Temelle Fıkraları

loading...

Bir gün Temelle Dursun yemeğe çıkmışlar.Temel Dursun'a balığın kılçığı insanı daha akıllı yapıyormuş demiş.garson geldiğinde Temelle Dursun hamsi söylemişler.Hamsi geldiğinde Temel balıkların kılçıklarını Dursun 'a etli kısımlarını kendi yiyiyormuş.Dursun kılçıkları yemeye başlayınca sormuş ula Temel ben niye kılçıkları yiyorum demiş:)))) Açıklama:dursun kılçıkları yedikten sonra bu soruyu soruyor yani akıllanıyor
fıkranın devamı

temelle dursun birgün markete gidiyormus.temelle dursun markete gelmişler.para ödeme sırası onlara gelmiş adam sormuş parayı ödyeceksiniz demi demiş...parayı evde kilodumun delik kısmına koymuştum.
fıkranın devamı

bir gün temelle idris ormana giderler idris temele şu ormanın güzelliğine bak der tabi bizimki yani deli temel ağaçlardan göremiyorum der
fıkranın devamı


Politikacının yolu Temellerin köyüne düşmüştü. Köyde gezinirken bir ara politikacının gözü yoldan geçen boynunda çıngırağı olan eşeğe takılmış. Eşeğin arkasından gelen Temele sormuş politikacı;
-Ya bu eşeğin boynuna çıngırağı niye taktınız?
Temel;
-Eşek yürürken çıngırak çalıyor, durunca çıngırak sesi kesiliyor. O sırada ben de koşup eşeği yürütüyorum.
Politikacı;
-E peki ya eşek durup sadece boynunu sallarsa nerden anlayacaksın peki? diye sorunca ukala ukala..
Temel de yapıştırmış cevabı;
-Sizin gibi akıllı eşeği nerden bulacağız ki!

fıkranın devamı


bir gün temel ile dursun adada geziniyorlarmış. birden bire karşılarına yamyamlar çıkmış.dursunla temel ne yapacağını şaşımışlar bakmışlar ki karşında ağaç var hemen ağaça çıkmış dursun aşağıda temel kalmış. yamyamlar gelip temeli dövmüşler genebirgün temelle dursun gezinirkenyamyamlar çukmış ağaç görmüşler hızla konuş dusun ağaça çıkmış temel aşağıda kalmış gene temeli dövmüşler. ertesi gün gezenirken temelle dursun. temel düşünmüş taşınmış demişi bu sefer hızla konuş ağaça ben çıkacam demiş bu seferde temel ağaçta dursun aşağıda kalmış.yamyamlar demşlerki hep aşağıdakini dövüyoz birazda yukarıdakini dövelim demişler



fıkranın devamı


temelle dursun kahveye giderler temel der kahve içelim dursun der süt içelim bir anlşma yaparlar kahvenin önünden ilk erkek geçerse süt kadın geçerse kahve içecekler
osırada bülent ersoy geçer sütlükahve içerler



fıkranın devamı


Trabzonla Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış. Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş. Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış. Temel'e :
- Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş. Temel :
- Kum, demiş.
Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada. Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş. Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış.
Gümrük Memuru :
- Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş.
Temel:
- Bisiklet, demiş




fıkranın devamı


Temelle Dursun ormanda yürüyorlar,
birara Temel Dursuna sesleniyor :
-Dursun ormanın güzelliğine bak. Dursun:
-Ağaçlardan göremiyorum ki.

fıkranın devamı


Temelle Dursun kamyona 6 metre yüksekliğinde eşya yüklemişler,
İstanbula götürüyorlar.Giderken 100 metre ileride bir köprü gözlerine çarpmış.
Köprü yüksekliği 4.50 m. yazıyor.Köpruye 15 metre kala yavaşlamışlar,
etrafa şoyle bir bakındıktan sonra Dursun Temel'e :
-Gazla uşağum, etrafta polis yoktur.




fıkranın devamı


Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar. Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş:
- "Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz." Olur mu Olur... Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş:
- "Tamam Temel diyeceğiz... Bir, iki, üc: Temeeeeel!"
Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış:
- "Ne vaaaaar!" Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar:
- "Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim," demişler... "Bir, iki, üc: Dursuuuuun?" Dursunlar ayakta...
- "Ne vaaaar?" Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler.
- "Güzel bu sefer İDRİS diyelim," demişler... Bir, iki, üç:
- "İdriiiiis!" İdrisler ayakta...
- "Ne vaaaaar?" Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler... Karadenizliler cephesinde:
- "Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım."
- "Tamam oynayalım. Ne diyelim?"
- "VLADEMIR diyelim."
- "Tamam. Bir, iki, üç:
- "Vlademiiiir!" çıt yok...
- "Vlademiiiir!" çıt yok...
Birazdan karşı cepheden:
- "Kim seslendiiii?" Karadenizliler hep birlikte ayakta:
- "Biiiz..."

fıkranın devamı


Trabzonla Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış. Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş. Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış. Temel'e :
- Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş. Temel :
- Kum, demiş.
Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada. Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş. Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış.
Gümrük Memuru :
- Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş.
Temel:
- Bisiklet, demiş

fıkranın devamı


Bir gün temelle dursun denize balığa cıkmıslar.Aniden yağmur yağmaya baslamış,dalgalar insan boyundaymış.Tabi temelle dursun korkmuşlar temel başlamış duaya ""Allahım sen bizi sağ salim karaya cıkar sana 10 hamsi feda edeceğum.



Dursun demiş ula temel 10 hamsi cok degilmudur?Temel demiş ""Caktirma karaya cıkınca hic vermeyecegum!!

fıkranın devamı


Temelle dursun afrikada salla nehirden geçerken salları batmış

bunlar başlamış yüzmeye.

nehir ya hem afrika eeeeeeeeee timsah eksik olurmu

tşimsahklarda bunlara doğru yüzmeye başlamış.timsahları gören temel dursuna

_ula dursun demiş

_ne oldu temel

_ula habu adamlar ne kadar moderundur

_ula nerden anladun oni

_ula baksana adamların kurtarma botları bile LACOST

fıkranın devamı


trabzon rize arasında felaket bir trafik kazası olur. polis ekipleri olay yerinde inceleme yaparken birde bakmışlar ki temelle dursunun kafa gözü darma dağınık kan revan içerisinde yatıyorlar ama diğer yolcular sapa sağlam polisler buna şaşırır ...



temele sorarlar nasıl oldu bu?

Temel anlatmaya başlar :

Rizeden yolcu aldım havada sıcaktı minibüs dolu, efkarlandım attım ferdinin kasetini, arabanın penceresini açtım kafamı çıkardım.

pencereden bir yandan da hava alıyorum.



bide ne göreyim, dursunda aynı vaziyette trabzondan geliyormuş...

bu vaziyete geldik işte

fıkranın devamı


Fadime yine temelden 9. cocuguna hamileymiş.

temellerin aile doktoru:



-"temel 8 cocuk neyine yetmiyo da 9.yu yapıyosun. bakamazsın bu kadar cocuga yazık gunah" demiş.



temel de su cevabı vermıs:



-"ula doktor napayim fadimenin yanina yatunca trabzon benim sanayrum"...

fıkranın devamı


-Temelle dursun cok fakirlermis.Birgün Dursunun aklına bir fikir gelmis.3-5 gün dursundan ses soluk cıkmamıs. temel dursunu ararmıs. fakat oda ne!dursun cok zengin bir iş adamı olmus. yatları, katları,arabaları vardır artık. temel dursunun yanına gider ve ona nasıl zengin oldugun sorar. dursun da:



-"ben bir fal bakma maçunesi yaptım elini maçuneye koyaysun 5 milyon vereysun falına bakayı, cok para var bu iste demis.



aradan bi 3-5 gün daha geçmis ve temel dursunun iki katı daha fazla zengin olmus. bu seferde dursun temelin yanına gitmis ve nasil kendisini gectigini sormus. temelde su cevabı vermis:



-"ben de bir maçune yaptum. elini vereysun 5 milyon vereysun maçune falina bakayii. ama elini bırakmayı. bi 5 milyon daha vermelisum ki maçune elini pıraksun"...

fıkranın devamı


Temelle fadime evlenirler.temel, fadime kız çıkarsa bir el,kadın çıkarsa iki el ateş edecektir.gerdeğe girerler evden bir el ateş sesi gelir ve herkes rahatlar.



Ertesi gün annesi aferin oğluma der.akşam olur eve gider bu sefer evden iki el ateş sesi gelir herkes merak eder evin önüne toplanırlar temel dışarı çıkar ve annesine.



-"Anne fadime karı çıktı" der.

fıkranın devamı


bir gün temel ile dursun adada geziniyorlarmış. birden bire karşılarına yamyamlar çıkmış.dursunla temel ne yapacağını şaşımışlar bakmışlar ki karşında ağaç var hemen ağaça çıkmış dursun aşağıda temel kalmış. yamyamlar gelip temeli dövmüşler genebirgün temelle dursun gezinirkenyamyamlar çukmış ağaç görmüşler hızla konuş dusun ağaça çıkmış temel aşağıda kalmış gene temeli dövmüşler. ertesi gün gezenirken temelle dursun. temel düşünmüş taşınmış demişi bu sefer hızla konuş ağaça ben çıkacam demiş bu seferde temel ağaçta dursun aşağıda kalmış.yamyamlar demşlerki hep aşağıdakini dövüyoz birazda yukarıdakini dövelim demişler.

fıkranın devamı


temelle dursun kahveye giderler temel der kahve içelim dursun der süt içelim bir anlşma yaparlar kahvenin önünden ilk erkek geçerse süt kadın geçerse kahve içecekler
osırada bülent ersoy geçer sütlükahve içerler

fıkranın devamı


Trabzonla Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış. Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş. Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış. Temel'e :
- Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş. Temel :
- Kum, demiş.
Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada. Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş. Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış.
Gümrük Memuru :
- Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş.
Temel:
- Bisiklet, demiş

fıkranın devamı


Temelle Fadime yeni evliymiş. Temel her sabah dağın eteğindeki kasabaya inip gazete alıyormuş. 1 ay 2 ay 3 ay sonra bıkmış..
Temel
- "Bundan sonra gazetelerimi hergün sen alacaksın Fadime"
demiş, ve fadime kabul etmiş.. 1 ay 2 ay 3 ay derken Fadime her sabah o kadar yol yürükmekten bıkmış ve düşünmüş ki bir gitmeye 7 tane gazete alayım ben her sabah birini vereyim demiş ve Temel'e her sabah birini vermiş.. 7 ci gün Temel Fadimiye dönmüş ve
- "Fadime dünyada ne kadar çok salak adam var" demiş. "Aynı adam aynı ağaca aynı arabayla 7 gündür çarpıyo" demiş...

fıkranın devamı


Temelle Fadime evlenmis, gerdege girmisler. Fadime daha çok toy oldugu icin
Temel in "Bak bundan sadece bende var..." demesine inanmis ve uzun süre
bunu böyle sanmis. Ama Temel in oturdugu mahallede bir de uyanik sütçü
varmis. Her gün Temellere gelen bu sütçü sonunda zaten saf olan Fadime yi
ayartmayi basarmis ve birlikte olmuslar. O aksam Temel eve geldiginde Fadime
Temel e : "Sen beni aldattin. Bundan sadece bende var demistin, ama sütçüde
de var..." demis. Temel olanlari anlamis ama bozuntuya vermemis, "Dogru, bir
bende, bir de onda var, ona da ben vermistim zaten demis.
Fadime karsilik vermis, "Madem öyle iyisini neden ona verdin?"...

fıkranın devamı


Karadenizliler ile Ruslar cephede uzunca bir müddet savaşmışlar. Günlerce siperin arkasından ateş edip durmuşlar, ama hiç ölen olmamış. Sonunda Rusların aklına bir kurnazlık gelmiş:
- "Ünlü bir laz ismi bulalım hep birlikte bağıralım, onlar ayağa kalkar seslenirler, biz de öldürürüz." Olur mu Olur... Ne diyelim, ne diyelim derken TEMEL akıllarına gelmiş:
- "Tamam Temel diyeceğiz... Bir, iki, üc: Temeeeeel!"
Karadeniz cephesinde Temeller ayağa kalkmış:
- "Ne vaaaaar!" Ruslar ayağa kalkan Temelleri öldürmüş. Ruslar:
- "Güzel oldu, bu sefer DURSUN diyelim," demişler... "Bir, iki, üc: Dursuuuuun?" Dursunlar ayakta...
- "Ne vaaaar?" Ruslar, ayağa kalkan Dursunları da öldürmüşler.
- "Güzel bu sefer İDRİS diyelim," demişler... Bir, iki, üç:
- "İdriiiiis!" İdrisler ayakta...
- "Ne vaaaaar?" Ayağa kalkan İdrisleri de öldürmüşler... Karadenizliler cephesinde:
- "Bu böyle olmaz hep azalıyoruz. Aynı oyunu biz de onlara oynayalım."
- "Tamam oynayalım. Ne diyelim?"
- "VLADEMIR diyelim."
- "Tamam. Bir, iki, üç:
- "Vlademiiiir!" çıt yok...
- "Vlademiiiir!" çıt yok...
Birazdan karşı cepheden:
- "Kim seslendiiii?" Karadenizliler hep birlikte ayakta:
- "Biiiz..."

fıkranın devamı


İki berduş Temelle İdris giderlerken ormanda bir lamba bulurlar. Lambayı ovalayınca içeriden bir cin çıkıp ....
- " Şu anda iş üstündeyim, siz simdi dilek dilemek için süre istersiniz. İyisi ben size üç yumurta veriyim, karar verince kırarsınız, dileği dilerisiniz" demiş ...
Yıllar sonra Temelle İdris karşılaşmışlar. İdris acayip zengin, Temel ise üstü bası gene dökülüyor.Temel
- " Ula İdris sen ne yaptın böyle oldun ?" diye sormuş ...
- " 1.yi. kırdım, çok para diledim .... 2.yi kırdım, dünyada esi benzeri olmayan güzellikte bir ev diledim ..... 3. de kadınların hasta olduğu bir adam olmayı diledim. Peki sen diledin hala bu haldesin ya?
-" Valla eve gittim , o anda 1. Yumurta yere düstü kırıldı, ha siktir dedim, bütün ev s..klerle doldu, 2.yi kırdım. Ula götür bu s..kleri dedim. 3. Kırdım ulan getir benimkini geri dedim.

fıkranın devamı


Trabzonlularla kayserililer savaş yapıyorlarmış. kayserililer trabzonlularda temelle dursun çoktur diyip bağırıyorlarmış kalkanı vuruyorlarmış bizim temelle dursunun da bu aralar kulakları pek duymazmış. o yüzden trabzon ordusunda tek temelle dursun onlar kalmış. dursun demişki bizde ahmet diyelim kalkanı vuralım mehmet diyelim kalkanı vuralım demişler bağırmaya başlamışlar ama kimse kalkmamış . bu arada temelde yerde 500.000TL bulmuş ve cömert davranarak ha bu 500.000TL kimundur daa diye bağırmış ve herkez ayağa kalkınca kayserililerin hepsi vurulmuşlar . (savaşın galibi bizim trabzonlulardır daa)

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama