Nerde Fıkraları

loading...

BİRGÜN ANNE İLE KIZ ALIŞVERİŞTEN EVE GELİYOLARMIŞ. BİNA 100 KATLIYMIŞ. 50. KATA GELİNCE KADININ TUVALETİ GELMİŞ.KIZ ANNEYE DEMİŞKİ ANNE SANA ÇOK ÖNEMLİ BİŞEY DFEMEM LAZIM ANNESİ OLMAZ KIZIM SUS GİDİNCE SÖYLERSİN TUVALETİM VAR DEMİŞ .70. KATA GELMİŞLER KIZ YİNE AMA ANNE ÇOK ÖNEMLİ EMİŞ ANNESİ KIZIN SUS DEMİŞ. BU SEFER VARMIŞLAR EVE ANESİ KIZIM ANAHTAR NERDE DEMİŞ KIZI ANNE ASANSÖRDE DEMEYE ÇALIŞTIĞIM BUYDU ANAHTAR ARABADA KALDI DEMİŞ
fıkranın devamı

babası çocuğun elinde karneyle gezdiğini görür getir bakalım karneyi babası şaşırdı nerdeyse hepsi zayıf bu karne benim değil senin
fıkranın devamı

bir hastanede üç deli varmıs bunların artık hastaneden çıkma zamanı gelmiş bunun için soru soracaklarmış 1. deliyi almışlar burnun nerde demişler ağzını göstermiş ağzın nerde demişler burnunu göstermiş gözlerin nerde demişler çenesini göstermiş üzülerek yollamışlar mlsf serbest kalamamış 2. deli gelmiş onuda üzülerek yollamıslar sıra en sonuncuya gelmiş sormuşlar hepsini doğru bilmiş sevinerek salmıslar doktor çok merak etmiş sen tam kapıdan çıkarken sormus sen bunları nerden bildin? karnına vurarak buna akıl derler akıl demiş
fıkranın devamı

temel ve dursun çok iyi arkadaşlarmış.dursun almanyaya gidip çok zengin olmuş. arkadası temeli almanyaya çağırmış.temel kabul etm,ş uçaga binmiş ve almanyaya gelmiş dursun onu kocaman bir limuzin ile karşılamış temel arabaya binmiş ve demiş ki "ula dursun bu ne kadar buyuk bi araba demiş" dursunda "burası almanya burada herşey büyüktür demiş" daha sonra dursunun çiftliğine gelmişler çiftliğinden dogru eve gideçeklermiş 15 dakkada gitmişler temel demiş ki "ula dursun senin çiflük ne kadar da büyükmüş da" demiş dursun da "burası almanya burada her şey büyüktür " demiş sonra dursunun evine gelmişler temel "senin evün ne kadar da büyükmüş "der dursunda aynı seyi tekrar etmiş daha sonra bunlar yemeklerini yemişler temelin tualeti gelmiş dursuna sormuş tualetin nerde oldugunu dursun da "1 kat aşağıya in soldan 3 çü kapı demiş".demel 1 kjat aşağıya in miş ama soldan deil sağdan 3çünçü kapıya girmiş ışıgı arar ken havuz var mış orada havuzun içine duşmuş ve o anda "sifonu çekmeyün sifonu çekmeyün demiş"
fıkranın devamı

bir gün bir adam lakantaya gitmiş neden se üstünde para yokmuş ve diğer adamda karşısına oturarak kisibir corba içecekmişki adam anlamış parası olmadığını adam demiski senin paran yok demi adam ise evet der hadi çorbalar benden osun lokantanın sahibi onun içmesini bekler niye bekliyorsun be adam çişim geldi git yap tuvalet nerde ağzımın içinde töbe töbe görmüyomusun koskocaman tabela heeeeeeeeeeeeee desene adam çişini yapar gelir adam çorba içmesini beler niye içmiyosun be adam sen içki içeyim niye ya çorbanın içinde zehir varsa
fıkranın devamı

bir ün adamın teki temele çarmış usğim ne çarparsin yavv hayret içinde kalan adam sana kardeşim deyib geçmiş temel demişki ben senin kardeşimiyim uyyyyyyy demiş allah kardeşim oldu demiş fener takımını bırak gs geçmiş adam demişki nerden çıkarıyosun aptal sözleri bem senin kardeşin deyilim demiş kafa atı kaçmış
fıkranın devamı

Sivrihisar Kadı’sı arada bir içermiş. Bir gün Nasreddin Hoca öğrencileriyle kırlarda dolaşırken, su kıyısında sızmış ya...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’yı bir köyde imamlık yapmak üzere, iki öküz bedel karşılığında razı etmişler.“Bize vakit namazlar...
fıkranın devamı

Üç yıllık evli bir hanım hamile kalamamış. Kaynanası ile kocası gelini ve gelinin anasını suçlayıp duruyorlar, sanki kabahati...
fıkranın devamı



Başlatmak için lütfen play tuşuna basınız....
fıkranın devamı


Hasan annesini akşam yemeğine davet etmiş.
Yemek sırasında anne hep Hasan'ın ev arkadaşının ne kadar çekici olduğunu düşünmeden edememiş.
Yemek boyunca oğluyla kız arasında neler olduğu konusunda meraktan çıldırıyormuş.
Bunu farkeden Hasan ? Anneciğim Ayşe ile aramızda inan hiçbir şey yok. Biz sadece ev arkadaşıyız ? demiş.

Bir hafta kadar sonra Ayşe Hasan'a sormuş:
- Annenin yemeğe geldiği geceden beri çorba kepçesini bir türlü bulamıyorum. Nerde olduğu konusunda bir fikrin var mı?
Sence annen almış olabilir mi??
Hasan cevap vermiş:

-"Aldığını sanmıyorum ama bir e-mail gönderip ona sorayım" ve annesine şöyle yazmış:
-"Anneciğim, sana aldın demiyorum, almadın da demiyorum ama gerçek şu ki bize yemeğe geldiğinden beri çorba kepçesi kayıp"

Bir kaç saat sonra annesinden şöyle bir e-mail gelmiş:

-"Sevgili oğlum, sana Ayşe ile yatıyorsun yada yatmıyorsun demiyorum. Ama gerçek şu ki eğer o kendi yatağında uyuyor
olsaydı şimdiye kadar çorba kepçesini çoktan bulmuş olmalıydı.."

fıkranın devamı


Belli bir yaştan sonra Afacan merağından sormaya başlamış:
- Anne, ben nerden çıktım?

Anne bakmış olacak gibi değil, duvarda ki soba deliğini gösterip, işte ordan demiş. Artık bizim afacan öğrendi ya, eve her gelip gidene, duvardaki soba deliğini gösterip ben ordan çıktım, ben o deliktem çıktım, demeye.

Anne, baba bakmış olacak gibi değil. Şuna bir care bulalım, çok ayıp oluyor elaleme demişler. Baba:
- Merak etme hanım, hafta sonu ben orasını alçı ile bir güzel kapatırım. Böylece oğlanda unutur gider.

Dedikleri gibi bunlar hafta sonu alçıyı hazırlayıp kolları sıvamışlar. Kadın daha iriyarı olduğundan kocasını omuzlarına alıp işe koyulmuşlar. Tam o esnada kapının zili çalmış. Afacan koşup açmış kapıyı ve gelen misafirlere şöyle bir bakmış:

- Oğlum baban ve annen neredeler? diye sormuş misafir.
- Amca, demiş afacan. Babam, annemin üstüne çıkıp şu an benim çıktığım deliği kapatıyor.

fıkranın devamı


Politikacının yolu Temellerin köyüne düşmüştü. Köyde gezinirken bir ara politikacının gözü yoldan geçen boynunda çıngırağı olan eşeğe takılmış. Eşeğin arkasından gelen Temele sormuş politikacı;
-Ya bu eşeğin boynuna çıngırağı niye taktınız?
Temel;
-Eşek yürürken çıngırak çalıyor, durunca çıngırak sesi kesiliyor. O sırada ben de koşup eşeği yürütüyorum.
Politikacı;
-E peki ya eşek durup sadece boynunu sallarsa nerden anlayacaksın peki? diye sorunca ukala ukala..
Temel de yapıştırmış cevabı;
-Sizin gibi akıllı eşeği nerden bulacağız ki!

fıkranın devamı


Birini döven bir adam hakimin karşısına çıkarılmış,
Hakim sormus :
- Nerede yasiyorsun?
- Orda burda...
- Ne is yaparsin?
- Onu bunu...
- Barda dövdügün adami önceden taniyor musun?
- Söyle böyle...
- Ne demek yani nerden taniyorsun?
- Ordan burdan...
Hakim artik dayanamamis :
- Anlasildi, götürün bu adami tikin iceri!..
2 jandarma adamin koluna girmis gotürürlerken adam hakime seslenmis:
- Heeeey bi dakika!.. Ne zaman çikicam ben burdan!..
Hakim de ona seslenmis:
- BUGÜN YARIN!...

fıkranın devamı


Temel birgün son model bir mercedes araba ile Trabzon'a gelmiş ve arkadaşları ile muhabbete başlamış;
Konu arabalardan açılınca, Temel başlamış arabasını övmeye, Almanlar ne kadar zeki insanlar yahu, yaptıkları araba dört dörtlük. Şöyle iyi araba, böyle rahat araba, çok hızlı araba vs. neyse böyle konuşulurken iş iddiaya binmiş ve Temel 'Ben arabamla Trabzon'dan Samsuna 4 saatte giderim' demiş.
Arkadaşları gidemezsin demişler. Temel hemen heyecanlanarak arabasına binmiş ve 'gideyimde görün uşaklar'demiş.
Arkadaşları 'iyide biz senin oraya ne zaman vardığını nereden bileceğiz demişler.'
Temel'de 'Samsun'a varınca telefon ederim.' demiş.
Ordan hemen biri atılmış ve 'iyide Samsun'dan aradığını nereden bileceğiz. Sen git şu kişiyi bul ordan, o bizi arasın.' demiş.
Temel adresi alarak yola çıkmış ve 3,5 saatte Samsun'a varmış, sözü edilen kişiyi bulmuş ve Trabzon'a telefon etmişler.
Arkadaşları Temel'e 'oooo Temel iddiayı kazandın tamam hadi gel' demişler ve başlamışlar Temel'i beklemeye.
Aradan 5 saat geçmiş Temel yok. gece olmuş Temel yok.
Arkadaşları 'nerde kaldı bu yahu' diyerek evlerine gitmişler. Sabah erkenden herkes birbirine 'Temel geldimi? ' diye sormuş ama kimseden cevap yok.
O gün de Temel efendi Trabzon'a teşrif etmemiş.
Ertesi gün sabah yine yok, öğleden sonra çıkmış gelmiş!.
Arkadaşları Temel'e hemen 'yahu Temel Samsun'a 3,5 saatte gittin 3 günde ancak döndün, ne oldu uşağım' demişler
Temel de ' Sormayın be arkadaşlar bu Alman'lar ne gerizekalı bir millet' demiş.
Arkadaşları ' Ne oldu Temel' demişler
Temel ' Şu güzelim arabayı yapmışlar, 5 tane ileri vites koymuşlar ama 1 tane geri vitesi koymuşlar' demiş.




fıkranın devamı


Bir kadının bir süreliğine is seyahati için İngiltere ye gitmesi gerekmektedir. Kadının kocası esini havaalanına kadar götürür. Karisi: - "Teşekkür ederim kocacığım, senin için İngiltere den ne getirmemi istersin?" diye sorar. Adam güler ve yanıtlar: - "Bir İngiliz kızı istiyorum hayatim..." Kadın sessiz bir şekilde kocasından ayrılır ve yola çıkar. 2 hafta sonra adam karisini tekrar hava alanından almaya gider ve sorar: - "Hayatim gezin nasıldı?" Karisi: - "Teşekkür ederim hayatim çok güzeldi." Adam: - "Peki hediyem nerde?" Kadın: - "Ne hediyesi?" Adam: - "Hani bir İngiliz kız istemiştim ya..." Kadın: - "Haa hatırladım, evet elimden geleni yaptım, simdi biraz beklememiz lazım kız olup olmayacağını görmek için.

fıkranın devamı


Köyün tek inegi birden bire süt vermeyi kesmiş. Köy halki caresizlik icinde arayip soruşturmuşlar, karşi koyden gayet verimli bir inek alabiliceklerini ogrenmişler.

Inegi alip kendi koylerine getirmişler, gercekten de inek cok verimli cikmiş hatta eski inekten bile daha fazla süt veriyormuş. Bunun uzerine köyün ileri gelenleri

- "Bu inegi bir bogayla ciftleştirmeli" demişler, "böylece artik ömrü billah süt sıkıntısı cekmeyiz..."

Hemen besili guclu bi boga bulup inegin yanina koymuşlar. Ama boga inege ne zaman yaklaşsa inek kaciyomuş, gunler gecmiş ve boga ne denediyse inege yaklaşamamiş.

Bir turlu çiftleşme olmayinca koyluler bi cozum bulmak icin tartışmaya oturmuşlar, o sirada tin tin yuruyerek gecen bir dede bunlarin konuşmalarini duyunca yaklaşmiş:

- "Agalar ne konuşiysiniz oyle hararetli hararetli.."
- "Yaw ne bicim iş, bi turlu yeni inekle boga ciftleşmiyler.. Boga soldan yaklaşiyi inek saga kaciyi, sagdan yaklaşiyi bu sefer inek sola kaciyi."

Dede bunun uzerine "hmmmmm..." demiş.

- "peki siz bu inegi karşıki koyden mi aldiniz?" Koyluler şaşirmişlar:

- "Evet dede ama sen nerden anladin ki????" Dede gülmüş:

- "Ben de bizim kariyi ordan almiştim..."




fıkranın devamı


Kayserili, trende yolculuk etmekte... Karsisinda oturan zatla tanisir. Dereden tepeden konusurlarken:
- Gel seninle birbirimize bilmece soralim, der. Önce ben sorayim; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin lirani alirim. Sonra sen bana sorarsin; bilirsem 10 bin lirani alirim, bilemezsem bin lira veririm.
- Tamam, der Sor bakalim.
- Söyle öyleyse: Üc ayakli hayvan nerde yasar?
Öteki yolcu düsünür, bilemez:
- Al 10 bin lirayi. Simdi ben de sana ayni soruyu soruyorum: Üc ayakli hayvan nerde yasar?
Kayserili, hic düsünmeden, aldigi 10 bin liranin bin lirasini geri verir:
- Al su bin lirayi. Ben de bilmiyorum.

fıkranın devamı


Adamın biri her gün boş dükkanda duruyormus bunu gören bir adamda merak etmiş sormuş kardeş sen hergün bu boş dükkanda duruyorsun neden diye adam demiş cağlısıyorum adam gene sormus peki ne satıyorsun içerde duran adam demiş eşşek satıyorum bu lafa karsılık gecena dam demiş ki masallah işler iyi gidiyor dukkan sahibi demiş nerden anladın adamda demiş senden başka eşşek kalmamış.


fıkranın devamı


Temel bir gün tuvalete girmiş. Yanında bir adam varmış ve sormuş. Temel:
Haçan sen Karadenizlü misun?
diye sormuş.
Adam evet demiş.
Temel: Pekü Trabzonli musun? diye sormuş. Adam buna da evet demiş.
Temel: Peki senün köyin Çamlıhemşin midur? da diye bir soru daha sormuş.
adam bunada evet demiş.
Temel: Peki senin sünnetçin Kemal üsta midir da? diye bir soru daha sormuş.
Adam sinirlenmiş.
Adam: Ebe adam sen nereli olduğumu, köyümü biliyorsin sünnetçimi nerden
biliyorsun? diye sormuş.
Temel: 'Kemal ustayı kim bilmez!!! Hep yamuk keser yarım saatten beri
bacağıma işiyorsin da demiş

fıkranın devamı



Bizim Temel, Amerikali ve İngiliz’le telefon diregi dikme ihalesine girmis. Müdür söyle bir öneri getirmis:
-"Hepiniz ayni teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarisma yapalim, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak..."
Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmis. Amerikali 40, Ingiliz 50, Temel de sadece 4 direk dikmis. Müdür kizmis:
-"Nasil olur, bak digerleri bir sürü direk dikmis??..."

-"Mudür bey siz onlarin diktugu direkleri görmedunuz... Nerdeyse tamami disarda..."

fıkranın devamı



Kütüphane memuru olarak çalışan Temel'e bir okuyucu sormuş.
-'Kadınlara karşı zafer kazanan erkek' kitabını nerde bulabilirim?
-Masal pölümünde...




fıkranın devamı


Lazın oğlu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmiş. Babası durumu görünce sormuş:
- Ne oldu ?
- Matematik dersinden zayıf aldım.
- Niye ?
- Öğretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim.
- E oğlum, 2 kere 2 dört eder, hadi bilemedin beş eder. 6 nerden çıktı?

fıkranın devamı


Temel birgün son model bir mercedes araba ile Trabzon'a gelmiş ve arkadaşları ile muhabbete başlamış;
Konu arabalardan açılınca, Temel başlamış arabasını övmeye, Almanlar ne kadar zeki insanlar yahu, yaptıkları araba dört dörtlük. Şöyle iyi araba, böyle rahat araba, çok hızlı araba vs. neyse böyle konuşulurken iş iddiaya binmiş ve Temel 'Ben arabamla Trabzon'dan Samsuna 4 saatte giderim' demiş.
Arkadaşları gidemezsin demişler. Temel hemen heyecanlanarak arabasına binmiş ve 'gideyimde görün uşaklar'demiş.
Arkadaşları 'iyide biz senin oraya ne zaman vardığını nereden bileceğiz demişler.'
Temel'de 'Samsun'a varınca telefon ederim.' demiş.
Ordan hemen biri atılmış ve 'iyide Samsun'dan aradığını nereden bileceğiz. Sen git şu kişiyi bul ordan, o bizi arasın.' demiş.
Temel adresi alarak yola çıkmış ve 3,5 saatte Samsun'a varmış, sözü edilen kişiyi bulmuş ve Trabzon'a telefon etmişler.
Arkadaşları Temel'e 'oooo Temel iddiayı kazandın tamam hadi gel' demişler ve başlamışlar Temel'i beklemeye.
Aradan 5 saat geçmiş Temel yok. gece olmuş Temel yok.
Arkadaşları 'nerde kaldı bu yahu' diyerek evlerine gitmişler. Sabah erkenden herkes birbirine 'Temel geldimi? ' diye sormuş ama kimseden cevap yok.
O gün de Temel efendi Trabzon'a teşrif etmemiş.
Ertesi gün sabah yine yok, öğleden sonra çıkmış gelmiş!.
Arkadaşları Temel'e hemen 'yahu Temel Samsun'a 3,5 saatte gittin 3 günde ancak döndün, ne oldu uşağım' demişler
Temel de ' Sormayın be arkadaşlar bu Alman'lar ne gerizekalı bir millet' demiş.
Arkadaşları ' Ne oldu Temel' demişler
Temel ' Şu güzelim arabayı yapmışlar, 5 tane ileri vites koymuşlar ama 1 tane geri vitesi koymuşlar' demiş.

fıkranın devamı


Kütüphane memuru olarak çalışan Temel'e bir okuyucu sormuş.
-'Kadınlara karşı zafer kazanan erkek' kitabını nerde bulabilirim?
-Masal pölümünde...

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama