Siyah Fıkraları

loading...

 Ali baba ve 7 cüceler HD izle/ İnternetten film izlemek istediğim oluyor 
bazen, güncel herkesin övdüğü filmler. İlk çıkan linke tıklıyorum,
görüntü kalitesi sıfır. Ses arkadan geliyor üstelik, kesintiler sıkça olmakta.
Toplumumuzun büyük bir eksikliği olan sinema alışkanlığı burda kendini
ele veriyor işte. Sinemada izlense o film öyle mi olur? Oyuncuların emeği,
senaryonun güzelliği öyle güzel yansır ki beyaz perdeye insan kendini kurgunun
içinde bulur. Şimdilerdeyse bu eksiklik full hd izle, hd izle, tek parça izle,
Ali baba ve yedi cüceler izle diye diziliyor önümüze.Ve eskilere göre
bir nebze olsun iyileşenbu sektör biraz olsun isteklerimizi karşılıyor.
Gerçi bir nebze dedimde baya ilerleme var aslında. Siyah beyaz filmlerden
hd kalitede filmlere, dizilere geldik. Büyük bir gelişme aslında.
Ali baba ve yedi cüceler izle ve görüntünün net olması için bile izlenir bazı filmler.
Çünkü insanın içini açacak derecede nettir görüntü. İzlerken sıkılmaz; tam tersi daha çöm izlemek istersin.

fıkranın devamı

Yabancı Dizi izle/ Eskilere göre televizyon
ve diziye olan bağımlılığımız artmış olmakla beraber televizyon
yayıncılığı da her geçen gün gelişmektedir. Türkiye'ye ilk yıllarda
uzun Zaman siyah-beyaz yayın yapan bir kaç televizyon kanalı varken
şimdi yüzlerce yerel kanal var. Ve binlerce ulusal, küresel kanallar
var. Kanallarla birlikte görsel olarakta çok fazla değişim ve gelişim
oldu bu sektörde. Her yönden gelişti. Ekran küçüktü, büyüdü.
Siyah-beyazdı, renkli oldu. Hatta hd kalitelere çıktı. Bu değişimler
sadece televizyonlar için olmadı. Teknolojiyle birlikte dizi-film
sektörü de hızla değişti, gelişti. Örneğin eskiden siyah-beyaz olan
bir filmi bile artık renkli izleyebiliyorsunuz. Veya renkli
televizyona ilk geçildiği yıllarda görüntü kalitesi çok düşük olan
dizileri dahi şuanda hd kalitede izleyebiliyorsunuz. Neredeyse
gerçeğiyle aynı netlikte dizi izleme imkanına sahibiz artık. Ve bu
imkanı en iyi şekilde değerlendirebilmeniz için sitemizde bir çok
değişiklik yaptık. Dizi izleme kategorisinde gelmiş geçmiş bir çok
diziyi bulma imkanınız var. Yayınlandığı tarihe göre sıralamış
olduğumuz dizileri, izlediğinizde zamanın değişim üzerindeki etkisini
çok daha iyi göreceğinize inanıyorum. En basitinden mizah anlayışı çok
farklı mesela. Eskiden dizilerde en ufak küfür olmadan daha çok
eğlenir veya gülerdik. Fakat şimdi bel altı vurmadan güldürebilen
diziler bir elin parmağını geçmez.

fıkranın devamı

Dizi izle/ Eskilere göre televizyon ve diziye olan bağımlılığımız artmış olmakla beraber televizyon yayıncılığı da her geçen gün gelişmektedir. Türkiye'ye ilk yıllarda uzun Zaman siyah-beyaz yayın yapan bir kaç televizyon kanalı varken şimdi yüzlerce yerel kanal var. Ve binlerce ulusal, küresel kanallar var. Kanallarla birlikte görsel olarakta çok fazla değişim ve gelişim oldu bu sektörde. Her yönden gelişti. Ekran küçüktü, büyüdü. Siyah-beyazdı, renkli oldu. Hatta hd kalitelere çıktı. Bu değişimler sadece televizyonlar için olmadı. Teknolojiyle birlikte dizi-film sektörü de hızla değişti, gelişti. Örneğin eskiden siyah-beyaz olan bir filmi bile artık renkli izleyebiliyorsunuz. Veya renkli televizyona ilk geçildiği yıllarda görüntü kalitesi çok düşük olan dizileri dahi şuanda hd kalitede izleyebiliyorsunuz. Neredeyse gerçeğiyle aynı netlikte dizi izleme imkanına sahibiz artık. Ve bu imkanı en iyi şekilde değerlendirebilmeniz için sitemizde bir çok değişiklik yaptık. Dizi izleme kategorisinde gelmiş geçmiş bir çok diziyi bulma imkanınız var. Yayınlandığı tarihe göre sıralamış olduğumuz dizileri, izlediğinizde zamanın değişim üzerindeki etkisini çok daha iyi göreceğinize inanıyorum. En basitinden mizah anlayışı çok farklı mesela. Eskiden dizilerde en ufak küfür olmadan daha çok eğlenir veya gülerdik. Fakat şimdi bel altı vurmadan güldürebilen diziler bir elin parmağını geçmez.

fıkranın devamı

Oğlumun babası öldü de Bir gün Nasreddin Hoca'yı siyah elbiseleriyle görenler: - "Ne oldu Hoca efendi" demişler, "bu gün karalar giymişsin?" - "Oğlumun babası öldü de ..." demiş Hoca, "O'nun yasını tutuyorum
fıkranın devamı

Bir gün 100 tane zenci göç ediyormuş.Sonra bir lambaya raslamışlar içinden cin çıkmış birine demişki ne istersin?Oda 99 kısının beyaz olmasını.Cin diğerine sormus oda hepimiz geri siyah olalım :D
fıkranın devamı

Müslümanlıkta olmayan bir âdeti mahalleliler, Hoca’nın ikazlarına rağmen yapmağa devam ediyorlarmış. Ölenin yakınları k...
fıkranın devamı

Bir gün Nasreddin Hoca’yı siyah elbiseleriyle görenler:- “Ne oldu Hoca efendi” demişler, “bu gün kara...
fıkranın devamı


Bir Çinli, biri Zenci ve bizim Temel, ceplerindeki son paralari ile
aldiklari sarabi sirayla içerek Kansas caddelerinde ilerlerken bir
tabelaya rastlarlar:
Eleman Araniyor.
Zenci, tabelayi görünce heyecanlanir ve ise talip olmak üzere derhal dükkana girer.
Dükkandaki adam, kendisine is soran zenciye asagilayici bir bakis firlatir
ve onu dükkandan çikartirken: "Biz burada zencileri istemiyoruz!" diye bagirir.
Zenci dostunun basarisiz olmasi üzerine bu kez Çinli sansini denemeye karar
verir. Ancak sonuç hemen hemen aynidir: "Sarilara is yok, defol!"

Son olarak bizim Temel girer dükkana. Dükkan sahibi Temeli görünce
gülümser ve: "Tamam dostum, yarin saat yedide gel ve ise basla." diyerek
temelin omuzunu sivazlar.

Üç arkadas, sevinç içinde evlerine dönerler. Temel, sabah uyanmakta güçlük
çekecegi için Çinliden kendisini uyandirmasini rica eder ve heyecanla
uykuya dalar.
Zenci ve Çinli, irkçi dükkan sahibine bir oyun oynamaya karar verirler
ve Temel uyurken, yüzünü kömürle simsiyah yaparlar !
Ertesi sabah Çinli, Temeli tam zamaninda uyandirir ve ise yollar.
Dükkan sahibi karsisindaki siyah suratli adami görünce öfkeyle bagirir:

-"Defol burdan ! sana daha dün söyledim zencilere is yok diye !."

Üzüntüyle dükkandan ayrilan Temel, rastladigi bir aynada kendini
görünce sasirir ve söyle der:

-"Uyyyy ! aptal Çinliii, yanlus adami uyandirmus daaa!"

fıkranın devamı


Temel çok şık bir ayakkabı almış. Hergün cilalayıp yatıyormus. Öyle bir parlatıyormuş ki ayna gibi oluyormuş. Her gün bindiği trende ayakkabı aracılığıyla karşısındakı bayanın külodunu görüyormuş. İlk gün:
-ooooo bakıyorum da bugün kırmızı külot giymişsiniz.
Kadin hiçbişeyden habersiz.
Ertesi gün:
-waaaw bugünde siyah külot giymişsiniz.
Kadin da bu laf üzerine ertesi gün külot giymemeye karar vermiş.
Ertesi gün gelmiş çatmış.
Temel hüngür hüngür ağlamaya başlamiş. Kadin sorunca niye ağlıyorsunuz diye:
-mına kodumun ayakkabısı delindi..

fıkranın devamı


Afrikadaki bir kabileye beyaz bir doktor atanmis doktor geldikten sonra dogan tüm çocuklar beyaz olmaya baslamis,kabiledeki erkekler ayaklanmislar,kabile sefi herkesi yatistirmis ama kendi çocuguda beyaz olunca doktorun yanina çikmis:
- Burda ki tüm çocuklar beyaz doguyor nasil oluyor bu is ?
- Bak su karsidaki beyaz ati görüyor musun, at beyaz ama tay siyah
- Doktor ben çocugu unuttum sende ati unut!

fıkranın devamı


Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
- "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

fıkranın devamı


dursunla temel at almışlar yolda gelirken dursun ağlamaya başlamış noldu dursun diye sormuş temel yaa temel biz bu atları nasıl ayırt edicez temel demiş ben benimkinin kuyruğunu keseyim gece cemal ahıra girer ve öbür atında kuyruğunu keser sabah gene aynı dursuna ğlar ve temel bir çare bulur ula dursun siyah olan senin olsun beyza olan benim olsun daaa

fıkranın devamı


Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
- "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

fıkranın devamı


Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor!"

Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor!"

fıkranın devamı


Temel'in Şantajı
Ekonomik kriz, durgunluk, Irak Savaşı derken bir türlü para yüzü göremeyen Temel çıldırma noktasına gelir. Çocuk kaçırıp fidye istemeğe karar verip büyük parklardan birine gider. Çocuğun tekini gözüne kestirir.
Önce bir not yazmaya başlar: "Çocuğunu kaçırdım, çok üzgünüm ama gerçekten paraya ihtiyacım var. Kusura bakma. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına siyah bir çantayla 5 milyar getir. İmza: Laz."

Çocuğun yanına gider, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söyler. Ertesi sabah parka geldiğinde soylediği ağacın altında istediğini bulur.
Çantaya başka bir not eklenmiştir: "Paran burada ama bir uşağın hemşehrisine böyle bir şey yapmasına inanamıyorum. İmza 'İdris.'"

fıkranın devamı


Akıl hastanesinden iki deliyi bırakıcaklarmış.
Doktorlar kendi aralarında konuşuyorlarmış:
-Bunlara son bir test yapalım da öyle görelim akılları başlarına gelmiş mi gelmemiş mi?
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar.
Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin bir kavanoz dolusu da canlı hamam böceği dökmüşler.doktor:
Buyrun yiyiniz demiş.
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış.ötekisi:
Dur önce kaçanları yiyelim,öbürleri nasıl olsa duruyor.

fıkranın devamı


1 gün 3 zenci yolda lamba bulmuşlar ve okşamışlar.İçinden 1 tane cin çıkmış ''üçünüze birer tane hak veriyorum dileyin benden ne dilerseniz''demiş.Birinci zenci ''beni beyaz yap''demiş.İkinci zenci ''beni beyaz yap''demiş.Üçüncü zenci de ''ben tek kaldım ikisini de siyah yap demiş.

fıkranın devamı


Kamyonunu jandarma karakolu önünde durdurup nöbetçi ere sordu :
- Bu dolaylarda siyah inek bulunur mu?
- Yoktur.
- Büyük siyah köpek felan var mi?
- Hayir.
- Siyah at?
- O da yok.
- Eyvah!.. Demek ki ezilen köyün papaziydi!..

fıkranın devamı


Amerika da siyah-beyaz ayriminin en siddetli oldugu yillarda, Temel bir
fabrikanin servis soförlügünü yapiyordu. Bir gün paydos zamani siyahlarla
beyazlar, otobüste yok beyazlar öne oturacak, yok siyahlar öne oturacak diye
tartisiyorlardi.Bu duruma daha fazla dayanamayan Temel otobüsün kapisina
gelerek bagirdi :
- Arkadaslar birakin bu siyah-beyaz çatismasini, bundan sonra siyah-beyaz
yok, hepiniz yesilsiniz anladiniz mi hepiniz yesil. Simdi tartismayi birakinda
otobüsebinin bakayim, ama açik yesiller öne otursun, koyu yesiller arkaya...

fıkranın devamı


Rize den kalkan vapur, Istanbul a dogru yol aliyordu. Bir yolcu Idris e :
- Hemserim, dedi, yakanda bit var.
Idris söyle bir baktiktan sonra :
- O bit degul piredir.
- Pire siyah olur.
- Bu yalidur.
- Pire böyle hep ayni yerde durmaz, ziplar.
- Bu topaldur.
- Pireler çift gezer.
- Bu bekardur!..

fıkranın devamı


Temel ile Dursun iki tane at almislar. Fakat devamli karistiriyorlarmis. Hangisi
kimin ati belli degil. O yüzden Temel in aklina parlak bir fikir gelmis ve atin bir
tanesinin kuyrugunu kesmis. Dursun da ona inat o da diger atin kuyrugunu
kesmis. Temel bu sefer atin bir tanesine boya ile isaret koymus. Dursun ona
inat diger atin ayni yerine ayni boya ile isaret koymus.
Temel bakmis böyle olmuyor, Dursuna :
- Dursun bak bu böyle olmayacak. En iyisu beyaz at benimki, siyah at da
seninki olsun...

fıkranın devamı


Hoca bir gün göl kenarinda karisiyla birlikte çamasir yikamaya gider.

Tam ise baslayacaklari sirada bir karga gelir ve sabunu kaptigi gibi havalanir.

Karisi, “Yetis efendi sabunu kus kapti” dediyse de Hoca kilini bile kipirdatmaz. “Telaslanma karicigim,” der “Baksana simsiyah olmus zavalli, o bizden daha kirli, varsin temizlensin.”

fıkranın devamı


Lüks bir semtteki kusçu dükkanina giren müsteri güzel bir papagan almak istedigini söylemisti.
Dükkan sahibi, müsterisini papaganlarin oldugu bölüme götürdü.
Içerde birbirinden güzel birçok papagan vardi.
Adam gözüne kestirdigi bir papaganin yanina yaklasip
"Bu kaç para" diye dükkan sahibine sordu.
Kusçu "1000 dolar" deyince adam "Nedir bunun özelligi ?" diye sordu.
Kusçu :
- Efendim bu hayvan kendi türünün en güzel örnegidir,
ayrica Türkçe ve Ingilizce konusur, diyerek papaganin özelliklerini saydi.
Bu arada müsterinin gözüne daha güzel,
rengarenk ve çok canli renkleri olan baska bir papagan çarpti.
Hemen onun yanina gidip kusçuya "Bu kaça" dedi.
Kusçu :
- 1500 dolar efendim, buda kendi türünün en güzel örnegidir,
ayrica Türkçe, Ingilizce, Almanca konusur, diyerek müsteriye bilgi verdi.
Müsteri tam bu papagani almaya karar verdigi sirada,
dükkanin en arka kösesinde tek basina kendi halinde duran,
tüyleri yer yer dökülmüs kalan tüylerinin rengi ise siyah, beyaz, gri karisimi,
tavukla karga arasi ne oldugu belirsiz ucube gibi bir yaratik görmüstü.
Girgir olsun diye onun yanina gidip dükkan sahibine
- Ya bu kus kaç para ? diye sordu.
Kusçu
- Onbin dolar diye cevaplayinca adam sasirdi ve
- Yok ya peki kaç dil konusuyor bu hayvan ? diye merakla sordu.
Kusçu "Bu hiç konusmaz efendim" deyince adam büsbütün sasirdi :
- Sen benimle dalgami geçiyorsun kardesim, o kadar güzel papaganlar var en iyisi 1500 dolar,
sen bu kusa bile benzemeyen hemde hiç konusmayan bir hayvana 10.000 dolar diyorsun
nedir bunun özelligi diyince kusçu gülümseyerek :
- Valla bende bilmiyorum beyefendi, ama öbür papaganlarin hepsi de buna hocam diyor.

fıkranın devamı


Bir uçak Afrika'nın balta girmemiş ormanlarının üzerinden geçerken düşer. Uçak küçük bir nakliye uçağıdır ve sadece Amerikalı pilot kurtulur. Ormanda yaşayan bir zenci kabile bu pilotu bulur. İyileştirir ve pilot gel zaman git zaman bu kabilenin içinde yaşamaya alışır. Derken yıllar geçer ve kabilede çocuklar beyaz ve sarışın doğmaya başlar. Bir, iki... Kabile şefi bakmış ki bu iş böyle olmayacak pilotu karşısına alıp konuşmaya karar verir. Pilotu çağırır ve sorar: - "Nedir bu, yani sen geldikten sonra çocuklarımız beyaz doğmaya başladı?" der şef. Pilot da kendini savunmak için şöyle der: - "Sayın şefim siz burada ormanların içindesiniz bilmezsiniz, doğal seleksiyon denen birşey var yani canlılar zaman geçtikçe özelliklerini değiştirir. Mesela şu atı ele alalım; bakın at çok güzel beyaz bir at, ama yavrusu siyah olmuş?" Şef bir ata bakar, bir yavrusuna, bir de pilota ve şöyle der: - "Tamam sen onu unut, ben de bunları unutacağım."

fıkranın devamı

Yeni evli çift, Amerikaya balayina giderler. Huzurlu bir gece geçirmekisteyen çift, ne yazik ki y...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama