Mantar Fıkraları

loading...


Heey dostum iyi haberlerini aldım, evlenmissin!!" "Evet bu 4. oldu" "Önceki üçüne ne oldu peki?" "Üçü de öldü.." "Yapma ya.. çok üzüldüm.. Nasıl oldu peki?" "İlk karım yediği mantarlardan zehirlenerek öldü" "Bu korkunç birşey.. peki ya ikincisi?" "O da mantar zehirlenmesinden öldü" "Tanrım ne kaderin varmış senin... Ya üçüncüsü? yoksa o da mı..." "Hayır hayır.. o boynu kırılarak öldü" "Anlıyorum.. kazaydı yani.." "Hayır... Mantarları yemedi...."

fıkranın devamı


- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...

fıkranın devamı


"Heey dostum iyi haberlerini aldim, evlenmissin!!"
"Evet bu 4. oldu"
"Onceki ücüne ne oldu peki?"
"Ücü de öldü.."
"Yapma ya.. cok uzuldum.. nasil oldu peki?"
"Ilk karim yedigi mantarlardan zehirlenerek öldü"
"Bu korkunc bisey.. peki ya ikincisi?"
"O da mantar zehirlenmesinden öldü"
"Tanrim ne kaderin varmis senin... ya ücüncüsü? Yoksa o da mi..."
"Hayir hayir.. o boynu kirilarak öldü"
"Anliyorum.. kazaydi yani.."
"Hayir... mantarlari yemedi.... "

fıkranın devamı


Temel idama mahkum olmuş. Son arzusu doya doya mantar yemekmiş.



-Ne biçim son arzudur bu?


-Zehirlidur tiye tiye pağa yedurmetiler. Şimti ağuz taduyla rahat rahat bir mantar ziyafeti çekeceğum.

fıkranın devamı


Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: - "Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir sey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir?", der. Müthiş heyecanlanan adam: - "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir. Şaşkınlıkla "Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar: "Sen içmeyecek misin?" Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"

fıkranın devamı

Temel idama mahkum olmuş. Son arzusu doya doya mantar yemekmiş.-Ne biçim son arzudur bu?-Zehirlid...
fıkranın devamı

Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar.İkisinin de arabası ma...
fıkranın devamı

Adamin biri California`da sahil kiyisinda yururken bir sise bulur. Sisenin mantarini acar acmaz icin...
fıkranın devamı

Bir köyde, bir karıyla adam, zuladan iş tutuyorlarmış. Dışarda haberleşip ahıra öyle giriy...
fıkranın devamı

Yeni evlenmiş karı koca Ahşap bir evin ikinci katında kalıyorlar Adam öylebir kıskanç ki so...
fıkranın devamı

Meftaların Son Sözleri
- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yıllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyim gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...
fıkranın devamı

Erkekler meyva, kadınlar top olsaydı...

20 yaşındaki erkek hindistan cevizi gibidir.

Dışından görkemli ama içinde az şey çıkar.

30 yaşındaki erkek mantar gibidir.

Tadı güzeldir ama tehlikelidir.

50 yaşındaki erkek portakal gibidir.

Yılda bir kere mevsimi gelir.

60 yaşındaki erkek kuru üzüm gibidir.

İçi sıkılmış ve buruşuktur.

********
18 yaşındaki kadın futbol topuna benzer.
Peşinden 22 erkek koşar.

28 yaşındaki kadın beyzbol topuna benzer.
Peşinden 8 erkek koşar.

38 yaşındaki kadın golf topuna benzer.
Peşinden 1 erkek koşar.

48 yaşındaki kadın pinpon topuna benzer.
İki erkek birbirine atar.
fıkranın devamı

Cem Yılmaz 2002


Ünlü şovmen Cem Yılmaz, gösterilerinde 'Buradan çıkınca anlatılanların hepsini unutacaksınız' der. Ama star muhabiri unutmamis . Okuyun, gülmekten ölün...


BİR buçuk aydır sahnelere çıkmayan Cem Yılmaz, dün Ankara'daydı. Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'nda sahne aldı. Kırdı, geçirdi. 'Evde espri yapamıyorum. Eve iş getirme diyorlar' diyerek başladığı programında politik esprilere de yer verdi. İşte, kahkaha makinesinin unutulmaz esprileri:


BİR komedyenin programını izledim. Kadın sünnetçi çıkarmıştı. İlk kadın sünnetçi. Ben 1978'de sünnet oldum ve sünnetçi kadındı. Böyle hatıraların olması gerekiyor komedyen olman için. Ben 30 sene sonra anlatırım diye kendime 5 yaşında sünnet organize etmiş olamam.


BENİ kadın sünnet etti. Bundan bahsederken belden aşağı birşeyden bahsetmiyorum. Sünnet bir hadisedir. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yer. Erkek çocuğun mürüvvetinin görüldüğü yerler sünnet, askerlik, evlilik. Gerçi sünnette daha net görülür mürüvvet. Ona mürüvvet diyorlar, enteresan bir şey. Kadın ismi vermiş olmaları tuhaf. Gerçi rahim diye de adam var olsun.


DİYARBAKIR'A gidiyordum uçakla. Hostesle muhabbet ediyoruz. Business'ta oturuyorum. Hep Business'ta otururum. Buraya da Business geldim. Ankara'ya business açılmış çok süper bir şey. Bilmeyen varsa söyleyeyim. Business iş amaçlı gidilen seyahat manasına gelmiyor. Portakal suyu veriyorlar sen de kendini bir b.k zannediyorsun. Aynı uçağın içinde ne sınıf yapıyorsun ulan. Portakal suyu içerken kendini ne zannediyorsun. 'Mersi canım. Bunu içmeden uçamıyorum'. Bir de perdeyle ayırmıyorlar mı tavım ona. Soruyorsun 'Somon var mı?' Arkana bakıyorsun. 'Fakirler, ekonomi, allah belanızı versin. Uçak sizin neyinize'. Bir hava yaratırlar ki sanki uçak düşünce Business'takiler ölmüyor.


HOSTESLE muhabbet ediyorum. Laf döndü dolaştı sünnete geldi. Eh business'ta oluyor böyle şeyler. Beni kadın sünnet etti dedim. Hostes dedi ki, 'Aaa kadınlar bindiği dalı kesmez ama'. Hostesin şakasına bak. Biz yapsak, aforoz ederler.

NE yaparsan yap ne olursan ol öleceksin. İnsan ölümlü bir yaratıktır. İnsan öleceğini bilir. Belgesellerde gördüğün kaplanlar aslanlar gibi değil. Belgeselde gördüğün kaplan, aslan hep koşacam zannediyor. O erkek aslanı görmüyor musunuz. Fönlü böyle. Artık ormanda nerede buluyorsa fönü. Bizimki daha kompleks bir yaşam. Öleceğini biliyorsun ve sıklıkla unutuyorsun. Hani ölümden dönenler anlatır ya; bir ışık geldi falan diye. O, kıça tıkılan pamuk.


SENİN inancını bilemem. İstersen toteme tap. Herkes ölecek. Mahşer var ya. Orası işte. Kıyamet kopsun herkes orada olacak. Büyük bir kokteyl gibi düşünün. İlk gün imza almaktan anan ağlayacak. Herkes orada çünkü. Aaa Sezar.


REENKARNASYONA inananlar var. Yok öyle bir şey. Hep şöyle yapıyorlar. 'Önceki hayatımda Rus Çariçesiydim' Hiç o..... olan yok. Hiç duyuyor musunuz, 'Önceki hayatımda taksi şoförüydüm'. Herkes kral...


HERKES yanacak dediğim bir kişi hariç. O da Fedon. Çünkü Fedon daha yanamaz. Fedon artık limitte onu direk cennete alacaklar.


TÜRK Hava Kurumu bizim memleketin en iyi çalışan kurumu. Kurban derisini veriyorsun ondan uçak yapıyor. Artık nasıl katlıyorsa. Bi de tuzlarsan F-16 oluyor diye bir geyik var ama yalan olmasın.


ASKERDE seni mesleğinle yönlendirirler. Terzisin terzi yaparlar. Atom mühendisiysen gazinoda televizyondan sorumlu olursun. Şahsına santral kuracak değil ya...


GENÇLİĞİN bir lafı vardır, 'En verimli çağımda askere aldılar' Sanki herifi soğuk füzyonu bulurken götürdüler. Bunu söylediği zaman komik durum oluyor. Ama günde sekiz saat antrenman yapması gereken baleti 8 ay botla gezdirirsen Kuğu Gölü'nden manda b.kuna transfer olur.


EN verimli çağımda askere aldılar. Ne yapıyordun ki? Verimli verimli evde oturuyordum. Ulan ben para basıyordum beni aldılar askere.


NİYE bedelli yapmadın diyorlar. 15 bin mark veriyordun 28 gün yapıyordun. Ben hiç para vermeden 550 gün yaptım. Bir de orada olanı biteni anlatıyorum senede 2 milyon dolar kazanıyorum. 28 günlük birikiminle single çıkaramazsın.


300 erkek yan yana yatıyorsun abi. Kalabalık bir erkek topluluğu demek, başka bir organizma demek abi. Kadın olmasa b.k içinde yüzeriz. Kadın kendine özenmen için sebeptir. Deodorant mı at gitsin. Konyalı arkadaşına koksan ne olur ya. Ayaklarını haftada bir mi yıkıyorsun. Ayda bir yıka. Kim senin mantar yetiştirmene birşey diyebilir. Askerliği yapmış olan o
kokuyu bilir.


KÜFÜR konusunda ben muzdarip bir insanım. Bu konuda bir çifte standart var. Vizontele'de ben bir adamı canlandırdım. Yazıldığı haliyle bir o..... ç..... O adamı başka türlü canlandırmanın imkanı yok. Bizim eski filmlerimizde falan küfür yoktur. Trajedi yaşanır, adamın karısına, kızına tecavüz, bir de köyü yakarlar. Bizim filmin kahramanı finalde gelir, 'Alçaklaaar'. Yani hiçbir caydırıcılığı olmayan.


BİR eroin kaçakçısının hayatını yapıyor herif. Böyle konuşuyor: Mal geldi mi? Geldi efendim. Fakat, filhakika malımız kantara girdi. Olur mu lan böyle. Bu adamlar böyle konuşmuyor ki. Mal geldi mi? Geldi a... koyum. Malın anasını s....ler.


DENİZ Harp Okulu'nun kuruluş yıldönümünde sahneye çıkıyorum. İlk mezunlar da gelmiş. Nasıl bir yaş ortalaması anlatamam. İlk 20 dakika eski Türkçe anlattım. Filhakika, buna mukabil bir sonraki latifede buluşmak üzere. Benden sonra Ajda Pekkan vardı, şöyle sundum: Yeni yetenek Ajda Pekkan. Abicim sıfır reaksiyon. Herkes onaylıyor. 'Bu kız çok tutacak' diyorlar.
AL kadehi ver al... Lider taklidi yaptım durduk yerde. Eskiden lider taklidi vardı. Şimdi çok zor. İki kişi koluna girecek. Amma zor iş.

14 Mart Tıp Bayramı'nda doktor arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Bizde sperm bankası var mı diye sordum. Yok dediler. Dedim isabet. İçinde banka lafı geçtiği için biri hortumlar rezillik olur.
fıkranın devamı

- Bakin simdi su bogayi nasil tek basima devirecegim.
- Komutanim, pimini çektikten sonra kaça kadar sayicaktik?
- Olum bu mantarlar zehirli degil, bak ben nasil yiyorum.
- Amma keskin virajmis yav!!
- Evet,Murteza benim, bi durum mu var?
- Bak simdi tren durmadan nasil atliycam.
- Yapma oglum seytan doldurur.
- Ben zaten ölmüsüm, hadi vur beni.
- Caniiim!!! Ne kadar sevimli bir köpeksin sen öyle.
- Merdiveni siki tut, tamam mi?
- Aaaa!! Kim koymus bu kabloyu yolun ortasina? Dur sunu kaldirayim suradan...
- Önüne baksana lan! Ne çarpiyon omzuma?
- Pardon, isteyerek olmadi.
- Evet arkadaslar! Dikkatle izliyorsunuz. Simdi bombanin pimini çekip 10'a kadar sayiyoruz... Bir, iki, üç, dört, bes, al...
- Bu kadar korkma canim! Bu yilanlarin hepsinin zehirleri alinmis.
- Vay beee!! Ne kadar da yüksekmis bu bina! Insanlar... Arabalar... Buradan karinca gibi gözüküyo.
- Oolum! Gel buraya çik. Armutlarin en iyisi agacin yukaris...
- Bu barajin ülkemiz için hayirli, ugurlu olmasini diliyor ve hafriyat çalismalarini baslatacak ilk dinamitleri patlatmak için dügmeye basiyorum.
- Aklinca beni kandirican öölemiii! Yutar miyim ben o oyuncak tabancayi?
- Höst ulan pis inek! Kalk su yolun ortasindan! Ne isin var burda! Deh! Deh! Deh! Ahh! N'oluyo size yaaa? (Hindistan'da)
- Uçagin pervanesini görüyon mu? O kadar hizli dönüyo ki sankim dönmüyomus gibi.
- Hey garson! Bir adet ketçap getirir misiniz? (El isareti kullanarak.)
- Yaklasmayyn!!! Atarim kendimi yoksa. Ahh imdaaaat.
- Yahu, su öndeki arabanin fren lambalari neden bu kadar sari ve parlak!
- Gel gel.Soguk ama alisiliniyor.
- Hazir misin? OK. Once bombadan cikan kirmizi kabloyu kes.
- Basagrisi ilacimi icip hemen gelicem.
- Kaplanlarda ayni kedi yavrulari gibidir. Bak boyle gidisindan sevicen bak iyi bak...
- Sakin olun, onlarla ben konusurum.
- Bu yol kestirmeden direk ana yola cikar.
- Hayir, ters tutmuyorum.
- Unutmadan, hemen hatirlatiyim, herhangi bir kaza ihtimaline karsi silahi temizlerken namlusunun ..
- Gel gel, boyu gecmiyo.
- Bakin simdi ayni seyi geri geri yapicam.
- Buralarda cig dusmesi pek ender gorulur, korkacak bisey yok.

fıkranın devamı

Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken Çarpışırlar.ikisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur.
 Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın.Arabalarımız mahvoldu ama ikimizde hiçbir şey olmadı.Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der.
fıkranın devamı

Bir köyde, bir karıyla adam, zuladan iş tutuyorlarmış. Dışarda haberleşip ahıra öyle giriyorlarmış. Karı *mını duvara dayar ve adam döşeyiverir boruyu.
Yine birgün karısının zamansız ahırdan çıktığını gören kocası sorar:
-Lan karı, bu saatte ahırda ne işin var?
-Yahu bey, hani doktora gittiğimizde benim kestanede mantar olduğunu söylemişti ya...
-Eeeeee!
-Ben de mantara iyi geliyor diye buzağıya yalatıyorum, iyi geliyor.
Adam şaşkın:
-Ulan, benim götümde de mantar var, pislikten olacak, bir de ben deneyeyim.
Adam içeri girer ve kadının tarifi ile götünü dayar duvara. Yavrum herif, karşıdan bir geçirir, adam beş adım geri sıçrayıp "Vaaayyy! *mına koydumunun buzağısı, bu sefer yadırgadı. Galiba boynuzunu soktu" der...
fıkranın devamı

-Heey dostum iyi haberlerini aldim, evlenmissin!!
-Evet bu 4. oldu
-Onceki ücüne ne oldu peki?
-Ücü de öldü..
-Yapma ya.. cok uzuldum.. nasil oldu peki?
-Ilk karim yedigi mantarlardan zehirlenerek öldü
-Bu korkunc bisey.. peki ya ikincisi?
-O da mantar zehirlenmesinden öldü
-Tanrim ne kaderin varmis senin... ya ücüncüsü?
-Yoksa o da mi..."
-Hayir hayir.. o boynu kirilarak öldü
-Anliyorum.. kazaydi yani..
-Hayir... mantarlari yemedi....
fıkranın devamı

Adamin biri California`da sahil kiyisinda yururken bir sise bulur. Sisenin mantarini acar acmaz icinden bir cin cikar. Cin adama derki, beni sise icinde hapsolmaktan kurtardin, simdi benden bir sey dile. Yalniz iyi dusun cunku bir tek dilekte bulunabilirsin.".
Adam dusunur tasinir, "Ben," der "hayatim boyunca Hawaii`ye gitmek istedim ama beni deniz tuttugu icin gemiye binemiyorum, ucaktan da cok korkarim. Hawaii`ye gidebilmem icin bana buradan oraya bir yol yap."
Cin dusunur, "Bak, bu gercekten muazzam bir is" der. "Okyanusun icine o yolu tasimak icin yerlestirilmesi gereken yuzbinlerce kolonu, o kolonlarin deniz dibine cakilmasini, daha sonrada yolun kaplanmasi icin gereken milyonlarca ton malzemeyi dusun. Gercekten cok zor bir olay. Normalde ben boyle bir sey soylemem ama gel sen vazgec bu dileginden baska bir dilekte bulun."
Adam tekrar dusunur. "Peki," der "Hawaii`ye yol dilegimden vazgeciyorum. Bana kadinlari nasil anlayacagimi ogret. Onlari neler mutlu eder neler mutsuz? Kadinlari gercekten etkileyip harekete geciren seyler nelerdir? Degisik ruh durumlarini nasil anlarim?"
Cin sorar:
"Yolu iki serit mi istiyorsun yoksa dort mu?"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama