Pijama Fıkraları

loading...


Kucuk bir balikci koyundeTemel tembel oldugu icin esi Fadime baliga cikmak zorunda kalirmis. Sabah erkenden balikcilar tekneleri ile denize acildiklarinda erkekler hep ayni yone gitmelerine ragmen fadime kendine gore bir yone gidermis.

Aksam baliktan donuldugunde erkeklerin cok az balik yakalamis olmalarina fadimenin kayigi silme balik dolu olurmus.

Bu duruma dayanamayan erkekler, isin sirrini sormuslar. O da :

- "Biliyorsunuz kocam uykucudur, sabah esimin pijamasini acip bakiyorum. Temelinki ne tarafa dogru yatmis ise o yone gidiyorum" demis. Erkekler:

- "Peki baci saga, sola anladik ama dimdik durursa ne tarafa gidiyorsun?" diye sorunca Fadime:

- "Canim, o gun balığa çıkar mıyım hiç?"

fıkranın devamı


Temel birgün dursunlara gitmis aksam olmus çok kötü yagmur yagiyormus
dursun:temel istersen bugün bizde kal çok yagmur yagiyor yarin gidersin. demiş.Temel tamam demis.Dursun temelin yatagini hazirlamaya gittiginde bir bakmis temel yok sonra birden kapi çalmis dursun kapiya bakmis karsisinda temeli görmüs saskinlik içinde nereye gitin temel diye sormus.Temelde pijamalarimi almaya gittim daa..demiş.

fıkranın devamı


Birgün Temel dursun"a misfirlige gitmis ve aniden bastiran siddetli yagmur Temel"i zor durumda birakmis.

Dursun, Temel"e :

-"Temel ,sen bu yagmurda bir yere gidemezsun, pu gece pizde yatarsun."

Temel:

-"Olur, bu gece burdayum" der ve Temel Dursun"nun olmadigi vakit ortadan kaybolur.

Aradan zaman geçer ve kapi çalinir.

Dursun bakar ki gelen Temel. -"Ula Temel, nereye cittun.?" -Eve pijamami almaya cittum da."



fıkranın devamı


Hirsizin biri, bir evin Catisina cikmis ve anten kablosunu kesmis.Evin reisi de tam TV'ye dalmisken yayin kesilince
televizyonunu biraz kurcalamis, Bozuldu herhalde"diyerek yatmis.Ertesi gun adam ise gittikten sonra hirsiz kapiyi acip adamin karisina,Yenge, beni abi gonderdi,televizyon bozuk, alin da bir bakin dedi" demis.Saf kadincagiz da televizyonu vermis. Aksam adam eve gelip
de televizyonu gorememis ve karisindan olayi ogrenince dumura ugramis tabii. O hafta sonu balkonda keyif yaparlarken bizim hirsiz asagidan islik çala çala onlara bakarak sokaktan gecmis. Kadin hirsizi tanimis ve Bak bey! Televizyonu calan adam iste buydu!!" demis.Adam bunu duyunca pijamalarla adami kovalamaya baslamis. 5 dakika sonra diger hirsiz adamin evine gelip, karisina Yenge,ben
polisim, abi hirsizi yakaladi. Simdi karakoldalar.Pantolonuyla, cuzdanini istiyor." demis ve kadin da vermis normal olarak. Adam hirsizi uzun bir saat kovaladiktan sonra kan ter icinde eve dönmüs.. VEEE yine dumur!
Artik adam karisini ne yapmis bilinmiyor ?...

fıkranın devamı


Temel Dursun'a misafirliğe gitmiş. Fakat bi zaman sonra bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlamış. Dursun

- "Temel bu akşam gitme, çok yağmur yağıyor. Burda kal yarın gidersin.Yoksa çok ıslanırsın" demiş. Temel kabul etmiş. Bir ara Temel ortalıktan kaybolmuş. Sonra kapı çalmış. Kapıyı açan Dursun Temel'i sırılsıklam karşısında görünce şaşkın bi halde sormuş:

- Ula Temel bu ne hal? Temel de

- "Haçan pijamalarımı almağa cittum" demiş.

fıkranın devamı

Adamın biri avlanmayı çok seviyormuş. Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanınca olan parayı 15 g...
fıkranın devamı

Temel birgün dursunlara gitmis aksam olmus çok kötü yagmur yagiyormus dursun:temel istersen bug
fıkranın devamı

Pansiyoncu kadının evinde genç bir erkekle genç bir bayan oturuyordu. Pansiyoncu kadın sabaha k...
fıkranın devamı

John isten cikmadan once karisini evden arar; Tatlim , patron bir kac arkadasiyla beraber komsu ...
fıkranın devamı

Hirsizin biri herhangi bir evin catisina cikmis ve bir anten kablosunu kesmis. Evin reisi de tam tv'...
fıkranın devamı

Kucuk bir balikci koyundeTemel tembel oldugu icin esi Fadime baliga cikmak zorunda kalirmis.Sabah er...
fıkranın devamı

Seni istiyorum..
Senin bana arkadan vurmani,
Benim canimi yakmani,
Geceleri zonklatmani..
Nerdesin dar ama guzel kosele
ayakkabilarim...
----------------------------------
Belini ellerimle kavrayinca,
Agzimi agzina dayayinca,
Icime sicak birsey akar.
Sevgili cay bardagim...


----------------------------------
Onun uzun sert bedenini avuclarinin arasina al
Simsiki tut..
Ucunu istekli dudaklarinin arasina al,
Ve o essiz sivinin agzina akmasini bekle..
Hayatin tadi coca cola..
--------------------------------
Karanlikta gozleri isil isildi
Yavasca yaklastim
Bacaklarini araladim
Memelerini avucladim
Cok heyecanliydim
Cunku;.....
Ilk defa inek sagiyordum.....
----------------------------------
Dun gece seni cok aradim
Soguk vucuduma dokunmani oyle istedim ki...
Yataga sensiz ve ciplak girmek zorunda kaldim
Nerdeydin benim canim pijamalarim?
----------------------------------
Boynuma surterek
Goguslerimin arasindan asagi
Kalcamin yanina kadar getirip
Yuvasina oturttum.
. Cikan slak sesi bana guven veriyordu..
(Emniyet kemerini sen de tak..)
-----------------------------
Sadece bir delige sokmak yetmiyordu onun icin onemli olan ayn anda ikisine birden vurmakti ince ayarini yapti once onundeki delige sonra da arkada ki delige sokmalidi kararini verdi cok heyacanliydi.Nefesini tuttu ve vurdu.Ohh iki delige de sokmustu.Arkadasina dondu ve "bilardoyu ogrende gel"...
------------------------------
Dayanlacak gibi degildi mutlaka biraz sarmaliydi,egildi bacaklarinin arasindan yavasca suzuldu iste oradaydi ,mis gibi kokuyordu mubarek parmaklaryla karanligi yokladi, bulmustu ve burnunu uzatti kokluyordu .Ohhh.Sicacik
> Ama agzina alamiyordu
"Kahretsin her iftar oncesi annem su dolmalari masanin altina saklamasa olmazdi"
----------------------------
Elini uyuyan guzelin uzerinde gezdirirken ici bir tuhaf olmustu ne kadar estetik ne kadar duzgun bir kici vardi. Ismi de guzeldi "LEYLA" bir an kendini cirilciplak dusundu ustunde.. ustunde ve guneslenirken muhtesem yelkenlinin...
--------------------------------
Elinde aletini tutmus agzini acmasini soylediginde isteklerine karsi koyamamisti.. istemeden agzini acti.. biraz sonra hersey bitmisti. agzinda biriken sivi lavaboya bosaltirken dis doktorunun sesini duydu"gecmis olsun"
-------------------------------
yetti artik dedi doktor kocasina.. her aksam her sabah agzima verdigin yetmezmis gibi simdide kicima sokuyorsun biktim artk su ilaclardan..
fıkranın devamı

1.. Serbest dolaşım çıkar . İyi bir eğitimi ve geçerli bir işi olmayanların hepsi (İpini koparanlar) çil yavruları gibi Avrupa'nın dört bir yanına dağılır .

2.. Hide Park'ta Türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiğ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haşlanmış yumurta ve patates, pet şişe, naylon poşet, arabesk, gürültü ve kavga)

3.. Versailles Sarayının önünde seyyar satıcılık yapar.(Salatalık, lahmacun, simit v.s.)

4.. Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar.

5.. Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.

6.. Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.

7.. Lourvre müzesinde kapkaççılık yapar.

8.. Chapms Elises Bulvarı'nda düğün konvoyu yapar.

9.. Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini Türklere satar.

10.. Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.

11.. Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli "abi !" diye hitap eder.

12.. Galatasaray Avrupa kupalarında başarı elde ettiğinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateş açar ve birkaç Avrupa vatandaşı için "Kim vurduya" tur ayarlarlar.

13.. Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.

14.. Bir fast food'da yanındaki kız arkadaşına baktığından şüphelendiği adamı döver.

15.. Yenebilecek her şeye içinde domuz eti oluğu şüphesiyle bakar.

16.. Avrupalı tüm kadınlara şırfıntı gözüyle bakar ve günde 25 kadına sarkıntılık eder. Sonunda Avrupalı zannettiği bir Türk kızının ağabeylerinden dayak yer. Yaraları iyileştikten sonra aynı kızla çıkmaya başlar.

17.. Kızlar bir Avrupalı ile evlenebilmek için kırk takla atar. Babaları izin vermeyince evden kaçar. Babaları polisi arar. Kız 18 yaşından büyük olduğu için polis babayı pek sallamaz. Baba kendi işini kendi görmek ister ve herifin kardeşini öldürerek kan davası çıkarmaya çalışır.

18.. Arabasıyla caddelerde turlarken İbo'nun kasetini yüksek sesle çalarak kız tavlamaya çalışır.

19.. Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve tüm imkanlarını bir Mercedes sahibi olmak için seferber eder.

20.. Türkiye'ye gelip geri dönerken bir minibüs dolusu besin maddesi götürür. Sucuk ve pastırmaları halk sağlığına aykırılığı nedeniyle gümrükte terk eder. Terk etmeden önce iki saat süreyle arbede çıkarır.

21.. Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka bir gün tüm aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.

22.. Kurban bayramlarında kamuya ait yerlerde kurban keser. Kan gövdeyi götürür.

23.. "Yok canım abarttın. Şu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoğunu yapmıyorlar ki" diye milletini savunanlar, o günler geldiğinde Türklerin Avrupa'da kanun, kitap dinlemeyecek kadar çoğunluk olacağını göz ardı ederler.

24.. Türkiye'nin nüfusu 16 milyona İstanbul'un nüfusu 1 milyona düşer. Refah seviyesi ve toplumsal kalite son haddine kadar yükselir. Kimse kimsenin malına, namusuna yan gözle bakmaz. Türkiye'de kalmış olanlar, dini bayramlarda ve yaz tatillerinde Avrupa'ya kaçarak Türkiye'nin sakinleşmesini beklerler.

25.. Türkiye'de eğitim seviyesi %98 üniversite düzeyine yükselir. İşsizlik kalmaz. İşçi ithaline başlanılır. Çevre kirliliği sıfıra düşer. Sanat ve kültür yurdun her köşesine yayılır. Arabesk sanatçıları iş alanlarını Avrupa'ya kaydırır. Turizm patlar.

26.. Ülkemiz temiz, sakin ve yaşanası bir memleket olur. Siyasi tartışmalar konuşma platformunda kalır.

27.. Hayal gücü iyi çalışan okuyucular bir bu kadar daha madde üretir.

Yaaa ! Dostlar . İşte böyle . Bundan sonra kimse "Biz Müslüman bir ülkeyiz; Avrupalılar bu yüzden bizi AB'ne almıyorlar" ya da "Türkiye'de demokratikleşme sağlanamadı; onun için giremiyoruz AB'ne" savunmalarını yapmasın . Çünkü alakası yok . İşte yukarıda sayılan maddeler yüzünden giremiyoruz AB'ne. Onlar yeni bir İstanbul olmaktan korkuyorlar . Kendi milletini tanımayan bazıları da hemen işi siyasi ve dini nedenlere dayandırıyorlar. "Yahu bir beceremediler şu AB'ne girmeyi" diye siyasetçileri suçluyorlar. Zavallı siyasetçi ne yapsın. Eldeki malzeme bu. AB'ne girer miyiz, girmez miyiz bilinmez ama fırsat bu fırsat, Avrupalılar Türkiye'deki bazı aksaklıkları gidermek için türlü şartlar sürüyorlar ortaya. Devlet seviyesinde çözülmesi gerekenlere eyvallah. Elbet çözülür ama ya bireyler ? Yani yukarıda anlatılanlar. Onu çözecek babayiğit ne Türkiye'de var ne Avrupa'da. Yoksa AB adam olana çocuk oyuncağı ama biz adam olamadık ki.
fıkranın devamı

Bir şirkete kozalanmak
(Koza: Tırtılın kelebek
oluncaya kadar misafir kaldığı korunaklı yuva.)
Yeni mezun elemanın; askerliğini beklerken, daha iyi
bir iş ararken veya yurt dışında bir master kazanana
kadar düşük profilli ve sıkıcı bir başlangıç
pozisyonunda çalışmayı kabul etmesi. Kelebek olur
olmaz da arkasına bile bakmadan o şirketten uçması...

Leblebi Profesörü
Astları ona bir şey açıklamaya çalışırken, daha leb
demeden bütün konuyu anladığını düşünüp, ikinci
kelimede söz kesen, her şeyi en iyi kendisinin
bildiğini sanan dinleme özürlü yönetici.

Bariyer Plânlaması
Çekirdekten yetişmiş alaylı yöneticinin, ileride
kendisine rakip olabilecek zehir gibi ve eğitimli genç
elemanını, "Rotasyon iyidir; satışı da öğrenirsin.
Kariyerin için faydalı olur." ayaklarıyla kandırıp
başka bir bölüme postalaması. Koltuğunu elinden almak
amacıyla gelecekte yapılabilecek olası hamlelere karşı
engel yaratması.

Hız Tümseği
En basit görevlerde bile bin bir zorluk çıkartarak
işlerinizin akışını yavaşlatan kıl meslektaş.

Iş Ingilizcesi
Türkçe cümlelerin içine Ingilizce kelimeler
serpiştirilerek konuşulan ucube şirket lisanı. Örnek,
"Ebru, benim reportu final hâle getirdim; yarın
birlikte review edelim mi?" Gerçek Ingilizce ile
ilgisi olmadığı için, bu lisan yabancılarla iletişimde
pek işe yaramaz. Az önce Amerikan aksanıyla Türkçe
konuşan kişinin, böyle bir durumda aniden nutku
tutulur. Kekelemelere gelir...

Pijama Yakalı
Mavi veya beyaz yakalıyken, işini kaybedip evde
oturmak zorunda kalan kimse.

Menopozisyon
Sittinsene olarak ifade edilebilecek uzun bir süredir
şirkette çalıştığı için işten çıkarılamayan sadık
çalışanın, emekliliğini beklerken oyalandığı,
yetkileri ve fonksiyonları azaltılmış pozisyon.

Kalite Çemberi
Kaliteyi iyileştirmek veya işin asıl sahiplerinin bile
bulaşmak istemediği kemiklikteki sorunları çözmek
hedefiyle bir araya getirilen insanların, bir dolu
mesai saati ve tonla kırtasiye malzemesi harcadıktan
sonra, bir tam daireyi tamamlayarak başladıkları
noktaya geri dönmeleri.

Kartvizit Bebeği
Çok hatırlı kişilerden torpil getirdiği için işe
alınmak zorunda kalınan, müdürlerin kendi bölümlerinde
istemediği, elemanların evlilik dışı bebek muamelesi
yaptığı vasıfsız kimse.

Masa Saati
Bütün gün ceketini çıkarmadan masasında oturan, mesai
saati bittikten sonra ofiste bir saniye bile durmayan,
suya-sabuna ve zor işlere dokunmayan kişi. Saatinizi,
hareketlerine göre ayarlayabileceğiniz dakik insan...

Ego Müzesi
Üst düzey yöneticinin odasında; diplomalarını, dandik
golf kupalarını ve önemli kişilerle çekilmiş
resimlerini sergilediği bölüm.

Ritm Saz Tamiratı
Bilgisayar, printer, fotokopi makinesi gibi elektronik
ofis ıvır zıvırından hiç çakmayan tiplerin, arıza
anında bir bileni çağırmak yerine alete vurarak tamir
etmeye çalışmaları.

Geyik Fırtınası
Ofis insanlarının bir odaya tıkılıp, saatler boyunca
akıllarına gelen her şeyi konuştukları, hazırlık
yapılmadan gelindiği için de hiçbir sonuç veya karar
alınamadan biten, litrelerce çay ve kahvenin
tüketildiği plânsız, programsız toplantılar. Iş
hayatının yüzde altmışını oluşturan akla ziyan
seanslar.

Estrojenerasyon
(Estrojen: Kadınlık hormonu)
Eğitimli, vasıflı ve ekonomik özgürlüğe sahip
kadınlardan oluşan profesyonel nesil. Sağlıklı bir
gelişme; kahvehaneleri andıran klâsik iş
ortamlarımızın panzehiri.

fıkranın devamı

Dün gece seni o kadar aradım ki, soğuk vücuduma dokunmanı o kadar çok istedim ki yatağa sensiz ve çıplak girmek zorunda kala kaldım nerdeydin benim canım pijamalarım!!!
***
Bu güzellik, bu gülüş, bu zeka, bu akıl hele anlam dolu gözler varya; Tüm güzellikleri bir arada toplamış. Neyse kendimden çok bahsettim senden ne haber?
***
Bir göz gördüm masmavi denizin dibine sinmiş,bir göz gördüm simsiyah gecelerden bezmiş, bir göz gördüm yemyeşil yaprağı ucuna değmiş, bir göz gördüm mosmor üstüne yumruk yemiş :)
***
Ya ben sana çok mesaj yolladım.İnternet parası çok gelecek.Yanlış anlama paranın önemi yok.Önemli olan miktarı:)
***
Birini sevdim araba çarptı birini sevdim kanserden öldü birini sevdim çatıdan düştü bak kızdırma seni de severim ha... :)
***
Sana bi kafa korum, bi de Kamuran Akkor... Hihihi... Bu espriye kim güler? Güler Duman.Sana kim inanir? Kadir İnanır.
***
Yat dedi yattım, aç dedi açtım, aletini çıkarıp soktu. İşini bitirdiğinde kan gelmeye başladı,çok korkmuş ve çok acı çekiyordum.Çünkü ilk kez diş çektiriyordum!!
***
Elleriyle beyaz vücudumu ellediler.Dudaklarıyla emdiler.Ateşiyle yaktılar.Ne suçum vardı.Gül gibi sigaraydım?
***
Onun o sert şeyini elime aldım.Elimle sıktım.Ucunu dudaklarımın ağzına aldım.O eşsiz sıvı bana hayat verdi.Hayatın tadı Coca Cola!!!
fıkranın devamı

Pansiyoncu kadının evinde genç bir erkekle genç bir bayan oturuyordu. Pansiyoncu kadın sabaha karşı genç bayanın odasında bir gürültü duydu. Kalkarak bayanın odasına gitti ve orda delikanlıyı yakaladı.
Genç adamın üstünde sadece pijamasının üstü bulunuyordu.
"Burada ne işin var?" diye sordu.
Delikanlı boynunu bükerek yanıt verdi:
"Buraya sadece ilaç getirmek için geldim. Bu bayanın başı ağrıyormuş da..."
Pansiyoncu kadın yataktaki bayanı ve ayaktaki delikanlıyı yukarıdan aşağıya süzdükten sonra:
"Peki" dedi. "Yalnız sokağa çıkmadan önce eczanenizi kapasanız iyi olur!"

fıkranın devamı

Birgün Temel Dursuna gider. Akşam yemeğini yerler orda. Daha sonra şiddetli bir yağmur bastırır.
Dursun Temel'e
- Seni dışarı bırakmam bu yağmurda burda kal bu akşam
der. Temel de
- Olur
der. Bir süre sonra Temel gözden kaybolur. Geri geldiginde sırılsıklam olmuştur.
Dursun ne olduğunu sorar;
Temel'de
- Bu akşam burda kalcam ya eve gidip pijamalarımı aldım
der....
fıkranın devamı

Bir gün Temel'le Fadime komşularına misafirliğe gitmişler.Geç saatlere kadar oturmuşlar. Tam kalkarken komşuları çok hızlı yağmur yağdığı ıçin burada kalın demiş. Bir süre sonra yataklar hazırlanmış ve bakmışlarki Temel ortalarda yok. O anda zil çalmış kapıyı açmışlar. Temel sırılsıklam duruyor.
- Neredeydin diye sormuşlar
Temel de :
- Pijamamı almaya gittum da !
demiş.
fıkranın devamı

Dursun, iş icabi hafta sonu parise gidecek,karisi hemen temeli arar.
-temel bu aksam bana gel benimki evde deyil.
Aksam olur temel eve gelir ve hemen o ise baslarlar.isin ostasinda kapi calinir. Kadin:
-eyvah kocam.
Temeli ciplak olarak elbise dolabina saklar. Elbiselerini eline verir ve kapiyi acar. Gelen dursun. Kadin sorar;
-niye gitmedin kocacim? Dursun:
- ucakta bir problem oldugunu ucagim yarin kalkacak.
Neyse dursun yoruldun ben yatacam, dolaptan pijamasini alim derken temeli goruyor.Bu kim diye sorar?
-ha bumu bu benim yeni mutfak robotum kocacim der.
Temelde hic kipirdamiyor,aynen bir robot gibi davraniyor.Tabi dursun bunu yemez. Pijamalarini giyiyor ve karisiyla yataga giriyor. Karisi dursuna sulaniyor ama dursun karisina ;
-bugun senle deyil robotu *ikecem!
bunu duyan temel *ötu sıkar dursun arkasına geçer ve tam gecirecek temel robot gibi sorar;
-şifreyi söyle, şifreyi söyle,
Dursun hayda budane tekrar dener. Temel *ötü sıkar ve
-şifreyi söyle, şifreyi söyle der.
Dursun kızar,
-hanım su icerdeki "matkabı" hele getir.
Temel matkabin sesini duyunca kendince söylenir.
-Bir daha dene, bir daha dene.
fıkranın devamı

birgun temel yarislara katilmis once alman mersedesiyle gelmis hizi 150 ye gelmis tam duvara carpacakken frene basmis ve durmus temel sormus,nasil yaptin, alman kasilarak cevap vermis;ABS arkasindan isvecli volvosuyla gelmis ve ayni sekilde olmus ve temel sormus ,nasil yaptin isvecli ovunerek cevap vermis; ABS ve temel binmis bizim haci murat124 e zor bela hizi 100u bulmus ve duvara yaklasirken frene komus ama ne fayda ala pijamali girmis duvara . isvecli ve alman gulerek sormuslar senin frenler ne? temel cevap vermis ASD alman atilmis hemen; o da ne demek. temel cevap vermis; ANASINI **SEN DURMAZ
fıkranın devamı

Temel sehirlerarasi seyahatinde treni tercih etmis ve yatakli olan
kompartmana yerlesmis. Az sonra kompartmana cok guzel bir kadin gelmis ve tanismislar. Kadin Is bankasinda calisiyormus. Uzun bir sohbetten sonra gece olmus ve yatmak uzere kompartmandaki ranzayi acmislar. Kadin ust kata, Temelde alt kata yerlesmis. Yatmalarindan 10 dakika sonra kadin pijamasinin ustunu cikartip yere atmis. Temel bunu gorunce kadinin kendisinden birseyler bekledigini dusunerek kadinin yatagina alttan hafifce vurarak:

- "Handan Hanım"
- "Buyrun Temel bey"
- "Is bankasinin kapilari acildi mi acaba?"
- "Ne munasebet Temel bey teessuf ederim, bu davranisiniz cok cirkin"
- "Ozur dilerim Handan Hn. ben sanmistim ki ... !!!"

Yaklasik on dakika sonra kadin pijamasinin altini cikarmis ve yeniden yere atmis. Temel bunu gorunce cildiracak gibi olmus ve kendini tutamayarak yeniden kadinin yatagina hafifce vurmus.

- "Handan Hanım"
- "Buyrun Temel bey"
- "Is bankasinin kapilari acildi mi acaba?"
- "Temel bey lutfen kendinize gelin, cok ayip."

Temel olanlar karsinsinda cok zor durumdaymis ama dayanacak durumda da degilmis. Yine de sabretmis ancak 5 dakika sonra kadin bu defa camasirinin ustunu cikarmis ve atmis. Sabredemeyecek durumda olan Temel yeniden ranzaya vurarak:

- "Handan Hanım"
- "Buyrun Temel bey"
- "Is bankasinin kapilari acildi mi acaba?"
- "Temel bey bu son olsun lutfen, bir daha ayni sey olursa guvenligi cagiracagim."

Temel buyuk bir hayalkirkligi ile yeniden yatmis. 5 dakika sonra kadin camasirinin altini cikartip yere atmis ve bu defa kadinda istekliymis ama aradan 10 dakika gecmesine ragmen Temelden ses gelmeyince uyudugunu sanarak endiselenmis ve dayanamayarak seslenmis:

- "Temel Bey"
- "Buyrun Handan Hanım"
- "Temel Bey Is bankasinin kapilari acildi da !!!"
- "Gerek kalmadi Handan Hanım, biz ceki elden bozdurduk !!! "
fıkranın devamı

Temel, Dursun'a misafirliğe gitmiş.
Gece sağnak halde yağmur başlayınca;
Dursun konukseverlik göstermiş: "Temel çok fena yağmur yağıyor, eve gitme, burada kal."
Temel kabul etmiş, ama ansızın ortadan kaybolmuş. Aradan epeyce zaman geçtikten sonra kapı çalmış, bakmışlar kapıda sırılsıklam Temel:
"Neredesun ula Temel merak ettik ?"
"Eve cittum pijamamu aldum da..."
fıkranın devamı

Temel ve Fadime arkadaşının evine gitmiş. Geç saatlere kadar oturmuşlar ve çok kötü bir yağmur başlamış. Ev sahibi Temel'e:
-Bu gece bizde yatın yarın gidersiniz demiş.
Temelin yatağını hazırlamışlar. Fakat Temel gözden kaybolmuş. Sonra kapı çalmış Temel'i sırılsıklam gören ev sahibi nereye gittin demiş. Temel sakin bir şekilde:
-Eve ciddum pijamamı aldım ve celdum demiş.
fıkranın devamı

Sonradan olma zengin ağalardan biri safariye gitmeye
karar vermiş. Uzun zaman sonra geriye döndüğünde
köydekilere bahsetmeye başlamış.
Yol boyunca zenginlerin neler yaptığını ve nasıl
yaşadıklarını anlatmış. Bir süre sonra köylünün biri
sormuş.

''Ağam neler görmüşsen hele anlat''
Ağa anlatmaya başlar.
'' Bizi kocaman uçaklarla götürmüşlerdir.
Kocaman tekerlekli jiplerle ormanların, nehirlerin,
köprülerin üstünden geçirmişlerdir.''
Derken bir köylü sorar.
'' Hiç hayvan yok mudur? Ağam.''
'' Olmaz mı. Hele zürefa görmüşem ilk önce'' der ağa.
'' O nedir'' diye sorar köylü.
Ağa görmüş tavırları ile hem sorar hem anlatır.
'' Eşeği biliy misiniz?''
'' Biliyiiiz '' der köylüler
'' İşte eşeğin uzun bacaklı olanı ve boynu eşeğinin üç
katı, üzerinde yuvarlak benek olana zürefa diiyler.''
Köylüler hayalinde zürefayı canlandırmaya çalışırlar.
Bir süre yol aldıktan sonra bir köylü yine sorar.
'' Başka hayvanda var mıdır ağam?''
'' Olmaz mı. Zebra görmüşem bir sürü''
'' O nedir'' diye sorar köylü
Ağa görmüş tavırları ile tekrar anlatır.
'' Eşeği biliy misiniz?''
'' Biliyiiiz '' der köylüler
'' İşte eşeğin aynı boyunda yukarıdan aşağıya çizgili
pijama giyenine zebra diiyiler.''
Köylüler hayalinde zebrayı canlandırmaya çalışırlar.
Bir süre yol aldıktan sonra bir köylü yine sorar.
'' Başka hayvanda var mıdır ağam?''
'' Olmaz mı. Gergedan görmüşem bir sürü''
'' O nedir'' diye sorar köylü
Ağa görmüş tavırları ile tekrar anlatır.
'' Eşeği biliy misiniz?''
'' Biliyiiiz '' der köylüler
'' İşte eşeğin yana doğri iki katı, burnunda iki tane
boynuz olanına diiyiler.''
Köylüler hayalinde gergedanı canlandırmaya çalışırlar.
Bir süre yol aldıktan sonra bir köylü yine sorar.
'' Başka hayvanda var mıdır ağam?''
'' Olmaz mı. Boğa yılanı görmüşem bir tane''
'' O nedir'' diye sorar köylü
Ağa boğa yılanı ile eşek arasında nasıl bir bağ kurarım
da anlatırım diye biraz düşünür.
Köylüler merakla bekler.
Ağa sorar.
'' Eşeği biliy misiniz?''
'' Biliyiiiz '' der köylüler.
'' Eşeğinkini de biliy misiniz?''''
'' Biliyiiiz '' der köylüler
'' İşte eşeğinkinin 5 katı uzunlukta amaaa eşek yok
ortalıkta !!.....

fıkranın devamı

Haydar emmi diye biri avlanmayı çok seviyormuş. Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanınca olan parayı 15 günlük bir safariye yatırmış.
15 gün sonra dönmüş gelmiş haydar emmi köy kahvesine, ayakta karşılamışlar haydar emmiyi, hepbir agizdan "de hele anlat, neler yapmışsan haydar emmi, neler görmüşsan?" diye sormuşlar..

Bizim emmi demis ki "vuallah zebra avlamışam."
-Ulaaa zebrada ne oli? diye sormuş köylünün biri.
-Bizim eşşegi bilisen? Diye sormuş bizim emmi..
-He bilirem
-Ha iste bizim eşşegin çizgilisidir ha, böyle pijama giyimiş gibim oli.

Sonra zürafa avlamışam..
Aynı köylü yine sormu. "ula zürafada ne oli?"
-Bizim eşşegi bilisen?
-He bilirem
-Iste bizim eşşegin 3-4 metre daha uzuni oli

Vuiii, eee başka ne yapmışsan haydar emmi? Diye sormuş köylü..
Piton avlamışam demiş avcı emmi..
-La pitonda ne oli?
-Bizim eşşegi bilisen?
-He bilirem..
-Eşşegin s*kinide bilisen?
-He bilirem..
-Aha odir, ama eşşek yohtir.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama