Maske Fıkraları

loading...


Evli bir çift cadilar partisine davetliydi. Disariya çikmak için hazirlanirlarken kadinin migreni tuttu, evde kalmak zorundaydi.

Kocasina partiye yalniz gitmesini, onun eglencesini bozmak istemedigini söyledi. Biraz tartistiktan sonra adam kostümünü giydi ve partiye gitti, kadin da birkaç aspirin alip yatti.

Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek uyandi ve partiye giderek kocasina sürpriz yapmaya karar verdi. Tam hazirlanirken

- "Acaba ben yaninda degilken kocam neler yapiyor" diye düsündü ve kocasinin kendisini tanimamasi için degisik bir kostüm giyerek partiye gitti.

Oraya vardiginda bir kenarda onu izlemeye basladi. Kocasi arka arkaya degisik kizlarla ve onlarla çok yakinlasarak dansediyordu, nereye kadar gidebilecegini görmeye karar verdi.

Onunla çok samimi bir sekilde dansetmeye basladi, kulagina disariya çikabileceklerini fisildadi.

Arabalardan birine girerek sevistiler ve geceyarisindan önce maskeler çikarilmadan kadin eve gitti, kocasinin dönüsünü beklemeye basladi. Adam sabaha karsi 01.00 sularinda eve döndü ve dogru yataga gitti. Kadin:

- "Parti nasildi kocacigim" diye sordu, adam da
- "Sensiz hiç eglenemedim tatlim" diye yanitladi.
- "İnanmiyorum" diye cevapladi kadin, "bahse girerim çok eglenmissindir."
- "Gerçekten hayatim. Partiye gittigimde bazi arkadaslarla sıkıldık alt kata inip bütün gece poker oynadik."

"Fakat kostümümü ödünç verdigim o Allah'in cezasi herif harika vakit geçirdi".

fıkranın devamı


Temel ameliyat odasina alindi. Operatör, narkozcu ve yardimcilari içeriye
girdiler. Tam narkoz verilecegi sira Temel olanca dikkatiyle operatöre bakti
ve seslendi :
- Doktor, çikar o maskeyi ! Tanidum seni !..

fıkranın devamı


Hakim, suçlu Temel'e çikisti.
-Yaptigin isin utanç verici oldugunu bilmiyormusun?Bu isi yaparken hiç utanmadinmi?
Temel sessiz bir sekilde;
-Utanmaz olurmiyum hakim emice.Pu isi yaparken çok utandugum için maske takmisudumdur.

fıkranın devamı

Temel bir maskeli balonun yarışmasında kompozisyonuyla birinci gelmiş. Çırılçıplak, kafası...
fıkranın devamı

İşte, erkekleri sinir etmek için yeni ve geliştirilmiş tüyolar:

1. İlk önce aşkınızı ilan edin; onu da kendinize aşık edin; sonra bir yanlışlık olduğunu söyleyip geri çekilin.

2. İlk önce, "ömrümün sonuna dek seninim" deyip kendinize bağlayın. Daha sonra "Aşk, sürdüğü müddetçe ebedidir" deyin. Bu, onu cin çarpmışa çevirecektir.

3. ğabriel ğarcia Marquez`in Kolera Zamanı Aşk`ını okumasını coşkuyla salık verin ve romandaki kahramanın 51 yıl aşkını beklemesi gibi bir davranış sergilemesini ondan da umduğunuzu ima edin.

4. Kontrolün kimde olduğunu göstermek için, onun telefonlarına ve e-posta mesajlarına - verecekseniz bile - hep geç cevap verin.

5. Telefon ettiğinizde de, kendinizi odadaki kişiyle konuşmayı kesmek zorunda hissetmeyin. Bırakın, telefondaki erkek arkadaşınız beklesin ve konuşmanızın yalnızca sizin tarafını dinlemek zorunda kalsın.

6. `Yanlışlıkla` özel notlarını okuyun, sonra hesap sorun.

7. Eski erkek arkadaşınıza iletmeniz gereken bir mesajı yanlışlıkla onun telesekreterine bırakın.

8. Evini ziyaret ettiğinizde telefon çalarsa, suçlar bir biçimde "Hmm, bu da kim olabilir?" diye dudak bükün.

9. Randevulara 15 dakika geç gitmeyi adet haline getirin. Bir gün, haklı sebepten de olsa geç kaldığında küplere binin.

10. Hatta randevulara hiç gitmeyin. Sözlerinizin hiç birini tutmayın.

11. Sizi kentin en pahalı restoranlarından birine götürmesini sağlayın; yemek gelince de yüksek sesle porsiyonların küçüklüğünden yakının. Ya da kıtlıktan çıkmış gibi yiyin.

12. Evinizin en göze çarpan köşesine eski erkek arkadaşınızın çerçeveli resmini asın.

13. Yatak yapmayı, ütülemeyi, yemek pişirmeyi, temizlik yapmayı bilmemezlikten gelin.

14. İlk öpüştüğünüzde dilinizi boğazına kadar sokun.

15. İzinizi bırakın: boynunun görülebilecek bir yerini İsırın.

16. O evinden bir başka yere taşınırken, münasip bir biçimde tatile çıkın.

17. Bir başka erkek arkadaşınız olduğunu söylemeyi unutuvermiş olun.

18. Onu iş yerinde ziyarete gittiğinizde, amiri ya da daha iyisi memuru ile kesişin.

19. Arkadaşlarının yanında küçük düşürün.

20. Annesini eleştirin. Ebeveynini ziyerete gittiğinizde, onun hiç sevmediği elbisenizi bilhassa giyin. En yakın akrabalarının, kardeşinin falan adını unutun.

21. Sözüm ona size hediye aldığı ütü, ekmek kızartma makinesi, mikser gibi ev eşyalarını yılbaşında annesine hediye edin.

22. En sevdiği dostunu sürekli eleştirin.

23. Vereceği partiden önce en ilgisiz konuda kavga çıkarın ve bütün gece suratınızı asın.

24. Gideceğiniz partide kravat takma mecburiyeti olduğunu söylemeyin.

25. O arabayı sürerken sürekli karışın; arabanın orasına burasına tutunun; frene basıyormuş gibi yapın.

26. Siz arabayı kullanırken, kaybolsanız bile durup yön sormayı reddedin.

27. Film seyrederken elini tutmayın.

28. Esprilerine gülmeyin.

29. Michelle Pfeiffer`ı beğendiğinde hakarete uğramış gibi bozulun; Daniel Day-Lewis`i seyrederken kendinizden geçin, alkışlayın.

30. Eski kız arkadaşlarıyla dalga geçin.

31. Aşka hazırlık safhasında, anatomisinin aşağı kısımlarında rastgele bir şeyi tutun ve "Bu mu?!" diye sorun.

32. Sevişirken onun adı hariç, kendinizinki dahil herhangi bir ad haykırın.

34. Uyumak istediğinde, okumasanız da gece lambasını açık tutun.

35. Uyurken kol ve bacaklarınızla ahtapot gibi ona sarılın ki sabaha kadar bütün vücudu uyuşmuş olsun.

36. Çalar saatin sizin tarafınızda olmasında İsrar edin ama çaldığında, erişemeyeceğini bilerek, uyumayı sürdürün.

37. Her gece, o, yatağa girmenizi beklerken cilt bakımınızı son kerte yavaş yapın; çantanızı baştan düzeltin; bozuk paraları etajerin üzerine büyük bir itina ile yavaş yavaş dizin. Sonra, yosunlu maskeyle yatın.

38. İlişkinizi, gelecek kuşaklar için görüntüleyin; daha doğal oluyor diye hazırlıksızken fotoğrafını çekin.

39. Arkadaşlarınızla saatlerce telefonda konuşun; sonra o sizinle konuşmak istediğinde yorgun olduğunuzu, TV seyretmek istediğinizi söyleyin.

40. TV seyrederken, uzaktan kumanda ile kanalları durmaksızın değiştirerek kıvançla el maharetinizi gösterin.

41. Tam gazetesini, dergisini ya da kitabını okumak istediğinde TV`yi açıp sadece hanımlara hitap eden bir programı seyredin.

42. Ne okuduğunu görmek için elinden kitabı alın ve sayfayı kaybedin.

43. O tam gazete okuyacakken, ayağınızı kucağına uzatın ve ovmasını söyleyin.

44. TV`de heyecanla maç seyrederken odaya girip kanalı değiştirin; "Bu belgeseli kaçıramazsın" deyin.

45. "Meyve yemek ister misin?" diye sorun ve onun kalkıp getirmesini bekleyin.

46. O dışarı yemek almaya giderken aç olmadığınızı söyleyin. Sonra o yerken ağzınızın suları aksın; başınızı yana eğip, size de vermek zorunda kalıncaya kadar sessizce onu seyredin.

47. Sürekli ovulmak isteyin ama onu ovmak için hiç oralı olmayın.

48. O ilk önce ovarsa sizin de onu ovacağınıza söz verin; sonra uyuyakalın.

49. Evlilik lafı edildiğinde yüzünüz kireç gibi bembeyaz olsun.

50. Ne konuştuğunun farkında olmadığını söyleyin.

51. Konuşurken dinlemeyin.

52. Telefonda konuşurken esneyin ve o sırada uzandığınızdan rehavet çöktüğünü bahane edin.

53. Gününün nasıl geçtiğini sorun; sözünü kesin ve kendi gününüzü anlatın.

54. Gününün nasıl geçtiğini sorun; sonra öbür odaya geçin.

55. Gününün nasıl geçtiğini sormayın.

56. Arkadaşlara bir olayı tatlı tatlı anlatırken ortasında sözünü kesin ve siz bitirin.

57. Onun her gün biteviye yaptığı olağan bir işi siz yaptığınızda iltifat bekleyin.

58. Sizi sevdiğinizi söylediğinde boş gözlerle bakın.

59. Her fırsatta, "Ben demedim mi?" deyin.

60. Suratınızı asın; "Neyin var canım benim?" diye sorduğunda, "Hiç!" deyin.

61. Canınızın bir şeye sıkıldığını bildiğini bildiğinizi bildiğinde bile hala "Hiç!" deyin.

62. Nihayet, "Neyin var canım benim?" demekten vaz geçtiğinde kırılın ve artık duygularınıza eskisi kadar önem vermediği için serzenişte bulunun.

63. çok büyük bir kavgadan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranın ve yapmakta olduğunuz video kliple ilgili alakasız bir soruyu sakince sorun.

64. çumartesi günü hasta yatağında yatarken, arkadaşlarınızı davet edin ve iskambil oynayın.

65. Kilo aldığında, yerçekimsel özürlü olduğunu bilhassa belirtin.

66. Kilo vermek istediğinde, eski erkek arkadaşınızın egzersiz programını ya da gıda rejimini tavsiye edin.

67. Ona, kendi görsel zevkiniz için, en sevdiğiniz erkek artistin egzersiz videosunu alın.

68. Yeni saç traşı olduğunda aldırmayın, farkına varmayın.

69. Yeni aldığı elbisenin yakışıp yakışmadığını sorduğunda, gözünüzü TV`den ayırmadan yakıştığını söyleyin. Daha sonra baktığınızda, "A, bunu mu giyiyordun?" diye sorun.

70. Ona, `bitirim, son kerte yakışıklı` artist ve modellerin sizi hiiiç mi hiç ilgilendirmediğini, hep *onu* tercih ettiğinizi gereksiz yere, durup dururken anımsatın.

71. Onu, eski erkek arkadaşınızla sürekli karşılaştırıp, "Hayatım, o saçımın dağınık kalmasına hiç aldırış etmezdi" gibi bir laf edin.

72. Her yaşgününde, ilk verdiğinizde çok sevdiği tişörtün hep benzerlerini alın.

73. Onun yaşgününde, kendi gitmek istediğiniz bir etkinliğe bilet alın.

74. Kutlanacak herhangi bir günde, aslında kendinizin istediği bir şeyi hediye edin.

75. Yaşgününde ne istediğini yüzde yüz bildiğiniz halde, daha fazla memnun olacağına `emin` olduğunuz bambaşka bir şeyi alın.

76. Yaşgününü unutun; sonra üstünde üzgün bakışlı bir enik olan bir kart atın.

77. Yıllık tatil için birlikte biriktirdiğiniz parayla makyaj malzemesi alın.

78. Evi kendi zevkinize göre yeniden döşeyerek ona sürpriz yapın. Başka erkeklerle olan anılarınızı canlandıracak şeylerle süsleyin.

79. Tanınmayacak hale gelmiş eşyaları bile bir gün faydası olur diye atmayın.

80. İçine giremeseniz bile lise yıllarından kalan buluzunuzu giyin ve "öldu!" deyin.

81. Eve kedi almakta İsrar edin; başaramazsanız, evdeki bütün çiçeklere ad koyun.

82. önunla konuşacağınıza kedinizle konuşun.

83. Köpeği önüne gelene havlamaya ve saldırmaya başladığında, "Eğitilmesi için, artık köpeği okula gönderme zamanı geldi" deyin.

84. Mırın kırın ettikten sonra kuru temizleyiciden kerhen aldığınız elbisesini, kedinin üzerinde uyuması için yatağın üzerine fırlatın.

85. Sorulmadan, evin bütçesini dengelemek için öğütte bulunun.

86. Alışveriş sırası size geldiğinde, mümkün olduğunca, donmuş yiyecek alın.

87. Buz küpleri yapmaya yarar şeyi buzluğa susuz koyun.

88. İşten eve geldiğinde, akşam yemeği için eksik malzemeyi almak üzere, en yakını iki km ötede olan şarküteriye gönderin.

89. Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene yaptığı enfes yemeği TV seyrederek yiyin.

90. Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene yaptığı enfes yemeğin içine tuz başta olmak üzere her türlü baharatı koyun.

91. Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene yemek yaptıktan sonra, sızlanarak o gün hamburger yemek istediğinizi söyleyin.

92. Kırk yılın başında, içinden geldiği için özene bezene hazırladığı yemeği sizinle paylaşma girişiminde bulunma cesaretini kırın.

93. Kırk yılın başında, içinden geldiği için size yemek yapmak istediğinde ailenizden birinin çok iyi yaptığı bir yemeği yapmasını isteyin; tattıktan sonra yüzünüzü buruşturun.

94. Yemek pişirmesinin sizinki kadar iyi olmadığını söyleyin. Ancak, çok meşgul olduğunuzdan yemek pişirmeye ayıracak vaktiniz olmamış olsun.

95. çamaşır yıkama sırasının ona geldiği hafta, her gün üç kez elbise değiştirin. Hatta bir saat için giydiğiniz buluzu, katlayıp şifoniyere koymaktansa kirliye atmanın daha kolay, her duştan sonra havlunuzu değiştirmenin bayağı yararlı olduğunu birden farkedin.

96. Kan lekeli donlarınızı ortalıkta bırakın.

97. Tuvalet kağıdı bitince, bilhassa bir yolculuk için bir süre kent dışına gidecekseniz, ruloyu değiştirmeyin.

98. Traş losyonu yerine bol bol kullanmaya bayıldığı cilt temizleme losyonunuzu saklamayı ihmal etmeyin.

99. Islak havlunuzu yatağın üzerine, onun yattığı kısma fırlatın.

100. Asetonla temizlenemiyorsa temizlemeye, mutfak bıçağıyla düzeltilemiyorsa düzeltmeye değmez diye düşünün. 101. ö hazır olmasa bile garsona sipariş vermeye hazır olduğunuzu söyleyin.

102. öna sormadan onun için de siparişi verin.

103. Kendisine ait olmayan siyasi görüşleri ona atfedin.

104. Başınızdan geçen tatlı bir olayı anımsatın ve anlamsız gözlerle baktığını görünce, "öyle ya, o sen değildin" deyin.

105. Başka erkeklerle olan ilişkilerinizde belirsiz olun; sürekli tahmin etmeye çalışsın.

106. Yapılması gerekli bir şeyi gelecek hafta yapacağınızı söyleyin.

107. Yapılması gerekli bir şeyi gelecek hafta sonu yapacağınızı söyleyin.

108. Yapılması gerekli bir şeyi `yakında` yapacağınızı söyleyin.

109. Her şeyi baş ağrınıza yükleyin.

110. Annesi geldiğinde, abonesi olduğunuz Playgirl türü derginin ortalıkta gözükmesini sağlayın.

111. Kileri temizleyeceğinize söz verin; sonra sadece içindekilerin yerini değiştirin.

112. Evdeki hayvanın sizi daha fazla sevdiğini söyleyin.

113. Bir spora başlayın ama gerçekte sadece TV`den seyredin.

114. Eve yeni alınan bir aletin işletme talimatını "Bir moron bile bunu işletebilir" diyerek okumayı reddedin; sonra bozduğunuzda kabahatı fabrikada bulun.

115. Onun fütursuz alışveriş huyu üzerine ileri geri konuşun; sonra gidip yarım düzine çift ayakkabı alın.

116. Ertesi çarşıda bir çift daha alın; fazla mal göz çıkarmaz.

117. Sabah kendinize kahve yaptıktan sonra sütü dışarıda bırakın.
118. Yalancı tırnaklarınız salatanın içinden çıksın.

119. Dişinizi ilk önce siz fırçalayın ve macun köpük ve artığını lavabodan temizlemeyin.

120. Yatmadan önce banyoyu önce siz kullanın ve her yere su sıçratın. Naylon çoraplarınız ipte asılı, kanlı tamponlarınız yerde atılı kalsın.

121. Sorduğunda, evlenmek istediğinizi ama zamanını bilmediğinizi söyleyin.

122. Sorduğunda, `işler yoluna girdiğinde` evlenmek istediğinizi söyleyin.

123. Sorduğunda, `belki gelecek yıl` evlenmek istediğinizi söyleyin.

124. Kafası çok fena bozukken çocuk taklidi yaparak konuşun.

125. Kavgadan sonra çiçek gönderin ve artık herşeyin eskisinden daha iyi, güllük gülistanlık olduğunu varsayın.

126. Kilo vermeye çalışırken, "Harika görünüyorsun hayatım, tatlını yiyebilirsin" deyin; sonra geçen yılın pantalonlarına sığmadığını söyleyin.

127. Kendiniz 10 kg aldıktan sonra onun 2 kilo alması ile alay edin.

128. Hayatınızda onu hiç sakallı görmediğiniz halde a-acayip yakışacağını beyan edin.

129. Yetişkin hayatı boyunca bıraktığı sakal ve saçlarını dibinden kestikten sonra uzun saç ve sakalı ne denli çok sevdiğinizi söyleyin.

130. Saçınızı onunkinden daha kısa kesin.
131. Aşikar bir yalan söylemekten sakının. Kilolu görünüp görünmediğini sorduğunda "Yo, *aslında* hayır" deyin.

132. Sözde kompliman yapın; kaş yapayım derken, göz çıkarın: "Siyah da çok ince gösteriyor", "çildin de bayağı düzeldi" falan deyin.

133. Ah bir anlayabildiğinizde, kaygılarını tartışmaktan nasıl da mutluluk duyacağınızı belirtin.

134. Okumak için gece lambasını açık tuttuğunda şiddetle itiraz edin ama o uyumak istediğinde siz okumak için açık tutun.

135. Yatak odanızdaki TV`nin bir süre sonra kendiliğinden kapanacağı konusunda onu temin edin; sonra sabaha karşı söndürmek için kalkmak zorunda kaldığını gizlice ve haince seyredin.

136. Çamaşırlarınızı etraftan toplamayın; sonra "Burası darmadağın" diye yakının.

137. 3 yastıkta ısrar edin; o uyuduktan sonra onun tek yastığını da çalın.

138. Yorganın onun üstündeki kısmını da üstünüze çekin, donsun.
fıkranın devamı

ADAM- Sevgilim bugünlerde çikabilecek miyiz? Hayir hazirlanman birkaç yil daha sürecekse bu kiyafetlerle çikmayalim.
KADIN- Neden?
ADAM- Moda degisecek hayatim... Ya da en azindan mevsim degisecek, yazlik kiyafetlerle üsümeyelim diyorum.
KADIN- Abartma.
ADAM- Sen de abartma. Bir buçuk saattir portmantonun aynasinda kendimi seyrediyorum ve sikildim.
KADIN- Bir de benim durumumu düsün. Yillardir ayni manzarayi seyrediyorum.
ADAM- Ne varmis manzarada?
KADIN- Pek kayda deger bir sey yok. Bir burun ve arkadaslari.
ADAM- Çok komik... Kadinlarin siradan bir evden çikis hadisesini neden bi kadar ciddiye aldigini anlamiyorum. Sanki bir daha dönmeyecegiz. Gidip bir evin bahçesinde köfte yiyecegiz, hepsi bu!
KADIN- Ona barbekü partisi deniyor canim.
ADAM- Öyle mi? Köftelerin bundan haberi var mi? Yoksa bizim salak köfteler asagilik bir mangalda can vereceklerini mi düsünüyorlar? Halbuki ne kizarmasi, parti kuruyor angutlar haberleri yok.
KADIN- Amma konustun ha... Geliyorum tamam.
ADAM-Gitmek istemedigim bir yere sayende acele ediyorum ya, ben asil ona yaniyorum.
KADIN- Neden gitmek istemiyormussun?
ADAM- Çünkü köfteleri mangala dizecek olan kisi senin eski sevgilin.
KADIN-Yine mi ayni konu?
ADAM- Evet ayni konu!
KADIN- Askim o yillar önceydi.
ADAM- Ama o yillarda da sevgililer sevisiyordu.
KADIN- Eee?
ADAM- Ne demek eee? Adamin senin memelerine bakip, siz bir de bunlari
benim zamanimda görecektiniz, diye düsünmesi beni rahatsiz ediyor.
KADIN- Kürsat'tan adam diye bahsetmen dogru degil.
ADAM- Madem bizim için adam sayilmiyor neden köftesini yemeye gidiyoruz?
KADIN- Sevgilim yillardir bu saçma konuyu konusuyoruz. Kürsat'layillar önce kisa bir iliskimiz oldu hepsi bu.
ADAM- Ne kadar kisa?
KADIN- Ne bileyim ben, iki ay filan.
ADAM- Memelerini görmesi için yeterli bir süre.
KADIN- Ben sana ilk erkegim oldugunu söyledigimi hatirlamiyorum.
ADAM- Iyi de bununla gurur duymasan iyi olur. Eski sevgililerinden bir takim kurma imkânimiz oldugunu biliyoruz.
KADIN- Kabalasma!
ADAM- Peki inceltelim. En azindan basketbol takimi kurabiliriz, yedeklerle beraber tabii.
KADIN- Anladim sen hazirda sorun bulamadin, yaratmaya çalisiyorsun.
ADAM- Hayir. Sadece insanlarin ayrildiklari insanlarla sürekli bulusup görüsmesini anlamiyorum. "Tanistirayim yeni sevgilim, eski sevgilim,bu da eski sevgilimin yeni sevgilisi, bu da yeni sevgilimin eski sevgilisi... Ne güzel degil mi? Hepimiz birbirimizin her yerini ezbere biliyoruz!"
KADIN- Buna çagdas yasam deniyor iste.
ADAM- Nesi çagdas bunun? Biraraya gelmemesi gereken insanlarin toplanip birbirlerine çagdas çagdas gicik olmalarinin ne manasi var? Zira benim Kürsat'i sevmem tibben mümkün degil. Ama etraf uyuz olmasin diye ona gülmem hatta belki de köfteleri pisirmesine yardim etmem gerekiyor.Hiçbir sey olmamis gibi. Hiçbir ortak yanimiz yokmus ya da bir sürü ortak yanimiz varmis gibi.
KADIN- Son söyledigin cümleyi anlamadim.
ADAM- Kürsat'la ortak yanlarimiz, ortak yanlarimizi ortaya koyup dost olmamiza engel oluyor, bilmem anlatabildim mi?
KADIN- Hayir anlatamadin.
ADAM- Onunla tek ortak yanimiz senin memelerin ve bu ortaklik beni rahatsiz ediyor.
KADIN- Sürekli memelerimden bahsettiginin farkinda misin?
ADAM- Özür dilerim. Kürsat'tan izin almaliydim. Ne de olsa memelerinin üzerinde onun da hakki var!
KADIN- Bak bütün bu söylediklerini saçmasapan bulmakla beraber, egerbu konuda birisi problem çikaracaksa o Kürsat olmali. Çünkü o varken sen yoktun!
ADAM- Tamam iste ben de bu yüzden onu köfte yemeye çagirmiyorum.
KADIN- Acikli olan su... Biz seninle beraber olmaya basladigimiz günlerde ben önceki iliskilerimi sana uzun uzun anlattim ve sen de büyük bir anlayisla dinledin. Ama sonuçta erkek oldugun için bana sahip oldugunu hissettigin andan itibaren masken düstü. Tarihime bile sahip çikmaya basladin! Senden önce hayatima giren herkesten nefret ediyorsun!
ADAM- Ama listede öyle adamlar var ki...
KADIN- Kimi kastediyorsun?
ADAM- Mesela o cüce olan, neydi adi?
KADIN- Takiyettin'i mi diyorsun?
ADAM- Evet Takiyettin. Ismi kendinden uzun. Salakliga bak. Bir cücenin adi en fazla Can olmali. Ama kompleks iste. Ailesi uzun göstersin diye dikine çizgili bir isim koymus. Takiyettin! Duyan bir sey sansin diye!
KADIN- Aklin sira asagiladigin adam üç kez TÜBITAK'tan ödül aldi.
ADAM- Biliyorum, yilin en kisa boylu bilimadami ödülü.
KADIN- Herkes senin gibi biçimsel bakmiyor olaylara.
ADAM- O da davetli mi?
KADIN- Gelir herhalde. Kürsat'in iyi arkadasidir.
ADAM- Hadi buyrun! Ne bu? Eski sevgililer toplanip kongre miyapacagiz?
KADIN- Kürtat'la beni Takiyettin tanistirmisti zaten.
ADAM- Öyle mi? Ne güzel... Ne demisti tanistirirkeng "Kürsat benim boyum kisa, memelere yetisemiyorum, sen bir baksana!"
KADIN- Sen gerçekten çok igrenç bir insansin.
ADAM- Asil igrenç olan sensin. Ben birlikte oldugum bütün kadinlari toplayip pirzola yapiyor muyum? Iyi biz de toplanalim o zaman.
KADIN- Taplanirsaniz haberim olmasin. O kadar besinci sinif kadinin arasinda görünmem dogru olmaz!
ADAM- Dogru. Benimkilerin arasinda TÜBITAK ödülü alan yok. Ama hepsi hiçbir yardima ihtiyaç olmadan üst raftan kitap alabiliyor.
KADIN- Bu kadar igrençlik yeter! Geliyor musun gelmiyor musun?
ADAM- Bagirmadan konus benimle!
KADIN- Ben bagirmiyorum!
ADAM- Bagiriyorsun!
KADIN- Geliyor musun sen?
ADAM- Hayir! Gelmiyorum!
KADIN- Sen bilirsin! Ben gidiyorum!
ADAM- Sen benim yüzüme kapi çarpamazsin! Zikkimin kökünü yiyin! Yalniz Kürsat'a söyle, benimle ilgisi yok, o memeler benden önce sarkmisti!
fıkranın devamı

Temel bir maskeli balonun yarismasinda kompozisyonuyla birinci gelmis.
Çirilçiplak, kafasinda gaz maskesi, elinde bir demet çiçek ve orasinda sallanan bir prezervatif.
Juriye göre: Çiplaklik fakirligi, gaz maskesi hava kirliligini, prezervatif bedensel kirliligi, bir demet çiçek ise doğayi simgeliyormus.
Hemen itiraz etmis Temel.
- Punu temek istemiştum. Kaput kullanmak, çiçegi gaz maskesiyle koklamaya penzer.
fıkranın devamı

Adamın biri eczaneye gider ve en sağlamından bir prezarvatif istediğini söyler. Eczacıda elinde bulunanlardan bir tanesini verir. adam orada deneyip deneyemeyeceğini sorar? Eczacıda arkadaki kabinde deneyebilceğini söyler. 2 dakika sonra adam gelir ve,
- ''daha sağlamı yokmu bu yırtıldı'' der.
Eczacı başka bir markanın prezervatifini verir ve adam denemeye gider. 2 dakika sonra çıkan adam gene yırtıldığını ve tekrardan;
- ''en sağlamını istiyorum'' der.
Eczacıda elinde bulunan en sağlam prevervatifi verir ve;
- ''bundan başkada yok'' der.
Biryandan da eczacı meraktan ölmektedir nasıl yırtıldığı konusunda ve adamı kabin boşluğundan izlemeye karar verir. Bir bakar'ki gözlerine inanamaz adam prezervatifi kafasına geçirmeye uğraşıyor.
çok sinirlenen eczacı;
- ''ne yapmaya çalışıyosun'' diye sorar.
pişkin bir şekilde cevap verir;
- ''bu akşam'ki baloya çük olarak gideceğim onun için kafama geçirmeye çalışıyorum'' der.
Sinirden köpüren eczacı;
- ''bence sen ağzının kenarına *ok sür *öt olarak git der''...
fıkranın devamı

Temel bir maskeli balonun yarışmasında kompozisyonuyla birinci gelmiş. Çırılçıplak, kafasında gaz maskesi, elinde bir demet çiçek ve *ikinde sallanan bir prezervatif.
Jüriye göre;
- ''Çıplaklık fakirliği, Gaz maskesi hava kirliliğini, Prezervatif de bedensel kirliliği, bir demet çiçek ise doğayı simgeler''.
- ''Hayır'' diye itiraz etmiş Temel.
- ''Punu temek istemiştum. Prezervatif kullanmak, çiçeği gaz maskesiyle koklamaya benzer''.
fıkranın devamı

Adamin biri eczaneye gitmis prezervatif istemis en buyuklerinden olsun demis tezgahtar otuz cm liklerden getirmis
-adam en buyugu bu mu demis tezgahtar merakla bir metre getirmis
-adam kardesim bir yetmis bes falan varsa onlardan alyim demis
-tezgahtar kusura bakmayin beyfendide ne yapacaksiniz onu diye sorunca
-aksama maskeli balo var ortalikta şey gibi dolasicam...
fıkranın devamı

Amerikada en az 3 farklı objeyi kullanarak dünyanın temel sorunlarının ifade edilmesine dayanan bir yarışma düzenlenir. Bu yarışmaya bizim Temel de katılır ve sahneye başında gaz maskesi elinde bir demet çiçek ve prezervatif takmış bir şekilde çıkarak birincilik ödülünü kazanır. Sunucu Temel'i yanına çağırarak bu objelerden maske ile dünyadaki çevre kirliliğine, çiçeklerle doğanın korunmasının gerekliliğine ve prezervatifle de doğum kontrolünün önemine dikkat çektiğiniz için bu ödülü size layık gördük der. Bunun üzerine Temel aslında ben " prezervatifle sevişmek gaz maskesiyle çiçek koklamaya benzer. " demek istemiştim der.

fıkranın devamı

Adamın biri eczaneye gider ve bir adet en büyük boy prezervatif ister.
Eczacı large boyunu çıkarır ve adama verir. Fakat adam çok daha büyük boy prezervatif istediğini, prezervatifi kafasından aşağıya geçireceğini söyler.
Eczacı şaşkınlıkla nedenini sorar;
-Akşam bir maskeli baloya davetliyim *arrak gibi ortada dolaşacağımda
fıkranın devamı

Evli bir çift cadılar partisine davetliydi.Dışarıya çıkmak için hazırlanırlarken kadının migreni tuttu, evde kalmak zorundaydı.Kocasına, partiye yalnız gitmesini, onun eğlencesini bozmak istemediğini söyledi.Biraz tartıştıktan sonra adam kostümünü giydi ve partiye gitti kadın da birkaç aspirin alıp yattı. Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek uyandı ve partiye giderek kocasına sürpriz yapmaya karar verdi.Tam hazırlanırken "acaba ben yanında değilken kocam neler yapıyor" diye düşündü ve kocasının kendisini tanımaması için değişik bir kostüm giyerek partiye gitti. Oraya vardığında bir kenarda onu izlemeye başladı. Kocası arka arkaya değişik kızlarla ve onlarla çok yakınlaşarak dansediyordu, nereye kadar gidebileceğini görmeye karar verdi.Kocasına yaklaştı,Onunla çok samimi bir şekilde dansetmeye başladı,kulağına dışarıya çıkabileceklerini fısıldadı. Arabalardan birine girerek seviştiler ve gece yarısından önce maskeler çıkarılmadan kadın eve gitti, kocasının dönüşünü beklemeye başladı. Adam sabaha karşı 01.00 sularında ve döndü ve doğru yatağa gitti. Kadin :
-"Parti nasıldı kocacığım" diye sordu, Adam da:
-"Sensiz hiç eğlenemedim tatlım" diye yanıtladı. Kadın,
-"İnanmıyorum" diye cevapladı, "Bahse girerim çok eğlenmişsindir" Adam
-"Gerçekten hayatım. Partiye gittiğimde bazı arkadaşlarla sıkıldık, alt kata inip bütün gece poker oynadık. Fakat kostümümü ödünç verdiğim o Allah'ın cezası herif bir eğlenmiş, bir eğlenmiş, anlata anlata bitiremedi....
fıkranın devamı

Temel bir maskeli balonun yarışmasında kompozisyonuyla birinci gelmiş. Çırılçıplak, kafasında gaz maskesi, elinde bir demet çiçek ve orasında sallanan bir prezervatif. Jüriye göre: Çıplaklık fakirliği; Gaz maskesi hava kirliliğini;
Prezervatif de bedensel kirliliği simgeliyormuş. Bir demet Çiçek ise doğayı simgeliyormuş. Hayır diye itiraz etmiş Temel.
- Punu temek istemistum.Kaput kullanmak, çiçeği gaz maskesiyle koklamaya penzer.
fıkranın devamı

Evli bir çift, cadılar gününde bir partiye davetliydi. Dışarıya çıkmak için hazırlanırken kadının migreni tuttu, evde kalmak zorundaydı. Kocasına partiye yalnız gitmesini, onun eğlencesini bozmak istemediğini söyledi.
Biraz tartıştıktan sonra adam, kostümü giydi ve partiye gitti. Kadın da birkaç asprin alıp yattı. Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek yataktan kalktı vepartiye giderek kocasına sürpriz yapmaya karar verdi. Tam hazırlanırken "Acaba ben yanında değilken kocam neler yapıyor? diye düşündü ve kocasının kendisini tanımaması için değişik bir kostüm giyerek partiye gitti. Oraya vardığında bir kenarda onu izlemeye başladı. Kocası arka arkaya değişik kızlarla dans ediyordu, nereye kadar gidebileceğini görmeye karar verdi. Onunla çok samimi bir şekilde dans etmeye başladı. Kulağına dışarıya çıkabileceklerini fısıldadı. Arabalardan birine giderek seviştiler ve gece yarısından önce maskeler çıkarılmadan kadın eve gitti, kocasının dönüşünü beklemeye başladı. Adam sabaha karşı 04:00 sıralarında eve döndü ve doğru yatağa gitti. Kadın "Parti nasıldı kocacığım?" diye sordu. Adam:
-Sensiz hiç eğlenemedim tatlım.
-İnanmıyorum! Bahse girerim çok eğlenmişsindir
-Gerçekten hayatım... Partiye gittiğimde bazı arkadaşlarla sıkıldık, alt kata inip bütün gece poker oynadık. Fakat kostümümü ödünç verdiğim o Allahın cezası herif, harika vakit geçirdi...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama