Taksi Fıkraları

loading...

Bir gün doktor delilerin arasından en akıllısını seçmek istemiş duvara bir otobüs resmi yapıştırmış delilere otobüse binin demiş herkes otobüse dooğru koşmuş bir tanesi gitmemiş doktor en akıllıları onu zannetmiş ve sormuş sen neden binmedin diye delide otobüs doldu ben taksiyle gitcem demiş
fıkranın devamı

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da.. (ALINTI)...
fıkranın devamı

Bi çocuk varmış.Bu çocuk cok pis laf koyuyormuş... Bir gün servis arkadaşları bu çocuktan bıkmış ve;bugün rahat gidelim ona bir taksi tutalım demiş... Neyse, taksiyi tutmuşlar. Taksiciye;"Onu götürürken sakın konuşma cok pis laf koyuyor." demişler. Taksici:peki tamam konuşmicam" demiş. Cocuk taksiye biner binmez başlamış konuşmaya; Benim annem doktor,babam avukat olsaydı,ben dişçi olurdum... annem pisikolok,babam mühendis olsaydı,ben tarihçi olurdum diye devam etmiş... Sonra taksici birden kızıp; SENİN ANAN OR......PU,BABAN PEZ.....VNK. OLSAYDI SEN NE OLURDUN??? ..DEMİŞ Çocukta::"TAKSİCİ OLURDUM!!!" Demiş...:D:D:D))))))))
fıkranın devamı

Bir gün Hoca’nın yanına dört çocuk gelmiş. Torba içinde getirdikleri bir miktar cevizi Hocanın önüne koyup;- “Hoc...
fıkranın devamı



Taksicilikte ilk günü olan şoförün taksisine binen müşteri şoföre bir şey sormak için hafifçe omzuna dokunur. Şoför bir çığlık atıp, direksiyonun kontrolünü kaybeder ve kaldırıma çıkıp, bir vitrinin önünde arabayı durdurur ve arkaya dönüp müşteriye:
"Bir daha bunu yaparsan gözünü patlatırım!" diye bağırır.

Müşteri;
“Ufacık dokunmanın sizi bu kadar korkutup sıçratacağını düşünemedim, özür dilerim” der.

Kendini toparlamış olan şoför, müşteriye dönüp:
"Haklısınız, sizin kabahatiniz yok, bugün benim ilk günüm, 25 senedir cenaze arabasında şofördüm de"

fıkranın devamı


Babasının Dursun´a Mektubu
Uy sevgili uşağum Dursun
Allah´ın selamı üstine olsin...
Mektubu çok yavaş yazayrum, çünkim bilirum, çabuk okuyamazsun ! Benden yana sual edersen, Allahuma pin şükür iyiyüm, yeni pir iş puldum. Emrimde yüze yakın adam var, hepsi de sessüz sedasuz, kendi hallerinde. Ne iş pulduğumu soraysan söyleyeceğum patlama, mezarluk pekçisi oldum. Bacin Emine bir uşak doğuracak, daha erkek midur, kiz midur, pelli değül. Haçan o yüzden sağa dayi mi oldin, teyze mi oldin söyleyemeyrum. Temel emicen de tükan açtı, o da otuza aldigini yirmipeşe verir, sürümden kazaniyormuş öyle dedi. Bizim köye findukçularin Temel´i muhtar sectuk, akillu usak da! Geçen gün hepimizi zelzeleye karşi aşi etturdu. Temel akilludur, hem de durusttur.. Geçenlerde bir taksinin şoforu köye varmış, muhtari arayu, meğer yolda pir tavuk ezmuş sahibini soraymuş. Muhtar Temel tavuğa pakmış, ha pu bizden değildur, pizum köyde yassu tavuk yoktur, demiş. Senin küçüğün Memet cok akilli bir uşak çıktı. Geçen gün tepeye varmiş, elinde bir ip sallayup duriy. Anan, "Uy uşağum ne edeysun orada ?" demiş. O da hava turumuna bakayrum demiş. Çektum oni akşam karşuma, anlat pakayum şu hava turumu işinu dedim. Anlatti, meğer ip sallanunca havanin rüzgarli olduğuni, ip islaninca da yağmur yağdiğuni anlaymiş. Çok akilli uşak vesselam. Sen o yaşta böyle akilli degildun!
Yaa işte boyle usağum.. Memleçetten sağa pol pol havadis.. Yeni havadis olursa yine yazarum..
Baki Hudaya emanet ol.
Baban

Not: Mektupa para koyacaktum, ama geç aklima celdi, zarfi kapatmişum !

fıkranın devamı


Roger agir sartlar altinda calisan bir iscidir. Bos zamanlarini hep bowling ve voleybol oynayarak gecirmektedir. Karisi bu duruma uzulur ve bir hafta sonu onu striptiz kulubune goturmeye karar verir. O aksam beraberce kulube giderler. Kapidaki bodyguard,
"Hey Roger! Seni gormek ne guzel!" der.
Karisi sasirir,
"Daha once buraya gelmismiydin Roger?"
Roger,
"Hayir hayir o adami bowlingten taniyorum..."
Iceri girerler ve bir masaya otururlar.
Garson gelir,
"Iyi aksamlar Roger! Herzamanki gibi Cin tonik degil mi?"
Karisi,
"Roger bana bak sen buraya daha once geldin degil mi?"
Hafif hafif ofkelenmeye baslayan karisini sakinlestirmek zordur.
Roger,
"Ne alakasi var! Voleyboldan tanirim onu bir iki tek icmisligimiz var ordan yani..."
Karisi pek tatmin olmamistir ama susar. Derken stiriptizci hatunlardan biri masaya gelir, stritipzci,
"Selam Roger! Yine ozel masa sovundan mi istersin?"
Roger boka batmistir... Karisi hisimla yerinden kalkar ve kulubu terk eder, Roger pesinden kosar, Kadin bir taksiye biner ve taksi kalkmadan Roger da yetisir, Karisi ofkeden patlayacak gibidir...
O sirada sofor arkaya doner ve soyle der,
"Bu geceki cok suratsizmis Roger!"




fıkranın devamı


Barda, içki bardağına dalgın dalgın bakan bir adam oturuyordu.
Neredeyse yarım saattir bu durumu değişmemişti. Derken, kavgacı görünüşlü, azman bir kamyon sürücüsü bardan içeri girip adamın yanına tünedi, adamın elinden içki bardağını alıp bir dikişte fondipleyiverdi.
Zavallı adam ne yapacağını bilemeyip birden ağlamaya başladı.
Bunu gören azman kamyon sürücüsü insafa gelip, "Hey, kes sunu, sadece şaka yaptım, sana başka bir içki ısmarlayacağım, hic böyle ağlayan bir erkek de görmedim" dedi. Zavallı adam cevaben;
"Hayır, hiç de düşündüğün gibi değil. Bugün hayatımın en berbat günü galiba. İlkin uyuyakalmışım ve işime geç kaldım. Patronun ters günüymüş, kudurdu ve beni işten kovdu. Üzgün dargın binayi terk ederken arabamı aradım, ancak park ettiğim yerde değildi, çalınmıştı. Polise gidip durumu anlattım, ancak bir şey yapamayacaklarını söylediler. Eve dönmek için bir taksi çevirdim, taksiden inip eve girmek üzereyken cüzdanımı ve tüm kredi kartlarımı takside düşürdüğümü fark ettim. Gözden kaybolmakta olan taksiye bakakaldım. Eve girdim, o ne? Karım yatakta bahçıvanımızla sevişmiyor mu! Hırsla oradan ayrılıp bu bara geldim. Hayatıma son vermeyi, intihar etmeyi düşünüyordum. Birden sen çıkageldin ve benim zehirimi içtin."

fıkranın devamı


Nasil yagmur nasil firtina, adam bir taksiye el kaldirir, taksi durur..
Adam gidecegi yeri söyleyince, taksici kizarak
"Ohoo orasi çok yakin alamam seni" der vegazlar gider..
Adam çok bozulur ama sonra bir sekilde evine gitmeyi basarir.. Ertesi gün şans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici, evinin önündeki taksi duragindadir ve üçüncü siradadir..
Hemen plan yapar ve ilk taksi söförüne yanasir:
- Ataköye kaça götürürsün ?"
- 5 milyon
- Sana 20 milyon veririm ama bir kere verirsin
- Hadi be sapik misin, defol..
Adam bu cevabi alinca ikinci siradaki taksiye yanasir
- Ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- Sana 20 milyon veririm ama bana bir kere verirsin
- Vay sapikkk vayy defol
Sira üçüncü taksiciye yani bizim taksiciye gelmistir.. Adam yanasir:
- Ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- Peki sana 20 milyon veririm ama bir sartim var
- Nedir ?
- Giderken diger taksicilere el salliyacaksin
- Ayibettin abi tabii...

fıkranın devamı


Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor.
Kayseri'li musteri bagirmis..
- "Durdur su arabayi.."
Sofor panik icinde haykirmis..
- "Durduramiyorum!.."
- "O zaman taksimetreyi durdur hic degilse" demis, Kayserili.

fıkranın devamı


Temel ingiltere`ye gidecekti. Onun icin bir arkadasindan Ingilizce hakkinda bilgi istemisti. Arkadasi turkce kelimelerin son hecesinin uzatilmasi seklinde Temel`e bilgi verdi. Temel ucaga bindi ve on dakika sonra hostesi cagirmak icin, Hosteeees. O da ne hostes gelmisti. Temel ingilizce`yi sokmeye basladigini dusunuyordu. Havaalanindan cikti...Taksiiiii Vay be taksi de durmustu. Temel agir agir kendini kaptirdi...Hoteeeeeeel Otele gitti. Odasina cikti, dus aldiktan sonra bara indi...Viskiiiii. Daha snra Londra sokaklarinda dolasmaya basladi. Parkta bir adam gordu:
-Merhabaaaaa,nasilsiniiiiz?
-Iyiyiiiiim,sagoooooool
-Turk musunuuuuz?
-Eveeeeet
-Kardesim Turksun de neden iki saattir Ingilizce konusuyorsunnn

fıkranın devamı


Adam iş gezisinden evine normalden 1 gün erken donüyormuş.
Hava alanından taksiye binmiş, şoföre demiş ki:
- "Bana bir iyilik yapar mısın.. Ben iş gezisindeydim ve adım gibi
eminim ben yokken karım eve sevgilisini aldı...
Şimdi eve gidelim, ikisi kesin şu an sevişiyorlardır....
Sen de benimle eve girip ben onları basarken
şahitlik eder misin ?" der.
Taksi şoförü teklifi kabul etmiş, eve gelmişler,
yatak odasına çıkmışlar. Işıkları yakıp battaniyeyi yataktan
bir çekmişler ki, kadın hakikaten başka bir adamla yatakta.
Adam hemen silahına davranmış o sırada karısı bağırmış:
- "YAPMA..!!! Bu adam bizim için neler yaptı bir bilsen...
Sana doğum gününde aldığım Corvette'nin parasını kim ödedi sanıyorsun?"
"Ya yeni teknemizin parasını ? Senin sağa sola borçlarını
nasıl kapattık sanıyorsun??? Hep onun sayesinde oldu !!!"
Adam taksi şoförüne dönmüş:
- "Sen olsan şimdi ne yaparsın...?" Taksi şoförü:
- "Valla beyefendi..." demiş.
"Ben olsam bir an önce adamın üstünü örterdim,
malum havalar soğudu bir sürü salgın hastalık kol geziyor."

fıkranın devamı


Roger agir sartlar altinda calisan bir iscidir. Bos zamanlarini hep bowling ve voleybol oynayarak gecirmektedir. Karisi bu duruma uzulur ve bir hafta sonu onu striptiz kulubune goturmeye karar verir. O aksam beraberce kulube giderler. Kapidaki bodyguard,
"Hey Roger! Seni gormek ne guzel!" der.
Karisi sasirir,
"Daha once buraya gelmismiydin Roger?"
Roger,
"Hayir hayir o adami bowlingten taniyorum..."
Iceri girerler ve bir masaya otururlar.
Garson gelir,
"Iyi aksamlar Roger! Herzamanki gibi Cin tonik degil mi?"
Karisi,
"Roger bana bak sen buraya daha once geldin degil mi?"
Hafif hafif ofkelenmeye baslayan karisini sakinlestirmek zordur.
Roger,
"Ne alakasi var! Voleyboldan tanirim onu bir iki tek icmisligimiz var ordan yani..."
Karisi pek tatmin olmamistir ama susar. Derken stiriptizci hatunlardan biri masaya gelir, stritipzci,
"Selam Roger! Yine ozel masa sovundan mi istersin?"
Roger boka batmistir... Karisi hisimla yerinden kalkar ve kulubu terk eder, Roger pesinden kosar, Kadin bir taksiye biner ve taksi kalkmadan Roger da yetisir, Karisi ofkeden patlayacak gibidir...
O sirada sofor arkaya doner ve soyle der,
"Bu geceki cok suratsizmis Roger!"

fıkranın devamı


Bir çocuk varmış bu çocuk herkesi mors edermiş ve herkesi mors ettiği için bunu okuldan eve taksiyle göndermeye karar vermişler.Okulun müdürü taksiciye:sakın bu çocukla konuşma seni mors eder demiş.Yolda giderken taksici bu çocuk beni nasıl mors edicek diye merak etmiş ve çocuğa dönüp: Senin Annen mühendis baban mühendis olsa ne olurdun demiş.Çocukta:mühendis olurdum demiş
taksici bidaha sormuş:senin annen kaşar baban *ezevenk olsa nolurdun diye sorunca ÇOCUK:taksici olurdum abi demiş......



fıkranın devamı


Karadenizli bir babanin Almanyada calisan ogluna gonderdigi mektuptan:
"Uy sevgili usagum, Allah"in selami tabiidur.
Mektubumu cok yavas yazayrum, Cunkim bilirumki, okuman zayuftur, cabuk okuyamazsun. Benden sana sual edersen, Allahuma pin sukur iyiyum,yeni pir is buldum. Emrimde 1500"e yakin adam var, hepside sessuz sedasuz, kend
hallerinde... Ne is pulduumu soraysan soyleyecegum patlama, mezarluk pekcisi oldum...
Gectigimiz hafta puraya iki tefa yagmur yagdu... Piri pazartesinden persembeye oburide persembeden pazara...
Bacin Emine bir usak doguracak, daha erkekmidir kizmidir pelli degil, hacan o yuzden saga dayi mi oldin, teyzemi oldin soyleyemeyrum...
Saga kotu bir havadisim var... Emicen Idris havasuzluktan
boguldioldi... Pilirsin rahmetlinin 9 tane usagu vardi, daha fazla usak olmasin diye bir ilac bulmus, prezervatif midur, nedur, bakmiski ustunde,sikica kafana gecur, diye yazulu, oyle etmis, havasizliktan getmis...
Kotu havadisler piter mu
Pahriyede askerlik yapan 10 usaguda kaybettuk.Pindikleri denizaltu pozulmus,motoru turmus , inmis asagu, denizaltuyu itekleyup, motorunu calistirmak istemuslar...
Temel emicende tukkan actu, o da 30 a alduguni 25 e verir, surumden kazaniyormus oyle dedu...
Bizim koye findukcularun Temel"i muhtar sectuk, akullu usakta...Gecen gun hepimizu zelzeleye karsi asi etturdu. Temel hem akillidur, hemde durusttur... Gecenlerde bir taksinin soforu koye varmis, muhtari ariyor, meger yolda bir tavuk ezmis sahibini soraymus. Muhtar Temel tavuga pakmis, ha bu pizden deguldur
pizumkoyde yassu tavuk yoktir demis.
Senin kucugun Egin cok akullu usak cikti. Gecen gun tepeye varmis, elinde bir ip sallayip duriy. Anan uy usagum ne edeysun orada, demis.O da
heva durumuna bakayrum demis. Cektum oni aksam karsuma, anlat bakayum su hava turumu isinu dedum. Anlattu, meger ip sallaninca havanin Ruzgarli
olduguni; ip islanunca da yagmur yagduguni anlaymis. Cokakillu usak vesselam. Sen o yasta boyle akillu
degildun.
Senin gonderdigun resmi alduk, pir yaninda bir Alman herif piryaninda pi Alman karisi var, ortada da sen. Iyiki resmin arkasina ortadaki penum diye yazmissun yaksam tanimayacaktuk.
Yaa iste boyle usagim. Memlecetten saga pol pol havadis..
Yenihavadis olursa yine yazarum. Baki hudaya emanet ol.
Baban
NOT: Mektupa para koyacaktim, ama gec akluma geldi, zarfi kapatmisum."

fıkranın devamı


Dursun temele adres söylücekmiş başlamış anlatmaya:



-"şuradan gitgitgitgit" demiş "sağadöndöndöndöntaksiye binbinbinbinbintaksiyle gitgitgitgitabartmanagirgirgirüçüncü kata çıkçıkçıkçıkçıkkarşınabir kadın çıkcak onu öpöpöpöpöpöphop fazla öpme" demiş temel



-"neden" demiş "çünkü o benim karım demiş"

fıkranın devamı


doktorlar delileri test yapıyorlarmış duvara bir otobüs çizmişler hadi binin bakalım demişler delilr teker teker binmişler biri hariç neden binmiyosun demişler çok kalabalık taksiyle giderim demiş...

fıkranın devamı


KAYSERİLİ BİR MÜŞTERİ İSTANBULDA BİR TAXİ'YE BİNMİŞ, TAKSİ YOKUŞ AŞAĞI GİDERKEN BİRDEN FRENİ PATLAMIŞ, ŞÖFÖR PANİK İÇERSİNDE HIZLA YOKUŞ AŞAĞI İNİYORMUŞ KAYSERİLİ; TAKSİ METRE YE BAKIP PANİK İÇİNDE DURDUR ŞU ARABAYI DİYEREK BAĞIRMIŞ SÖFÖR; DURDURAMIYORUM FREN PATLADI!!! KAYSERİLİ; TAKSİMETREYİ KAPAT O ZAMAN.

fıkranın devamı


Doktorlar akıl hastahanesinin duvarına bir otobüs resmi çizmişler.
- "Hadi otobüse binin"
demişler.
Deliler otobüse binmeye başlamışlar. Bir deli binmemiş doktorlar:
- "Neden binmedin?"
diye sormuş:
- "Çok kalabalık taksiyle gidicem"
demiş.

fıkranın devamı


Çocuğun biri önüne gelene laf sokuyormuş annesi ve babası çocuğu terbiye etmesi için babannesinin yanına taksiyle köye yollamış taksici çocuğa başlamış soru sormaya
__ senin baban avukat olsa sen ne olurdun ?
cocuk cevap vermiş :
__ avukat çocuğu olurdum.
taksici yine sormuş :
__ senin baban doktor olursa ne olurdun ?
__ doktor çocuğu...
taksici çocuğu saf zannedip sormuş
__ ANNEN ..... BABAN .... OLURSA sen ne olurdun ? demiş.
çocuk gülümseyerek

SENİN GİBİ TAKSİ ŞOFÖRİ OLURDUM

fıkranın devamı


Doktor, mauyenehanesine geldi, çantasini birakip önlügünü giydi, bekleme
odasinin kapisindan basini uzatip seslendi :
- En çok kim beklediyse sira onun, gelsin.
Bekleyenlerden biri ayaga kalkti :
- Öyleyse sira benim, doktor bey. Altiay önce aldiginiz televizyonun taksiti
için gelmistim!..

fıkranın devamı


Temel in taksisine Texasli bir adam binmis. Istanbul da dolasirken Akmerkez i
göstererek "Büyük bina, bizim orda bunu 2 günde yaparlar", Galata Kulesi ni
göstererek bizim orda bunu 1,5 günde yaparlar" diye atip tutuyormus.
Sonunda Temel incanina tak etmis ve Süleymaniye Camisini göstererek,
"Allah allah..." demis. Texasli ne oldu diye sorunca, Temel, "Az önce geçtik
ama burada böyle bir cami yoktu... Yine kasla göz arasinda yapmis bizimkiler"
demis...

fıkranın devamı


40 yaslarindaki kadin kalp krizi nedeniyle hastaneye yatirilmisti.Kendinden geçmis durumdaydi. Doktorlar kurtarmak için çilginlar gibi ugrasiyordu..Tam bu sirada Tanri kadina göründü.
-"Yanina geliyorum Tanrim," diye inledi kadin.
-"Hayir," diye cevap geldi yücelerden,"daha önünde 35 yil, 2 ay, 8 gün var..."
Kadin nihayet kendine gelmisti. Doktorlar mutluydu. Kadin daha da mutluydu.
Biraz iyilesince kesenin agzini açti.
Yüzünü gerdirdi.Liposuction yaptirdi.Gögüserini silikonla diklesirildi.Kadinin israrlarina dayanamayan hastane yönetimi bir kuaförün gelip saçlarini platine boyamasina izin vermisti.Artik bomba gibiydi kadin. Kendini çok iyi hissediyordu.
Hayatinin kalan bölümünü mutlu bir biçimde geçirmeye hazirdi.Nihayet taburcu oldu.
Disariya çikip temiz havayi içine çekti.
Taksiye binmek üzere caddenin karsisina geçerken bir ambulans çarpti kadina.
Vahimdi durumu. Derin karanliga dogru kayarken sordu:
-"Ulu Tanrim, sen her seyi daha iyi bilirsin, ama hani önümde daha 35 yil vardi?"
Tanri'nin cevabi söyle oldu:
-"Taniyamadim..."

fıkranın devamı


Ingiltere'de bir hayvanat bahcesinde soylari tukenmekte olan bir cift goril kalmis. Insanlar bunlari ciftlestirip soylarini kurtarmaya calisiyorlarmis ki erkek goril birden olmus. Ortalik birbirine girmis. Gazetelere ilan verilmis ve disi gorile bir es bulana buyuk oduller vaad edilmis. Kimsenin elinden birsey gelmiyormus. Herkes caresiz caresiz otururken bir Turk cikmis ve bu isi halledecegini ancak 50 bin dolar istedigini soylemis. Hemen kabul etmisler. Turk ucaga atlamis once Istanbul'a sonra da Ankara'ya gelmis. Ankara'da otobuse binmis. Pozanti yolu uzerinde bir kahvede inmis. Kahveye girmis bakmis bir suru kamyon soforu oturuyor. Hepsine soyle alici gozuyle baktiktan sonra bir tanesine 'Sen gel' demis. Adam gelmis, bizimki de ona durumu anlatmis. Boyle boyle bir durum oldugunu, gorile bir es aradigini ve adamin bu is icin uygun oldugunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar oldugunu soylemis. Kamyoncu dusunmek icin 1 saat muhlet istemis. 1 saat sonra donmus ve demis ki :
- "Tamam kabul ediyorum ama 3 sartim var:
1. Hayvani dudaklarindan opmem ..
2. Dogacak cocuk erkek olursa babamin adini koyarim ..
3. 25 bin dolarim yok. Taksit taksit oderim ...

fıkranın devamı


Taksinin yokusta frenleri patlamis,müthis bir hizla asagiya iniyor.Kayserili müsteri bagirmis;
-"Durdur su arabayi"!..
Sofür panik içinde haykirmis;
-"Durduramiyorum"!..
-"O zaman taksimetreyi durdur hiç degilse" demis Kayserili..

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :