Morg Fıkraları

loading...

Geçen gün karşı binamıza güzel bir kız taşındı. Onu çok beğendim ve tanışmak istediğimi söyledim. Binada yaşayan kız arkadaşlarımla tanışmaları için yardım istedim ve numarasını alabileceklerini söyledim. Böylece onlara da borçlu oldum ve bir kahve sözü verdim. 


Kızlar gitti numarayı aldılar ve bana getirdiler. Ama bundan sonrası şanssızlık. Ben o numaraya şöyle bir mesaj attım, "Merhaba karşı binanızda yaşıyorum ve sizinle tanışmak istiyorum."

Gelen cevap ise oldukça şaşırtıcı oldu:

"Lütfen beni korkutacak mesajlar atmayın, evimizin karşısında morg var." 

fıkranın devamı


Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti.

Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu.

"Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı,sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü", dediler.

İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu;

-Bu neden sırıtıyor?

"Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü" diye açıkladılar.

Üçüncü ceset Temel'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu.

"Bu neden oldu?" diye sordu savcı.

"Efendim, buna yıldırım çarptı" dediler.

-Peki neden sırıtıyordu?

-Fotoğrafını çekiyorlar sanmış.

fıkranın devamı


Savci, morgdaki uc ceseti incelemek uzere gelmisti.

Birinci ceset siritiyordu. Savci nedenini sordu.
- "Milli piyangoda buyuk ikramiyeyi kazandi, sevincine dayanamadi, kalp krizi gecirdi ve oldu", dediler.

Ikinci ceset de siritiyordu. Savci sordu;
- "Bu neden siritiyor?"
- "Bunun da oglu dogmustu. Sevincten kalbine yenik dustu" diye acikladilar.

Ucuncu ceset Temel'in komur halindeki cesediydi. O da siritiyordu.

- "Bu neden oldu?" diye sordu savci.
- "Efendim, buna yildirim carpti" dediler.
- "Peki neden siritiyor?"

- "Fotografini cekiyorlar sanmis."

fıkranın devamı


Doktor beni morga mi goturuyorsunuz?..
- Evet.
- Ama ben daha olmedim ki...
- Olsun biz de daha gelmedik zaten...

fıkranın devamı


- Doktor beni morga mi goturuyorsunuz?..
- Evet.
- Ama ben daha olmedim ki...
- Olsun biz de daha gelmedik zaten...

fıkranın devamı


Savcı, morgdaki üç ceseti incelemek üzere gelmişti.
Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu:
- "Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı, sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü"
dediler.
Ikinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu:
- "Bu neden sırıtıyor?"
- "Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü"
diye açıkladılar.
Üçüncü ceset Temel'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu.
- "Bu neden öldü?"
diye sordu savcı.
- "Efendim, buna yıldırım çarptı"
dediler.
- "Peki neden sırıtıyor?"
- "Fotoğrafını çekiyorlar sanmış."

fıkranın devamı


- Doktor beni morga mi goturuyorsunuz?..
- Evet.
- Ama ben daha olmedim ki...
- Olsun biz de daha gelmedik zaten....

fıkranın devamı


Savci, morgdaki uç ceseti incelemek uzere gelmisti.
Birinci ceset siritiyordu. Savci nedenini sordu.
"Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandi, sevincine dayanamadi, kalp krizi
gecirdi ve öldü", dediler.
Ikinci ceset de siritiyordu. Savci sordu :
- Bu neden siritiyor?
"Bunun da oglu dogmustu. Sevincten kalbine yenik düstü" diye acikladilar.
Üçüncü ceset Temel in kömür halindeki cesediydi. O da siritiyordu.
"Bu neden oldu?" diye sordu savci.
"Efendim, buna yildirim çarpti" dediler.
- Peki neden siritiyor?
- Fotografini cekiyorlar sanmis...

fıkranın devamı

Birgün üç arkadaş otelde oda aramaya çıkmış. Sonunda bir otel bulmuşlar sonra memura hepsi ...
fıkranın devamı

- Doktor beni morga mi götürüyorsunuz?.. - Evet. - Ama ben daha ölmedim ki... - Olsun biz de dah...
fıkranın devamı

- Doktor beni morga mi goturuyorsunuz?.. - Evet. - Ama ben daha olmedim ki... - Olsun biz de daha ge...
fıkranın devamı

Savcı, morgdaki üç ceseti incelemek üzere gelmişti.
Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu:
- "Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı, sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü"
dediler.
Ikinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu:
- "Bu neden sırıtıyor?"
- "Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü"
diye açıkladılar.
Üçüncü ceset Temel'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu.
- "Bu neden öldü?"
diye sordu savcı.
- "Efendim, buna yıldırım çarptı"
dediler.
- "Peki neden sırıtıyor?"
- "Fotoğrafını çekiyorlar sanmış."
fıkranın devamı

Bir gün savcı, morga gelen cesetlere bakmış. Birinci ceset
sırıtıyormuş,
-Niye bu sırıtıyor? diye sormuş. Ordakiler de:
-Lotoda 6 bildi sevinirken kalpten gitti, demişler.
İkinciyi açmışlar o da sırıtıyomuş,
-Niye bu da sırıtıyor?
diye sormuş savcı. Ordakiler de:
-30 yıl sonra 1 trilyonluk iddiayı kazandı, sırıtırken gitti!, demişler. Sıra Temel'in cesedine gelmiş, açmışlar kömür gibi sırıtan bir ceset çıkmış. Savcı sormuş:
-Bu niye böyle diye.. Ordakiler de:
-Aslında onu yıldırım çarpmış ama o fotoğraf çekiliyor sanmış, poz vermiş.
fıkranın devamı

Adamın birinin dişi eşşegi kızana gelmiş..Eşşek bu dururmu kızana gelince başlarmış geceleri anırmaya.Komşular demişlerki adama:
- "Tepeköyde bol erkek eşşek var git orada çifleştir."
Adam atmış eşşeği traktörün römorguna çıkmış tepe köye çifleştirmiş eşşegi.Yalnız adama demişlerki:
- "Eger tutarsa eşşek ot yer tutmassa çamura yatar ozaman yine getirir yine çifleştiririz."
Adam tutmuş köyünün yolunu...Sabah olunca ilk işi eşşege bakmak olmuş, bakmış eşşek çamurda yatıyo doğru tepeköye tekrar..Öteki sabah yine bakmış eşşeğe "çamurda mı yatıyo yoksa otluyo mu" diye ..Eşşek yine çamurda:)adam atmış eşşeği römorga yine:)Bu böyle 1_2 ay sürmüş adam artık bıkkın bir şekilde hanımına sormuş :
- "Hanım baksana bizim eşşek yine çamurda mı yatıyo..yoksa artık tuttu da ot mu yiyooo??"
Kadın:
- "Hayır bey çamurda yatmıyoo.."
Adam:
- "Eee hele şükür be o zaman ot yiyooo tuttu tuttu"
diye bagırır!hanımı:
- "Hayır hayır bey hemen sevinme eşşek römörga çıkmış seni bekliyoooo:)"
fıkranın devamı

- Doktor beni morga mı götürüyorsunuz?..
- Evet.
- Ama ben daha ölmedim ki...
- Olsun biz de daha gelmedik zaten....

fıkranın devamı

Vietnam'da savaştıktan sonra evine dönmekte olan bir asker hakkında bir hikaye anlatılır...
San Francisco'dan ailesini aradı ve;
''Anne baba, eve dönüyorum ama sizden bir şey rica ediyorum.Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum.''
''Memnuniyetle... Onunla tanışmak isteriz'' diye cevapladılar.
Ogulları; ''Bilmeniz gereken birşey var'' diye devam etti. ''Arkadaşım savaşta agır yaralandı. Bir mayına bastı ve bir koluyla ayagını kaybetti. Gidecek hiç bir yeri yok, onun gelip bizde kalmasını istiyorum.''
''Bunu duyduguma çok üzüldüm oglum. Belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz.''
''Hayır anne, baba onun bizimle yaşamasını istiyorum.''
''Oglum'' dedi babası, ''Bizden ne istedigini bilmiyorsun. Onun gibi özürlü birisi bize korkunç yük olur. Bizim kendi hayatımız var ve bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına asla izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır.''
Oglu o anda telefonu kapattı. Ailesi ondan bir süre haber alamadı. Ama bir kaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon geldi. Ogullarının yüksek bir binadan düşüp öldügünü ögrendiler. Polis bunun intihar olduguna inanıyordu. Üzüntü içinde olan anne ve babası hemen San Francisco'ya uçtular ve ogullarının cesetini tespit etmek için şehir morguna götürüldüler. Onu tanıdılar, ve bilmedikleri bir şeyi daha ögrenince dehşete düştüler.

Ogullarının sedece bir kolu ve bir bacagı vardı!...


fıkranın devamı

- Doktor beni morga mi goturuyorsunuz?..
- Evet.
- Ama ben daha olmedim ki...
- Olsun biz de daha gelmedik zaten...

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama