Sapasağlam Fıkraları

loading...


Adam bakmış, küçük oğlu Hz. İsa`nın resmi önünde dua ediyor.
-Tanrımın anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver.Güle güle anneanne...
Bir anlam verememiş bu duaya...Ancak ertesi gün acı haber gelmiş.Anneenne sizlere ömür...
Ertesi hafta adam bakmış çocuk yine duada :
-Tanrım anneme babama uzun ömür ver.Gülegüle büyük baba...Ertesi gün büyük baba vefat eder...
Bir hafta sonra adam bakmış küçük çocuk yine duada :
-Tanrım anneme uzun ömür ver. Güle güle baba...
Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmip yatmış.Tetkikler, tahliller, kalp
elektrosu, röntgen çekimleri...Sapasağlam.
Bakmış karısı iki gözü iki çeşme ağluyor.
-Ne oldu hanım.
-Bizim postacı, demiş hanım.Ne iyi adamdı.Bugün haber aldım.Ölmüş!!!!

fıkranın devamı


Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: - "Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir sey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir?", der. Müthiş heyecanlanan adam: - "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir. Şaşkınlıkla "Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar: "Sen içmeyecek misin?" Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"

fıkranın devamı

Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar.İkisinin de arabası ma...
fıkranın devamı

Adam bakmış, küçük oğlu Hz. İsa`nın resmi önünde dua ediyor.-Tanrımın anneme, babama, b
fıkranın devamı

Çapkın bir sürücü çok güzel bir otostopçu kızı arabasına alır. Yolculuk bir ağaca bindi...
fıkranın devamı

Uyanık mı uyanık bir seyyar satıcı bir yerde tezgahını kurmuş, etrafına bir çok insan toplamıştı. İçi su dolu bir şişeyi seyircilere göstererek " Hey millet! Bu ilaçtan kim bir tatlı kaşığı içerse ömrü uzar; birkaç asır sapasağlam yaşar. Mesela bana bakın; ne kadar sağlıklıyım değil mi? Bu ilaçtan bir tatlı kaşığı içtim ve üç yüz yıldır yaşıyorum." dedi.
Adamın sözüne hiç de inanmayan bir seyirci, satıcının çırağına sordu:
- Doğru mu diyor? Gerçekten bu kadar yaşlı mı?
- Valla tam olarak bilmiyorum. Çünkü sadece iki yüz yıldır ona çıraklık ediyorum!
fıkranın devamı

Çapkın bir sürücü çok güzel bir otostopçu kızı arabasına alır. Yolculuk bir ağaca bindirmekle son bulur. Yoldan geçen bir köylü kaza yerine gelir ve sürücüye:
- Ucuz atlatmışsınız. Arkadaşınız da öyle. Kız çayıra fırlamış ama sapasağlam...
İki büklüm sürücü ağlamaya başlar. Evet o sapasağlam ama ben değilim. Gidin bakalım elinde tuttuğu ne? ahhhhhhh!!!!!!

fıkranın devamı

Temel doktora gitmiş;
-Çok hastayım doktor, vücudumun neresine dokunsam berbat canım yanıyor!
Doktor Temeli bir güzel muayene ettikten sonra;
-Ben pek bir hastalık bulamadım.Vücudunuz gayet iyi durumda.Hatta "Sapasağlamsınız."
Bunun üzerine Temel;
-Olur mu doktor bey!Nereme dokunsam acıdan ölüyorum! Diyerek parmağının ucuyla başına dokunmuş; -Of of of! Sonra göğsüne parmağını basmış;-Ay ay aay ! daha sonra beline ve bacağına; -vay vay vayyy! Parmağını neresine dokundursa acıyla irkiliyor feryat figan ediyormuş.
Doktor daha fazla dayanamayıp; - Ver bakalım şu elini ! diyerek Temel'in elini muayene ettiğinde birde ne görsün; "TEMEL'İN PARMAĞI KIRIK !"

fıkranın devamı

İşi dolayısıyla Kolombiya'nin başkenti Bogota'da yaşayan bir Amerikalı, bir sabah uyandığında 60 bin dolar değerindeki gıcır gıcır Mercedes'inin yerinde olmadığını görür. Polise yaptığı başvurular, gazeteye verdiği ilanlar sonuçsuz kalır. Allah'tan arabası sigortalıdır. Hemen gerekli işlemleri yapmak için sigorta şirketine başvurur. Bu sırada bir telefon gelir.Telefondaki ses, 10 bin dolarlık fidye karşılığında arabasını geri vermeyi önermektedir. Öykümüzün Amerikalı kahramanı, sigorta şirketinin tavsiyesiyle parayı öder ve aracını hırsızların söylediği yerde sapasağlam bulur. Telefon ertesi gün yine çalar ve hırsızlar, "parayı hemen ödediği için, arabasının bir yıl boyunca hırsızlığa karşı sigortalandığını" söylerler. Ancak bir hafta sonra kahramanımızın Mercedes'i yine çalınır. Ertesi gün aynı hırsızlar telefon edip 10 bin dolar fidye isteyince Amerikalı dostumuz, "bu yaptığınız çok ayıp!" diyerek hırsızları protesto eder:
"Geçen hafta da aracımı çaldınız ve ben fidyeyi ödeyince bir yıl boyunca dokunmayacağınızı söylediniz!" Bunun üzerine telefondaki ses böyle bir şey olmayacağını belirterek, "yine de her ihtimale karşı" kontrol etmeye karar verir. Ahizeden bilgisayar tuşlarına basıldığı duyulmaktadır. Araştırmasını tamamlayan oto hırsızı, binlerce kez özür dileyerek, bir yanlışlık olduğunu kabul eder ve kurbanına arabasını nerede bulabileceğini söyler. Amerikalı dostumuz arabasını almaya gittiğinde ön koltuğun üzerinde yapılan yanlışlıktan ötürü özür dileyen bir kartı eşliğinde bir şişe şampanya bulur.
fıkranın devamı

Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken Çarpışırlar.ikisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur.
 Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın.Arabalarımız mahvoldu ama ikimizde hiçbir şey olmadı.Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der.
fıkranın devamı

Çapkın bir sürücü çok güzel bir otostopçu kızı arabasına alır.Yolculuk bir ağaca bindirmekle son bulur.Yoldan geçen bir köylü kaza yerine gelir ve sürücüye:
-Ucuz atlatmıssınız.Arkadaşınız da öyle.
Kız çayıra fırlamış ama sapasağlam.İki büklüm sürücü ağlamaya başlar.
Adam:
-Evet o sapasağlam ama ben değilim.Gidin bakalım elinde tuttuğu ne?
fıkranın devamı

Adam bakmış, küçük oğlu Hz. İsa`nın resmi önünde dua ediyor.
-Tanrımın anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver.Güle güle anneanne...
Bir anlam verememiş bu duaya...Ancak ertesi gün acı haber gelmiş.Anneenne sizlere ömür...
Ertesi hafta adam bakmış çocuk yine duada :
-Tanrım anneme babama uzun ömür ver.Gülegüle büyük baba...Ertesi gün büyük baba vefat eder...
Bir hafta sonra adam bakmış küçük çocuk yine duada :
-Tanrım anneme uzun ömür ver. Güle güle baba...
Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmip yatmış.Tetkikler, tahliller, kalp
elektrosu, röntgen çekimleri...Sapasağlam.
Bakmış karısı iki gözü iki çeşme ağluyor.
-Ne oldu hanım.
-Bizim postacı, demiş hanım.Ne iyi adamdı.Bugün haber aldım.Ölmüş!!
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama