Televizyon Fıkraları

loading...

Yabancı Dizi izle/ Eskilere göre televizyon
ve diziye olan bağımlılığımız artmış olmakla beraber televizyon
yayıncılığı da her geçen gün gelişmektedir. Türkiye'ye ilk yıllarda
uzun Zaman siyah-beyaz yayın yapan bir kaç televizyon kanalı varken
şimdi yüzlerce yerel kanal var. Ve binlerce ulusal, küresel kanallar
var. Kanallarla birlikte görsel olarakta çok fazla değişim ve gelişim
oldu bu sektörde. Her yönden gelişti. Ekran küçüktü, büyüdü.
Siyah-beyazdı, renkli oldu. Hatta hd kalitelere çıktı. Bu değişimler
sadece televizyonlar için olmadı. Teknolojiyle birlikte dizi-film
sektörü de hızla değişti, gelişti. Örneğin eskiden siyah-beyaz olan
bir filmi bile artık renkli izleyebiliyorsunuz. Veya renkli
televizyona ilk geçildiği yıllarda görüntü kalitesi çok düşük olan
dizileri dahi şuanda hd kalitede izleyebiliyorsunuz. Neredeyse
gerçeğiyle aynı netlikte dizi izleme imkanına sahibiz artık. Ve bu
imkanı en iyi şekilde değerlendirebilmeniz için sitemizde bir çok
değişiklik yaptık. Dizi izleme kategorisinde gelmiş geçmiş bir çok
diziyi bulma imkanınız var. Yayınlandığı tarihe göre sıralamış
olduğumuz dizileri, izlediğinizde zamanın değişim üzerindeki etkisini
çok daha iyi göreceğinize inanıyorum. En basitinden mizah anlayışı çok
farklı mesela. Eskiden dizilerde en ufak küfür olmadan daha çok
eğlenir veya gülerdik. Fakat şimdi bel altı vurmadan güldürebilen
diziler bir elin parmağını geçmez.

fıkranın devamı

Dizi izle/ Eskilere göre televizyon ve diziye olan bağımlılığımız artmış olmakla beraber televizyon yayıncılığı da her geçen gün gelişmektedir. Türkiye'ye ilk yıllarda uzun Zaman siyah-beyaz yayın yapan bir kaç televizyon kanalı varken şimdi yüzlerce yerel kanal var. Ve binlerce ulusal, küresel kanallar var. Kanallarla birlikte görsel olarakta çok fazla değişim ve gelişim oldu bu sektörde. Her yönden gelişti. Ekran küçüktü, büyüdü. Siyah-beyazdı, renkli oldu. Hatta hd kalitelere çıktı. Bu değişimler sadece televizyonlar için olmadı. Teknolojiyle birlikte dizi-film sektörü de hızla değişti, gelişti. Örneğin eskiden siyah-beyaz olan bir filmi bile artık renkli izleyebiliyorsunuz. Veya renkli televizyona ilk geçildiği yıllarda görüntü kalitesi çok düşük olan dizileri dahi şuanda hd kalitede izleyebiliyorsunuz. Neredeyse gerçeğiyle aynı netlikte dizi izleme imkanına sahibiz artık. Ve bu imkanı en iyi şekilde değerlendirebilmeniz için sitemizde bir çok değişiklik yaptık. Dizi izleme kategorisinde gelmiş geçmiş bir çok diziyi bulma imkanınız var. Yayınlandığı tarihe göre sıralamış olduğumuz dizileri, izlediğinizde zamanın değişim üzerindeki etkisini çok daha iyi göreceğinize inanıyorum. En basitinden mizah anlayışı çok farklı mesela. Eskiden dizilerde en ufak küfür olmadan daha çok eğlenir veya gülerdik. Fakat şimdi bel altı vurmadan güldürebilen diziler bir elin parmağını geçmez.

fıkranın devamı

Temel'e öğretmeni bir ödev vermiş ve oda şuymuş : evdeki sözleri yazma... Temel ödevine başlamnış . İlk babasının yanına gitmiş , babası televizyon izliyorken şunları söylemiş _ Şu bacaklara bak . demiş. Emel yazmış . Annesi margarin ile yemek yaparken: _ Sana sana sana . demiş . Bunuda yazmış . Ablası telefonda konuşurken: _ şimdi olmaz bebeğim belki yarın . demiş . Bunuda yazmış . Kardeşi oyuncak oynarken: pili bitti , pili bitti . demiş . bunu da yazıp okula gitmiş . öğretmene okumuş: _ Şu bacaklara bak . demiş ve öğretmende: kime diyosun sen bakayım . demiş . oda sana sana sana . demiş . Öğretmen seni disipline atarım . demiş . Emel ise: Şimdi olmaz bebeğim belki yarın . demiş . En sonunda öğretmen bayılmış . Emel ise pili bitti , pili bitti . demiş ...
fıkranın devamı

Yine,İngilizler,Fransızlar ve Temel yarışma yapmışlar. Bu yarışma,`fasülyeyi en uzağa kim atacak` yarışmasıymış.İngilizler 50 m atmış.Fransızlar 100 m atmış.Sıra gelmiş Temele.Temel bi atmış, nereye gittiği belli olmamış.Temel kazandı sayılmış.Hediye olarak televizyon vermişler.Temel sabah haberlerini açmış -Aman ALLAH'IM.Temelin attığı fasülye 4 kişiyi öldürdü 3 kişiyi yaraladı.
fıkranın devamı

İngiliz,Fransız ve Temel `en yükseğe kim çıkacak`yarışması yapmışlar.İngilizler 20 kat çıkmış.Fransızlar 40 kat çıkmış.Temel en sonkatın bir kat aşağısındaymış.Tam Temel yukarı çıkacakken Temelin büyük tuvaleti gelmiş.Yolda bir bebek varmış.Bebekte de bez varmış.Temel almış o bezi içine sıçmış.Temel yarışmayı kazanınca ona televizyon vermişler.Temel sabah uyanınca haberleri açmış. -İnanılmaz bir şey,bebekten 50 kg bok çıktı.
fıkranın devamı

Kadılık yaptığı sırada Nasreddin Hoca’ya bir adam gelip başından geçen bir olayı anlatmış. Giderken sormuş :- “Ha...
fıkranın devamı


adammın biri onuncu kattan oda istemiş.danışmanda o odada mor göz var demiş. adam bişe olmaz demiş.odasına çıkmış.banyosunu yapıp televizyon karşısına geçmiş.bir ses duymuş beeeennnnn mooooooorrrrrrrr ggggööööööööözzzzzzz
adam pencereden aşağı atlamış.sonra temel gelmiş.oda onuncu kattan oda istemiş.danışmanda o odada mor göz var demiş.temel bana bişe olmaz demiş.temelde banyosunu yapıp televizyon karşısına geçmiş.sonra bir ses duymuş.bbbeeeeeennnn mooooorrrrr gööööözzzzzz
demiş.temelde gelirsem öteki gözünüde ben patlatırım demiş.



fıkranın devamı


Íki sarışın beraber televizyonda bir kovboy filmi seyretmektedirler.
Filmin bir düello sahnesinde birinci sarışın arkadaşına;
- Var mısın 10 Lira iddiasına kısa boylu kovboy deüelloyu kazanacak.
- Varım, uzun boylu kazanacak.
Düelloyu kısa boylu kovboy kazanır. Kaybeden parayı uzatır.
Kazanan sarışın: “Koy parayı çantana, ben bu filmi önceden görmüştüm“ der.
Bunun üzerine kaybeden sarışın:
-Ben de görmüştüm de, lakin bu sefer kısa boylu kovboyun tekrar kazanacağını hiç
tahmin etmemiştim.




fıkranın devamı


Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su kucuk televizyonu almayi dusunuyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gun magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su kucuk televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa koklu bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,goz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:

- "Su kucuk sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, uc gundur kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gundur satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"




fıkranın devamı


Temel bir akşam evde çocukları ile birlikte oturup televizyon izliyorlarmış. Temel oğlu Dursundan bir bardak su istemiş,

- "Oğlum Tursun, kalk bana bi bartak su cetur" demiş. Dursun hiç oralı olmamış. Temel bir,demiş,iki demiş ama oğlu Dursun umursamamış.

Sonra Temelin kızı Fadime, kafasını iki yana sallayarak babasına şöyle demiş;

- "Uyy babaciğum, pen sana demedim mu erkek evlattan hayir celmez diye. Kalk suyunu kendin al, gelirken de sana zahmet bana da bir bardak su getur"

fıkranın devamı


Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su kucuk televizyonu almayi dusunuyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gun magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su kucuk televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa koklu bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,goz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:

- "Su kucuk sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, uc gundur kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gundur satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"

fıkranın devamı


Kari-koca tatil gunu evde televizyon seyretmekten sıkılmış, yatak odasina gecmeye karar vermisler.... Ama ne mumkun.....7 yasindaki oglan evde.....
Oglum, hadi biraz sokaga cik, gez, oyna! Ihhhhh. Israr faydasiz. Afacanin sokakta gozu yok.
- Oyleyse, diyor baba, annenle ben odamiza gecelim, sen de balkona. Etrafta neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et !
Oglan biraz miziklanmakla birlikte caresiz balkona geciyor. Bizimkiler de yataga.
Ve afacan canli yayina basliyor:
- Su an bizim sitenin otoparkina yabanci bir arac park etti. Simdi de Aygaz arabasi sokaga giris yapti. Yasli bir kadin markete giriyor......
Kisa bir sessizlik...Ve rapora devam:
- Yan komsumuz Ahmet Bey amcayla karisi Necla teyze yatak odasinda sevisiyorlar. Yataktakiler sok vaziyette.
Baba sesleniyor:
- Oglum, nereden cikardin simdi bunu ?
- Hicc. Kucuk kizlari Ayse balkonda dikiliyor da.

fıkranın devamı


Kari-koca tatil gunu evde televizyon seyretmekten sıkılmış, yatak odasina gecmeye karar vermisler.... Ama ne mumkun.....7 yasindaki oglan evde.....
Oglum, hadi biraz sokaga cik, gez, oyna! Ihhhhh. Israr faydasiz. Afacanin sokakta gozu yok.
- Oyleyse, diyor baba, annenle ben odamiza gecelim, sen de balkona. Etrafta neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et !
Oglan biraz miziklanmakla birlikte caresiz balkona geciyor. Bizimkiler de yataga.
Ve afacan canli yayina basliyor:
- Su an bizim sitenin otoparkina yabanci bir arac park etti. Simdi de Aygaz arabasi sokaga giris yapti. Yasli bir kadin markete giriyor......
Kisa bir sessizlik...Ve rapora devam:
- Yan komsumuz Ahmet Bey amcayla karisi Necla teyze yatak odasinda sevisiyorlar. Yataktakiler sok vaziyette.
Baba sesleniyor:
- Oglum, nereden cikardin simdi bunu ?
- Hicc. Kucuk kizlari Ayse balkonda dikiliyor da.




fıkranın devamı


Bizim Temel, bir tv kanalinda yarismaya katilir.

Kazandigi parayi eksik verirler.

Temel sebebini sorar.

E, oyle vergi kesiyoruz" cevabini alir.

Bunun uzerine Temel, avukata basvurur. Avakut ona Televizyonu mahkemeye ver der.

Aradan zaman gecer avukat yolda Temeli gorur, ona sorar.

Ula televizyonu mahkemeye verdin mi ?

Temel cevaplar.

Verdim ama ertesi cün keri ketirdim oni...

Insan yine de televizyonsuz yapamayi! sonradan geri aldımm onu

fıkranın devamı


Günlerdir Karadeniz radyolarında yerel televizyonlarında şu anons yapılmaktadır:

"Dikkat!Dikkat! Türk Hava Kuvvetleri uzaylılarla temasa geçmiştir

ve edinilen bilgilere göre uzay araçları karadeniz bölgesi

civarlarında dolaşmaktadır. Eğer herhangi bir uzaylıyla

karşılaşırsanız sakın telaşlanmayın uzaylılar kesinlikle zararsızdır.

Bu durumda mutlaka iletişim kurmaya çalışın fakat uzaylılar dilimizi

yeni öğrendikleri için kelimelri yuvarlamadan tane tane konuşun ki

anlaşabilesiniz"



Bu anonsu kahvedeki arkadaşlarıyla birlikte dikkatle dinleyen temel

herkes gibi epey heyecanlanmıştır. Artık akşama kadar kahvedeki bütün muhabbet uzaylılar üzerine dönmüştür.



Kahveden çıkıp evin yolunu tutan temel aklı uzaylılarda biraz da telaşlıdır ve eve geç kalmıştır. Temel biraz ilerde bir yol ayrımına gelir; önünde biri kalabalık ve uzun diğeri biraz karanlık fakat kestirme bir yol vardır



bi anlık tereddütten sonra eve geç kalmış olmanın verdiği telaşla

karanlık olan yolu seçer Korku içinde ilerlerken bi de ne görsün,

biraz ilerideki çalının içinde garip bir çift göz görür



"hah tamamdur işte bir uzaylı cöriyrum" der kendi kendine

hemen aklına yapılan anonslar gelir ve çalıya doğru yaklaşıp



tane tane :



"benum



adum



temel



napiysun " der



Karşı taraftan cevap gelmez



"benum



adum



temel



napiysun " der yine



Fakat yine cevap alamaz



Bu sefer daha dikkatli ve elinden geldiğince anlaşılır ve yavaş bir şekilde tekrar dener

"benum



adum



temel



napiysun "



Bu sefer cevap gelir:

"Benum



adum



dursun



s*çeyrum"

fıkranın devamı


Kari-koca tatil gunu evde televizyon seyretmekten sıkılmış, yatak odasina gecmeye karar vermisler.... Ama ne mumkun.....7 yasindaki oglan evde.....
Oglum, hadi biraz sokaga cik, gez, oyna! Ihhhhh. Israr faydasiz. Afacanin sokakta gozu yok.
- Oyleyse, diyor baba, annenle ben odamiza gecelim, sen de balkona. Etrafta neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et !
Oglan biraz miziklanmakla birlikte caresiz balkona geciyor. Bizimkiler de yataga.
Ve afacan canli yayina basliyor:
- Su an bizim sitenin otoparkina yabanci bir arac park etti. Simdi de Aygaz arabasi sokaga giris yapti. Yasli bir kadin markete giriyor......
Kisa bir sessizlik...Ve rapora devam:
- Yan komsumuz Ahmet Bey amcayla karisi Necla teyze yatak odasinda sevisiyorlar. Yataktakiler sok vaziyette.
Baba sesleniyor:
- Oglum, nereden cikardin simdi bunu ?
- Hicc. Kucuk kizlari Ayse balkonda dikiliyor da.

fıkranın devamı


Íki sarışın beraber televizyonda bir kovboy filmi seyretmektedirler.
Filmin bir düello sahnesinde birinci sarışın arkadaşına;
- Var mısın 10 Lira iddiasına kısa boylu kovboy deüelloyu kazanacak.
- Varım, uzun boylu kazanacak.
Düelloyu kısa boylu kovboy kazanır. Kaybeden parayı uzatır.
Kazanan sarışın: “Koy parayı çantana, ben bu filmi önceden görmüştüm“ der.
Bunun üzerine kaybeden sarışın:
-Ben de görmüştüm de, lakin bu sefer kısa boylu kovboyun tekrar kazanacağını hiç
tahmin etmemiştim.

fıkranın devamı


Genc ve guzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su kucuk televizyonu almayi dusunuyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gun magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su kucuk televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa koklu bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,goz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:

- "Su kucuk sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, uc gundur kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gundur satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin!"

fıkranın devamı


adammın biri onuncu kattan oda istemiş.danışmanda o odada mor göz var demiş. adam bişe olmaz demiş.odasına çıkmış.banyosunu yapıp televizyon karşısına geçmiş.bir ses duymuş beeeennnnn mooooooorrrrrrrr ggggööööööööözzzzzzz
adam pencereden aşağı atlamış.sonra temel gelmiş.oda onuncu kattan oda istemiş.danışmanda o odada mor göz var demiş.temel bana bişe olmaz demiş.temelde banyosunu yapıp televizyon karşısına geçmiş.sonra bir ses duymuş.bbbeeeeeennnn mooooorrrrr gööööözzzzzz
demiş.temelde gelirsem öteki gözünüde ben patlatırım demiş.

fıkranın devamı


Bir grup mühendis bir televizyon yarış programı için bir adaya bırakılır.Yanlarında sadece giyeceği elbiseleri ile adaya bırakılan mühendisler hayatlarını yardım almadan idame ettireceklerdir. Mühendisler önce bir ağaçtan ev yapmak için kolları sıvar. Göz kararı
ölçü alamadıklarından kimisi tek gözünü kısıp başparmağı ile ölçü alır kimisi karış ile ölçerek,özenerek işlerini yaparlar. Bu arada bir tanesi iş yapmadığı gibi kendisinin daha iyi yapacağını söyler, yaptıkları işi de beğenmez. Geçtikleri güzergaha da pisliğini yapınca diğerleri artık dayanamaz ve yaka paça bunu tutup senin derdin nedir diye sorarlar.Tüm kameralar onlara dönmüştür ve canlı
yayındadırlar.
-Arkadaşlar ben buraya gelmeden üst düzey yönetici kursu almaktaydım, beni mazur görün, der.

fıkranın devamı


Doktor, mauyenehanesine geldi, çantasini birakip önlügünü giydi, bekleme
odasinin kapisindan basini uzatip seslendi :
- En çok kim beklediyse sira onun, gelsin.
Bekleyenlerden biri ayaga kalkti :
- Öyleyse sira benim, doktor bey. Altiay önce aldiginiz televizyonun taksiti
için gelmistim!..

fıkranın devamı


Bizim Temel bir tv kanalinda yarismaya katilir. Kazandigi parayi eksik verirler.
Temel sebebini sorar. "Vergi kesiyoruz" cevabini alir. Bunun üzerine Temel de
bir avukata basvurur. Avakut ona "Televizyonu mahkemeye ver." der.
Aradan zaman geçer, avukat yolda Temel i görür ve sorar :
- Ula televizyonu mahkemeye verdin mi?
Temel cevaplar.
- Verdim ama ertesi gün geri aldim oni... Insan televizyonsuz yapamayi!...

fıkranın devamı


Ev kadını Mary evde yan gelip yatan kocası Salamon'a:
-Ah canim evde lambalar bozuk bi baksan
Salamon:-more ben lambacimiyim
-Canim musluklarda bozuk
-oh more ben muslukcumuyum
-Televizyonda çalismiyor
-ben televizyoncumuyum canim.Çaresiz Mary sesini çıkarmaz.Aradan zaman geçer bir gün Salamon eve geldiğinde bi bakarki her şey tamir edilmiş.Merak içindeyken tam o sırada Mary:
-Oh Salamon, komşumuz Agop çok iyi bi adam her şeyimizi tamir etti der Salamon
-Hayır o çok kötü çıkarci bi adamdır kesin karşılığında bi şey istemiştir Mary:
-yok canim büyük bi şey istemedi ya bana elmali pasta yaparsin yada benimle yatarsin dedi.Bunun üzerine rahatlayan Salamon:
-Tabiki pasta yaptın değilmi der Mary:
-oh more ben pastacimiyim canım...

fıkranın devamı


Hirsizin biri, bir evin Catisina cikmis ve anten kablosunu kesmis.Evin reisi de tam TV'ye dalmisken yayin kesilince
televizyonunu biraz kurcalamis, Bozuldu herhalde"diyerek yatmis.Ertesi gun adam ise gittikten sonra hirsiz kapiyi acip adamin karisina,Yenge, beni abi gonderdi,televizyon bozuk, alin da bir bakin dedi" demis.Saf kadincagiz da televizyonu vermis. Aksam adam eve gelip
de televizyonu gorememis ve karisindan olayi ogrenince dumura ugramis tabii. O hafta sonu balkonda keyif yaparlarken bizim hirsiz asagidan islik çala çala onlara bakarak sokaktan gecmis. Kadin hirsizi tanimis ve Bak bey! Televizyonu calan adam iste buydu!!" demis.Adam bunu duyunca pijamalarla adami kovalamaya baslamis. 5 dakika sonra diger hirsiz adamin evine gelip, karisina Yenge,ben
polisim, abi hirsizi yakaladi. Simdi karakoldalar.Pantolonuyla, cuzdanini istiyor." demis ve kadin da vermis normal olarak. Adam hirsizi uzun bir saat kovaladiktan sonra kan ter icinde eve dönmüs.. VEEE yine dumur!
Artik adam karisini ne yapmis bilinmiyor ?...

fıkranın devamı


Temel Mars'a gidecek ilk astronotmus.10 yil sonraki dönüsüne kadar haber alinamayacakmis.

Temel yillar sonra görevi tamamlayip döndügünde flaslar patlamis,gazeteler,televizyonlar herkes merakla etrafini sarmis;

-Mars'ta hayat var mi?.. Temel omuzlarini silkmis;

-Yok...

Bilim adamlari,basin ve tüm dünya hayalkirikligi içindeymis..Temel'i uçaga bindirip Trabzon'a göndermisler.Aksam evinde, ailesiyle kendi dönüsünü izleyen Temel'e oglu sormus;

-Baba hakikaten hayat yok muydu orada?...

Temel yine omuzlarini silkmis?...

-Saat 11 dedin miydi,bütün dükkanlar kapaniyor...Sen buna hayat mi diyorsun?..

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama