Murat Fıkraları

loading...

Kasabanın en zenginlerinden olan Murat ağa, kendisinin çok akıllı olduğu için servet sahibi olduğunu sanırmış.Cumadan cumaya ...
fıkranın devamı



Bir İngiliz, bir Alman, bir de bizim Temel arabalarıyla şov yapıyorlarmış. İngiliz binmiş Mercedes'ine bir fren yapmış araba olduğu yerde durmuş. İnmiş arabadan "abs abs" demiş. Alman binmiş BMW'sine bir fren yapmış, onun arabası da olduğu yerde durmuş, o da "abs abs" demiş. Sıra gelmiş bizim Temel'e... Binmiş Murat'ına basmış frene durmamış, bir daha bir daha derken duvara girmiş. "Asd asd" diye diye arabadan. Herkes merak etmiş 'asd'nin ne olduğu tabii. Temel açıklamış:
"Anasını sattığımın durmayi!"

fıkranın devamı


Amcası Murat'a sordu:
-Sınıfta en çok sevdiğiniz arkadaşınız kim?
-Ahmet amcacığım.Geçen ders yılı bütün sınıfa grip yaydı.Bu sayede yirmi gün okula gitmeyip tatil yaptık



fıkranın devamı


Amcası Murat'a sordu:
-Sınıfta en çok sevdiğiniz arkadaşınız kim?
-Ahmet amcacığım.Geçen ders yılı bütün sınıfa grip yaydı.Bu sayede yirmi gün okula gitmeyip tatil yaptık.

fıkranın devamı


Temel birgün otobanda gidiyormuş derken arabası arıza yapmış.Otostop çekmiş ve önünde bir ferrari durmuş.Gece tabi ki bizim hacı muratı bağlamışlar ferrarinin arkasına. İp gözükmüyor. Binmeden önce Temel konuşmuş:
-Aman abi yüzü geçmeyelim benim arabanın boyası dökülüyor da , demiş.Tamam demiş adam koyulmuşlar yola iyi güzel giderken bizimkilerin yanından bir porje fişek gibi geçmesinmi adamın aklı başından gitmiş ibre çıkmış 250-300 gidiyorlar başabaş bu sırada helikopterle tespit yapan görevliler rapor veriyor:
-Ferrariyle porje kapışıyor, arkadan hacı murat sellektör yakıyor.

fıkranın devamı


Murat 131 aracın biri otobanda giderken benzininin bitmesi sonucu araç yerinde kalır aracın sahibi otobanda otostop yapmaya başlar tam o sırada mercedes marka bir arac murat 131 aracın yanında durur ve hayırdır kardeş der.:murat 131 aracın sahibi benzinim bittide size zahmet 20-30 km.ileride bir benzin istasyonu var giderken aracımıda çekermisiniz der. Mercedes aracın sahibi olur fakat ben buraları bilmem benzin istasyonuna yaklaştığımızda bana sellektör etki aracınızın farkına varayım ki benzin istasyonuna sizi bırakayım der. Murat 131 aracın sahibi aracını mercedese iyice halatla bağlar ve yola koyuyurlar.yaklaşık 10-15 km.giderken başka bir mercedes araba murat 131 mercedes arabaya yaklaşarak hız yapmaları için dalga geçer şeklinde murat 131 aracı çeken mercedes arabanın şöförüne hareket eder.bunu gören şöför dayanamayarak gaza basar ve murat 131 aracın varlığını bile unutur.(Bunun üzerine murat 131 arac benzin istasyonuna yaklaştığında boyuna sellektör eder.Bu sellektörleri murat 131 aracını çeken mercedes şöförü farkına varmaz.) Helikopterle trafik kontrollerini yapan trafik polisleri görürki 2 mercedes otobanda kapışmış ve süratlanmışlardır bunu derhal amirlerine haber verir amirim otoban yolunun üzerinde uçuyoruz fakat 2 mercedes kapışmış ve süratlı bir şekilde gidiyorlar demiş. Amirin cevabı olabilir orası otobandır karışma yetkimiz yoktur. demiş Trafik polisi tekrar ama amirim.: İKİ MERCEDES KAPIŞMIŞ GİDİYORLAR FAKAT ARKALARINDA BİR MURAT 131 ARACA BOYUNA SELLEKTÖR ETMESİNE RAĞMEN BU MURAT 131 ARACINA YOL VERMİYORLAR demiş.

fıkranın devamı


Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis:
-"Baba, meraba. Ben Lale...."
-"Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..."
-"Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..."
-"Hayirdir? Bi sorun mu var?...
Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir:
-"N'ooldu kizim? Anlatsana..."
-"Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..."
-"Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?..."
-"Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben onunla evlendim."
-"Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye, hemen bosanin..."
-"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi Internetten herkese yollayacakmis...."
-"Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?"
-"Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini."
-"Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden sonra Bankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..."
-"Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var..."
Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur:
-"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..."
-"Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...."
Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir:
-" Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..."
-"Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü..."
Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir:
-"Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana. Ilk isteyenle de evlendiricem...."
-"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..."
-"Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar haaa.....Kesin o zencidendir..."
-"Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..."
Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir.
-"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. Adresini ver bakiyim..."
-" Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda..."
-"Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne yaptin?...."
-"Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim..."
Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar:
-"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek için aramistim..."
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir:
-"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim degil, tatli canin sagolsun senin...."

fıkranın devamı

Kahvalti ediyorlardi. Tepkisini ölçmek için nisanlisinin gözlerine bakti :- Dün gece uykunda de...
fıkranın devamı

Küçük Murat anne ve babasinin yatak odasina oldukça münasebetsiz bir zamanda girmisti. Gördüg...
fıkranın devamı

Vatandaş dişinden tırnağından arttırdığı parayla aldığı murat 124 ünün üzerine titrer...
fıkranın devamı

Emrah kalkti, elinde bir listeyle bakkal Murat a gitti :- Bakkal amca, dedi, kilosu 525 liradan 7 ki...
fıkranın devamı

Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis: -"Baba, meraba. B...
fıkranın devamı

Oğretmen çocuğa sordu:-Birinci Murat hangi savasta olmustu?Çocuk biraz duşundukten sonra:-Katil...
fıkranın devamı

Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis: -"Baba, meraba. B...
fıkranın devamı

İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş;
- ''Baba, merhaba Ben Lale''.
- ''Ooooo Güzel kızım benim. N'abersin bakalim?''.
- ''Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla''.
- ''Hayırdır? Bi sorun'mu var?''.
Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;
- ''N'ooldu kızım? anlatsana''.
- ''Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş''.
- ''Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin'de bosaniyorsun''.
- ''Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı'ya ben onunla evlendim''.
- ''iyi halt ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın''.
- ''Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış''.
- ''Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?''.
- ''Ama babacığım O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını''.
- ''Peki Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı ögleden sonra Bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotografları''.
- ''Sağol baba Eeee şey bi'de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var''.
Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur;
- ''Kürtaj'mı? Bi'de hamile'mi kaldın o çocuktan sen?''.
- ''Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı... Zaten o yüzden ayrılıyoruz'ya''.
Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır;
- ''Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını''.
- ''İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü''.
Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür;
- ''Okuldan'mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli? Eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adım attırmiycam sana ilk isteyenle'de evlendiricem''.
- ''O iş zor be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben''.
- ''Allahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa... kesin o zencidendir''.
- ''Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır''.
Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
- ''Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek. Adresini ver bakim''.
- ''Mahmutpaşa Karakolu'ndayım gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında''.
- ''Karakol'mu? bi'de karakola'mı düştün layyynnn? Ne yaptın?''.
- ''Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse'ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım''
Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya başlar;
- ''Babacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım''.
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır;
- ''Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul'da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canın sağolsun senin''...
fıkranın devamı

ÇİN LOKANTASI
Sanıldığının aksine Çinlilerin eti hiç de lezzetli değil. Ben her
seferinde çıkarıyorum...

GENELLEME
Konuşurken genelleme yapmak sağlığınız için onulmaz yaralar
açabilir. Mesela bütün solak yeminli müşavirlerin sarışın ve kekeme
baldızları seks delisidir gibi bir genelleme yaparsanız bir daha
genelleme yapacak kadar yaşamanıza imkan tanımayabilirler.

MATEMATİK 3 (GENİŞLETİLMİŞ BASKI)
Tanrının o kadar kutsal kitap indirdikten sonra insanlara daha
faydalı olabilecek bir kitap indirmeye karar verdiğini hiç kimse
bilmez. Ben bile çok sonraları öğrenebildim. Tanrının yeni kitabı
belki hiç kimseye doğru yolu göstermeyecekti ama en azından
insanlar, kendilerine altı kere sekiz diye bir soru sorulduğunda
apışıp kalmayacaklardı. Evet Tanrı'nın indirdiği bu kitap şimdilerde
Lise 3 Matematik ders kitabı olarak okutulan kitaptır. Çok
şaşırdınız değil mi? Tabi hemen şunu da ifade etmeme izin verin ki
Matematik 3 kitabı da incil gibi tahrif edilmiş bu yüzden de
güvenilirliğini yitirmiştir. Bu yüzden bu kitaptan yola çıkarak
şer'i hükümler vermemiz maalesef pek mümkün değildir. Ama hiç
olmazsa artık altı kere sekizin kaç ettiğini biliyoruz. (kırksekiz)

ŞAMPUAN
Şayet saçınızın yarısını normal şampuanla saçınızın diğer yarısını
da Recois'la yıkarsanız bir süre sonra kişilik çatışması
yaşayabilirsiniz.

MÜSAİT BİR YER
İlk duyduğum zaman ben de sizin gibi minibüs duraklarını kasteden
bir laf sanmıştım ama sonradan araştırmaya başlayınca işin renginin
aslında hiç de öyle olmadığını farkettim... Yolcular aslında müsait
bir yerde diyerek şöföre bir mesaj vermeye çalışıyorlardı... Peki
yolcuların bu lafından sonra şöförün hemen düğmeye basarak otomatik
kapıyı açması hiç mi ilginç gelmedi size?..

DENİZ
Bir kahramanlık öğesi... Doğu Anadolu bölgemizde de deniz olsaydı
şimdi "kodumun Ermenilerini Doğu'da nasıl denize döktük ama" diye
övünebiliyor olacaktık...

GİZLİ AJAN
Ne yani, şimdi ajanlığı alenen yapanlar da mı var? Açık Ajan yani.
Madem yok, niye peki gizli ajan, o zaman? Salaklığın dikalası işte!

PREZERVATİF
Tecavüzlerde çük izi bırakmamak için icad edilmiş bir tür koruyucu.
Bizim Sağlık bakanlığımız da olayı ne sanıyor oysa.

OTOMATİK KAPI ÇARPAR
Evetş hemf de çofk kötü çarfıyorş... şlafş

KAVA
Kava demirci değil de şayet çıplak model olsa onunla bugün yine
böyle övünebilecek miydik, merak ediyorum doğrusu.

SAVAŞ
Geleneksel bir doğum kontrol yöntemi.

ALP BAHADIROĞLU
Halkı peşinden sürükleyip kurtuluşa götürecek bir kahraman olmak
için herşeye sahipti fakat kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçerken
ezildi.

İZLENİMCİ CABBAR BABA
Türk mafyacılığında bir devrim yaratarak ilk izlenimci hareketi
yaratan Erzurumlu mafya babası. Daha küçük yaştayken babasından
yediği tekme ve tokatların düzeysizliğinden ve bayalığından rahatsız
olan Küçük Cabbar otuzlu yaşlarında kurduğu mafyasıyla izlenimci
hareketi de başlatmış oldu. İşkence ettiği kurbanlarının
bedenlerinde virgül biçimli küçük dokunuşlar, mavi ve mor gölgeler
kaba saba işkenceye alışmış insanları şaşırttı. Çek ve senet
tahsilinde kullandığı teknikle her ne kadar Portekiz Fovistlerini ve
Fransız yeni avangardistlerini çağrıştırsa da arazi ve uyuşturucu
ticaretinde kullandığı işkence teknikleriyle yerini sağlamlaştırmış
oldu. Özellikle Heybeliada'da Bir Pazar Öğleden Sonrası adlı
izlenimci işkencesi, türünün en yetkin örneklerindendir. Fakat daha
sonra yapıtlarını Karaköy Vapur İskelesi Sergi Salonunda sergilemek
isteyince polis taafından enselendi ve idam edildi. Mezarı hala
izlenimciler tarafından ziyaret edilmektedir.

NOTA
Eşcinsel müzisyenlerin birbirlerine yazdıkları şifreli aşk
mektupları...

415.MURAT
Hepiniz şimdi kim bu ya diyorsunuz ama Cumhuriyet kurulmamış olsaydı
şu anda tahtta oturuyor olacaktı. Ya da kahraman yeniçerilerin
başında ikinci sefer sayılı Boing24 numaralı uçakla New York'un
fethine gidiyordu. Oysa Osmanlı Hanedanının son varisi 415.Murat şu
anda Kadıköy postanesinde Telefon tahsilatı bölümünde çalışmaktadır.
Bu arada bu sülaleye 1.Berke ve 1.Tonguç'un da eklendiğni
belirtmemde fayda var...


fıkranın devamı

Tankut nedir?
Hayatınızdaki sevdiğiniz, değer verdiğiniz bayanların yanına yakıştıramadığınız veya
acayip kıl olduğunuz erkek arkadaşı ve/veya adayına kısaca TANKUT diyoruz.

Neden kızlar tankutları seçer?
Çunki her genç kızın rüyası olan tiplerdirler.
Yakışıklı
Karizmatik
İyi para kazanan
Kariyer planlamasını yapmış ve bu yönde adım adım ilerleyen.
Entellektüel birikimi olan
Kızı ezmeden sahiplenen
Romantik
Ciks mekanları sık sık ziyaret eden

Neden tankut'tan nefret ediyoruz?
Tankut her zaman bize alternatiftir çünki,
her zaman bize göre bir artıları vardır
çirkinse karizmatiktir (bakınız okan bayülgen)
veya acaip yakışıklıdır (bakınız achiles)
sıradandır ama çok zengindir.

Alternatif tankut isimleri
Tankut, Berk, Taşkın, Berkcan, Çağıl, Çağan,
Barçın, Ufuk, Gökhan, Gökmen, Baran, Aybars, Göktürk

Tankut meslekleri
Bir borsa aracı kurumunda Dealer, Analist veya Broker
x bir firmada, İş Geliştirme Müdürü / Genel Koodinatör / Yönetim Kurulu üyesi
Bar/Cafe İşletmecisi
Ressam, tanınmamış müzisyen veya fotoğrafçı (ama aileden zengin)
Reklamcı (metin yazarı mesela)
Mücevher tasarımcısı

Tankut evleri
Tankutların evleri genelde şu özellikler barındırır.
Geniş en az 200 metre kare stüdyo daire,
az mobilyalı olacak evimiz ama teknolojik olacak,
ikiz yatak (yatağın tavanında ayna) ayna uygulaması tavşan ruhlu olanlarında vardır
büyük rahat koltuklardan oluşan oturma grubu,
amerikan mutfak,
oturma grubunun karşısına bir ev sineması sistemi,
mükemmel bir müzik seti dvd li filan,
evin içine serpiştirilmiş bir sürü irili ufaklı hoperörler,
muhakak ana tv sistemine bağlı hazır bekleyen xbox oyun makinesi ve kumandaları
Çekim yapmaya hazır amatörden biraz daha iyi video kamera ve ışık sistemi
yatak odasında geniş bir gardrop, boy boy kıyafetler.
geniş bir banyo (Fantaziye uygun büyüklükte küvet veya duruma göre jakuzi),
Evin temizliği ile uğraşan her gün öğleye doğru gelen 45 yaşlarında bir hanım.

Tankut Arabaları
Tankutların vazgeçilmez aksesuarı arabadır.
En büyük zevkleri hızlı araba kullanmaktır.
Çok zenginleri ferrari filan kasmaya çalışırlar ama genelde kullandıkları
araçlar 80 milyarın üzerindeki ithal otomobillerdir.
Mecbur kalmadıkları sürece arabada sevişmezler, araba onların mabedidir.

Tankut Bilgisayarları
Paraya para demediklerinden paranın alabileceği son model diz üstü bilgisayarları
kullanırlar. Meslekleri ile alakalı yazılımları kullanırlar ve pek nadir de olsa
chat yaparlar, güzelim makineler heba olur bu adilerin ellerinde.

Bu yetmezmiş gibi diz üstü bilgisayarlarına ipod veya cep telefonuna davranır gibi
davranırlar. Evde çalışma odalarında ayrıca büyük ve yine son model oyun oynamak
için hayvan bilgisayar sistemleri vardır.

Tankut Cep telefonları
Arkadaşlar nokia yeni model çıkardıkça cep telefonu değiştirirler. Anlaşmalı oldukları
sürekli yeni modelleri takip edip yeni model çıktıkça kendilerine haber veren
telefoncuları vardır.

İçlerinde maceracı ruha sahip olanları Motorolanın Hello Moto sunu veya simensin en
pahalı modellerinide tercih edebilirler.

Tankut ve nakit para
Klasik bir tankut'un üzerinde günlük harcamalar içim yaklaşık 500 YTL civarında nakit,
en az 200 euro ve en az 300 USD bulunur.

Ayrıca ani bir trafik kazası yapıp çarptıkları adamı şikayetten vaz geçirmek için 1 adet
1000 USD lik banknot katlı olarak cüzdanlarının dibinde saklıdır.

Tankut ve Kredi kartları
Tankutlar her daim likit olsalarda harcamalarının büyük kısmını Kredi Kartı ile yaparlar,
Tankutlara göre bar/cafe/restoran gibi mekanlarda ödemeyi nakit veya ticket (yemek çeki)
ile yapmak ayıptır. Yemek çekini sadece iş arkadaşları ile öğle yemeğinde sosisli yerken
kullanırlar.

Tankut ve Sinema
Tankutlarda kız portföyü geniş olduğundan vizyondaki tüm filimleri izlerler hatta
bazılarını birkaç kez tekrar izlemek zorunda kalırlar. Film zevkleri yoktur. Sinemayı
kızlarla vakit geçirilen bir mekan olarak düşünürler.

Tankut ve Tiyatro
Tankutlar sürekli sinema izleyicisi olmalarına rağmen tiyatroya ancak entel dantel bir
kızla çıkıyorlarsa mecburen giderler. Keza şiir dinletisi, imza günü, panel, konferans
gibi etkinlikleride tiyatro gibi değerlendirirler.

Tankut ve Müzik
Tankutların klasik bir müzik anlayışı vardır. Rakı içerken arabesk veya türk sanat müziği
dinlerler ancak günlük hayatta genelde yabancı pop olayındadırlar. Portföylerindeki
kızların müzik tercihlerine göre ritmini sevdikleri her müziği dinlerler.

Bunun yanında evlerinde geniş bir Klasik Müzik ve New Age arşivleri olur.
Sevişirken bu müzikleri tercih ederler.

Tankut ve Siyaset
Tankutlar Anap'ın Anap olduğu dönemde genelde Anaplıydılar. Bunlardan bazıları geçtiğimiz
dönemde uzan gazıyla genç partili oldular. Halen büyük çoğunluğu anap-dyp çizgisindedir.
Politikayla aktif olarak ilgilenmezler, faiz/euro-USD/güncel araba fiyatları gibi değerleri
vardır.

İçlerinde aile baskısı ile politikaya sokulmuş olanları vardır. Ülkemizde çok zengin ve büyük
aileler bizimde bi vekilimiz olsun diyerek zaman zaman bu gençleri ilerde girdiği partide bir
konuma getirip vekil seçtiririz düşüncesiyle gençlik kolları başkanlığı filan yaptırtırlar.

Tankut ve Kitap
Tankutlar kitap okur. Entellektüel birikimleri vardır. Siyaset hariç her konuda okurlar.
Tüm yeni çıkan kitapları okurlar, özellikle kızların takip ettiği Ahmet Altan (aldatmak),
Murathan Mungan (sende aşkları temize çektim...) gibi yazarları takip ederler. Özellikle
geçerli bir meslek sahibi olmayanları (misal : yazar, ressam, müzisyen vb...) muhakkak bir
roman denemesi yaparak en az bir 20 adet A4 dolduracak birşeyler karalamışlardır. Kızlardan
çok anlarlarmış gibi bu denemeleri okuyarak yorum yapmalarını isteyerek pirim yaparlar.

Tankut ve Televizyon
Klasik bir Tankut popüler dizileri takip eder, özellikle kızların sevdiği "Bir istanbul masalı",
"Haziran Gecesi" ve bunun gibi diziler favorileridir. kızlar sevdikleri diziler ile ilgili sohbet
etmeye bayılır. Bunun yanında yükselen değerlerimizden cnbc-e, ntv, cnn türk üçlüsünün sürekli
takipçileridirler. Bu 3 kanalın hemen her programını izlerler.

Tankut ve Romantizim
Tankutlar duruma göre romantizmi bir silah olarak kullanabilmeyi beceren yetenekli erkeklerdir.
Kızlar romantik erkeklere bayılır. İtiraf etmek gerekirse, Tankutlar gerçekten romantiktirler
ve kızların çoğunlukla onları tercih etmelerinin sebebide budur. Biz sıradan erkekler romantizm'i
kızlara karşı bir silah olarak görürken bu tankutlar romantizmi gerçekten yaşayıp yaşatarak
parsayı götürürler.

Tankut ve Moda / Giyim kuşam
Tankutlar her zaman için trendy giyinir, genelde tek bir gömleğe 200$ verecek kadar sapkındırlar.
Geniş bir gardropları vardır. Her zaman gardoplarında hiç giyilmemiş bir kaç takım kyafetleri olur.

Modayı sadece kendileri için değil kızları içinde takip ederler, renk seçimleri genelde kötüde olsa
marka aldıkları için öyle yada böyle hediye ettikleri tüm kyafetler çok beğenilir.

Tankut ve Yemek
Damak zevkleri yoktur. Ot yada bok yiyebilirler, Portföylerindeki kızların damak zevklerine göre
herşeyi yiyebilirler. Genelde güzel tadların nerde olduğunu bilirler, kızlar damak zevki olan ve
kendilerine farklı tadları keşfettiren erkekleri beğenir çünki.

Tankut ve mutfak
Tankut aynı zamanda iyi bir aşçıdır da,
kızların tav olacağı sebze ağırlıklı kolay pişirilen tüm yemekleri bilirler.
Misal prtaik bir Tankut yemeği tarifi :

Malzemelerimiz :
2 adet havuç
1 adet kabak
1 adet patates
1 adet pırasa
2 adet acı biber
1 bağ maydonoz
2 domates
1 bardak haşlanmış bezelye
yarım bardak şarap
yarım tane kalın doğranmış tatlı soğan
4 yaprak nane
4 yaprak fesleğen
2 kaşık sıvı yağ
tuz-karabiber

havuç-kabak-patates-pırasa-soğan-acı biber tavada az pişmiş hale getirilir.
üstüne baharat ile şarap ve soyulmuş küp küp doğranmış domates ilave edilir biraz daha pişirilir.
çok az tuz ve kızın acı sevip sevmediğine bağlı olarak biber miktarı çok tutulabilir.
pişmiş sebzeler iki servis tabağına pay edilir,yanına bezelye konur,
fesleğen ve nane ile şekil yapılır. yanında minimum 100$ lık bir şarap ile servis yapılır.

Sıradan bir erkek için saçma sapan bir yemek olan bu yarı pişmiş sebze tabağının kesin çince bir
ismi vardır. Ve özellikle tiki kızlar bu yemeğe bayılır.

Tankut ve seks
Tankut en az 2 farklı kızla haftada en az 4 gece ve 1 gündüz seks yapar.
Tankutlar tatminsiz olduklarından sekste azimlidirler. bari kızı mutlu edelim diyerek çok
çalışırlar, işte kızların tankutları tercih nedenlerinden biride budur.
fıkranın devamı

MAÇO ERKEĞİN SEVGİLİSİ İLE KAVGASI:
- Aloooooooooooooo. Anasını sattııımın kızı ne lan bı saattır telefonun meşgul.
- Annem aradı Murat kızma yaaa...
- Başlatma şimdi anandan avradından. Seni almaya geliyorum hazır ol.
Buluşurlar...
- Nasılsın sevgilim?
- Sevgilini sittirtme lam oğlanmıyız biz.
- Peki erkeğim nasılsın?
- Bozuk biraz. Boşver... Ne lan bu eteğin boyu? Biraz daha kısa giyseydindediz kapakların gözükseydi.
- Offf Murat yaaa lütfen yine başlama.
- Sanamı sorcam ağzını sittiiim yosması. Benim manitam böyle giyinip azına burnuna marshall
boya süremez siterim.
- Buket yediceddini karacaahmete gönderirim sağına soluna bakmadan yürü.
- Peki Murat sen nasıl istersen.
fıkranın devamı

ENTELLEKTÜEL ÇOCUĞUN SEVGİLİSİ İLE KAVGASI:
Erkek kıza telefon açar...
- Buket merhaba hayatım. Nasılsın?
- İyiyim sağol canım sen nasılsın?
- İyiyim sağol. Akşam buluşuyoruz degilmi ?
- Evet Murat buluşacaz ama lütfen bu sefer farklı bir yere gidelim.
- Tabiki hayatım sen nasıl istersen. Gelip seni alıyorum.
Çocuk gider, kızı evinden alır ve arabaya binip ilerlemeye başlarlar...
- Murat bu Komiser Shakespeer filmine gidelim mi bugün hayatım.
- Offf Buket! O film bana çok banal geldi. Böyle igrenç bir filmi nasıl seyretmek istersin ki?
- Seyretmeden igrenç olduğunu nasıl bilebilirim Murat! Hem sen nereden biliyorsun o filmin igrenç olduğunu. Sakın bana izlediğini söyleme.
- Evet izledim.
- Ayyy Murat inanmiyorum. Bir Sosyal Faaliyette bulunuyorsun ve bensiz.
Bunu bana nasıl yaparsın?
- Yaaa Buket saçmalıyorsun geçen gece arkadaşlarla gittik.
- Aşkolsun sana Murat hani birbirimizden habersiz hiç birşey yapmayacaktık.
Hani beni çok seviyordun.
- Buket uzatmıyalım sevgilim. Lütfen.
- Ayyy ne demek uzatmayalım Murat. Daha dün bir tiyatroya ücretsiz bilet buldum fakat yalnızca bir tane oldugu için kabul etmedim.
Ben bunları düşünürken senin bu yaptığına inanmıyorum.
- Haklısın hayatım özür dilerim.
- Ayrılsak iyi olacak diye düsünüyorum Murat. Bugün sinemaya giden yarın tiyatroya gider. Beni aldatmana katlanamam.
- Anlıyorum Buket nasıl istersen. Ama lütfen dost kalalım. Bütünüyle senden kopmamı bekleme. Ayrıca geçen gece gittiğimiz barda o çocuğa nasıl baktığını farketmiştim söyliyeyimde.
- Offff ben ona bakmadım Murat !
- Hesap vermek zorunda değilsin hayatım biz artık ayrıldık...
fıkranın devamı

Çevreci kuruluşlara üye olan iki sevgilinin kaygası
- Yaaa Buket nedir bu rezillik ya. Biz doğallıktan bahsediyoruz. Sen makyaj yapıyorsun?
-Aman Murat o kadarda değil artık bırak biraz güzel gözükelim.
-Güzellik mi? Sen buna güzellikmi diyorsun ya. Ben seni çevreyi temiz tutalım eyleminde çöp tenekesi kılığına girdiğin şeklinle sevdim kızım!
- Ay iyide ömrümün sonuna kadar çöp tenekesi olarak dolaşacak değilim ya Murat.
- Hem ona bakarsan sende hakiki deri ayakkabı giyiyorsun. Kim bilir hangi hayvanı öldürüp derisinden ayakkabı yaptılar. Ben hiç olmazsa bez ayakkabı giyiyorum.
- Yaaa kızım bana anlatma tamammı. Daha dün inci kolye takıyodun.
İncilerin nereden çıktığını anlatmama gerek yok heralde.
- CimBom maçında yaktığın sis bombasının çevreye verdiği zararı, havaya verdiği kirliligi görmemezlikten gelmiştim ama doğrusu şimdi söylemeden edemiycem.
- Hahhh şuna bak. Yolda yürürken yerdeki izmariti farketmeden geçtiğin günü hatırlıyorsun değilmi. Onu geri dönüp ben almıştım yerden Buket !
- Suna bak patlak eksozla param yok diye 1 ay trafikte dolaşıp çevreyi kirleten bendim sanki!
- Et-Mangal ziyafetine gidende sendin Buket hanım!
- Yokkk canım. Boğazdan petrol geçirilmesini engellemek için boğaza eyleme gittiğimde ben hastayım diye evde kalanda sendin ona bakarsan...
fıkranın devamı

Murat Demirel
Bir banka vardı ya, kayıtlarda
Ben soydum.
Bir çek vardı ya karşılıksız, hesaplarda
Ben çektim.
Kasa dolu değilmiş, öyle değilmiş
Ben gördüm.
Hırsız deme değilim, arsız deme değilim
Ben özgürüm, sadece özgürüm...

-Bir sonraki soygunda nerde karşılaşacaklar?...
a) Ziraat Bankası, b) Halkbank, c) Vakıfbank.
Fatih Terim
Bir ülke vardı ya uzaklarda
Ben gittim.
Bir kupa vardı ya vefasız müzelerde
Ben aldım.
İtalya Çizme gibi değilmiş, öyle değilmiş
Ben gördüm.
Fatih deme değilim, İmparator deme değilim
Ben özgürüm, sadece özgürüm...

-Bir sonraki görevine ne olarak devam edecek?
a) Haber spikeri, b) Yorumcu, c) Kameraman.
Nuri Ergin
Bir kodes vardı ya uzaklarda,
Ben girdim.
Birkaç mahkum vardı ya savunmasız, koğuşlarda
Ben kestim
Alem delikanlı değilmiş, öyle değilmiş
Ben gördüm.
Çete deme değilim, mafya deme değilim.
Ben özgürüm, sadece özgürüm...

-Bir sonraki vahşeti nerde yapacaklar?...
a) Bilecik, b) Eskişehir, c) Adana.
Banu Alkan
Bir reklam vardı ya tv'lerde
Ben oynadım.
Bir şarkı vardı ya notasız, listelerde
Ben söyledim.
Başkası star değilmiş, öyle değilmiş
Ben gördüm.
Aptal deme değilim, zeki deme değilim
Ben afroditim, sadece afroditim... Ha ha haaa...

-Bir sonraki olayı ne olacak?
a) 20 yaş iddiası, b) Siyah saç, c) Beyin ameliyatı.
Vatandaş
Bir sabit ücret vardı ya 2 milyon, faturalarda
Ben verdim.
Bir baz istasyonu vardı ya sağlıksız, her yerde
Ben öldüm.
Hazır kart sınırsız değilmiş, öyle değilmiş
Ben gördüm.
Keriz deme değilim, sazan deme değilim
Ben özgürüm, sadece özgürüm...

-Bir sonraki kazığı nerde yiyecek?
a) Melodi vergisi, b) Batarya vergisi, c) Radyasyon vergisi
fıkranın devamı

Istanbulda Üniversitede okuyan genc kiz Ankaradaki babasina telefon etmis:
-"Baba merhaba. Ben Lale..."-
-"ooo, güzel kizim benim. Nabersin bakalim?"-
-"Hic sorma babacigim. Hic keyfim yok valla..."-
-"Hayirdir? Bir sorun mu var?"-
Kiz aglamaya baslar babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir.
-"Murat evi terk etti, bosanmak istiyormus..."-
-"Ne evi kiz???Ne bosanmasi??? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?"-
-Hani senin hic hoslanmadigin esrarkes cocuk vardi ya, iste onunla evlendim."-
-Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok, versin mahkemeye hemen bosanin..."-
-"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda cektigi ciplak fotograflarimi internetten herkese yollayacakmis..."-
-"Pühhh, Rezil... Ciplak fotograf cektirdin öylemi???"-
-"Ama Babacigim o benim kocamdi, ne bilim böyle bir pustluk yapacagini?!"-
-"Peki, olan olmus artik, yarin havale ederim parayi...Öglenden sonra Bankaya gidip cekersin, sonrada alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..."-
-"Sagol Baba...Eeee...sey...baba...bi de kürtaj icin 2 milyara ihtiyacim var..."-
Adam artik iyice fenalasir, boguk bir sesle konusur;
-"Kürtajmiii??? Bi de hamile mi kaldin o cocuktan sennn???"-
-"Aslinda ondan degil... Zemci bi cocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya..."-
Adam bayilmak üzeredir, nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inliyerek konusmakdadir;
-"Biz seni oraya okumaya yaollamistik, sen ne haltlar cevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bitirir bitirmez Ankaraya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..."-
-"Istersen hemen dönebilirim babacigim, ben gecen yil okuldan atildim cünkü..."-
Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir;
-"Okuldanmi atildin??? Hani birlikte Avukatlik yapicaktik, zilli.!...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya...Ben sana yapicagimi bilirim, evden disariya adim attirmiyacagim sana, ilk istiyenle de evlendirecegim seni..."-
-"O is zor be baba, biliyorsun moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar...Pek iyi bir rapor sunucagimi zannetmiyorum ben..."-
-"Allahim, cildiracagim...Bir de cinsel hastaliklar haaa... Kesin o zencidendir..."-
-"Cok pis arkadaslari vardi, bilmem artik hangisinden kapmisimdir..."-
Güm diye bir ses duyulur, adam kisa bir süre icin kendinden gecmistir, ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir;
-"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya, seni alip gelecek, adresini ver bakayim..."-
-"Mahmutpasa Karakolundayim... Gelirken kefalet iyin de biraz para getirsin yanina..."-
-"Karakolmu??? Bi de karakolami düstün layyynnn? Ne yaptin?"-
-"Dün kafam cok bozuktu, cok icmisim. Araba kiralayip dolasmaya ciktim, o kafayla Arnavutköyde kokorecci dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi, dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina para vermek gerekir sanirim..."-
Adam iyice fenalasir, hatta fenalasmak ne kelime, adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar;
-"Babacigim, sakin üzülme, bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek icin aramistim babacigim..."-
Bunun üzerine adam sevincle ve mutlulukla haykirir;
-"Canin sag olsun be güzel kizim benim, bosveeerrrr. Okul da neymis? Hic mühim degil, tatlicanin sagolsun senin..."-
fıkranın devamı

bu olay inanması zor ama tamamen gerçektir.Zonguldakta sene 1998 o zaman 3 arkadaş 2. ligde olan kilimlispor - hatayspor maçını seyretmeye gittik aynı zamanda amatör olarak top oynuyoruz üçümüzde. birimiz kaleci adı murat. Ben sinan diğer arkadaşımın adıda Osman. ilk yarının ortalarında murat bize dönerek: bu kaleler çok ufak geldi bana ben bile bu kalelerde gol yemem dedi. tabi biz ciddiye almadık. 5 dak. sonra yine bize dönerek: valla bu kalelerde birşey var dedi çok ufak baksanıza kaleci zayıf ama kaleyi kaplıyor. artık biz dayanamadık ya dedim; orda 4. hakem var,gözlemci var, saha görevlisi var, bırak onları kaleciler var onlar ordan göremiyorlarda sen mi görüyorsun hem dünyanın neresinde görülmüş kalelerin küçük olduğu kes sesinide maç seyredelim dedim. ama tartışmamız maç bitene kadar devam etti, tabi biz muratla dalga geçmeye devam ediyoruz. neyse maç1-1 bitti ve biz evlerimize gittik. ertesi gün yani pazar günü akşam murat aradı çabuk maraton programını aç dedi. bende onu seyrediyordum zaten dedim.canlı yayında erman toroğlu aynen şu ifadeleri kullandı:dün oynanan kilimli spor hatayspor maçında 4. hakemin (gözlemcide olabilir) yaptığı ölçümlere göre saha direklerinin enden 7 cm küçük olduğu anlaşılmıştır. bu sahadaki tüm maçların iptal olması gerekmektedir....inanın şaşkınlıktan öyle kalakaldım.bu olayda hayatımın en ilginç anısı olarak kaldı...
fıkranın devamı

kelime: mini etek
erkek: hani sen hep giyersin de, ben sana giyme derim ya..
kız: don!
topluluk: ohaaaaa!

kelime:sümüklü böcek
-hani bi hayvan var spiral şeklinde bi kabuğu var.
-salyangoz
-hah ona cok benziyo. ama sen nezle olunca ne akar burnundan
-sümük
-evet evet bu salyangoz benzeri hayvanda bundan var
-nası yani hayvanın sümüğü mü var?
-evet. karafatma nedir?
-hamamböceği
-hah 2. kelimeyi kes
-böc
-yok yok kelimenin tamami
-hamamböc
-allah belanı versin senin be

kelime: makas
-böyle delikleri var parmagini içine sokuyosun sonra
oynatiyosun uçlari uzun hareket ediyo
-o ne ya (uzun süre anlattiktan sonra)
-lan gerizekali 2 deligi var onun içine parmak
sokuyon hareket ediyo
-burun
- ?
-karistirinca oluyo ööle
-salak ucu uzun mu?!?!??!

kelime: berlin duvari
-hani avrupa'da bi ülkee..
- berlin duvari !!!

kelime: muamele
-hani erkekler gider
-maç
-hayir...hani siftah yapilir milli olunur ya..
-genelev!!!!
-evet iste orda bisey..
-peÇete!!
-allah belani...igrençsin yunus

kelime: gazete
x: bir tür haberlesme araci
y: telefon
x: devam et
y: internet, televizyon, radyo
x: ya kagittan olur,
y: dergi
x: büyük boyda acarsin okursun kocaman...
y: kitap
x allah belani versin be yuhhh..

kelime: yasemin'in penceresi
anlatici: "hani böyle ünlü birisi var herkesi konuk
ediyor sonrada iste güzel anilar yasiyolar.
cevaplayici: Çagla sikel
anlatici: ne çaglasi oglum
cevaplayici: hani herkesi evine aliyo ya sonra da
anlatici: uff bosver devam edelim hüzünlü seyler
yasiyolar
cevaplayici :..??!!
anlatici: hani kadinin adi bir çiçek adi sonra
ikinci kelime de evdeki bir nesnenin adi?
cevaplayici: menekse'nin donu
(topluluk iptal, anlatici aglar)

kelime: pire
- götünde ne var ?
- ???
- hani kafada da olur
- kil!
- hayir, hani böcek gibi bisey...
- ipek böcegi!
- uhaa....!!!

kelime: papatya
-hani geçen yaz piknikte sana takmistim ya
-grup:?!?!?!?!?!?!?!?

kelime: bes para etmez
ben: baba benim deyerim ne kadar?;
baba: dunyalar kadar kizim;
ben: baba dunyanin deyeri ne kadar?;
baba: bes para etmez kizim....

kelime: tamirat
a: televizyonunun çalismama sebebi ne olabilir?
b: bozulmustur.
a: hah! bisey bozulunca ne yaptirirsin?
b: tamir.
a: çok güzel! türet bunu.
b: neyini türetcem bunun be?
a: himzz..essegin büyügüne ne denir?
b: at
a: çok güsel.birlestir simdi ( umutlanmistir anlatici)
b: at tamiri!!!
a: karti firlatir, mekani terkeder

kelime: naz
a: kadinlarin evlenmeden once erkekleri tavlamak icin yaptiklari sey...
b: oral sex!
topluluk: ohha?

kelime: iska
- kar topu savasinda pelin'e atarim, o da egilir basini kaldirir ve ne der?
- hayvan?

kelime : sanatçi
- hani bööle tarkan gibi bisi...
- ibne !!
- ayy cok hayvansin murat..

kelime: manti
- hani biz toplanip yapariz, partisini veririz..
- seks!!
- ne zaman yaptik ya, ben niye kacirdim????

kelime : 1 nisan
- abi, 31 mart'tan sonra ne gelir ?
- 32 mart
- harbiden bravo yani... senin gibi lama'dan baska cevap beklenemezdi zaten..

fıkranın devamı

dördüncü murat zamanında derki murat karada içki içmek yasaktır ve sandalcının biri devamlı içki içmeye devam eder murat bunu duyar ve vezirinide alarak normal bir vatandaş gibi kayığa biner adam hareket edince ,içki içmeye başlar murat sorar içki içmek yasak değilmi? diye oda cevap verir karada yasak denizde değilki der murat'ada içki ikram eder murat içer ve biraz sonra ben dördüncü murat buda vezirim der adam da cevaplar hadi lan bir duple verdim biriniz vezir biriniz padişah oldunuz şişeyi versem biriniz allah biriniz peygamber olursunuz der
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama