hayvanlar kendi aralarında eğlence tertiplemek istemişler,hazırlıklar yapılmış,eğlence için yemekler hazırlanmış orkestra kurulmuş ,müzik aletlrini hazırlamışlar.davul var fakat zurnayı bulamıyorlar.
kendi aralarında tartışırlarken aslan hazırlıkları kontrole geliyor.
kralımız herşey tamam fakat zurnamız eksik onuda ancak sen bulabilirsin demişler.
aslan böbürlenerek yola çıkıyor,ormanları dolaşıyor bir iki derken üçüncü dereyide geçmek üzere iken,bakıyor karşı kıyıda eşek dinleniyor, *ikini sağa sola sallayıp duruyor.
aslan işte zurnayı buldum diye seviniyor,geliyor eşeğin yanına,eşeğe durumu anlatıyor,eşekte olur gelirim diyor.
fakat zurna suya girerse ötmez diyor,ne yapacağız
aslan kardeş sen bilirsin işte diyor.
neyse aslan bozuluyor kafasını sağa sola sallıyor,ne yapalım söz verdik bir kere diyor
ve eşeğin önüne eğiliyor,eşek zurnayı aslana geçiriyor dereden karşıya geçiyorlar.
ikinci dereye geliyorlar.eşek yine aslan kardeş biliyorsun işte ıslanınca ötmüyor.
aslan yine bozularak eşeğe domalıp zurnayı alıyor ve dereyi geçiyorlar.
üçüncü derenin başına geliyorlar,hayvanlar bunları görünce sevinçle bağrışıyorlar.
kralımız zurnayı buldunmu diye soruyorlar,
aslanda hiddetle ,buldum buldum buraya kadar getirdim .
işte zurna burda diyor ,götüne güvenen varsa gelsin alsın.
fıkranın devamı
ormanda yangın çıkmış,bütün hayvanlar delice kaçışıyor.bir taraftan alevler rüzgarın etkisiyle hızla yayılıyormuş.kaçan hayvanlar birden önünde beliren timsah dolu nehri görünce panik halinde can derdine düşmüşler.
tek geçiş karşıya uzanan bir sarmaşık.önce ben-sen geçeceksin karmaşası başlamış.tabi ormanların kıralı duruma müdahale eder.uyanık arslan kendinide düşünerek..
_herkes beni dinlesin,böyle yaparsanız herkes ölecek.sırayla karşıya geçelim.bunuda alfabetik sırayla yapalım.yoksa hesabını sorarım.der ve tam sarmaşığa tutanacakken bit ondan önce başlar karşıya geçmeye...aslan kükrer..
_lan bit sen benim emirlerime karşımı çıkıyorsun?
der ve bite bir pençe atar....bit pişkin bir tavırla
_ne vuruyorsun abii...ben ***m bitiyim.................
fıkranın devamı
zengin bir yahudi belgrat ormanlarında sabah koşusunu yaparken üç tane gaspçıyla karşılaşır.Gaspçılar yahudinin önünü keserler ve "çık ulan paraları" derler.Yahudi paraları vermek istemez ve param yok der.bunun üzerine gaspçıların lideri "*ikin ozaman "der ve sote bir yere götürürler.gaspçı arkadan zorlamaktadır ancak yahudi kendini sıkmaktadır o iş olmamaktadır. gaspçı liderine seslenir"kendini sıkıyo olmuyo"bunun üzerineliderleri seslenir "aç başka bir delik".Gaspçı tam bıçağını çıkarırki yahudiden ses gelir "DUR BE YAVRİM OLACAKTI ORADA BİR DELİK"
fıkranın devamı
Beyaz gocmen Kanada'nin ucsuz bucaksiz ormanlarinda bir kulube yapmis, kisa hazirlaniyordu. Tam odun keserken bir kizilderili gecti.
"Hey kizilderili", diye seslendi, "Kis nasil olacak?"
"Soguk" dedi kizilderili ve yoluna devam etti. Yerlilerin doga bilgisine buyuk guven duyan gocmen epey endiselendi ve her ihtimale karsi daha fazla odun kesti.
Aksam kizilderili tekrar gecerken "Hey arkadas", diye beyaz gocmen bir kez daha seslendi. "Kis gercekten cok mu soguk gececek?"
"Cok hem de cok soguk", dedi kizilerili ve yoluna devam etti.
Gocmen artik fena halde korkmustu. Cilginlar gibi odun kesip istifledi. Ertesi sabah kizilderili seslendi, gecerken:
"Bu kis, insan oglunun yasayamayacagi kadar soguk olmak!"
"Nereden biliyorsun?" diye nefes nefese butun gece odun durmadan odun kesip bitkin dusen gocmen sordu.
"Eski bir kizilderili sozu var, beyaz adam cok odun kesmek, kis cok cok soguk olmak
fıkranın devamı
Bir gün Ormanların kralı aslan dinlenirken tavşan ağlayarak yanından geçiyormuş.Tavşana neden ağladığını sormuş.O da "Tilkiyle kavga ettiğini ve kendisini dövdüğünü" söylemiş. Aslan "iyide benim bu konuda ne yapmamı istersin ?" demiş.
Tavşan "Git sende onu döv ama bahaneiz olmaz bu iş.Benim sana şikayet ettiğimi bilmesin.Ona - Senin neden şapkan yok ? diye sor sonrada döv demiş. Bu fikri benimseyen aslan yine bi gün dinlenirken o sırada tilkinin geçtiğini görmüş.
"şşşt Tilki gel bakiim buraya! " diye seslenmiş.
Tilki "efendim!" diyerek gitmiş aslanın yanına.Tam o sırada aslan "Senin niye şapkan yok lan! diyerek tilkinin gözüne yumruğu yerleştirmiş.Durumu anlayan tilki hemen tavşanı bulup iyice benzetmiş.
Tekrar Aslanın yanına koşan tavşan bu kez yine ağlayarak tikinin kendisini dövdüğünü ve on daha kötü bir ceza vermesini isediğini söylemiş. Aslanda
"olur ama bu kez bahanem yok" demiş. Tavşan
"Ondan kolay ne var? sigara iste, filtreli verirse niye filtresiz vermedin dersin,filtresiz erirse niye filtreli vermedin iye döversin " demiş.Bu fikride benimsemiş aslan.Yine bir gün tilkiye rastlamış ve yanına çağırmış. "Tilki! bana bi sigara.. demiş.
Uyanık tilki "Filtreli mi filtresiz mi abi .. demiş.
Bir anda neye uğradığını şaşıran aslan bir an duraksamış veeeeee
"Senin niye şapkan yok?" gümmmmmm!!!
fıkranın devamı
Adam gecenin bir vakti evine giderken, yol kenarinda otostop yapan guzel bir kadin gordu.. Durdu. Lafi uzatmaya gerek yok.. Az sonra kendilerini Belgrad Ormanlarinda bir yol kenarinda buldular. Arka koltuga gectiler. Kadin cilgin gibi sevisiyordu..
Bitince "Bir daha.." diye ciglik atti.. "Bir daha.." O da bitti..
"Bir daha.." Guc bela bir daha.. Adamin artik ayaga kalkacak hali yok.. Kadin hala ayni sarkiyi soyluyor..
"Bir daha.. Bir daha.."
Tam o sirada arkalarinda bir araba daha durdu.. Birisi indi,
yanlarina geldi ve cami tiklatti..
"Sizi boyle bir zamanda rahatsiz ettigim icin cok ozur dilerim, ama
cok muskul durumdayim. Lastigim patladi. Gecenin bu saatinda burda
bana kriko verecek sizden baska kimse yok.."
Arabadaki adam cevap verdi..
"Ben senden daha muskul durumdayim. Sana sadece krikomu vermem, hatta
lastigini de degistiririm.. Eger buraya gecer, benim yerimi alirsan.."
Teklif yeni geleni saskina dondurdu, ama karar vermekte gecikmedi..
"Ben istedim bir goz, Allah verdi iki goz.. Madem oyle istiyor, oyle
olsun. O lastik degistirirken biz de keyfimize bakalim.."
Arka koltuktaki adamla, yeni gelen yer degistirdiler..
Birkac dakika gecmeden bir siren sesi duyuldu. Yanip sonen kirmizi
mavi isiklar yaklasti, tam yanlarinda durdu. Arabadan inen polis el
fenerini ondeki arabanin arka koltuguna dogrulttu..
"Hey siz, ne yapiyorsunuz orda.."
"Sey memur bey" diye kekeledi arka koltuktaki adam.. "Karimla
sevisiyorum iste.."
"Iyi de" dedi, polis, "Bu isi kendi evinizde yapsaniz olmaz mi?..
Madem kariniz.."
"Tabii" dedi adam.. "Tabii daha iyi olurdu. Ama, siz bu isigi tutana
kadar, onun karim oldugunu bilmiyordum ki.."
fıkranın devamı
Ormanlar krali aslanin cani sikiliyormus, akil hocasi tilkiyi
çagirmis:
"Bir seyler düsün de nesemizi bulalim!"
"Su asagidaki patikanin basinda duralim, karsimiza ilk çikani
dövelim!"
"Iyi de, durup dururken adam dövülür mü?"
"O kolay, senin niye sapkan yok, der döveriz!"
Gitmisler yolun basina, kismetlerine tavsan çikmis "Senin niye sapkan yok!" diye bir girismisler, yer misin, yemez misin?
Ertesi gün yine ayni pusu, yine kismetlerine tavsan çikmis, zavalli sekiyor, topalliyor:
"Ulan senin niye sapkan yok?" bir dayak daha...
.................
ÜÇÜNCÜ gün aslanin adalet damarlari kabarmis:
"Yahu, tilki kardeş sapkasi yok, diye her gün pat, küt adam dövülmez ya!"
Tilki "Kolay!" demis:
"Sigara almaya yollariz, ya filtreli alir, ya filtresiz, hangisin almissa, öbürünü almadi, diye döveriz!"
Kismetlerine yine tavsancik çikmaz mi, yüzü, gözü sarili, titriyor:
"Git bize sigara al, gel!"
Aslanla, tilki keyifli keyifli gülerken, tavsan biraz gittikten sonra dönüp sormus:
"Afedersiniz, filtreli mi, filtresiz mi?"
Aslan çok bozulmus "Gel lan buraya!" diye kükremis:
"Senin niye sapkan yok!"
fıkranın devamı
Bir gün Ormanların kralı aslan dinlenirken tavşan ağlayarak yanından geçiyormuş.Tavşana neden ağladığını sormuş.O da "Tilkiyle kavga ettiğini ve kendisini dövdüğünü" söylemiş. Aslan "iyide benim bu konuda ne yapmamı istersin ?" demiş.
Tavşan "Git sende onu döv ama bahaneiz olmaz bu iş.Benim sana şikayet ettiğimi bilmesin.Ona - Senin neden şapkan yok ? diye sor sonrada döv demiş. Bu fikri benimseyen aslan yine bi gün dinlenirken o sırada tilkinin geçtiğini görmüş.
"şşşt Tilki gel bakiim buraya! " diye seslenmiş.
Tilki "efendim!" diyerek gitmiş aslanın yanına.Tam o sırada aslan "Senin niye şapkan yok lan! diyerek tilkinin gözüne yumruğu yerleştirmiş.Durumu anlayan tilki hemen tavşanı bulup iyice benzetmiş.
Tekrar Aslanın yanına koşan tavşan bu kez yine ağlayarak tikinin kendisini dövdüğünü ve on daha kötü bir ceza vermesini isediğini söylemiş. Aslanda
"olur ama bu kez bahanem yok" demiş. Tavşan
"Ondan kolay ne var? sigara iste, filtreli verirse niye filtresiz vermedin dersin,filtresiz erirse niye filtreli vermedin iye döversin " demiş.Bu fikride benimsemiş aslan.Yine bir gün tilkiye rastlamış ve yanına çağırmış. "Tilki! bana bi sigara.. demiş.
Uyanık tilki "Filtreli mi filtresiz mi abi .. demiş.
Bir anda neye uğradığını şaşıran aslan bir an duraksamış veeeeee
"Senin niye şapkan yok?" gümmmmmm!!!
fıkranın devamı
İki karadenizli yılan, karadeniz ormanlarında geziyorlarmış. Biri diğerine sormuş : - Ula piz zehirlu yılanmiyik da? - Haçan nerden çiktü pu şimdu?
- Az önce dilimu isirdumda...
fıkranın devamı
Iki karadenizli yilan, karadeniz ormanlarinda geziyorlarmis. Biri digerine sormus :
- Ula piz zehirlu yilanmiyik da?
- Haçan nerden çikti pu simdu?
- Az önce dilimu isirdimda...
fıkranın devamı
Aslan ile boga barda oturmus,sohbet ediyorlardi..Aslan bir ara saatine bakti ve telasla ayaga kakti;
-"Geç olmus gideyim..Hanim bekler simdi..
Boga güldü;
-"Koca ormanlar krali hanimdan mi korkacak canim..
Aslan;
-"Öyle deme.beni evde bir disi aslan bekliyor..Seninki gibi inek degil...
fıkranın devamı
Bir uçak Afrika'nın balta girmemiş ormanlarının üzerinden geçerken düşer. Uçak küçük bir nakliye uçağıdır ve sadece Amerikalı pilot kurtulur. Ormanda yaşayan bir zenci kabile bu pilotu bulur. İyileştirir ve pilot gel zaman git zaman bu kabilenin içinde yaşamaya alışır. Derken yıllar geçer ve kabilede çocuklar beyaz ve sarışın doğmaya başlar. Bir, iki... Kabile şefi bakmış ki bu iş böyle olmayacak pilotu karşısına alıp konuşmaya karar verir. Pilotu çağırır ve sorar: - "Nedir bu, yani sen geldikten sonra çocuklarımız beyaz doğmaya başladı?" der şef. Pilot da kendini savunmak için şöyle der: - "Sayın şefim siz burada ormanların içindesiniz bilmezsiniz, doğal seleksiyon denen birşey var yani canlılar zaman geçtikçe özelliklerini değiştirir. Mesela şu atı ele alalım; bakın at çok güzel beyaz bir at, ama yavrusu siyah olmuş?" Şef bir ata bakar, bir yavrusuna, bir de pilota ve şöyle der: - "Tamam sen onu unut, ben de bunları unutacağım."
fıkranın devamı
Bir gün aslanın birinin canı çok sıkılmış, şöyle bir ormanı gezeyim tebamla eğleneyim biraz demiş. Ormanda gezerken bir devekuşu görmüş, yakalamış devekuşunu boynundan; öteki pençesiyle de "Şak, Şak, Şak" diye üç tokat atmış hayvana, "söyle bakalım!" demiş, "kim bu ormanın kralı?", devekuşu ürkekçe "Sensin aslan abi" demiş, "tabi benim" demiş aslan ve "Şak, Şak, Şak" diye üç tokat daha atıp fırlatmış hayvanı. Derken aslanın karşısına bir kurt çıkmış, tutmuş kurdu boynundan; "Şak, Şak, Şak" diye atmış tokadı, "Söyle" demiş, "kim bu ormanın kralı", kurt da ürkek "sensin aslan abi" demiş, aslan da "tabi benim" demiş, "Şak, Şak, Şak" diye üç tokat daha atmış, fırlatmış bir kenara. Derken bu defa aslanın karşısına bir fil çıkmış, tam korkarak kenardan sıyrılacağı sırada kurtla devekuşu gelip "sen bu ormanın kralı değil misin aslan abi? koş yakala şu hayvanı" demişler. Bu gazı yiyen aslan koşmuş tutmuş fili "Şak, Şak, Şak" diye patlatmış tokadı ve hemen sormuş "söyle bakalım; kim bu ormanın kralı?". Filin kafası bir atmış, tutmuş hortumuyla aslanıyla "Pat, Pat, Pat" diye üç kere yere çarptırıp fırlatmış atmış. Aslan yerden zorlukla kalkıp elleriyle üstünü silkerken, file dönmüş ve şöyle demiş "Bilmiyorsan bilmiyorum de kardeşim.."
fıkranın devamı
Bir gün, CIA, KGB ve MİT teşkilatlarından hangisinin daha başarılı olduğunu tespit etmek için bir "istihbarat yarışması" düzenlenmiş. Bu yarışma uyarınca, her üç teşkilatın en iyi adamlarından oluşan onar kişilik ekipleri Kongo'nun balta girmemiş ormanlarına göndermişler.
Ormanın girişinde görevlerini açıklanmış:
- "Ormana girip, en kısa sürede bir zürafa bulup getiren kazanır..."
Önce KGB liler gitmiş. 15 dakika sonra bir zürafa ile çıkagelmişler.
Sonra CIA gitmiş. 10 dakika sonra zürafa ile gelmişler.
En sonunda bizim MİT gitmiş, 7 dakika sonra bir fille dönmüşler.
Yarışmayı düzenleyenler "Bu da nedir?.." diye sorunca fil atlamış:
"Abi valla ben zürafayım..."
fıkranın devamı
Yeni evli çift balayına amazon ormanlarına gitmişler. belirli birsüre sonra ölü bulunmuşlar ...
fıkranın devamı
Ormanlar Kralı Ormanlar kıralı aslan bir gün canı sıkılır ve ormanda yaşayan hayvanla...
fıkranın devamı
Adam gecenin bir vakti evine giderken, yol kenarinda otostop yapan guzel bir kadin gordu.. Durdu. La...
fıkranın devamı
Karı-koca Afrika ormanlarında avlanmaya giderler. Karşılarına bir ayı çıkar ve ayı kadına ...
fıkranın devamı
Bir avcı, evine gelen misafirlerine eski bir ayıpostunu göstererek der ki: "Bu ayıyı Bolu orman...
fıkranın devamı
Amerikalılar Afrika ormanlarında konuşan bir ayı yakalar hemen uçağa atarlar Amarika’ya göt
fıkranın devamı
Nihayet Mars'a insanli ilk uzay ucusu gerceklesir ve uzay araci gezegenin y|zeyine yumusak inis yapa...
fıkranın devamı
Bir gün aslan ile boga bara gitmisler bir iki tek attiktan sonra aslan müsade istemis. Boga bununl...
fıkranın devamı
Beyaz gocmen Kanada'nin ucsuz bucaksiz ormanlarinda bir kulube yapmis, kisa hazirlaniyordu. Tam odun...
fıkranın devamı
Ormanlar krali aslan ormandaki tüm hayvanlari toplayarak tatile gidecegini söylemis."-"Ben gelene ...
fıkranın devamı
Mango diyince akla ilk olarak tropical ormanlarda yetişen tropical bir meyve gelir.Fakat bu günümüz Türkiyesinde günümüz kadınlarınca mango kelimesi söylendiğinde akla ilk olarak ucuzluk,çeşit,ne kaparsam kardır,aman o yere düşen penyeyi o kadına kaptırmayayımda ben kapayım ibareleri gelmektedir.
Mağzadan içeri girdiğiniz zaman sizi güler yüzlü bir beyefendi iyi günler hoş geldiniz diye karşılıyor.Aslında sevgilisiyle veya kız arkadaşı,ablasıyla bu mağzaya girme mecburiyetinde kalan erkekler için (vah zavallı kardeşim sen bu kadar kadının arasında şimdi ne yapacaksın) anlamı yatar. Alt katta yeni sezon olarak adlandırılan kadınlar için cehennem erkekler için cennet olan biraz daha fiyatı yüksek ürünler sergilenir orası erkekler için cennettir çünkü az kadın ferah ortam vardır insan bir mağzada gezdigini anlayabilir. Amaaa outlet olarak adlandırılan ve kadınlar için cennetten tapulu arazi erkekler içinse cehennemde sıcak bir kaya parçası olarak nitelendirebilecegimiz birkaç ay önce üretilen ürünlerin sergilendigi bölüme geliriz. Bu bölüme geldiğiniz zaman kendinizi truva,cesuryürek,büyük iskander gibi gişe rekorları kırmış filmlerin savaş sahnelerinde yer alıyomuş gibi hissedebilrsiniz. Çünkü kulaklarınızın içini kemiren tiz kadın sesleri dört bir yandan etrafınızı kuşatmıştır bu gürültülerle beraber burham burham kokan ter kokularıylada kendinizden geçmeniz muhtemel olasılıklar içinde yer alır. Aç bir köpek balığı gibi reyonlara saldıran kadınların bir çakal sürüsü gibi birbirleriyle organize olarak yaptıkları alış verişse sizi hayrete düşürebilir.Kadınların bir yandan ürünlerini seçerken bir yandanda o kalabalıkta ilerlemeleri hayranlık yaratırken,zavallı erkeklerin aman bir kadına değmiyimde yanlış anlaşılmasın diye yaptıkları hareketler kuzey kutbunda yalnız kalmış devenin kuğu gölü balesi yapmasına benzer. Ürünler seçilip sıra onları denemeye gelindiği zaman ise bir erkeğin başlıca görevi askılık olarak kabinin önünde bulunmaktır çünkü ürünler denenirken rahatsızlık veren fazlalıklar erkeğin üstüne nakledilir. Kadınların koordine olarak çalışmaları kabin önündede sürer
*hanfendi elinizdeki etegin bedeni kaç ?
* 38 benden hanfendi.
* Aaa öylemi ben reyonları parçalarken 38 bedeni bulamamıştım eğer size olmassa ben deneyebilirmiyim ?
* Tabiki deneyebilirsiniz.
* Teşekkür ederim
(inanın ben bu konuşmaları uydurmadım bizzat kendi kulaklarımla şahit oldum)
Bütün bu evreler atlatılıp sıra ödeme kısmına geldiğinizde kasa önündeki kuyruk halk ekmek kuyruklarından daha uzundur küçük masum kızınıza kızım git halk ekmekten 2 ekmek al dediğinizde karşılaşacagınız muhtemel cevap aman şimdi orda çok kuyruk var giremem ben o kuyruğa olacaktır.
Halbuki siz kızınıza kızım git bana mangodan 2 parça bişey al dediğinizde kızınız o kuyrukta bir ömür beklemeyi göze alıcaktır.
GÖNÜL İSTERDİKİ YAZIYI BİR SONLA NOKTALIYIM AMA MAALESEF BENDE BU ABLA DÜNYADADA BU MANGO OLDUĞU SÜRECE BU YAZININ SONU GELMEZZZZ !!!
AHMET CANER GÜLER
fıkranın devamı
Kategoriler
Dost Siteler
etiketlerYamyamlar Emeklilik Araba Çekirdeksiz Balığın İstifa Memelerim Büyüğü Doktorun Morgöz Annem yigit-ozgur-1483 Fener yigit-ozgur-1133 Soğuk Ananı Politika Kusur Hangi Kurusun Kızıldereli Nasıl yigit-ozgur-1174 Harama İki Deney Sırdaş yigit-ozgur-1005 Böyle Akıllı Anten Akrobat Kumar Yumurta Hoşgelmiş İncelik Opera Tilkiyle Nerden Define Acele Peşin Yeni Asansör Önemli Bebeğim Süper Başım Utanmış yigit-ozgur-1280 Papağan Kuru