Puro Fıkraları

loading...


Clinton, Kuba'ya gelecekmis.. Kubalilar toplanmis, bir hosluk yapacaklar.. Ulkenin en iyi ressamina basvurmuslar.. Bir tablo yap.. Adi, 'Clinton Kubada' olsun" diye.. Ressam "Hadi ordan" demis.. "Ben adami gormedim bile.. Adam hayatinda Kuba'ya gelmedi. Simdi ben nasil 'Clinton Kubada' diye atmasyondan resim yaparim?.." Tesaduf bu ya.. Bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmis o sirada.. Sikintiyi duymus..
- "Ben size istediginiz tabloyu yaparim. Bana bir sandik puro verirseniz" diye.. Vermisler.. Temel bir hafta sonra, Kubalilar'i cagirmis.. "Iste tablonuz" demis.. Tuvalin uzerini orten bezi hizla asagi cekivermis.. Kubalilar da donuvermisler.. Tabloda, yatakta iki kisi, al takke ver kulah..
- "Bu ne" diye gurlemis, Turizm Bakani.. "Bu ne?.. Bu kadin kim?.."
- "Clinton'un karisi" demis, Temel..
- "Peki bu ustundeki adam kim?"
- "Clinton'un usagi!.."
- "Peki Clinton nerde ulan!.."
- "Clinton Kuba'da" demis Temel!..

fıkranın devamı

Adamın biri trende giderken çok sıkışmış. Trenin tuvaletine gitmiş çok kalabalık olduğunu...
fıkranın devamı

Cemal ve Temel zengin bir ingiliz lordunun evinde çalışıyorlarmış.Lord birgün eve gelince,Tem...
fıkranın devamı

Kadın kocasını Temel'le aldatıyormuş. Birden kadının kocası girmiş odaya. Temel hemen dolab...
fıkranın devamı

Temel marangoz ama ne marangoz mesleğinin zirvesinde derken trabzona dünyanın en büyük sirki ge...
fıkranın devamı

George W. Bush ölüyor ve hemen cehenneme gidiyor. Orada kendisini seytan karsiliyor ve -"Hosgeldin...
fıkranın devamı

Brejnev, Küba''ya gelecekmiş. Kübalılar toplanmış, bir hoşluk yapacaklar. Ülkenin en iyi ressamına başvurmuşlar. Bir tablo yap. Adı "Brejnev Küba da" olsun diye.
Ressam:
" - Hadi oradan" demiş.
" - Ben adamı görmedim bile. Adam hayatında Küba''ya gelmedi. Şimdi ben nasıl "Brejnev Küba da" diye atmasyondan resim yaparım?"
Tesadüf bu ya. Bizim Temel, puro almaya Havana''ya gelmiş o sırada. Sıkıntıyı duymuş.
" - Ben size istediğiniz tabloyu yaparım. Bana bir sandık puro verirseniz" diye.
Vermişler.
Temel bir hafta sonra, Kübalılar''ı çağırmış.
" - İşte tablonuz" demiş. Tuvalin üzerini örten bezi hızla aşağı çekivermiş. Kübalılar da donuvermişler. Tabloda, yatakta iki kişi, al takke ver külah.
" - Bu ne?" diye gürlemiş Turizm Bakanı.
" - Bu ne?.. Bu kadın kim?.."
" - Brejnev''in karısı!" demiş, Temel.
" - Peki bu üstündeki adam kim?"
" - Brejnev''in uşağı!.."
" - Peki Brejnev nerde ulan!.."
" - Brejnev Küba''da" demiş Temel!

fıkranın devamı

Temel marangoz ama ne marangoz mesleğinin zirvesinde derken trabzona dünyanın en büyük sirki geliyor çadır direğini dikmek içinde usta bir marangoza ihtiyaç var arayıp soruşturuyorlar en iyi usta olarak temeli tavsiye ediyorlar temel sirke gelip ne iş yapılacağına bakıp takımlarını alıp geliyor ve direğin üstüne çıkıp başlıyor
direği yere çakmaya bu sırada sirkin patronu aşağıdan temeli seyrediyor derken temel birden havada iki parande üç salto atarak yere iki ayağının üstüne ve ellerini bacağının yanlarına vurarak sağlam bir şekilde düşüyor bunu gören patron içtiği puroyu yutuyor ve
koşarak temelin yanına gelip aynı hareketi yapmasını ve bunun karşılığında ise çok büyük para kazanacağını anlatıyor temel ise kesinlikle olmaz diyor patron gene aynı hareket için para ve 20 senelik ip canbazlarının bile bu hareketi yapamadığını anlatıyor adam ısrar ediyor temel kabul etmiyor adam gene ısrar temel en sonunda adamın kulağına eğilip:
- " Ula hemşerim benim her sefer aynı hareketi yapmam için direğin tepesinde aletin başına mı vurmam lazım."

fıkranın devamı

Amerika ile Sovyetler arasındaki meşhur füzeler ve Kuba bunalımının en dehşet günleri..
Kruscef, Küba'ya gelecekmiş.. Kübalılar toplanmış, bir jest yapacaklar.. Ülkenin en iyi ressamına başvurmuşlar..
"Bir tablo yap.. İsmi, "Kruscef Kübada" olsun.
Ressam "Hadi oradan" demiş..
"Ben adamı görmedim bile.. Adam hayatında Küba'ya gelmedi. Şimdi ben nasıl "Kruscef Küba'da' diye uydurup resim yaparım?.."
Tesaduf bu ya.. Bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmiş o sırada. Sıkınıyı duymuş,
"Ben size istediğiniz tabloyu yaparım.Ama bu size bir sandık puroya patlar" demiş. Adamlar dünden razı hemen vermişler bir sandık puroyu..
Temel bir hafta sonra, Küba'lıları çağırmış ve "İşte tablonuz" demiş.. Tuvalin üzerini örten bezi hızla aşağı çekivermiş..
Küba'lılar da gördükleri karşısında donup kalmışlar..
Tabloda, yatakta iki kişi, alt alta üst üste..
"Bu ne" diye gürlemiş, Turizm Bakanı..
"Bu ne?.. Bu kadın kim? ..
"Kruscef'in karısı" demiş, Temel..
"Peki bu üstündeki adam kim?"
"Kruscef'in uşağı ..."
"Peki Kruscef nerde ulan!.."
"Kruscef Küba'da" demiş Temel!..
fıkranın devamı

Clinton, Küba'ya gelecekmiş. Kübalılar toplanmış, bir hoşluk yapacaklar. Ülkenin en iyi ressamına başvurmuşlar. Bir tablo yap, Adı,'Clinton Küba da' olsun" diye. Ressam "Hadi oradan" demiş. "Ben adamı görmedim bile. Adam hayatında Küba'ya gelmedi. Şimdi ben nasıl 'Clinton Küba da' diye atmasyondan resim yaparım?" Tesadüf bu ya, bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmiş o sırada. Sıkıntıyı duymuş.
- "Ben size istediğiniz tabloyu yaparım. Bana bir sandık puro verirseniz" diye. Vermişler Temel bir hafta sonra, Kübalıları çağırmış. "İşte tablonuz" demiş. Tuvalin üzerini örten bezi hızla aşağı çekivermiş. Kübalılar da dönüvermişler. Tabloda, yatakta iki kişi, al takke ver külah.
- "Bu ne" diye gürlemiş, Turizm Bakanı"Bu ne? Bu kadın kim?"
- "Clinton'un karisi" demiş, Temel.
- "Peki bu üstündeki adam kim?"
- "Clinton'un uşağı"
- "Peki Clinton nerde ulan"
- "Clinton Küba'da" demiş Temel!
fıkranın devamı

Bizim temel marangoz ama ne marangoz mesleginin zirvesinde derken trabzona dünyanin en büyük sirki geliyor çadir diregini dikmek içinde usta bir marangoza ihtiyaç var arayip sorusturuyorlar en iyi usta olarak temeli tavsiye ediyorlar temel sirke gelip ne is yapilacagina bakip takimlarini alip geliyor ve diregin üstüne çikip basliyor diregi yere çakmaya bu sirada sirkin patronu asagidan temeli seyrediyor derken temel birden havada iki parande üç salto atarak yere iki ayaginin üstüne ve ellerini bacaginin yanlarina vurarak saglam bir sekilde düsüyor bunu gören patron içtigi puroyu yutuyor ve kosarak temelin yanina gelip ayni hareketi yapmasini ve bunun karsiliginda ise çok büyük para kazanacagini anlatiyor temel ise kesinlikle olmaz diyor patron gene ayni hareket için para ve 20 senelik ip canbazlarinin bile bu hareketi yapamadigini anlatiyor adam israr ediyor temel kabul etmiyor adam gene israr temel en sonunda adamin kulagina egilip
- ula hemserim benim her sefer ayni hareketi yapmam için diregin tepesinde aletin basina mi vurmam lazim
fıkranın devamı

Kadın kocasını Temelle aldatıyormuş.Birden kadının kocası girmiş odaya.Temel hemen dolaba saklanmış.Adam Temelin purosunu görmüş:
-Bu puro neyin nesi ha.Söyle çabuk.
Temel dolaptan fırlamış:

-Hakiki Küba purosudur.Sen ne deyisun hemşerim..
fıkranın devamı

Cemal ve Temel zengin bir ingiliz lordunun evinde çalışıyorlarmış.Lord birgün eve gelince,Temeli koltuğunda oturmuş,puro içerken bulur.Bunun üzerine Temele:
-Karımı da kucaklayıp otursaydın bari,bi o eksikti!

-Tüşündum ama Cemal benden daha atak çıktı..
fıkranın devamı

George W. Bush ölüyor ve hemen cehenneme gidiyor.Orada kendisini seytan karsiliyor ve
-"Hosgeldin, ancak burada yer sikintisi çekiyoruz, cehennem tamamen dolu. Bu nedenle bir kural koyduk. Yeni birisi geldigi zaman eskilerden bir kisiyi cennete gönderiyoruz. Kimin cennete gidecegine sen karar vereceksin.Ancak seçimini yaparken dikkatli ol, çünkü seçecegin kisinin cezasini sonsuza kadar çekeceksin." diyor.Yürümeye basliyorlar.Seytan ilk kapiyi açiyor: Usame Bin Ladin. Bir direge baglanmis ve sürekli iskence ediliyor.G.W.Bush:
-"Bu olmaz diyor. Sadece cezanin çok agir oldugunu düsündügümden degil, bu adam çektigi cezanin çok daha fazlasini haketmisti. O nedenle burada kalmali."
İkinci kapi açiliyor: Saddam Hüseyin. Asiri sicak bir yerde gardiyan tarafindan kirbaçlanirken tas kiriyor.Bushtan yine ayni yanit geliyor.Üçüncü kapi açildiginda Bill Clinton görülüyor. Son derece rahat bir koltuga oturmus,bir elinde büyük bir kanyak kadehi, diger elinde puro ve önünde diz çökmüs bir sekilde Monica Lewinski.George W. Bush mutlu bir sekilde gülümseyerek dönüyor seytana:
-"Bence bu çok uygun. Gerçi kendisi politik arenada düsmanim, ama çektigi ceza gayet makul".
Şeytan siritarak içeriye sesleniyor:

-"Tamam Monica sen gidebilirsin!"
fıkranın devamı

Amerika ile Sovyetler arasindaki meshur fuzeler ve Kuba bunaliminin en dehset gunleri.. Kruscef, Kubaya gelecekmis.. Kubalilar toplanmis, bir hosluk yapacaklar.. Ulkenin en iyi ressamina basvurmuslar..
"Bir tablo yap..Adı, Kruscef Kubada olsun" diye..Ressam "Hadi ordan" demis..
"Ben adami gormedim bile.. Adam hayatinda Kubaya gelmedi. Simdi ben
nasil "Kruscef Kubada" diye atmasyondan resim yaparim?.."
Tesaduf bu ya.. Bizim Temel, puro almaya Havanaya gelmis o sirada..Sıkıntıyı duymus..
"Ben size istediginiz tabloyu yaparim. Bana bir sandik puro verirseniz" demis..
Vermisler..Temel bir hafta sonra, Kubalilari cagirmis..
"Iste tablonuz" demis..
Tuvalin uzerini orten bezi hizla asagi cekivermis.. Kubalilar da donuvermisler..
Tabloda, yatakta iki kisi, al takke ver kulah..
"Bu ne" diye gurlemis, Turizm Bakani.. "Bu ne?.. Bu kadin kim?.."
"Kruscefin karisi" demis, Temel..
"Peki bu ustundeki adam kim?"
"Kruscefin usagi..."
"Peki Kruscef nerde ulan!.."
"Kruscef Kubada" demis Temel!..
fıkranın devamı

Adamın biri ölür ve kendini cehennemde bulur. Karşısında bir Zebani:
-"Neden suratın asık?"der.
Adam
-"Dalga mı geçiyorsun ne yapacaktım burası Cehennem!"
Zebani
-"O kadar dert etme burası cehennem ama o kadar da berbat değil, ayrıca burada acayip
eğleniriz,örneğin içkiyi sever misin?"
Adam
-"Tabii rakiya bayılırım."
Zebani
-"Tamam işte sen o zaman pazartesilere bayılacaksın, biz burada her pazartesi
catlayana dek raki içeriz, ayrıca viski ve ne istersen"
Adam
-"Yok yaaaa çok iyi!"
Zebani
-"Ayrıca sigara puro içmeyi seviyorsan salılara tapacaksın. Çünkü biz her salı cehennemde ciğerlerimiz çatlayana dek havana purosu içeriz. Hem kanser derdin de yok, zaten ölüsün"
Adam
-"Yaşadık desene!"
Zebani
-"Ha unutmadan her çarşamba da bütün gün kumar oynarız, ne dersin?"
Adam dağılır.
-"Lan oğlum ne demek sonuna kadar poker oynarım"
Zebani
-"Perşembeleri ise narkotik günümüzdür. Bir büyük kase uyuştucu, uyarıcı ne ararsan hepsi senin!
Adam
-"Yok ya burası bayağı güzel bir yermiş!"
Sonra Zebani sorar:
-"Eşcinsel misin?"
Adam şaşırır ve
-"Hayır, niye sordun?"
Zebani

-"Ooooo, o zaman cumalardan hep nefret edeceksin.."
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama