Pipi Fıkraları

loading...

Temel ile Fadime denize giderler.Fadime yanına salatalık alır.Temel domates alır.İkisi denize girer.Sebzeleri denize düşürürler.Temel domates alıcam diye Fadimenin memelerini tutar.Fadime salatalıklarını almak için eğildiğinde Temel in pipisini tutar.
fıkranın devamı

bir gün nasrettin hoca tuvellete sıçmaya gekmiş bi bakmıi göttü yok ve çok sıçması gelmiş ve sıçmış inanamamış sonra bi önüne bakmış pipisi sıçmış yarın kahvaltıdan sonra çişi gelmiş işemeye gitmiş pipi si yokmuş ama işemiş bi arkasına bakmış işiyomuyomuş meherse göttünden işiyomu
fıkranın devamı


Bir hayvan almak isteyen adam papagan satan bir magazaya gider. En güzel
papagan en ucuzudur. Papagana sorar :
- Neden bu kadar ucuzsun?
- Görmüyormusun abi benim ayaklarim yok, der.
- Peki nasil tünekte duruyosun?
- Pipimi doluyorum abi, der papagan. Adam papagani alir, eve götürür. Ertesi
gün eve geldiginde, Papagan :
- Abi kiz arkadasin postaciya kapiyi açti...
Adam :
- Eee, ne olacak onlar tanisirlar.
Papagan :
- Adam içeri girer girmez kizin bluzunun dügmelerini açti...
- Sonra nooldu?..
- Göremedim abi tünekten düsmüsüm!..

fıkranın devamı


12 yaşında bir çocuk bir kadına tecavüz etmekten yargılanıyormuş. Üstelik çocuğun avukatı da bayanmış. Mahkemede bayan avukat, çocuğun pipisini dışarı çıkarıp eline almış ve sallayarak: - "Hakim bey, bu çocuk bu ufacık pipisiyle bu kadına nasıl tecavüz edebilir?" Tam bu sırada çocuk avukatın kulağına eğilerek fısıldamış: - "Avukat hanım biraz daha sallarsanız davayı kaybedicez!"

fıkranın devamı

KÜÇÜK BİR KANİŞ VE KOCAMAN BİR DOBERMANVETERİNER KLİĞİNİĞİNDE KONUŞUYOLARMIŞ.KANİŞ...
fıkranın devamı

Bir barda insanlar oturmus sohbet ederler, o sirada bir silah sesi duyulur, ve bir zenci bacagindan ...
fıkranın devamı

Bir anne çocugu 5 yasına gelince ona ciş yapmasını öğretiyormus ve bunları sıralamıs1 kilo...
fıkranın devamı

Genç adamin hayatindaki en büyük istegi bir rolls-royce sahibi olmakmis. Ailesinden kalan mülkle...
fıkranın devamı

12 yaşinda bir çocuk bir kadina tecavüz etmekten yargilaniyormuş. üstelik çocuğun avukati da ...
fıkranın devamı

Kızın birisi annesine;"Anne, yeni tanıştığımız komşunun oğlunun pipisi tuz fıstığı gib...
fıkranın devamı

Namık kemal ile bir fransız bir gün palan dökene geziye çıkar şanslarına çığ düşer ve e...
fıkranın devamı

Temel 'in üç oğlu varmış. Onlara findik getirmiş. - Yiyin finduklari da pipiniz buyusun, demi
fıkranın devamı

Köyün birinde aga oglunu evlendirmeye karar verir. Ama Oglunu bir türlü ikna edemez. Babasinin i...
fıkranın devamı

Yalnızlıktan bunalan adam papağan marketine gider. En güzel papağan en ucuzudur. Papağana sora...
fıkranın devamı

I Love You I Love You Do You Love Me Yes I Do
Umit Besen hizla Ingilizce ögrenmeye baslayan bir irka yapabilecegi en büyük zalimligi yapmis, bu sarkiyi peydah etmisti. Caddelerde, sokaklarda kekolar arabalarindan bu yaraticilik örnegi sarkiyi bangirdatir ufacik olmamiza ragmen agiz dolusu kusmamizi saglarlardi. O dönemde, es kaza bir turist ile tanisirsam bu sarkiyi nasil açiklayacagimi kara kara düsünürdüm.
Yillar sonra yabanci bir hanim ile sohbet ederken bu sarki aklima gelmisti. Kendisine böyle bir sarkinin var oldugunu anlatip, sözlerini söyledigimde bana sadece "I Dont believe You" (Hadi Len) demisti.

Çiki Çiki Baba
Sarki sözlerinin illede bir manasi olmasi gerekmez, düsüncesinin bayrak tasiyan örnegi oldu. Aynen söyleydi:
Çiki çiki baba. Ayni ayni yaba. Feli feli kuuli. El fakiri yaba. Oyyyy oyyyyy oyyyy. Ulan ne isti be.

Memisler
Topaloglu. Simdi bu öyle bir adamdi ki ceketinin rengine uysun diye saçini boyamaktan çekinmezdi. Uzayliydi, "Uzaydan gelmedik ki, dünyaliyiz biz" diye sarkisi vardi. Bir de "Memisler" adli sarkisi vardi. Duydugumuzda gülmekten yarilarak ikiye ayrilmistik. Sözleri söyle bir seydi sanirim:
Elmalari yemisler,
Seftaliyi yemisler,
Gülmüsler eglenmisler,
Güllü kizi yemisler,
Lambaya püf demisler,
Nasil etti bu isi,
Tebrik ettim memisi ...
diye sürüp gidiyordu. Inanilmazdi, onu ailecek sevmis, bagrimiza basmistik.

Hayat bayram Olsa
"Bütün dünya buna inansa, bir inansa" gibi hayaller içeren bir sarkidir.
Aslinda sözleri gayet iyi niyetli, barisçidir, fakat haddinden fazla ve sahtekar bir iyimserlik tasir. Üstelik melodisi çok basittir ve kolaylikla sinir bozabilir. Hala heryerde çalinir ve insanlar elele tutusarak bu güzel dilekleri tekrarlarlar. Bu gibi durumlarda yavasça masadan kalkarak tuvalete dogru yol almayi yeglerim. "Hocam nereye? El ele tutussak, birlik olsak" diyenler oldugunda: "Ya iyi diyosun da çok sikistim bilader. El ele tutussak ama prostat olmasak" gibi manasiz cümleler kurarak sivisir, sarki bitene kadar ortama geri dönmezdim. Çikinti bir adam olmak degildi niyetim ama masada el ele tutusarak "Insanlar tutussa, kardes olsa" diye avaz avaz bagiran bu insanlarin, bar ortamindan çikar çikmaz "Vay it sipasi benim arabayi sikistirmis. Hüleaynn ancuk kafali ileri alsana lan" diyerek söz konusu kisilere kafadan dalmasi ne kadar isabetli davranmis oldugumu anlatirdi bana. "Bütün dünya hizla sallansa, hayat ayran olsa" diye mirildanarak yol alirdim karanlikta.

Serseri
Hayatta ne oglunun ne de kendinin ne is yaptigini anlamadigim Selçuk Ural söylerdi bu sarkiyi. Aksi gibi sarki adamin delikanlilik dönemlerine de denk gelmemisti. Kocaman adama kar yikama bir kot takim giydirmisler, bu sarkiyi söyletirlerdi. Sözleri aynen söyleydi:
Serseriyim ... Ah serseri ... Okur yazar ve sevimli ... Biraz çapkin, biraz deli ... Ama sevecen bir serseri.
Ulasilmak ve onikiden vurulmak istenen mantik sanirim suydu: "Serseri erkekler kizlari cezbederler. Ama eli mustali sokak serserileri degil.
Sevimli, hayati 9 - 5 tadinda yasamayan, genç mizaçli." Yani kisaca bir Mickey Rourke tipi erkek anlatisiydi. Gelin görünki koca serserilik felsefesi bizimkilerin dilinde "okur yazar bir sevimli" haline gelmisti. Çok yasayin.

Bir Aslan Miyav Dedi
"Bir aslan miyav dedi. Minik fare kükredi. Fareden korktu kedi. Kedi pir uçuverdi." Türk çocuklarinin Kayahan'a emanet edildigi bir dönem. Hazret lütfedip Cumartesi sabahlari bi çocuk programi yapiyo. Hesapta olaylar gelecekte bi uzay gemisinde mi ne geçiyo, ufak tefek çocuklar tulumlarla ortalikta dolaniyo, koskoca pop yildizi kartondan yapilma "TRT robotlariyla" muhatap olmak durumunda kaliyo. Romantizmin çökmek bilmez kalesi gazi almis ya, sabah aksam bi tarafindan çocuk sarkilari çikariyo.
Bereket hepsi gömüldü gitti tarihin tozlu sayfalarina. Hiç girmeyelim, bu konu burda kapansin.

Horozumu Kaçirdilar
Bakin bu sarki beni her duydugumda korkutmustur. Ulan böyle hiyar çocuk sarkisi olur mu? Horozu kaçiriyorlar, damdan dama uçuruyorlar, bi de suyuna pilav pisiriyorlar. Magdur sahis da olaylari bir bir müsahede ediyor, sonra kafayi yiyip, kaçirilmis, suyuna pilav pisirilmis horoza "geh bili bili"
diyor. Polise, kolluk kuvvetlerine olan güvenim ilk bu sarkida sarsilmisti. Demek ki bi gün herifin biri beni de kaçirabilir, suyuma pilav pisirebilir ve pilavdan yiyebilirdi. Terör sarkisiydi. Umarim yoktur artik.

Abone
Su anda Kral TV'nin elinden ne çekiyorsaniz, iste bu yüzdendir dostlar. Ilk Türk pop sarkisi degildi elbet ama bu günkü tarzi yakalayan ve gelismesini saglayan ilk sarkiydi. Sarisin, hafif toplu, genç bir kiz tellerin arkasindan, Aboneyim abone. Biletlerim cebimde. Balli lokma tatlisi. Aman hadi hayirlisi." diye bagirarak fitili atesledi. Kötü sesli bu genç kizin isminin Yonca oldugunu ögrendigimizde hafizamizi zorlamis ve Devekusu Kabare'de geçirdigi günleri animsamistik. Demek ki bu kiz bir sekilde söhret olmayi kafasina koymustu, oldu nitekim. Sarkici oldu. Evet oldu.
Habolo... Habolo sobolobo, habolo humbaa... Habolo sobolobo habolo
humbaa... Eee bu nasil sarkidir, ne eder, ne anlatir hiç anlamadim.
Anlamaya çalismicamda. Manyakmiyim ben ya!! Du ben sena anlatayim. Bu (Insallah yanilmiyorum) Yonca Evcimik'in, "Saat 9.15 vapurunda. Onu gördüm karsimda. Dizlerimi titretti. Maymun oldum galiba." diye baslayan ve ayni sekilde devam eden bol renkli bir sarkiydi. Klibinde tahta çubuklarla yürüyen saklabanlar, palyaçolar filan vardi. Daha da berbat bir sey söyleyeyim mi ben size bu sarki hakkinda: Severdim. Yonca Evcimik'in o sarkisinda abolo sobolobo falan yoktu. O senin dedigin söyleydi:
Okayi yamasika kombambaa kombambaa...
Okayi yamasika kombambaa kombambaa...
Niye hatirliyorsam?
Habolo sobolobo söyle devam eder: "Bir, ki, uç, dört basladi.
Hemen simdi basladi. Sarkimiz Marsandiz..."
Galiba benim kafam gereksiz bir sürü bilgiyle dolu.

Honki Ponki
Bir tane hit vardi, Çiki çiki baba'dan evvel, nasil unutulur? Senay'in söyledigi:
Honki ponki torino. Calona bimbo boriro. Mitsubisi hibobo kozizo. Çiki çiki sayne tiki tak toooooook... Ah be abicim...

Cüceler
"Cük cük cücelerim, menim güççük cücelerim, tarlalarda boy atasiz, ananiza tez çatasiz" diye sözleri vardi. Fantastik ögeler içeren bir halk türküsüydü. Çok meshur olmustu.

Törkis Kovboylar
"Ooo ooo çekilin yoldan vahsi batidan geliyorlar... Amerikanlar eskidi bunlar Törkis kovboylar, diye bir sarki yazsana" deseler bana, zevk ile yazardim, ama çikip okumazdim.

Arkadasim Essek
Baris Manço'nun "Arkadasim Essek" diye bi sarkisi vardi. Arkadasim es, arkadasim sek, arkadasim esseeekkk... Bu nakarati idrak etmem uzun zaman almisti. "Arkada Simsek" ne alaka, ne simsegi, ne manasiz sarki, diye gicik olmustum. Halbuki ne salakmisim. Biraz hatirlatip keyfinizi yerine getireyim mi?
Sari kiz minik buzagiyi sütten kesti mi... Kuzularla oglaklar tepisiyor mu...
Gizli Not: Yaziyi okuyan her iki kisiden biri sarkiyi söylemeye
baslamistir. Eminim...

Barmen Minik
Barda durur barmen minik sise elindeeeee...
Biz çalariz o durmaz hep oynar yerinde...
Ya bu nasi sarkidir? Barmen niye minik? Yoksa barmenin lakabi mi minik?
Hakan abim, Peker abim. Nasil bir ruh hali içindeyken yaptin sen bunu?

Çile Bülbülüm
Iste klasik bir sazli sözlü eglence yeri sarkisi. Ayilarin kendini
göstermesi için de bire bir. Sarki baslar baslamaz grup kendi içinde göz temaslariyla bulusur, "Allah" kismi gelince insanliktan çikmak üzere anlasir. Bakiniz simdi sarkicimiz söylüyor:
Çileeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
AaAaAaAaAhhh
Aaaaahh
Çile Bülbülüm...
ALLAHHHHHH
Be hey ne oluyor!!?? Yahu bir adabi olmasin mi? Melodiye, besteye katkisi olmasin mi? Özellikle erkek vatandaslarimiz çok yapar bunu, aman korumanin ne alemi var; sirf erkekler yapar. Tüm eglencelerimiz nasil basitlesiyorsa, bu "Allah" bölümü de öyle ayilasiyor iste. Adam gibi adamlarin bulundugu bir grupta bu sarkiyi söyleyiniz, aksi takdirde uzak durunuz. Bir de "Allah" kismini kaçirip bir saniye sonra bagiranlar vardir ki, "Yallah" diyip kafa koyulmalidir.

Bakkal Amca
Simdi dikkatle inceleyelim:
- Bakkal amcaa ... Bakkal amca
- Ne var? (Bakkalin zaten sesi boru gibi, bi de "Ne var" diyo. Tam ayi.)
- Unin var mi?
- Var var... (Herif direk uyum sagladi.)
- Sekerin var mi?
- Var var... (Kesin embesil)
- Yagin var mi?
- Var var...
- Ne duruyorsun?
- Ne yapayim? (Dayanamayacagim ya. "Ne yapayim" diye soruyo çocugun
pipisini koparacagi yerde.)
- Helva yapsana... Helva yapsana...
Allah bütün Mahmut Tuncer'leri affetsin.
fıkranın devamı

Nam-ı Kemal ile bir Fransız bir gün Palandökene geziye çıkar. Şanslarına çığ düşer ve en yakın mağaraya girerler. Çığ mağaranın girişini kapatmıştır artık.
1 gün 2 gün bunlar açlıktan ölecek hale gelirler ve kurnaz Nam-ı Kemal akıllı bir fikir atar ortaya:
-Böyle olmaz aclıktan ölürüz böyle giderse gel sen benim ağzıma et bende senin der. herkes eşit miktarda... Fransızda okey der. Önce fransız eder 200 gr sıra Nam-ı Kemal'e gelmiştir. N.Kemal ağzına ederken Fransız da bunun pipisi ile oynar ve Nam-ı Kemal 2kg sıçar.
Fransız itiraz eder sen neden fazla ettin diye Nam-ı Kemal'de söz mü yok:
- "kardeşim sende teraziyle oynamasaydın"
fıkranın devamı

12 yaşındaki çocuk bir kadına tecavüz etmekten yargılanmaktadır. Tesadüf bu ya çocuğun avukatı da bir kadın. Kadın avukat mahkemede olayın imkansızlığını kanıtlamak için çocuğun pipisini çıkartıp mahkeme heyetine doğru sallar:
"Sayın hakim bu kadarcık pipiyle tecavüz edilir mi hiç? Akıl var nizam var!"
O sırada çocuk avukatın kulağına eğilir:
"Avukat hanım biraz daha sallarsanız davayı kaybedeceğiz!"

fıkranın devamı

Adamın biri sünnetciden tüm sünnet ettiği pipi uçlarını toplayıp ona vermesini ister. Sünnetci bir zaman sonra siparişi getirir. Adam çantacıya gider bana bunlardan birbirine ekleyerek el çantası yap der. Çantacı bir kaç gün sonra adama çantayı verir. Adam bakar bu çanta değil kese olmuş der. Usta adama cevap verir.
- Merak etme biraz okşarsan değil çanta valiz bile olur.
fıkranın devamı

İlkokula giden Temel bir gün eve gelir ve Annesine sorar "Anne bugün coğrafya imtahanı vardı ben en yüksek notu aldım neden?"
Annesi "Oglum sen LAz olduğun için en yüksek notu almışsındır"
Ertesi gün Temel gene gelir "Anne, bugün matematik imtahanı olduk gene ben en yüksek notu aldım..Laz olduğum için mi en yüksek notu aldım?"
Annesi "Evet oğlum Laz olduğun için"
Ertesi gün Temel gene gelir "Anne, bugün ilkokulda beden eğitimi dersinden sonra pipilerimizi ölçtük en güyük benimkiydi, Laz olduğum için mi en büyük benimki?"
Anne "Hayır oğlum sen 24 yaşında olduğun için"
fıkranın devamı

Genç adamin hayatindaki en büyük istegi bir rolls-royce sahibi olmakmis. Ailesinden kalan mülkleri satmis. Oldukça borçlanmis. ve sonunda biraz hirpalanmis ve eskice bir rolls-royce sahibi olabilmis.
Arabasini alir almaz new york sokaklarinda turlamaya baslamis. Fakat sehirdeki onca güzel araba içinde kimse eski rolls'a bakmiyormus. Adam sehrin arka mahallelerine yollanmis. Yoksul insanlar gipta ile arabasina bakarken genç adam büyük bir zevkle arabasinin tadini çikarmaya baslamis.
Sonra bir kavsagi döndügünde iki katli bir evin önünde park etmis üç tane rolls görmüs.Gözlerine inanamamis. Inmis yakindan bakmis. Dogru! üçü de rolls.Kendi kendine binbir zorlukla sahip oldugu otomobilden bu harap mahallede nasil olur da bir evde üç tane birden rolls olabildigini düsünürken, üst katin balkonundan biri kendisine seslenmis:
- Ne o arabalara mi bakiyorsun ? Adam yukari baktiginda 4-5 yaslarinda kisa pantalonlu bir çocuk görmüs
- Evet,bütün bunlar senin mi?
- Evet
Adam inanamamis, nasil olur ? deyince, çocuk:
- Iddiada kazandim istersen seninle de iddiaya girelim. Kazanirsan üç arabayi da alirsin. kaybedersen arabani alirim.
- Peki iddianin konusu ne? Çocuk gülmüs ve
- Yaptigim her seyi yapabilirmisin? demis. Adam bir an düsünmüs, sonra kendi kendine küçük bir çocugun yaptigi her seyi yapabilecegi kararini vermis,
- Evet demis.
- O zaman içeri gel demis çocuk, Içeri girmisler, çocuk ;
- artik yarisma basladi, bundan sonra ben ne yaparsam aynisini yapacaksin, yapamazsan arabani alirim, demis ve bulunduklari hole açilan tek kapiyi tiklatmis, adam da hemen kapiyi tiklatica içeri 95-65-95 ölçülerinde bir afet girmis.
Çocuk; "ablam..." diye tanistirdiktan sonra kizin üzerindeki askili elbisenin bir askisini çözmüs, adam da hemen diger askiyi çözmüs çocuk sütyenin bir kopçasini çözmüs adam diger kopçayi. çocuk sütyenin bir askisini indirmis adam diger askiyi.
Kiz odanin ortasinda yari çiplak bir durumda kalmis. bizimki artik arabayi, iddiayi birakmis nefesi kesilmis bir halde kizi izliyormus, kendi kendine;
"ah diyormus su ufaklik olmasa da su kizi..." Ufaklik ablasinin üzerindeki son parçanin bir tarafini asagi dogru çekmis adam diger tarafi; sonuçta son parça da kizin ayaklarinin dibine düstügünde adam iddiayi artik tamamen unutmus ve kani damarlarinda delicesine dolasir bir durumda iken.....
ufaklik adama "hey amca demis simdi gelelim iddiaya;" sortunu indirmis; ve pipisini tutup ikiye katlamis sonra da:
- hadi, demis, yaptigimi yap bakalim !


fıkranın devamı

Bir adamın akrabasının düğünü varmıs.Oğluyla beraber gitmişler.Adamın oğlu çok yaramazmış.Düğün alanı çok uzunmuş.Babası yaramaz çocuğu bir uca oturtmuş ve akrabalarının yanına gitmiş.
Diğer uçtaki adam çocuğun dikkatini çeker.Adama am işareti yapar,adam işaretle kızar.Tabi çocuk anlamaz.Bu sefer sik işareti yapar.Adam yine işaretle kızar.Çocuk bu sefer kendi pipisini işaret edince,adam dayanamaz ve çocuğu babasına şikayet eder.Babası çocuğu çağırıp,neden terbiyesizlik yaptığını sorar.Çocuk itiraz ederek açıklama yapar. Baba ben kız evindenmisin diye sordum,yok dedi,oğlan evindenmisin diye sordum yıne kızdı yok dedi. Bende ne sikim var da geldin dedim...
fıkranın devamı

Temel in üç oğlu varmış. Onlara findik getirmiş.
- Yiyin finduklari da pipiniz buyusun, demiş.
- Temel, piraz da sen ye, demiş karisi Fadime.
fıkranın devamı

Yalnızlıktan bunalan adam papağan marketine gider. En güzel papağan en ucuzudur.Papağana sorar: Neden bu kadar ucuzsun? Görmüyormusun abi benim ayaklarım yok! der papağan.Peki nasıl tünekte duruyosun???Pipimi doluyorum abi der papağan.Adam papağanı eve götürür. Ertesi gün eve geldiğindePapağan: Abi kız arkadaşın postacıya kapıyı açtı.Adam:
-E ne olacak onlar tanışırlar.
Papağan:
-Adam içeri girer girmez kızın bluzunun düğmelerini açtı!
Adam:
-Sonra nooldu!!
Papağan:

-Göremedim m.na koyim tünekten düşmüşüm!
fıkranın devamı

Köyün birinde aga oglunu evlendirmeye karar verir. Ama Oglunu bir türlü ikna edemez.
Babasinin israrlari karsisinda geri adim atmak zorunda kalan genç sartli olarak evlenmeye razi olur.Şarti sudur;
Evlenecegi kizla önce kendisi görüsecek namus yönünden ikna olursa evlenecektir.Her gittigi kiza fermuarini açar ve "Bu nedir?" diye sorar.
Kizlar da yarak der. Her defasinda ayni cevabi alan genç evlenmeye razi olmaz.En son gittigi kiza da ayni soruyu sordugunda "pipi" cevabini alinca bu kizin hiç böyle bir sey görmedigini ve namuslu oldugunu düsünerek onunla evlenir ve yilda bir defa ayni soruyu tekrar sorar ve hep ayni cevabi alir.Aradan yillar geçer ve bir gün dayanamayip ayni soruyu tekrar sorar.
Yine ayni cevabi alinca dayanamaz ve bagirarak bunun pipi olmadigini yarak oldugunu söyler.
Kiz hemen cevabi yapistirir.

-"SEN YARAK GÖRMEMISSIN.YARAK DEDİĞİN MUHTARIN OGLUNUNKİ GIBI OLUR!.."
fıkranın devamı

Bayan muhacirlerimizden biri hindi çiftliğinde çalışmaya başla mış. Gel  zaman git zaman yılbaşı arifesine gelmişler. Patronu,ka dına bir hindi vermiş yılbaşı için,ertesi gün de başka bir hindi vermiş temiz-leyip hazır etmeleri için.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama