Müslümanlıkta olmayan bir âdeti mahalleliler, Hoca’nın ikazlarına rağmen yapmağa devam ediyorlarmış. Ölenin yakınları k...
fıkranın devamı

Bir gün Nasreddin Hoca’yı siyah elbiseleriyle görenler:- “Ne oldu Hoca efendi” demişler, “bu gün kara...
fıkranın devamı


Afrika'nın, tamamen siyahi insanların bulunduğu bir bölgesinde beyaz bir papaz görev yapmaktadır. Bir gün papaza bir yerli gelir ve;
- ''Efendim benim beyaz bir çocuğum oldu fakat buraya en yakın beyaz sizden başka enaz bin km uzaklıkta buna bir açıklık getirirmisiniz?''. diye sorar.
Papaz bir an şaşırır eli ayağına dolaşır. Ne diyeceğini bilemez. Tam o sırada dışarıdaki keçiler gözüne takılır ve yerli adama dönerek;
- ''Bak evladım şu dışarıdaki keçileri görüyor musun?''.
- ''Evet!''.
- ''Keçilerin hepsi beyaz fakat içlerinden birisi siyah. Çünkü tanrı gücünü göstermek için bu tür olaylara başvurur''...
Derken yerli söze karışır;
- ''Tamam, tamam ben bu beyaz çocuğu unuttum ama sende o siyah keçiyi unutacaksın''...

fıkranın devamı


Adamın biri sexsi cok ama aşırı cok severmiş.Evlendikleri günden beri hergün bazen günde 3 veya 4 kez ilişkide bulunurmuş.Akşam sabah demez hatta dükkanı kapatır gelir yine hanımıyla birlikte olurmuş.Ama gel git kadın dayanamaz olmuş neyapsam ne etsedem de şu adamın elinden kurtulsam diye kara kara düşünürmüş.Komşusuyla bir gün otururken komşusuna derdini anlatmış.
- Ay komşucum hic sorma bıktım bu adamdan üstümden inmez oldu benimkide can dayanamıyorum artıkdemiş.Komşusuda:
-Bak komşucum akşam senin herif gelince falan akrabam öldü yastayım de en azından 3 veya 5 gün rahat edersin demiş.
Kadında komşusunun lafını dinlemiş.Akşam beyi gelince aglamaklı bir sesle:
- Bey benim falanca akrabam öldü sakın yanıma yaklaşma demiş.
Adam tamam hanım desede ''ulan ne yapsakta şu karıyı yataga atsak'' diye düşünmeye başlamış.
Ertesi gün aklına bir fikir gelmiş hemen dükkanı kapatıp eve gelmiş.odaya girip pipisinin üzerinede siyah bir kurdele baglamış.İçiri girip donunu indirince Karısı:
- Aaa bey ben nededim yastayım yine mi geldin. Adam:
- Yok karıcım bizim ufaklık sana bir baş sağlığı dilemek için hemen bi girip çıkıcak.

fıkranın devamı


Yeni evli bir cift 5 aydir her aksam sex yapiyorlarmis.Gününbirinde kadin patlamis ve derdini annesine anlatmis.Annesi ögüt olarak
kizina
-"Cinsel organina bir siyah kurdela baglarsan ve bizim adetlere göre akrabalardan biri öldügünde siyah kurdela takilir ve
sex yapilmadigini kocana anlatirsin" demis.
Kadin aynen yapmis. Aksam koca eve geldiginde yatarken bir bakar ki kurdela.Kadin hemen durumu anlatir ve kocasi da anlayis gösterir ve o gece yapilmaz.Bu böyle 3 gün sürer. Bununüzerine adam kendi cinsel organina da siyah kudela takar.Ve yatakta busefer sasirma sirasi kadindadir.
-"Ne yapiyorsun, sen neden taktin?" der

-"Bir basin sagolsun deyip cikacagim!!"

fıkranın devamı


Beyaz ve yakışıklı bir doktor siyah ırk yamyamların kabilesine tayin edilir. Fakat bir yıl içerisinde kabilede hamile kadınlar beyaz çocuk doğurmaya başlar. Kabilenin erkekleri bu durumdan çok rahatsız olurlar. Kabilenin reisine:
-Git şu doktorla konuş, yoksa çok kötü olacak, derler..
Kabile reisi doktora:
-Yahu doktor; bizim kadınlarımız siyah, doğan çocuklar ise beyaz. Burada beyaz olan sadece sen varsın. Kabilenin erkekleri bu durumdan hoşnut değiller...
Doktor da cevap olarak:
-Şef,ben masumum. Hem senin dediğinle bir ilgisi yok bu işin. Olayın genetik boyutları var. Bak karşıdaki beyaz ata. Ama tayı siyah.
Kabile reisi telaşla:
-Tamam doktor. Sen tayı unut, ben de çocukları.

fıkranın devamı


Adamın biri yeni evlenmiş O heyecanla her gece her gece o işi istemekte doğal olarak..
2-3 ay derken karısı nefes almanın yollarını aramaktayken bir arkadaşı imdadına yetişir.. Akşam olup da bizim şehvet düşkünü azğın ağzı kulaklarındadır.. Karısı ise için için gülmektedir... İş yatağa gelince kadının geceliğini sıyıran adam kadının vağinasının siyah bir kurdelayla fiyonklanıp sarıldığını görür;
- ''Hayır ola bu da ne'' der...
Kadın;
- ''Bizim akrabalardan biri öldü adettendir İş yok Matemdeyiz'' der.. Adam her gece kontrol etmektedir... Hep kurdele kurdele... Bir gece yine kontrol sonrası, kadın tam mutluyken adam arkasında sakladığı bir demet çiçeği karısına uzatır pantolonunu indirir.. Penisinde siyah bir kurdele vardır;
- ''Evet biliyorum canım matemdesiniz bizde taziye'ye geldik beş dakika girip çıkacağı

fıkranın devamı


Temel Afrikaya geziye gider bir gün gezerken bir siyahi adami görür bakarki adamın malı elinde. Ama ne mal kocaman. Temel merak eder sorar:
- Bunu bu hale nasil getirdin diye.
Siyahi derki:
- Kolay, git *ikini bir hafta duvara vur seninde olur.
Temel gider ve bir hafta sonra gelir. Afrikali ne yaptin diye sordu.
Temel: Rengini tutturdum ama boyu ayni

fıkranın devamı


Çapkının biri, plajda gözüne kestirdiği kadının yanına yaklaşarak dil dökmeye başlar;
- ''Gözlerimi sizden alamıyorum. Bal rengi teniniz, simsiyah saçlarınız, yeşil gözleriniz, kırmızı dudaklarınız''...
- ''Çok güzel konuşuyorsunuz, ama bu pembeye ulaşabilmenize yetmeyecek''....

fıkranın devamı


Nam-ı kemal sibilyada arkadaşının yanına gider arkadaşısının adı mahmuttur.Mahmut namıkka güzel bir ziyafet çektirmiş ve sabah olmuş namık mahmudun yanına giderek mahmut burada beyaz bayan varmı diye sormuş mahmut var demiş namık tekrar sorar peki siyah bayan varmı mahmut şaşkınlıkla cevap verir var demiş namık tekrar sorar peki burada siyah,beyaz bayan varmı mahmut şaşkınlık demiş oğlum dünyanın hiç bir yerinde yok ki namık derki desene sabaha kadar penguen *ikmişim

fıkranın devamı


Afrika'da zencilerin bulunduğu bir köyde beyaz bir doktor göreve başlamış.Bir süre sonra bir zencinin üçüncü çocuğu beyaz olarak doğmuş. Zenci hemen köyde tek beyaz olan doktordan şüphelenmiş ve doktorun kapısına dayanıp doktora;
"- Ben ve karım zenciyiz, ama son çocuğumuz beyaz.Bu köyde de tek beyaz sensin! Nasıl oluyor bu?" demiş.
Doktor biraz düşündükten sonra zenciye;
"-Karşıdaki keçileri görüyor musun? Dişi olan beyaz, erkek olan beyaz, iki yavrusu da beyaz ama üçüncü yavru siyah." demiş.
Zenci hemen;
"-Tamam doktor, ben sana bir şey sormamış olayım, sen de keçilerden kimseye bahsetme!" demiş.

fıkranın devamı


Avrupa'da yaşayan bir Japon çiftin bebekleri doğunca,baba doktora "Doktor bey,doktor bey" diye bağırmış "Bu çocuğun saçları kızıl. Havuç gibi. Japonların saçı kızıl olmaz.Acaba,aşağıda karıştı mı?"
Doktor "Ne münasebet canım" demiş "Sizin çocuğunuz bu,hemşire kucağına aldı ve size göstermek için buraya getirdi."
Japon "Ama doktor bey" demiş "Bu çocuk kızıl saçlı!"
Doktor "Bakın" demiş "Sizin ve karınızın saçları siyah olabilir ama belki atalarınızdan biri kızıl saçlı idi ve onun geni bu çocuğa geçti" Adam "Hiç olur mu?" demiş "Benim bütün sülalem Japon. Otuz göbekten beri Japon'dan başka insan ile evlenen kimse yok bizim ailede."
Bunun üzerine doktor "Peki" demiş "Karınız ile ne sıklıkta sevişirsiniz?
Her gece mi?
Haftada bir kaç kere mi?"
Japon adam şöyle biraz utanıp önüne bakmış ve "Doğrusunu isterseniz o konuda biraz ihmalimiz var. İşimden dolayı ancak iki ayda bir filan sevişebiliyorduk."
Doktor "İşte" diye bağırmış "Bakın gördünüz mü? Karınız ve siz pas tutmuşsunuz, bebeğin saçları o yüzden bu renk!"

fıkranın devamı


Temel bir sekilde kutuplara dusmus ve bir eskimo ile ahbap olmus. bir aksam
felekten bir gun calmak icin votkanin gozune vurmaya baslamislar ve vakit
ilerledikce seks istekleri artmaya baslamis. Zamanla film kopmus......
Sabah Temel siddetli bas agrisi ile uyanip eskimoya;
-Yahu sizin bu memlekette beyaz kari var mi
-Elbette, heryerde oldugu gibi
-Peki siyah kari var mi
-Elbette, heryerde oldugu gibi
-Peki siyah beyaz kari var mi
-Haydaa, dunyanin neresinde var ki burada olsun
-Vay anasina sabaha kadar penguen s*kt*k desene

fıkranın devamı


Şimdi iki amerikalı bir barda oturuyolar. Bunlardan biri zenci biri de beyaz. Acayip sarhoş bu adamlar. Neyse beyaz olan biraz ırkçı, zenciye diyorki:
- sizin avuç içleriniz ve ayaklarınızın altı neden beyazdır biliyomusun?
zenci anlıyo bi bokluk olcağını ama merak da ediyo adamın ne söylicegini!
- neden beyazmış söyle bakalım diyo
beyaz da:
- çünkü tanrı sizi boyarken siz dört ayağınızın üzerindeydiniz diyo
zenci acayip sinirleniyo bardaki herkes kesin kavga çıkacak diye beklerken zenci beyaza bi soru soruyo:
- peki sen karının orasındaki tüyler neden siyahtır onu biliyomusun? der!
bu sefer de beyaz acayip sinirleniyo ama o da zencinin ne söylicegini merak ediyo.
- neden? diye soruyo zencide:
- çünkü karını s*kerken boyam kurumamıştı diyo.

fıkranın devamı


Bir Çinli, biri Zenci ve bizim Temel, ceplerindeki son paralari ile
aldiklari sarabi sirayla içerek Kansas caddelerinde ilerlerken bir
tabelaya rastlarlar:
Eleman Araniyor.
Zenci, tabelayi görünce heyecanlanir ve ise talip olmak üzere derhal dükkana girer.
Dükkandaki adam, kendisine is soran zenciye asagilayici bir bakis firlatir
ve onu dükkandan çikartirken: "Biz burada zencileri istemiyoruz!" diye bagirir.
Zenci dostunun basarisiz olmasi üzerine bu kez Çinli sansini denemeye karar
verir. Ancak sonuç hemen hemen aynidir: "Sarilara is yok, defol!"

Son olarak bizim Temel girer dükkana. Dükkan sahibi Temeli görünce
gülümser ve: "Tamam dostum, yarin saat yedide gel ve ise basla." diyerek
temelin omuzunu sivazlar.

Üç arkadas, sevinç içinde evlerine dönerler. Temel, sabah uyanmakta güçlük
çekecegi için Çinliden kendisini uyandirmasini rica eder ve heyecanla
uykuya dalar.
Zenci ve Çinli, irkçi dükkan sahibine bir oyun oynamaya karar verirler
ve Temel uyurken, yüzünü kömürle simsiyah yaparlar !
Ertesi sabah Çinli, Temeli tam zamaninda uyandirir ve ise yollar.
Dükkan sahibi karsisindaki siyah suratli adami görünce öfkeyle bagirir:

-"Defol burdan ! sana daha dün söyledim zencilere is yok diye !."

Üzüntüyle dükkandan ayrilan Temel, rastladigi bir aynada kendini
görünce sasirir ve söyle der:

-"Uyyyy ! aptal Çinliii, yanlus adami uyandirmus daaa!"

fıkranın devamı


Temel çok şık bir ayakkabı almış. Hergün cilalayıp yatıyormus. Öyle bir parlatıyormuş ki ayna gibi oluyormuş. Her gün bindiği trende ayakkabı aracılığıyla karşısındakı bayanın külodunu görüyormuş. İlk gün:
-ooooo bakıyorum da bugün kırmızı külot giymişsiniz.
Kadin hiçbişeyden habersiz.
Ertesi gün:
-waaaw bugünde siyah külot giymişsiniz.
Kadin da bu laf üzerine ertesi gün külot giymemeye karar vermiş.
Ertesi gün gelmiş çatmış.
Temel hüngür hüngür ağlamaya başlamiş. Kadin sorunca niye ağlıyorsunuz diye:
-mına kodumun ayakkabısı delindi..

fıkranın devamı


Genç kız arkadaşına anlatıyordu.
"Dün akşam çıktığım adam kelimenin tam anlamı ile kültürlü bir beyefendi. Adam yüksek sınıftan..."
"Nereden anladın?"
"Arabaya bindik... Kentin dışına doğru gitmeye başladık. Yol tenhalaşınca elini dizlerimin arasına uzattı. Sonra yukarı doğru çıkmaya başladı... Çıktı çıktı..."
"Bunun nesi kültürlü? Erkeklerin hepsi böyle değil mi? Adi herif..."
"Dur patlama. Sonra elini çekti. Parmağını burnuna yaklaştırdı ve 'Siyah havyar gibi koktuğumu' söyledi."

fıkranın devamı


Afrikadaki bir kabileye beyaz bir doktor atanmis doktor geldikten sonra dogan tüm çocuklar beyaz olmaya baslamis,kabiledeki erkekler ayaklanmislar,kabile sefi herkesi yatistirmis ama kendi çocuguda beyaz olunca doktorun yanina çikmis:
- Burda ki tüm çocuklar beyaz doguyor nasil oluyor bu is ?
- Bak su karsidaki beyaz ati görüyor musun, at beyaz ama tay siyah
- Doktor ben çocugu unuttum sende ati unut!

fıkranın devamı


Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
- "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

fıkranın devamı


dursunla temel at almışlar yolda gelirken dursun ağlamaya başlamış noldu dursun diye sormuş temel yaa temel biz bu atları nasıl ayırt edicez temel demiş ben benimkinin kuyruğunu keseyim gece cemal ahıra girer ve öbür atında kuyruğunu keser sabah gene aynı dursuna ğlar ve temel bir çare bulur ula dursun siyah olan senin olsun beyza olan benim olsun daaa

fıkranın devamı


Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
- "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

fıkranın devamı


Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor!"

Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor!"

fıkranın devamı


Temel'in Şantajı
Ekonomik kriz, durgunluk, Irak Savaşı derken bir türlü para yüzü göremeyen Temel çıldırma noktasına gelir. Çocuk kaçırıp fidye istemeğe karar verip büyük parklardan birine gider. Çocuğun tekini gözüne kestirir.
Önce bir not yazmaya başlar: "Çocuğunu kaçırdım, çok üzgünüm ama gerçekten paraya ihtiyacım var. Kusura bakma. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına siyah bir çantayla 5 milyar getir. İmza: Laz."

Çocuğun yanına gider, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söyler. Ertesi sabah parka geldiğinde soylediği ağacın altında istediğini bulur.
Çantaya başka bir not eklenmiştir: "Paran burada ama bir uşağın hemşehrisine böyle bir şey yapmasına inanamıyorum. İmza 'İdris.'"

fıkranın devamı


Akıl hastanesinden iki deliyi bırakıcaklarmış.
Doktorlar kendi aralarında konuşuyorlarmış:
-Bunlara son bir test yapalım da öyle görelim akılları başlarına gelmiş mi gelmemiş mi?
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar.
Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin bir kavanoz dolusu da canlı hamam böceği dökmüşler.doktor:
Buyrun yiyiniz demiş.
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış.ötekisi:
Dur önce kaçanları yiyelim,öbürleri nasıl olsa duruyor.

fıkranın devamı


1 gün 3 zenci yolda lamba bulmuşlar ve okşamışlar.İçinden 1 tane cin çıkmış ''üçünüze birer tane hak veriyorum dileyin benden ne dilerseniz''demiş.Birinci zenci ''beni beyaz yap''demiş.İkinci zenci ''beni beyaz yap''demiş.Üçüncü zenci de ''ben tek kaldım ikisini de siyah yap demiş.

fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey