Tabanca Fıkraları

loading...


Bir mahallede yeni komşularıyla çay sohbeti yapan kadına komşuları
- ''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir yaşantın var. Kocanın BİR dediğini İKİ etmiyorsun. Bu mutluluğunun sırrını bizede anlat '' derler.

- ''Kısaca anlatayım'' der kadın ve anlatmaya başlar:

- ''Düğünümüz bittikten sonra kocam kendi atında , bende kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Kocam arkasına döndü ve benim atıma 'BİR' dedi. Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar arkasına dönüp atıma 'İKİ' dedi. Az sonra atım takrar aynı şekilde tökezleyince eşim arkasını döndü ve at'a 'üç' dedi ve belinden tabancasını çıkartıp atımı anlından vurdu.At oracıkta kanlar içinde yere yığılıp öldü. Ben şok olmuştum ve ata çok üzüldüm. Eşime bir hışımla çıkıştım '' Yazık değil mi atı neden vurdun!!?'' diye sordum. Eşim arkasını döndü ve bana ' BİR ' dedi.
Ve o günden sonra kocamın bir dediğini iki etmedim"

fıkranın devamı


Yeni gelen erata yzb. sırayla nereli olduklarını sormaktadır.
-Ispartalıyım.
-Adanalıym.
Sıra Nuh'a gelirNuh:
-Sivaslıyım gadasını aldığım yüzbaşım der.
Yüzbaşı:
-Senin şiven Kayseriliye benziyor.Doğruyu söylesene der.
Bizim Nuh:
-Sivaslıyım gözünün yağını yediğim.
Yzb.Nuh'u kulağından tutup,
-Son kez soruyorum doğruyu söylüyormusun?Yoksa seni vuracağım der.Öbür eliyle de çıkardığı tabancasını Nuh'un kafasına dayar.Yzb.adeta deliye dönmüştür.Bunun üzerine Nuh mırıldanır bir sesle:
-Gayseriliyim yüzbaşım der.
Yzb:
-Peki şimdiye kadar niye söylmedin?Diye kükreyince bizim Nuh:
-Öğünmek gibi olacaktı da yüzbaşım...

fıkranın devamı


Genç yazar, ilk oyununu tiyatronun yöneticisine baştan sona okudu ve sordu:
- Nasıl buldunuz oyunumu?
- İyi, yalnız sonunda küçük bir değişiklik yapsanız iyi olur. Oyunun baş kişisi zehirle değil, tabancayla ölmeli.
- Bu önemsiz bir ayrıntı...
- Bence önemli. Tabanca sesi, uyuyan seyircileri uyandıracaktır.

fıkranın devamı


Ücüncü Boğaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den oluşan bir konsorsiyum almış. Tam açılışın yapılacağı sırada kurdela kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yıkılmıs. Japon; 'gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım' diyerek harakiri yapmış.
Amerikalı; 'gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek tabancasını çekip intihar etmiş.
Tüm bunlari izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanındakilere dönmüş: '
'İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...'

fıkranın devamı


Hizmetçi: Aloo?
Adam: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana
H: Bir dakika efendim
H: Alo
A: Ne oldu kızım, hanım nerede?
H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber.
A: Ne, bir adamla mı?
H: Maalesef, beyfendi.
A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür, emrediyorum sana!
H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?
A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi
İki el silah sesi duyulur..
H: Alo, beyfendi
A: Ne yaptın kızım?
H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım.
A: Ne havuzu?
H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo?

fıkranın devamı


Cocuklar oturmus birbirlerine babalarinin ne kadar "hizli" oldugunu anlatiyorlarmis.. Biri demis ki:
- Benim babam ok attiktan sonra kosup hedefe oktan once variyor...
- O da birsey mi, demis ikinci cocuk... Benim babam tabancasini atesliyor ve hedefe kursundan once yetisiyor...
- O da birsey mi, demis ucuncu cocuk... Benim babam devlet hastanesinde doktor... Mesai 5'de bitiyor benim babam eve 3:30'da geliyor.

fıkranın devamı


Temel silahçı dükkanına girer :

- "Ha pi tabanca almak isteyrum"

- "Nasıl bir tabanca?"

- "4 kişiluk..."

fıkranın devamı


Lokantada karsilikli oturmus, Of"lu kabak ve Arnavut pirasa yiyordu.Arnavut pirasayi methederken, cennet yemegi deyince,
Of"lu asil cennet yemegi kabaktir, dedi.
Kabaktir, pirasadir diye atisirlarken cekmisler tabancayi, Ahciyada cagirip ona sormuslar:
"Dogru soyle bakalim, once cenetten kabak mi cikti, pirasa mi?

Zavalli ahci bakmis ki durum fena, isi soyle tatliya baglamis:

"Adem babamiz cennetten cikarken kabagi eline almis, pirasayi da kilic gibi beline kusanmis da oyle cikmis."

fıkranın devamı


Vahsi Batida bir gün bardan içeri izbandot gibi çift tabancali bir kovboy girer.
Herkesin saskin bakislari arasinda son derece hizli bir hareketle iki tabancayi da
çekip havaya birer el ates eder ve bagirir :
- Sag tarafimdakiler o.. çocugu, sol tarafimdakiler pe.... Var mi lan itirazi olan?
Varsa kalksin ayaga!..
Temel, hemen ayaga kalkar, kovboy derhal tabancalari adama dogrultur :
- Hey, senin itirazin var galiba!..
- Yok be abicum, ha pen yanlis tarafa oturmisum da...

fıkranın devamı


Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken dönünce
karisini evde baska bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde tasidigi
tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan
vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak
üzerine atlar:
- Dur Temel im, kiyma kendine!..
Temel, sinirden titreyerek haykirir:
- Sus kaltak, sira sana da gelecek!..

fıkranın devamı


Bir general, komşu ülkeden gelen konuk generale hem hava atmak, hem de erlerinin kendisine ve vatanına bağlılıklarını göstermek için, üç erini ve karılarını yanına çağırır. Erlere birer kurusıkı tabanca verir. Onları yan odaya alır ve karılarını öldürmelerini ister. Konuk generale "şimdi bakınız erlerimiz nasıl itaatkar ve vatansever", der. Erler teker teker içeri girerler. Birinci er karısından özür dileyip tüm şarjörü boşaltır. Tabii karısı ölmez, kurşunlar kurusıkıdır. İkincide de aynı şey olur. Genaralin gözleri yaşarmıştır. En son giren erin ardından, iki general kurşun seslerini dinlerken, "dan dan dan dan dan dan... şangırrrr", diye bir ses duyarlar. İşini bitirip çıkan ere merakla sorarlar, "neydi o şangırrr sesi?" diye. Er yanıtlar: - "Komutanım bana kurusıkı kurşun vermişsiniz, karım ölmeyince bende tuttum camdan aşağı attım."

fıkranın devamı

Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış, karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasın
fıkranın devamı

Adam karısını yatakta başka biriyle yakalar, tabancayı çeker,adamı aletinden yakalayıp, sür...
fıkranın devamı

Almanlar rusyada bir kasabayı ele geçirmişler, kasabanın tek barına içmeye gidiyorlar. Bardak...
fıkranın devamı

Bir liman barinda bir denizci ve bir korsan sohbet etmekte ve karsilikli maceralarini anlatmaktadirl...
fıkranın devamı

Telefon çalar, A: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana H: Bir dakika efendim H: ...
fıkranın devamı

Bir gün bir Alman bir Çinli bir de Temel ayni kompartimanda gidiyorlarmis. Aradan biraz zaman geç...
fıkranın devamı

Lokantada karsilikli oturmus, Of'lu kabak, Arnavut pirasa yiyordu. Arnavut pirasayi methederken, cen...
fıkranın devamı

Temel silahçı dükkanına girer :- "Ha pi tabanca almak isteyrum"- "Nasıl bir tabanca?"- "5 kişi...
fıkranın devamı

Temel silahçı dükkanına girer :- "Ha pi tabanca almak isteyrum"- "Nasıl bir tabanca?"- "4 kişi...
fıkranın devamı

Bir kovboy çiftliğine dönmektedir.Bindiği atı yeni satın almıştır.Atın üstünde bir gün ...
fıkranın devamı

Temel oldukça yaşlanmış, ve bir gün alet iş görmez olmuş. Gönlü hala genç olan Temel’in ...
fıkranın devamı

Temel, bir haftalığına gittiği memleketten, haber vermeden erken dönünce karısını evde baş...
fıkranın devamı

Tır şoförü olan Temel uzun bir seferden sonra eve döndüğünde Fadimeyi en yakın arkadaşı D...
fıkranın devamı

Vahsi Batida bir gun, bardan iceri izbandot gibi cift tabancali bir kovboy girer. Herkesin saskin ba...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama