kısmının tuvaletlerde harcandığı tespit edildiğinden, bundan böyle tuvalet kabinlerinde kalma süresi 3 dakikayla sınırlanmıştır.. 3 dakika bittiği anda alarm çalacak, tuvalet kağıdı otomatikman içeri toplanacak, kabin kapisi açılacak ve yukarıdan otomatik bir fotoğraf makinesi inerek resminizi çekecektir.

Bu durumun üstüste iki kez başınıza gelmesi durumunda resminiz şirketin kara listesinde yayınlanacak, resimde sırıttığı tespit edilenler yönetmeliğin "akli dengesizlik durumu" maddesi kapsamında değerlendirilecektir.

ÖĞLE TATİLLERİ

Zayıf personelin öğle tatili suresi 30 dakikadır.

Normal kilodaki personelin öğle tatili süresi, dengeli beslenip formlarını korumalarına yetecek şekilde 15 dakikadır.

Kilolu personelin öğle tatili süresi 5 dakikadir, bu da zaten bir kutu Diet Cola içmek için gayet yeterlidir.

İlginize çok teşekkür ederiz

Müdüriyet.

fıkranın devamı

Adam tek maaşlı memur,tek odada kirada.İki çocuk da var,biri kız diğeri erkek.. Karısıyla birlikte olmak hayal.Ortadan böldüğü odanın diğer tarafında mutfak... Karısıyla anlaşır. Bulaşık yıkamaya girdiğinde, bir tabak kırmasını , ardından kendisinin öfkeyle içeri gireceğini, ancak haftada bir bu şekilde birlikte olabileceklerini planlarlar. Birkaç kez zorda olsa uygulama fırsatı doğar. Günün birinde kız yıkamaktadır bulaşıkları...Tesadüfen bir tabak kırınca oğlu girer mutfağa;

-"Abla çaktırmadan sakla, babam tabak kıranı asla affetmez ; s.ker.."

fıkranın devamı

- Meraba ben Serkan nasıl yardımcı olabilirim?
- Benim telefonda bi problem var bankomatta işlem yapamadım
- Peki ilk önce telefonunuzun ''menü" tuşuna sonra da ''5'' tuşuna basın...
- Evet... Tamam...
- Ekranda ne var şimdi?
- Show tv... - ???

-İyi günler kredi kartı başvurunuz için aramıştım sizi...
- Tabi buyrun..
- Mesleğiniz nedir acaba?
- Hayat kadını...
- ... Özel sektör yazıyorum ben...
- O da olur!...

Kadın : Merhaba ben kredi kartınızla köpek almıştım...
Yetkili: Evet efendim?...
Kadın : Bu köpeğin kulakları duymuyor. Acaba sigorta kapsamına giriyor mü?
Yetkili: Ben bi üstüme danışayım !!!?!!...

İyi günler, nasıl yardımcı olabilirim?
- Para çekemiyorum ben...
- Şifrenizi yanlış giriyormuşsunuz Ahmet bey!...
- Şifre mi? Benim şifrem hep aynıdır, İstanbul'un kurtuluşu...
- Lütfen, bana şifreyi söylemeyin efendim.
- Hah, tamam hatırladım, 1956!!!
- Efendim o İstanbul'un kurtuluşu değil ama...
- Yaaaa!... Kaçtı İstanbul'un kurtuluşu?
- Efendim ben malesef söyleyemem bunu size.
- Niye sen de mi bilmiyosun?...
- Biliyorum, ama güvenlik açısından benim şifreyi bilmemem gerekiyor.
- Ben sana şifreyi sormuyorum ki!... İstanbul'un kurtuluşunu soruyorum.
- Evet, ama... ???!!!

- Alo ben Konya, Ya benim bu printer çalışmıyor!...
-Windows'ta mı çalışıyor?
- Evet
- Bilgisayar printerı görüyor mu Konya?
- Evet, karşı karşıyalar!...

- Şu an bankanızın ATM'sinden maaşımı çekemiyorum.
- Üzgünüz efendim geçici bir hatadan ötürü şu an tüm sistemlerimiz off'tadır.
(Bir saat kadar sonra yine arar)
- Ben şu an Of'dayım ve hala paramı çekemiyorum...

-Güvenliğiniz için bir kaç soru sormam gerekiyor.
-Doğum yeriniz?
- Erzurum...
- Doğum tarihiniz?
- 23 Ocak 1957
- Annenizin evlenmeden önceki soyadı?
- Anamı karıştırma bu işe

fıkranın devamı

Gazetede yayınlanan "Daktilo Bilen Bayan Sekreter Aranıyor" ilanı uzerine uzun boylu yakışıklı bir adam da başvurmuştu. Şirketin patronu,
-İyi ama yanlışlık olacak.Biz bayan sekreter arıyorduk
deyince,adam elindeki bavulu açmış. İçinden cansız manken çıkarmış,
-İste efendim
demis.
-Modern tekniğin son buluşu olan sekreteriniz! Yemez içmez. Hic bir kaprisi yoktur.İzin nedir bilmez. Telofonla aynı anda sekiz kişiyle görüşür, bu arada da beş ayrı daktilo makinesinde beş ayrı yazı yazar.Bunlara kendisinin dokuz yabancı dil bildiğini ve anında çeviri yaptığını da eklemeliyim. Maaşı filan da yok.Bana hemen Beşyüz milyon lira ödeyeceksiniz. Bu kadar!.
Patronun aklı yatmamış,yüzünü buruşturmuş. Harika manken sekreteri getiren adam hemen
sekreteri oturtmuş, bes dakikada elli sayfalık bir kitabi sekiz dile cevirmiş, aynı anda telefonlara cevap verilmiş falan filan... Patronun gözleri faltaşı gibi açılmış, derhal beşyüz milyonluk çeki yazıp adama vermiş ve cansız manken sekreteri almış. Adam odadan çıkıp elinde boş bavulla asansörün gelmesini beklerken, içeriden feci bir feryat yukselmiş,
-Ahhhhh!
Bunu duyan adam elini alnına vurmuş,
-Tüh be! Mankenin alt tarafının kalemtraş olduğunu söylemeyi unuttum!

fıkranın devamı

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev
alır. Emekliliğinin ilk birkaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra
ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler
yollarının üzerindeki her çöp bidonunu bağırıp çağırarak tekmelerler. Bu
çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.
Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne
çıkar, onları durdurur ve:

"Çok tatlı çocuklarsınız çok da eğleniyorsunuz. Sizden bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi
hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size birer dolar vereceğim..." der.

Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün
sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der;

"Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı bundan böyle size sadece 50 sent
verebilirim."

Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine gürültüye devam ederler. Aradan bir kaç
gün daha geçer ve yaşlı adam onları karşılar. "Bakın" der, "Henüz maaşımı
alamadım bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?".

"Olanaksız bayım" der içlerinden biri, "Günde 25 sent için bu işi
yapacağımızı sanıyorsanız
yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz."

fıkranın devamı

657 ye tabi bir devlet memuru araba almak istemektedir fakat parası yetmemektedir.Düşünür ve banka kredisi kullanmaya karar verir.En düşük faizli bankayı tespit eder.Ön hazırlık olsunda fazla uğraşmayayım diye tahmini gerekli evrakları hazırlar.2 fotoğraf,nufus c.örneği,ikametgah,maaş bordrosu v.s.
Bankaya gelir müdür beye kendisini takdim eder ve
-sayın müdürüm araba kredisi kullanmak istiyorum der.
Müdür
-tabi bey efendi evraklarınız hazır mı?
-evet efendim der ve getirdiği evrakları gösterir
Müdür, beyefendi üzgünüm bu evraklarla kredi vermiyoruz der.
Adam şaşır ne gerekiyor efendim
Müdür-Bakın bizim çalışma sisitemimiz farklı;bizden kredi almak istiyorsanız bir gözünüzün,birde dötünüzün resmini getirmeniz gerek der.
Adam biçare peki efendim der ve ertesi gün fotoğraflarla tekrar bankaya gelir.
Müdür bey fotoğrafları alır ve krediyi size verip vermeyeceğimizi bir toplantı ile görüşelim siz biraz bekleyin diyerek toplantı odasına girer.
Belli bir zaman sonra müdür kapıda görünür.
-Üzgünüm bey efendi bu krediyi size veremeyeceğiz
Adam telaşlanır
-ama neden müdür bey der.
müdür-bey efendi bakın incelemelerimiz sonucuda gördükki sizde bu krediyi alacak göz var ama ödeyecek göt yok. der.


fıkranın devamı

Menekşe moru gözlüm, al yanaklım, seni bir daha dövmeyeceğim. Lütfen artık eve dön. Bak Yaşar halıya kustu, kusmuk seni bekliyor. Ayaklarım bugün de hep seni aradı, yıkanmak için. Seni çok arıyorum, bir haftadır akşam rakılarının tadı tuzu yok... Ev sensiz çok ıssız. Gerçi nasıl, nerede yattığımı, kime nasıl çaktığımı falan hiç hatırlamıyorum ama onun sen olmadığını bir büyük rakının sonunda dahi hissedebiliyorum.
Kezban, ben sana aşığım. Eve döndüğün gün, bunu arkadaşlarla kutlayacağım. Sen, kanlar içerisinde evden kaçarken nasıl duygulandığımı bilemezsin. Elimdeki şişeyi, hırsımdan ananın fotoğrafına fırlattım. (Artık duvarları gelince silersin.) Kezban bir de gelirken 2 paket kısa Maltepe getirebilir misin?
Dün Zeynep okula gitmeyip dolma sardı, ben de okeye dönerken dikkatleri dağıtmak için habire dolma yiyip,"yiyin yiyin nefis olmuş" dedim. Nasıl zeka ama.. Zeynep'in tezkeresinde okul ve sınıf kısmını boş bıraktım. Onu da mı ben dolduracağım?
Bu sabah seni kaçırışım aklıma geldi, efkarlanıp bir cıgara yaktım. On dört yaşlarında taş gibi kızdın. Nasıl; Mehmet, Abidin, Ramazan, Yusuf gelip seni döve döve taksiye atmıştık? Peki, seni piknik tüpü ile dövüşümü hatırlıyor musun? Yeni evliydik, bir boğaz gezisi dönüşüydü. Mehmetgiller kapıda bekliyorlardı, sen daha roka bile hazırlamamıştın ve Ramazan içeriden "ROKA!" diye bağırmıştı. Mutfağın kapısını içeriden nasıl kilitlediğimi, ocağın oradan tüpü nasıl kaptığımı falan hiç hatırlamıyorum. O gece Ramazan 'lar gidince sen Yaşar 'ı doğurdun. Huysuz mu huysuz, koca burunlu Yaşarımı... Bu arada son maaşınla Yaşar 'a don falan aldım...
Artık yuvana dön, asabımı bozma!

Kocan Haydar

fıkranın devamı

Dört ayda beşinci işini değiştiren adam son girdiği şirkette depo görevlisi olarak işe başlar. İlk haftanın sonunda yükleme yapılırken adam kullandığı yükleyicinin kontrolünü yitirerek bazı malların zarar görmesine neden olmur. Bunu gören depo sahibi yanına gelerek adama, zararın tazmin edilmesi için zarar karşılanana kadar maaşının %10'unun kesileceğini söyler. Adam bunu duyunca gülmeye başlar. Patron şaşırır, adam sorar: "Ne kadar sürer bu zararı karşılamam sizce?" "Yaklaşık 8 ay sonunda zararı kapamış olursun." "Çok güzel. Nihayet sürekli ve güvenli bir iş bulabildim!"
fıkranın devamı

Memur işe girmiş. Ay başında maaşını alınca bir de ne görsün zarfta 100 milyon fazla var. Sesini çıkarmamış, parayı bir güzel harcamış. Bir sonraki ay gelince bu seferde zarfta 50 milyon eksik çıkmış. Memur köpürmüş:
- Maaşım 50 milyon eksik böyle hatayı kabul etmem, diye bağırınca
- Peki 100 milyon fazla aldığın zaman niye sesini çıkarmadın, diye sormuşlar.
- Prensibimdir ilk hatayı affederim
fıkranın devamı

Yeni mezun bir mühendis iş aramaktadır. Gelen güzel bir teklif üstüne iş görüşmesi için firmaya gider. Firmada yapılan mülakat aynen şu şekildedir;
- Üniversite projeleriniz var mı?
- Valla ne yalan söyliyim, sadece gece alemleri..
- İş tecrübeniz var mı?
- Hayır.
- Raporlama yeteneğiniz?
- Eh işte idare eder.
- İstediğiniz maaş?
- 3000 dolar
Bunun üstüne yönetici şu teklifi sunar;
- Peki size içinde hem seyahat hem de seks olan bir iş teklifi versek kabul eder misiniz?
Adam heyecan içerisinde,
- Tabii, nasıl kabul etmem... Nedir bu iş?
- Siktir git..!
fıkranın devamı

Temel cok zengin ayrica prestiji de saglam.
Birgun otelin birinin kral dairesinde ummadik birsey oluyor.Temel altina kaciriyor.Temel pantolonu fazla kirlenmedigine seviniyor ama
corap batmis.Simdi komi'yi cagirsa rezil olacak.En iyisi diyor pencereden asagi atayim.
Corabi pencereden salarken elinden kaciyor ve tavana carpip yere dusuyor.Eyvah.Tavan mahvoldu.Caresiz artik komi'yi cagiriyor.Komi iceri giriyor.Temel:
-Su tavandakini temizle sana bir maasin kadar avans vereyim.
Komi cok saskin sekilde cevap veriyor:
-Sen onu oraya nasil yaptigini soyle ben sana iki maasimi vereyim.
fıkranın devamı

Amerikan,İngiliz ve Türk başbakanları aralarında konuşuyorlarmış;
Amerikan başkanı:
-Bizim hayat standartımız üç bin dolardır biz vatandaşımıza beşbin dolar maaş veririz üç bin dolarını harcarlar gerisine karışmayız.
İngiliz başbakanı:
-Bizim hayat standartımız iki bin sterlindir biz vatandaşımıza dört bin sterlin veririz iki bin sterlini harcarlar gerisine karışmayız.
Sıra Türk başbakanına gelmiş:
Bizim hayat standartımız bir milyar iki yüz elli milyondur iki yüz elli milyon veririz geriye kalan bir milyarı nerden bulurlarsa bulurlar biz orasına karışmayız.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama