Testi Fıkraları

loading...

Adamın biri arkadaşıyla yemek yerken “kolumun ağrısından ölüyorum” diye dert yandı. Arkadaşı da “ilerde köşedeki marketin önüne yeni bir bilgisayarlı cihaz koydular.Üç dolara bir jeton alıyorsun, yanında getirdiğin idrar örnegini açılan kapaktan içeri veriyorsun, on saniye sonra neticeyi ve tedavi için yapman gerekenleri ögreniyorsun”demiş. Adam hemen idrarını bilgisayara vermiş.10 saniye sonra yazılı olarak cevap gelmiş: “Kolunuzda bir cins eklem agrisi olan Teniselbo oluşmuş. Sıcak tutun, ağır işlerden kaçının, iki haftada düzelecek.” Adam, muzurca bu akıllı cihazı nasıl aldatalabileceğini düşünmüş.Bir miktar çesme suyuna köpek kılı, eski karısından kalan bir adet saç teli ve iki kızının idrar örneklerini eklemiş.,cihaza atmış. 10 saniye sonra yazılı yanıt gelmiş: 1. Çesme suyunuz çok kireçli. Bir filtre cihazi almayı düşünün. 2. Köpeğinizde kene var.Eczaneden özel bir şampuan alıp köpeğinizi yıkayın. 3. Eski eşiniz, evliliğiniz süresince sizi mütemadiyen aldatıyordu. 4. İkinci çocuğunuzun babası siz değilsiniz. DNA testi yaptırın. 5. Geceleri kolunuzun üzerine yatmaktan vazgeçmezseniz kolunuz iyileşmez. =)
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca oğlunu çeşmeye gönderiyormuş. Testiyi eline verdikten sonra yüzüne okkalı bir tokat aşketmiş, ardından da:- &#...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca çaydan su almak için testisini daldırdığı sırada testi elinden kayıp derin suyun dibini boylamış. Hoca yerinde...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’nın Köylüsü, iri yarı bir delikanlı olan Ali Can, sıcak bir yaz gününde ormana gidip odun hazırlamağa ka...
fıkranın devamı


98 dünyakupasını FRANSA milli takımının kanzandığını gören Fatih Terim hemen ilk uçakla fransaya fransanın hocasından taktik almaya gider.Fatih hoca,fransanın hocasına
"ya hocam sız nasıl şampiyon oldunuz özel bir yöntem mi kullanıyosunuz" der. Bunun üzerine fransa milli takımını hocası
"Yo hayır.Ben sadece futbolcularıma zeka testi uyguluyorum.Bakın" der ve Fransa milli takımında forma giyen Zidane ı yanına çağırır ve şöyle der "Zidane senin ananın babanın çocuğu ama kardeşin değil, kim bu?" der.
Zidane da "Benim, hocam"der.
Fatih Terim de aynı şeyi kendi futbolcularında uygalaya karar verir ve Istanbula geri dönüp Hakan Şükürü yanına çağırır ve
"Hakan senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil,kim bu?" der, Hakan da
"Hihi bi dakka hocam gidip bi Hagi ye sorayım hihi" der. Hagi ye gidip
"Hagi senin ananın babanın oğlu ama kardeşin deil,Kim bu?" der Hagi de
"benim tabiki" der. Bunun üzerine Hakan şükür Fatih hocaya döner ve "Hagiymiş hocam" der..
Fatih terimde"Saçmalama oglum ne hagi si.. Zidane" der..

fıkranın devamı


Bahri ve Ziya Bey’ler bacanak olup, Rana ve Hülya adında sarışın iki kız kardeşle evlidirler.
Beraber bir içki aleminde Bahri Bey, Ziya Bey’e:
-Var mısın bizim sarışınları bu akşam bir zeka testine tâbi tutalım?
- Varım hem biraz eğlenmiş oluruz ve de kazanana bir burma bilezik hediye edelim.
Hanımlar da rıza gösterince Bahri Bey şöyle matrak bir soru sorar;
- Napolyon; “para artı cesaret artı enerji eşittir zafer“ dediği halde niye harbi kaybetti?
Cevap Hülya Hanımdan gelir;
- Sürtünme kuvvetini hesaba katmamıştı da ondan.
Bu hazır cevap hepsinin çok hoşuna gider ve onu galip ilan ederler.
Karısını ilk tebrik eden Bahri Bey olur;
- Afferin karıcığım bir de sarışınlarla alay ederler, manşallah cin gibisin, burma bileziği hak ettin.
- Ama kocacığım ben burma bilezik istemem
- Niçin karıcığım?
- Burulmuş bileziği bileğime nasıl geçiririm?


fıkranın devamı


Temel birgün ispanyaya gitmiş bir arkadaşının tavsiyesi ile bir restuaranta girmiş ve bana engüzel yemeği getirin demiş garsonun getirdiği yemeği temel afiyetle yemiş ve garson bu yemeğin ne olduğunu sormuş garsonda boğanın testisleri demiş ve temel ispanyadan ayrılıp Türkiye"ye dönmüş daha sonra temel işleri nedeniyle tekrar ispanyaya gitmiş ve aynı lokanta ya yemek yemek için girmiş ve aynı yemeği sipariş etmiş garson yemeği getirdikten sonra temel afiyet ile yemiş yedikten sonra garsona sormuş demişki ya garson bey buseferki biraz küçüktü demiş garsonda temele e! her zaman matador kazanacak değilya demiş.

fıkranın devamı


Bahri ve Ziya Bey’ler bacanak olup, Rana ve Hülya adında sarışın iki kız kardeşle evlidirler.
Beraber bir içki aleminde Bahri Bey, Ziya Bey’e:
-Var mısın bizim sarışınları bu akşam bir zeka testine tâbi tutalım?
- Varım hem biraz eğlenmiş oluruz ve de kazanana bir burma bilezik hediye edelim.
Hanımlar da rıza gösterince Bahri Bey şöyle matrak bir soru sorar;
- Napolyon; “para artı cesaret artı enerji eşittir zafer“ dediği halde niye harbi kaybetti?
Cevap Hülya Hanımdan gelir;
- Sürtünme kuvvetini hesaba katmamıştı da ondan.
Bu hazır cevap hepsinin çok hoşuna gider ve onu galip ilan ederler.
Karısını ilk tebrik eden Bahri Bey olur;
- Afferin karıcığım bir de sarışınlarla alay ederler, manşallah cin gibisin, burma bileziği hak ettin.
- Ama kocacığım ben burma bilezik istemem
- Niçin karıcığım?
- Burulmuş bileziği bileğime nasıl geçiririm?

fıkranın devamı


Bir gün 75 yasinda bir ihtiyar sperm testi yaptirmak için doktora gider. Doktor
adama bir kavanoz verir ve :
- Bunu doldurup yarin bana getirin, der.
Ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir. Doktor kavanoza bakar, bos
oldugunu görür ve sebebini sorar. Ihtiyar anlatmaya baslar :
- Doktor bey, dün gece sag elimle denedim olmadi, sol elimle denedim gene
olmadi. Karimi çagirdim, o da sag ve sol elleriyle denedi, agziyla denedi önce
disini çikararak sonra disini takarak denedi gene olmadi. Baktik olacak gibi degil
komsunun karisini çagirdik o da iki eli ve agziyla denedi gene olmadi, deyince
doktor kendini tutamadi ve :
- Naaptiniz, komsunun karisini da mi çagirdiniz?
Ihtiyar yanitladi :
- Napalim, açamadik su lanet kavanozu bir türlü...

fıkranın devamı


Temel, bilisim sektöründe çalisan bir firmaya is basvurusu yapmis. Firma
yetkilileri önce bir bilgi testinden geçmesi gerektigi söylemisler ve ilk soruyu
sormuslar :
-Internet ne demektir ?
Temel düsünmüs, tasinmis ve :
- Ise ciremedum temektur...

fıkranın devamı


“Git sunu doldur da getir, sakin kirma ha ama!” demis ve suratina da bir tokat indirmis.

Görenler “Hoca,” demisler “Neden vurdun çocuga, testiyi kirmadi ki.” Her sözü degerli, her davranisi anlamli Hoca söyle konusmus bu kez de:

“Kirdiktan sonra, dövsem de yarar saglamaz ki”

fıkranın devamı


Bir gün Temel,İtalyan ve Fransız fren testi yapıyorlarmış.İtalyan Ferrari ile duvara 1cm kala durmuş. İtalyan: Benim arabamda ABS var demiş.

Fransız Audi ile duvara 1mm kala durmuş. Fransız:Benim arabamda ASR var demiş.

Sonra Temel Doğan ile duvara geçirmiş.Temeli kan revan içinde arabadan çıkarmışlar. İtalyan ve Fransız:Senin arabanda hangi fren sistemi var demişler.

Temel:Benim arabada ASD (Anasını Satsan Durmaz) sistemi var demiş.

fıkranın devamı


Üç yasli adam doktorda hafiza testindedirler. Doktor ilk yasli adama sorar:
-Üç kere üç kaç eder?
-274..?
yanitini alinca doktor üzgün bir sekilde
ikinci yasli adama döner:
-Simdi sizin siraniz. Üç kere üç kaç eder?
-Sali..?
Doktor artik iyice ümitsiz sekilde üçüncü yasli adama döner:
-Evet, simdi de sizin siraniz üç kere üç kaç eder?
-Dokuz..?
cevabini sevinçle karsilayan doktor
-Bu harika, nasil buldunuz? der.
Üçüncü yasli adam sakince:
-Oh, çok kolaydi. Sadece 274 ten saliyi çikardim.?

fıkranın devamı

Şehir hastanesinde her türlü rezaletin sergilendiği, son derece uygunsuz ilişkilerin döndüğ
fıkranın devamı

Temel, bilişim sektöründe çalışan bir firmaya iş başvurusu yapmış. Firma yetkilileri önce...
fıkranın devamı

Papa, son günlerde testislerindeki dayanilmaz sancilardan dolayi perisan durumdaymis. Bunun üzerin...
fıkranın devamı

Üç arkadaş .bayram tatilini geçirmek için afrikaya safariye gider.hava ve ortam avlanmaya müsa...
fıkranın devamı

Bir gün Temel,İtalyan ve Fransız fren testi yapıyorlarmış.İtalyan Ferrari ile duvara 1cm kala...
fıkranın devamı

98 dünyakupasını FRANSA milli takımının kanzandığını gören Fatih Terim hemen ilk uçakla ...
fıkranın devamı

Her gecen gun araba sanayiinde Japonlara yenik dusen Amerikalilar bir gun araba teknolojilerini ince...
fıkranın devamı

Bir gün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora gider. Doktor adama bir kavan...
fıkranın devamı

Her öğrenci evinde muhakkak 'nöbetçi sistemi' uygulanır ve günün nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir.

· Evdekilerin temel gıda maddeleri yumurta ve patatestir. Bu ikisinin birleşiminden 12 çeşit yemek yapılabilir. Çay yemekten sonra değil, yemekle birlikte içilir.

· Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartışma konusu açılır. (Düşünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndüğü için mi güzel? Attan inip eşşeğe binilir mi?)

· Her evin muhakkak suyu, çayı deviren bir sakarı vardır. Ha bi de işlerden kaytaran tembeli bulunmaktadır.

· Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya başlandığında eksikler ortaya çıkar, zamanla yarışarak yemek tamamlanır.

· Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kaşık, tava kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.

· Her sabah derse geç kalınır ve öğle kalkıp okula yemek yemeğe gidilir. (Okulun yemeği ucuz olduğu için...)

· Sınav dönemlerinin favori cümlesi "bu gece yatmıycam ders çalışcam"dır. Gece yatılmaz ama ders de çalışılmaz.

· Evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi listesi, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.

· Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce "bi kola al da içelim"diye başlanılan ısmarlatma olayına, iyice sövüşleninceye kadar devam edilir.

· Ev genelde bodrum ve giriş katta olduğundan, pencereden girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karşı bi pencere muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açık bırakılır.) Dış kapı ise zaten kilitlenmez.

· Ev fertlerinin aşağı yukarı tamamı leyla gibidir, yani aşk trafiği yoğundur. Kimininki platoniktir, kafayı yer ve yedirtir, kimi romantik takılır, şiirler ezberlenir, kimi ise akşam ansızın nişanlı olarak eve dönebilir.
fıkranın devamı

Öykünün kahramanı bir genç kız. Bu genç kız, kendi annesinin cenaze töreninde daha önce kim olduğunu hiç bilmediği bir genç adamla karşılaşıyor. Bu genç adam kızın rüyalarının adamı ve kız görür görmez adama aşık oluyor. Aradan bir kaç gün geçi yor. genç kız kız kardeşini olduruyor. Polis neden öldürdüğünü sorduğunda, genç kız cevap veriyor? kızın kızkardeşini öldürme sebebi nedir? Aşağıdaki cevaba bakmadan cevap verin.






Cevap: genç kız, adamın cenazeye geleceğini ve adamı orada göreceğini umuyor.
Bunu doğru cevapladıysanız, polise gidip sizi hapsetmelerini isteyin.
Bu unlu bir Amerikan psikoloji testiymiş. Öldürebilme zihniyetine sahip kişiler buna doğru cevap verirlermiş. Seri katillerin çoğu bu teste hiç düşünmeden doğru cevabi vermişler. Doğru cevabi bulamadıysanız, ne iyi.
fıkranın devamı

* Kadinlar aglar. Ancak tek basina bir köseye çekilip de yalniz-aglamaz. Kadinlar sadece sevdigi erkek duyabilecekse aglar.
* Bütün kadinlar kesin bir cevabi olmayan konularda soru sormakta müthis ustadir. Maksat, siz kendinizi sürekli suçlu hissedin.
* Kadinlar asla sir saklayamaz. Daha dogrusu, kadinlar için bir sirri en yakin üç arkadaslarina söylemek, sirri açik etmek kapsamina girmez. Bu
mantikla hepsi en yakin arkadaslarina söylediklerinden sonunda sirri bilmeyen kalmaz.
* Kadinlar telefona cevap vermeyi sevmez, uzun uzun çalsa dahi rahatsiz olmadan açmayabilirler. Lakin telefonda en uzun konusmalari yapanlar yine onlardir.
* Kadin yataga yatmadan "evvel" saçini tarayan tek yaratiktir.
* Kestirme yola sapildiginda her kadina bir "kaybolacagiz" korkusu gelir.
* Istinasiz her kadin vermesi gereken bir-iki kilo oldugunu düsünür.
* Kadinlar durup dururken eve bir buket çiçekle gelen kocadan süphelenir.
* Kadinlar tuvaletin kapagini küçük bir hareketle indirmek yerine tuvaletten salona kadar yürür, kocasina söylenir ve tuvalete geri döner.
* Erkek konusurken kadin lafin ortasindan konusmaya dalar ve devameder.Ayni seyi erkek yapacak olsa kiyamet kopar.
* Dügünlerde kadin kadina dans edenleri görünce kimsenin aklina birsey gelmez. Erkekler için durum ayni degildir.
* Karisinin gözucuyla bir baska adama baktigini yakalayabilmis erkek yoktur.Oysa kadinlar erkeklerini baska kadina baktigi an saniyesinde yakalarlar.
* Kadinin dondurmayi nasil yedigine bakarak karakter testi yapabilirsiniz.
* Evde saatlerce kendi giyimiyle ilgilenen kadin, sokaga çiktiginda saatlerce baska kadinlarin elbiseleriyle ilgilenir.
* Kadinlar asla haksiz degildir... En haksiz oldugu konuda bile "Kendime göre nedenlerim var" der.
* Tabiatta kadinlara karsi son sözü söyleyebilecek tek bir dogal yapi vardir:Yanki!
* Kadinlar kendilerine neler verildigine degil, onlar için nelerden vazgeçildigine bakar.
* Kritiklere baslayan kadin, kritik bir yasa gelmis demektir.
* KADIN ELINIZI TUTTUGU ANDA BILIN KI ENINDE SONUNDA TEPENIZE ÇIKACAKTIR.
* Dünyanin en güzel kadini olduklarini bütün erkeklerin idrak etmesini isterler. Kendileri henüz üç dört yaslarindayken bunu idrak etmislerdir.
* Bütün erkekleri bastan çikarmak isterler.Çevrelerinde bastan çikmamis tek erkek kalmayincaya kadar harekata devam ederler. Ha, karsilik verirler vermezler, o baska mesele.
* Kendilerinden baska bütün kadinlarin yeryüzünden yok olmasini isterler.Hadi fazla abartmis olmayayim, anneleri ve Feristah'a benzemesi sartiyla bir arkadaslari kalabilir.
* Her daim kavga etmek isterler. E haklilar, insan havasiz susuz yasayabilir mi?
* Kocalarinin zengin, yakisikli, kültürlü, basarili, dürüst, güvenilir, sadik ve kilibik olmasini isterler.Bu kadar meziyet kafi. Adamin kafasina kakilacak birkaç eksiklik olmali.
* Anlasilmaz olmayi, ayni zamanda da anlasilmayi isterler. Anlayan varsa beri gelsin!
* Bütün kadinlar tarafindan kiskanilmak isterler.Zaten bütün kadinlar bütün kadinlari kiskandiklarindan lüzumsuz bir istek.
* Eger iliski bitecekse bitiren tarafin kendileri olmasini isterler. Olurlar da. Aksi durumda ne yapar ne eder tekrar bir araya gelir, ''terk etme''eylemini gerçeklestirirler.
* 24 saat alisveris etmek isterler. Aslinda bu çok önemli bir husus.Kadinlarin yarisi yokluktan, öteki yarisi dükkanlar 24 saat açik olmadigindan bu istegini gerçeklestiremez. Hal böyle olunca, gelsin bunalim..
* Dünyanin merkezi olmak isterler. Cesareti olan erkek varsa baska merkezler icat etsin. Hiç olmazsa ''Pisman olma'' duygusunu tatmis olur.
* Otuzlu yaslarda kalmak isterler. Nitekim kalmak isterler nitekimde kalirlar...
fıkranın devamı

Padişahlarımızdan biri bir şairimizi yanına çağırıp:
- Bana öyle bir şiir yaz ki ilk mısrasında seni idam etmek isteyeyim, ikinci mısrada ise seni altına boğmak isteyeyim. Şair uzun süre çalıştıktan sonra şu dizeleri yazmış:
Azm-i hamam edelim sürtüştürem ben sana
Kese ile sabunu rahat etsin cism-i can

Le-ü şarap içirip ıslattırıp ıslattırıp geçirem
Parmağına yüzüğü hatem-i zerderahşan

Eyil eyil sokayım iki tutam azmıdır
Lale ile sümbülü kahkülüne ey nevcihan

Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam
Bir gümüş ibrik ile testine abı revan

Salınarak giderken arkandan ben sokayım
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman

Öyle bir sokayım ki kalmasın dışarda hiç
Düşmanının bağrına hançerimi nagihan

Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim
Yeter ki sen kulundan iste her zaman

Sen her sabah gelesin, bu kuluna veresin
Allahın selamını Esselamı alayküm
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama