Saat Fıkraları

loading...

Bir gün bir adam hastalanır ve tanıdığı doktora görünmek için yola koyulur. Hastanın boğazı fena halde ağrırken, kısık sesle konuşabilmektedir. Doktora aşı olma ümidiyle, yola koyulur hasta.


Hasta doktorun evinin önüne gelir. Kapıyı çalar. Kapıyı karısı açar. Hasta kısık bir sesle:

- İyi günler! Doktor evde mi? 

. Doktorun karısı:
- Hayır, içeri gir. Sadece saat 2'ye kadar zamanımız var.

fıkranın devamı

Bir varmış bir yokmuş evel zaman içinde kalbus zaman içinde bir öğrenci varmış.Okula gitmiş oyun oynamış. Zıplamış oynamış.Yarım saat geçmiş zil çalmış.Bütün öğrenciler içeri girmiş.
fıkranın devamı

bir gün temel otobüse binmiş bir adam yanına oturmuş adamda bir tipsiz bir tipsiz.temel sormuş -abiciğum nereye gidiyoz. adamdan ses çıkmamış.temel yine sormuş -abi saat kaç? adamdan ses yok.sonra temel yine konuşmuş. -hay ben senin ananı s**iyim.çok tipsiz ve salaksun daa adam demiş ki -ulan hayvan sen kime laf atıyon.it köpek -vallahi.abi ben senin konuştuğunu bilmiyodum.sabahtan saati soruyom.ses çıkmıyoda laf atınca mı ses çıkıyor lan demiş.adam ise temeli boğmuş. -vala abi ben demedim.ses dedi demiş
fıkranın devamı

Nasrettin Hoca'nın bir gece uykusu kaçmış. Yatağından kalkıp dışarda dolaşmay başlamış bunu gören gece bekçisi : -Hayırdır hocam bu saatte dışarda ne arıtorsun? diye sormuş. Nasrettin Hoca: -Uykum kaçtı da onu arıyorum. diye karşılık vermiş.
fıkranın devamı

Temel istanbula gittikten sonra bir Otele yerlesir. Otelin tuvaletleri o kadar temizdir ki tuvalete sıçmaya kıyamaz. Bir posete sıçıp atıcağı bir yer arar. Tam o saatlerde 1 kilo altın çalınmıstır. Polisler Temeli elinde poşet içinde sarı bir sey görünce hemen yakalarlar. Poşetin içine bakmadan tartarlar. Tam 750grdır. Bunun 250grını ne yaptın deyip temeli bir güzel döverler. Sonra poşetin içindeki altın olmadıgı anlaşılır ve temeli serbest bırakırlar. Temel bu olaydan sonra köye geri döner. Köy ahalisi Temele: Istanbul nasil bizde gidelim mi?diye sorarlar. Temel ise: Siz siz olunda Istanbula Citmeyun. İstanbulda 1 çilo siçmayanun ağzine siçayler demiş.
fıkranın devamı

Rusun vahtında bir gün bir katarda (trende) bir Gürcü bir Ermeni bir Azeri ve birde Talış varmış. Talışlar Azerbaycan vatandaşı olan müslüman bir millettir. Ama karadeniz fıkralarında saat 12 00 den sonra çalışmaz diye yapılan şakalar bunlarada yapılır. Neyse katar giderken Gürcü ceketin cebinden bir Gürcü çakırı çıkarır. Çakır şarap demek Rusun vahtında çakırın yaşısı (Yahşisi değil) Yahşı ve hatta çok zaman yahçıda denir. Gürcüstandan çıkarmış. Gürcü Cebinden çıkardığı çakırı açar küçük bir bardak çıkarır. (Burada votka bardağı olarak kullanılan 50 mlt) bir kadeh süzer. Doldurur. Vurur. Tek seferde tepesine dikip içer. Diğerlerinin ağzı sulanır. Aceba bizede teklif eder mi diye fikirleşirken. Düşünürken. Adam tutar putulkayı (Rusça butulka denir- şişe) atıverir camdan dışarı. Diğerleri dur yahu ne yaptın filan deyince boşverin yaaa der. bizde bundan çoh (çok) var. Biraz geçer Ermeni cebinden bir Ermeni kanyağı çıkarır. (Çifte damıtılmış fransanın COGNAC bölgesi üzümlerinden üretilmiş şaraba Konyak diğer yerlerin üzümlerinden elde edilerek çifte damıtılmış diğer içkilerede KANYAK denir.) Rusun vahtında kanyağında en keyfiyetlisi (kalitelisi) Ermenistanda olurmuş. Oda bir küçük kadeh çıkarır. 50 süzer. Vurur. Haydii hoop pencereden dışarı. Yahuuu dur. Amann boşver der bizde bundan çok var. Neyse Şimdi bizim Azerbaycanlı başlar düşünmeye ulan der. Ben Gürcü ile Ermeninin altında mı kalacam ama elimde hiç bir şey yok. Derken birden kalkar tutar Talışı atar pencereden. Gürcü ile Ermeni dur yapma demek ister. Azeri gururla derki boş veriiin. Bizde bundan çox var.
fıkranın devamı

BİR GÜN DELİLER AKIL HASTANESİNDEN KAÇAMAK İÇİN PLAN YAPIYORLARMIŞ DUVAR YÜKSEKSE ALTINDAN GEÇECEKLERMİŞ ALÇAKSA ÜSTÜNDEN ATLAYACAKLARMIŞ ARALARINDAN BİR DELİYİ GÖREVLENDİRMİŞLER GİT DUVARA BAK DUVAR NASIL DURUMDA BİR KAÇ SAAT SONRA GELMİŞ ÜZGÜNÜZ ARKADAŞLAR KAÇAMAYACAGIZ ÇÜNKÜ DUVAR YOK :))))))))))
fıkranın devamı

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel’e gider: - Ula Temel, saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik. Bunları geri alacaksun da. Temel kendinden emin bir şekilde: - Öyle yağma yok. Ben de duydum ama, sadece 1 saat geri alınacakmış. 1 tanesini alırım, diğerlerini almam. xD
fıkranın devamı

Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar: - "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: - "Tekrar deneyin." ... ... ... En sonunda sinirlenen Temel: - "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."
fıkranın devamı

Birgün temel yatarken karısı temele biraz kayarmısın kocacım demiş temel ta dışarıya çıkmış yoldaki arkadaşı demişki bu saatte burda ne arıyosun demiş temelde karım biraz kay dedide parka kaymaya gidiyorum demiş. :D
fıkranın devamı

duursun temele "ben bir gün asansörde 12 sasat kaldım" demiş

temel "ben alşveri magazasında yürüyen merdivenlerde 23 saat kaldım" demiş


fıkranın devamı

Akşam eve dönen adamı karısı kapıda karşıladı. Sonra da heyecanlı heyecanlı anlatmaya başladı:
-- Bugün neredeyse, duvardaki saat annemin başına düşecekti...
fıkranın devamı

Bir kilogram ağırlığındaki bir cismin okyanusun en derin noktası olan Mariana Çukuru'na ulaşması tam bir saat alıyor.
fıkranın devamı

Dünya'ya en yakın yıldız güneş'tir.

Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.

Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
fıkranın devamı

Akşehir’in en iyi avcılarından biri, silâhını kuşanmış, ava gitmiş. Her ava gidişinde birkaç tane kurt da vurmaktaymış....
fıkranın devamı

Kameri takvime göre ramazan hilâli görününce oruca başlanır. Şevval ayı hilâli görününce bayram yapılır.Eskiden ayın ne zaman...
fıkranın devamı

Bir tanıdığı Nasreddin Hoca’ya sormuş :- “Hoca, dünya kaç arşın?”Tam o sırada yanlarından bir cenaze geçiyo...
fıkranın devamı

Cemaat sabah namazını kılmış camiden çıkarken birisi Hoca’ya:- “Hocam, bu gün sana lâzım değilse eşeğini emanet i...
fıkranın devamı

- Nasreddin Hoca Konya’da vaaz ediyormuş.-“Ey Müslümanlar! bu şehrin havasıyla bizim şehrin havası birdir”...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, eşeğini mahkeme kapısına yakın bir yere bağlayıp pazara alışverişe gitmiş. O sırada kadı, hilekâr bir satıcıy...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca sabah namazını kıldırmış evine gelmiş, Hanımına :- “Hatun, ben azcık divanda uzanıp, sonrakalkıp çift sü...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca , “İnsanlar nefislerinin istediklerini düşünmeden yapmamalıdırlar. Nefsinizin beğendiği her şey ahirette...
fıkranın devamı

Mahallenin çocukları Nasreddin Hoca’ya muzip bir şaka yapmak istemişler. Plânlarını kurmuşlar. “Hoca’yı ağa...
fıkranın devamı

Kasabanın en zenginlerinden olan Murat ağa, kendisinin çok akıllı olduğu için servet sahibi olduğunu sanırmış.Cumadan cumaya ...
fıkranın devamı

Bir sarisinla evlenmenin avantaji nedir?
Özürlülere ayrilan yerlere park edebilirsiniz.

Sarisinlar neden "11" rakamini yazamaz?
hangi 1"i önce yazmasi gerektigini bilmedigi için.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama