Okey Fıkraları

loading...

Adamın biri eczaneye gider viagra ister ne kadar der eczacı 20 tl der. müşteri cebinden 200 tl çıkarır ecqazacı bozuğum yok der karşıdaki komşum büfeciden bozdur gel der.uyanık müşteri büfeciye gider derki eczacı gönderdi 200 tl istio acil sizden der büfeci şaşırır eline 200 tl alıp camdan gözgöze gelir eczacıyla 200 tl yi gösterir adamı gösterir eczacıda okey işareti yaparak büfeci parayı adama verir.adam eczacıdan ilacı alır 20 tl yi verir tabi 200 tl kazık atmıştır ikisine de.neyse bu olay akşam anlaşılır iş iişten geçmiştir.ertesi gün eczaneye başka bir müşteri gelir viagra varmu der eczacı var der 20 tl der .müşteri tamam alıcam ama ilaç çabuk tesir gösterirmi diye sorar.eczacı derki hemşerim sen ne diyosun dün bi müşteri geldi daha viagrayı yutmadan hem beni sikti hemde karşı büfeciyiiiiiii.
fıkranın devamı


Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer.
Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir. Oltasını ve takımlarını alarak işe koyulur.
Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:
- Oğlum burada balık yok!
Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,
- Burada balık yok dedim sana...
Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir:
- Tanrım, sen misun yoksa?
Ses yeniden duyulur,
- Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.

fıkranın devamı


Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:
- Oğlum burada balık yok!
Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,
- Burada balık yok dedim sana...
Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir:
- Tanrım, sen misun yoksa?
Ses yeniden duyulur,
- Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.




fıkranın devamı


Temel Kuzey Kutbuna gider. Buzda balik avlamak çok popüler oldugunu duyar, hemen kendine bir olta alir ve buldugu ilk genis buzlu alanda ise girisir.

Tam buzu kirmaya çalisirken gümbür gümbür bir ses duyar:

"Orada balik bulamazsin!".

Ne oldugunu anlamayarak etrafina bakinir ama sesin nereden geldigini çözemez. Biraz ileriye gidip tekrar buzu kirmaya çalisirken ayni ses yine duyulur:

"Sana söyledim geri zekali, orada balik bulamazsin!!".

Temel korku içinde basini yukari kaldirir ve dehset içinde sorar:

"Tanrim? Sen misin?".

Ayni ses cevap verir:

"Hayir, ben buz hokey sahasinin bekçisiyim"

Temel'e Mercedes Lazım

Bizim Temel ile Cemal bir gun luks bir otelin lobisinde harika bir hatun gorurler.Temel der ki, 'Ula Cemal, gidip bi bakayim, bu kadindan is cikar mi?'

Temel yaklasir kadina, sorar :

- 'Benimle bi yemek yemek ister misiniz ?'

- 'Bahse girerim su kapidaki Mercedes sizin degil'

- 'Degildir'

- 'Soyle iyi durumda bir banka hesabiniz da yoktur sanirim'

- 'Yoktur'

- 'Karadeniz kiyilarinda soyle iki katli bir ciftlik eviniz de yoktur heralde'

- 'Yoktur'

- 'Hadi o zaman cek arabani!'

Temel boynu bukuk doner Cemal'in yanina :

- 'Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mersedesini bana verirsin?'

- 'Veririm Temel'im'

- 'Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap acarlar mi ?'

- 'Acarlar Temel'im'

- 'Tamam o da kolay da, heralde bizim peder ucuncu kati yikmama izin vermez'

fıkranın devamı

Temel imam efendiye sorar.-Okey demek günah mitur?İmam efendi cevap verir.-Herıld yani....
fıkranın devamı

Geçen gün hayatımda yaşadığım en büyük dumuru anlatacağım.. ben yaklaşık 5 senedir inte...
fıkranın devamı

Mevlana niye döner: Çift okeyi olduğu için hehehe......
fıkranın devamı

Adam ölüm döşeğinde... Üç oğlu başucunda nemli gözlerle beklemektedir.. Büyük olan dokto...
fıkranın devamı

TEM'de bi Ferrari son sürat gidiyomuş. İleride yolun sağında bi Anadol görmüş. Yanında da y...
fıkranın devamı

Üç arkadaş, üçü de birbirinin canı. Tek sorun yaşlarının artık fazlaca kemale erip, eşle...
fıkranın devamı

Namık kemal ile bir fransız bir gün palan dökene geziye çıkar şanslarına çığ düşer ve e...
fıkranın devamı

Üç karadenizli bir aksam meyhanede acaip dertli bir sekilde kafa çekiyorlar. Kafalar kiyaklas...
fıkranın devamı

Genc bir erkegin uc kiz arkadasi vardi ve hangisi ile evlenecegine dair karar vermesi gerekiyordu. B...
fıkranın devamı

Temel Kuzey Kutbuna gider. Buzda balik avlamak çok popüler oldugunu duyar, hemen kendine bir olta ...
fıkranın devamı

- Mademki dünya bir hiç, gece de iç, gündüz de iç.
- Bende şeytan tüyü yok, epilasyonla aldırdım.
- Hırsızlık yapmayın, Hükümet rekabetten hoşlanmaz.
- Nefes kesen bir roman yazdım. Tüm okurlarım öldü.
- Hakan yarın ki maçta forma giyemeyecek... Çıplak
oynayacak.
- Her aşk bitki isimleri ile başlar, hayvan isimleri
ile biter.
- Oğlumun adını mafya koydum, artık ben de mafya
babasıyım.
- Yazılıdan sıfır aldım ama, önemli olan katılmaktı.
- Eğer turist sezonundaysak, neden onları
avlayamıyoruz?
- 1959'da içilen kahvelerin hatırı doldu, duyurulur.
- Şiddete karşı savaş açın, şiddet yanlılarını
kurşunlayın.
- Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygudur.
- Adamın biri eczaneye sinek ilacı almaya gitmiş.
Eczacı ona "sineğinizin nesi var acaba" demiş.
- Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır.
- Sizde bit şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar.
- Beşbinkere söyledim; abartmayı bırak.
- Bu tüp bebek hatalı; hep gaz kaçırıyor.
- Yes abicim. Türkçe eğitime benden de okey!
- Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe
zıplayabilir mi? Elektrik direği zıplayamaz ki...
- Selam! Ben Aydan Şener. Hadi yaa. Ben de dünyadan
Neil Armstrong.
- Çocuğun biri bir gün kafasını ıslatmadan yıkamaya
başlamış. Annesi de "oğlum hiç saç ıslatılmadan
şampuanlanır mı?" deyince çocuk: ama anne bu şampuanda
kuru saçlar için yazıyor.
- Temel Fransa'ya gitmiş. Tabelada Fransa yazıyormuş.
O da " Aaaa... burayı da mı Sabancı aldı" demiş.
- Gençliğim acı veriyordu. Ameliyatla aldırdım.
- Ey yükselen yeni nesil! İn ulan aşağı!
- Son gülen sen olacaksın. Çünkü geç anlıyorsun
- İnsanlık bugün de para karşısında değer kaybetti.
- Karınızla aranızdaki ortak yan ne? Aynı günde
evlendik.
- Hayatım boyunca kararsız biri oldum ama artık emin
değilim.
- Karımı o kadar seviyorum ki eskimesin diye
başkalarının karılarını kullanıyorum.
- Size yapılmasını istemediğiniz şeyleri başkalarına
yapın, çok zevkli.
- Demokrasi, seks gibidir. İyisi de, kötüsü de "iyi"
dir.
- AIDS virusu de, Ebola virusu de maymun patentli.
Maymundan gelip gelmediğimiz belli değil ama,
Maymundan gideceğimiz kesin.
- Soğuk savaştan sıcak savaşa geçiverdik bir anda.
Dünya çatlamasa bari.
- Asansor bozuk. En yakın asansör karşı binadadır.
- İçerken araba kullanmayın. Bir yere çarparsanız
biranız dökülür.
- Yarın yapabileceğin bir şeyi, Asla bügünden yapma.
- Tanrım! Kendim için bir şey istemiyorum. Yalnızca
anneme paralı ve güzel bir gelin nasip et!

fıkranın devamı

1.. Serbest dolaşım çıkar . İyi bir eğitimi ve geçerli bir işi olmayanların hepsi (İpini koparanlar) çil yavruları gibi Avrupa'nın dört bir yanına dağılır .

2.. Hide Park'ta Türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiğ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haşlanmış yumurta ve patates, pet şişe, naylon poşet, arabesk, gürültü ve kavga)

3.. Versailles Sarayının önünde seyyar satıcılık yapar.(Salatalık, lahmacun, simit v.s.)

4.. Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar.

5.. Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.

6.. Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.

7.. Lourvre müzesinde kapkaççılık yapar.

8.. Chapms Elises Bulvarı'nda düğün konvoyu yapar.

9.. Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini Türklere satar.

10.. Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.

11.. Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli "abi !" diye hitap eder.

12.. Galatasaray Avrupa kupalarında başarı elde ettiğinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateş açar ve birkaç Avrupa vatandaşı için "Kim vurduya" tur ayarlarlar.

13.. Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.

14.. Bir fast food'da yanındaki kız arkadaşına baktığından şüphelendiği adamı döver.

15.. Yenebilecek her şeye içinde domuz eti oluğu şüphesiyle bakar.

16.. Avrupalı tüm kadınlara şırfıntı gözüyle bakar ve günde 25 kadına sarkıntılık eder. Sonunda Avrupalı zannettiği bir Türk kızının ağabeylerinden dayak yer. Yaraları iyileştikten sonra aynı kızla çıkmaya başlar.

17.. Kızlar bir Avrupalı ile evlenebilmek için kırk takla atar. Babaları izin vermeyince evden kaçar. Babaları polisi arar. Kız 18 yaşından büyük olduğu için polis babayı pek sallamaz. Baba kendi işini kendi görmek ister ve herifin kardeşini öldürerek kan davası çıkarmaya çalışır.

18.. Arabasıyla caddelerde turlarken İbo'nun kasetini yüksek sesle çalarak kız tavlamaya çalışır.

19.. Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve tüm imkanlarını bir Mercedes sahibi olmak için seferber eder.

20.. Türkiye'ye gelip geri dönerken bir minibüs dolusu besin maddesi götürür. Sucuk ve pastırmaları halk sağlığına aykırılığı nedeniyle gümrükte terk eder. Terk etmeden önce iki saat süreyle arbede çıkarır.

21.. Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka bir gün tüm aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.

22.. Kurban bayramlarında kamuya ait yerlerde kurban keser. Kan gövdeyi götürür.

23.. "Yok canım abarttın. Şu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoğunu yapmıyorlar ki" diye milletini savunanlar, o günler geldiğinde Türklerin Avrupa'da kanun, kitap dinlemeyecek kadar çoğunluk olacağını göz ardı ederler.

24.. Türkiye'nin nüfusu 16 milyona İstanbul'un nüfusu 1 milyona düşer. Refah seviyesi ve toplumsal kalite son haddine kadar yükselir. Kimse kimsenin malına, namusuna yan gözle bakmaz. Türkiye'de kalmış olanlar, dini bayramlarda ve yaz tatillerinde Avrupa'ya kaçarak Türkiye'nin sakinleşmesini beklerler.

25.. Türkiye'de eğitim seviyesi %98 üniversite düzeyine yükselir. İşsizlik kalmaz. İşçi ithaline başlanılır. Çevre kirliliği sıfıra düşer. Sanat ve kültür yurdun her köşesine yayılır. Arabesk sanatçıları iş alanlarını Avrupa'ya kaydırır. Turizm patlar.

26.. Ülkemiz temiz, sakin ve yaşanası bir memleket olur. Siyasi tartışmalar konuşma platformunda kalır.

27.. Hayal gücü iyi çalışan okuyucular bir bu kadar daha madde üretir.

Yaaa ! Dostlar . İşte böyle . Bundan sonra kimse "Biz Müslüman bir ülkeyiz; Avrupalılar bu yüzden bizi AB'ne almıyorlar" ya da "Türkiye'de demokratikleşme sağlanamadı; onun için giremiyoruz AB'ne" savunmalarını yapmasın . Çünkü alakası yok . İşte yukarıda sayılan maddeler yüzünden giremiyoruz AB'ne. Onlar yeni bir İstanbul olmaktan korkuyorlar . Kendi milletini tanımayan bazıları da hemen işi siyasi ve dini nedenlere dayandırıyorlar. "Yahu bir beceremediler şu AB'ne girmeyi" diye siyasetçileri suçluyorlar. Zavallı siyasetçi ne yapsın. Eldeki malzeme bu. AB'ne girer miyiz, girmez miyiz bilinmez ama fırsat bu fırsat, Avrupalılar Türkiye'deki bazı aksaklıkları gidermek için türlü şartlar sürüyorlar ortaya. Devlet seviyesinde çözülmesi gerekenlere eyvallah. Elbet çözülür ama ya bireyler ? Yani yukarıda anlatılanlar. Onu çözecek babayiğit ne Türkiye'de var ne Avrupa'da. Yoksa AB adam olana çocuk oyuncağı ama biz adam olamadık ki.
fıkranın devamı

Oğlumun adını mafya koydum, artık bi mafya babasıyım!

Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır...

İlahi Azrail sen adamı öldürürsün.

Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı.

1959 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur, duyurulur!

Yasamaya ayrı, yürütmeye ayrı zaman mı? Ben darbe kullanıyorum.Yıkıyorum.Çıkıyorum.

Sizde bit şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar.

Abi beni niye anlamıyon. Sende idrak yolları enfeksiyonu mu var?

Ölüm korkusu sürekli değil mezarda biten geçici bir duygu

Şiddete karşı savaş açın! Şiddet yanlılarını kurşunlayın.

Beşbin kere söyledim abartmayı bırak.

Son gülen sen olacaksın, çünkü geç anlıyorsun.

Eğer turist sezonundaysak neden onları avlayamıyoruz?

Bu tüp bebek hatalı; Hep gaz kaçırıyor...

Yes abicim, Türkçe eğitime benden de okey!!!

Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe zıplayabilir mi? Elektrik direği zıplayamaz ki!..

Gençliğim acı veriyordu ameliyatla aldırdım

Ey yükselen yeni nesil... in ulan aşağı.

Bende şeytan tüyü yok. Epilasyonla aldırdım.

Toplamda yedi cüceler kaç kişilerdir?

Bir soru sorabilir miyim bayan, ne kadar güzelsiniz?
fıkranın devamı

Boeing 737 de ( yerde parkhalinde ) kokpitten orta pencere açik

uyarisi alinir amire bakmasi için komut verilir,

amir ortaya geldiginde yolcular arasinda bi tartisma bi kargasa

oldugunu görür. bi bakar orta emergency pencere açik.sorar nedir

probem diye, cam kenarindaki abi futursuzca cevap verir:

"uçak cok havasizdi bende pencereyi açtim kalkarken kapaticam"

------------------

Yine ayni model uçakta orta pencere açik uyarisi alinir amir

gider pencere açiktir sorar ordaki debile sorunun nedir diye.

adam "burda çekiniz yaziyodu çektim açildi" der......

------------------
Hac seferinde dedelere ninelere kemer baglatmaya çalisirken

(çogu baglamayi beceremez) 70 yaslarinda laz oldugunu tahmin

ettigim bir dede kemeri klipslerinden baglamayi basaramayip

fakat delikanliliga da leke sürdürmemek için kemere dügüm

atmisti kabinde bir kahkaha patlatip önünde saygi ile

egilmememe neden olmustu

------------------

Trabzondan bir yolcu havaalanini arar ve sorar:

-iyi aksamlar hanfendi trabzon-istanbul arasi ne kadar sürüyo acaba

- (hatun adami beklemeye alir) bi saniye efendim

-tamam tesekkürler,iyi aksamlar (telefonu kapatir)

------------------

-gazete?

-bi hürriyet bi sabah bi milliyet

-efem bir tane seçseniz arkada oturan yolcularada kalsin

-himmmmmmmmm bi hürriyet bi sabah o zaman

-peki

------------------
-yer yok malesef....

-peki beni yedek kulubesine yazsaniz??

------------------

-yolcunun adini kodlar misiniz??

(yolcu bunun uzerine cep telefonunun tuslariyla adini kodlamaya basliyor)
------------------

-ne kadar kalicaksiniz almanyada?

-neden soruyorsunuz??

-ona gore bilet kesecegim onun için

-e olsun ben ucakta kalmiycam ki otelde kalicam

------------------

-cocugumla ben ucucam ogluma cocuk fiyati istiyorum ne kadardi.

-cocugunuzun 12 yasini asmamasi gerekiyor kac yasindaydi

-32 yasinda..
------------------

telefona ingilizce hat geldigini ekrandan goren personel :

Reservation may I help you??

- aa ben yanlis basmistim.simdi ingilizce bastim diye ingilizce mi

konusmam gerekicek??
------------------

-iyi gunler ben almanyaya gidecektim...

-olur hanimefendi nereye peki almanyada

-havalanina

-höönnnkkk (yok olmaz bizim ucaklar tren garina iner)
------------------

- meraba ben yarin aksam için bi ucak almistim...

(hayirli olsun..bize de bi tur attirirsin artik!!)

------------------

-hiç yer yok malesef

-ama ben askerim?

--------------------

-hiç yer yok malesef

- hiç mi yok?

---------------------

-hiç yer yok malesef

-ben yere otursam?

--------------------

-bizans class a rezervasyon istiyorum?
-----------------------

Bir de üstün zekali check-in görevlileri uçaktaki tüm çocuklari

Emergency exit'e oturttugu için uçus öncesi kabin memurunu

zor duruma sokar:

-hanfendi yolcularimiz yerlestikten sonra sizin yerinizi degistirecegiz

-niye ki o?

-uçus güvenligi açisindan çikis kapilarina çocuk oturtamiyoruz efendim.

-niye biz güvenilir diil miyiz?

-??? çocuklarin burda oturmasi yasak, yerinizi degistirmek zorundayiz.

-valla ben hiç biyere gitmiyorum kardesim. ben pencere kenari aldim!!!

(uçagi aldi sanki!)

-beyefendi çocuklarin yeri degismeden uçagin kalkmasi mümkün degil.

-ben anlamam kardesim, ben burda oturucam

-(fesüphanallah, nerde benim silahim..)gidip amire haber verilir

amir gelir adama yer degistirmezse uçagin kalkis okeyini veremiye

cegini falan söyler. adam yine anlamaz, pilot gelir,

pilot: beyefendi problem nedir?

y:hede hödö

p:eger hemen yerinizi degistirmezseniz polis çagiricam ve sizi uçaktan

indirtecegim. yaa, neyse tamam o zaman

--------

Adana ucaginda yolcu karsilayan host koltugunu bulamayan yolcuya sorar

- hangi numarada oturuyorsunuz beyfendi?

- sanayi mahallesi 14 numarada

fıkranın devamı

Nam-ı Kemal ile bir Fransız bir gün Palandökene geziye çıkar. Şanslarına çığ düşer ve en yakın mağaraya girerler. Çığ mağaranın girişini kapatmıştır artık.
1 gün 2 gün bunlar açlıktan ölecek hale gelirler ve kurnaz Nam-ı Kemal akıllı bir fikir atar ortaya:
-Böyle olmaz aclıktan ölürüz böyle giderse gel sen benim ağzıma et bende senin der. herkes eşit miktarda... Fransızda okey der. Önce fransız eder 200 gr sıra Nam-ı Kemal'e gelmiştir. N.Kemal ağzına ederken Fransız da bunun pipisi ile oynar ve Nam-ı Kemal 2kg sıçar.
Fransız itiraz eder sen neden fazla ettin diye Nam-ı Kemal'de söz mü yok:
- "kardeşim sende teraziyle oynamasaydın"
fıkranın devamı

Menekşe moru gözlüm, al yanaklım, seni bir daha dövmeyeceğim. Lütfen artık eve dön. Bak Yaşar halıya kustu, kusmuk seni bekliyor. Ayaklarım bugün de hep seni aradı, yıkanmak için. Seni çok arıyorum, bir haftadır akşam rakılarının tadı tuzu yok... Ev sensiz çok ıssız. Gerçi nasıl, nerede yattığımı, kime nasıl çaktığımı falan hiç hatırlamıyorum ama onun sen olmadığını bir büyük rakının sonunda dahi hissedebiliyorum.
Kezban, ben sana aşığım. Eve döndüğün gün, bunu arkadaşlarla kutlayacağım. Sen, kanlar içerisinde evden kaçarken nasıl duygulandığımı bilemezsin. Elimdeki şişeyi, hırsımdan ananın fotoğrafına fırlattım. (Artık duvarları gelince silersin.) Kezban bir de gelirken 2 paket kısa Maltepe getirebilir misin?
Dün Zeynep okula gitmeyip dolma sardı, ben de okeye dönerken dikkatleri dağıtmak için habire dolma yiyip,"yiyin yiyin nefis olmuş" dedim. Nasıl zeka ama.. Zeynep'in tezkeresinde okul ve sınıf kısmını boş bıraktım. Onu da mı ben dolduracağım?
Bu sabah seni kaçırışım aklıma geldi, efkarlanıp bir cıgara yaktım. On dört yaşlarında taş gibi kızdın. Nasıl; Mehmet, Abidin, Ramazan, Yusuf gelip seni döve döve taksiye atmıştık? Peki, seni piknik tüpü ile dövüşümü hatırlıyor musun? Yeni evliydik, bir boğaz gezisi dönüşüydü. Mehmetgiller kapıda bekliyorlardı, sen daha roka bile hazırlamamıştın ve Ramazan içeriden "ROKA!" diye bağırmıştı. Mutfağın kapısını içeriden nasıl kilitlediğimi, ocağın oradan tüpü nasıl kaptığımı falan hiç hatırlamıyorum. O gece Ramazan 'lar gidince sen Yaşar 'ı doğurdun. Huysuz mu huysuz, koca burunlu Yaşarımı... Bu arada son maaşınla Yaşar 'a don falan aldım...
Artık yuvana dön, asabımı bozma!

Kocan Haydar

fıkranın devamı

TEM'de bi Ferrari son sürat gidiyomuş. İleride yolun sağında bi Anadol görmüş. Yanında da yaşlı bi adamcağız çaresiz gözlerle yoldan geçenlere bakıyomuş. Ferrarici, adama acıyıp durmuş, "Amca gel seni İstanbul'a götüreyim, yarın bi tamirci getirip arabanı yaptırırsın" demiş. Yaşlı amca, "Oğlum madem bi iyilik yapıyosun tam yap. Benim bütün mal varlığım bu. Bur'da bırakırsam çalarlar arabayı. Sen beni İstanbul'a kadar çekiver" demiş. Ferrarinin şoförü de iyi bi adammış. "Okey amcacım. O zaman arabanı arkaya bağlayalım" demiş ve öylece, önde Ferrari, arkada Anadol TEM'de gitmeye başlamışlar.
Ferrarici yolda giderken, "Acaba bi arabayı çekerken en fazla kaç yaparım?" diye düşünüp köklemiş gazı. 240-260-280 derken uçmuşlar yolda. Bu arada epey de bi araba sollamışlar taabi. Haliyle Anadol'daki amca kafayı yemiş. Arkada, bağırıyomuş, kornaya basıyomuş, selektör yapıyomuş. Zavallıcık korkudan gebermiş.

Ertesi gün bi BMW'ci oto sanayiye, Anadol tamir eden bi dükkana girmiş. "Usta" demiş, "Bana bi ikinci el Anadol bulucan ve onu 300 kilometre yapıcak şekilde modifiye edicen!" Tamirci accayip şaşırmış taabi, "Aman beyim, sen Anadol'a istediğini yap 150'den yukarı çıkaramazsın. 151 yapsın, gel ben sana dükkanın anahtarlarını vericem." BMW'nin şoförü kızmış. "Sen ne diyosun yahu" demiş. "Dün gece ben 250'yle giderken yanımdan en az 280 yapan bi Ferrari geçti. Arkasında da kıçına kadar girmiş bi Anadol vardı. Herifçioğlu kornayla, selektörle Ferrari'den yol istiyodu!

fıkranın devamı

Temel ile Dursun tarlada çalışırken birden önlerinde yolda bir aracın bozuldugunu farkederler ve aracın yanına gidip bir de ne görsünler 1.90 boyunda 90.60.90 sarışın afetmi afet bir bayan, tabiki bayan bu dağın başında iki insan görünce çok sevinmiş ve hemen demişki
- Lütfen arabamı tamir edin ne isterseniz yaparım
Temel;
- Ben bu arabayı tamir edersem seneninle bir kere yatarım.
Dursun da aynı şekilde
- Ben de
diyerek cevap vermiş. Kadın mecburen kabul etmiş. Arabanın tamir olayı bittikten sonra şöyle serin bir yere geçip kadın bacaklarını ardına kadar açıp; Temel de *leti kaldırıp tam içeri girmeyi hazırlanırken kadın elini çantasına atıp prezervatif çıkartıp
- Bunu takmadan olmaz
demiş Temel de
- O nedur da
demiş
- Bunu çıkartırsan hamile kalırım
demiş ve prezervatifi takıp olayı tamamlamış. Sıra Dursun'a geldiğinde aynı muhebbet olup kadın Dursun'a da prezervatif taktırıp
- Bunu sakın çıkarma hamile kalırım
demiş. Gel zaman git zaman aradan bir buçuk sene geçmiş Temel ile Dursun kahvahanede oturup okey oynarlarken Temel dayanamayıp Dursun'a;
- Ula dursun ben bu prezervatifi çıkariyirum artık bu kari hamile kalursa kalsın..............
fıkranın devamı

Bir gün Temel kahvede oturuyormuş, İçeri sinirli tavırlarla bir adam girmiş. Temel "ne oldu kardeş?" demiş. Adam Temel'e: "sorma yahu karım beni marangozla aldatıyor, yatağın altında testere buldum" demiş. Temel dışarı çıkmış. Dışarıda yine aynı hareketleri yapan birini görmüş. Ne olduğunu sormuş. Adam Temel'e "karım beni manavla aldatıyor, yatağın altında meyve, sebze buldum" demiş. Temel uzun uzun düşünmüş ve "benim karım da beni beygirle aldatıyor, yatağın altında jokey buldum" demiş.
fıkranın devamı

temel ,dursun iki çırak ve patron kereste atolyesinde sabah 8, akşam 9, beş yıldır birlikte çalışıyorlar.son bir ay patron 5 cıvarları birazdan gelirim deyip gidiyormuş ama ertesi gün geliyormuş.yine bir gün erken çıkmış.temel çok yorulmuş dursun nasılsa patron bu saatten sonra gelmiyor kaveye okey oynamaya gidelim demiş.atölyeyi kapatıp okey oynamaya giderken temel evden sigaramı alayım hemen gelirim demiş.evin kapısını açmış sigarasını alırken yatak odasından sesler geldiğini duyar.yavaşça kapıyı aralar ne görsün karısıyla patron yatkta.sessizce ve telaşla kahveye koşar dursuna az daha yakalanıtorduk patron bizim evdeymiş.
fıkranın devamı

Üç arkadaş, üçü de birbirinin canı. Tek sorun yaşlarının artık fazlaca kemale erip, eşlerinin pek de genç olması. Günlerden bir gün biri diğerlerine:
- Beyler benim keyfim çok kaçık. Karım beni aldatıyor galiba. Üstelik de bir marangozla.

- Olmaz öyle şey, sen içini ferah tut, bizimkiler aldatmaaz... Ama nerden anladın?

- Karyolanın altında hep tahta talaşları görüyorum.

Derken ikincisi de karısından kuşkulanmaya başlar. Onun takıntısı da bir boyacı. Kuşkularının ana sebebi de karyolanın çevresindeki farklı renklerdeki çizikler ve üstüne üstlük bulunan iki adet fırça kılı.

Aradan zaman geçer ve nihayet üçüncüsü utana sıkıla derdini döker ortaya.
- Arkadaşlar benim derdim hepinizden büyük, üstelik tam bir felaket. Karım beni aylardır bir at ile aldatıyor.

Diğerleri:
- Saçmalama lan olmaz öyle şey!

- Nasıl olmaz? Ne zaman karyolanın altına baksam hep aynı jokeyi görüyorum.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama