Sende Fıkraları

loading...

Eskiden kırk yıllık sirke hastalara şifa gelirmiş.Bir gün komşusu Nasrettin Hocanın evine gelmiş. -Hocam sende kırk yıllık sirke var mı? diye sormuş.Hoca: -Yoktur komşu ,demiş.komşusu bozulmuş: -Birde koskoca hocasın. Nasıl sende kırk yıllık sirke olamaz?Demiş.Hoca: -komşu bende sirke var ama bir yıl sonra gelebilirsin yoksa istediğin sirkeyi bulamazsın,demiş.komşu: -Neden ?demiş.Hoca: -çünkü bendeki sirke otua dokuz yıllık,demiş.
fıkranın devamı

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel’e gider: - Ula Temel, saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik. Bunları geri alacaksun da. Temel kendinden emin bir şekilde: - Öyle yağma yok. Ben de duydum ama, sadece 1 saat geri alınacakmış. 1 tanesini alırım, diğerlerini almam. xD
fıkranın devamı

kadının biri her gün kocasının mezarına gidip dua ediyormuş ve ettikten sonrada kıçını açıp gösteriyormuş. İmam bi gün bu kadını görmüş.dayanamayıp sormuş. Neden duanız bittikten sonra kıçınızı gösteriyorsunuz ? Demiş. Kadın cevap vermiş,rahmetli sendeki bu göt ölüyü diriltir derdi,bendekide bi umut işte :))))
fıkranın devamı

deliler duvara otomobil çizmişler.Herkes binmeye çalışıyormuş.delinin biri köşede oturuyormuş.Sormuşlar:-niye sende binmiyorsun?cevabı gülünmeye değer:Çaktırmayın anahtar bende
fıkranın devamı

Kilisede günah çıkarma ayini vardır. Ve günahları için tanrıdan af dilemektedirler. Birinci sırada bir genç kız gelir ve; - ''aziz peder ben dün arkadaşımın şeyini sag elime aldım'' der. Peder; - ''merak etme kızım elini suya batır hiç bir günah kalmaz '' der. İkinci sırada yine bir genç kız vardır; - ''Peder efendi bende arkadaşımın şeyini sol elime aldım'' der. Peder; - ''Sende elini şu kutsal suya batır'' der. Tam bu sırada üçüncü ile dördüncü sırada yer alan iki genç kız kavga eder ve dördüncü sırada yer alan genç kız öne can havliyle atlayarak; - ''Peder efendi, öndeki arkadaş dötünü suya batırmadan ben bir gargara yapayım''....
fıkranın devamı

Hoca hâli vakti yerinde, namazdan oruçtan habersiz Akşehirli bir bakkala girip sormuş;- “Sende un var mı ?”- R...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca cimri Subaşı’yı hiç sevmezmiş. Bir gün Subaşı Hoca’ya tazı ısmarlamış.- “Hoca efendi, senin ...
fıkranın devamı


Kadının birinin bir gün golf oynarken topu ormana kaçmış. Topunu aramaya koyulmuş ve bu sırada tuzağa yakalanmış bir kurbağa görmüş. Kurbağa ona, "Beni bu tuzaktan kurtarırsan, senin 3 dileğini yerine getireceğim" demiş. Kadın onu kurtarmış, kurbağa da "Teşekkür ederim, ama sana dileklerinle ilgili bir koşulu söylemeyi unuttum. Ne dilersen dile, kocan 10 kat iyisine veya fazlasına sahip olacak!" demiş. Kadın "Tamam" diyerek kurbağaya dileklerini söylemeye başlamış.

İlk dilek olarak Dünya'daki en güzel kadını olmak istemiş. Kurbağa onu uyarmış. "Bu dilek, senin kocanı da Dünya'nın en yakışıklı adamı yapacak ve kadınlar onun başına üşüşecek" demiş. Kadın ise; "Bu önemli değil, çünkü ben nasıl olsa Dünya'nın en güzel kadını olacağım ve sonuçta da onun gözü benden başkasını görmeyecek" demiş. Böylece Dünya'daki en güzel kadın olmuş.

İkinci dilek olarak, Dünya'daki en zengin kadın olmak istemiş. Kurbağa kadını yine uyarmış: "Bu kocanı da Dünya'daki en zengin adam yapacak, senden de 10 kat zengin olacak" demiş. Kadın; "Bu da önemli değil, çünkü benim olan onun, onun olan da benimdir" demiş ve böylece Dünya'daki zengin kadın oluvermiş.

Kurbağa, üçüncü dileğini sorduğunda ise kadın; "Hafif bir kalp krizi geçirmek istiyorum" demiş…

fıkranın devamı


Bir mahallede yeni komşularıyla çay sohbeti yapan kadına komşuları
- ''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir yaşantın var. Kocanın BİR dediğini İKİ etmiyorsun. Bu mutluluğunun sırrını bizede anlat '' derler.

- ''Kısaca anlatayım'' der kadın ve anlatmaya başlar:

- ''Düğünümüz bittikten sonra kocam kendi atında , bende kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Kocam arkasına döndü ve benim atıma 'BİR' dedi. Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar arkasına dönüp atıma 'İKİ' dedi. Az sonra atım takrar aynı şekilde tökezleyince eşim arkasını döndü ve at'a 'üç' dedi ve belinden tabancasını çıkartıp atımı anlından vurdu.At oracıkta kanlar içinde yere yığılıp öldü. Ben şok olmuştum ve ata çok üzüldüm. Eşime bir hışımla çıkıştım '' Yazık değil mi atı neden vurdun!!?'' diye sordum. Eşim arkasını döndü ve bana ' BİR ' dedi.
Ve o günden sonra kocamın bir dediğini iki etmedim"

fıkranın devamı


bir tümarhanede 10 deli varmış doktor bir gün hepsini bir sahaya götürmüş demişki bakalım hanginiz akıllı oldunuz sahaya topyerine taş koymuş onlardaoynamışlar başlarını kırmışlar sonda bir çocuk kalmış doktor demişki neden oynamıyon çocukta demişki biri bana orta atmıyorki bende kafa vurup gola atayım doktor demişki ben sana atayım çocuk demiş çocukta akıllanmış o taşın yerine takma bir taş takması koymuş doktorda sanmışki o takma taş asil taştır.doktor çocuğa atmış çocuğa bişey olmamış ve dokttor demişki sen bana at çocuk ta aklını kullanmış asil taşı atmış doktora doktorun kafası yaralandı çocuğa demişki sen benden daha akıllanmışsın ben senden daha akılsızlanmışım.



fıkranın devamı


Bir gün Temel balığa çıkar.İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar.Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.
Temel dua etmeye başlar.Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden.
Hava bir zaman sonra düzelir.Temel evine dönmeye başlar.Bir tarafdanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla yarısını dağıtsam olur der.Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla, ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.
Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar.Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel kafasını gökyüzüne diker ve şöyle der:
-Haçen sende şakadan heç anlamiyesun...




fıkranın devamı


Bir gün Temel balığa çıkar.İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar.Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.
Temel dua etmeye başlar.Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden.
Hava bir zaman sonra düzelir.Temel evine dönmeye başlar.Bir tarafdanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla yarısını dağıtsam olur der.Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla, ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.
Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar.Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel kafasını gökyüzüne diker ve şöyle der:
-Haçen sende şakadan heç anlamiyesun...



fıkranın devamı


TEMEL BİR GÜN ECZANEYE GİRMİŞ TAVUK VARMİ HEMŞERİM DEMİŞ ECZACI:KARDEŞİM TAVUK OLMAZ BURDA BAK İLAÇ SATAYRUK DEMİŞ
TEMEL ERTESİ GÜN TEKRAR GİDİP TAVUK VAR MI DEMİŞ ECZACI :LA OĞLUM BENİM BAŞIMI BELAYA SOKMA YOK OLMAZ BURDA DEMİŞ TEMEL NE KIZAYSIN MADEM YOKTU SENDE CAMA YAZ BURDA TAVUK YOKTUR DİYE DEMİŞ ADAM KOCA ECZANEYE YAZMIŞ BURDA TAVUK YOKTUR DİYE...
TEMEL ERTESİ GÜN GELMİŞ TAVUK NE ZAMAN GELCAK HEMŞERİM DEMİŞ



fıkranın devamı


temel ve yardımcısı dursun dünyanın en ıyı maymun avcılarıymıs.aslında bütün maharet onların özel av köpeğindeymiş şöyleki; jurı bir maymunu salıyormus hıç bir gurup yakalıyamıyormuş fakat temel maymunun cıktığı ağacı sallıyormuş ve maymun aşşağı düşünce köpek yakalayıp tecavüz ediyormuş.en son yapılan yarışmada juri artık bunlardan bıkıp daha uzman bir maymun getirip salmışlar yine kimse yakalayamamış. temel hangi ağaçta saklandığını bulmuş ağacı sallamış sallamış maymun bir türlü düşmemiş.temel dursuna dönmüş "tursun habu tüfeği al ben ağaca çıkayım sende bi yandan ağacı salla maymun düşerse elleme ama ben düşersem habu köpeği vur"demiş.



fıkranın devamı


Dursun bir gün temele:
-Ula temel demiş.
Amerikanın taşı toprağı altın demiş.Gel sende zengin olursun demiş.
Temelde:
tamam uşağum geleyurum demiş.
Temel binmiş uçağa gitmiş Amerikaya.
yolda yürürken yerde 100$ görmüş. Temel:
Uy Demiş daha ilk cünden işe başlamak olmaz demiş.



fıkranın devamı


Bir inşaata amele alınacaktır. Alınacak elemanları kalfa Cemal'in seçmesi
istenir. Adaylar kalabalıktır. Bu durumda Cemal sınav yapmaya karar verir.
- Pize 1 kisi lazımdur. Pu nedenle sizu imtihan edeceğum. Bir ara gözü
Temel'e ilişir. Burnundan tanımıştır. Hemşehrisini işe almak ister. Önce
Temeli sınava alır ve sorar.
- Hemşerum söyle baa bakalum.. Sana 3 kuzu verdum, sonra 2 kuzu daha verdum kaç kuzu oldi?
- 6 tane oldi. Cemal biraz bozulur ama çaktırmaz.
- Tabi bu soru biraz zor oldu piraz taha kolayini sorayum.
- Sana 2 kuzu verdum, sonra 1 tane taha verdum kaç kuzi oldi ?
- Tört kuzi oldi. Cemal sinirlenir, Ama hemsehrisinide işe almak ister.
- Peçi 1 kuzi verdim, sonra bir kuzi taha verdum kaç etti ?
- Üç etti. Bunun üzerine Cemal iki tokat çakar ve tekrar sorar.
- Pir kuzi verdum, kaç kuzin oldi?
- İçi tane. Cemal iyice sinirlenir ve Temeli iyice döver.
- Ulan hemşeru teyup işe almak istedum, sende tam salakmişsun. Ula sağa pir kuzi vermişsem pir kuzin olur anladun mi?
- Olir mi, der Temel.
- Penum evde bir kuzi de kendumin var.




fıkranın devamı


Çok uzun süre araba kullandıktan sonra küçük bir kasabada ihtiyaç molası vermiştim. Şirin ve sevecen bir yere benziyordu.

Dinlenme tesisinin tuvaletine girdim. Tüm tuvaletler dolu gibi görünüyordu. Sonunda sonlara doğru boş bir tuvalet bulup oturmuştum. Tam keyifle tuvaletimi yapacakken "Selam naber" diye bir ses duydum.

Tuvalette böyle konuşmaların olmayacağını düşünürken birdenbire ağzımdan "İyilik, senden naber" lafı çıkıvermişti bile.

Yandaki ses "Ee, neler yapıyorsun dedi, ben de doğuya doğru gidiyorum" dedim. Bu tuhaf diyalogdan dolayı biraz şaşkındım ama gene de devam edesim vardı. Taa ki yandaki adamın:

"Aşkım ben telefonu kapatıyorum, yan tuvaletteki gerizekalı benim sana sorduklarıma cevap veriyor" dediğini duyana kadar..

fıkranın devamı


Soguk bir mart gecesinde genc erkek kediler disari cikmak icin susleniyorlar. Tam bu sirada kucuk erkek kedi birinin kolunu cekiyor.
- "Abi nereye gidiyorsunuz? bende geleyim mi?"
- "Hayir,biz disi kedilerle sevismeye gidiyoruz. sen gelemezsin"
Kucuk kedi 2. ve 3 .gunde sansini denemis ama hep olumsuz cevap.
- "Hayir,biz disi kedilerle sevismeye gidiyoruz"
Kucuk kedi yine bir aksam uzeri disariya cikmaya hazirlanan abilerine yaklasmis
- "Abi bende gelebilirmiyim" diye sormus. babacan bir kedi;
- "Hadi gel, lan sende ogren" demis.
Kucuk erkek kedi ve abileri cok soguk ve karli bir mart gecesinde sokaklarda dolasmaya baslamislar ve hemen bir plan yapilmis. Bir evin catisina cikip bekleyecekler ve asagidan disi kediler gecerken saldiracaklar. Aynen plandaki gibi catiya cikmislar baslamislar beklemeye, kar yagiyor ve hava cok soguk, aradan gecen 2 saatten sonra yoldan gelip gecen yok. Abilerinin yaninda bekleyen kucuk erkek kedi iyice usumus ve titrek bir sesle abisinin koluna durtmus;
- "Abicim ben bi on dakika daha sevisir sonra giderim" demis.




fıkranın devamı


Adamın biri her gün boş dükkanda duruyormus bunu gören bir adamda merak etmiş sormuş kardeş sen hergün bu boş dükkanda duruyorsun neden diye adam demiş cağlısıyorum adam gene sormus peki ne satıyorsun içerde duran adam demiş eşşek satıyorum bu lafa karsılık gecena dam demiş ki masallah işler iyi gidiyor dukkan sahibi demiş nerden anladın adamda demiş senden başka eşşek kalmamış.


fıkranın devamı


Bir gün Ormanların kralı aslan dinlenirken tavşan ağlayarak yanından geçiyormuş.Tavşana neden ağladığını sormuş.O da "Tilkiyle kavga ettiğini ve kendisini dövdüğünü" söylemiş. Aslan "iyide benim bu konuda ne yapmamı istersin ?" demiş.
Tavşan "Git sende onu döv ama bahaneiz olmaz bu iş.Benim sana şikayet ettiğimi bilmesin.Ona - Senin neden şapkan yok ? diye sor sonrada döv demiş. Bu fikri benimseyen aslan yine bi gün dinlenirken o sırada tilkinin geçtiğini görmüş.
"şşşt Tilki gel bakiim buraya! " diye seslenmiş.
Tilki "efendim!" diyerek gitmiş aslanın yanına.Tam o sırada aslan "Senin niye şapkan yok lan! diyerek tilkinin gözüne yumruğu yerleştirmiş.Durumu anlayan tilki hemen tavşanı bulup iyice benzetmiş.
Tekrar Aslanın yanına koşan tavşan bu kez yine ağlayarak tikinin kendisini dövdüğünü ve on daha kötü bir ceza vermesini isediğini söylemiş. Aslanda
"olur ama bu kez bahanem yok" demiş. Tavşan
"Ondan kolay ne var? sigara iste, filtreli verirse niye filtresiz vermedin dersin,filtresiz erirse niye filtreli vermedin iye döversin " demiş.Bu fikride benimsemiş aslan.Yine bir gün tilkiye rastlamış ve yanına çağırmış. "Tilki! bana bi sigara.. demiş.
Uyanık tilki "Filtreli mi filtresiz mi abi .. demiş.
Bir anda neye uğradığını şaşıran aslan bir an duraksamış veeeeee

"Senin niye şapkan yok?" gümmmmmm!!!




fıkranın devamı


Noel, Postanede çalisan memurlar yilbasi günü Noel Babaya yazilmis bir mektuba rastlarlar. Tabii Noel Baba diye birisi olmadigi için mektubu kendileri açip okurlar. Mektupta söyle yaziyordur. "Sevgili Noel Baba. Ben 10 yasinda bir çocugum. Hiç kimsem yok. Yetimhanede kaliyorum. Diger arkadaslarima birçok hediye geldi ama bana hiç hediye getiren olmadi. Senden üç sey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalemkutusu, bir de ayakkabi gönderirsen çok sevinirim" Memurlar mektubu okuyunca çocuga çok acirlar. Kimsesiz çocugu mutlu etmek ve noel babaya olan inancini sarsmamak için kendi aralarinda para toplayip hediyeleri kendileri almaya karar verirler. Kalem ve ayakkabiyi alirlar, para yetmedigi için kalemkutusunu alamazlar. Aldiklari hediyeleri gönderdikten günler sonra çocuktan tesekkür mektubu gelir. Mektup söyledir: "Sevgili Noel Baba, gönderdigin hediyeleri aldim. Beni çok memnun ettin.Gönderdigin hediyelerden birisi gelmemis. Onu da herhalde postanedeki serefsizler almistir."

fıkranın devamı


Cocuk dedesine sormus:
- Dede, nenem ile kac yildir evlisiniz?
- 40 yildir evlat.demis dede.
- Peki ama dede, ben sizi hic kavga ederken gormedim bunun sirri nedir?
- Otur evlat anlatayim. Evlat biz ninen ile evlendigimizde elde avucta bir sey yok, kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukca uzaktaki koyden aldim, nikahimiz kiyildi, benim at arabasina nenenin uc bes esyasini attik ve bizim koyun yolunu tuttuk. Yolda benim atin ayagi surctu ve tokezledi. Ben "Bu bir" dedim. Devam ederken bir daha tokezledi, ben yine "Bu iki" dedim.
Koye de daha epey yolumuz vardi, bizim atin ayagi bir daha tokezleyince "Bu uc" dedim ve cektim belimden pistovu, ati orada vurdum.
Ben ati vurunca nenen basladi bana soylenmeye. "Biz simdi nasil gidicez, niye durup dururken ati vurdun. Sende hic akil yok mu. Bu esyalari nasil goturucegiz" Ben de dondum nenene "bu bir" dedim. O gun bugundur, gul gibi gecinip gidiyoruz




fıkranın devamı


Bir araba yasli Temel'e carpar. Arabanin soforu bagirir,
Suc sende ben 20 yillik soforum!..
Temel karsilik verir,
Pen de 40 yildir yureyrum!

fıkranın devamı


Fıkra bu ya, fadime golfe merak sarmış. Kaybolan topunu
aramak için ormanın derinliklerine doğru ilerlerken yolda
tuzağa düşmüş bir kurbağa görmüş.
Kurbağa konuşmuş:
-"Bayan, beni bu tuzaktan kurtarıirsanız; 3 dileğinizi hemen
yerine getireceğim ."

Bunu duyan Fadime kurbağayı kurtarıp avucunun icine aldı.

"Az kalsın hatırlatmayı unutuyordum." dedi kurbağa. "Dilediğiniz
şey ne olursa olsun; kocan Temel bunun 10 kat fazlasına sahip
olacak"

Fadime
"Önce, dünyanun en güzel kadinu olmak isteyrum" dedi.
Kurbağa Fadime'yi uyardı:
"Unutma ki; Temel de dünyanın en yakışıklısı olacak"
-"Olsun. En güzel kaduni da ben olacağuma göre yine benümle
evlenecektir." dedi ve devam etti. "İkinci olarak da dünyanun
en zengun kadinu olmak isteyrum".
Kurbağa iyice sapıttı.
"Temel'in de senden 10 kat daha zengin olmasına razısın
demek ki" dedi.
-"Evet, o penum kocam. Mallarımuzu ve paramizu ortak olarak
paylaşacağuz."
Sıra üçüncü ve son dileğe gelmişti. Hiç düşünmeden atıldı
Fadime
-"Şimdi de hafüf bir kalp krizu geçirmek isteyrum!"

fıkranın devamı


Temel koyun en guzel kızıyla evlenir.Guzel oldugu kadar aptalmısta.Gerdek gecesi kız Temelin penisini gormus ve saskınlıkla sormus"Uyyy..Temelum bu nedur Temel:bu gordugun sadece bende var baska kımsede yoktur"demis.Neyse birgun Idris Temel'in karısıyla isi pisirmis.Aksam evde kadın Temel'i sorguya cek mis; "ula Temel hani ondan birtek sende varidu ?" Temel'de he bende ondan iki tane vardı birini Id ris'e verdim.Karısı uy agzına ettugum niye iyisini ona verdin daa ?

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama