Salak Fıkraları

loading...

Bir gün hoca camide namaz kıldırıyormuş. Camiye hırsız girmiş. Ve bir cüzdan çalacakmış. Nasrettin hoca farkına varmış fakat namazı bozmak istememiş. Ve kul euzu rabbil felak arkamdaki salak cüzdanı bırak .Yoksa yersin dayak Hırsız -kuleuzu rabbil naz .Cüzdan bırakılmaz çok konuşma hoca kıldığın namaz kabul olmaz.
fıkranın devamı

temelle dursun birgün markete gidiyormus.temelle dursun markete gelmişler.para ödeme sırası onlara gelmiş adam sormuş parayı ödyeceksiniz demi demiş...parayı evde kilodumun delik kısmına koymuştum.
fıkranın devamı

bir gün temel otobüse binmiş bir adam yanına oturmuş adamda bir tipsiz bir tipsiz.temel sormuş -abiciğum nereye gidiyoz. adamdan ses çıkmamış.temel yine sormuş -abi saat kaç? adamdan ses yok.sonra temel yine konuşmuş. -hay ben senin ananı s**iyim.çok tipsiz ve salaksun daa adam demiş ki -ulan hayvan sen kime laf atıyon.it köpek -vallahi.abi ben senin konuştuğunu bilmiyodum.sabahtan saati soruyom.ses çıkmıyoda laf atınca mı ses çıkıyor lan demiş.adam ise temeli boğmuş. -vala abi ben demedim.ses dedi demiş
fıkranın devamı

bir gün temel gemiyle yolculuğa çıkmış tam denizin ortasında fırtına patlamış temelin bavulu denize düşmüş dursun temele bavulun denize düştü demiş salak temel anahtarı bendedur demiş
fıkranın devamı

bir gün temel gemiyle yolculuğa çıkmış tam denizin ortasında fırtına patlamış temelin bavulu denize düşmüş dursun temele bavulun denize düştü demiş salak temel anahtarı bendedur demiş
fıkranın devamı


Son derece karizmatik bir Adam bara gitmis yanıbaşında bir devekusu..
- "Bir bira..!" demis adam... Bir de kuşa...
Barmen servisi yapmis..
- "Hesap üç dolar elli!" demis..
Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip tezgaha koymus. Çıkmış gitmiş...
Barmen saymış,kuruşu kuruşuna 3 dolar 50!..

Ertesi gün
- "Viski!" demis adam... Bir de kuşa...
- "Yedi dolar yimibeş!" demis Barmen..
Yine elini cebine atmıs adam..
Pat!. Çıkarmış parayı tezgaha bırakmış. Tam tamına 7 dolar 25...

Günlerce böyle devam etmis bara geliş-gidişler.. Içki.. Aynısından devekuşuna da.. Aynen cepten para.. Saymadan tak tak tak!!!

Merak etmis barmen sonunda.. Çatlayacak bu durumlara...

- "Kuzum nedir bunlar??? Parayı saymıyorsun ama tam tamına çıkarıyorsun cebinden???.."

- "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam.. 3 dilekte bulunmamı istedi içinden çıkan dev... Karizma ve yakışıklı bir halim olsun istedim ve ne alirsam, bir bardak içecek ya da bir araba yetecek kadar parayı cebimde bulayım istedim, cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!"

- "Peki.. Peki bu sürekli yanınızdaki devekusu????" diye merakla sormus Barmen..

- "Haa o mu?!" demis adam....
"Bir de benimle aynı zevkleri paylaşan ve benden asla ayrılmayacak uzun bacakli bir piliç istemiştim de.. Yanlış anladı salak!!!"

fıkranın devamı


Bir inşaata amele alınacaktır. Alınacak elemanları kalfa Cemal'in seçmesi
istenir. Adaylar kalabalıktır. Bu durumda Cemal sınav yapmaya karar verir.
- Pize 1 kisi lazımdur. Pu nedenle sizu imtihan edeceğum. Bir ara gözü
Temel'e ilişir. Burnundan tanımıştır. Hemşehrisini işe almak ister. Önce
Temeli sınava alır ve sorar.
- Hemşerum söyle baa bakalum.. Sana 3 kuzu verdum, sonra 2 kuzu daha verdum kaç kuzu oldi?
- 6 tane oldi. Cemal biraz bozulur ama çaktırmaz.
- Tabi bu soru biraz zor oldu piraz taha kolayini sorayum.
- Sana 2 kuzu verdum, sonra 1 tane taha verdum kaç kuzi oldi ?
- Tört kuzi oldi. Cemal sinirlenir, Ama hemsehrisinide işe almak ister.
- Peçi 1 kuzi verdim, sonra bir kuzi taha verdum kaç etti ?
- Üç etti. Bunun üzerine Cemal iki tokat çakar ve tekrar sorar.
- Pir kuzi verdum, kaç kuzin oldi?
- İçi tane. Cemal iyice sinirlenir ve Temeli iyice döver.
- Ulan hemşeru teyup işe almak istedum, sende tam salakmişsun. Ula sağa pir kuzi vermişsem pir kuzin olur anladun mi?
- Olir mi, der Temel.
- Penum evde bir kuzi de kendumin var.




fıkranın devamı


temmelle dursun bir gün kamp yapmaya gitmişler kurmuşlar cadırı akşam olmuş yorgunlukla yatmışlar sonra temel uyanmış dursunuda uyandırmış demişki dursun bak bakim yukarıya ne görüyorsun dursunda demişki yıldızları görüyorum
temel= bunlar sana ne ifade ediyor demiş
dursun=astrolojik olarak saman yolunu metorolojik olarak havanın yarın güzel olacağını bizim köydede saatin 3 olduğunu gösteriyor demiş
dursun=peki sana ne ifade ediyor demiş
temel=LAN SALAK ÇADIRI ÇALMIŞLAR



fıkranın devamı


Temel Amerikada tuvalette pisuvara iserken yanina zenci gelmis ve o da hemen Temel in yanindaki pisuvara ismeye baslamis. Temelin bir ara yan tarafa gözü takilmis ve hayretler içerisinde kalarak:

- "Uyyy!.." demis "Oni nasi büyüttün öyle?" Zenci bakmis bizim Temel salak, kafaya aliyim biraz eglenirim diye düsünmüs ve:
- "Kardes," demis "Hergün üç kere lavabonun kenarina sert bir sekilde vurucan aleti..."

Aradan alti ay gecmis ayni tuvalette Temel iserken ayni zenci gelmis, bir bakmis Temel. Tam kacacakmis ki Temel ,

- "Dur!.." demis. "Hemserum dediguni hercün yaptum ama eksik soyledun galiba. Rengi tutturdum fakat boyunu bir türlü tutturamadum."

fıkranın devamı


Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Köyün cocuklari saka olsun diye Temel'in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis.

Beklemis gelen yok giden yok. Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden.

Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis. Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis.

O sirada O'nu goren babasi bagirmis:

- "Ula salak uşağum orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?"




fıkranın devamı


Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Koyun cocuklari saka olsun diye Temel'in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis. Beklemis gelen yok giden yok.
Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden.
Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis.
Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis. O sirada O'nu goren babasi bagirmis:
- "Ula salak usak orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?"

fıkranın devamı


Hocanın canı bir gün sarma çeker.Ama elinde yoğurt bakraçları anası da ağlamış ne yapim ne yapim derken aklına göl gelmiş.Gelmiş gölün kenarına,atmış bakraçları kenara çıkarmış sarmış sigarasını hafif hafif demleniyor.Sonra birden bekçinin düdüğünü duymuş. Eyvah şimdi yandık derken aniden atmış sarmayı bakracın içine sonrada bakracı tutmuş göle dökmeye başlamış.O esnada bekçide yanında bitivermiş.Bakmış bakmış anlamamış sonra hocaya sormuş ne yapıyorsun diye.Hocada görmüyor musun yoğurt mayalıyorum demiş. bekçi kahakahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mı demiş.Hocada ya tutarsa diye cevap vermiş.Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmiş.Hoca hem keyfine hem yoğurda yanarken bekçinin arkasından bakıp şimdi bu salak herkese anlatır demiş.

fıkranın devamı


Hocanın canı bir gün sarma çeker.Ama elinde yoğurt bakraçları anası da ağlamış ne yapim ne yapim derken aklına göl gelmiş.Gelmiş gölün kenarına,atmış bakraçları kenara çıkarmış sarmış sigarasını hafif hafif demleniyor.Sonra birden bekçinin düdüğünü duymuş. Eyvah şimdi yandık derken aniden atmış sarmayı bakracın içine sonrada bakracı tutmuş göle dökmeye başlamış.O esnada bekçide yanında bitivermiş.Bakmış bakmış anlamamış sonra hocaya sormuş ne yapıyorsun diye.Hocada görmüyor musun yoğurt mayalıyorum demiş. bekçi kahakahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mı demiş.Hocada ya tutarsa diye cevap vermiş.Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmiş.Hoca hem keyfine hem yoğurda yanarken bekçinin arkasından bakıp şimdi bu salak herkese anlatır demiş.



fıkranın devamı


İngiliz,alman,fransiz ve laz bir adaya dusuyolar.

bunlari bir kabile yakaliyor ve bagliyolar direklere.kabile sefi gelip bunlara..


-Benden getiremiyecegim birsey isteyen kurtulur, eger getirirsem derinizden kano yaparim diyor ve suda yuzen kanolari gosteriyor bir yandan


-İngiliz: bana manchester united takiminin kalecisinin imzaladigi bir futbol topu getir..


şef cadirdan cikariyo bi top.İngilizin istedigi top. ingiliz daha "ama nasil olur falan" demeye kalmadan yuzuyolar dooru suya


-Fransiz:bana 1820 napolyon sarabi getir diyo..ve kis kis guluyo..Şef giriyo cadira bi sise sarapla cikiyo..fransizin istedigi sarap.


fransizda aynen oda yuzulup suya.


-Alman:bana bir limuzin getir diyor.


Bi bes on dakka sonra ormandan bi limuzin gelip parkediyor.Fransizla ayni akibete ugruyor. laza geliyor sira.

-Laz diyor "bi cataliniz varmi"?


Şef:


-Salak mi lan bu herif?İstiycek bisey bulamamis mi diye dusunurken bir yandan da bi catal alip geliyor veriyor laza.

Laz catali vucuduna batirmaya basliyo ..
biyandan da diyorki.

-Aalin lan size kano alin size kano hadi bakiim..


fıkranın devamı


Bizim Temel gemiye çalismaya gitmis, geminin kaptani bizim Temeli biraz salak gine görünce :



-"Olum Temel buraya torpillemi geldin?" demis



Temel de:







-"Yoo Trabzon"dan gemiyle celdum"

fıkranın devamı


At yerde yatiyor, Temel basinda tufegi dogrultmus duruyor.

Tetigi cekmek uzere.. Ordan gecen Dursun kosarak geldi..



"Hayrola.. Niye vuruyorsun atini.. Ayagi mi kirildi?.."



"Ayagi falan kirik degil. Ben yatirdim onu, vurmak icin" dedi Temel..



"Yahu bu kadar guzel ata kiyilir mi?.. Sakat da degil ustelik" dedi Dursun..



"Sakat" dedi Temel.. "Kafadan sakat!.."



"Nasil yani" diye merakla sordu Dursun.. Anlatti Temel..



"Gecen gun atimla ormanda gezmeye cikmistim.. Bir ara yurumek icin indim.. Dolasirken ayagim islak cimlerde kaydi. Boylu boyunca dustum.. Bilegim fena halde burkulmus. Aninda sisti..

Atim dustugumu gorunce hizla bana dogru kosmaya basladi.."



"Ve gelip seni ezdi. Uzerine basti fena halde.." dedi Dursun..



"Yok canim" dedi Temel.. "Sabret dinle.."



"Atim beni kemerimden yakaladi.. Havaya kaldirdi.

Dort nala eve kadar agzinda tasidi.. Beni birakti, ayni hizla doktora haber vermeye gitti.."



"Ve sen bu harika ati vuruyorsun oyle mi, gerzek" dedi, Dursun..



"Patlama dedim ya" diye ofkelendi Temel..



"Gerzek olan ben degilim o.. Bu salak hayvan, doktor diye baytar cagirmamis mi?"


fıkranın devamı


Temel apartmanin önündenden gecerken balkonda bir kari koca nin kavga ettiklerini görür, giderken adam balkondan karisini asaği atar, atar atmasina ama kadin temelin önündeki çöp bidonuna kafa üstü çakılır.



Temel hemen kadının yanına gider çöp tenekesinde kadının cansız yatmakta olduğunu görür, ve kendi kendine mırıldanır Ula bu daha kullanılırmış, ne diye salak adam çöpe attı bu karıyı anlamadum demiş.

fıkranın devamı


IR BILIM ADAMI OLAN TEMEL`IN FARELER ÃœZERINDE YAPTIGI DENEY Temelin kayit cihazina aldigi notlardan alintilar)



1. gun : Fare uzun sure labirentin icinde dolandi ama peyniri bulamadi. iç guduleri zayif.



3. gun : Negatif. Sadece labirenti degil, odanin hemen her yerini

aradi; tum dolaplari, cekmeceleri, kavanozlari karistirdi. Hatta bir

tablonun arkasina ve ceplerime bile bakti. Bu fare tam bir salak.



7. gun : En ufak bir ilerleme yok. Artik arama istegini bile kaybetti, telefonla kosedeki bufeden iki karisik tost, bir ayran istemis.

Zekadan boylesine yoksun olusu deneylerimde yol almami onluyor.



18. gun : Zamanla becerilerini gelistirmesi lazimdi, ama sifir!Bursa`dan aradi, "kaygilanmamami, peyniri bulacagini" soyledi.

Ona gittikce peynirden uzaklastigini anlatmaya calistim, ama dinlemedi. Ciddi zeka problemi!



74. gun : Umutsuzluga kapiliyorum; fare, henuz bir zeka belirtisi

gosteremedi. En son Tibet`ten aradi, hayatin anlami gibisinden

birsey buldugunu soyledi. Ama peyniri bulamamis ve artik umrunda da degilmis.



Aptal hayvan! Hayallerimden ve kariyerimden geriye kuflu peynirler

kaldi.



93.GUN : LABIRENTIN IÇINE KOYMAYI UNUTTUGUM IÇIN FARENIN PEYNIRI BULAMADIGINI FARKETTIM.

fıkranın devamı


Bir gün temel ile dursun amerikaya giderler.amerika sokaklarında gezinirken büyük bir merakla etrafa göz gezdirirler.temel büyük büyük gökdelenlere hayretle bakar ve dursuna dönüp:

_ula dursun bi adam bu gökdelenlerin üzerinden düşse iki günde anca yere varıp,ölür.



Dursunda temele dönüp:

_ulan salak sende iki gün aç susuz kalırsan sende ölürsün der.

fıkranın devamı


bir gün temel bir kuşçuya papağan almak için gitmiş.Kuşçuya sormuş


- "bu papağan konuşur mu?diye"

kuşçu da

- "evet bir ayağını çekersen ingilizce bir ayağını çekersen almanca konuşur." demiş


bizim akıllı temel de

- "peki iki ayağını çekersem neolur?"

papağan da

- "salak yere düşerim demiş"

fıkranın devamı


temel ile dursun birgün uçağa binmişler:
temel dursuna demiş ki:ula dursun uçağa binince hakkatende insanlar karınca gibi görünüyo demiş.dursunda ula salak zaten onlar karınca demiş daha uçak hareket etmedi demiş.

fıkranın devamı


temel ile papağan maça gidecekermiş temelin işi çıkmış dursun ile gitmişler.maçta herkes salak diye bağırmış.papağanda bunu ezberlemiş salak salak demeye başlamış.sonra futbolcunun biri kaleye top atmış. sıyırıp geçmiş.herkes sıyırdıda geçti demiş.papağan bunuda ezberlemiş.yukarıdan uçak geçmiş.benzini bitip sağanın ortasına düşmüş.herkes benzini bitti stop demiş.papağan bunuda ezberlemiş eve gelmişler papağan hizmetçiye salak demiş. hizmetçi terliği atmış sıyırmış.papağan sıyırdıda geçti demiş.sonra kadın bayılmış.papağan benzini bitti stop etti demiş.

fıkranın devamı


Temel, Paris'te bir dükkâna girmiş. Bakmış, dükkânın bir köşesinde harika bir papağan... Hayran hayran seyrederken, dükkân sahibi yanına gelip, "Bu harika bir kuştur, karşısına geçene bakar ve ona nasıl birisi olduğunu söyler" demiş. Temel, papağanın karşısına geçer geçmez, kuş "Sen aptalsın" demiş. Temel, papağanı satın almak istemiş, ancak adam satılık olmadığını söylemiş. Bunun üzerine Temel, papağanın yumurtalarından rica etmiş. Adam, "yarın gelin verelim" demiş. Ertesi gün gittiğinde Temel'e üç tane yumurta vermiş. Temel derhal Trabzon'a dönmüş, eş-dost, akraba, komşu kim varsa toplamış ve papağanın özelliklerini anlattıktan sonra, gururla yumurtaları göstermiş ve hep birlikte yumurtaları kuluçkaya yatırmışlar. Bir süre sonra, yumurtalardan birisi çatlamış ve içinden normal bir tavuk civcivi çıkmış. Bir anlam verememişler. Fakat, ikincisinden bir bıldırcın, üçüncüden de keklik çıkınca, Temel'in tepesi atmış. Uçağa atladığı gibi varmış Paris'e, dükkânı bulmuş, dalmış içeriye... Papağan, Temeli görür görmez, "Sen salaksın" demiş. Temel daha da kızmış ve "Ula baa bak" demiş, "benum salak olduğumi burda bi sen bileyisun, ama senun orosbi olduğuni Tirabizonda cümle âlem bilıyi".

fıkranın devamı


Bir inşaata amele alınacaktır. Alınacak elemanları kalfa Cemal'in seçmesi
istenir. Adaylar kalabalıktır. Bu durumda Cemal sınav yapmaya karar verir.
- Pize 1 kisi lazımdur. Pu nedenle sizu imtihan edeceğum. Bir ara gözü
Temel'e ilişir. Burnundan tanımıştır. Hemşehrisini işe almak ister. Önce
Temeli sınava alır ve sorar.
- Hemşerum söyle baa bakalum.. Sana 3 kuzu verdum, sonra 2 kuzu daha verdum kaç kuzu oldi?
- 6 tane oldi. Cemal biraz bozulur ama çaktırmaz.
- Tabi bu soru biraz zor oldu piraz taha kolayini sorayum.
- Sana 2 kuzu verdum, sonra 1 tane taha verdum kaç kuzi oldi ?
- Tört kuzi oldi. Cemal sinirlenir, Ama hemsehrisinide işe almak ister.
- Peçi 1 kuzi verdim, sonra bir kuzi taha verdum kaç etti ?
- Üç etti. Bunun üzerine Cemal iki tokat çakar ve tekrar sorar.
- Pir kuzi verdum, kaç kuzin oldi?
- İçi tane. Cemal iyice sinirlenir ve Temeli iyice döver.
- Ulan hemşeru teyup işe almak istedum, sende tam salakmişsun. Ula sağa pir kuzi vermişsem pir kuzin olur anladun mi?
- Olir mi, der Temel.
- Penum evde bir kuzi de kendumin var.

fıkranın devamı


temmelle dursun bir gün kamp yapmaya gitmişler kurmuşlar cadırı akşam olmuş yorgunlukla yatmışlar sonra temel uyanmış dursunuda uyandırmış demişki dursun bak bakim yukarıya ne görüyorsun dursunda demişki yıldızları görüyorum
temel= bunlar sana ne ifade ediyor demiş
dursun=astrolojik olarak saman yolunu metorolojik olarak havanın yarın güzel olacağını bizim köydede saatin 3 olduğunu gösteriyor demiş
dursun=peki sana ne ifade ediyor demiş
temel=LAN SALAK ÇADIRI ÇALMIŞLAR

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama