Trabzona Fıkraları

loading...

OTOBÜS ŞÖFÖRÜ İLE TRABZON'LU GENÇ ADAMIN ARASINDA GEÇEN DİYOLOK EMİNİM GÜLMEDEN GEÇEMİYECEKSİNİZ TRABZON SPOR'LU GENÇ ADAM BİR GÜN MEMLEKETİNE GİTMEK İÇİN BİR FİRMADAN BİLET ALIR VE OTOBÜSE BİNER VE İHTİYAÇ İÇİN DİNLENME TESİSİNE GİDERLER İHTİYAÇ GİDERDİKTEN SONRA YOLA ÇIKARLAR VE UYKUSU GELİR SABAH OLUR GÖZLERİNİ AÇAR BİRDE BAKAR'Kİ SAMSUN TERME'DE NE YAPACAĞINI ŞAŞIRIR AMA KENDİSİNİN TRABZON'DA OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜŞTÜ ŞOK OLDU ULA PENMİ YANLUŞ GÖREYRUM DAAA PEN ŞİMDU HAÇAN SAMSUN'AMİYUM DAAA ULA PEN RÜYAMI GÖREYRUM KENDİSİNE BİR CİMCİK ATAR OTOBÜSTEN AŞAĞIYA İNER BİR BAKARKİ KAPTAN DIŞARIDA ATMIŞ BACAK BACAK ÜSTÜNE AMCACUM HAÇAN SAA BİR ŞEY SORACAĞUM DAAA DER ? KAPTAN HE BUYUR YEĞENİM NE OLDU SÖYLE BAKALIM ? YA PEN TRABZONA GİTMEK İÇUN BİLET ALMİŞİDUM DAA DER ? KAPTAN EEE NE OLMUŞ YEĞENİM DİYE SORAR ? GENÇ ADAM NASIL NE OLDU AMCACUĞUM DAA ? KAPTAN EEEEE DER ? AMA BEN SAMSUN'AYUM DAA DER ? KAPTAN TEKRAR EEEEEE DER ? YA EMİCE DALGAMI GEÇEYSUN HAÇAN PENUMLE DAA DER ? KAPTAN OLURMU YEĞENUM DER ? GENÇ AMA BEN SAMSUN'DAYIM NEDEN TARABZON'DA DEĞİLİM DER ? ULA YEĞENİM SİZE HER YER TRABZON DEĞİLMİYDİ DER ? GENÇ EVET EMİCE DER ? KAPTAN TAMAM İŞTE OĞLUM DAHA NEYİN TANTANASINI YAPIYORSUN DER ? GENÇ AMA AMCACUĞUM BURASI HER YER DEĞİL Kİ DER ? KAPTAN YA NERESİ DER ? GENÇ EMİCE BURASI ŞEHR - İ SAMSUN DAA DER
fıkranın devamı


Temel, marsa gidecek ilk astronottur.

10 milyar dolarlik muhtesem bir uzay gemisi ile giden Temel"den dönüse dek haber alinamayacaktir.10 yil sonra geri döndügünde flaslar patlar herkes merakla etrafini sarar:

"Marsta hayat var mi???"



Temel omuzlarini silker:

"Yok ..."

Bilim adamlari, basin ve tüm dünya hayal kirikligi içindedir. Temel"i uçaga bindirip Trabzona ugurlarlar.Aksam evinde ailesi ile kendi dönüsünü seyreden Temel"in oglu sorar:

"Baba yaw hakkaten hayat yok muydu acaba?"

Temel yine omuzlarini silker:

"Haçan saat 11 dedin miydu bütün tükkanlar kapanaii! Sen puna hayat mi diisun?"

fıkranın devamı


Temel büyük bir yük gemisinde kaptandır ve sürekli okyanuslara açılır.Birgün trabzona yolu düşmüş bi köye gideyim demiş,Köy kahvesinde Dursun"u görmüş ve Dursun"a



-Ula Dursun gel getureyim seni gemilan uzak denizlere.

Demiş ve Dursun"u nihayetinde ikna etmiştir. Yola çıkmışlar Büyük okyanusun ortalarına gelmişler. Dursun bide ne görsün küçücük bir adanın kenarında saçı sakalı uzun sefil durumda yaşlı bir adam el kol sallayarak gemiye doğru bağırıyor.



Dursun temele sormuş.

-Ula Temel bu adamda kimdur?

-La ne bileyim otuz senedur haburdan gelur giderum o adam bana hep oyle el sallar delimidur nedur anlamadumki.

fıkranın devamı


Temel bir gün trabzona gitmek için bilet almaya geldiğinde görevli yerinde oturmuş gazete okuyordu.etrafta hiç kimse yok tu ve görevliye



- "ula uşağum bana ordan bir trabzona bilet ver da" dedi.görevli hiç bakmadan sıra ya geç! dedi.temel etrafına bakındı ve kimsenin olmadığını görünce tekrardan



- "la uşağum ordan bana trabzona bir bilet ver" dedi gine.adam yine sıraya keç!dedi.temel tekrar sorduğunda gine aynı cevabı alınca kızdı tabi ve görevliye bir tane vurdu görevli gözü mor apar topar ayağa kalktı ve;



- "ula kim vurdu bana" diyince temel atıldı



- "ula bu kadar kalabalığın içinde ne biliyim sağa kim vurdu da."

fıkranın devamı


Temel Istanbul da bir is yeri açar ve isler tikirinda gidince altina hemen
Mercedes marka bir araba çeker. O günlerde Trabzon dan annesi arar ve :
- Temel oglum, baban öldi. Hemen cel.
Temel arabaya atlar ve hemen yola koyulur. 6 saatte trabzona varir.
Neyse, babasinin cenazesini kaldirirlar, aksam annesinden izin ister ve isleri
yüzünden hemen Istanbul a dönmesi gerektigini söyler. Annesi onayladiktan
sonra Istanbul a telefon açip yaninda çalisanlara :
- Usaklarim, benceliyoryum beni karsulayun.
Usaklar bekler Temel gelmez. 1 gün geçer, Temel yok. 2 gün geçer Temel,
yok. 3 gün geçer Temel yok. 4 gün sonunda Temel gelir. Hemen sorarlar
- Patron 6 saatte gittin, 4 günde döndün. Çok merak ettik seni.
Temel bunun üzerine usaklaruna döner ve der ki :
- Ula usaklarum bu Almanlari anlamiyorum... Arabaya 5 tane ileri fites
koymuslar, sanki isin geri dönüsü yok gibi geri fitesten sadece 1 tanecik
koymuslar. O sebepten geç celdum.

fıkranın devamı


Temel, Dursun'la şafakta köprü altında buluşmak için anlaşmışlar.Temel demiş ki, yatsiya cadar celdim celdim,celmeüm cidersun Tren

Temel ve iki arkadasi istanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garina giderler. İlk Trabzon treni 1 saat sonradir, bileti alirlar. Ne yapalim bir saat diy düsünürken yemege gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlar ki 1 saati geçmis. Hemen kosarlar tren garina ama tren gitmiş. Yine bilet alirlar 1 saat sonrasi için. Ne yapalim vakiti nasil geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate

baktiklarinda 1 saat olmasina 5 dakika vardir. Hemen kosarlar gara ama trene yetisemezler.Giseye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varmi diye.Gisedeki adam

"Bakin bu son tren eger bunuda kaçirirsaniz Trabzon'a bugün dönemezsiniz" der .

Bileti alırla yine sikilmislar ne yapalim derken pastaneye gitmeye karar vermisler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmislar ki 1saat olmak üzere hemen kosmuslar gara. Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamis, digeri orta boylu son vagona tutmus. Tren gitmis,Temel oturmus yere baslamis gülmeye. Gise memuru yanina gelmis.

"Sen ne garip adamsin. 3 tren kaçirdin, arkadaslarin gitti, sen kaldin, aglayacagina gülüyorsun be adam.

Temel : "Uy hemserum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum" demiş.

fıkranın devamı



Temel yeni aldığı BMW si ile Trabzona gidip hemşehrilerine hava atmak ister. Yakınlarına telefon açar. Ula beni karşılayın 12'de yola çıkayrum saat 6'da ordayım. Dediği gibi 12'de yola çıkar ve 6'da Trabzona varır. O gün hasret giderir, ertesi gün yola çıkacaktır. İstanbul'daki yakınlarına telefon açar ula beni karşılayın 12'de yola çıkayrum 6'da ordayım. Yakınları saat 6'da Temel'i karşılamaya çıkarlar. Temel yok. Saat 7 olur, temel yok. 8,9,10,11,12.....sabahın ilk ışıklarına doğru temelin arabası gözükür. Tanıdıkları panik içinde temele sarılırlar, nooldu temel bi kazamı geçirdin. Yok hemşerum ne kazası be, hep bu Alaman gavuru yüzünden oldu. Arabayla gitmek için 5, geri gelmek için 1 vites koymuşlar....

fıkranın devamı

Temel marangoz ama ne marangoz mesleğinin zirvesinde derken trabzona dünyanın en büyük sirki ge...
fıkranın devamı

Temel uçakla Trabzona gidecekmis. Oturmus bir yere rasgele... Asil yer sahibi gelmis; Yer sahibi: B...
fıkranın devamı

Temel ve iki arkadasi istanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garina giderler ilk Trabzon treni 1 saat sonradir, bileti alirlar. Ne yapalim bir saat diye düsünürken yemege gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet, muhabbet saata bir bakarlar ki 1 saati geçmis. Hemen kosarlar tren garina ama tren gitmis.
Yine bilet alirlar 1 saat sonrasi için. Ne yapalim vakiti nasil geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktiklarinda 1 saat olmasina 5 dakika vardir. Hemen kosarlar gara ama trene yetisemezler.
Giseye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varmı diye. Gisedeki adam "bakin bu son tren eger bunuda kaçirirsaniz Trabzon'a
bugün dönemezsiniz" demis. Bileti almislar yine sikilmislar ne yapalim derken pastaneye gitmeye karar vermisler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmislar ki 1 saat olmak üzere hemen kosmuslar gara. Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamis, digeri orta boylu son vagona tutmus. Tren gitmis, Temel oturmus yere baslamis gülmeye. Gise memuru yanina gelmis."Sen ne garip adamsin. 3 treni kaçirdin, arkadaslarin gitti, sen kaldin, aglayacagina gülüyorsun be adam".
Temel: "Uy hemserum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum" demis.
fıkranın devamı

Bir gun Basbakan Trabzon'a gitmeye karar vermis. Trabzona gitmis ve hayret icinde herkese bakiyormus.
Sonra kahveye gitmis ve bizim Temel'in oturdugu masaya oturmus ve sohbete baslamisler. Sonra dayanamamis sormus:
- Burdaki erkeklerin neden hepsinde biyik var?
Temel cok havali bir sekilde:
- Biz onemli seylerin altini cizeriz...
fıkranın devamı

Temel marangoz ama ne marangoz mesleğinin zirvesinde derken trabzona dünyanın en büyük sirki geliyor çadır direğini dikmek içinde usta bir marangoza ihtiyaç var arayıp soruşturuyorlar en iyi usta olarak temeli tavsiye ediyorlar temel sirke gelip ne iş yapılacağına bakıp takımlarını alıp geliyor ve direğin üstüne çıkıp başlıyor
direği yere çakmaya bu sırada sirkin patronu aşağıdan temeli seyrediyor derken temel birden havada iki parande üç salto atarak yere iki ayağının üstüne ve ellerini bacağının yanlarına vurarak sağlam bir şekilde düşüyor bunu gören patron içtiği puroyu yutuyor ve
koşarak temelin yanına gelip aynı hareketi yapmasını ve bunun karşılığında ise çok büyük para kazanacağını anlatıyor temel ise kesinlikle olmaz diyor patron gene aynı hareket için para ve 20 senelik ip canbazlarının bile bu hareketi yapamadığını anlatıyor adam ısrar ediyor temel kabul etmiyor adam gene ısrar temel en sonunda adamın kulağına eğilip:
- " Ula hemşerim benim her sefer aynı hareketi yapmam için direğin tepesinde aletin başına mı vurmam lazım."

fıkranın devamı

Temel bir gün Almanya'ya gider ve bir petshopun önünde durur. İçerden bir papağan temel'e bakarak "aptal aptal" der. Temelde papağanın yanına giderek "uy nerden biliysun benim aptal olduğumu" der.
Sonra petshopun sahibine papağanın yumurtalarından 3 tane hazırlamasını yarın trabzona giderken alacağını söyler.
Ertesi gün temel yumurtaları alır ve Trabzon'a gider. Halkı etrafına toplayarak:
- Ey halkum bu yumurtalar çatlayunca hepimizin kaderini değiştirecek her şeyi biliyolarda" der.
Tabi herkes merakla yumurtaların çatlamasını bekler. Yumurtalar çatlamaya başlar fakat içlerinden civciv, devekuşu ve tavus kuşu çıkar.
Temel tekrar Almanya'ya gider. Papağan yine ona "aptal aptal" der. Temelde yanına yanaşarak:
- Benim aptal olduğumu bir tek sen bileysun ama senin **ospu olduğunu bütün Trabzon biliyo" der.
fıkranın devamı

Temel uçakla trabzona gidiyomuş. Uçaktan bir takım sesler gelmiş pilot merak etmeyin uçağın bir motoru bozulmuşturder. Temel hostesi yanına çağırır ve sorar: Bu uçakta kaç motor vardır. Hostes 2der. Sonra tekrar bir ses daha gelir. Pilot uçağımızın bir motoru daha bozuldu der. Sonra temel içinden: Eyvah havada kalduk...
fıkranın devamı

Temel Fransada gezerken, herkes toplanmış bir dükkanın başına bir papaganı dinliyor. Temel hemen sormuş "Bu nedir burada ne oluyor ?" Demişler ki "Bu papagan özeldir, insanların karakterini biliyor, gelecegini okuyor"

Temel tam papaganın yanına gidecek, papagan bunu görmüş ve "Salak" demiş. Temel sagına soluna bakmış, tekrar papagana dönmüş, papagan tekrar Temel'e "Salak" demiş.
Temel "ulan bildi helal olsun" demiş ve papaganın sahibine gidip onu satın almak istemiş. Tabi adam satmak istememiş ama ısrarlar sonucu 3 adet yumurtası oldugunu ve onları verebilecegini söylemiş. Temel hemen parasını ödemiş ve düşmüş yollara. Trabzona gelmiş ve herkese anlatmaya baslamiş; yakında zengin olma hayalleriyle herkese papaganin herşeyi bildigini anlatmış. Tüm ahali merakla beklemiş ve zaman gelmiş. Birinci yumurta çatlamış, bir bakmışlar içinden bir güvercin, bir zaman sonra ikinci
yumurta, bundanda bir serçe. Üçüncü yumurtadan da bir kırlangıç çıkmış. Tabi bizim Temel o hışımla hemen Fransanın yolunu tutmuş. Papagan bunu görünce "SALAK" diye bagırmış. Temel hemen yanına gitmiş ve papagana demiş ki;
"Benim salak oldugumu sadece sen biliyorsun ama senin orospi oldugunu bütün Trabzon biliyor" !
fıkranın devamı

Bizim temel marangoz ama ne marangoz mesleginin zirvesinde derken trabzona dünyanin en büyük sirki geliyor çadir diregini dikmek içinde usta bir marangoza ihtiyaç var arayip sorusturuyorlar en iyi usta olarak temeli tavsiye ediyorlar temel sirke gelip ne is yapilacagina bakip takimlarini alip geliyor ve diregin üstüne çikip basliyor diregi yere çakmaya bu sirada sirkin patronu asagidan temeli seyrediyor derken temel birden havada iki parande üç salto atarak yere iki ayaginin üstüne ve ellerini bacaginin yanlarina vurarak saglam bir sekilde düsüyor bunu gören patron içtigi puroyu yutuyor ve kosarak temelin yanina gelip ayni hareketi yapmasini ve bunun karsiliginda ise çok büyük para kazanacagini anlatiyor temel ise kesinlikle olmaz diyor patron gene ayni hareket için para ve 20 senelik ip canbazlarinin bile bu hareketi yapamadigini anlatiyor adam israr ediyor temel kabul etmiyor adam gene israr temel en sonunda adamin kulagina egilip
- ula hemserim benim her sefer ayni hareketi yapmam için diregin tepesinde aletin basina mi vurmam lazim
fıkranın devamı

Temel Fransada gezerken, herkes toplanmis bir dükkanin basina bir papagani dinliyor. Temel hemen sormus "Bu nedir burada ne oluyor ?" Demisler ki "Bu papagan özeldir, insanlarin karakterini biliyor, gelecegini okuyor"
Temel tam papaganin yanina gidecek, papagan bunu görmüs ve "Salak" demis. Temel sagina soluna bakmis, tekrar papagana dönmüs, papagan tekrar Temele "Salak" demis.
Temel "ulan bildi helal olsun" demis ve papaganin sahibine gidip onu satin almak istemis. Tabi adam satmak istememis ama israrlar sonucu 3 adet yumurtasi oldugunu ve onlari verebilecegini söylemis. Temel hemen parasini ödemis ve düsmüs yollara. Trabzona gelmis ve herkese anlatmaya baslamis; yakinda zengin olma hayalleriyle herkese papaganin herseyi bildigini anlatmis. Tüm ahali merakla beklemis ve zaman gelmis. Birinci yumurta çatlamis, bir bakmislar içinden bir güvercin, bir zaman sonra ikinci yumurta, bundanda bir serçe. Üçüncü yumurtadan da bir kirlangiç çikmis. Tabi bizim Temel o hisimla hemen Fransanin yolunu tutmus. Papagan bunu görünce "SALAK" diye bagirmis. Temel hemen yanina gitmis ve papagana demis ki;
"Benim salak oldugumu sadece sen biliyorsun ama senin orospi oldugunu bütün Trabzon biliyor"
fıkranın devamı

Temel birgün son model bir mercedes araba ile Trabzona gelmis ve arkadaslari ile muhabbete baslamis;
Konu arabalardan açilinca, Temel baslamis arabasini övmeye, Almanlar ne kadar zeki insanlar yahu, yaptiklari araba dört dörtlük. Söyle iyi araba, böyle rahat araba, çok hizli araba vs.
neyse böyle konusulurken is iddiaya binmis ve
Temel Ben arabamla Trabzondan Samsuna 4 saatte giderim demis.
Arkadaslari gidemezsin demisler. Temel hemen heyecanlanarak arabasina binmis ve gideyimde görün usaklardemis.
Arkadaslari iyide biz senin oraya ne zaman vardigini nereden bilecegiz demisler.
Temelde Samsuna varinca telefon ederim. demis.
Ordan hemen biri atilmis ve iyide Samsundan aradigini nereden bilecegiz. Sen git su kisiyi bul ordan, o bizi arasin. demis.
Temel adresi alarak yola çikmis ve 3,5 saatte Samsuna varmis, sözü edilen kisiyi bulmus ve Trabzona telefon etmisler.
Arkadaslari Temele oooo Temel iddiayi kazandin tamam hadi gel demisler ve baslamislar Temeli beklemeye.
Aradan 5 saat geçmis Temel yok. gece olmus Temel yok.
Arkadaslari nerde kaldi bu yahu diyerek evlerine gitmisler. Sabah erkenden herkes birbirine Temel geldimi? diye sormus ama kimseden cevap yok.
O gün de Temel efendi Trabzona tesrif etmemis.
Ertesi gün sabah yine yok, ögleden sonra çikmis gelmis!.
Arkadaslari Temele hemen yahu Temel Samsuna 3,5 saatte gittin 3 günde ancak döndün, ne oldu usagim demisler
Temel de Sormayin be arkadaslar bu Almanlar ne gerizekali bir millet demis.
Arkadaslari Ne oldu Temel demisler
Temel Su güzelim arabayi yapmislar, 5 tane ileri vites koymuslar ama 1 tane geri vitesi koymuslar demis.
fıkranın devamı

Temel, marsa gidecek ilk astronottur.
10 milyar dolarlik muhtesem bir uzay gemisi ile giden Temelden dönüse dek haber alinamayacaktir.10 yil sonra geri döndügünde flaslar patlar herkes merakla etrafini sarar:
"Marsta hayat var mi???"
Temel omuzlarini silker:
"Yok ..."
Bilim adamlari, basin ve tüm dünya hayal kirikligi içindedir. Temeli uçaga bindirip Trabzona ugurlarlar.Aksam evinde ailesi ile kendi dönüsünü seyreden Temelin oglu sorar:
"Baba yaw hakkaten hayat yok muydu acaba?"
Temel yine omuzlarini silker:

"Haçan saat 11 dedin miydu bütün tükkanlar kapanaii! Sen puna hayat mi diisun?"
fıkranın devamı

Temel ve iki arkadaşı İstanbul'dan Trabzon'a gitmek üzere tren garına giderler. İlk Trabzon treni 1 saat sonradır, bileti alıp, yemeğe giderler. Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlar ki 1 saati geçmiş. Hemen koşarlar tren garına ama tren gitmiş. Yine bilet alırlar 1 saat sonrası için. Ne yapalım vakti nasıl geçirelim derken kahveye giderler.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama