Sinyal Fıkraları

loading...

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da.. (ALINTI)...
fıkranın devamı

Temel"e sormuşlar bak bakalım arabanın sinyali çalışıyor mu? diye.
Çalışay çalışmay çalışay çalışmay...

fıkranın devamı


Birgün temel arabayla yuvarkak bir yerde dönüp duruyormuş dursun bağırarak sormuş temel sürekli neden dönüyorsun ula demiş temel sinyal takıldı ondan dönüyorum demiş...

fıkranın devamı


Temel'e bak bakalim arabanin sinyalleri calisiyormu, demisler.
- Calisayi,
Calismayi,
calisayi,
calismayi.....

fıkranın devamı


Temele

- "ha ula bah bakalim sinyallerin çalissii mi?"

temel gayet ciddi cevap vermis

- "çalisiii, çalismii, çalisii, çalismii..."

fıkranın devamı


Birgün temel ile dursun arabayla geziyorlarmış.Temel Dursuna bir bak bakayrum arabanın sinyallaru çalişirmu.Dursun bakmış ve şöyle demiş.Bir çalişayi bir çalişmayi bir çalişayi bir çalişmayi.

fıkranın devamı


Adam karisiyla arabada giderken polis sirenini duymus, hemen saga çekmis ve polis gelmis: "Buyrun memur bey?"
"Beyefendi direksiyon basindayken cep telefonuyla konusuyordunuz"
"Yok efendim sadece bip yapti, ben de sarji mi bitiyor diye baktim" Karisi lafa atlamis:
"Aaa yapma hayatim... Yarim saattir ortaginla is görüsmesi yapiyordun
telefonda"
Adam karisina tip tip bakarken polis yine sormus:
"Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmiyorsunuz???"
"Memur Bey takmistim ama sizin geldiginizi görünce durduktan sonra çözdüm"
Karisi yine atlamis: "Aman sekerim sen de o kemeri hayatinda bir kere taktin mi acaba...."
Adam kadina bir tane patlatmamak için kendini zor tutarken; polis bu sefer de arabayi incelemeye baslamis vee... -"Beyefendi bakar misiniz sag sinyaliniz de kirik"
"Aaaa.. kirik mi?? Sabah yola çikarken kontrol ettim kirik diildi...yolda oldu galiba, hiç de farketmedik" Karisi çenesini tutamamis yine:
"Amma da attin kocaciim, sana 3 haftadir söylüyorum artik su kirik sinyalin icabina baktir diye....."
Adam en sonunda dayanamamis bagirmis:
"Bana bak sen susacak misin çakicam simdi suratinin ortasina!!"
Polis kadina sormus: "Hanimefendi esiniz size hep böyle mi davranir?"
Kadin cevap vermis:
"Yok canim....sadece alkollü oldugu zaman"

fıkranın devamı


Temel'e bak bakalım arabanın sinyalleri calışıyor mu? demişler... - Çalışayi - Çalışmayi - Çalışayi - Çalişmayi

fıkranın devamı


Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da..

fıkranın devamı

Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen sağaçekmiş ve polis gelmiş:"Buyr...
fıkranın devamı

Temel'e bak bakalım arabanın sinyalleri çalışıyor mu, demişler. - Çalisayi, Çalismayi, Çal...
fıkranın devamı

01-Kardan adama tekme atma veya bozmaya calisma hastaligi,
02-Yeni atilmis bir betona basma ve isim yazma hastaligi,
03-Gazete ve dergilerdeki resimlere sakal, biyik ve gözlük yapma hastaligi,
04-En iyi arabayi ben kullaniyorum zannetme hastaligi,
05-Kar topunun içine buz koyma hastaligi,
06-Cep telefonu kullaniminin yasak oldugu ortamlarda illede görüsme yapma hastaligi,
07-Belediyenin duraklara koydugu saatlerin yelkovan ve akrebini sökme hastaligi,
08-Kumsalda Deve güresi yapma hastaligi,
09-Sahin marka arabayi, Dogan görünümlü yapma hastaligi,
10-Agaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim bas harfi kazima hastaligi,
11-Derslerini çalisip sinifini geçenleri inek sanma hastaligi,
12-Meslegimizdeki ünvanimizi Ingilizce olarak söyleme hastaligi,
13-Tiki olan insanlarin tikleri ile ugrasma hastaligi,
14-Iskambil kagitlarindan kule yapan birinin kulesini bozmaya çalisma hastaligi,
15-Cep telefonu ile bagira bagira konusma hastaligi,
16-Reklam için duvarlara veya panolara yapistirilan afisleri yirtma hastaligi,
17-Tuvalet duvarlarini defter sanma hastaligi,
18-Otobüs duraklarina "Atesli sevisirim beni ara" yazma hastaligi,
19-Trafikte bizi geçen bir araçi mutlaka yakalayip onu geçmeyi ilke sayma hastaligi,
20-Sinyal verir vermez serit degistirip, kazaya sebebiyet verdigimizde sinyal verdik görmüyonmu deme hastaligi,
21-Ara yollardan ana yola çikacak araca yol vermeme hastaligi,
22-Ünlü birini gördügümüzde ona el sallama hastaligi,
23-Ünlü birini gördügümüzde onunla fotoraf çektirip çok samimiyiz havasi verme hastaligi,
24-Yasamadigimiz bir seyi yasamis gibi anlatip ona kendimizi inandirma hastaligi,
25-Otobüs duraga yanastiginda illede ön kapidan inmeye çalisma hastaligi,
26-Otobüs koltuklarini yirtma ve üzerlerine acayip acayip yazilar yazma hastaligi,
27-Minibüs soföriyseniz begenmeseniz bile mutlaka kral fm dinleme hastaligi,
28-Trafikte kirmizi isikta dururken, yesil isik yanar yanmaz tornaya basma hastaligi,
29-Trafikte kirmizi isikta dururken burun karistirma hastaligi,
30-Kimsenin herhangi bir konu hakkinda bilgisi olmadigini anladigimiz anda o konu hakkinda atip tutma hastaligi,
31-Elektrik,su,dogalgaz,vergi,trafik cezasi vb.. faturalari son gününde ödeme hastaligi,
32-Kar yagdiginda eve bolca ekmek alma hastaligi,
33-Grup halinde bir meydana konan güvercinlerin üzerine kosup onlari kaçirmaya çalisma hastaligi,
34-Evli olanlarin bekarlara sakin ha evlenme demesi hastaligi,
35-Ayni filme giden insanlarin filmden çiktiktan sonra filmi birbirlerine anlatmalari hastaligi,
36-18 yasina geldigi gün bara gitme hastaligi,
37-Eline silah geçen birinin hemen o silahla saka yapma ihtiyaci duymasi hastaligi,
38-Arabayla yolda giderken tanidik birini görünce arabayi sakadan onun üzerine dogru sürme hastaligi,
39-Takim elbise giyince elini cebe sokma hastaligi,
40-Tuttugu takim galip gelince havaya silah sikma hastaligi,
41-Meslek arkadaslarina mesleki sakalar yapma hastaligi



fıkranın devamı

Yeni dogan sperm gerekli talimatlari aliyordu:
Sinyali alir almaz ileri atilacaksin...
Olanca gucunu harcayarak tunelin icinden gececeksin...
Sakin durma... Vazgecme...
Derinlerde kirmizi, islak, top gibi bir seyle karsilasacaksin...
Hemen onun yanina gidip kendini tanitacaksin...
"Selam, benim adim sperm" diyeceksin...
O da sana, "Selam, benim adim yumurtalik," diyecek...
Boylece tanisacaksiniz...
Sonra birlikte gelecegin bebegini olusturmaya baslayacaksiniz...
Ve o gun gelir...
Sinyali alir almaz ileri firlar sperm... Var gucuyle ilerler...
O kadar hizlidir ki soluk soluga kalir... Ama pes etmez...
Tunelin icinde ilerlemektedir... Bir ara arkasina bakar...
Cevresinde hicbir arkadasi kalmamistir...
Onlar icin uzgundur ama gorevini de yerine getirmek zorundadir...
Ilerlemeye devam eder...
Derken sozu edilen, top gibi, kirmizi, islak seyi gorur...
Hemen yanina gidip, kendini tanitir:
"Selam ben adim sperm."
Yuvarlak, kirmizi, islak sey cevap verir: "Selam, benim adim bademcik."
fıkranın devamı

Bilim adamları bir gün uzayda üreme olup olmadığını öğrenmek için bir deney yapmaya karar verirler.Bu deney için de bir Alman bir İngiliz ve birde Türk seçmişler.Türk olarak ta temel seçilmiş.Bunlara birertane dişi maymun verilerek uzaya roketlemişler.Bir hafta sonra Alman döner,uzay aracının kapısı açılır ve alman iner,arkasından dişimaymun ve onun arkasındanda birkaçtane yarı insan yarı maymun yavru iner.Ondan bir hafta sonrada İngiliz aynı şekilde döner.Fakat bizim temel bir ay olur yok ikiay olur yok.Bir yıl olur, ikiyıl olur üç dört beş ve sonunda Temel'den bir sinyal ''celeyrum''.Uzay aracının kapısı açılir, önce Temel iner ardından maymun sürünerek iner ve onun arkasındanda yalnızca birtane yarı insan yarı maymun bir yavru iner.Oradakiler Temel'in bir araç dolusu getireceğini beklerken yalnızca birtane görünce başlarlar Temel'e allah belanı versin,hayvan herif,itolu it ne bu hani yavrular deyince Temel dayanamayıp Hassiktirin lan ibneler siz onu bana ERKEK maymun vermeden önce düşünseydiniz der.
fıkranın devamı

Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen sağa çekmiş ve polis gelmiş:

"Buyrun memur bey?"
"Beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz"
"Yok efendim sadece bip yaptı, ben de şarjı mi bitiyor diye baktım" Karisi lafa atlamış:
"Aaa yapma hayatim.. yarim saattir ortağınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda"
Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:
"Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz???"
"Memur bey takmıştım ama sizin geldiğinizi görünce durduktan sonra çözdüm"
Karisi yine atlamış: "Aman sekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mi acaba...."
Adam kadına bir tane patlatmamak için kendini zor tutarken;polis bu sefer de arabayı incelemeye başlamış vee... -"Beyefendi bakar misiniz sağ sinyaliniz de kırık"
"Aaaa.. kırık mi?? Sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık diildi...yolda oldu galiba, hiç de fark etmedik" Karisi çenesini tutamamış yine:
"Amma da attın kocacım, sana 3 haftadır söylüyorum artık su kırık sinyalin icabına baktır diye....."
Adam en sonunda dayanamamış bağırmış:
"BANA BAK SEN SUSUCAK MISIN ÇAKICAM SIMDI SURATININ ORTASINA!!"
Polis kadına sormuş: "Hanımefendi esiniz size hep böyle mi davranır?"
Kadın cevap vermiş:
"Yok canim....sadece alkollü olduğu zaman"
fıkranın devamı

Kravatlı takımından bir eleman trafikte seyir halinde gidiyor. Tam sola dönecek sinyali veriyor. Kaza yapıyor. İniyor arabadan niye sinyal vermeden döndünüz diyor Temel'e. Temelde Ula gavat diyor şehir içindedemi sinyal vercez.
fıkranın devamı

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp durmaktadır. Aynı trafik polisinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak eder ve Temel'i durdurup sorar:

"Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz?"

Temel:

"Sol sinyal takıldı da..."
fıkranın devamı

Temel'e bak bakalim arabanin sinyalleri calisiyormu, demisler.

Calışayi,
Calışmayi,
calışayi,
calışmayi.....
fıkranın devamı

Adamın biri otomobiliyle şehirler arası yolda gidiyormuş yol kenarında bir köylünün otostop yaptığını görmüş,
yanında bir inek olan köylü geçen araçlara durmaları için el ediyormuş.
Durumu merak eden adam köylünün yanında durmuş;
-Hayırdır hemşerim, ne tarafa gideceksin?
-İlerdeki kasabaya kadar beyim,
-İyi ama bu inek ne olacak?
-O önemli değil beyim arka tampona bağlarız o gelir.

Bu duruma pek aklı yatmayan adam köylünün durumuna acıyarak onu arabaya almış.
İneği ise köylünün dediği gibi arka tampona bağlamışlar.
Araba yavaş yavaş ilerlemiş. Adamın hızlanmaya çekindiğini anlayan köylü;
-Sen yürü beyim o gelir. demiş

Bunun üzerine adam hızlanmaya başlamış. 20,30,40 bakmış inek gerçekten geliyor.
Adam şaşırmış, 50, 60, 70 bakmış hala geliyor ve inekde hiçbir yorgunluk belirtisi yok.
Artık şaşkınlığı iyice artmış ve sinirlenmeye de başlamış.
Öyle ya sonuçta bir inek ne kadar hızlı koşabilir ki.
Derken adam iyice hızlanmış.
Kilometre 120 yi gösteriyor.
Dikiz aynasyndan ineğe bir bakmış ve gülümseyerek köylüye dönüp;

-Senin inek yoruldu herhalde baksana dili dışarda.
-Ne tarafa çıkarmış dilini.

Buna dikkat etmeyen adam tekrar bakar ve sol tarafa der.
Bunun üzerine köylü kendinden emin bir tavırla;
-O yorgunluktan değil, seni sollayacak da sinyal veriyor...


fıkranın devamı

Telefonu sinirle birbirlerinin yüzüne kapamışlardı...
Elleri titriyordu kadının... Adamın aşkı artık onun taşıyamayacağı kadar fazlaydı. Hayalini bile kurmadığı bir aşktı bu. Geçmiş de o da çok sevmişti ama bu kadarını hiç hayal etmemişti doğrusu...
Genç adam onu kaybetmekten ölesiye çok korkuyordu. Aşkının şiddetiyle
kıskançlık krizleri de artmıştı. Genç kadının bütün gün ne yaptığından haberdar olmak istiyor, öğle yemeklerinde pilavının üstüne yoğurt koyup koymadığını bile merak ediyordu. Telefonlar ve kontroller bitmiyordu. Mail kontrolleri da buna eklenmişti... Etraftaki bütün erkek cinsiyet organları taşıyan canlılar genç adam için tehlike sinyalleri veriyordu... Kadının erkek arkadaşları mümkün olduğunca etraftan uzaklaştırılmıştı... Yemeğe gitseler, yan masadaki adam, bara gitseler biraz ilerideki yakışıklı sürekli
rahatsız ediyordu genç adamı... Sanki birisi sevgilisini kapıp kaçacakmış gibi davranıyordu...
Genç kadın, ilk zamanlar pek önemsemedi bu durumu... Aşkın ilk günlerinin iniş çıkışları diye düşündü. Aşk durgunlaştıkça bu da geçer diye hayaller kurdu... Bir türlü bitmek bilmedi ama... Sanki genç adamı aldatıyormuş gibi sürekli kontrol edilmek artık onu çileden çıkarmaya başlamıştı. Anlattığı hiçbir şeyi dinletemiyor, dinletse de anlatamıyordu. Garip bir çözülmezliğin içine düşmüşlerdi beraber... Genç adam sevgilisinin tüm yakınmalarını 'Sen erkekleri bilmezsin!' diye kesip atıyordu... Bir türlü anlayamadılar birbirlerini.
Tek çare kalmıştı. Bu kontrollerin sıkıntısını, genç adama aşatmak...
Kadınsı plan yapıldı...
Genç kadın, her tarafta adamı kıskandı. Belli etti. Kavga çıkardı. Huysuzluk yaptı. Adam yakındıkça 'Sen kadınları bilmezsin, alıverirler seni elimden' dedi. Sevgilisinin işyerine gittiğinde her kadının ismini sordu, bakışların hesabını sordu. Cep telefonundaki bütün mesajları okumaya, kadın ismiyle kaydedilmiş bütün telefonların listesini tutmaya başladı... Genç adam artık bunalmıştı... Kadın, adamın o güne kadar yaptığı bütün kıskançlık
törenlerinin en şiddetlilerini sahneledi arka arkaya.
Genç kadın sevgilisinin yaptığı garip hareketleri görmesi için olayı
uzattıkça uzattı... Adam pes etti en sonunda. Anladı... Kontrol edilmenin; hele ki yetişkin bir insan için, bu şekilde kontrol edilmenin ve potansiyel aldatıcı gözüyle bakılmanın rahatsızlığını hissetti... Aslında aşık olduğu birine nasıl eziyet ettiğini anladı. Kıskançlığın artık paranoyaya dönüştüğü ilişkilerin birden bire tam ortadan çatırdayacağını hissetti...
Kıskanılanın, kıskanç tarafı zaman zaman boğmak istediğini öğrendi. İlişkisiçatlayacağına kendisini çatlattı...
Onu yiyip bitiren her şeyi bir gece sakin düşünerek attı içinden...
Bir daha kıskanmadılar mı birbirlerini?
Kıskandılar tabi...
Ama hiç abartılmadı... Yaşananın aslında bir savaş değil de bir aşk olduğu unutulmadı...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama