Tarak Fıkraları

loading...

nasrettin hoca bir gün bir komşusunun evinin önünden geçerken birde bakarkı birses duyar komşusunun pencerisinden baktığında bide ne görsünbir adam yatarak allaha allahım sen bana bir çok para ver demiş nasrettin hoca demişki akılsıza bak akılsıza yatarak allahtan para istiyon ayıp değilmi demiş sonra ona şöyle bir şaka yapmış komşusunun damına çıkmış koptur koptur koşuyormuş komşusu dama çıkmış birde ne görsün nasrettin hoca komşusu demişki yahu naeşeğimi demişsrettin hoca napıyosun burda nasrettinhoca eşeğimi arıyorum demiş komşusu yahu be adam damda eşek ne gezsin demiş nasrettin hoca demişki yahu be adam sen yatarak allahtan para istiyosunda ben niye damda eşeğiaramayımki demiş
fıkranın devamı

Ali bütün gün sokakta oaynamıştı.Eve de geç geldi.Babası onu sokak kapısında kaşlarını çatarak karşılaşdı:-Söyle bakalım,kendini affettirmek için nasıl bir bahane bulacaksın?Ali boynunu büktü:-Vallahi babacığım,eve o kadar acele geldim ki bir bahane uydurmak aklıma bile gelmedi.
fıkranın devamı

Tarım makinelerinin köye girmediği eski devirlerde; Ardanuç-Yolağzı Köylüleri harman yerlerini otlardan temizler, yüzeyini su ile yıkar, uygun hale getirir ve harman dövmeye başlarlar. Ancak Ali Durmuş ve eşi aşağıda, uzakta olan köy çeşmesinden ne kadar su taşısalar da bir türlü netice alamazlar, taşınan suyu toprak emer, kaybolur.
fıkranın devamı

Amerika'da 50 katli bir otelin en üst katindan genç bir kiz kendini asagiya atmis o sirada üst katlarin birinde pencereden disari seyreden bir Fransiz, kizin yukaridan geldigini görünce hemen kollarini açmis ve kizi yakalamis. - Hayatim bak ne kadar genç ve güzelsin, neden intihar ediyorsun, bak hayat ne kadar güzel. Simdi seninle bir Fransiz lokantasina gideriz, karnimizi doyurduktan sonra bir diskoya gideriz, dans edip içki içeriz ondan sonra da benim odaya gelir sevisiriz diyince kiz birden "Genemi seks" diye bagirip adamin kollarindan kurtulup kendini asagiya birakmis. Otelin orta katlarinda bir Italyan kizin geldigini görünce kollarini açip yakalamis. O da Fransiz gibi, - Neden intihar ediyorsun güzelim, simdi seninle bir Italyan lokantasina gidip nefis bir spagetti yeriz, sonra da diskoya gidip egleniriz, oradan çikip benim odaya geliriz sana Italyan erkeklerinin gücünü gösteririm, diyince kiz yine "Genemi seks" diye çiglik atarak onunda kollarindan kurtulup kendini asagi atmis. Bu sirada otelin 10.katinda disariyi seyreden Temel, kizin geldigini görünce kollarini açip yakalamis. - Uyy ne kadar cüzel kizsin daa; neden ölmek isteysun. Hacan simdi bir lokantaya gidip karnimizi doyururuz ondan sonrada biraz egleniriz, daha sonra gelip seni odana yatiririm, bende kendi odama yatarim, dinleniriz, diyince kiz hayretler içinde "Ya seks" diye sormus. Bu soruyu duyan Temel kollarini yanlara açip "Orospiii" diye bagirarak kizi asagiya birakmis.Ve amına koyayım demiş
fıkranın devamı

ki sinek çiftleşir vaziyette uçuyorlarmış,çocuk hemen onları iki elinin arasına havada yakalamış ve annesine sormuş. anne demiş sineğin erkeği olurmu annede olur oğlum demiş .çocuk tekrar dişiside olurmu diye sormuş.
fıkranın devamı

iki sinek çiftleşir vaziyette uçuyorlarmış,çocuk hemen onları iki elinin arasına havada yakalamış ve annesine sormuş. anne demiş sineğin erkeği olurmu annede olur oğlum demiş .çocuk tekrar dişiside olurmu diye sormuş.anne çocuğun ne niyetle sorduğunu anlayınca olmaz oğlum demiş.bu sefer çocuk dişlerini gıcırdatarak iki ezmeye başlamış gebersin ibneler demiş.
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca eşeğini koştururken sarığını yere düşürmüş. Mahallenin çocukları yerden sarığı kapmışlar... Top gibi birbirler...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca evinin damında biriken diz boyu karları sabah namazı sonrası kürümeye başlamış. Bir ara dengesini kaybederek d...
fıkranın devamı

Kasabalılar, Nasreddin Hoca’ya Kadı’dan yakınmışlar : “Kadı efendi çok menfaatçi bir adam. Aynı suça bazen ...
fıkranın devamı

Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.Profesö r kaşlarını çatarak: -Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz! "
Öğrenci:

-O zaman ben uçuyorum... der.
fıkranın devamı


Bir kadın ve bir erkek doktorun özel muayenehanesine giderek vizite ücretin öderler ve muayene olmak istediklerini söylerler.
Doktor; anlatın bakalım neyiniz var?
Adam; doktor bey, ben 15 yıllık evliyim fakat bugüne kadar karımı hiç mutlu edemedim. Sağlıklı bir cinsel ilişkimiz olmuyor.
Doktor çifte şöyle bir bakar ve masanın çekçecesinden çıkardığı bir tane hapı erkeğe uzatarak; "bunu yut ve arka odaya gidip deneyin"
Adam hapı alır ve yanındaki kadınla birlikte doktor muayenehanesinin arkasındaki odaya geçerek sağlıklı bir şekilde işini görür ve mutlu bir ifadeyle çıkarlar, doktora da teşekkür ederler.
Doktor çiftin mutluluğunu görünce dayanamaz ve; "Aslında bu bir doktor sırrı, söylenmez ama yine de ben size bir sır vereyim. Sizin hiç bir şeyiniz yok. Sadece psikolojik. Çünkü size verdiğim ilaç Aspirin'di."
Adam sırıtarak; "Doktor bey, bende size bir sır vereyim mi? Bu kadın benim karım değil, yatacak yer bulamadık da.

fıkranın devamı


Bir kaç yıllık evli çiftin bir bebekleri olur..
2 yaşına geldiğinde bebeğin çok farklı ve insan üstü yetenekleri olduğu ortaya çıkar.. 3 yaşına geldiğinde yetişkin bir insan gibi konuşur..
5 yaşında, aklınıza gelen her dilde okuyup yazmaya başlar..
10 yaşında ileri matematik profesörleriyle ileri konularda açık oturumlara katılır..
13 yaşında gelecekle ilgili inanılmaz tahminlerde bulunmaya başlar...

Bir gün çocuk:
"Tam 1 yıl sonra bugün ben öleceğim.... Ben öldükten 2 yıl sonra 5 Kasım günü annem ölecek.. Annem öldükten 3 yıl sonra da 15 Haziranda babam ölecek.� Annesi ve babası çok şaşırırlar..

Gerçekten de bir yıl sonra çocuk ölür... Baba çok uyanık olduğu için karısını hemen milyarlar değerinde sigorta yaptırır... 2 yıl sonra da 5 Kasım günü anne ölür.... Baba 3 yıllık ömrünün kaldığını bildiğinden, sigortadan aldığı milyarlarla seyahatlere çıkar ve birbirinden güzel bayanlarla yer bitir. Hatta evini bile 16 Haziranda boşaltmak şartıyla satarak alemler yapar ve son günlerini bekler...

Ölümüne 1 gün kala son parasıyla bir hayat kadını kiralar, önce jakuzide eğlence, sonra yatak odasında zevk dolu saatlerle bir gece geçirir.. Adam her şey bittiğinde gözlerini kapatır ve:

"Vay be yarın ölmüş olacağım.. Karım olmadan 3 yıl ne hayat geçirdim ama her şeyi yaptım, dolu dolu yaşadım, helal olsun bana" diyerek, alkolün verdiği rehavetle ve yorgunlukla uykuya dalar..

Ama o da ne...... sabah bir de gözlerini açar ki hala yaşıyor..!!!!!!

Yatakta şaşkınlık içinde bakınırken geceyi beraber geçirdiği genç bayan çığlık çığlığa koşarak içeri girer...

"HEMEN ASAĞIYA GELİN NE OLUR.. UŞAĞINIZ SALONDA BOYLU BOYUNCA UZANMIŞ YATIYOR... GALİBA ÖLMÜŞ!!!!"

fıkranın devamı


Kayserilinin birisi istanbul'a gitmek üzere trene binmi?. Tren kalktyktan sonra yanyndaki çantadan pastyrma çykarmy?, tam yiyecekken kar?ysyndaki adam dikkatini çekmi? ve ona uzatarak:
- hem?erim yir misin demi?. Kar?ysyndaki adam:
-Sa?olasyn benim hemeroidim var. kayserili:
-Olsun... önce bunu ye sonra onu da yersin.

fıkranın devamı



Uc mahkum cezaevi yolundadir. Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler icin bir esya getirilmesine izin verilmistir.
Otobuste, biri digerine doner ve sorar, "ee, sen ne getirdin ?",
diger mahkum bir kutu boya kutusu cikarir ve bunlarla herseyi boyayabilecegini soyler. ve birinci mahkuma sorar,
"sen ne getirdin ?".
Oda, yanindaki kutuyu acar ve icinden iskambil kagitlarini cikarir.
"Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kard oyunu oynayabilirim"der.
Ucuncu mahkum kosede sessizce siritarak oturmaktadir.
Diger iki mahkum farkeder ve sorarlar, "Sen niye kendinden eminsin o kadar, sen ne getirdin ?"
ucuncu mahkum bir kutu cikarir ve gulerek "bu tamponlari getirdim," der.
diger iki mahkumunda kafasi karismistir,
merakla sorarlar,- "-Bunlarla ne yapabilirsin ki?"
ucuncu yine siritir ve kutuyu gostererek "Kutuda yazdigina gore, bunlarla at surebilir, yuzmeye gidebilir hatta paten kayabilirmisim"

fıkranın devamı


Kamyon şoförü otoyolda giderken 'Dikkat alçak köprü!' yazısını görmesiyle köprünün altına sıkışması bir olmuş..

Son derece sinirlenmiş ikaz levhasının daha köprüye gelmeden önce konulmamasına.. Otoyol kapanmış, arkasında kilometrelerce araç birikmiş, haber vermesine rağmen ekip saatler sonra gelmiş, içeriden ağır adımlarla sırıtarak bir polis inmiş, kamyonun yanına gelip ellerini beline koymuş:

- "Sıkıştın ha!" demiş..
- "Hayır Memur bey!" demiş şoför.. "Bu köprüyü taşıyordum, mazotum bitti..!"

fıkranın devamı


Amerikalı birgün yemek yemek için Fransa'da Fransız Lokantası'na gider. Fransız Garson:
Ne istersiniz? Diye sorar. Amerikalı - Ben kahvaltı yapacağım. Der. Fransız Kahvaltılıkları
getirir Amerikalı yemeğe başlar. Peynir yerken Fransız gelir ağzında sakızla ukala şekilde:
Siz o peynirirn hepsini yiyecek misiniz? Diye sorar. Amerikalı: "Evet yiyeceğim."
Fransız: "Bizim burda yapılan sütlerin kokanlarını peynir yaparlar Amerikaya yollarlar." Der
ve ağzıda ki sakızı patlatır gider; Amerikalı birşey demez. Yemeğe devam eder, tam reçeli
yiyeceği zaman Fransız tekrar gelir: "Beyefendi bizim burda reçeli yapacağımız maddeleri
potlarlar kötüleriyle reçel yaparlar " derken Amerikalı hemen derki: "Garson Bey siz
prezervatifle işiniz bitince ne yaparsınız?" diye sorar. Fransız: "Patlatarak atarız" der.
Amerikalı: "Biz atmayızonları sakız haline getirir Fransa'ya satarız."

fıkranın devamı


Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Köyün cocuklari saka olsun diye Temel'in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis.

Beklemis gelen yok giden yok. Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden.

Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis. Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis.

O sirada O'nu goren babasi bagirmis:

- "Ula salak uşağum orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?"




fıkranın devamı


Temel, issizlik ve parasizliktan bikkinlik geldigi bir sirada para kazanmak
icin cocuk kacirmaya karar verir ve kasabada gozune kestirdigi bir cocugu
kacirarak kasaba disindaki arazide bir agacin altina goturur.
Biraz soluklandiktan sonra cocuga
-"kagidin, kalemin var mi?" Diye sorar.
Cocuk:
-"Var" der.
Temel kagidi kalemi aldiktan sonra cocuga babasinin adini sorar.
Dursun oldugunu ogrenince fidye istemek icin mektup yazar ve
"Ula Dursun cocugun elimdedir. Yarin sabah saat 10'a kadar kasabanin disinda ki buyuk agacin kovuguna 10.000 dolar getirmezsen cocugunu olmus bil" der.
Sonra mektubu cocuga uzatarak
-"Bunu babana gotur. Sakin baskasina verme" diye tembihler.
Ertesi sabah 10'da agacin kovugunu kontrol eder ve bir paket bulur.
Actiginda icinde 10.000 dolar para ve bir not vardir.

-"Ula utanmimusun hemserinin usaguni kacirmaya"

fıkranın devamı


Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Koyun cocuklari saka olsun diye Temel'in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis. Beklemis gelen yok giden yok.
Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden.
Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis.
Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis. O sirada O'nu goren babasi bagirmis:
- "Ula salak usak orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?"

fıkranın devamı


Sarışın ile esmer de, köşeyi kolay dönmek için banka soymaya karar vermişler. Esmer bütün gece oturup plan yapmış.

Sabah masanın üzerine kağıtları sermiş, soygunu tüm ayrıntıları ile sarışına anlatmış:

- "İyi anladın değil mi ?" diye de sormuş. "Burası küçük bir semt bankası. Bir tek güvenlik görevlisi var. İşi üç dakikada bitirirsin, ben seni arabada bekleyeceğim."

Binmişler arabaya, gitmişler bankaya. Esmer motoru çalışır tutarak direksiyonda beklerken, sarışın bankaya girmiş.
5 dk. geçmis. 10 dk. geçmis. 15 dk. geçmis.

Esmer korkmaya baslamış. Tam gaza basıp kaçmaya karar vermişken, bankanın kapısı büyük bir gümbürtüyle sonuna kadar açılmış.

Önde sarışın elinde bir ip. İpin ucuna kasa baglanmış, sürükleye sürükleye arabaya koşmaya çalışıyor.

Arkasından güvenlik görevlisi "DUR" diye bağırarak ateş ediyor. Ama koşamıyor çünkü pantolonu ve iç çamaşırı dizlerinden aşağıya inmiş.

Sarışın arabaya atlamış. Esmer gaza basmış ve öfkeyle seslenmiş:

- "Bir de bana planı tam anladığını söylemiştin !.. "
- "Anladim tabii..."
- "Ben sana GÜVENLİK GÖREVLİSİNİ BAĞLA, KASAYI BOŞALT demistim gerzek"

fıkranın devamı


Sarışın ile esmer de, köşeyi kolay dönmek için banka soymaya karar vermişler. Esmer bütün gece oturup plan yapmış.

Sabah masanın üzerine kağıtları sermiş, soygunu tüm ayrıntıları ile sarışına anlatmış:

- "İyi anladın değil mi ?" diye de sormuş. "Burası küçük bir semt bankası. Bir tek güvenlik görevlisi var. İşi üç dakikada bitirirsin, ben seni arabada bekleyeceğim."

Binmişler arabaya, gitmişler bankaya. Esmer motoru çalışır tutarak direksiyonda beklerken, sarışın bankaya girmiş.
5 dk. geçmis. 10 dk. geçmis. 15 dk. geçmis.

Esmer korkmaya baslamış. Tam gaza basıp kaçmaya karar vermişken, bankanın kapısı büyük bir gümbürtüyle sonuna kadar açılmış.

Önde sarışın elinde bir ip. İpin ucuna kasa baglanmış, sürükleye sürükleye arabaya koşmaya çalışıyor.

Arkasından güvenlik görevlisi "DUR" diye bağırarak ateş ediyor. Ama koşamıyor çünkü pantolonu ve iç çamaşırı dizlerinden aşağıya inmiş.

Sarışın arabaya atlamış. Esmer gaza basmış ve öfkeyle seslenmiş:

- "Bir de bana planı tam anladığını söylemiştin !.. "
- "Anladim tabii..."
- "Ben sana GÜVENLİK GÖREVLİSİNİ BAĞLA, KASAYI BOŞALT demistim gerzek"



fıkranın devamı


Bir gün temel bir minübüse durması için işaret etmiş adam ellerini havaya kaldırarak ve tüm parmaklarını oynatarak çok kalabalık demiş.



Temelde baş parmağını işaret ve orta parmağının arsına sokmuş. Şoför kızmış ve aşağı inmiş



-Sen ne kadar terbiyesiz adamsın demiş.



Temel "asıl sen ne kadar terbiyesizsin bana böle böle yaptın" demiş



Şoför "ben sana kalabalık" dedim diye yanıt vermiş. Bunun üzerine temel



-E bende beni araya sıkıştırırsın diyordum

fıkranın devamı


Bir gün 3 karadenizli haydarpaşa tren istasyonuna gelirler.

ilk trenin kaçta olduğunu öğrenmek için görevliye soru sorarlar.görevli ilk tren saat 5"te der.ve bu üç arkadaş bir cafeye gidip trenin gelmesini beklerler.

çaydı;muhabbetti derken muhabbet baya koyulaşır.temelin aklına birden bire tren gelir.



- "hey.garson hesabı getir" derken hep birlikte koşarlar.



bakarlar ki tren uzaklaşmış gidiyo.görevliye bi daha ki trenin kaçta kalkacağını sormuşlar.görevli 6 diyince yine aynı cafeye gidip muhabbet etmeye başlamışlar.ilk seferki gibi yine muhabbet baya koyulaşmış.dursun birde bakmışki saat 6 yı 1 geçiyor.hemen istasyona koşmuşlar.tren kaçmış.


bi daha ki tren 7 deymiş.yine aynı cafe ye gidip takılmışlar.yine konuşurken cemal saate bi bakmış saat7 ye 1 var.üçü birden koşarken tren tam harekete başlarken dursun ve cemal trene biner.temel ise koşarken düşer.temel yerde kahkahalar atarak gülmeye başlar.görevlide azda olsa temeli tanıdığı için:



- "oğlum aptalmısın arkadaşların gitti sen kaldın".temel ise bir ara gülmesini durdurup

- "onlar beni yolcu etmeye gelmişlerdi" der.

fıkranın devamı


Azrail Temel’in canını almak için gelir. Temelse Azrailden kurtulmak için hemen bir çare bulur.

İşaret parmağını ağzına sokar ve "aguk guguk" sesleri çıkartarak bebek taklidi yapar.

Azrail durumu anlayıp Temel’in oyununu bozmak istemez ve gider.

Azrail ertesi gün Temel’i almak için geldiğinde Temel’in kendisine bir emzik bile aldığını ve yerlerde emeklediğini görür ve Temel’e seslenir:

- Temel, gel attaaaa gideceğiz...

fıkranın devamı


Adamın biri kendini dev aynasında görürmüş. Bir gün yolda giderken bir karınca görmüş. Ayağını karıncanın üstünde tutarak,“ Küçük yaratık, istesem senin üstüne basarım ölürsün ”demiş.
Bunun üzerine karınca “ Sıkıysa öldür de görelim “ demiş ve hemen otların arasında kaybolmuş.
Adam otları eze eze karıncanın peşine düşmüş. Karınca kaçarken yerini belli etmek için arada bir ıslık çalarmış. Sonunda, karınca bir ayı inine girmiş, tabii ki adam da peşinden. Karşısında bir ayı gören adam kaçmak istemiş, fakat ayı adamı yakalamış. Karıncaya “ Bu adam seni niye kovalıyordu? “ diye sormuş. Karınca da olanları anlatmış. Bunun üzerine ayı adama: “ Demek dayısın ha?..Bana kabarsana ” demiş. Adam, şakalaşıyordum, demiş. Karıncadan özür dilemiş, ayıya yalvarmış, yakarmış, güç bela canını kurtarmış.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama