bir gün nasrettin hoca tuvellete sıçmaya gekmiş bi bakmıi göttü yok ve çok sıçması gelmiş ve sıçmış inanamamış sonra bi önüne bakmış pipisi sıçmış yarın kahvaltıdan sonra çişi gelmiş işemeye gitmiş pipi si yokmuş ama işemiş bi arkasına bakmış işiyomuyomuş meherse göttünden işiyomu
fıkranın devamı


Eve çamaşır makinasını tamir için tamirci çağrılır. Usta makinenin motorunu söker ve bir türlü toplayamayıp terlemeye başlar. Bu arada evin 6 yaşındaki küçük oğlu ustaya cin gibi meraklı bakışlarıyla izlemeye başlar. Çocuk hoşuna gider, bi yandan terini silerken bi yandan da elinde tutttuğu aleti gösterir.
Usta;
- Söyle bakayım, bunun adını biliyor musun?''.
Çocuk;
- ''Tabii.. Onun adı pense.. Hem benim babamda ondan iki tane var!''.
Usta;
- ''Yapma ya... Peki bu ne?''.
Çocuk;
- ''Onun adı tornavida.. Hem benim babamda ondan tam iki tane var!''.
Usta çocuğa gıcık olur..
- ''Ulan biz ustayız bizde birer alet var, babasında ikişer tane''.. Bi daha sorar;
Usta;
- ''Söyle bakayım o zaman bunun adı ne?''.
Çocuk;
- ''Onun adı İngiliz anahtarı.. Benim babamda ondan 2 tane var... Büyüğüyle arabasını, küçüğüyle benim bisikletimi tamir ediyor''.. Deyince usta pantolonunu indirip aletini gösterir...
Usta;
- ''Söyle bakayım lan.. bunun adı ne?''
Çocuk;
- ''Onun adı pipi... Benim babamda ondan da 2 tane var!!!!''.
Usta;
- ''Hassittir lan.. hiç ondan 2 tane olur'mu?''
Çocuk;
- ''Tabii 2 tane var... Büyüğüyle annemi ditiyo, küçüğüyle işiyoooooo!!!!!!''.

fıkranın devamı


Adamın biri sexsi cok ama aşırı cok severmiş.Evlendikleri günden beri hergün bazen günde 3 veya 4 kez ilişkide bulunurmuş.Akşam sabah demez hatta dükkanı kapatır gelir yine hanımıyla birlikte olurmuş.Ama gel git kadın dayanamaz olmuş neyapsam ne etsedem de şu adamın elinden kurtulsam diye kara kara düşünürmüş.Komşusuyla bir gün otururken komşusuna derdini anlatmış.
- Ay komşucum hic sorma bıktım bu adamdan üstümden inmez oldu benimkide can dayanamıyorum artıkdemiş.Komşusuda:
-Bak komşucum akşam senin herif gelince falan akrabam öldü yastayım de en azından 3 veya 5 gün rahat edersin demiş.
Kadında komşusunun lafını dinlemiş.Akşam beyi gelince aglamaklı bir sesle:
- Bey benim falanca akrabam öldü sakın yanıma yaklaşma demiş.
Adam tamam hanım desede ''ulan ne yapsakta şu karıyı yataga atsak'' diye düşünmeye başlamış.
Ertesi gün aklına bir fikir gelmiş hemen dükkanı kapatıp eve gelmiş.odaya girip pipisinin üzerinede siyah bir kurdele baglamış.İçiri girip donunu indirince Karısı:
- Aaa bey ben nededim yastayım yine mi geldin. Adam:
- Yok karıcım bizim ufaklık sana bir baş sağlığı dilemek için hemen bi girip çıkıcak.

fıkranın devamı


Adamın birinin limuzin merakı varmış. Ne edip edip bir limuzin almayı kafaya takmış. Yıllarca çalışmış, yememiş içmemiş para biriktirmiş ve sonunda eski model bir limuzin almış. Şehirde hava ata ata dolaşırken bir evin önünde 7-8 limuzin görmüş. Merakla seyrederken yanına yaklaşan bir çocuk limuzinleri beğenip beğenmediğini sormuş. Adam da limuzinlerin sahiplerini öğrenmek istemiş. Çocuk benim deyince.
- ''Nasıl olur ben yıllarca uğraştım ancak eski model bir limuzin alabildim'' demiş.
Çocuk;
- Ben bunları iddiada kazandım. İstersen seninlede iddiaya girelim sen kazanırsan bunlardan 3 tanesini alırsın ben kazanırsam senin limuzini alırım'' demiş.
Adam merak ve hevesle;
- ''Nasıl olacak bu'' demiş
- ''Ben ne yaparsam sen de yapacaksın'' demiş.
Adam düşünmüş;
- ''bu çocuğun yapıp da benim yapamayacağım ne olabilir ki'' demiş ve iddiayı kabul etmiş.
Bunun üzerine çocuk;
- ''benimle gel'' demiş ve bir eve girmişler. Evde dünya güzeli bir kız adam kızın güzelliği karşısında şok olmuş. Ama oda ne kız birden soyunmaya başlamış. Adam feci halde tahrikte. Kız soyunmaya devam ediyor. Adam patlamak üzere. Kız çırılçıplak kalınca adam da bitmek üzere. Tam bu sırada çocuk pantolonunu sıyırıyor pipisini ikiye katlıyor ve adama dönüp;
- ''hadi sen de bunu yap bakalım'' diyor.

fıkranın devamı


Yalnızlıktan bunalan adam papağan marketine gider. En güzel papağan en ucuzudur. Papağana sorar:
- Neden bu kadar ucuzsun?
- Görmüyor musun abi benim ayaklarım yok! der papağan.-
Peki nasıl tünekte duruyorsun???
-Pipimi doluyorum abi der papağan.

Adam papağanı eve götürür. Ertesi gün eve geldiğinde
- Papağan: Abi kız arkadaşın postacıya kapıyı açtı
-Adam: E ne olacak onlar tanışırlar.
-Papağan: Adam içeri girer girmez kızın bluzunun düğmelerini açtı!
-Adam: Sonra ne oldu!!!!!!!
-Papağan: Göremedim abi tünekten düşmüşüm!

fıkranın devamı


Ağanın oğlu babasının zoruyla evlenmeye karar vermiş. Ama bir şartı varmış.
- ''Evleneceğim kız adaylarına bir sorum olacak''
demiş. Tabi kabul edilmiş. Her gelin adayına şeyini gösterir;
- ''Bu ne''
diye soruyormuş. Amacı en terbiyelisiyle evlenmek. Hepside;
- ''...k''
diye cevap vermiş. Fakat biri pipi diye yanıtlamış ve ağanın oğlu bu kızla evlenmeye karar vermiş. Gel zaman git zaman bu kız biraz salak diye düşünüp bir daha sormuş;
- ''bu ne''
diye?
Kız yine pipi deyince dayanamamış;
- ''Bu pipi değil ....k''
Kızda biraz sinirli bir şekilde;
- ''Sen ....k görmemişsin. ....k dediğin muhtarın oğlunun ki gibi olur''.

fıkranın devamı


Nam-ı Kemal ile bir Fransız bir gün Palandökene geziye çıkar. Şanslarına çığ düşer ve en yakın mağaraya girerler. Çığ mağaranın girişini kapatmıştır artık.
1 gün 2 gün bunlar açlıktan ölecek hale gelirler ve kurnaz Nam-ı Kemal akıllı bir fikir atar ortaya:
-Böyle olmaz aclıktan ölürüz böyle giderse gel sen benim ağzıma et bende senin der. herkes eşit miktarda... Fransızda okey der. Önce fransız eder 200 gr sıra Nam-ı Kemal'e gelmiştir. N.Kemal ağzına ederken Fransız da bunun pipisi ile oynar ve Nam-ı Kemal 2kg sıçar.
Fransız itiraz eder sen neden fazla ettin diye Nam-ı Kemal'de söz mü yok:
- "kardeşim sende teraziyle oynamasaydın"

fıkranın devamı


Bir gün üç tane üçüz doğmuş. Bu üçüzlerin pipileri küçükmüş. Bunlar büyüyünce üçüzlerden biri bir doktora gitmiş ve demiş ki,
-"Doktor bey benim cinsel organım küçük."
Doktor ona cinsel organ büyütme ilacı vermiş ve bir hafta sonra ara demiş.
Aynı gün üçüzlerden ikincisi gelmiş ve demiş ki,
-"Doktor bey benim cinsel organım küçük!".
Doktor, aynı adam neden geldi diye düşünüp biraz daha güçlüsünü vermiş ve bir hafta sonra ara demiş.
Yine aynı gün üçüzlerden üçüncüsü gelmiş ve demiş ki;
-"Doktor bey, benim cinsel organım küçük!".
Doktor sinirlenmiş ve en güçlüsünü vermiş . Bir hafta sonra ara demiş.
Bir hafta sonra üçüzlerden birincisi aramış ve
-"Tam istediğim gibi oldu" demiş.
İkincisi aramış ve
-"Biraz büyük oldu ama idare eder" demiş.
Üçüncüsü aramış ve
-"Şu sokaktan geçebilirsem ananı zitecem" demiş.

fıkranın devamı


Biri erkek diğeri kız 2 çocuk oynarlarken erkek çocuk şortunu indirip pipisini göstermiş ve sormuş;
- "Baaakk... Sende bundan varmııı?"..
Kız da külodunu indirip göstermiş ve cevap vermiş;
- "Annem bana dedikii, sende bundan bir tane olsun, onların bin tanesini bile elde edersin"...

fıkranın devamı


Ağa oğlunu evlendirmek için ne kadar uğraşsada oğlu zamane kızlarının ahlakının bozuk olduğu bahanesiyle hep erteler
kızlarla bizzat konuşmadan evlenmem der
neyse durmuş ağanın kızı ile oğlanı görüştürürler
oğlan kıza *ikini gösterip bu ne diye sorar kız da:
-Pipi der
Oğlan aradığını bulmuştur kızla evlenirler oğlan senede bir aynı soruyu sorar ve aynı cevabı alır
daha kızın gözü açılmadı diye düşünür hep
aynı soruyu sorduğu bir gün yine aynı cevabı alınca :
-Hayır der bu pipi değildir *araktır der
kızda hemen cevabı yapıştırır:
-Sen daha *arak görmemişsin git de muhtarın oğlununkine bak.

fıkranın devamı


Bir hayvan almak isteyen adam papagan satan bir magazaya gider. En güzel
papagan en ucuzudur. Papagana sorar :
- Neden bu kadar ucuzsun?
- Görmüyormusun abi benim ayaklarim yok, der.
- Peki nasil tünekte duruyosun?
- Pipimi doluyorum abi, der papagan. Adam papagani alir, eve götürür. Ertesi
gün eve geldiginde, Papagan :
- Abi kiz arkadasin postaciya kapiyi açti...
Adam :
- Eee, ne olacak onlar tanisirlar.
Papagan :
- Adam içeri girer girmez kizin bluzunun dügmelerini açti...
- Sonra nooldu?..
- Göremedim abi tünekten düsmüsüm!..

fıkranın devamı


12 yaşında bir çocuk bir kadına tecavüz etmekten yargılanıyormuş. Üstelik çocuğun avukatı da bayanmış. Mahkemede bayan avukat, çocuğun pipisini dışarı çıkarıp eline almış ve sallayarak: - "Hakim bey, bu çocuk bu ufacık pipisiyle bu kadına nasıl tecavüz edebilir?" Tam bu sırada çocuk avukatın kulağına eğilerek fısıldamış: - "Avukat hanım biraz daha sallarsanız davayı kaybedicez!"

fıkranın devamı

KÜÇÜK BİR KANİŞ VE KOCAMAN BİR DOBERMANVETERİNER KLİĞİNİĞİNDE KONUŞUYOLARMIŞ.KANİŞ...
fıkranın devamı

Bir barda insanlar oturmus sohbet ederler, o sirada bir silah sesi duyulur, ve bir zenci bacagindan ...
fıkranın devamı

Bir anne çocugu 5 yasına gelince ona ciş yapmasını öğretiyormus ve bunları sıralamıs1 kilo...
fıkranın devamı

Genç adamin hayatindaki en büyük istegi bir rolls-royce sahibi olmakmis. Ailesinden kalan mülkle...
fıkranın devamı

12 yaşinda bir çocuk bir kadina tecavüz etmekten yargilaniyormuş. üstelik çocuğun avukati da ...
fıkranın devamı

Kızın birisi annesine;"Anne, yeni tanıştığımız komşunun oğlunun pipisi tuz fıstığı gib...
fıkranın devamı

Namık kemal ile bir fransız bir gün palan dökene geziye çıkar şanslarına çığ düşer ve e...
fıkranın devamı

Temel 'in üç oğlu varmış. Onlara findik getirmiş. - Yiyin finduklari da pipiniz buyusun, demi
fıkranın devamı

Köyün birinde aga oglunu evlendirmeye karar verir. Ama Oglunu bir türlü ikna edemez. Babasinin i...
fıkranın devamı

Yalnızlıktan bunalan adam papağan marketine gider. En güzel papağan en ucuzudur. Papağana sora...
fıkranın devamı

I Love You I Love You Do You Love Me Yes I Do
Umit Besen hizla Ingilizce ögrenmeye baslayan bir irka yapabilecegi en büyük zalimligi yapmis, bu sarkiyi peydah etmisti. Caddelerde, sokaklarda kekolar arabalarindan bu yaraticilik örnegi sarkiyi bangirdatir ufacik olmamiza ragmen agiz dolusu kusmamizi saglarlardi. O dönemde, es kaza bir turist ile tanisirsam bu sarkiyi nasil açiklayacagimi kara kara düsünürdüm.
Yillar sonra yabanci bir hanim ile sohbet ederken bu sarki aklima gelmisti. Kendisine böyle bir sarkinin var oldugunu anlatip, sözlerini söyledigimde bana sadece "I Dont believe You" (Hadi Len) demisti.

Çiki Çiki Baba
Sarki sözlerinin illede bir manasi olmasi gerekmez, düsüncesinin bayrak tasiyan örnegi oldu. Aynen söyleydi:
Çiki çiki baba. Ayni ayni yaba. Feli feli kuuli. El fakiri yaba. Oyyyy oyyyyy oyyyy. Ulan ne isti be.

Memisler
Topaloglu. Simdi bu öyle bir adamdi ki ceketinin rengine uysun diye saçini boyamaktan çekinmezdi. Uzayliydi, "Uzaydan gelmedik ki, dünyaliyiz biz" diye sarkisi vardi. Bir de "Memisler" adli sarkisi vardi. Duydugumuzda gülmekten yarilarak ikiye ayrilmistik. Sözleri söyle bir seydi sanirim:
Elmalari yemisler,
Seftaliyi yemisler,
Gülmüsler eglenmisler,
Güllü kizi yemisler,
Lambaya püf demisler,
Nasil etti bu isi,
Tebrik ettim memisi ...
diye sürüp gidiyordu. Inanilmazdi, onu ailecek sevmis, bagrimiza basmistik.

Hayat bayram Olsa
"Bütün dünya buna inansa, bir inansa" gibi hayaller içeren bir sarkidir.
Aslinda sözleri gayet iyi niyetli, barisçidir, fakat haddinden fazla ve sahtekar bir iyimserlik tasir. Üstelik melodisi çok basittir ve kolaylikla sinir bozabilir. Hala heryerde çalinir ve insanlar elele tutusarak bu güzel dilekleri tekrarlarlar. Bu gibi durumlarda yavasça masadan kalkarak tuvalete dogru yol almayi yeglerim. "Hocam nereye? El ele tutussak, birlik olsak" diyenler oldugunda: "Ya iyi diyosun da çok sikistim bilader. El ele tutussak ama prostat olmasak" gibi manasiz cümleler kurarak sivisir, sarki bitene kadar ortama geri dönmezdim. Çikinti bir adam olmak degildi niyetim ama masada el ele tutusarak "Insanlar tutussa, kardes olsa" diye avaz avaz bagiran bu insanlarin, bar ortamindan çikar çikmaz "Vay it sipasi benim arabayi sikistirmis. Hüleaynn ancuk kafali ileri alsana lan" diyerek söz konusu kisilere kafadan dalmasi ne kadar isabetli davranmis oldugumu anlatirdi bana. "Bütün dünya hizla sallansa, hayat ayran olsa" diye mirildanarak yol alirdim karanlikta.

Serseri
Hayatta ne oglunun ne de kendinin ne is yaptigini anlamadigim Selçuk Ural söylerdi bu sarkiyi. Aksi gibi sarki adamin delikanlilik dönemlerine de denk gelmemisti. Kocaman adama kar yikama bir kot takim giydirmisler, bu sarkiyi söyletirlerdi. Sözleri aynen söyleydi:
Serseriyim ... Ah serseri ... Okur yazar ve sevimli ... Biraz çapkin, biraz deli ... Ama sevecen bir serseri.
Ulasilmak ve onikiden vurulmak istenen mantik sanirim suydu: "Serseri erkekler kizlari cezbederler. Ama eli mustali sokak serserileri degil.
Sevimli, hayati 9 - 5 tadinda yasamayan, genç mizaçli." Yani kisaca bir Mickey Rourke tipi erkek anlatisiydi. Gelin görünki koca serserilik felsefesi bizimkilerin dilinde "okur yazar bir sevimli" haline gelmisti. Çok yasayin.

Bir Aslan Miyav Dedi
"Bir aslan miyav dedi. Minik fare kükredi. Fareden korktu kedi. Kedi pir uçuverdi." Türk çocuklarinin Kayahan'a emanet edildigi bir dönem. Hazret lütfedip Cumartesi sabahlari bi çocuk programi yapiyo. Hesapta olaylar gelecekte bi uzay gemisinde mi ne geçiyo, ufak tefek çocuklar tulumlarla ortalikta dolaniyo, koskoca pop yildizi kartondan yapilma "TRT robotlariyla" muhatap olmak durumunda kaliyo. Romantizmin çökmek bilmez kalesi gazi almis ya, sabah aksam bi tarafindan çocuk sarkilari çikariyo.
Bereket hepsi gömüldü gitti tarihin tozlu sayfalarina. Hiç girmeyelim, bu konu burda kapansin.

Horozumu Kaçirdilar
Bakin bu sarki beni her duydugumda korkutmustur. Ulan böyle hiyar çocuk sarkisi olur mu? Horozu kaçiriyorlar, damdan dama uçuruyorlar, bi de suyuna pilav pisiriyorlar. Magdur sahis da olaylari bir bir müsahede ediyor, sonra kafayi yiyip, kaçirilmis, suyuna pilav pisirilmis horoza "geh bili bili"
diyor. Polise, kolluk kuvvetlerine olan güvenim ilk bu sarkida sarsilmisti. Demek ki bi gün herifin biri beni de kaçirabilir, suyuma pilav pisirebilir ve pilavdan yiyebilirdi. Terör sarkisiydi. Umarim yoktur artik.

Abone
Su anda Kral TV'nin elinden ne çekiyorsaniz, iste bu yüzdendir dostlar. Ilk Türk pop sarkisi degildi elbet ama bu günkü tarzi yakalayan ve gelismesini saglayan ilk sarkiydi. Sarisin, hafif toplu, genç bir kiz tellerin arkasindan, Aboneyim abone. Biletlerim cebimde. Balli lokma tatlisi. Aman hadi hayirlisi." diye bagirarak fitili atesledi. Kötü sesli bu genç kizin isminin Yonca oldugunu ögrendigimizde hafizamizi zorlamis ve Devekusu Kabare'de geçirdigi günleri animsamistik. Demek ki bu kiz bir sekilde söhret olmayi kafasina koymustu, oldu nitekim. Sarkici oldu. Evet oldu.
Habolo... Habolo sobolobo, habolo humbaa... Habolo sobolobo habolo
humbaa... Eee bu nasil sarkidir, ne eder, ne anlatir hiç anlamadim.
Anlamaya çalismicamda. Manyakmiyim ben ya!! Du ben sena anlatayim. Bu (Insallah yanilmiyorum) Yonca Evcimik'in, "Saat 9.15 vapurunda. Onu gördüm karsimda. Dizlerimi titretti. Maymun oldum galiba." diye baslayan ve ayni sekilde devam eden bol renkli bir sarkiydi. Klibinde tahta çubuklarla yürüyen saklabanlar, palyaçolar filan vardi. Daha da berbat bir sey söyleyeyim mi ben size bu sarki hakkinda: Severdim. Yonca Evcimik'in o sarkisinda abolo sobolobo falan yoktu. O senin dedigin söyleydi:
Okayi yamasika kombambaa kombambaa...
Okayi yamasika kombambaa kombambaa...
Niye hatirliyorsam?
Habolo sobolobo söyle devam eder: "Bir, ki, uç, dört basladi.
Hemen simdi basladi. Sarkimiz Marsandiz..."
Galiba benim kafam gereksiz bir sürü bilgiyle dolu.

Honki Ponki
Bir tane hit vardi, Çiki çiki baba'dan evvel, nasil unutulur? Senay'in söyledigi:
Honki ponki torino. Calona bimbo boriro. Mitsubisi hibobo kozizo. Çiki çiki sayne tiki tak toooooook... Ah be abicim...

Cüceler
"Cük cük cücelerim, menim güççük cücelerim, tarlalarda boy atasiz, ananiza tez çatasiz" diye sözleri vardi. Fantastik ögeler içeren bir halk türküsüydü. Çok meshur olmustu.

Törkis Kovboylar
"Ooo ooo çekilin yoldan vahsi batidan geliyorlar... Amerikanlar eskidi bunlar Törkis kovboylar, diye bir sarki yazsana" deseler bana, zevk ile yazardim, ama çikip okumazdim.

Arkadasim Essek
Baris Manço'nun "Arkadasim Essek" diye bi sarkisi vardi. Arkadasim es, arkadasim sek, arkadasim esseeekkk... Bu nakarati idrak etmem uzun zaman almisti. "Arkada Simsek" ne alaka, ne simsegi, ne manasiz sarki, diye gicik olmustum. Halbuki ne salakmisim. Biraz hatirlatip keyfinizi yerine getireyim mi?
Sari kiz minik buzagiyi sütten kesti mi... Kuzularla oglaklar tepisiyor mu...
Gizli Not: Yaziyi okuyan her iki kisiden biri sarkiyi söylemeye
baslamistir. Eminim...

Barmen Minik
Barda durur barmen minik sise elindeeeee...
Biz çalariz o durmaz hep oynar yerinde...
Ya bu nasi sarkidir? Barmen niye minik? Yoksa barmenin lakabi mi minik?
Hakan abim, Peker abim. Nasil bir ruh hali içindeyken yaptin sen bunu?

Çile Bülbülüm
Iste klasik bir sazli sözlü eglence yeri sarkisi. Ayilarin kendini
göstermesi için de bire bir. Sarki baslar baslamaz grup kendi içinde göz temaslariyla bulusur, "Allah" kismi gelince insanliktan çikmak üzere anlasir. Bakiniz simdi sarkicimiz söylüyor:
Çileeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
AaAaAaAaAhhh
Aaaaahh
Çile Bülbülüm...
ALLAHHHHHH
Be hey ne oluyor!!?? Yahu bir adabi olmasin mi? Melodiye, besteye katkisi olmasin mi? Özellikle erkek vatandaslarimiz çok yapar bunu, aman korumanin ne alemi var; sirf erkekler yapar. Tüm eglencelerimiz nasil basitlesiyorsa, bu "Allah" bölümü de öyle ayilasiyor iste. Adam gibi adamlarin bulundugu bir grupta bu sarkiyi söyleyiniz, aksi takdirde uzak durunuz. Bir de "Allah" kismini kaçirip bir saniye sonra bagiranlar vardir ki, "Yallah" diyip kafa koyulmalidir.

Bakkal Amca
Simdi dikkatle inceleyelim:
- Bakkal amcaa ... Bakkal amca
- Ne var? (Bakkalin zaten sesi boru gibi, bi de "Ne var" diyo. Tam ayi.)
- Unin var mi?
- Var var... (Herif direk uyum sagladi.)
- Sekerin var mi?
- Var var... (Kesin embesil)
- Yagin var mi?
- Var var...
- Ne duruyorsun?
- Ne yapayim? (Dayanamayacagim ya. "Ne yapayim" diye soruyo çocugun
pipisini koparacagi yerde.)
- Helva yapsana... Helva yapsana...
Allah bütün Mahmut Tuncer'leri affetsin.
fıkranın devamı

Nam-ı Kemal ile bir Fransız bir gün Palandökene geziye çıkar. Şanslarına çığ düşer ve en yakın mağaraya girerler. Çığ mağaranın girişini kapatmıştır artık.
1 gün 2 gün bunlar açlıktan ölecek hale gelirler ve kurnaz Nam-ı Kemal akıllı bir fikir atar ortaya:
-Böyle olmaz aclıktan ölürüz böyle giderse gel sen benim ağzıma et bende senin der. herkes eşit miktarda... Fransızda okey der. Önce fransız eder 200 gr sıra Nam-ı Kemal'e gelmiştir. N.Kemal ağzına ederken Fransız da bunun pipisi ile oynar ve Nam-ı Kemal 2kg sıçar.
Fransız itiraz eder sen neden fazla ettin diye Nam-ı Kemal'de söz mü yok:
- "kardeşim sende teraziyle oynamasaydın"
fıkranın devamı

12 yaşındaki çocuk bir kadına tecavüz etmekten yargılanmaktadır. Tesadüf bu ya çocuğun avukatı da bir kadın. Kadın avukat mahkemede olayın imkansızlığını kanıtlamak için çocuğun pipisini çıkartıp mahkeme heyetine doğru sallar:
"Sayın hakim bu kadarcık pipiyle tecavüz edilir mi hiç? Akıl var nizam var!"
O sırada çocuk avukatın kulağına eğilir:
"Avukat hanım biraz daha sallarsanız davayı kaybedeceğiz!"

fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey