Ortak Fıkraları

loading...

Gökyüzünün mavi görünmesinin (dikkat! olmasının değil görünmesinin! çünkü normalde atmosferimiz daha doğrusu hava renksiz bir gazdır!) tek sebebi kırılma hadisesidir.
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, < komşu kadınların kendisini evlendirdiğini, karısının da hiç ses çıkarmadığını> rüyasında görürken uyanıverm...
fıkranın devamı


Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..
Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş..
Sormuş:
- Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler?
Mali danışman öğüt vermiş:
- En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış..
Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş:
- En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış.. Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar.. O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder.. Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder:
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..

fıkranın devamı


Fıkra bu ya, fadime golfe merak sarmış. Kaybolan topunu
aramak için ormanın derinliklerine doğru ilerlerken yolda
tuzağa düşmüş bir kurbağa görmüş.
Kurbağa konuşmuş:
-"Bayan, beni bu tuzaktan kurtarıirsanız; 3 dileğinizi hemen
yerine getireceğim ."

Bunu duyan Fadime kurbağayı kurtarıp avucunun icine aldı.

"Az kalsın hatırlatmayı unutuyordum." dedi kurbağa. "Dilediğiniz
şey ne olursa olsun; kocan Temel bunun 10 kat fazlasına sahip
olacak"

Fadime
"Önce, dünyanun en güzel kadinu olmak isteyrum" dedi.
Kurbağa Fadime'yi uyardı:
"Unutma ki; Temel de dünyanın en yakışıklısı olacak"
-"Olsun. En güzel kaduni da ben olacağuma göre yine benümle
evlenecektir." dedi ve devam etti. "İkinci olarak da dünyanun
en zengun kadinu olmak isteyrum".
Kurbağa iyice sapıttı.
"Temel'in de senden 10 kat daha zengin olmasına razısın
demek ki" dedi.
-"Evet, o penum kocam. Mallarımuzu ve paramizu ortak olarak
paylaşacağuz."
Sıra üçüncü ve son dileğe gelmişti. Hiç düşünmeden atıldı
Fadime
-"Şimdi de hafüf bir kalp krizu geçirmek isteyrum!"

fıkranın devamı


Fıkra bu ya, fadime golfe merak sarmış. Kaybolan topunu aramak için ormanın derinliklerine doğru ilerlerken yolda



tuzağa düşmüş bir kurbağa görmüş.



Kurbağa konuşmuş:



-"Bayan, beni bu tuzaktan kurtarıirsanız; 3 dileğinizi hemen yerine getireceğim ."Bunu duyan Fadime kurbağayı kurtarıp avucunun icine aldı.



"Az kalsın hatırlatmayı unutuyordum." dedi kurbağa. "Dilediğiniz şey ne olursa olsun; kocan Temel bunun 10 kat fazlasına sahip



olacak".
Fadime:

"Önce, dünyanun en güzel kadinu olmak isteyrum" dedi.
Kurbağa Fadime"yi uyardı:

"Unutma ki; Temel de dünyanın en yakışıklısı olacak"

"Olsun. En güzel kaduni da ben olacağuma göre yine benümle evlenecektir." dedi ve devam etti:
"İkinci olarak da dünyanun

en zengun kadinu olmak isteyrum".
Kurbağa iyice sapıttı.
"Temel"in de senden 10 kat daha zengin olmasına razısın demek ki" dedi.

"Evet, o penum kocam. Mallarımuzu ve paramizu ortak olarak paylaşacağuz."Sıra üçüncü ve son dileğe gelmişti. Hiç düşünmeden atıldı.Fadime:

-"Şimdi de hafüf bir kalp krizu geçirmek isteyrum!"


fıkranın devamı


Temel ile Dursun ortaklasa bir kola almislar.



Temel demis ki



-"Kolanin yarisu senun, yarisu benimdur."



Kabul etmis Dursun.Temel demis ki



-"Yanluz ilk pen içecegum haa"



Bunada "tamam" demis Dursun.Temel aldigi gibi kolayi likir likir içmeye baslamis.



Dursun demis ki:



-"N"oldi, hacan hepsinu bitirdin?"



Temelde:







-"Çünkü alttaki yarisu benumdur!!"

fıkranın devamı


Temel Fadimeyi seviyormuş ama Fadimeyi vermemişler. Arkadaşları:

-Ula sen de Fadimeyu gacır getsin, da! demişler.

-E... sonra?

-Ula sonrasumu var punun. Gacırıp da o işu da piturdu mü tamamdır.



Temel arkadaşların dediği gibi yapmış. Fadimeyi kaçırıp, gel şu işi bitirelim de baban seni benden geri almasın, demiş. Fadime, hangi işi diye sormuş?

-Ula, demiş Temel. Ha punu oraya sığdıralım, da.

Fadime bakmış bu iş hayatta olacak değil:

-Ha o çok püyüktür Temel, demiş. İmkansız buraya sığmaz.



Sığardı, sığmazdı... Temel kızıp Fadimeye bir tokat atmış. Fadime düşüp başını taşa çarpmış ve ölmüş. Temel bakmış olacak gibi değil, köyüne geri dönmüş. Tabii orada bekleyen jandarmalar da hemen sormuş:

-Temel, Fadime nerde?

-Öldü...

-Ula Temel, Fadime neden öldü?

-De orasını söylemem, demiş Temel. Etmişler, söyletmişler... Temel tüm olayı anlatmış ama Fadimeye neden tokat attığını utacından bir türlü söylememiş.

Karakolda Temelin ifadesini alan Savcı bu konuyu çok merak etmişti. Ne edip etmeli, Fadimenin neden öldüğünü öğrenmeliydi. Bunun içinde polis ve jandarmalarla ortaklaşa bir plan kurdular. Temeli iyice kokutacaklardı. Gerekirse seni asarız diyeceklerdi. Ve öylede yaptılar. Temel anlatmazsa inadına da olsa onu numaradan asar gibi yapıp gözdağı verilecekti. Takacaklardı ipi boynuna numaradan.

-Bak Temel, demişler. Kanunen sen bir katilsin ve Fadimenin neden öldüğünü söylemezsen...

-Söylemem...

-Oğlum, sen Fadimeyi kaçırdın?

-Hı-hı...

-Sonra tokat attın ve Fadime düşüp başını taşa çarptı?

-Hı-hı...

-Peki neden tokat attın?

-De oni söylemem.

-Bak asarız seni!

-Asün...

Peki, demişler. Tavanın direğine ipi geçirmişler. Sandalyey çıkarıp bunu arkadan ellerini bağlamışlar.

-Bak asarız seni...!

-Asün...

Planı numaradan sürdürmüşler. Gerekirse Temeli bir kaç saniye de olsa ip te sallandırıp, iyice korkuttuktan sonra da indirip tekrar soracaklardı.

-Geçirin ipi şunun boynuna!

Geçirmişler. Bak asıyoruz, demişler.

-Söylemem...

Asın! demiş Savcı bey. Temeli bir kaç saniye ip te sallandırmışlar. Yetti artık kanısına varıp indirmişler. İpi bunun boynundan alıp tam soracaklarında Temel onlardan önce davranmış:

-Ula asma dediğunuz pu sikum da nedir pöyle. Ula az kalsun poğulurdum, da.

fıkranın devamı


Bir sarışını bütün gün nasıl oyalarsınız ?
Yuvarlak bir odada gidip köşede oturmasını söyleyerek…

Bir sarisini evlenmeye nasıl razı edersiniz ?
Ona hamile olduğunu söyleyerek…

Bir sarışının Cumartesi günü boyunca gülmesini nasıl sağlarsınız ?
Çarşamba günü bir espri yaparak…

Bir sarışın, niye iki saat boyunca portakal suyu kutusuna bakar?
Üzerinde " konsantre " yazdığı için…

Sarışın çivi çakarken parmağını niye çivinin üstüne koyar?
Çıkan sese dayanamadığı için...

ABD'de sarışın ve zeki kadına ne denir ?
Turist…

Bir sarışın fikrini nasıl değiştirirsiniz ?
Kulağına üfleyerek…

Bir sarışın, bir başka sarışının kulağına üflemesine ne denir ?
Bilgi transferi…

Hamile olduğunu öğrenen sarışın ne der?
Benim olduğuna emin misin ?

Bira şişesi ile sarışının ortak özelliği nedir ?
İkisinin de boyun kısmından yukarısı boştur…

Bir sarışını saatlerce nasıl oyalarsınız ?
İki tarafına da " Ters cevir " yazılı bir kağıt vererek….

Kömürlükteki iskelete ne denir ?
Geçen yılın sarışınlar arası Saklambaç Turnuvası Şampiyonu…

Zekasının yüzde 90'ini kaybetmiş sarışına ne denir ?
Boşanmış…

Kaç sarışınla elektrik akımı oluşturulabilir ?
İki…. Biri küvete girer, diğeri saç kurutma makinesini uzatır.

fıkranın devamı


İki deli sex turizminin meşhur olduğu Tayland'a gider. Tayland'a bir kerhanenin yanına gelirler, durdukları yerde iki kapı, kapının biride ücret on dolar ikinci kapıda yirmi dolar yazısını görürler. Birinci deli:
- Ben birinci kapıya gireceğim, on dolar ucuzmuş
der içeri girer.
Kadın delinin şeyini çıkarır üzerine portakal, ananas koyar başlar yemeye. Bizim deli o kadar zevk alır ki:
- Çok şahane bir şey keşke yirmi dolarlık yere girseydim.
bunu duyan ikinci deli:
- Yapma ya o zaman ben yirmi dolarlık yere gireyim
der, içeri dalar.
Kadın delinin şeyini çıkarır üzerine ananas, muz, portakal, limon, ceviz koyar ve başlar yemeye. Bir dakika sonra deli bağıra bağıra dışarı çıkar, dışarda bekleyen deli:
- Ne oldu lan?
- Ne olsun lan kadın şeyimi öyle bir süsledi ki dayanamadım kendim ısırdım.

fıkranın devamı


Dul ve bir cocugu olan erkekle dul ve bir cocugu olan kadın evlenmiş ve bir cocukları olmus neyse bir gun keratalar kavgaya tutusmus.kadın bagırmış bey bey koş koş bizim cocuklar kavgaya tutuştular demiş adamda kimle kim kavga ediyor demiş kadın da
seninkiyle benimki bir olmuşlar bizim kini dovuyorlar demiş.

fıkranın devamı

Gökyüzü nün mavi görünmesinin (dikkat! olmasının değil görünmesinin! çünkü normalde at...
fıkranın devamı

Amerika birleşik devletlerinde, tröst noktasına gelmiş bir yazılım şirketinin insan kaynaklar...
fıkranın devamı

Uçakla yrrak arasındaki ortak özellik nedir?cevap :-ikiside yavaş yavaş iner yavaş yavaş kalk...
fıkranın devamı

Temel Fadimeyi seviyormuş ama Fadimeyi vermemişler. Arkadaşları: -Ula sen de Fadimeyu gacır g...
fıkranın devamı

Uluslarasi bir tip kongresi icin dunyanin dort bir yanindan doktorlar, Los Angeles-in en luks otelin...
fıkranın devamı

Temel ile Dursun ortaklasa bir kola almislar.Temel demis ki -"Kolanin yarisu senun, yarisu benimdur....
fıkranın devamı

Fransa,İngiltere ve Türkiye ortak bir köprü yapacaklarmış.Türkiyeden temsilci olarak Temel se...
fıkranın devamı

Polis genelevlere bir baskın düzenleyip izin belgesi olmayan hayat kadınlarını gözaltına alı...
fıkranın devamı

Mimarlar ekibi Karadeniz'de lazok mimarisini incelemek için gezerken kıyıda iki yarım tekne ve i...
fıkranın devamı

Bir gün bir kaplan uyandığında kendini canavar gibi hissetmiş. Hatta kendini öyle iyi hissetmi...
fıkranın devamı

Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak.
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak.

Çalma kurban olayım hepsini, ey hırslı çakal
Gariban halkımada bir pul, bırakacak kadar al
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemal

Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım
Hangi hükümet beni kurtaracakmış? Şaşarım
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım.

Mali Krizler, yoluna örmüşse çelikten duvar,
Benim cağız, ceğiz diyen bir hükümetim var
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar
Avrupa Birliği denen tek dişi kalmış canavar.

Arkadaş, Meclise namusuyla çalışanları uğratma sakın
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.

Yaktığın yerleri orman diyerek geçme, tanı
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı
Satılmadik o kaldı, durma satıver vatanı.

Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda
Semizletin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda
Uydurma kanunlarla Meclisten getirin seda
Onbin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda.

Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
Yediginiz herzelere başka ne demeli?
Oyuverin altını, iyice sallansın temeli
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli....

O zaman durur belki gözümden akan yaşım
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım
O zaman boşa gitmez yıllar süren uğraşım
HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM...

Dalgalanın sizde dolar gibi şimdi ey suçlular
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar
Hakkıdır Garip yasamış vatandaşın da gülmek
Hakkıdır ezilmiş milletimin aydınlık bir İstikbal.....

fıkranın devamı

Amerikan filmlerindeki ortak ilginç özelliklere hiç dikkat ettiniz mi bilmiyoruz ama biraz düşününce aşağıdaki bütün maddelerin doğru olduğu ortaya çıkıyor.

1. Polis araştırmaları sırasında en az bir kez bir striptiz salonuna uğramak şarttır.

2. Amerika'daki bütün telefon numaraları 555 ile başlar.

3. Biri sizi sehirde kovalıyorsa, senenin hangi günü olursa olsun, genellikle St. Patrick Günü törenlerine rastlarsınız ve kalabalığa karışırsınız.

4. Bütün market alışverişi çantalarında en az bir somun Fransız ekmeği bulunur.

5. Kontrol kulesinde konuşabilecek birini bulan herkes bir uçağı indirebilir.

6. Herhangi bir binanin havalandırma sistemi mükemmel bir saklanma yeridir. Sizi orada aramak kimsenin aklına gelmez ve siz de hic bir güçlükle karşılaşmadan binanın herhangi bir bölümüne gidebilirsiniz.

7. Silahı yeniden doldurmanız gerekiyorsa, daima muhimmatınız bulunur... daha önce hiç taşımıyor olsanız bile.

8. Şehriniz tabii bir felaket ya da bir canavar tarafindan tehdit ediliyorsa belediye başkanının ilk endişesi turistler veya yakında açılacak bir sergidir.

9. En tehlikeli yaralarla yaralanan biri gıkını bile çıkarmaz, ama bir kadın yaralarını temizlerken inler.

10. Bir pencere camı bariz gözüküyorsa, az sonra oradan biri dışarı atılacaktır.

11. Taksiye ödeme yapmak icin cüzdanınıza bakmanıza gerek yoktur; elinize gelen ilk parayı çıkarıp uzatın, tam ücret kadar olacaktır.

12. Mutfaklarda elektrik düğmeleri bulunmaz. Geceleyin mutfağa girdiginizde buzdolabının kapısını açmanız yeterlidir.

13. Kelime işlemciler asla cursor ekranı gostermez. Onun yerine hep "Şifreyi giriniz" yazar. Bilgisayarlar her tuşa basildiginda bip sesi çıkarırlar.

14. Anneler her sabah yumurta, salam vs den ibaret kahvaltı sofrası hazırlarlar, ancak baba ve çocukların kahvaltı yapacak zamanları hiç olmaz.

15. Kabustan uyanan biri daima dimdik oturur ve hızlı hızlı solur.

16. Elektronik zamanlama gereçlerine sahip bütün aların üzerinde anın ne zaman patlayacağını bildiren büyük ekranlar vardır.

17. Ziyaret ettiginiz binanın tam önüne park etmek daima mümkündür.

18. Bir detektif bir davayı ancak askıya alındığında çözebilir.

19. Bütün uzaylılar Amerika'ya iner.

20. Bir çok laptop bilgisayar, istilacı uzaylı uygarlıklarının iletişim sistemlerini bozacak kadar güçlüdür.

21. Dövüş sanatları içeren bir kavgada dusmanlarınız sayıca ne kadar çok olurlarsa olsunlar etrafınızda dans ederek dönüp dururlar ve öncekiler nakavt oldukca sırayla kavgaya girerler.

22. Biri kafasına yediği darbeyle baygın düşse bile asla bir beyin hasarı veya travma geçirmez.

23. Polis departmanları memurlarını kesinlikle zıt karakterlileriyle eşleştirmek icin onlara kişilik testleri uygularlar.

24. Yalnız başlarına kaldıklarında yabancılar Ingilizce konuşmayı tercih ederler.

25. Her ihtiyaç duyduğunda elektrikli testere bulman mümkündür.

26. Bir kağıt atacı veya bir kredi kartıyla her kapı açılabilir; tabi, bu kapı içinde bir çocuk bulunan ve yanan bir evin kapısı değilse.

27. Hiç bir araba kilitlenmez camları dahi örtülmez. Dünyanın arabası calınır ama bunlar hariç.

28. FBI, CIA'in bilgi sistemleri birileri bize girse de pat diye cevap versek tarzında çok misafirperver calışmalar içindedirler.

fıkranın devamı

- Mademki dünya bir hiç, gece de iç, gündüz de iç.
- Bende şeytan tüyü yok, epilasyonla aldırdım.
- Hırsızlık yapmayın, Hükümet rekabetten hoşlanmaz.
- Nefes kesen bir roman yazdım. Tüm okurlarım öldü.
- Hakan yarın ki maçta forma giyemeyecek... Çıplak
oynayacak.
- Her aşk bitki isimleri ile başlar, hayvan isimleri
ile biter.
- Oğlumun adını mafya koydum, artık ben de mafya
babasıyım.
- Yazılıdan sıfır aldım ama, önemli olan katılmaktı.
- Eğer turist sezonundaysak, neden onları
avlayamıyoruz?
- 1959'da içilen kahvelerin hatırı doldu, duyurulur.
- Şiddete karşı savaş açın, şiddet yanlılarını
kurşunlayın.
- Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygudur.
- Adamın biri eczaneye sinek ilacı almaya gitmiş.
Eczacı ona "sineğinizin nesi var acaba" demiş.
- Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır.
- Sizde bit şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar.
- Beşbinkere söyledim; abartmayı bırak.
- Bu tüp bebek hatalı; hep gaz kaçırıyor.
- Yes abicim. Türkçe eğitime benden de okey!
- Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe
zıplayabilir mi? Elektrik direği zıplayamaz ki...
- Selam! Ben Aydan Şener. Hadi yaa. Ben de dünyadan
Neil Armstrong.
- Çocuğun biri bir gün kafasını ıslatmadan yıkamaya
başlamış. Annesi de "oğlum hiç saç ıslatılmadan
şampuanlanır mı?" deyince çocuk: ama anne bu şampuanda
kuru saçlar için yazıyor.
- Temel Fransa'ya gitmiş. Tabelada Fransa yazıyormuş.
O da " Aaaa... burayı da mı Sabancı aldı" demiş.
- Gençliğim acı veriyordu. Ameliyatla aldırdım.
- Ey yükselen yeni nesil! İn ulan aşağı!
- Son gülen sen olacaksın. Çünkü geç anlıyorsun
- İnsanlık bugün de para karşısında değer kaybetti.
- Karınızla aranızdaki ortak yan ne? Aynı günde
evlendik.
- Hayatım boyunca kararsız biri oldum ama artık emin
değilim.
- Karımı o kadar seviyorum ki eskimesin diye
başkalarının karılarını kullanıyorum.
- Size yapılmasını istemediğiniz şeyleri başkalarına
yapın, çok zevkli.
- Demokrasi, seks gibidir. İyisi de, kötüsü de "iyi"
dir.
- AIDS virusu de, Ebola virusu de maymun patentli.
Maymundan gelip gelmediğimiz belli değil ama,
Maymundan gideceğimiz kesin.
- Soğuk savaştan sıcak savaşa geçiverdik bir anda.
Dünya çatlamasa bari.
- Asansor bozuk. En yakın asansör karşı binadadır.
- İçerken araba kullanmayın. Bir yere çarparsanız
biranız dökülür.
- Yarın yapabileceğin bir şeyi, Asla bügünden yapma.
- Tanrım! Kendim için bir şey istemiyorum. Yalnızca
anneme paralı ve güzel bir gelin nasip et!

fıkranın devamı

Böyle bir değişim daha önce hiç yaşanmadı.

Hiç kimsenin diş macunlarının, diş fırçalarının hatta deterjanlarının bile böyle büyük yenilikleri olmadı. Cep telefonlarına getirilen yenilikler o kadar çok ve hızlı ki, insan takip etmekte zorlanıyor. Bunların en sonuncusu 'nebu çalan?' servisi. Kulağınıza bir melodi geldi, dayıyorsunuz cep telefonunuzu müziğin geldiği yere, az sonra şarkının adı, söyleyeni
ekranda. Ama bu daha başlangıç. Bakın bizi 2005'te bekleyen yeni servisler neler:

Kimdi bu?: Yolda yürürken karşıdan biri geliyor ve siz bu kişiyi
fena halde tanır gibisiniz. Ama çıkaramıyorsunuz. Kimdi bu herif diye
kendinizi helak etmeyin. Cep telefonunuzla çekin resmini, az sonra cep telefonunun ekranından alın cevabınızı: "Ortaokulda iki sıra önünde oturan Kirpi Rasim.

Hani aynı kıza çıkma teklif etmiştiniz de kavga çıkmıştı."
Memleket nere?: Otobüste yolculuk yaparken konuşmayı seven birisiniz.
Yanınıza oturan kişi ise şansa bakın ki, pek konuşacak gibi değil.
Ortak bir nokta bulmalı ki, muhabbet gelişsin. İyi de nasıl? Keşke
nereli olduğunu bilseydiniz. Neyse ki cep telefonunuz var. Tutun cep
telefonunuzu yanınızdakine doğru, az sonra öğrenin nereli olduğunu.
Ne bu kokan?: İşte bir süper servis daha! Günün telaşı içinde oraya
buraya koştururken birden burnunuza nefis bir koku geldi. Neydi bu
yemek neydi? Cep telefonunuzu çevirin kokunun geldiği yöne ve bekleyin.

"Fransız usulü, şaraba yatırılmış ananas soslu hindi budu" cevabıyla
merakınızı yenin.
Dilimin ucu: Olacak şey değil, nasıl unutursunuz?! Hani dünya
yıkılsa bu ismi unutmanız mümkün değil. Ama gelmiyor işte. Aslında
dilinizin ucunda.
Panik yok. Hemen çıkarın cep telefonunuzu, çekin dilinizin ucunun
resmini, az sonra öğrenin beyninizi kurcalayan ismin ne olduğunu.
Baklayı çıkar: Karşınızda biri lafı geveleyip duruyor ve her ne
diyecekse bir türlü söyleyemiyor. Boşuna "Çıkar kardeşim ağzındaki
baklayı"
demekle vakit kaybetmeyin. Cep telefonunuzu karşınızda kıvranan
zavallının ağzına tutun, derdi neymiş öğrenin.
Sabah ne yedim?: O kadar meşgul birisiniz ki, hani yoğunluktan
neredeyse sabah ne yediğinizi bile unutuyorsunuz. Üzülmeyin. Cep
telefonunuzu midenize tutun. Sabah kahvaltısında ne yemişsiniz anında
öğrenin.

BEKARLARA YENİ YIL MÜJDESİ...

Kaynanan kim?: Karşı cinsten birinden fena halde hoşlandınız. O da
size karşı boş değil. Hani biraz gayretle işin sonu nikah masası. Ama
bir problem var. Ya sevdiğinizin anası Semra Hanım tadında bir kaynana ise ne yapacaksınız? Kolayı var. Tutun cep telefonunuzu sevdiğinizin suratına 'kaynana' yazın. Müstakbel kaynananıza ait tüm bilgiler ekranınıza gelsin.
fıkranın devamı

* Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir?
Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1)

Kimlere zekat verilmez?
Cevap: Şeytana. (İlkokul 5)

* Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır?
Cevap: Üçe. Kara, deniz, hava kuvvetleri. (Orta 3)

* Mondros'u açıklayınız.
Cevap: Mondros kimdir bilmiyor (Orhan/8)

* İneğin midesi kaç bölümdür?
Cevap: İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1)

* Servet-i Fünun edebiyatı hangi edebi akımlardan etkilenmiştir?
Cevap: Elektrik akımından (Yaşar/Lise 3)

* Üremeyi açıklayınız.
Cevap: Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir. (Gül şah/Lise 1)

* Canlıların ortak özellikleri nelerdir?
Cevap: Yol, su, camii, mezarlık.

* Orta Asya'dan göçün sebepleri nelerdir?
Cevap: Elektirik kesintisi (Gülümser/6)

* Türkiye'nin geçitlerini yazınız.
Cevap: Altgeçit, Üst geçit, yaya geçidi (Serkan/7)

* Kanuni Fransa'ya neden kapitülasyon tanımıştır?
Cevap: Bir kadına yardım etmek için (Berat/İlkokul)

* Güneydoğu Anadolu bölgesinde petrol nerelerden çıkartılır?
Cevap: Petrol, Raman ve Gazman'dan çıkartılır. (Filiz/Ortaokul 2)

* İzmir'i kim işgal etti?
Cevap: Gazeteci Hasan Tahsin (Barış/Orta3)

* Ailenin reisi kimdir?
Cevap: Anam (Sabri/İlkokul3)

* Koşma nedir?
Cevap: Yürümenin hızlı şekline koşma denir. (Samet/Lise1)

* Canlıların en küçüğüne ne ad verilir?
Cevap: Bebek

* Kasabayı kim yönetir?
Cevap: Şerif ve adamları (Kamil/İlkokul5)

* Mübarek geceler hangileridir, yazınız.
Cevap: Kına, gerdek ve dolunay gecesi (Hatice/İlkokul 5)

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama