Nefes Fıkraları

loading...

Adamın biri Nasreddin Hoca’ya gelip;- “Gözüm çok ağarıyor Hocam. Bana bir nefes ediver,” demiş.- “Geç...
fıkranın devamı

Günün birinde bir köylü, uyuz keçisini Hoca’ya getirmiş ;- “Şuna bir nefes ediver Hocam” demiş, “seni...
fıkranın devamı

Bir gün Nasreddin Hoca’ya komşu kadınlardan biri,- “Hoca efendi” demiş, “bizim deli kıza muska mı yaz...
fıkranın devamı


Yolcular uçagin yaninda otobüsten inmisler. Bavullarini gösteriyorlar.Bir bakmislar uçak sirketinin minibüsü yanlarinda durmus. Içinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler.Yolcular fena halde sasirmislar. Nasil sasirmasinlar.Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktali bant. Yardimci pilotun elinde bir köpek tasmasi. Tasmanin ucunda bir köpek. Saga sola çarparak öyle ilerliyorlar uçaga. Günlerden bir nisan degil ama, "Saka herhalde" demis yolcular, dolusmuslar uçaga. Uçak pistte hizla ilerlemeye baslamis. yolcularin gözleri camda. Uçak hizlanmis. Yolcular endiselenmeye baslamislar. Uçak daha hizlanmis. Pistin sonu hizla yaklasmaya baslamis. Uçak iyice hizlanmis. Bazi yolcular paniklemis dua etmeye baslamislar. Uçak son hiza ulasmis. Bu arada pistin sonuna da ulasmis. 10 metre sonra betonun bitip çimlerin basladigi gören yolcular dehset içinde çigligi basmislar. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmis.Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmis, havalanmis. Kaptan pilot arkasina yaslanmis. Derin bir nefes almis ve yardimci pilota dönmüs: "Biliyor musun?" demis, "Bir gün çiglik atmayacaklar ve hepimiz ölecegiz!.."

fıkranın devamı


Koleler ciftlikten kacarken sihirli lamba bulmuslar ve cini lambadan cikarmislar. Cin 10 zenciye sormus: Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkInIz var.
1. zenci 'beyaz olmak istiyorum' demis, olmus.
10. zenci tebessum etmeye baslamIs.
2. zenci de beyaz olmak istedigini soylemis, olmus.
10. zenci sIrItmaya devam etmi?.
3. zenci de beyaz olmus diledigi dilegiyle...
10. zenci kIkIrdamaya baslamIs.
4. zencinin de istegi aynI... 10. zenci gulmeye devam...
5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yonunde istegini kullanmIs. sIra 10. zenciye gelmis ama adam yerlerde... Gulmekten geberiyor. Cin istegini sormus... Adam nefes almaya fIrsat buldugu bi ara istegini garip bir bogurtu ile belirtmis:
"HEPSİNİ ZENCİ YAP!".

fıkranın devamı


Beyaz gocmen Kanada'nin ucsuz bucaksiz ormanlarinda bir kulube yapmis, kisa hazirlaniyordu. Tam odun keserken bir kizilderili gecti.
"Hey kizilderili", diye seslendi, "Kis nasil olacak?"
"Soguk" dedi kizilderili ve yoluna devam etti. Yerlilerin doga bilgisine buyuk guven duyan gocmen epey endiselendi ve her ihtimale karsi daha fazla odun kesti.
Aksam kizilderili tekrar gecerken "Hey arkadas", diye beyaz gocmen bir kez daha seslendi. "Kis gercekten cok mu soguk gececek?"
"Cok hem de cok soguk", dedi kizilerili ve yoluna devam etti.
Gocmen artik fena halde korkmustu. Cilginlar gibi odun kesip istifledi. Ertesi sabah kizilderili seslendi, gecerken:
"Bu kis, insan oglunun yasayamayacagi kadar soguk olmak!"
"Nereden biliyorsun?" diye nefes nefese butun gece odun durmadan odun kesip bitkin dusen gocmen sordu.
"Eski bir kizilderili sozu var, beyaz adam cok odun kesmek, kis cok cok soguk olmak

fıkranın devamı



Bayan profesör, solunum olayini sormak amaciyla, sigarasindan bir nefes çekip
ögrencisinin yüzüne üfledi :
- Söyle bakalim, bu nedir?
- Terbiyesizliktir efendim...

fıkranın devamı


Uzun yillardir görüsmeyen Temel'le Idris bir gün tesadüfen karsilasmislardi. Sakin bir yere oturup saatlerce sohbet ettiler. Bir ara Temel :
- Ula Idris, senin ufak bir kizin vardi, kocaman olmustur, ne yapiyor o simdi, diye sordu.
- Valla Temelcugum benim kiz çok güzel bir is buldu. Patronu onu çok seviyor, Ankara'dan ve Istanbul'dan birer ev aldi kizima, altina son model bir araba çekti, kürkler katkat elbiseler, ayakkabilar aliyor, sükür iyi bir is buldu kizim, sahi benim kizla yasit birde senin kizin vardi, o ne yapiyor simdi ? deyince Temel derin bir nefes aldiktan sonra,
- Valla Idrisçugum benim kizda orospi oldu ama ben senin kadar güzel anlatamayrum daa.

fıkranın devamı


Bayan profesör, solunum olayini sormak amaciyla, sigarasindan bir nefes çekip
ögrencisinin yüzüne üfledi :
- Söyle bakalim, bu nedir?
- Terbiyesizliktir efendim...

fıkranın devamı


Minik oglan bahçede oynarken, babasinin arabasiyla sokaktan geçip, ormana dogru gittigini görmüs. Merak bu ya. O da arabayi izleyerek ormana gitmis.
Bir de ne görsün. Babasi ile teyzesi arabanin yaninda durmus öpüsüyorlar. Çocuk bu ya, gördügünden etkilenmis durumda kosarak eve dönmüs, nefes nefese heyecanli bir sekilde annesine, "Anne, anne. Biraz önce babami ormanda" derken annesi sözünü kesmis ve "Dur biraz. Nefes al. Sakinles. Öyle anlat" demis.
Oglan sakinlestikten sonra devam etmis, "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler".
Anne çocuga dönmüs, "Dur bakalim, ne kadar ilginç bir öykü bu. Devamini anlatma, sakla. Aksam yemeginde babanla beraberken bitirirsin. Sen bu öyküyü bitirirken babanin suratini görmek istiyorum".
Aksam olmus, yemege oturmuslar. Anne çocuga dönmüs; "Bu gün neler yaptigini bize anlatsana" demis.
Oglan baslamis; "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler. Ardindan geçen sene babam seyahatteykenn senin Amcamla yaptigin seyden yaptilar".

fıkranın devamı


Hasta dahiliye uzmanina gider doktor hastayi soyar ve sadece dinleme aletiyle dinleyerek
- Nefes al birak nefes al birak diyerek muayeneyi tamamlar.
Hasta parayi çikarir doktora uzarir
- Kokla-birak,kokla,birak..

fıkranın devamı


Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı..Pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye"nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. Bir gün karısına "Paraları mezara götürecek halimiz yok. Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi.."Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya"ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar..."Temel, neyi var, neyin yok sattı. Paralarını dolara çevirdi. Bir milyon doları olmuştu. Karısını yanına aldı. Uçağa bindi.. Los Angeles"e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. Las Vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar. Uçak şirketi görevlileri" Buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. Yalnız bu kentin Las Vegas olduğunu unutmayın. Kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.." derler.. "Kumar mı" dedi, Temel, karısına.."Kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... Allah göstermesin.." Ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. Arkası çorap söküğü gibi geldi.Temel herşeyini rulet masasında biraktı. Rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. Hızla tuvalete koştu. Tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel"de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. Temelin başına gelenleri anlamıştı.



Temel"çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim" dedi. Kartı aldı, cebine attı.. Tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..Çıktı..Elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, Tek Kollu Canavar çıktı.Parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ...Alet boşaldı adeta.. Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. Bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü..Gerisi peri masalı.. İki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. İki ay sonra yeni Kalifornıyalı Temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. Elinden gelen tek iş pastacılıktı.Parası da vardı. Bir pastane açtı. Pastaları öylesine tutuldu ki, önce Los Angele"e, sonra Kaliforniya"ya, sonrada tüm Amerika"ya yayıldı,Temel Pastaneleri... Bir kaç yıl sonra, Temel, Amerika"nın en zengin adamları arasına girdi. Temel Pastaneleri"nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. Şirketin en gözde elemanları ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. Tüm başına gelenleri anlattı..



"Bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse Amerika"daki her taşın altına bakacağım.." Şirketin genel müdürü sordu: "Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... Adı, adresi sizde olmalı zaten.." "Bana 25 sent veren umurumda değil" dedi temel.. "Ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!.."


fıkranın devamı


emel, bir gün Afrika"ya gider. Hazır gitmişken bir de deveye bineyim öyle döneyim der.
Neyse deve kiralayan bir yer bulur ve sahibine nasıl sürüldüğünü sorar,
-Oh diyince gider. Ohhhh Ohhh! diyince koştura koştura gitmeye baslar.



Temel sorar:

-Eeee, nasıl duracağım?

-Amin diyince de durur.


Neyse bizim adam biner deveye,


- "oh", der, başlar yavaş yavaş gitmeye.

Neyse, bir süre sonra sıkılır ve

"Ohhhh Ohhhh!" der. Bu sefer deve de koşturmaya başlar.
Temel çok keyiflidir.

Bir yandan koştura koştura giderken bir yandan da çevreyi seyretmektedir.Tam bu sırada bir bakar karsında bir uçurum. Ne yapacağını şaşırır.Heyecandan ne söyleyeceğini unutur.Neyse der bari bir "son dua" okuyayım ve baslar okumaya.Duasını bitirince "Amin" der ve deve zınk diye durur uçurumun kenarında.Bizim adam kurtulmanın verdiği rahatlıkla derin bir nefes alır:

-OHHH BEEE!


fıkranın devamı


Temel bir gün kendini öldürmeye karar vermiş,
sabah olunca tepedeki çam ağacına gidip
kendini asmaya çalışıyormuş;
tarlada çalışan köylüler bunu görüp yanına gitmişler,
temel niye kendini ağaca bacağından asıyorsun demişler.
Temel ise boğazdan asınca nefes alamiyoriym daaa
köylü kahkahaya boğulmuş.

fıkranın devamı


Bir gün temel ormanda yürürkene birde bakmış dursun kendini ağaçtan gövdeden asmış,intahar edecekmiş Temel ula napisun Dursun kendimi asiyum demiş.Temel ula benim bildiğim asma boğazdan olur Dursun:ula onuda denedim ama nefes alamiyum:)

fıkranın devamı


Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı.. pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı..
bir gün karısına
- paraları mezara götürecek halimiz yok. kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim dedi.. Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar...
temel, neyi var, neyin yok sattı. paralarını dolara çevirdi. bir milyon doları olmuştu. karısını yanına aldı. uçağa bindi.. los angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. las vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar.
uçak şirketi görevlileri
- buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. yalnız bu kentin las vegas olduğunu unutmayın. kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.. derler..
- kumar mı dedi, Temel, karısına..
- kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... allah göstermesin.. ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. arkası çorap söküğü gibi geldi. temel herşeyini rulet masasında biraktı. rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. hızla tuvalete koştu. tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. temelin başına gelenleri anlamıştı.
temel
- çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim dedi. kartı aldı, cebine attı.. tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..çıktı.. elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, tek kollu canavar çıktı. parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ... alet boşaldı adeta.. temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü.. gerisi peri masalı.. iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. iki ay sonra yeni kalifornıyalı temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. elinden gelen tek iş pastacılıktı. parası da vardı. bir pastane açtı. pastaları öylesine tutuldu ki, önce los angele'e, sonra kaliforniya'ya, sonrada tüm amerika'ya yayıldı,temel pastaneleri... bir kaç yıl sonra, temel, amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. temel pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. tüm başına gelenleri anlattı..
- bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse amerika'daki her taşın altına bakacağım..
şirketin genel müdürü sordu
- ama temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... adı, adresi sizde olmalı zaten..
- bana 25 sent veren umurumda değil dedi temel.. ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!..

fıkranın devamı


Yaşamaktan iyice bıkan delilerden biri intihar etmeye karar verir eline bir ip alır ipi önce beline sonra yüksek bir ağaca bağlar, başlar sallanmaya.
Durumu farkeden gardiyan sorar :
-Sen ne yapıyorsun
Deli:
-İntihar ediyorum, der.
Gardiyan :
Hiç öyle intihar edilir mi ipi beline bağlayacağına boğazına bağlasana, der.
Deli:
-Onuda denedim ama o zaman nefes alamıyorum, der.

fıkranın devamı


İki deli hastaneden kaçmışlar o kadar koşmuşlarki şehrin ortasına geldiklerinde nefes nefese kalmışlar. Aksilik ikisininde acil tuvalet ihtiyacı gelmiş, büyük olan ordan geçen genç bir delikanlıya:
- "Afedersiniz burada tuvalet var mı? Arkadaşla çok şıkıştık." Deli olduklarını anlayan genç ilerde cadde ortasında duran çöp varıllerini göstererek:
- "İşte burası tuvalet."
Dalgasını geçer ve gider. Bizmkileri hemen çöp varillerinin üzerine çıkarlar. Büyük tuvaletlerini yapmaya başlarlar. Bu arada delileri gören halk seyretmek için etrafına toplanır. Bir kalabalık bir kalabalık büyük deli yanındaki deliye:
- "Ulan iyiki acele etmişiz şu tuvalet sırasına, bak bizi bekliyorlar."

fıkranın devamı


Tavsan bir gün bir eczaneye girer. Karsisinda duran eczaciya sorar :
- Havuç var mi havuç havuç?
Bunun üzerine eczaci :
- Malesef biz sadece ilaç satiyoruz, der.
Bunun üzerine tavsan disari çikar. On dakika sonra tekrar gelir;
- Havuç var mi havuç havuç, der. Eczaci :
- Az öncede söyledigim gibi biz sadece ilaç satiyoruz ama manav iki sokak
arkada, der.
Tavsan yine disari çikar ama tekrar tekrar girip çikmaya devam eder. Ancak
duruma daha fazla katlanamayan eczaci tavsana tekrar gelip havuç isterse
allah yaratti demeyip agzini burnunu kiracagini, bütün dislerini dökecegini
söyler. Aradan 10-15 dakika gecmeden tavsan yeniden damlar. Fakat eczacida
artik dayanma gücü kalmamistir ve tavsanin bütün dislerini döküp eline verir,
arkasindan da bir tekme kapi disari atar. Eczaci kurtuldugundan emindir. Tam
arkasina yaslanip derin bir nefes alacakken bir sesle irkilir;
- Havuj juyu vay mi havuj suyu havuj juyu?

fıkranın devamı


İskoçya da iki avcı ava çıkarlar. Yürüme esnasında avcılardan biri yere düşer ve hareketsiz olarak yatar. Bunu gören arkadaşı hemen yanına gelir bakar ki arkadaşı nefes almıyor,gözlerin deki ferin de
kaybolduğunu fark eder ve hemen acil sevisi arar.Arkadaşım öldü,der ne yapmam gerekir diye sorar.Telefonun ucundaki ses:
-"Sakin olun ben size yardım edebilirim ama önce arkadaşının öldüğünden emin olmamız gerek"
der,ve birkaç saniye sessizlikten sonra bir el silah sesi duyulur.Sonra:

-"Tamam şimdi"

fıkranın devamı


Iskoçyada iki avci ava çikarlar.Yürüme esnasinda avcilardan biri yere düser ve hareketsiz olarak yatar.Bunu gören arkadasi hemen yanina gelir bakarki arkadasi nefes almiyor,gözlerindeki ferin de kayboldugunu farkeder ve hemen acil sevisi arar.Arkadasim öldü,der neyapmam gerekir diye sorar.Telefonun ucundaki ses:
-"Sakin olun ben size yardim edebilirim ama önce arkadasinin öldügünden emin olmamiz gerek"
der,ve birkaç saniye sessizlikten sonra bir el silah sesi duyulur.Sonra:

-"Tamam simdi ne yapacagim"

fıkranın devamı


Elazig'da adamin biri kahveye girer ve oyun oynayanlara hitaben :
"Hop abeler, bi dakka. Hanimindan gorhanlar ayaga gahsin."
Ani bir gürültü, hayda herkes ayakta. Bir kisi hariç. Kahvenin tamami hayretler içinde. Soruyu soran adam, oturan adama yaklasir ve :
"Abe helal olsun be, deliganli adammissin. Harbiden sen hanimindan korkmaz misin?"
Adam nefes nefesedir. Heyecani biraz geçince :
"Yav gardasim ele bi laf ettin ki, dizlerim kirildi, galhamadim." der.

fıkranın devamı

Adamın biri yolda bir günlük bir civciv bulur. Kanı kaynar beslemeye karar verir. Ertesi gün u
fıkranın devamı

Yaşlı çift sevişmektedirler,Üstteki erkek derin derin nefes almaya başlar,karısı "kocacım g...
fıkranın devamı

Birgun adamin biri bir otele gitmis...otelde aksam yemegi yerken garson yanina yaklasm...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama