Sucuk Fıkraları

loading...

Temel doktoruna gitmiş. Efendim demiş, yaşım daha kırk olmadı arkamda beş çocuk. Bunun çare...
fıkranın devamı

Birgün, adam, fabrikasını oğluna gezdiriyormuş: -Bak oğlum, birgün ben yaşlanacağım veya ...
fıkranın devamı

Aylardan beri boğazından daha bir lokma geçmeyen sokaklarda yatan zavallı bir fakir adam varmı
fıkranın devamı

Bunları bir kadından hiç duydunuz mu?

1. Peki aşkım, öyle olsun.

2. Bugün anneler günü, annene gidelim.

3. Kaç çocuğumuz olsun hayatım?

4. Sen maç izlerken ben ütü yaparım.

5. Bugün Pazar, istediğin kadar çarşıda kalabilirsin.

6. Yok hayatım istemem, herşeyim var çok şükür...

7. Tanga giymemi ister misin?

8. Seni seviyorum aşkım.

9. Annem seninle mutlaka evlenmem gerektiğini söylüyor.

10. Babam mesleginin gelecek vaad ettigini söyluyor.

11. Spor giyinmene bayılıyorum.

12. Sence popom çok mu küçük?

13. Ben ek kart istemiyorum. Bir kart ikimize yeter.

14. Çok eğlendiniz mi?

15. Bebeğimiz olursa adını sen koy aşkım.

16. Baaaak, bu eşyaları mutfak parasından arta kalanları biriktirerek aldım

17. Daha büyük ekranlı bir televizyon almak istersen alabilirsin.

18. Sana bir bira açmamı ister misin?

19. Bu sene tatile gitmesek de olur.

20. Bana bu kadar fazla vakit ayırma arkadaşlarını çok ihmal ediyorsun.

21. Evin küçüğü büyüğü olmaz şekerim. Ev evdir.

22. Arabayı birkaç yıl daha kullanalım, olmaz mı?

23. Bu akşam mantı mı yapayım, içli köfte mi, hünkar beğendi mi?

24. Sucuklu yumurta yapmana bayılıyorum.

25. Bebeğin mamasını ben yaparım, sen git uyu.

26. Annem ve babam bize geleceklermiş, haydi kaçalım.

27. Abime söyleyeyim, seni şirketine finansman müdürü yapsın.

28. 10 lira fazla bana, 5 ver sen.
fıkranın devamı

1.. Serbest dolaşım çıkar . İyi bir eğitimi ve geçerli bir işi olmayanların hepsi (İpini koparanlar) çil yavruları gibi Avrupa'nın dört bir yanına dağılır .

2.. Hide Park'ta Türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiğ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haşlanmış yumurta ve patates, pet şişe, naylon poşet, arabesk, gürültü ve kavga)

3.. Versailles Sarayının önünde seyyar satıcılık yapar.(Salatalık, lahmacun, simit v.s.)

4.. Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar.

5.. Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.

6.. Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.

7.. Lourvre müzesinde kapkaççılık yapar.

8.. Chapms Elises Bulvarı'nda düğün konvoyu yapar.

9.. Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini Türklere satar.

10.. Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.

11.. Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli "abi !" diye hitap eder.

12.. Galatasaray Avrupa kupalarında başarı elde ettiğinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateş açar ve birkaç Avrupa vatandaşı için "Kim vurduya" tur ayarlarlar.

13.. Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.

14.. Bir fast food'da yanındaki kız arkadaşına baktığından şüphelendiği adamı döver.

15.. Yenebilecek her şeye içinde domuz eti oluğu şüphesiyle bakar.

16.. Avrupalı tüm kadınlara şırfıntı gözüyle bakar ve günde 25 kadına sarkıntılık eder. Sonunda Avrupalı zannettiği bir Türk kızının ağabeylerinden dayak yer. Yaraları iyileştikten sonra aynı kızla çıkmaya başlar.

17.. Kızlar bir Avrupalı ile evlenebilmek için kırk takla atar. Babaları izin vermeyince evden kaçar. Babaları polisi arar. Kız 18 yaşından büyük olduğu için polis babayı pek sallamaz. Baba kendi işini kendi görmek ister ve herifin kardeşini öldürerek kan davası çıkarmaya çalışır.

18.. Arabasıyla caddelerde turlarken İbo'nun kasetini yüksek sesle çalarak kız tavlamaya çalışır.

19.. Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve tüm imkanlarını bir Mercedes sahibi olmak için seferber eder.

20.. Türkiye'ye gelip geri dönerken bir minibüs dolusu besin maddesi götürür. Sucuk ve pastırmaları halk sağlığına aykırılığı nedeniyle gümrükte terk eder. Terk etmeden önce iki saat süreyle arbede çıkarır.

21.. Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka bir gün tüm aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.

22.. Kurban bayramlarında kamuya ait yerlerde kurban keser. Kan gövdeyi götürür.

23.. "Yok canım abarttın. Şu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoğunu yapmıyorlar ki" diye milletini savunanlar, o günler geldiğinde Türklerin Avrupa'da kanun, kitap dinlemeyecek kadar çoğunluk olacağını göz ardı ederler.

24.. Türkiye'nin nüfusu 16 milyona İstanbul'un nüfusu 1 milyona düşer. Refah seviyesi ve toplumsal kalite son haddine kadar yükselir. Kimse kimsenin malına, namusuna yan gözle bakmaz. Türkiye'de kalmış olanlar, dini bayramlarda ve yaz tatillerinde Avrupa'ya kaçarak Türkiye'nin sakinleşmesini beklerler.

25.. Türkiye'de eğitim seviyesi %98 üniversite düzeyine yükselir. İşsizlik kalmaz. İşçi ithaline başlanılır. Çevre kirliliği sıfıra düşer. Sanat ve kültür yurdun her köşesine yayılır. Arabesk sanatçıları iş alanlarını Avrupa'ya kaydırır. Turizm patlar.

26.. Ülkemiz temiz, sakin ve yaşanası bir memleket olur. Siyasi tartışmalar konuşma platformunda kalır.

27.. Hayal gücü iyi çalışan okuyucular bir bu kadar daha madde üretir.

Yaaa ! Dostlar . İşte böyle . Bundan sonra kimse "Biz Müslüman bir ülkeyiz; Avrupalılar bu yüzden bizi AB'ne almıyorlar" ya da "Türkiye'de demokratikleşme sağlanamadı; onun için giremiyoruz AB'ne" savunmalarını yapmasın . Çünkü alakası yok . İşte yukarıda sayılan maddeler yüzünden giremiyoruz AB'ne. Onlar yeni bir İstanbul olmaktan korkuyorlar . Kendi milletini tanımayan bazıları da hemen işi siyasi ve dini nedenlere dayandırıyorlar. "Yahu bir beceremediler şu AB'ne girmeyi" diye siyasetçileri suçluyorlar. Zavallı siyasetçi ne yapsın. Eldeki malzeme bu. AB'ne girer miyiz, girmez miyiz bilinmez ama fırsat bu fırsat, Avrupalılar Türkiye'deki bazı aksaklıkları gidermek için türlü şartlar sürüyorlar ortaya. Devlet seviyesinde çözülmesi gerekenlere eyvallah. Elbet çözülür ama ya bireyler ? Yani yukarıda anlatılanlar. Onu çözecek babayiğit ne Türkiye'de var ne Avrupa'da. Yoksa AB adam olana çocuk oyuncağı ama biz adam olamadık ki.
fıkranın devamı

Temelin çok çocuğu oluyormuş. Artık Temelde Fadimede bu durumdan bıkmışlar. Temel biliyormuşki bu işe bi çare bulamazsa Fadime onu yatağa sokmayacak. Düşünmüş taşınmış bir çare bulamayınca doktora gitmeye karar vermiş. Doktora gitmiş. Doktorda ona prezervatif yazmış oda eczaneden bir kutu prezervatif
almış ne olduğunu tam bilmediği için her yemekten sonra bir tane yutuyormuş.
Derken aradan aylar geçmiş ve Temel ile Fadimenin tekrar cocukları olmuş. Temel gitmiş doktorun gırtlağına sarılmış
- Ula tokdur bu ne piçum ilaçtur da osurdukça balon, sıçtıkça sucuk, soktukça çocuk çıkıyor....
fıkranın devamı

Adamın birinin çok çocuğu oluyormuş.
Doktora gitmiş. Doktorda ona prezervatif
yazmış oda eczaneden bir kutu prezervatif
almış ne olduğunu tam bilmediği için her
yemekten sonra bir tane yutuyormuş.
Derken bunun yine çocuğu olmuş.
Gitmiş doktorun gırtlağına sarılmış
"Ulan ne biçim ilaç verdin bana osurdukça
balon,sıçtıkça sucuk,soktukça çocuk çıkıyor
fıkranın devamı

Fabrikatör bir adamın işe yaramayan inek gibi bir oğlu varmış. Bir gün oğlunu yanına çağırmış ve
- Oğlum; Bak ben senden hiçbirşey istemiyom ama böyle aylak aylak gezeceğine gel şu makinalardan birinin başında bekle bir durum olunca haber ver, demiş.
Oğluda:
- Tamam baba demiş.
Makinelerde öyle bir sistemde çalışıyolar ki her biri tam otomatik makinenin bir tarafından canlı inek sokuyosun diğer taraftan hazır sucuklar çıkıyo. Çocuk bu makineleri izlerken çok şaşırıyo. Aradan bir zaman geçtikten sonra babası oğlunun yanına geliyo ve
- Oğlum nası işini beğendin mi diye soruyo.
Çocuk:
- Baba bu makineler çok harikada ya baba biz makinenin bir tarafından inek sokuyoz diğer taraftan sucuk çıkıyo. Öyle değil de inek yerine sucuk soksak diğer taraftan canlı inek çıksa yokmu öyle makine baba demiş.
Baba:
- Oğlum o makineden bir ananda var. Bir sucuk soktum senin gibi bir inek çıktı.
fıkranın devamı

Aylardan beri boğazından daha bir lokma geçmeyen sokaklarda yatan zavallı bir fakir adam varmış.Bir gün gezerken bakkaldan elinde torbalarca erzakla çıkan bi adam görmüş.erzaklarda yok yok,Sucuk ,kaşar,bal,vs.Fakir adama sormuş:
Ya birader ne yapacaksın o kadar erzağı be?
Adam:
Benim bir oğlum var,yeni evlendi.bir türlü gelini sikemiyor,coçukları olmuyor,onun için aldım.demiş.
Fakir de:

Yaa sen bana ordan yarım ekmek arası sucuk yap,senin ta yedi sülaleni sikeyim..
fıkranın devamı

Birgün, adam, fabrikasını oğluna gezdiriyormuş:
-Bak oğlum, birgün ben yaşlanacağım veya vefat edeceğim. İleride bu fabrikaya senin bakman lazım.
-Tamam baba, ama nasıl?
-Bak şimdi, burdan ineği sokuyorsun, öbür taraftan sucuk olarak çıkıyor.
Çocuk, bir müddet düşündükten sonra.
-Peki baba, öbürn taraftan sucuğu soksak, buradan inek olarak çıkar mı?
-Ah be oğlum! O makinadan tek annende var. Yıllarca soktum sucuğu, senin gibi eşek bir evlat çıktı!...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama