Timsah Fıkraları

loading...

Maymun hanımlar aralarında kocalarını çekiştirirler. İçlerinden birisi:


-Benim ki orangutan, insan görünümlü, der. Bir diğeri de:

- Benim kocam da Makaka. Her konuda oldukça becerikli, eli yatkındır, der. Üçüncü kadın:

- Benimki de timsah. Demir, soğuk, gerçekten de bir timsah, der. Şaşkınlıklara bakan kadınlara:

- En azından denize gidiyor, der.

fıkranın devamı


Mısıra gezmeye giden Temel ile Dursun'un kayıgı Nil nehrinde batar. Tabii hünerlerini ortaya
koymanın tam zamanı gelmiştir. Sampiyonlar gibi yüzmeye baslarlar. Bir ara Temel kocaman bir nesnenin kendilerine dogru geldigini görür. Dev bir timsah iştahla onlara dogru yüzmektedir.

Temel keyifle bagırır; Ula Dursun, işe bak, adamların kurtarma gemileri bile LAKOSTE.

fıkranın devamı


temel ile dursun amerikaya gezmeye gitmişler.her gördüklerine bakıp ula medenıyetun közunı seveyim demiş dursun.şu gökdelene bak medenıyetın gözunı seveyım, şu heykele bak medeniyetin gözuni seveyim,şu kamyona bak medeniyetin gözunı seveyim adamlar yapmıs da demıs...derken bataklıkta dolasırlarken dursun bataklığa düşmüş ve dev bir timsah ona doru hızla yüzmeye başlamış dursun yardım ıstemeiş temelden.temelde bağirarak "gözuni sevdumin medeniyeti adamların cankurtaranı LACOST demiş.



fıkranın devamı


Bunun da ayakkabısı yok!

Florida, Miami modası var ya sanatçılarımızda...
Banu Alkan da atlamış gitmiş Miami'ye... Türkiye'de iken demişler ki, "Florida timsah cennetidir. Timsah orda çok ucuzdur."
Hemen bir timsah ayakkabı almak için dalmış ilk dükkana Banu. Seçmiş. Fiyat?. Ateş pahası... Öbür dükkan. Ateşpahası. Tepesi atmış Banu'nun. Tezgahtara bağırmış.
"Şimdi gider, kendime bir timsah avlarım. O zaman daha uygun bir fiyatla timsah ayakkabım olur."
"Hemen!" demiş tezgahtar.
"Hemen gidin.. Büyük bir tane yakalayın ama."
Banu dalmış, Florida'nin uçsuz bucaksız bataklıklarına.
Akşam tezgahtar evine dönerken bir bakmış Banu. Elinde bir tüfek. Sulara dalmış. 5 metre boyunda bir timsah da ona doğru yüzüyor. Kıyıda 10, 12 timsah ölüsü, sırtüstü çevrilmiş yan yana yatıyor. Çekmis tetiği Banu. Tam açık ağzından vurmuş hayvanı. Sürükleyerek kıyıya çekmiş. Bin güçlükle sırtüstü çevirmiş ve öfkeyle bağırmış:
"Hay Allah kahretsin.. Bunun da ayakkabısı yok!..!

fıkranın devamı


Mısır"a gezmeye giden Temel ile Dursun"un kayığı Nil nehrinde batar.

Tabii hünerlerini ortaya koymanın tam zamanı gelmiştir. Şampiyonlar gibi yüzmeye başlarlar.



Bir ara Temel kocaman bir nesnenin kendilerine doğru geldiğini

görür. Dev bir timsah iştahla onlara doğru yüzmektedir. Temel keyifle bağırır,



"Ula Dursun, işe bak, adamların kurtarma gemileri bile Lacoste!

fıkranın devamı


Temelle dursun afrikada salla nehirden geçerken salları batmış

bunlar başlamış yüzmeye.

nehir ya hem afrika eeeeeeeeee timsah eksik olurmu

tşimsahklarda bunlara doğru yüzmeye başlamış.timsahları gören temel dursuna

_ula dursun demiş

_ne oldu temel

_ula habu adamlar ne kadar moderundur

_ula nerden anladun oni

_ula baksana adamların kurtarma botları bile LACOST

fıkranın devamı


temel ile dursun amerikaya gezmeye gitmişler.her gördüklerine bakıp ula medenıyetun közunı seveyim demiş dursun.şu gökdelene bak medenıyetın gözunı seveyım, şu heykele bak medeniyetin gözuni seveyim,şu kamyona bak medeniyetin gözunı seveyim adamlar yapmıs da demıs...derken bataklıkta dolasırlarken dursun bataklığa düşmüş ve dev bir timsah ona doru hızla yüzmeye başlamış dursun yardım ıstemeiş temelden.temelde bağirarak "gözuni sevdumin medeniyeti adamların cankurtaranı LACOST demiş.

fıkranın devamı


Misira gezmeye giden Temel ile Dursun un kayigi Nil nehrinde batar. Tabii
hünerlerini ortaya koymanin tam zamani gelmistir. Sampiyonlar gibi yüzmeye
baslarlar. Bir ara Temel kocaman bir nesnenin kendilerine dogru geldigini görür.
Dev bir timsah istahla onlara dogru yüzmektedir. Temel keyifle bagirir :
- Ula Dursun, ise bak, adamlarin kurtarma gemileri bile Lacoste...

fıkranın devamı


Sovmenin biri yaptigi sovuyla dünyada çok büyük bir üne kavusmus. Sovunu
bir timsahla gerçeklestiriyormus. Sopasiyla timsahin basina vuruyormus, timsah
agzini açip adamin kafasini agzina aliyormus, adam tekrar sopayla timsahin
basina vurunca tekrar agzini açip hiçbir zarar vermeden adamin kafasini
serbest birakiyormus. Sovmen bütün dünya ülkelerini gezer, sira Türkiye ye
gelir. Büyük bir kalabalik sovu heyecanla izlemektedir. Sov biter, sovmen
alkislardan aldigi zevkle seyircilere döner kasilarak sorar :
- Aranizda bunu yapabilecek biri var mi?
Seyircilerin arasindan bizim Temel atilir :
- Ben yaparim ama söz ver, kafama hizli vurmayacaksin...

fıkranın devamı

Maymun dere kenarındaki ağacın dalına çıkmış, altından akıp giden suya bakarak son derece ...
fıkranın devamı

Bir akşam üzeri çiftlik sahibi kuzeydeki küçük göleti kontrola gitmiş. Gölete yaklaşırken...
fıkranın devamı

Adam bir timsaha tasma takmış, sokaklarda geziyor. Bir kahveye girmiş "ey ahali buraya bakın" de...
fıkranın devamı

Bir yarışma yapılır bir gölet içine girip timsaha sikilmeden çıkana ödül verilir 1. yarı
fıkranın devamı

Temelle dursun afrikada salla nehirden geçerken salları batmış bunlar başlamış yüzmeye.nehi...
fıkranın devamı

Adamın biri iş için bir şirkete başvurur.görevli sorar : -Neden iş arıyorsunuz. -İşsiz old...
fıkranın devamı

Iki tane dönme dag basinda yapayalniz kalmislar. Ikisinin de cani sevismek istiyormus.-"Sen beni ya...
fıkranın devamı

Mısır'a gezmeye giden Temel ile Dursun'un kayığı Nil nehrinde batar.Tabii hünerlerini ortaya k...
fıkranın devamı

- Filler günde ortalama 2 saat uyurlar.
- Amerika'da 58 milyondan fazla köpek vardir.
- Hastalanmayan tek hayvan köpek baliklaridir.
- Köpek baliklarinin kansere karsi bagisikligi vardir.
- Timsahlar derine batabilmek için tas yutarlar.
- Bir istakoz 7 senede ancak yarim kilo alabilirler.
- Penguen yüzebilen fakat uçamayan tek kustur.
- Atlarin insanlardan 18 tane daha fazla kemigi vardir.
- Büyükçe bir yunus günde 2 ton yiyecek tüketir.
- Sivrisinek insanlarin ölümüne en fazla sebep olan hayvandir.
- Bir inek hayati boyunca yaklasik 200.000 bardak süt üretir.
- Mavi balinanin agirligi 22 ayda 26 tona kadar ulasir.
- En hizli büyüyen hayvan mavi balinadir.
- Bir karinca kendi agirliginin 50 kati agirligi kaldirabilir.
- En hizli kara hayvani çitadir. Hizi saatte 95 km'ye ulasabilir.
- En hizli balik yelken baligidir. Hizi saatte 109 km'ye ulasabilir.
- En hizli kus bogazli kirlangiçtir. Hizi 3 saniyede saatte 128 km'ye çikabilir.
- Mavi balinanin çikardigi ses 850 km öteden duyulur.
- Mavi yunuslarin kalbi dakikada sadece 9 kere atar.
- Suaygirlari su altinda dogar ve dogar dogmaz yüzebilirler.
- Hayvanlar alaminde sadece domuzlar günesten yanabilir.
- Suaygirlari agizlarini 120 cm açabilirler.
- Bir pire kendi boyunun 150 kati yükseklige ziplayabilir.
- Son 4000 sene içinde herhangi bir yeni hayvan evcillesmemistir.
- Karincalarin koku alma kabiliyeti en az köpekler kadar gelismistir.
- Insanlari parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanimak mümkündür.
- Ayni parmak izi gibi her insanin dil izi de farklidir.
- Hamamböcekleri yaklasik 250 milyon yildir hiçbir degisime ugramamislardir.
- Balinanin derialti yagindan sabun, güzellik kremi, margarin elde edilir.
- Vampir yarasalari hayvanlarin kanini emer ve günde 1 çorba kasigi kanla doyar.
- Bilgisayarla ugrasmak gözleri bozmaz, sadece yorar.
- Dünyadaki isi 1900 yilindan itibaren 0,7 derece artti.
- Yunuslarin beyni insanlarinkinden büyüktür.
- Yanlis dereceli gözlük gözü bozmaz.
- Insan, ömrü boyunca 20 kg toz yutar.
- Kibrit kutusu kadar bir altin, bir tenis kortu büyüklügüne kadar inceltilebilir.
- Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.
- 600 tane bitki cinsi etyiyendir.
- 60 yasinda, insanlar tat alma duyularinin %50'sini kaybederler.
- El tirnaklari ayak tirnaklarindan 4 kat daha hizli büyürler.
- Gülmek için 17, surat asmak için 43 adaleye ihtiyaç vardir.
- Beynin %85'i sudur.
- Dünyada en çok kullanilan isim Muhammed'dir.
- Eskimolar buzdolaplarini yiyeceklerin donmamasi için kullanirlar.
- Fare bir deveden bile daha fazla süre susuz kalabilir.
- Kendi dirseğini yalamanin imkansiz olduğunu
- Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadıgını ve bunu kimsenin açıklayamadıgını ?
- Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyecegini
- İdrarın zifiri karanlıkta parladığını ?
- Eğer cok siddetli hapsirirsan, kaburgalarindan birini kirabilecegini ?
- Hapsirmayi engellemeye calisirsan,basindaki veya boynundaki damarlardan birinin yirtilabilecegini ve olebilecegini ?
- Hapşırdıgın sırada gözlerını açık tutmaya calışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini ?
- Domuzların vucut yapılarından dolayı hicbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını?
- Dünya nufusunun %50 sinin hiç telefonla konusmadıgını ?
- Farelerin ve atların kusamadıklarını ?
- 1 saat sureyle kulaklikla birsey dinlemenin kulaktaki bakteri sayisini %700 arttirdigini ?
- Çakmagin kibritten once bulundugunu ?
- Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan icin benzersiz oldugunu ?
- bu yaziyi okuyan insanlarin %75 inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarini:)
- Hapşırdığınız Zaman Kalbinizde Dahil Olmak Üzere Bütün Vücut Fonksiyonlarınız Bir An İçin Durur.
- Filler Zıplayamayan Tek Memelilerdir.
- Zürafaların Ses Telleri Yoktur.
- Zürafalar 35 Cm Uzunluğunda Siyah Bir Dile Sahiptirler.
- Kangurular Geri Geri Yürüyemezler.
- Kelebekler Ayaklarıyla Tat Alırlar.
- Kadınlar Erkeklere Oranla 2 Kat Fazla Göz Kırpar.
- İnsan Vücudundaki En Güçlü Kas Dildir.
- Gözleri Açık Tutarak Hapşırmak İmkansızdır
- İnsan Elinde; En Yavaş Uzayan Tırnak Baş Parmağınki, En Hızlı Uzayan Tırnak İse Orta Parmağınkidir.
- Eiffel Kulesinin Tepesine Çıkana Kadar 1792 Basamak Vardır.
- İnsan Saçı 3 Kilo Ağırlık Kaldırabilecek Esnekliktedir.
- Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar.
- Yataktan Düşerek Ölme Olasılığı 2 Milyonda 1'dir.
- İnsanlar Vücutlarında 300 Adet Kemikle Doğuyorlar Ama Yetişkin Olduklarında Bu Sayı 206'ya Düşüyor.
- Bir Karınca Kendi Ağırlığının 50 Katı Ağırlığı Kaldırabilir.
- üzerinde barkot olan ilk ürün Wrigley cikletti.
- Yilda 2500 solak sag elini kullananlar icin yapilan ürünler yüzünden ölüyor.
- Empire State binasinda 10 milyondan daha cok tugla var.
- Canli gömülme korkusuna "Taphephobia" denir.
- Timsahlar eski disleri yenilemek icin yeni dis üretir.
- Kadinlarinin goguslerinin yüzde 70 yagdir.
- Günes Dünyadan 330,330 kat daha büyüktür.
- Clinophobia yatak korkusudur.
- Kirpiler suyun üzerinde batmadan kalirlar.
- Kaydedilen en uzun Tavuk ucusu 13 saniyedir.
- Kedi sidigi karanlikta parlar.
- Dünyadaki beyaz karincalarin toplam agirligi insanlarin 10 katidir
- Bir insan hayatinda ortalama 6 örümcek yutar.
- Elekrikli sandalye bir Disçi tarafindan icat edildi.
- Bütün Yeldegirmenleri saatin ters yonunde doner. Irlanda'dakiler hariç
- Cicekli bir bitki bir milyar polen sacabilir.
- Ortalama bir kirpinin kalbi saatte 300 kere atar.
- Develerin gözlerini kumdan korumak icin 3 göz kapagi vardir.
- Eseklerin gözleri dört ayaklarini da görebilecek sekildedir.
- Insan disleri kaya kadar serttir.
- Eski Misir'lilar tastan yapilmis yastiklarda uyurlardi.
- Bir hipopotam agzini 1.2 metrelik bir cocugun sigacagi kadar acabilir.
- Dünya yaklasik 6,600,000,000,000,000,000,000 tondur.
- Hamambocegi kafasi koptuktan sonra haftalarca yaşar,en sonunda açliktan ölür
- Her pul yalayisinizda 0.1 kalori alirsiniz.
- Ortalama bir insan yilda 1460 rüya görür.
- Her 4 Amerikali'dan biri Tv de gözükmüstür.
- Amerika'nin Omaha ve Nebraska eyaletlerinde kilisede yellenmek, gaz - cikartmak ve hapsirmak kanuna aykiridir.
- Dogdugunuzda 300 kemikle dogarsiniz daha sonra bu sayi 206 ya iner.
- Insanlardaki legen kemikleri betondan daha saglamdir.
- Amerikalilarin 7% si Amerikan milli marsinin ilk 9 kelimesini bilmezken Kanada milli marsinin ilk 7 kelimesini bilir.
- Kanadalilarin 5% i Kanada milli marsininin ilk 7 kelimesini bilmezken Amerikan marsinin ilk 9 kelimesini bilir.
- Yilda 10000 kus cama carptiktan sonra ölmektedir.
- Florida eyaleti Ingiltere'den büyüktür.
- Dünya üzerinde bir milyon hayvan türü yasamaktadir.
- Bir zamanlar Izlanda'nin bir sehrinde köpek beslemek yasakti.
- Kalbiniz günde 100000 kere atmaktadir.
- Thomas Edison, ampulun mucidi , karanliktan korkardi.
fıkranın devamı

BIRINCI DAKIKA
Sevgili günlük,
Bu sabah Hürriyet'in Kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vücuda yaptığı olumlu etkileri anlatan bir haber okudum. Bu tarz haberlerden oldum olası tiksinmeme rağmen nedense coşup sigarayı bırakmaya karar verdim. Kararım kesin, sigarayı bırakıyorum. Bu kararımın vücuduma etkilerini gösteren tabloyu başucuma astım. İçimin zehirden temizlenmesini tabloya bakarak daha rahat hissedeceğim. Simdi masanın üzerindeki dolu sigara paketini buruşturup çöpe sallıyor ve sağlıklı gürbüz bir kişi olma yolundaki ilk adımımı atıyorum.

SEKIZINCI SAAT
Sevgili günlük,
Tabloya göre sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra tansiyon ve nabız normale dönüyormuş. İnanır misin, bunu hissediyorum sanırım. Tamam, tansiyon ve nabzımın bundan sekiz saat önceki halinde de anormallik hissetmemiştim, ama normale dönmesi iyi bir şey herhalde. Coşkumu paylaşmak için Teoman'ı aradım, sigarayı bırakmama "geçici Ubeyd Korbey sendromu" adini takti. "Oğlum" dedim, "bak tam sekiz saattir sigara içmiyorum, tansiyonum ve nabzım cillop gibi oldu". Bunu söyleyince kendi nabzının ve tansiyonunun da harika olduğunu söyledi, meğer sekiz saattir uyuyormuş. Y_a_v_s_a_k iste, ben ne diyorum o ne diyor. Yalnız laf aramızda, kafama takıldı gerçekten, demek ki günde sekiz saat uyuyan bir sigara tiryakisinin tansiyonu ve nabzı da günde bir kere normalleşiyor. E peki, tansiyon ve nabız günde üç kez normale dönemeyeceğine göre benim kazancım ne bu isten? Demek ki, savaşı erken bırakmayacaksın. Yoksa Teoman i_t_i_n_d_e_n ne farkım kalır? Onun tansiyonu da normal, benimki de.... Neyse, bakıcaz....

ONUNCU SAAT
Sevgili günlük,
Sigarayı bırakırken başlangıcın çok zor geçtiğini duymuştum. Hiç de değilmiş. Az önce yemek yedim, iştahım açılmış, yemeklerin tadını daha iyi aldım. Yıllardır ilk kez yemeğin üzerine sigara içmeyeceğim.

ON BIRINCI SAAT
Acaba azaltarak mi bıraksam? Sadece yemeklerden sonra içsem mesela? Yok yok, dayanmam lazım. Kuruyemişçiye gidip kabak çekirdeği alayım, oyalanırım.

ON ÜÇÜNCÜ SAAT
İki saattir aralıksız kabak çekirdeği yiyorum. Ve bir de yıldıran dejavu: "abi bu çekirdeğe elini sürünce bırakamıyorsun."

ON DÖRDÜNCÜ SAAT
Kabak çekirdeğini bırakınca yemekten sonrakine benzer bir sigara içme isteği uyandı. Çöpe attığım sigara paketini ararken telefon çaldı, Teoman mis. "Sağlığında yeni düzelmeler var mi?" diye sorup kahkaha attı. Vay ayı vaaay, sigarayla mücadelemde basarisiz olmamı bekliyor demek ki. Bu beni sinirlendirmekten çok kamçıladı. Ulan Teoman, görüşürüz bakalım. İlk isim sigara paketinin olduğu çöp torbasını evden atmak.

ON YEDINCI SAAT
Sevgili günlük,
Kendimden utanıyorum. Az önce kapıdaki çöp torbasını geri almaya karar verdim, kapıcı g.türmüs. Kararsızım, sigarayı bırakanların sinirli olmaya başladığı ve kilo aldığı söyleniyor. Şişman ve sinirli biri olup Hüseyin'e benzemeyeyim sakin?

YIRMI DÖRDÜNCÜ SAAT
Sevgili günlük,
Biliyor musun, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski yüzde 25 azalıyormuş. Fena değil ha, ne dersin? Teoman'ı aradım az önce, sana en fazla 15 gün veriyorum dedi. Kalp krizi riskinin azalmasından söz ettim, güldü. Gül bakalım Teoman efendi, gül... Gidip kabak çekirdeği alayım.

IKINCI GÜN
Sevgili günlük,
Dün çok kötü geçti. Kuruyemişçiye gidip bir kilo kabak çekirdeği aldım. Gazeteleri çıkmadan okusaydım keşke, Hincal Uluç kösesinin yazısını "kabak çekirdeğinin cinsel güce katkılarına ayırmış. Allahım, ya kuruyemişçi de okumuşsa yazıyı? Ulan yüz gram al çık, bir kilo niye alıyorsun? Bundan sonra o dükkanın önünden geçemem.

ÜÇÜNCÜ GÜN
Sevgili günlük,
Çok güzel bir gündeyiz. Sigarayı bırakmamın üzerinden 72 saat geçti, yani sinir uçlarım bugünden itibaren yenilenmeye başlıyor. Daha da güzeli, sevgilim geliyor. Bugün biraz sinirli gibiyim, kızın yanında arıza yapmasam bari...

DÖRDÜNCÜ GÜN
Sevgili günlük,
Dün ne güzel başlamıştı hatırlarsın, ama korktuğum başıma geldi ve sevgilimle kavga ettim. Her şey iyi başlamıştı halbuki. Bir ara dışarı çıktık, ben sosisli sandviç almak istedim, hanımefendi karşı çıktı. Neymiş, yürüyerek yemek yenilmezmiş. Durduk yerde kavga çıktı. Sonunda dayanamayıp karşıdaki lokantaya gittim ve patlıcan musakka söyledim. Garson tabağı getirir getirmez hatunun yanına koştum ve "yürüyerek yemek öyle yenmez böyle yenir" diyerek elimde tabak yürümeye başladım. Bir yandan da musakkayı yemeye çalışıyorum. kız kaçmaya başladı, ben de pesinden koşuyorum. Bir ara ağzımdan köpükler çıktığını fark edince durakladım. Elimdeki tabağı çöpe atıp eve döndüm. Sevgilimin telesekreterine not bıraktım, umarım arar.

BESINCI GÜN
Bu sabah İstikbal'den çek-yat gelecekti, öğlene kadar bekledim, ne gelen var ne giden. Birden sinirlerim tepeme çıktı, elimde odunla beklemeye başladım. Hayır, niye sözünde durmuyorsun kardeşim? Sabah dediysen sabah getir. Adamlar saat üçte geldiler, ben odunla kapıya çıkınca tedirgin olup kaçtılar. İstikbal'i arayıp siparişi iptal ettim, Yataş'ı var Mobella'si var canim, banane yani...

ALTINCI GÜN
Sevgilim aradı, bana çok kızgın olduğunu söyleyip bir çuval zır zır yaptı. Zaten ona moralim bozuk, bir de Teoman gelip karşımda fosur fosur sigara içmesin mi? Dumanı suratıma üflediğinde çaktırmamaya çalışarak içime çekmeye çalıştım. Ulan özlemişim be...

YEDINCI GÜN
Kabul etmem gerekir ki bugün çok sinirliydim. Gevşemek için televizyonu açıp belgesel izlemeye başladım. Discovery Channel'da Timsah Avcısı diye bir lavuk var, 10 dakika dayanamadım herife. Eline bir yılan almış, yılan çıtır çıtır ısırıyor, bu gevrek gevrek gülüyor. Neymiş, yılan zehirsizmiş. Ya arkadaşım, zehirsiz diye ne bu yani? National Geographic'i açıyorum, zürafalar var, daha iyi. Ama zürafalardan, Mary ve ailesi diye söz ediliyor. Allah belanızı versin hepinizin. Süt içip uyumaya karar veriyorum, süt şişesinin üzerine "lütfen çalkalayınız" yazmışlar. Çal-ka-la-mi-yo-rum. Mecbur muyum lan sizin şişenizi temizlemeye. Para almasını biliyorsunuz essogluessekler sizi be!

SEKIZINCI GÜN
Aksam arkadaşlarla bira içmeye gittik. Bu insanlar ne kadar anlayışsız var ya günlük, aklin oynar. Ulan zaten sigarasız bira içiyorum, beynim sulanmış, hala üzerime geliyorlar. Masada ideolojik hadise çıktı, dışarı kadar uzadı. Tartışma sorun değildi de "sigarayı bıraktığından beri kilo aldın lan koca g.t" deyince dayanamayıp kafa attım Teoman'a. Yapmasam iyiydi.

SEKIZINCI GÜN
Teoman arayıp bir daha benimle görüşmek istemediğini söyledi. Çok umurumdaydı lavuk. Gereken cevabi verdim zaten. Bu arada, gazetede okudum yine. Sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden bahsediyordu. Azaltarak bırakma ve marka değiştirerek bırakma maddeleri ilgimi çekti. Acaba? Ama yok yok, bu kadar dayandım, gerisini getirmek lazım.

DOKUZUNCU GÜN
Sevgili günlük,
Sana ne zamandır sevgili günlük diye seslenmediğimi fark ettim. Oysa sen bu dünyada beni anlayan tek varlıksın, tek dostumsun. Bugün ne oldu biliyor musun, sevgilim beni terk etti. Alçak kadın, manyaklaştığımı söyleyip ayrıldı benden. Bu arada kabak çekirdeğinin b.kunu çıkardım, her tarafımda sivilce çıktı.

ONUNCU GÜN
İki gün önce, sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden söz etmiştim. Ben iki yöntemi
birleştirip hem marka değiştirdim hem de azalttım. Günde üç tane yemeklerden sonra Parliement içiyorum. O kadar zaman sonra ilk içilen sigaranın bir güzel kafası var, şaşırırısın.

ON BIRINCI GÜN
Kendime bir iyilik yapıp sigarayı beşe çıkardım. Ha üç, ha beş. Eskiden günde bir paket içiyordum, simdi beş tane içiyorum. Yine kazançlıyım yani...

ON IKINCI GÜN
Bugün gazetede Amerika'da yapılan bir araştırmayla ilgili haber okudum. Habere göre günde 10 taneye kadar sigaranın çok fazla zararı yokmuş. Üstelik sigaranın markasını değiştirmekten falan bahsedilmiyordu. Madem öyle günde 10 tane Camel içebilirim.

ON ÜÇÜNCÜ GÜN
Sevgilimi ve Teoman'ı arayıp özür diledim. Sevgilim, bir süre daha görüşmek istemediğini söyledi. Ağzımdan köpükler çıkarken koşturduğum sahneyi unutamıyormuş. Haklı kız, bir şey söyleyemedim. Teoman aramızda geçen hadiseyi sigaraya yordu, ona göre yavaş yavaş sigara içmeye başlayınca beynim tekrar faaliyete geçmiş. Neyse barıştık ve yarin aksam buluşmaya karar verdik.

ON DÖRDÜNCÜ GÜN
Teoman'la ocak başına gittik. İçtiğim sigaraları saymadım. Teoman'ın da dediği gibi, sigaranın zararlarını bilerek içiyorum, kime ne? Sana da soruyorum günlük, sanane?

ON BESINCI GÜN
Püfür püfür içiyorum sigaraları. Bir de, "sigaraya tekrar başlayınca ne olur" tablosu yapmaya başladım. Sevgilim de bir daha sigarayı bırakmayacağım sözünü verince geri döndü. Elveda günlük, bir daha isim olmaz seninle.
fıkranın devamı

Temel köyünden ayrılıp, zengin olmak için düşmüş yollara. Aradan yıllar geçmiş ve çok zengin olarak dönmüş köyüne. En samimim arkadaşı olan Dursun bu serveti nasıl yaptığını sormuş. Temel hiç kimseye söylememek şartı ile sırrını açıklamış:
- Haçan pen Afrika diye pir yere cittim. Orada Nil nehri dedikleri bir yerden timsah avladım ve zengin oldum.
Deyince Dursun daha çok şaşırmış.
-Ula uşağım ne ettun o timsah denen hayvanları?
Temel:
- Uşağum haçan en değerli çantalar timsahlardan çıkayi.
Deyince Dursun tarlayı takkayı satıp düşmüş yollara. Aradan yıllar geçmiş ama geri dönmemiş. Merak eden Temel atlamış özel uçağına ve nil nehri kıyılarına gelmiş. Oradaki yerlilere arkadaşı Dursun'u tarif edip nerede olduğu sormuş. Yerini öğrenip yanına gittiğinde Dursun'un elinde bir olta ve yanında dağ gibi yığılı ölü timsahları görmüş. Dursun timsahı yakalayıp ağzını açıp içine bakıyor "Tüh be bundan da çanta çıkmadı" deyip yan tarafa atıyormuş.
fıkranın devamı

İngiliz ,Fransız ,Temel ormanın içinden geçen dereden geçeceklerdir.Fakat derenin içinde dereye gireni miken bir timsah yaşamaktadır ve bu timsahın miktiği insanların aksanı bozulmaktadır.İlk önce İngiliz girer,ötekiler su nasıldı diye sorarlar:
- Tu tok güzel,tu tok güzel der
Daha sonra Fransız girer yine sorarlar su nasıldı:
- Tu tok güzel,tu tok güzel
Ve en son bizim Temel girer yine sorarlar su nasıldı:
- Su çok güzel,su çok güzel
Ordan timsah çıkar:
- Tenin ananı tikicem
fıkranın devamı

Yetişkin bir timsah tam 3 yıl yemek yemeden, su içmeden yaşayabilir. Bir insansa yemek yemeden 5 gün, su içmeden 3 gün ancak yaşayabilir.
fıkranın devamı

Bir gün çok çirkin bir kadın bir bara girer ve omuzunda bir papağan vardır. İÇeri girdikten sonra:
- Omuzumdakinin ne olduğunu bilen benimle öpüşmeye hak kazanacaktır.
Hiç kimseden ses yoktur ama bizim Temel kadın ile dalga geçmek icin atılır
- O bir timsahtır.
Kadın
- Hayır bilemedin ama bu seferlik doğru sayıyorum.
fıkranın devamı

Birgün İngiliz Fransız ve Nam-ı Kemal bi adada mahsur kalmışlar. Ada çorakmış. Karşıda da bir ada varmış. O adada da ne istersen varmış. İki ada arasında bir deniz varmış, denizin içindede bir timsah. Timsah denize gireni s*k*yormuş. S*k*ncede S'yi Ş okuyormuş gazabına uğrayanlar. İngiliz dayanamamış karşıya geçmeye karar vermiş. Gitmiş gelmiş. Sormuşlar; nasıl dı demişler "miş gibiydi miş gibiydi" demiş. Fransız da dayanamamış gitmiş. Nasıldı demişler o da "miş gibiydi miş gibiydi" demiş. Nam-ı Kemal de dayanamamış gitmiş. Gelince sormuşlar nasıldı demişler "mis gibiydi mis gibiydi demiş. Arkasından timsah çıkagelmiş "nerde o a*ını ş..tiğimin çocuğu"
fıkranın devamı

Şovmenin biri yaptığı şovuyla dünyada çok büyük bir üne kavuşmuş.Şovunu bir timsahla gerçekleştiriyormuş.Sopasıyla timsahın başına vuruyormuş,timsah ağzını açıp adamınkini ağzına alıyormuş,adam tekrar sopayla timsahın başına vurunca tekrar ağzını açıp hiçbir zarar vermeden adamınkini bırakıyormuş.Şovmen bütün dünya ülkelerini gezer,sıra Türkiye'ye gelir.Büyük bir kalabalık şovu heyecanla izlemektedir.Şov biter,şovmen alkışlardan aldığı zevkle seyircilere döner kasılarak sorar:'Aranızda bunu yapabilecek biri var mı?'.Seyircilerin arasından bizim Temel atılır:'Ben yaparım ama söz ver,kafama hızlı vurmayacaksın'
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama