Terlik Fıkraları

loading...

birgün nasrettin hoca yolda eşşeğiyle dışarda dolaşırken sokak çocukları ona topumuz yukarda kaldı. dedi!nasrettin hoca da eşşeğinden inip agaca çıkmış. sonrasokak çocukları ona yalan atıp hemen terliklerini alıp kaçmışlar. sonra bir adam gelip: hocam niye oraya çıktınız dedi?nasrettin hoca da çocukların topu agaçta kaldı onu almak için demiş. sonra adam demiş ki: hocam agaçta yol oldugunu sanmıyorum demiş! hoca da demiş ki ya varsa
fıkranın devamı

birgün nasrettin hoca yolda eşşeğiyle dışarda dolaşırken sokak çocukları ona topumuz yukarda kaldı. dedi!nasrettin hoca da eşşeğinden inip agaca çıkmış. sonrasokak çocukları ona yalan atıp hemen terliklerini alıp kaçmışlar. sonra bir adam gelip: hocam niye oraya çıktınız dedi?nasrettin hoca da çocukların topu agaçta kaldı onu almak için demiş. sonra adam demiş ki: hocam agaçta yol oldugunu sanmıyorum demiş! hoca da demiş ki ya varsa.
fıkranın devamı

Adamın biri bir gün felç geçirmiş olan arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli...
fıkranın devamı

Sekreterlik için müracaat eden kizlardan biri, patronun odasindan içeri girip, üzerindekileri ç...
fıkranın devamı

Adamin biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaş...
fıkranın devamı

De Gaulle Cumhurbaşkanıyken Italya'yı resman ziyaret etmiş. Gezi programında Fiat otomobil fabr...
fıkranın devamı

Babaannem nişanlısından hamile kaldığını anlayana
kadar karnındaki bebek
dört aylık olmuş. Kilo almasına rağmen böyle bir şey
hiç aklına gelmemiş
çünkü "evlenmeden" hamile kalınmaz sanıyormuş.
Babaannem tam bir laz kadınıdır. Her zaman elleri ve
ayakları kınalıdır.
"Bir kadın öldüğü zaman ellerinde nişan yoksa
(tırnaklardaki kınayı kastediyor) zebaniler ellerini rendeleyecek" der.
Babaanne vallahi Stephen King halt etmiş yani yanında.
Babaannem namazında niyazında bir kadındır. Ziyaretine
gittiğimizde ev kalabalık da olsa hep televizyonlu odada
namaz kılar. Alışmış olsa gerek,
sesten falan hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza
durmuşken biz televizyon
izliyorduk. Kanalları gezerken birden babaannemin
ahenkli sesi dua ile karışık bir şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı:

Velem yuleeedd....Kanalı değiştirmeeee... Velem yekunlehu... Ajans
başlayacaaak...Kufuven ahad!"
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar
modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey
zorlanıyor. Buna en güzel örnek
evimi aradığında telesekretere bıraktığı not :
"Babaannesi aradı dersiniz."
Brezilya-Almanya final maçını izliyorduk. Brezilya'nın
önemli bir atağını
yavaş çekim gösteriyorlardı. Babaannemin
söylediklerini aynen yazıyorum:
"Bu oğlanlar da amma yavaş oynuyorlar. Bizim
yavrularımız aslan gibiydi.
Yine de elendiler." Canım babaannem seni çok seviyorum
ama teknoloji işte, çocuklar ne yapsın.
Ilkokuldayken Commodore 64 bilgisayarımla sık sık "Ghost'n
Goblins" oyununu
oynardım. Bu oyunda amaç, mezarlıkta dolaşırken
dirilen ölüleri yeniden
öldürmekti. Babaannem de ben oynarken izler, arkamda
sürekli Fatiha suresini
okurdu. "Babaanne onlar gavur, anlamazlar" deyince de
sinirlenip terlikle kovalardı. Tonton babaannemi çok özlüyorum.
Babaannem 58 milyon vererek aldığım gözaltı kremimi ellerine
sürüp bitirmiş
İzmir'deyken televizyonda Ajda Pekkan'ı seyreden, birkaç gün
sonra Ankara'ya
döndüğünde televizyonda yine Ajda Pekkan'a rastlayan
babaannemin yorumu:
Buraya da mı geldi bu zilli?! Nereye gitsem peşimde!
Bir spor programında Rıdvan Dilmen şu talihsiz cümleyi kurdu: "Ben

Washington'a inanan bir insanim." 85 yaşındaki
babaannemim tepkisi ani ve keskin oldu: "Allahsız herif! Geber e mi!"

fıkranın devamı

Temel ve Cemal deniz kıyısında oturmuş balık tutuyorlardı. Temel bir ayakkabı çekti. Cemal bir süzgeç çekti. Derken bir terlik çekince, Temel;
- Ula Cemal purdan cidelim daa, aşağıda birileri oturayi...
fıkranın devamı

Birgün adamın biri yıllar evel görmediği bir arkadaşının evine hasta ziyaretine gitmiş.
Hasta olan arkadaşıymış. Zavallı adam geçirdiği bir kaza sonucu felç olmuş. Neyse bizim felçli adamın 2 tane biribrinden güzel kızı varmış.
Bizim çapkın adam bu kızları görünce bunlarla yatmak istemiş ama adam nasıl yapacağını düşünürken felçli arkadaşı adamdan ''yukarıdan terliklerimi getirirmisin demiş.''
Adam tabi hemen getiririm diyerek yukarı çıkmış ve keskin zekasını çalıştırarak kızlar yönelip ''babanız beni sizinle yatmam için gönderdi'' demiş. Kızlar ''ama nasıl olur babam böyle birşey yapmaz'' demiş. Adam ''inanmıyorsanız soralım'' demiş ve seslenmiş ''ikisinide mi?'' felçli arkadaşı ''ikisinide ikisinide'' demiş.
fıkranın devamı

Adamin biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmis onları bana getirirmisin lütfen" diye rica etmiş.
Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak
- Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi. demiş.
Kizlar
- Nasıl olur! imkanı yok demişler!
Adam "inanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
- İKiSiNiDE Miiii!".
Felçli adam bağırmış:
- iKiSiNiDE! iKiSiNiDEEEE!
fıkranın devamı

Amerikalı bir çift, tatillerini, efsanevi Bagdat'ta geçiriyorlarmış. Küçük ve çok eski bir dükkanın önünden geçerlerken "Selamun Aleyküm" diye bir ses duymuşlar".

Yaşlı dükkan sahibi:
-"İçeri gelin, çok ilginç şeyler var" demiş. Girmişler, bir çift terlik koymuş ihtiyar önlerine.
-"Bu büyülü terlikleri giydiniz mi, bir çöl devesi kadar ateşli seks yaparsınız!" demiş.
Kadın şaşırmış, erkek şüphe ile bakmış,
-"Bir eski terlik insanı nasıl bir seks çılgını yapar ki?"
-"Dene oğlum" demiş ihtiyar...
-"Dene..Denemesi bedava." Karısı da
-"Denesene, denesene"
diye üsteleyince, adam terlikleri ayagına geçirmiş.
Geçirir geçirmez de gözlerine müthiş vahşi bir ifade gelmiş, karısının hayat boyu görmedigi.
Ama adam kadına bakmamış bile, direk ihtiyara koşmuş,
adamı masanın üzerine yüzü koyun devirip şalvarını indirmeye çalışırken, ihtiyar
-"Dur.. Dur be adam!" diye çıglık atmış,
-"Dur... Terlikleri ters giydin!..."
fıkranın devamı

Adamın biri bir gün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama;
- "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirirmisin?".
diye rica etmiş. Adam yukarı çıkmş, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak;
- "Babanız beni sizinle yatmak için gönderdi" demiş.
Kızlar;
- "Nasıl olur? İmkanı yok!" demişler.
Adam;
- "İnanmıyorsanız soralım!" demiş ve aşağıya seslenmiş;
- "İkisini'de miiii?".
Felçli adam bağırmış;
- "İkisinide, ikisini de!"...
fıkranın devamı

De Gaulle Cumhurbaşkanıyken Italyayı resman ziyaret etmiş. Gezi programında Fiat otomobil fabrikaları da varmış. Fabrikada dolaşırken
De Gaulle birden :
- "Oooo Carlo! Sen burada mısın?" diye bağırmış ve makinenin başında
çalışan bir işçiye doğru yürümüş. İşçide :
- "Vay Charles!" diye De Gaullee dönmüş, kucaklaşmışlar. Herkes
şaşırmış. Koca De Gaulle ve işçi Carlo! De Gaulle yanındakilere :
- "Carlo benim eski arkadaşımdır" demiş. "Çocukluğumuz beraber geçti.
Çok iyi insandır", demiş.
Fabrikanın yöneticileri hemen atılmışlar.
- "Bizim de en iyi işçimizdir. Çok severiz kendisini!"
Bir süre sonra İtalyayı Nixon ziyaret etmiş. Onu da aynı fabrikaya
götürmüşler. O da aynı böüme gelince :
- "O Carlo!" diye haykırmış:
- "Sen buradasın ha!"
- "Vay Nik! Bu ne tesadüf? Bunca yıl sonra seni görmek..."
Sarılıp kucaklaşmışlar ve tekrar görüşmek ümidiyle vedalaşmışlar. Bu arada Nixon Carloyu Beyaz Saraya çağırmış. Herkes şaşkın. Nixon gidince Carloyu İtalyan Dışişleri Bakanlığından çağırmışlar:
- "Hadi De Gaulle çocukluk arkadaşında. Ya Nixonu nereden tanıyorsun?"
Carlo gülmüş:
- "Gençliğimde Amerikaya gitmiştim. Bir gangsterlik olayına adım karışmıştı. Nixon da çiçeği burnunda bir avukattı. Beni savundu ve
beraat ettim. O zamandan beri dostuz."
Sonra bir gün İtalyayı Sovyet Başbakanı Kosigin ziyaret etmiş. Ona da aynı fabrikayı dolaştırmışlar. Ve aynı hikaye devam etmiş:
- "O Carlo yoldaş! Nasılsın? Seni bunca yıl sonra burada görmek beni çok sevindirdi."
- "Vay Kosigin! Ne günlerdi onlar. Şimdi oturup iki tek votka atsak ne güzel olurdu."
Herkes şaşkınlıktan küçük dilini yutacak.
Kosigin, yoldaş Carloyu Moskovaya davet etmiş, o da :
- "Fırsatını bulursam gelirim.", demiş
- "Ama bu patronlar insana hiç fırsat verir mi?"
Kosigin gider gitmez, fabrikanın müdürü Carloyı çağırmış:
- "Yahu hepsini anladık ama Kosigini nereden tanıyorsun?"
- "Ben eski komünistim. Biz birbirimizi tanırız."
Müdürün tepesi atmış:
- "Sen böyle herkesi tanırmısın?"
- "Tanırım ya!"
- "Şimdi bana Papayı da tanıdığını söyleyeceksin herhalde!"
Carlo müstehzi olmuş.
- "O ne biçim laf? Elbette Paul benim en iyi arkadaşımdır."
Müdür hırsından kıpkırmızı kesilmiş.
- "Palavra atma yahu! Sen Papayı nereden tanıyacaksın?. Hem de arkadaşınmış... Lafa bak."
İşçi Carlo gayet soğukkanlılıkla cevap vermiş:
- "Ben iddiaya girmem, girenleride sevmem. Ama size dediklerimin doğruluğunu ispat edebilirim. Bu pazar Vatikana gidelim. Orada benim Papanın arkadaşı olup olmadığımı görürsünüz."
Müdür pazar gününü iple çekmiş. Sabah erkenden Carlonun evine arbasını göndermiş ve buluşup Vatikana gitmişler. Vatikan meydanı ana baba
günüymüş. Biraz sonra Papa balkona çıkıp halkı takdis edecekmiş.Bu arada Papayı merak eden herdinden ve milletten insan meydanı doldurmuş.
İşçi Carlo müdürü bir elektrik direğinin dibine bırakıp, kalabalığı yarmış ve Vatikan Sarayının kapısından içeri girmiş. Müdür şaşırmış ama, "Dur bakalım!" diye kendi kendini teselli etmiş..Biraz sonra balkonun kapısı açılmış ve Papa ile Carlo kolkola
yürümüşler. Hem de gülerek. Papa ıristiyanları takdise başlarken Carlo da sağa sola bakarak müdürü aramış. Bir de ne görsün koca müdür
birseksen uzanmış, yerde yatıyor ve etrafındakiler kendisini ayıltmaya
çalışıyorlar. Caorlo hemen Papaya dönüp
- "Bana müsaade, bizim müdür bayılmış" diyerek ayrılmış.
Koşup müdürün yanına gelmiş. Birini elinde kolanya müdürü ayıltmaya
çalışıyor. Carlo dayanamayıp sormuş:
- "Ne oldu bu adama?"
- "Bilmiyoruz! Siz Papayla balkonda görününce arkasında duran iki japon
-Allah Allah! Şu adam bizim Carlo! Ama yanında duran adam kim?dediler ve bu da düşüp bayıldı."
fıkranın devamı

Adamin biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmis onları bana getirirmisin lütfen" diye rica etmiş.
Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak
"Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş.
Kizlar "Nasıl olur! imkanı yok demişler!"
Adam "inanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
"iKiSiNiDE Miiii!".
Felçli adam bağırmış: "iKiSiNiDE! iKiSiNiDEEEE!"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama