10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu olan adam hapisten kaçar. Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının üstüne atlar ve boynunu öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya başlar: - "Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl öptüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasını sağla ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma ki hayatımız buna bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!" Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur: - "Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu, seni çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından da bana vazelinin banyoda olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, ben de seni seviyorum :P
fıkranın devamı

Dünya'ya en yakın yıldız güneş'tir.

Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.

Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca bir gece telâşla karısını uyandırmış:- “Aman hanım, çabucak şu gözlüklerimi ver de uykum açılmadan gözüm...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, bahçesine ektiği sebzeler için, fukaraların hakkını, yâni zekâtlık kısımları evvelinden ayırırmış. Mahsuller ...
fıkranın devamı

Timur Han’ın askerlerinin atları, Akşehirlilerin tarlalarına girip ekinlere zarar veriyorlarmış. Nasreddin Hoca’d...
fıkranın devamı

Timurlenk, Akşehirlilere:- “En yürekli adamınız kimse yanıma yollayın, Ona yüksek ücretle, çok önemli bir görev vereceğ...
fıkranın devamı

Hoca’nın komşusunun hanımı hamileymiş. Gece sancısı tutmuş. Komşu hanımlar koşuşmuşlar. Ebe’yi çağırmış almış get...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca oğlunu çeşmeye gönderiyormuş. Testiyi eline verdikten sonra yüzüne okkalı bir tokat aşketmiş, ardından da:- &#...
fıkranın devamı

- Nasreddin Hoca Konya’da vaaz ediyormuş.-“Ey Müslümanlar! bu şehrin havasıyla bizim şehrin havası birdir”...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’yı bir köyde imamlık yapmak üzere, iki öküz bedel karşılığında razı etmişler.“Bize vakit namazlar...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:- “ ?”- “Karım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet kopacak,&#...
fıkranın devamı


 Sehrin hayirsever vakiflarindan birindeki çalisanlar
 sehrin en basarili avukatindan henüz herhangi bir bagis
 almamis olduklarini fark ettiler.
fıkranın devamı


Tur otobüsü şöförünün omzuna dokunulunca adam hafifçe başını çevirmiş, bir bakmış ki elinde bir avuç badem, yaşlı bir kadın durmakta.. Teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş..

15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şöförün omuzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca;

"Zahmet ediyorsunuz efendim.." demiş saygılı şöför, " Hep bana yedirdiniz.. Biraz da kendiniz yesenize.."

Çiğniyemiyorum evladım.." demiş yaşlı kadın, "Dişlerim yok.."

"Niye satın alıyorsunuz o zaman?.."

"Evladım ben sadece üzerindeki çikolatayı emmesini seviyorum!.."

fıkranın devamı


Köyün en güzel kızı Ayşe'ye köyün gençlerinden mehmet aşık olur ve kızın gönlünü ederek Ayşe ile evlenir. Gerdek gecesi kızın ürkekliğini gören Mehmet kıza olayı önce anlatmaya başlar;
- ''Şimdi sana bişi gösterecem adı *ik ve dünyada sadece bende var bunla çok mutlu edecem seni'' der.
rahatlayan Ayşe'ye kayar. Gel zaman git zaman Mehmet askere gider bunu fırsat bulan Ahmet'te hemen o gece Ayşe'nin yanına gider ve;
- ''bende bişey var senin çok hoşuna gidecek'' deyince Ayşe meraklanır. Ahmet bi çıkarır kız şaşırır;
- ''Nasıl olur sadece Mehmet'te vardı bundan'' der. ama çoktan sevinmiştir ve Ahmet'le her gece sevişmeye başlarlar. Aradan 18 ay geçer ve Mehmet askerden döner. Ayşe Mehmet'i karşısında görünce Mehmet'e bağırmaya başlar;
- ''Yalancı herif, sahtekar herif'' vs.
Mehmet aptallaşmıştır ve sorar;
- ''hatun ne oldu''.
Ayşe;
- ''hani bi tane sen de vardı bak Ahmet'te de varmış beni kandırdın'' deyince.
Mehmet rahat bi tavırla;
- ''haa omu der bende 2 taneydi birini Ahmet'e vermiştim'' deyince Ayşe iyice dellenir ve derki,
- ''e salak herif madem birini Ahmet'e verecektin bari kötüsünü verseydin'' der.

fıkranın devamı


Temel bir gün kendine bir tane çizme alıp Fadime'nin karşısına geçiyor ve Fadime'ye soruyor;
- ''Fadime bende bir değişiklik görüyormusun''.
Fadime;
- ''Hayır Temel görmüyom''.
Temel bu soruyu her sorduğunda üzerinden bir tane elbisesini çıkarıyor. Temel'lin üzerinde sadece çizmeler kalana kadar soyunuyor.
Temel;
- ''Fadime bak sana bir ip ucu benimkide onu gösteriyor''.
Fadime;
- ''o dane çizmemi aldın. keşke kıravat alsaydında seninki onu gösterseydi''...

fıkranın devamı


Orta yaşlı bir çift, doktora gitmişler;
- ''Doktor sevişirken bizi izlermisiniz?'' demişler.
Doktor şaşkın şaşkın bakmış demek bir sorunları var.
Tıp adamı olarak yardım etmek zorunda;
- ''Peki'' demiş.
Çift yatağa uzanmış doktor izlemiş ve teşhisi bildirmiş;
- ''"İkiniz'de gayet sağlıklısınız, Sevişmeniz fevkalade merak edecek bir şey yok viziteniz 32 dolar bu'da faturanız''.
Ertesi hafta çift yine gelmiş doktora sevişirken bizi izle diye. Gene izlemiş doktor. Gene sorun yok. Gene vizite 32 dolar. Her hafta çift randevu alıyor, geliyor, sevişiyor. Parayı ödüyor, çıkıp
gidiyor. Bir türlü bir şey bulamayan doktor sonunda dayanamamış;
- ''Bana biraz yardımcı olun sıkıntınız ne söyleyin?''.
Adam cevap vermiş;
- ''Herhangi bir sıkıntımız yok birşey bulmanızı'da istemiyoruz. Bu kadın evli, onun evine gidemiyoruz ben'de evliyim benim eve'de gidemiyoruz. Hilton geceye 178 dolar istiyor. Sheraton 182 dolar. Buraya ise sadece 32 dolar ödüyoruz üstelik sğlık sigortamız bu 32 doların 26 dolarını bize fatura karşılığı geri ödüyor''...

fıkranın devamı


Adamin biri evlenecek saf temiz bir kiz bulup evlenmiş gerdeğe girmişler kadının çok hoşuna gitmiş bu iş ve

-Adama bu nekadar güzel bir şey demiş

-Adamda ondan sadece bende var demiş kadın ona daha çok bağlansın diye yalan soylemiş

-Aylardan sonra kadına komşu mehmet göz koymuş ve beraber olmuş ve bu daha da çok hoşuna gitmiş kadın saf ya temız ya şaşırmış tabi akşam olmuş kocası eve gelmiş ve

-Kadın kocacım demiş hani bundan sedece sende vardı

-Adam da buruk bir şekilde evet ne oldu ki

-Kadın komşu mehmet tede var

-Adamda ne desem ne desem bende iki taneydi birini ona verdim

-Kadında iyi ettin ettin de neden iyisini ona verdin......

fıkranın devamı


Gemi, okyanusun ortasında batırılır. Sadece bir beyaz adam ve bir zenci kurtulurlar. Birlikte bir tahta parçasına tutunarak yüzerler yüzerler ve sonunda ıssız bir adaya ulaşarak canlarını kurtarırlar. Kazanın üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen, hiç kimse onları bulamaz. Bunlar bir akşam konuşurlarken, konu seksten açılır.
Derler'ki;
- ''Yav yıllardır beraberiz bu gidişle daha uzun yıllar da beraber kalacağız. İstersen gel birbirimizi götürelim de rahatlayalım. İkisi de olumlu karşılarlar. İlk önce zenci domalır. Beyazın elindeki
kutuyu görünce sorar;
- ''Hocam o elindeki kutu ne yav''.
Beyaz cevap verir;
- ''Vazelin vazelin. Hani bunca yıldır beraberiz, seni incitmek istemem''.
Neyse beyaz işini bitirir ve domalır. Zenci arkasına geçer. Beyaz zencinin elindeki kutuyu görüp sorar;
- ''Sendeki o kutu ne yav''.
Zenci cevap verir;
- ''VİCKS, VİCKS. Ciğerlerin ferahlar''.

fıkranın devamı


Bankada Çalışan Ziraat Mühendisi Kredi için gittiği bir köyden dönerken, yolda arabası bozulmuş. Ne yapacağını düşünürken ileride bir
kulübe görmüş. Kapıyı çalmış. Kapıyı genç ve çok güzel bir kadın açmış. Adam " Ben Ziraat Mühendisiyim. Bankada Çalışıyorum. Arabam
bozuldu. Bana yardımcı olabilirmisiniz? " demiş. Kadın "kocam askerde, bu gece burada
kalabilirsiniz" demiş. Mühendis bey teşekkür edip, içeri girmiş.Kadın "kocam askerde benden bir isteğiniz var mı?", Mühendis " Zahmet olmazsa yiyecek birşeyler
verebilirmisiniz?' Kadın yemek hazırlamış, yemekten sonra üzerindeki yeleği çıkrarak
"kocam askerde benden bir isteğiniz var mı?", Mühendis " Zahmet olmazsa çay " Kadın çay hazırlamış ve elbisesinin bir düğmesini açarak, "kocam askerde benden bir isteğiniz var mı?",
Mühendis " Zahmet olmazsa bir bardak su " sorular ve istekler böyle devam etmiş. En sonunda kadın seksi geceliğini giymiş ve ""kocam askerde benden bir isteğiniz var mı?",
Mühendis "Yorucu bir gündü. Ben artık yatayım" demiş ve uyumuş.
Sabah uyandığında, avluya çıkmış. Kadın tavuklara yem veriyor. Ancak bir tavuk 5 tane de horoz var. Mühendis bey şaşırmış.
" Hiç bir tavuğa 5 horoz olur mu?" diye somuş kadına
Kadın " siz onlara bakmayın. Onların sadece bir tanesi gerçek horoz.Ötekiler Ziraat Mühendisi

fıkranın devamı


Bir kadın ve bir erkek doktorun özel muayenehanesine giderek vizite ücretin öderler ve muayene olmak istediklerini söylerler.
Doktor; anlatın bakalım neyiniz var?
Adam; doktor bey, ben 15 yıllık evliyim fakat bugüne kadar karımı hiç mutlu edemedim. Sağlıklı bir cinsel ilişkimiz olmuyor.
Doktor çifte şöyle bir bakar ve masanın çekçecesinden çıkardığı bir tane hapı erkeğe uzatarak; "bunu yut ve arka odaya gidip deneyin"
Adam hapı alır ve yanındaki kadınla birlikte doktor muayenehanesinin arkasındaki odaya geçerek sağlıklı bir şekilde işini görür ve mutlu bir ifadeyle çıkarlar, doktora da teşekkür ederler.
Doktor çiftin mutluluğunu görünce dayanamaz ve; "Aslında bu bir doktor sırrı, söylenmez ama yine de ben size bir sır vereyim. Sizin hiç bir şeyiniz yok. Sadece psikolojik. Çünkü size verdiğim ilaç Aspirin'di."
Adam sırıtarak; "Doktor bey, bende size bir sır vereyim mi? Bu kadın benim karım değil, yatacak yer bulamadık da.

fıkranın devamı


Beyaz ve yakışıklı bir doktor siyah ırk yamyamların kabilesine tayin edilir. Fakat bir yıl içerisinde kabilede hamile kadınlar beyaz çocuk doğurmaya başlar. Kabilenin erkekleri bu durumdan çok rahatsız olurlar. Kabilenin reisine:
-Git şu doktorla konuş, yoksa çok kötü olacak, derler..
Kabile reisi doktora:
-Yahu doktor; bizim kadınlarımız siyah, doğan çocuklar ise beyaz. Burada beyaz olan sadece sen varsın. Kabilenin erkekleri bu durumdan hoşnut değiller...
Doktor da cevap olarak:
-Şef,ben masumum. Hem senin dediğinle bir ilgisi yok bu işin. Olayın genetik boyutları var. Bak karşıdaki beyaz ata. Ama tayı siyah.
Kabile reisi telaşla:
-Tamam doktor. Sen tayı unut, ben de çocukları.

fıkranın devamı


Çok zengin bir aile muhteşem dubleks villada yaşarlar.Bir oğlan ve bir kızları vardır.Oğlan çocuk hareketli ve çok şakacıdır.Kız ondan aşağı kalır mı?Her gün sabah kahvaltısına inerken merdiven trabzanlarından kayarak aşağı iner.Erkek de her seferinde ya ayağının altına bir oyuncak koyar yada yerlere yağ dökermiş.Bir gün daha ileri gidip trabzanların son kısmına yarım mt ara ile çiviler çakmış.Tabi kızın haberi yok.Oradan kayarak inerken caart diye yırttırmış *mini.Acilen kaldırılmış hastaneye ve en mükemmel plastik cerrahı bulunup getirilmiş.Doktor kısa bir muayenenin ardından kıza:

-Üzülme kızım tıp çok ilerledi.Artık böyle konularda seçme hakkı bile tanıtyoruz.Bak bu kataloğa düşün.Ben birazdan gelir, kararına göre uygulama yaparım.
deyip kıza bir broşür bırakmış.İçerisinde Seda Sayan modeli,Aysun Kayacı modeli,Deniz Arcak modeli bulunan bir broşürmüş. Kız hepsine bakmış ve odaya giren doktora:

-Ben kararımı verdim Sibel Can modeli demiş
doktor da:

-Kızım elimizde o model yok sadece baktığın modeller var

-Banane ille de Sibel Can deyince doktor düşünüp:

-Kızım o zaman seni eve göndereyim sen oradan birkaç kere daha kay.

fıkranın devamı


Bir gün bir fransız bir ingiliz ve bir de türke birertane maymun vermişler ve bunu bir yıl boyunca sikeceksiniz en çok maymun çıkartana büyük
bir ödül vereceğiz demişler.
1 yıl sonra geli p fransıza bakmışlar fransız 15 tane maymun çıkartmıştır.
ingilize bakmışlar ingilizde 12 tane maymun çıkartmıştır.
türke bakmıslar temel ise 1 yılda sadece bir maymun doğurtabilmistir.temele sormuslar yaw herkes 15 tane doğurtuyor sen ise sadece bir tane çıkartabilmişsin neden.
türk demiş ki:
ula oruspu çocukları bana erkek maymun vermişsiz erkek maymun vermiyeydiz ben o zaman sikedim sizin ananızı.

fıkranın devamı


Temel Trabzondan kalkkar ve istanbula gelir. Aklında sadece dinlenmek istediği bir otel aramak vardır ve bulduğuu otelin besinci katına yerleşir.
İlk aksam sakin geçer. İkinci gece yan odasında bir orkestra gurubu yerleşir ve çalmaya başlar. Temel bundan rahatsız olur ve gider yan odaya sorar;
- Bu ne gürültü kardeş der
- Abi kusura bakma yarın konserimiz varda prova yaıyoruz derler.
Temel odasına geri doner ve sabah olur. Aksam oldugunda gene aynı gürültü ıle karşılaşır ve tekrar yan odaya giderek sorar.
- Kardeşim konseriniz bugün degilmiydi neden hala çalıyorsunuz.
- Abi konser günü ertelendi yarına alındı ondan dedi.
Temel sinirlenerek odadan ayrılır ve ertesi gün olur. Orkestracılar o aksam da çalmaya devam eder ama ters giden bir şeyler vardır; Temel sormaya gelmez buda orkestracıları meraklandırır ve biri gider Temele bakmaya. Odasından içeri dalar bir de ne görsün; Temel otuz bir çekiyor. Adam Temele;
- Yahu kocaman adamsın bir kadın bulsaydın ya der ve güler. Zaten adamlara sinirli olan Temel biryandan işine devam ederken diğer yandan adama cevap verir :
- Bugün prova yapıyorum. Yarın hepinizin anasını *ikicem.


fıkranın devamı


Albayın çok fettan bi karısı vardır. Her fırsatta kocasını aldatır. Bir gün albaya dağlarda 15 günlük tatbikatı yönetmesi için talimat gelir, adamın kafasında sadece karısı vardır. ben buradan değil 15 gün, 1 gün ayrılsam benim karının üzerinden bölük geçer diye düşünürken, aklına gelen fikir adamı rahatlatır. Sabah bütün bülüğü içtimaya toplar ve" herkes pantolon ve donu indirsin mutat etek muayenesi yapacağım "der. Her asker emre uyar ve malı meydanda beklemeye başlar. Komutan en baştaki askere
ikini
göstererek sorar "oğlum bu nedir" asker cevaplar "
araktır
komutanım. Bu mutat soru
m nedir, göt nedir" diye bi müddet devam eder, sıra mehmet'e gelir ( Her nedense bütün askerlerin adı MEHMET'tir.) yine Mehmet'in açıkta olan malını göstererek "bu nedir oğlum" Mehmet'ten cevap " bilmem komutanım" "Am nedir oğlum" mehmet'ten yine cevap aynıdır " bilmem komutanım" "göt nedir oğlum" cevap yine aynıdır "bilmem komutanım" komutan sevinir," işte aradığımı buldum" der ve Mehmet'i eve götürür. Mehmet'e anlatır "oğlum bu yengen ben 15 gün burada yokum, yengen bu evden çıkmayacak ve bu evede erkek sinek bile girmeyecek, yengenin bütün emirlerine uyacaksın ve her dediğini yapacaksın ama yine tekrar ediyorum erkek sinekle bile yengen bir araya gelmeyecek" demiş. Komutan tatbikata gönlü rahat gitmiş, birinci gün yenge her yolu denemiş, ikinci gün her türlü numarayı denemiş, üçüncü gün, dördüncü gün, hep fiyaskoyla bitmiş. Mehmet'i bir türlü atlatıp hiç bir erkeği eve alamamış. Ne yapabilirim diye düşünürken Mehmet'i derenin kenarında çırılçıplak yatarken, üstelik kocaman bi
arak
üzerinde bir mendil asılı görmüş, kendi kendine " tam istediğin
arak
burada sen başka yerlerde ne arıyorsun" demiş hemen Mehmet'i yanına çağırmış, "oğlum Mehmet komutanın sana ne dedi benim dediğim her şeyi yapıcan ama erkek sinek bile bu eve girmeyecek doğrumu". Mehmet "evet yenge" yenge "soyun o zaman" Mehmet soyunur yenge malı görünce kendinden geçer ve Mehmet'in
îkiş
olaylarından bir şey anlamadığını çözer ve Mehmet'e "bak Mehmet senin bu malı önce tükürüklüycem, sonra bu
mımı
tükürüklüycem, sonra sen
ikini
benim
mıma sokucan, önce gidip gelicen sonra hoşuna gidecek senin malın kafası kaşınacak, gidip gelmelerin hızlanacak, önce gözün süzülecek, sonra götün büzülecek, ölür gibi olacaksın işte o zaman zevkinin doruğuna çıkacaksın bir daha benim üstümden inmeyeceksin" der. Mehmet yengesinin dediğini yapar, önce yavaş, yavaş sonra malın kafası kaşındıkca hızlanır ve en sonunda tam boşalmak üzereyken, söylenmeye başlar "yenge gözüm süzülüyor, götüm büzülüyor, ölür gibi oluyorum, eşhedü enla ilahe illalah" der.

fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey