Makyaj Fıkraları

loading...


Trafik polisi Temel sarışın bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadın çantasını kucağına alıp aramaya başlar; ancak uzun süre geçmesine rağmen bir türlü aradığı şeyi bulamaz.

Temel beklemekten bunalır ve sabırsız bir ifadeyle kadına söylenir:
-"Hanımfendi, aradığınızı bulamadığınız anlaşılıyor. Üzerinde kendi resminizin olduğu şeyi göstereceksiniz, acele edin lütfen."
Kadın bu uyarı üzerine telaşlanır ve kısa bir süre sonra "hah buldum" diye sevinçle çığlıkk atıp çantasındaki makyaj aynasını Temel'e uzatır.

Temel aynayı ciddiyetle inceler ve kadına dönüp kibar bir ifadeyle konusur:
-"Buyrun belgenizi hanımefendi. Özür dilerim, polis olduğunuzu söyleseydiniz durdurmazdım...

fıkranın devamı


Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su kucuk televizyonu almayi dusunuyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gun magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su kucuk televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa koklu bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,goz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:

- "Su kucuk sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, uc gundur kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gundur satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"




fıkranın devamı


Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su kucuk televizyonu almayi dusunuyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gun magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su kucuk televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa koklu bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,goz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:

- "Su kucuk sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, uc gundur kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gundur satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"

fıkranın devamı


Bir çocuk babasıyla sinamaya gitmiş.Orda kızıldelilerin filimi oynuyormuş.çocuk:baba kızıl derililer neden yüzünü gözünü boyuyor?savaşa hazırlanıyolara oğlum.çocuk telaşla gelerek!baba annem aynanın karşısına geçmiş yüzünü gözü boyuyo.odamı savaşa hazırlanıyo



fıkranın devamı


Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su kucuk televizyonu almayi dusunuyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gun magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su kucuk televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa koklu bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,goz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:

- "Su kucuk sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, uc gundur kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gundur satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"

fıkranın devamı


Genç ve güzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su küçük televizyonu almayi düsünüyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, saçinin rengini degistirir ve ertesi gün magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su küçük televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaförde alir, bu defa köklü bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,göz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanindadir ertesi gün:

- "Su küçük sevimli beyaz renkli televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, üç gündür kendimi esmere cevirmek için yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gündür satin almaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"

fıkranın devamı

İki sarışın yolda yürürken yerde bir makyaj aynası gözlerine ilişir. ilk sarışın kapağ
fıkranın devamı

Trafik polisi Temel sarisin bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadin çantasini ku...
fıkranın devamı

Genc ve güzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar: - "Su kü
fıkranın devamı

Bir gün sarışın kadının biri süslenmiş püslenmiş sokağa çıkmış gidiyor. İlerlerken beyaz eşya satan bir dükkana giriyor.
Havalı bir şekilde dükkanda biraz turladıktan sonra genç kasiyer yaklaşıp;
-Şurdaki 37 Ekran Tvnin fiyatını öğrenmek istiyorum.
Kasiyer;
-Kusura bakmayın hanımefendi ama sarışınlara satış yapmıyoruz, der.

Bunun üzerine kadın sinirlenir ve dükkanı terkeder. Bir hafta sonra kadın saçlarını siyaha boyatır ve koyu bir makyaş yaparak kendini esmerleştirir. Aynı dükkana gene gelir. Dükkanı yine turlar ve kasiyere sorar;
-37 ekran Tv satın almak istiyorum. Fiyatı ne durumda acaba?
Kasiyer;
-Çok üzgünüm sarışınlara satışımız yoktur.

Kadın bunu duyunca çok sinirlenir ve ayrıca çok merak eder kasiyerin kendisini nasıl tanıdığını. Bu merakla sorar.
-Beyefendi bu gelişimde saçımı boyattım makyajımı değiştirdim ama siz beni tanıdınız. Nasıl oldu bu?

Kasiyer cevap verir;
-Çok basit hanımefendi, o baktığınız 37 ekran Tv değil, mikrodalga fırın.
fıkranın devamı

İki sarışın yolda yürürken yerde bir makyaj aynası gözlerine ilişir.
ilk sarışın kapağını açar ve bakar :
- Resimdeki yüz bana çok tanıdık geldi şekerim... der.
Sıra ikinci sarışındadır, aynayı arkadaşının elinden çekistirir ve şöyle der:
- Tabii ki tanıdık gelecek aptal, bu benim...

fıkranın devamı

Genç ve güzel sarışın, alış veriş merkezinin beyaz eşya reyonuna girer ve satıcıya sorar;
- ''Şu küçük televizyonu almayı düşünüyorum, fiyatı nedir?''.
- ''Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz''.
Genç kadın sinirlenir, evine gider, saçının rengini değiştirir ve ertesi gün mağazaya geri gelir, aynı satıcıya yaklaşır;
- ''Şu küçük televizyonu satın almak istiyorum'' der.
- ''Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz''.
Kadın iyice sinirlenmiştir, soluğu bir kuaförde alır, bu defa köklü bir değişiklik yapar, hatta makyajından, göz rengine o tam bir esmer bombadır artık.. Aynı mağazaya gider, aynı satıcının yanındadır ertesi gün;
- ''Şu küçük sevimli beyaz renkli televizyon ne kadar?''.
- ''Kusura bakmayın hanımefendi, sarışınlara satış yapmıyoruz''.
- ''İnanmıyorum, nasıl anladınız sarışın olduğumu, üç gündür kendimi esmere çevirmek için yapmadığım kalmadı''.
- ''Hanımefendi 3 gündür satın almaya çalıştığınız şey mikrodalga fırın''...
fıkranın devamı

Çevreci kuruluşlara üye olan iki sevgilinin kaygası
- Yaaa Buket nedir bu rezillik ya. Biz doğallıktan bahsediyoruz. Sen makyaj yapıyorsun?
-Aman Murat o kadarda değil artık bırak biraz güzel gözükelim.
-Güzellik mi? Sen buna güzellikmi diyorsun ya. Ben seni çevreyi temiz tutalım eyleminde çöp tenekesi kılığına girdiğin şeklinle sevdim kızım!
- Ay iyide ömrümün sonuna kadar çöp tenekesi olarak dolaşacak değilim ya Murat.
- Hem ona bakarsan sende hakiki deri ayakkabı giyiyorsun. Kim bilir hangi hayvanı öldürüp derisinden ayakkabı yaptılar. Ben hiç olmazsa bez ayakkabı giyiyorum.
- Yaaa kızım bana anlatma tamammı. Daha dün inci kolye takıyodun.
İncilerin nereden çıktığını anlatmama gerek yok heralde.
- CimBom maçında yaktığın sis bombasının çevreye verdiği zararı, havaya verdiği kirliligi görmemezlikten gelmiştim ama doğrusu şimdi söylemeden edemiycem.
- Hahhh şuna bak. Yolda yürürken yerdeki izmariti farketmeden geçtiğin günü hatırlıyorsun değilmi. Onu geri dönüp ben almıştım yerden Buket !
- Suna bak patlak eksozla param yok diye 1 ay trafikte dolaşıp çevreyi kirleten bendim sanki!
- Et-Mangal ziyafetine gidende sendin Buket hanım!
- Yokkk canım. Boğazdan petrol geçirilmesini engellemek için boğaza eyleme gittiğimde ben hastayım diye evde kalanda sendin ona bakarsan...
fıkranın devamı

Medyanın sürekli gözü önünde bulunan iki insan.. İki taban tabana zıt
karakter... "Film Gibi" programı ile vatandaşı ekran başında ağlatan
yönetmen Sinan Çetin ile "Biri Bizi Gözetliyor" programında izleyenlerinin
kanını donduran Doğa Bey..

İmaj durumları
Sinan Çetin: Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en kıllı program sunucusudur.
Ülkemizin en fazla reklam filmi çeken yönetmeni olduğu halde bir tane bile traş bıçağı reklamı işi alamamıştır. Özellikle Derby firması bu arkadaştan umudu kestiği için kendisine kin beslemektedir. Son numarası saçlarını arkadan bağlamasıdır. Milli bayramlarda beyaz kurdele takarsa şaşırtıcı olmaz..

Doğa Bey: Sinan Bey'in aksine yüzünde bir tane bile kıl yoktur.. Epilasyonu doğuştan yapılmış gibidir.. Eline bir kez bile kara saplı Derby bıçağı almamıştır.. Buna rağmen ekrana çıktığında cillop gibi ışıldar.. Onun da traş bıçağı firmalarından reklam teklifi alma şansı yoktur.. "Ne traş takımı ne makyaj takımı, ille cilt bakımı.. İlle cilt bakımı" sloganıdır..

Giyim tarzları
Sinan Çetin: Sadece siyah rengi kullandığından Neslihan Yargıcı'nın emmioğlu gibi durur.. Kıyafette seçici değildir.. Onun için siyah olduktan sonra DKNY'tan alınma bir kabanla Sivas işi keçe kepenek arasında fark yoktur.. Ayakkabıya da sıcak bakmaz ya postal türü botlar giyer veya yalınayak gezer.. Programına smokin ile çıkmasının sebebi seçiciliği değildir.. Günün birinde Komser Şekspir filmine Oscar vereceklerine inandığından kalabalık önüne smokinle çıkar..

Doğa Bey: Altında smokin pantolon, üstünde gömlekle ekrana çıkar..
Prodüksiyon amiri programın bu kadar tutacağını ummadığından smokinin ceketini almamıştır.. Pantolon belinin göğüs hizasında durması terzilik hatası değil bilinçli bir tercihtir.. Prodüksiyon amiri Onun boy atacağına inandığından pantolonu üç beden büyük seçmiştir..

Teknik kullanma
Sinan Çetin: Yakınlarına kavuşma umudu ile programa katılanlarla başarılı bir şekilde duygusal yakınlık kurar.. Temsil, programına katılan bir kadın onu tanıyınca "Evden kaçan kocam iyi ki buraya gelmedi.. Gelseydi Sinan Bey ile aramızda yaratılan büyü bozulurdu" diye düşünür.. Birbirlerine kavuşanlar ise sorunun çözülmesinden çok Sinan Bey ile yakınlaştıklarına sevinirler..

Doğa Bey: Yarışmacılarla kesinlikle duygusal yakınlık kurmaz.. Talimatlarını tekdüze bir ses tonu ile ekrandan verir.. Ekranın karşısında hiç kıpırdamadan dakikalarca durması televizyon sektörüne duyduğu saygıdandır..
Ama durumu bilmeyen seyirci Doğa Bey'in pille çalıştığını, hareketsiz kaldığı zaman da pilinin zayıfladığını sanmaktadır..

İnsani ilişkiler
Sinan Çetin: İnsanları sever, tanıdığı herkese "potansiyel sanatçı" gözüyle bakar.. Şefkatli ve vericidir.. Film çekimleri sırasında sürekli meyve yemesine rağmen artanları çalışanlara dağıtır.. İnsanlarla rahat ilişki kurar.. Yeni tanıdığı insanları hemen yemeğe davet etmesi ve onların beslenme alışkanlıklarını izlemesi en büyük zevkidir..

Doğa Bey: Onun için insan yok yarışmacı vardır.. Yarışmacıları da numaraları ile tanır.. Yüz günlük yarışma süresince sabah akşam izlediği yarışmacılara numaraları ile hitap etmesi bu yüzdendir.. Temsil "Sıfır beş Edi.. Sıfır beş Edi.." diye diye ikinci dönemde birinci olan yarışmacıyı psikiyatrislerin eline düşürmüştür ama bunda kasıt yoktur.. O yarışmada birçok Edi olabileceğini düşündüğünden tedbirli davranmaktadır..

Psikolojik durum
Sinan Çetin: Rahat ve komplekssizdir.. Kimin hakkında olursa olsun aklına geleni söyleyip rahatlar.. Sonra rahatı kaçanların tedavisine girişip aylarca zaman harcar.. Ancak onun bu rahat tavrı kolay anlaşılmaz.. Yine de tanıyan herkes ona katlanır. Özellikle yakın çalışma arkadaşları "Birgün bunun da ilacı bulunacak.." diye umutlandıklarından "Horoza yükleyin odunu, getirin sineğin budunu.." türünden talimatlarına tepki vermezler.. O bir hiperaktiftir.

Doğa Bey: Psikolojisi yoktur.. Soluk alıp verme refleksi vardır.. Hakkında söylenenlere ya da yarışmacıların kendisi için ne düşündüklerine aldırmaz.. Hakkında çıkarılan "Mustafa Topaloğlu'ndan duyduk o da uzaylıymış.." söylentilerinden etkilenmeden işini sürdürür.. O bir hiperpasiftir..

TakıntIıları var mı?
Sinan Çetin: Çekeceği filme uygun bir cümle bulmadan çalışmaya başlayamama takıntısı vardır.. "Evi ev eden avrat, yurdu yurt eden devlet.." lafını bulamadan Propaganda filmine başlayamamıştır.. Komser Şekspir'i çekmek için de aklına "Fare deliğine sığamamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış.." lafının gelmesini beklemiştir..

Doğa Bey: Elenecek kişiyi seçmek için görüşme odasına aldığı haftanın birincisine "Kapının kapandığından emin misiniz?" diye ısrarla sorması takıntısıdır.. Canlı yayında olduklarını, bu gizliliğe gerek olmadığını kendisi de bilir ancak sormadan duramaz.. Bir de 'üçte bir kuralını' bir yarışma boyunca en az yirmi kere hatırlatmaktan zevk alır..

Ailevi durumları
Sinan Çetin: Kalabalığı sever.. Eşi, dört çocuğu, yüzlerce yakın akrabası vardır.. Kent aşiretleri arasındaki sayısal sıralamada "Çetin ailesi" ikinci sırayı alır.. Adana'nın Cano aşiretine geçilmeyi hazmedemediği için film setlerinde ihtiyacından dört kat fazla eleman çalıştırır..

Doğa Bey: Bugüne kadar medyada kimse ile görünmemiştir.. Türkiye'nin en popüler programının yıldızı olduğu halde soyadını bilen de yoktur.. Memleketi de bilinmediği için hakkında çıkarılan "Uzaydan geldiği" söylentileri inandırıcılık kazanmaktadır.. Yine de tekdüze bir ses tonu ve sıfır mimik ile konuşması, her üç kelimede bir "mekanik olarak" es vermesi bir "android" olduğunu kanıtlamaz..

fıkranın devamı

ERKEK OLMANIN AVANTAJLARI:
1. is toplantilariniz gece yarilarina kadar uzayabilir. "Bu iyi bir sey
mi?" demeyin, bilenler bilir, harika bir seydir.
2. Kafanizda 40 tilki dolastirmak durumunda degilsinizdir.
3. Kaymak gibi olma zorunlulugunuz yoktur.
4. Yüzünüzün "makyajli" ve "makyajsiz" iki hali söz konusu olmadigindan
kimseyi hayal kirikligina ugratmazsiniz.
5. Kiyida kösede bir findikli kurabiye tarifi bulundurmak zorunda
degilsinizdir.
6. istediginiz kadindan isteyebilirsiniz. isteyenin bir yüzü karadir.
7. TIP dünyasi dört koldan yatakta yüzünüzün kara çikmamasini saglamaya
ugrasmaktadir.
8. Her zaman yaptiginizdan farkli hiçbir sey yapmadan, durdugunuz yerde
baba olabilirsiniz.
9. Kel bir erkegin begenilme sansi, kel bir kadininkinden her zaman
fazladir.
10. Yakisikli olarak nitelendirilmeniz için gereken sartlar, bir
kadinin güzel sayilabilmesi için gereken sartlarin yüzde biri kadardir.
11. Kivirarak yürümek zorunda degilsinizdir.
12. Esinizin yasça sizden küçük olmasi ádettendir.
13. Her tuvalete girisinizde pantolonunuzu, külotlu çorabinizi,
külotunuzu indirmek ve sonra sondan baslayarak hepsini birer birer kaldirmak

zorunda degilsinizdir.
14. Göbek size oturakli ve güvenilir bir hava vermektedir.
15. Hayat sizi asla bir gün sarisin, bir gün esmer, bir gün kizil olmak
durumunda birakmaz.
16. TV'lerin sizin için yaptigi boktan gündüz programlarina mahkûm
degilsinizdir.
17. Her evli erkek hayatinda en az bir kere paylasilmaz olmanin gururunu
yasar.

_______________________________________________

KADIN OLMANIN AVANTAJLARI:
1. Çalisip çalismamak pasa gönlünüze kalmistir. "Altinci his" olarak
adlandirilan fazladan bir hissiniz mevcuttur.
2. Yasadiginiz sehrin en büyük mülki amiri dahil, bastan
çikaramayacaginiz hiçbir erkek yoktur.
3. Bir erkege degil gözle, elle sarkintilik etseniz, alenen üzerine
çiksaniz bile sizden sikáyetçi olmaz, kimse size tacizci demez.
4. Renkten renge, sekilden sekile soktugunuz saçlarinizla tekdüzeligin
canina okuyabilirsiniz.
5. "Kadinlar aglamaz" diye bir laf eden olmamistir, bu yüzden
gözyaslarinizi içinize akitmaniz gerekmez.
6. Dul maasi alan bir erkek henüz hiçbir banka kuyrugunda
görülmemistir.
7. Nerenizi teshir ederseniz edin "Sapik var!" diye bagiran olmaz.
8. 28 yasin altinda iseniz -fiziginizin mükemmel olmasi tercih sebebi
ama sart degil- basarili olmayacaginiz hiçbir is yoktur. Yeter ki akliniza
koymus olun.
9. Cennetin ayaklarinizin altinda olmasi için sadece 9 ay 10 günlük bir
süreye ihtiyaciniz vardir.
10. Tekstil sanayii; korse, popoyu kaldiran külot, takviyeli sutyen vs.
ürünleriyle sizin için seferber olmus durumdadir.
11. Sizi mahcup edecek bir uzvunuz yoktur.
fıkranın devamı

1.Pamela Anderson.
2.Filmlerdeki çiplaklik sahnelerinin yildizlari genelde disidir.
3.Bes günlük bir tatil için minik bir çanta yeterlidir.
4.Spor karsilasmalari.
5.Telefon konusmalariniz maksimum 30 saniyedir.
6.Arkadaslarinizin seks hayatini gözlemlemeniz gerekmez.
7.Tüm konservelerinizi siz açarsiniz.
8.Tuvalet ihtiyacinizi kadinlardan %80 daha hizli ve pratik giderirsiniz.
9.Eski arkadaslariniz kilo almis yada vermis olusunuzla ilgilenmezler.
10.Kuaförde saatler harcamazsiniz.
11.Disilerden %98 daha hizli zap yaparsiniz.
12.Pembe dizilerle zaman kaybetmezsiniz.
13.Poponuz ise alinmanizda asla bir kriter degildir.
14.Tüm orgazmlariniz gerçektir.
15.Tecavüzcüler sizle ilgilenmez.
16.Her yere yaninizda gereksiz seylerle dolu bir çanta götürmek zorunda kalmazsiniz.
17.Yaslanirsaniz Viagra kullanirsiniz.
18.Tuvalete yardimci bir grup arkadasiniz olmadan gidebilirsiniz.
19.Soyadiniz oldugu gibi kalir.
20.Bir otel yatagini toplanmamis bir sekilde birakabilirsiniz.
21.Kendi yemeginizi öldürebilirsiniz
22.Düsüncesizlikleriniz için ekstra kredi sahibisinizdir.
23.Hiç kimse sizi (onu) yutarken hayal etmez.
24.Tuvaleti silmek zorunda degilsinizdir.
25.10 dakikada tras olup, dus alip hazirlanabilirsiniz.
26.Kendinizi tatmin
etmek için yardimci bir titresimli faktöre ihtiyaç duymazsiniz.
27.Bayan patronlara karsi avantajlisinizdir.
28.Ne kadar çirkin olursaniz olun sizden hoslanan bir karsi cins bulunur. (bkz. Quassimodo)
29.Dügün planlariyla ilgilenmezsiniz.
30.Biri sizi bir yere davet etmeyi unutursa hala arkadasiniz olabilir.
31.Bir partide sizin kiyafetinizin aynini giyen biriyle tanisirsaniz onunla hayat boyu arkadas olabilirsiniz.
32.İç çamasırlaınız pazarda 500.000TLdir.
33.Bilimum güzellik yarismalari.
34.Sizin emrinizde çalisan insanlardan hiçbiri sizi aglatma gücüne sahip degildir.
35.Boynunuzun altinda kalan hiçbir vücut bölgesini tıras etmezsiniz.
36.Her aksam killi poponun birine arkanizi dönmek zorunda degilsinizdir.
37.Otuz dört yasinda ve hala bekarsaniz kimsenin umurunda olmaz.
38.Adinizi kara sidikle yazabilirsiniz.
39."Uzaga iseme" yarismalarinda tartismasiz bir üstünlük saglarsiniz.
40.Çukulata sadece bir çesit tatlidir, kaçilmasi gereken bir güzel sey degil.
41.Cumhurbaskani olabilirsiniz.
42.Yolcu koltugunda da yolculuklardan zevk alabilirsiziniz.
43.Çiçekler her seyin anahtari, her sorunun çözümüdür.
44.Diger insanlarin duygularina çok önem vermeniz sizden beklenmez.
45.Çalisma saatlerinizin %90'ini seksi düsünerek geçirebilir ve tam verim alabilirsiniz.
46.Islanacaginiz bir ortama beyaz bir t-shirt ile gidebilirsiniz.
47.Üzerinde "Hâ$$îktir ordan!" yazan bir t-shirt giyebilirsiniz.
48.Üç çift ayakkabi yeter de artar bile.
49.Araba tamircisine kolayca gidebilir ve hatta orada muz bile yiyebilirsiniz. Basiniza bir sey gelmez.
50.Istedginizi söylersiniz ve insanlarin sizin hakkinizdaki düsüncelerini takmazsiniz.
51.Leonardo DiCaprio'nun hoslanilacak biri bile olmadigini daha kolay anlarsiniz.
52.Arkanizdan fazla kisi konusmaz; konussa bile aldirmazsiniz.
53.Sicak bir günde gömleginizi çikartabilirsiniz.
54.Yanliz yasiyorsaniz annenizin sizi ziyaret etmesi arifesi hariç evinizi asla toplamayabilirsiniz.
55.Tüm tamirciler size gerçegi söyler, doru fiyati teklif eder ve pazarliga daha açiktirlar.
56.En yakin arkadasinizla saatlerce oturup "Benden hoslaniyor olmali" seklinde düsünmeden maç seyredebilirsiniz.
57.Sevgilinizin sizden ayrilmaya çalistigini ima ettigi cümleleri asla yanlis anlamazsiniz.
59.Ruhsal durumunuz çok zor degisir.
60.Dünyaniz isediginiz yerdir.
61.Mekanik aletleri diger cinsten daha kolay kullanir, onlari yönetirsiniz.
62.Arkadasinizin yeni saç biçiminizi fark etmesi sizi pek ilgilendirmez.
63.Clint Eastwood'a hayran oldugunuzda için ona benzemek istemezsiniz ya da benzemek için kilo verme geregi duymazsiniz.
64.Asla bir önceki benzin istasyonunun çalisanlarini begenmediginiz için digerine 20 km yol almazsiniz.
65.Bir içecek sisesini açmanin en az 20 farkli yolunu bilirsiniz.
66.Ne giyerseniz giyin, bacaklarinizi farkli yönlere sonuna kadar açarak oturabilirsiniz.
67.Ayni is . . . Fazla maas.
68.Gri saç ve kirisikliklar karizma katar.
69.Gelinlik - 200$, frak kirasi - 100$
70.Bir atista 400 milyon sperm ile 15 denemede dünya nüfusunu ikiye katlayabilirsiniz - en azindan teorik olarak.
71.Diger insanlarin yemeklerine ve tatlilarina ilgi duymazsiniz.
72.Uzaktan kumanda sadece ve sadece sizindir.
73.Siz insanlarla konusurken asla gögüslerinize bakmazlar.
74.Eurosport'da ki birbirinden ilginç motor sporlari.
75.Formula 1.
76.Bir arkadasiniza hediye götürme geregi duymadan da ugrayabilirsiniz.
77.Bekarliga veda partileri kina eglencelerinden kat kat iyidir.
78.Annenizle normal ve saglikli bir iliskiniz vardir.
79.Erkek çocuklar aileler tarafindan -genelde- daha çok sevilirler.
79.Kolayca prezervatif alabilirsiniz. (Eczaci sizi çiplak olarak hayal etmez)
80.Banyoya gidip makyaj tazelemenize gerek yoktur.
81.Makyaj yapmaniza gerek yoktur!
82.Eger bir arkadasinizi arayacagim deyip aramazsaniz o arkadaslariniza sizin degistiginizi söylemez.
83.Bir gün uyandiginizda pis, yasli bir adam oldugunuzu fark edeceksiniz.
84.Muayyen gunleriniz olmadigi icin istediginiz zaman rahatlikla denize girebilirsiniz.
85.Ev hayvaniniz varsa onun yemek ve tuvaletiyle ilgilenmeyebilir, ama onunla oynayabilirsiniz.
86.Her durumu "$îKtir et" diyerek rasyonalize edebilirsiniz.
87.Prenses Di'nin ölümü sizin için sadece baska bir ölüm ilanidir.
88.Gegirmek normal bir seydir. Bunun zevkine varabilir ve hatta iyi gegiriyorsaniz bu olay arkadaslariniz tarafindan saygi ile karsilanabilir.
89.Ruhsal durumunuz yüzünden seksüel bir sansi kaçirmazsiniz.
90.Steven Seagal gibi büyük bir sahsi yakindan anlayabilir, ona hayranlik duyabilirsiniz.
91.Normal disi bir durum hariç estetik ameliyata ihtiyaç duymazsiniz.
92.Mekanik bir dalgamatik çalismadiginda onu yumruklayip firlatabilir, bundan zevk alabilirsiniz.
93.Yeni ayakkabilar yüzünden büyük acilar çekmezsiniz.
94.Porno filmler tam sizin istediginiz gibi tasarlanmistir.
95.Herkesin dogum günü yada yilbaslarini hatirlamak zorunda degilsinizdir.
96.Birinden nefret etmek onunla seksüel bir yakinliginizin olmasini engellemez.
97.Arkadaslariniz asla size "Ee, degisik bir sey fark ettin mi" teklinde tuzaklar kurmazlar.
98.Internet ve olanaklari.
99.Cinsel organinizla gurur duyabilir, ona isimler takabilirsiniz. Yaratici degilseniz "Osman" diyebilirsiniz.
100.Ve ''ben Erkegim'' demek bile yeter...
fıkranın devamı

İşte, erkekleri sinir etmek için yeni ve geliştirilmiş tüyolar:

1. İlk önce aşkınızı ilan edin; onu da kendinize aşık edin; sonra bir yanlışlık olduğunu söyleyip geri çekilin.

2. İlk önce, "ömrümün sonuna dek seninim" deyip kendinize bağlayın. Daha sonra "Aşk, sürdüğü müddetçe ebedidir" deyin. Bu, onu cin çarpmışa çevirecektir.

3. ğabriel ğarcia Marquez`in Kolera Zamanı Aşk`ını okumasını coşkuyla salık verin ve romandaki kahramanın 51 yıl aşkını beklemesi gibi bir davranış sergilemesini ondan da umduğunuzu ima edin.

4. Kontrolün kimde olduğunu göstermek için, onun telefonlarına ve e-posta mesajlarına - verecekseniz bile - hep geç cevap verin.

5. Telefon ettiğinizde de, kendinizi odadaki kişiyle konuşmayı kesmek zorunda hissetmeyin. Bırakın, telefondaki erkek arkadaşınız beklesin ve konuşmanızın yalnızca sizin tarafını dinlemek zorunda kalsın.

6. `Yanlışlıkla` özel notlarını okuyun, sonra hesap sorun.

7. Eski erkek arkadaşınıza iletmeniz gereken bir mesajı yanlışlıkla onun telesekreterine bırakın.

8. Evini ziyaret ettiğinizde telefon çalarsa, suçlar bir biçimde "Hmm, bu da kim olabilir?" diye dudak bükün.

9. Randevulara 15 dakika geç gitmeyi adet haline getirin. Bir gün, haklı sebepten de olsa geç kaldığında küplere binin.

10. Hatta randevulara hiç gitmeyin. Sözlerinizin hiç birini tutmayın.

11. Sizi kentin en pahalı restoranlarından birine götürmesini sağlayın; yemek gelince de yüksek sesle porsiyonların küçüklüğünden yakının. Ya da kıtlıktan çıkmış gibi yiyin.

12. Evinizin en göze çarpan köşesine eski erkek arkadaşınızın çerçeveli resmini asın.

13. Yatak yapmayı, ütülemeyi, yemek pişirmeyi, temizlik yapmayı bilmemezlikten gelin.

14. İlk öpüştüğünüzde dilinizi boğazına kadar sokun.

15. İzinizi bırakın: boynunun görülebilecek bir yerini İsırın.

16. O evinden bir başka yere taşınırken, münasip bir biçimde tatile çıkın.

17. Bir başka erkek arkadaşınız olduğunu söylemeyi unutuvermiş olun.

18. Onu iş yerinde ziyarete gittiğinizde, amiri ya da daha iyisi memuru ile kesişin.

19. Arkadaşlarının yanında küçük düşürün.

20. Annesini eleştirin. Ebeveynini ziyerete gittiğinizde, onun hiç sevmediği elbisenizi bilhassa giyin. En yakın akrabalarının, kardeşinin falan adını unutun.

21. Sözüm ona size hediye aldığı ütü, ekmek kızartma makinesi, mikser gibi ev eşyalarını yılbaşında annesine hediye edin.

22. En sevdiği dostunu sürekli eleştirin.

23. Vereceği partiden önce en ilgisiz konuda kavga çıkarın ve bütün gece suratınızı asın.

24. Gideceğiniz partide kravat takma mecburiyeti olduğunu söylemeyin.

25. O arabayı sürerken sürekli karışın; arabanın orasına burasına tutunun; frene basıyormuş gibi yapın.

26. Siz arabayı kullanırken, kaybolsanız bile durup yön sormayı reddedin.

27. Film seyrederken elini tutmayın.

28. Esprilerine gülmeyin.

29. Michelle Pfeiffer`ı beğendiğinde hakarete uğramış gibi bozulun; Daniel Day-Lewis`i seyrederken kendinizden geçin, alkışlayın.

30. Eski kız arkadaşlarıyla dalga geçin.

31. Aşka hazırlık safhasında, anatomisinin aşağı kısımlarında rastgele bir şeyi tutun ve "Bu mu?!" diye sorun.

32. Sevişirken onun adı hariç, kendinizinki dahil herhangi bir ad haykırın.

34. Uyumak istediğinde, okumasanız da gece lambasını açık tutun.

35. Uyurken kol ve bacaklarınızla ahtapot gibi ona sarılın ki sabaha kadar bütün vücudu uyuşmuş olsun.

36. Çalar saatin sizin tarafınızda olmasında İsrar edin ama çaldığında, erişemeyeceğini bilerek, uyumayı sürdürün.

37. Her gece, o, yatağa girmenizi beklerken cilt bakımınızı son kerte yavaş yapın; çantanızı baştan düzeltin; bozuk paraları etajerin üzerine büyük bir itina ile yavaş yavaş dizin. Sonra, yosunlu maskeyle yatın.

38. İlişkinizi, gelecek kuşaklar için görüntüleyin; daha doğal oluyor diye hazırlıksızken fotoğrafını çekin.

39. Arkadaşlarınızla saatlerce telefonda konuşun; sonra o sizinle konuşmak istediğinde yorgun olduğunuzu, TV seyretmek istediğinizi söyleyin.

40. TV seyrederken, uzaktan kumanda ile kanalları durmaksızın değiştirerek kıvançla el maharetinizi gösterin.

41. Tam gazetesini, dergisini ya da kitabını okumak istediğinde TV`yi açıp sadece hanımlara hitap eden bir programı seyredin.

42. Ne okuduğunu görmek için elinden kitabı alın ve sayfayı kaybedin.

43. O tam gazete okuyacakken, ayağınızı kucağına uzatın ve ovmasını söyleyin.

44. TV`de heyecanla maç seyrederken odaya girip kanalı değiştirin; "Bu belgeseli kaçıramazsın" deyin.

45. "Meyve yemek ister misin?" diye sorun ve onun kalkıp getirmesini bekleyin.

46. O dışarı yemek almaya giderken aç olmadığınızı söyleyin. Sonra o yerken ağzınızın suları aksın; başınızı yana eğip, size de vermek zorunda kalıncaya kadar sessizce onu seyredin.

47. Sürekli ovulmak isteyin ama onu ovmak için hiç oralı olmayın.

48. O ilk önce ovarsa sizin de onu ovacağınıza söz verin; sonra uyuyakalın.

49. Evlilik lafı edildiğinde yüzünüz kireç gibi bembeyaz olsun.

50. Ne konuştuğunun farkında olmadığını söyleyin.

51. Konuşurken dinlemeyin.

52. Telefonda konuşurken esneyin ve o sırada uzandığınızdan rehavet çöktüğünü bahane edin.

53. Gününün nasıl geçtiğini sorun; sözünü kesin ve kendi gününüzü anlatın.

54. Gününün nasıl geçtiğini sorun; sonra öbür odaya geçin.

55. Gününün nasıl geçtiğini sormayın.

56. Arkadaşlara bir olayı tatlı tatlı anlatırken ortasında sözünü kesin ve siz bitirin.

57. Onun her gün biteviye yaptığı olağan bir işi siz yaptığınızda iltifat bekleyin.

58. Sizi sevdiğinizi söylediğinde boş gözlerle bakın.

59. Her fırsatta, "Ben demedim mi?" deyin.

60. Suratınızı asın; "Neyin var canım benim?" diye sorduğunda, "Hiç!" deyin.

61. Canınızın bir şeye sıkıldığını bildiğini bildiğinizi bildiğinde bile hala "Hiç!" deyin.

62. Nihayet, "Neyin var canım benim?" demekten vaz geçtiğinde kırılın ve artık duygularınıza eskisi kadar önem vermediği için serzenişte bulunun.

63. çok büyük bir kavgadan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranın ve yapmakta olduğunuz video kliple ilgili alakasız bir soruyu sakince sorun.

64. çumartesi günü hasta yatağında yatarken, arkadaşlarınızı davet edin ve iskambil oynayın.

65. Kilo aldığında, yerçekimsel özürlü olduğunu bilhassa belirtin.

66. Kilo vermek istediğinde, eski erkek arkadaşınızın egzersiz programını ya da gıda rejimini tavsiye edin.

67. Ona, kendi görsel zevkiniz için, en sevdiğiniz erkek artistin egzersiz videosunu alın.

68. Yeni saç traşı olduğunda aldırmayın, farkına varmayın.

69. Yeni aldığı elbisenin yakışıp yakışmadığını sorduğunda, gözünüzü TV`den ayırmadan yakıştığını söyleyin. Daha sonra baktığınızda, "A, bunu mu giyiyordun?" diye sorun.

70. Ona, `bitirim, son kerte yakışıklı` artist ve modellerin sizi hiiiç mi hiç ilgilendirmediğini, hep *onu* tercih ettiğinizi gereksiz yere, durup dururken anımsatın.

71. Onu, eski erkek arkadaşınızla sürekli karşılaştırıp, "Hayatım, o saçımın dağınık kalmasına hiç aldırış etmezdi" gibi bir laf edin.

72. Her yaşgününde, ilk verdiğinizde çok sevdiği tişörtün hep benzerlerini alın.

73. Onun yaşgününde, kendi gitmek istediğiniz bir etkinliğe bilet alın.

74. Kutlanacak herhangi bir günde, aslında kendinizin istediği bir şeyi hediye edin.

75. Yaşgününde ne istediğini yüzde yüz bildiğiniz halde, daha fazla memnun olacağına `emin` olduğunuz bambaşka bir şeyi alın.

76. Yaşgününü unutun; sonra üstünde üzgün bakışlı bir enik olan bir kart atın.

77. Yıllık tatil için birlikte biriktirdiğiniz parayla makyaj malzemesi alın.

78. Evi kendi zevkinize göre yeniden döşeyerek ona sürpriz yapın. Başka erkeklerle olan anılarınızı canlandıracak şeylerle süsleyin.

79. Tanınmayacak hale gelmiş eşyaları bile bir gün faydası olur diye atmayın.

80. İçine giremeseniz bile lise yıllarından kalan buluzunuzu giyin ve "öldu!" deyin.

81. Eve kedi almakta İsrar edin; başaramazsanız, evdeki bütün çiçeklere ad koyun.

82. önunla konuşacağınıza kedinizle konuşun.

83. Köpeği önüne gelene havlamaya ve saldırmaya başladığında, "Eğitilmesi için, artık köpeği okula gönderme zamanı geldi" deyin.

84. Mırın kırın ettikten sonra kuru temizleyiciden kerhen aldığınız elbisesini, kedinin üzerinde uyuması için yatağın üzerine fırlatın.

85. Sorulmadan, evin bütçesini dengelemek için öğütte bulunun.

86. Alışveriş sırası size geldiğinde, mümkün olduğunca, donmuş yiyecek alın.

87. Buz küpleri yapmaya yarar şeyi buzluğa susuz koyun.

88. İşten eve geldiğinde, akşam yemeği için eksik malzemeyi almak üzere, en yakını iki km ötede olan şarküteriye gönderin.

89. Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene yaptığı enfes yemeği TV seyrederek yiyin.

90. Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene yaptığı enfes yemeğin içine tuz başta olmak üzere her türlü baharatı koyun.

91. Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene yemek yaptıktan sonra, sızlanarak o gün hamburger yemek istediğinizi söyleyin.

92. Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene hazırladığı yemeği sizinle paylaşma girişiminde bulunma cesaretini kırın.

93. Kırk yılın başında, içinden geldiği için size yemek yapmak istediğinde ailenizden birinin çok iyi yaptığı bir yemeği yapmasını isteyin; tattıktan sonra yüzünüzü buruşturun.

94. Yemek pişirmesinin sizinki kadar iyi olmadığını söyleyin. Ancak, çok meşgul olduğunuzdan yemek pişirmeye ayıracak vaktiniz olmamış olsun.

95. çamaşır yıkama sırasının ona geldiği hafta, her gün üç kez elbise değiştirin. Hatta bir saat için giydiğiniz buluzu, katlayıp şifoniyere koymaktansa kirliye atmanın daha kolay, her duştan sonra havlunuzu değiştirmenin bayağı yararlı olduğunu birden farkedin.

96. Kan lekeli donlarınızı ortalıkta bırakın.

97. Tuvalet kağıdı bitince, bilhassa bir yolculuk için bir süre kent dışına gidecekseniz, ruloyu değiştirmeyin.

98. Traş losyonu yerine bol bol kullanmaya bayıldığı cilt temizleme losyonunuzu saklamayı ihmal etmeyin.

99. Islak havlunuzu yatağın üzerine, onun yattığı kısma fırlatın.

100. Asetonla temizlenemiyorsa temizlemeye, mutfak bıçağıyla düzeltilemiyorsa düzeltmeye değmez diye düşünün. 101. ö hazır olmasa bile garsona sipariş vermeye hazır olduğunuzu söyleyin.

102. öna sormadan onun için de siparişi verin.

103. Kendisine ait olmayan siyasi görüşleri ona atfedin.

104. Başınızdan geçen tatlı bir olayı anımsatın ve anlamsız gözlerle baktığını görünce, "öyle ya, o sen değildin" deyin.

105. Başka erkeklerle olan ilişkilerinizde belirsiz olun; sürekli tahmin etmeye çalışsın.

106. Yapılması gerekli bir şeyi gelecek hafta yapacağınızı söyleyin.

107. Yapılması gerekli bir şeyi gelecek hafta sonu yapacağınızı söyleyin.

108. Yapılması gerekli bir şeyi `yakında` yapacağınızı söyleyin.

109. Her şeyi baş ağrınıza yükleyin.

110. Annesi geldiğinde, abonesi olduğunuz Playgirl türü derginin ortalıkta gözükmesini sağlayın.

111. Kileri temizleyeceğinize söz verin; sonra sadece içindekilerin yerini değiştirin.

112. Evdeki hayvanın sizi daha fazla sevdiğini söyleyin.

113. Bir spora başlayın ama gerçekte sadece TV`den seyredin.

114. Eve yeni alınan bir aletin işletme talimatını "Bir moron bile bunu işletebilir" diyerek okumayı reddedin; sonra bozduğunuzda kabahatı fabrikada bulun.

115. Onun fütursuz alışveriş huyu üzerine ileri geri konuşun; sonra gidip yarım düzine çift ayakkabı alın.

116. Ertesi çarşıda bir çift daha alın; fazla mal göz çıkarmaz.

117. Sabah kendinize kahve yaptıktan sonra sütü dışarıda bırakın.
118. Yalancı tırnaklarınız salatanın içinden çıksın.

119. Dişinizi ilk önce siz fırçalayın ve macun köpük ve artığını lavabodan temizlemeyin.

120. Yatmadan önce banyoyu önce siz kullanın ve her yere su sıçratın. Naylon çoraplarınız ipte asılı, kanlı tamponlarınız yerde atılı kalsın.

121. Sorduğunda, evlenmek istediğinizi ama zamanını bilmediğinizi söyleyin.

122. Sorduğunda, `işler yoluna girdiğinde` evlenmek istediğinizi söyleyin.

123. Sorduğunda, `belki gelecek yıl` evlenmek istediğinizi söyleyin.

124. Kafası çok fena bozukken çocuk taklidi yaparak konuşun.

125. Kavgadan sonra çiçek gönderin ve artık herşeyin eskisinden daha iyi, güllük gülistanlık olduğunu varsayın.

126. Kilo vermeye çalışırken, "Harika görünüyorsun hayatım, tatlını yiyebilirsin" deyin; sonra geçen yılın pantalonlarına sığmadığını söyleyin.

127. Kendiniz 10 kg aldıktan sonra onun 2 kilo alması ile alay edin.

128. Hayatınızda onu hiç sakallı görmediğiniz halde a-acayip yakışacağını beyan edin.

129. Yetişkin hayatı boyunca bıraktığı sakal ve saçlarını dibinden kestikten sonra uzun saç ve sakalı ne denli çok sevdiğinizi söyleyin.

130. Saçınızı onunkinden daha kısa kesin.
131. Aşikar bir yalan söylemekten sakının. Kilolu görünüp görünmediğini sorduğunda "Yo, *aslında* hayır" deyin.

132. Sözde kompliman yapın; kaş yapayım derken, göz çıkarın: "Siyah da çok ince gösteriyor", "çildin de bayağı düzeldi" falan deyin.

133. Ah bir anlayabildiğinizde, kaygılarını tartışmaktan nasıl da mutluluk duyacağınızı belirtin.

134. Okumak için gece lambasını açık tuttuğunda şiddetle itiraz edin ama o uyumak istediğinde siz okumak için açık tutun.

135. Yatak odanızdaki TV`nin bir süre sonra kendiliğinden kapanacağı konusunda onu temin edin; sonra sabaha karşı söndürmek için kalkmak zorunda kaldığını gizlice ve haince seyredin.

136. Çamaşırlarınızı etraftan toplamayın; sonra "Burası darmadağın" diye yakının.

137. 3 yastıkta ısrar edin; o uyuduktan sonra onun tek yastığını da çalın.

138. Yorganın onun üstündeki kısmını da üstünüze çekin, donsun.
fıkranın devamı

Ay bu akşam değişik bir şeyler yapalım (Bırak)
Ay şekerim saçlarım böylemi güzel şöylemi güzel (Bırak)
Bazı şeyler artık bana yetmiyor (Bırak)
Annem seninle tanışmak istiyor (Bırak)
Babam seninle tanışmak istiyor (Bırak)
Bu gün kendimi yorgun istiyorum (Bırak)
Uçur beni (Bırak)
Hadi yiğidim, aslanım kalem kaşlım (Hemennn)
Ya bu ayki telefon faturamı sen ödesen (Düşünme bile)
Süreyya'nın erkek arkadaşının arabasını gördün mü? (Nee bırak tabi)
Ben demi o kıyafetten alsam (Koşarak uzaklaş)
Sinamamı olmaz ya günümüzü sinemayla berbat etmeyelim ama sen bilirsin
(Bırak, bırakmakla kalma tokat at)
Kendimi bu akşam ölecekmişim gibi hissediyorum (Bırak)
Evlenirsek ben ütü, çamaşır olayına girmem
(Bırak imkanın varsa kafa at yere düşerse tekmeyle devam et)
Ay bu kıyafet sana hiç yakışmamışşş
(Suz ve başka bir tarafa doğru ıslık çalarak yürümeye ba?la)
Sakaların batıyooooo (Uçan tekme at)
Diş etlerim de iltihaplanma çıktı öpüşmeyelim bir süre olurmu hayatım
(Döner tekme at midesine)
Cep telefonunu çaldırıp kapatırsa (Polis karakoluna yönlendir, bırak)
Hayatım ben makyajım? yapıp aşağıya ineceğim deyip 2 saat geçikiyorsa
(Saçlarını yol gözüne parmağını sok)
Burnumu biraz kaldırsam mı? (Kulağını ısır)
Siz erkekler futboldan ne anlıyorsunuz (Koşarak omuz at)
Özür dilerim geciktim
(Sopa varsa etrafta sopa ile kovala yoksa taş bul gerisini bırak içindeki hayvan bitirsin)
Eski erkek arkadaşımla bir yemek yesam ne olur ki
hem bana önemli bir şey söyleyecekmiş çok merak ettim
(Son sözlerinmi mezar taşın için biraz uzun oldu da )
Başkalarının hikayelerini dinleyipde siz erkekler çok hayvansınız derse
(Kafa göz dal suçu ben üzerime alırım)
Evlenince ben senin ayağına basacağım (Öyle bir tokat at ki anasını şaşırsın)
Ben eski hayatımda bir diktatörmüşüm biliyormusun
(İstiklal Marşını söylet :) ama siz şeklini biliyorsunuz kankalar)
Şu anda seninle konuşamam evde misafirler var (Dürbünlü tüfekle vur hemde 800 metreden)
Ay sıkıldım çıkalım bu filmden (Patlamış mısırları gırtlağına bas)
Hayır o arkadaşınla görüşmeni istemiyorum (!!!!!!!!!!!!!)
Ağızı açık yemek yediği zaman (Masayı fırlat sandalyeyi kır kafasında)
ALO KOCACIM NABER (!!!!! Evlenmeden hele aman amannnnnn bırak, hatta bırakma kaç)
fıkranın devamı

Trafik polisi Temel gece yarısı bir arabayı durdurmuş. Arabanın içindeki kadın sürücü, zil zurna sarhoş, pencereyi açmış :

- Buyurun,

- Ehliyetinuz lutfen.

Sarhoş kadın, elini makyaj çantasına atmış ve eline gelen aynayı Temel'e uzatmış. Temel aynayı dikkatle inceleyip sesini kibarlaştırarak :

- Özür dilerum, buyrun belgenizu. Polis oldiğunuzu söyleseydinuz, durdurmazdum.


fıkranın devamı

Trafik polisi Temel sarışın bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadın çantasını kucağına alıp aramaya başlar; ancak uzun süre geçmesine rağmen bir türlü aradığı şeyi bulamaz. Temel beklemekten bunalır ve sabırsız bir ifadeyle kadına söylenir:

"Hanfendi, aradığınızı bulamadığınız anlaşılıyor. Üzerinde kendi resminizin olduğu şeyi göstereceksiniz, acele edin lütfen."

Kadın bu uyarı üzerine telaşlanır ve kısa bir süre sonra "hah buldum" diye sevinçle çığlık atıp çantasındaki makyaj aynasını Temel'e uzatır. Temel aynayı ciddiyetle inceler ve kadına dönüp kibar bir ifadeyle konuşur:

"Buyrun belgenizi hanfendi. Özur dilerim, polis olduğunuzu söyleseydiniz durdurmazdım."
fıkranın devamı

Genç yönetmen yeni filmi için yüzü düzgün,
kamera karşısında rahat, düş gücü
gelişkin bir kadın oyuncu arıyordu.

Gazeteye ilan vererek adayları davet etmişti.
Gün boyu peş peşe girdiği mülakatlardan yorgundu.
O, kendine yeni bir kahve koyarken, sıradaki oyuncu adayını içeri
aldılar.

Alımlı genç kız, yüzünde meraklı bir tebessümle deneme kamerasının
karşısına oturdu ve yönetmenle sohbete başladı.
Adı Emile Muller'di.

Kısa hasbıhalden sonra yönetmen değişik bir şey denemiş olmak için
"Çantanızı açıp bana içindekileri birer birer anlatır mısınız?" dedi.

Genç kız arkadaki çantaya uzandı. Fermuvarını açtı.

Önce eline gelen iri kırmızı elmayı çıkarıp anlattı:

"Bu elmayı sabah tezgah başında meyvelerini parlatırken gördüğüm manav
hediye etti. Çok iştahlı bakmış olmalıyım."

Sonra bir kitap çıkardı.
Henüz kitabın ilk sayfalarında olduğunu ve okuduğu satırlardan çok
etkilendiğini anlattı. Romanın baş kahramanının dalaverelerinden söz
etti.

Ardından bir gazete çıkardı:
İş aranıyor ilanını orada okumuştu. Listede, başvuracağı başka işler de
vardı.

Sonra makyaj çantası, ajandası ve not defteri...

Yönetmen, bu sonuncudan rasgele bir sayfa çevirip okumasını isteyince
defteri açıp mahcup bir edayla okudu genç kız...
Özel duygulardı okudukları...

Derken çantanın gizli bölmesine attı elini...
Oradan iki fotoğraf çıkardı.

Biri uyuyan genç bir adam fotoğrafıydı:
"Sevgilim" diye açıkladı:
"Fotoğraf çektirmeyi hiç sevmez de... Ancak uykudayken çekebiliyorum
fotoğrafını..."

İkinci fotoğrafın annesinin evlenmeden önceki hali olduğunu söyledi. O
halini şimdikinden daha çok seviyordu.

Genç kızın, çantadan çıkarıp büyük doğallıkla anlattığı her bir nesne,
bir yapbozun parçaları gibi onun hayatından kesitler sunuyordu.

* * *

Bu oyun, 15 dakika kadar sürdü.
Sonunda yönetmen Emile'e teşekkür etti.

Çıkarken kapıdaki görevliye telefonunu bırakmasını söyledi.
"Arkadaşlar gelecek hafta sizi arar" dedi.

Emile çıkarken, yönetmenin asistanı girdi içeri...
Dışarıda bekleyen daha pek çok aday vardı.
Yönetmen gerindi.

Kısa bir mola vermek istediğini söyledi.
Hala aradığını bulamamıştı.
Yeni bir kahve doldururken karşısındaki sandalyeye asılı çantaya ilişti
gözü...

Biraz önce içindekilerin birer birer anlatıldığı çantaydı bu...
Telaşla asistanını uyardı:
"Giden kız çantasını unutmuş, hemen koşup yetiştirsene..."

Asistan kız sandalyeye baktı ve "Yoo... O benim çantam" dedi.
Yönetmen, koltuğundan ok gibi fırlayıp kapıya seğirtti.
Aradığı oyuncuyu bulmuştu.
fıkranın devamı

Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su kucuk televizyonu almayi dusunuyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gun magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama