Trafik Fıkraları

loading...

Rusun vahtında zaten 3-5 model araba varmış. Onlarada herkes sahip olamazmış. Neyse ukraynanın Zaparovşik yada ona benzer bir vilayetinde sakatlar için bir araba üretiyorlarmış Ona Azerbaycanda zapı derler. Küçük güzel hoş bir araba aslında ama hele rusun vaxtı bitenden sonra çok ucuza satılan ve genelde hiç tamir edilmediği için kırık dökük bir arabadır. Neyse Rusun vaxtı bitenden sonra ilk yıllar Azerbaycanda en lüks arbalar şissot dur. Rusça 600 demek kısacası mercedes 600 neyse bir gün sivetaforda trafik lambasında şissot gelir kırmızı yandı diye durur. Birden küüüt arkadan bir şey vurur. Düşer aşağı hırsla gelir. Arkaya bakar bir zapı gelip daldan (arkadan) vurmuş. Tutar şöförü çeker alır. Birkaç sille neyse zapı şöförü atam sensen anam sensen bağışla vallah pulum yoktur. Neyse adam zengin bir ikide vurunca rahatladı. Yahçı yahçı danışıp durma yeri get. der biner maşına. Hadiii bir kaç dakika sonra ikinci svetafor. Daldan küüüt. Bir hırsla düşer gene aynı zapı şöförü kızar bağırır çağırır. Neyse oda aynı hikaye sen allah atam bağışla pul yohdur. şudur. budur. bağışlar. Biner arabaya bir kaç dakika sonra 3 cü svetafor. kırmızıda durmaya kalmadan daldan bir ses daha küüüüt. Adam çıldırmak üzere tam elini atar kapıya gözü ilişir güzgüye (maşının aynası) dalda bir zapı camda bir adam kafasını elini çıkarmış ön tarafa el edip sesleniyor. Gardaaşşş (kardeş) Narahat olma (rahatsız olma) menem men (benim ben)
fıkranın devamı

Rüşvetci bir trafik polisi yoldan gecen araçları durdurur ve illaki bir eksiğini bulup ceza yazacam diyerek korkutup rüşvet alır.Polis yine iş başındadır.Ve bir aracı gözüne kestirir ve aracı durdurur.ehliyet ruhsat lütfen,sürücü verir.Bakar evrak tam,polis başlar sormaya,ilk yardım çantası varmı? var istetme varmı?var sağlam .Ölü torbası varmı? var jeton varmı?var.Kül tablasında su varmı?var.Trafik seti varmı?var.V.S.Polis ne sorsa var.Ceza yazacak hiçbir şey bulamaz ve sinirli bir şekilde sorar mezdeke kasetin varmı?sürücü şaşırır oda var der.koy kaseti kaset konur aç sesini ses açılır,polis başlar oynamaya bir süre oynadıktan sonra sürücüye döner,eşek deyilsinya tak artık bi yirmilik.....
fıkranın devamı

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da.. (ALINTI)...
fıkranın devamı


 Sehrin hayirsever vakiflarindan birindeki çalisanlar
 sehrin en basarili avukatindan henüz herhangi bir bagis
 almamis olduklarini fark ettiler.
fıkranın devamı


Trafik polisi Temel sarışın bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadın çantasını kucağına alıp aramaya başlar; ancak uzun süre geçmesine rağmen bir türlü aradığı şeyi bulamaz.

Temel beklemekten bunalır ve sabırsız bir ifadeyle kadına söylenir:
-"Hanımfendi, aradığınızı bulamadığınız anlaşılıyor. Üzerinde kendi resminizin olduğu şeyi göstereceksiniz, acele edin lütfen."
Kadın bu uyarı üzerine telaşlanır ve kısa bir süre sonra "hah buldum" diye sevinçle çığlıkk atıp çantasındaki makyaj aynasını Temel'e uzatır.

Temel aynayı ciddiyetle inceler ve kadına dönüp kibar bir ifadeyle konusur:
-"Buyrun belgenizi hanımefendi. Özür dilerim, polis olduğunuzu söyleseydiniz durdurmazdım...

fıkranın devamı


Cafer komadadır. Yanında ise karısı...

Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:

"İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin.
İflas ettiğim gün yine yanımda sen vardın...
Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm.
Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın sen...

Karısı takdir edilmenin mutlulu ile gülümser,

Cafer devam eder;

"Şimdi komadayım yine başucumdasın.

Sonunda anladım amaaa, iş işten geçti, çok geç oldu...

"Yahu ne uğursuz karısın sen!!"

fıkranın devamı


Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
-Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!
Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata:
-Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.
Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...
Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:
-Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:
-Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum.




fıkranın devamı


Adam kirmizi isikta dururken karsida kucaginda köpek olan bir cocugun bir trafik polisinin pacasindan cekistirdigini gormus ve olayi izlemeye koyulmus.
Cocuk cekistirdikce polis sinirlenip "git buradan" der gibi bir seyler yapiyormus.
Cocuk birazdan tekrar gelip adamin pacasindan cekistirip kopegi isaret ediyormus ve bu olay bir kac dakika devam ettikten sonra polis bir ara iyice kizmis ve cocugu oradan kovmus.
Olayi izleyen adam oraya dogru gidip polise cikismis:
"Ayip ayip! Kucucuk cocuga nasil davraniyorsunuz!!!"
Polis adama dönerek:
-Kardesim sen cocugun ne dedigini biliyor musun?
-Yahu kucucuk cocuk ne diyecek!?? Herhalde karsiya gecmek isteyecekti...
-Yok yaaa... O cocuk kucagindaki kopegi becermemi istiyor!! Yavrularinin Polis Kopegi olmasini istiyormus!!!

fıkranın devamı


Temelle Dursun kamyona 6 metre yüksekliğinde eşya yüklemişler,
İstanbula götürüyorlar.Giderken 100 metre ileride bir köprü gözlerine çarpmış.
Köprü yüksekliği 4.50 m. yazıyor.Köpruye 15 metre kala yavaşlamışlar,
etrafa şoyle bir bakındıktan sonra Dursun Temel'e :
-Gazla uşağum, etrafta polis yoktur.




fıkranın devamı


Temel ile Fadime birgün arabayla dolasiyorlarmis az sonra bunlari polis durdurmus ve yanlarina bir kamera ve bir muhabirle gelmisler.
Muhabir :
"Sizi tebrik ederiz beyfendi! kaç saattir burdayiz emniyet kemeri takili olarak araba kullanan tek sürücü sizsiniz ödül olarak kanalimiz size 500 milyon veriyor! Eee ne yapacaksiniz bu parayla ?"
Temel cevap verir :
"Ilk firsatta bir ehliyet alicam!"
Fadime telaslanir durumu düzeltmek için "Kusura bakmayin alkollüyken ne dedigini bilmez!"
Arka koltukta oturan idris atilir
"Ben dedim size çalinti arabayla yola çikmayalim diye yakalandik iste!"
Bu arada bagajdan bir ses gelir
"Ula hala geçmedik mi su siniri???!!"..

fıkranın devamı


Cafer komadadir... Yaninda ise karisi... Cafer'in gozleri nemli, kisik sesiyle karisina dogru bakar ve konusmaya baslar:
"Ilk isten kovuldugum zaman yanimda idin...
Iflas ettigim gun oradaydin...
Vuruldugum zaman ilk gozumu actigimda seni gordum...
Trafik kazasi gecirdigimde hastanede hep basucumdaydin...
Karisi takdir edilmenin mutlulugunda tabii.
"Simdi komadayim yine basucumdasin...
Sonunda anladim ama, cok gec oldu; yahu sen ne ugursuz karisin..."

fıkranın devamı


Bir tıp kongresinde doktorlar tıpta gerçekleştirdikleri son gelişmeleri anlatıyorlarmış.İngiliz cerrah çıkmış kürsüye anlatmaya başlamış;
-Bir trafik kazasında bir adamın sadece bir parmağı sağlam kalmıştı. Biz onu aldık. Ona vücut ekledik. Organlarını, kasları ekledik. O kadar mükemmel yaptıkkı çok çalışkan bir insan oldu. 50 kişinin yapacağı işi yaptı. 50 kişi işsiz kaldı.
Kürsüye Alman cerrah çıkmış;
- Biz bir kişinin sadece bir tel saçını bulduk. Ona organlarını ekledik.Kemik ekledik, kas giydirdik. O kadar muazzam yaptık ki çok süper birisi oldu. Çok çalışkandı. 100 kişinin yapacağı işi yapıyordu ve 100 kişiyi işsiz bıraktı.
Kürsüye Türk cerrah çıkmış;

- Siz var olan, elle tutulabilir şeylere vücut yapmışsınız. Biz daha zor olanı yaptık. Bir tik bulduk. Onu aldık, ona uzuvlar ekledik, kemik ekledik, kas yaptık. Bu kişi o kadar çok çalıştı ki başbakan oldu. Ve 2.000.000 kişiyi işsiz bıraktı.

fıkranın devamı


Adam kirmizi isikta dururken karsida kucaginda köpek olan bir cocugun bir trafik polisinin pacasindan cekistirdigini gormus ve olayi izlemeye koyulmus.
Cocuk cekistirdikce polis sinirlenip "git buradan" der gibi bir seyler yapiyormus.
Cocuk birazdan tekrar gelip adamin pacasindan cekistirip kopegi isaret ediyormus ve bu olay bir kac dakika devam ettikten sonra polis bir ara iyice kizmis ve cocugu oradan kovmus.
Olayi izleyen adam oraya dogru gidip polise cikismis:
"Ayip ayip! Kucucuk cocuga nasil davraniyorsunuz!!!"
Polis adama dönerek:
-Kardesim sen cocugun ne dedigini biliyor musun?
-Yahu kucucuk cocuk ne diyecek!?? Herhalde karsiya gecmek isteyecekti...
-Yok yaaa... O cocuk kucagindaki kopegi becermemi istiyor!! Yavrularinin Polis Kopegi olmasini istiyormus!!!




fıkranın devamı


Trafik polisi Temel"i durdurur:
-Efendi, on dakika evvel kırmızı ışıkta geçtiniz
-Kim deyi?
-Beş kilometre ötede başkomiserimiz var, telsizle bildirdi
Temel sinirlenerek,
"Ula amma boşboğaz başkomiserin varmış ha! Ağzında pakla islanmayi.

fıkranın devamı


-Temel bir gun bol miktarda haşere ilaci icer...Koma halinde hastaneye kaldirilir. Komadan cikinca doktor:
-Zorun neydi o kadar ilaci ictin?
Temel heycanla inleyerek;
-Ben soforum yolda bir tabela gordum.
-Icunuzdeki trafik canavarini oldurun yazayi daa.

fıkranın devamı


rafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış. Karşıdan gelen Temel ile Fadime’yi gören komiser hemen arabayı durdurmuş. İkisini de emniyetkemeri takılmış görünce,
- Ya beyefendi bu gün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz der. "Ama merak ettik bu parayla ne yapacaksınız. Temel sevinçle
- "Ne yapacağım hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum der. Komiser şaşkın şaşkın
- "Ne ehliyetiniz yok mu der, Fadime olayı toparlamak için, kusura bakmayın memur bey temel içince ne dediğini bilmezâ€� der. Komiser daha da şaşkınlıkla

- "Ne bir de içkili misiniz diye haykırır. Arkadan yaşlı adam öne atılır ve
- "Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum başumuza bi iş gelir diye. Komiser neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdruste koşa koşa gelerek
- "Ne oldi geçtuk mi sınırı"der.

fıkranın devamı


Dursun, çok feci bir trafik kazasi geçirir...



Koma halinde hastaneye kaldirirlar. Tedavi olurken kendine gelir.Yataginda bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabilesir.



Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:



-"Ben tek kolla nasil yasarum simdi!?"



Diye bagirip çagirir. Kendini hastanenin penceresinden atip intihar edecegini söyler.



Doktorlar basina toplanir, bakarlar Dursun ciddi, baslarlar nasihata:



-"Bak evladim, insan tek kolla da yasayabilir, ölmedigine sükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yil Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmistik... Ama o senin gibi bagirip, hastaneyi birbirine katmadi. simdi de gül gibi yasayip gidiyor. İnanmazsan git de bak."



Dursun, bir an sakinlesir, gider yukari mahallede Temel"i bulur.Bir de bakar ki, Temel"in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kivir kivir oynuyor,hem de nasil oynuyor...Bizim Dursun"un kafasi karisir ve hayretle Temel"e yaklasir:



-Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edecegidum.Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karsi teselli oldum..Şu dünyanin haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum,sense iki koli yok göbek ataysun..."



Derken, Bizim Temel patlar:







-"Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sirtim fena halde kasuniyi... Patlayrum daa."

fıkranın devamı


ir gün Temel araba kullanıyordu.O günde yollara kazaların azalması için ilanlar asılıyordu.Bu ilanda bir adam eliyle gelen arabaları gösteriyordu.Birde konuşma balonu vardı.Orda:



"Lütfen hızlı araba sürmeyiniz" yazıyordu.Temel bunu görür görmez arabasını kenara çekti.Temel kendi kendine:



- "Uy benum huzli araba cullandığımı cim cöyledi punlara,demiş"

fıkranın devamı


temel karpuzlarinin nakliyesi icin adanadan traabzona kamyon kiralar yolda trafik kazasi gecirirler kamyon hurda haline gelir karpuzlarin her biri bir tarafa

adam aglar kamyonum diye temelde karpuzlarim diye bagirir oglu gelip baba sus adamin koca kamyonu gitmis ayiptir der temel ogluna dunup oglum onun kamyonu tamir olurda benim karpuzlari kim tamir edecek.

fıkranın devamı


trabzon rize arasında felaket bir trafik kazası olur. polis ekipleri olay yerinde inceleme yaparken birde bakmışlar ki temelle dursunun kafa gözü darma dağınık kan revan içerisinde yatıyorlar ama diğer yolcular sapa sağlam polisler buna şaşırır ...



temele sorarlar nasıl oldu bu?

Temel anlatmaya başlar :

Rizeden yolcu aldım havada sıcaktı minibüs dolu, efkarlandım attım ferdinin kasetini, arabanın penceresini açtım kafamı çıkardım.

pencereden bir yandan da hava alıyorum.



bide ne göreyim, dursunda aynı vaziyette trabzondan geliyormuş...

bu vaziyete geldik işte

fıkranın devamı


temeli trafik polisi durdurur.



sorar kırmızı ışık yanıyordu neden geçtin?

yoksa kırmızı ışığı görmedin mi?



temelde cevap verir :

Kırmızı ışığı gördüm görmesinede de sizi görmemiştim...

fıkranın devamı


Trafik polisi Cemal'in kullandığı aracı durdurur ve gülerek müjde verir :
- Sizi tebrik ederim beyefendi bugünkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size 500 milyon lira ödül vereceğiz. Bu parayla ne yapmayı düşünüyorsunuz? Cemal cevap vermiş :
- Hemen cidip bir ehliyet alacağum...
Polis, ne senin ehliyetin yok mu, demeye kalmadan yandan fadime söze girmiş :
- Siz ona bakmayın memur bey içince hep böyle sapitiy.
Polis iyice sinirlenmeye başlamış tam bu arada arka koltukda oturan Dursun atlamış :
- Ula ben size demedim mi çaluntu arabayla yola çıkmayalum, başımıza bir iş celur diye. Trafik polisi iyice zivanadan çıkmak üzereymiş ki bagajdan İdris'in sesi gelmiş :
- Ne oldu uşaklar geçtik mi sınırı?..

fıkranın devamı


son model üstüaçık arabayı durduran trafik polisi arabanın sürücüsü olan sonderece güzel sarişına ehliyet sorar.
sarışın:ehliyetnedir
Ruhsat sorar
sarışın : Ruhsat nedir diye cevap verince
polis merkeze telsizle olayı bildirir
Merkezden cevap: Üstü açık çok lüxs bir arabamı sürücüsü güzel bir sarışınmı.?
Polisin cevabı : evet
Merkez Polise: Hiç durma Hemen Pantolonunun Fermuarını indirder.
Polis şaşkınlıkla denileni yapıp pantolonun fermuarını indirirken.
sarışın isyanla ooof yinemi alkol muayenesi.

fıkranın devamı


temel, yeni ehliyet almış yolda gidiyormuş. gündüz yolda giderken yolun ortasın daki bir direge çarpmış, sıkışıp kalmış herkez başına toplanmış trafik polisi de gelmiş. beyfendi nasılsınız iyimisiniz? iyiyim iyi o zaman isminizi söyleyin de karınıza haber verelim gerek yok. karım ismimi bilir.

fıkranın devamı


Trafik polisleri yoldan geçen araçlara bakarlar ve hiç kimse emliyet kemeri takmamıştır.sonra temel ve ailesi geçer onlar emliyet kemeri takmıştır.trafik polisi onları durdurur.VE tebrik eder ilk defa siz emliyet kemeri takmışsınız ve onlara beşyüz milyon ödül verir.derki merak etim bu ödüle ne yapacan temelde derki ehliyet alacam ve hemen karısı lafı değişştirir.temel biraz içince böyle sapıtır arkadan babası derki kaçak arabayla yola çıkmayalım der ve amcası derki rakı varmı ve biriside bağajdan çıkıp sınıra geldikmi sınıra geldikmi diye bagırır ve yakayı ele verirler....buda burada biter...

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama