Uçakta Fıkraları

loading...

Bir gün temel uçağa biner. Elma yemek ister. Ama uçakta elma yemek yasakmış. Elmayı camdan dışarı atmış. Sonra Bobmba atmış. Ve kakalı bez atmış. Aşağı aindiğinde bir çocuk ağlıyormuş. Temel sormuş niye alıyorsun. Kafama elma düşdü. Diğer çocuk gulüyormus. Temel sormuş niye gülüyorsun. Bir fıs yaptım ev patladı. Ve son çocuk burnunu tutuyormuş. Temel yine sormuş niye burnunu yıkıyorsun. Çocuk demiş kardeşim osurduda kötü kokuyor. atmış.
fıkranın devamı

Bir gün temel, fransız ve ingiliz bir uçağa binmişler. Uçak rötar yapmış ve her yolcu bir eşyasını uçaktan atacakmış. Fransız karpuz, ingiliz kavun, temel de bomba atmış. O sırada bir adam yolda yürüyormuş. Yürürken bir çocuk görmüş. Çocuk ağlıyormuş. Adam: - 'Oğlum neden ağlıyorsun? 'demiş. Çocuk: - 'Başıma karpuz düştü'.demiş Adam yolda yürürken başka bir çocuk görmüş. O da ağlıyormuş. Adam: -Sen niye ağlıyorsun? demiş. Diğer çocuk: - 'Başıma kavun düştü'. demiş Adam yürümeye devam ederken bir çocuk daha görmüş. Ama çocuk gülüyormuş. Adam : - 'Oğlum arkadaşların ağlıyor. Sen niye gülüyorsun?' demiş. Çocuk: - 'Amca, ben bir osurdum arkamdaki bina uçtu.' demiş.
fıkranın devamı

temel ve ingiliz alman fransız bir uçakta gidiyorlarmış uçagın biraz ilerisinden bir ses gelmiş önce ingiliz merak etmiş bakmamya sonra uçakta böyle bir ses ben mor gözlü bir canavarım ingliz korkmuş atlamış sonra alman bakmış oda ben mor gölü bir canavarım o da korkmuş atlamış sonra fransız bakmış oda korkar sonra temel bakar yine bir ses gelir ben mor gözlü bir canavarım der temel gelirsem diger gözünüde ben patlatırım haaaaa derr sonra uçaktan yoluna devam eder
fıkranın devamı

temel ve ingiliz alman fransız bir uçakta gidiyorlarmış uçagın biraz ilerisinden bir ses gelmiş önce ingiliz merak etmiş bakmamya sonra uçakta böyle bir ses ben mor gözlü bir canavarım ingliz korkmuş atlamış sonra alman bakmış oda ben mor gölü bir canavarım o da korkmuş atlamış sonra fransız bakmış oda korkar sonra temel bakar yine bir ses gelir ben mor gözlü bir canavarım der temel gelirsem diger gözünüde ben patlatırım haaaaa derr sonra uçaktan yoluna devam eder
fıkranın devamı

ßir gün temel,fransız,alman aynı uçaktalarmış.Temel demiş ki : YineMi siz :D
fıkranın devamı

Bir gün deliler uçağa binmişler.Uçakta çok gürültü yaptıklarını anlayan pilot,akıllı deliye: -"Onları susturur musun?" -"Evet!" Birkaç dakika sonra arkası gerçekten sessiz olmuş. Pilot,akıllı deliyi yanına çağırıp: -"Arkası neden bu kadar sessiz oldu?" -"Okulculuk oynuyorduk.Teneffüse çıktılar."
fıkranın devamı


birgün temel almanyadan türkiyeye gelecekmiş.oğlunu aramaş:
haçen oğlum ben türkiyeye geleceum da..gelip beni uçaktan alasın da...
oğluda uçağın adını sorar baba han gi uçak la geleysin da baba : panam la geleyüm da der.
oğluanlayamaz.neyle baba?
panam la oğlum...
baba yine anlamadım. şunu bir kodlayı ver der...
babası da derki:pancarın pan'ı ananın .....der..........


fıkranın devamı


Kırşehirli iki arkadaş askere gitmişler ikisi de paraşütçü olmuş. Belli bir eğitim gördükten sonra paraşütle deneme yapıyorlarmış. İkisi de uçaktan atlamışlar. Ellerinde yüksekliği gösteren bir alet varmış. Arkadaşlardan birisi alete bakarak sayıyormuş.'250,200,150,100,90,80,70,60,50,40,30,20 açmasak da olur. Geldik'

fıkranın devamı


ilotun kendisi, Michael Jordan, Bill Gates, Dalai Lama ve bir hippi.
Oldukça yuksek bir irtifada uçarlarken, uçağin motorları birdenbire bozulmuş ve ucak hızla düşmeye baslamış. Pilot büyük bir telaşla yolcuların yanına gelmiş. "Beyler" demiş "Size bir iyi bir de kötü haberim var. Kötü haber şu; biraz sonra yere çakılacagız. İyi haber ise, dört tane paraşütümüz var ve biri bende!" deyip paraşütü ile uçaktan atlamış. Michael Jordan hemen ayağa fırlayarak, "Beyler" demiş "Biliyorsunuz ben dünyanın en büyük sporcusuyum ve dünyanın benim gibi insanlara ihtiyacı var" ve bir paraşüt kapıp uçaktan atlamış. Derken, Bill Gates de hemen ayağa fırlamış; "Beyler" demiş " biliyorsunuz ben de dünyanın en zeki adamıyım ve dünyanın benim gibi zeki insanlara ihtiyacı var" ve o da bir paraşüt kapıp atlamış. Dalai Lama ve hippi birbirlerine bakmışlar. Dalai Lama "Evlat, ben oldukca verimli ve bereketli bir yaşantı geçirdim, gerçek aydınlığı buldum. Oysa senin önünde uzun ve güzel bir hayat var. Paraşütü al ve atla, kendini kurtar" demiş.
Hippi gülmüş: "Endişelenme dede, dünyanın en zeki adamı az önce benim sırt
çantamla atladı!"




fıkranın devamı


Claudia, Cindy ve Naomi bir defileye gitmek üzere uçağa binerler. Az sonra Kokpit'den gelen bir anons uçakta bir arıza meydana geldiğini, düşme tehlikesi yaşadıklarını, herkesin kemerlerini bağlaması gerektiğini bildirir.

Cindy ani bir hareketle kalkar ve kemerini takmak yerine bluzunu ve sütyenini çıkarır. Arkadaşları hayret içinde bunu niye yaptığını sorarlar..

- "Eee.." der Cindy, "uçak düşüp enkaz çalışmaları başladığında bu kadar insanın arasında benim güzel göğüslerim dikkat çekecek ve ilk beni kurtaracaklar.."

Bunu duyan Claudia da hemen kalkar, pantolonunu çıkartır ve gayet kendinden emin, uzun bacaklarının kurtarma ekiplerini cezbedeceğini söyler.

Onlar aralarında konuşurken Naomi kalkar.. Önce Pantolonunu, sonra iç çamaşırını çıkartır ve yerine oturur. Diğerleri ne yaptığını anlamaya çalışırken gayet sakin cevap verir.

- "Uçak düştüğünde ilk neyi arayacaklar sanıyorsunuz?"

"KARA KUTUYU!"

fıkranın devamı


Uçakta hostes, papaza sormuş :

- "Viski, cin, şarap.. Ne emredersiniz?"
- "Kaç metrede uçuyoruz kızım?"
- "On bin metredeyiz peder!"

- "O halde sen bana su getir kızım, patrona çok yakınız, ayıp olur!"

fıkranın devamı


Uçakta hostes, papaza sormus :
- Viski, cin, sarap...Ne emredersiniz?
- Kaç metrede uçuyoruz kizim?
- On bin metredeyiz peder!
- O halde sen bana su getir kizim, patrona çok yakiniz, ayip olur!

fıkranın devamı


Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı.Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi.
Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
-Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.
Adam :
-Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.
Pilot:
-Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü.
Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu.Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi.
Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi!
Dehşetle sordu :
-Öğrencilerin nerede?, diye...
-Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!

fıkranın devamı


Temel bir gün yolculuğa çıkmaya karar vermiş. Valizlerini toplamış pasaportunu yanına almış. Hava alanına gitmiş vize işlemlerini halletmiş uçağa binmiş. Birde bakmış ki İngiliz, Fransız, Alman da uçakta Allah Kahretsin Yine mi Siz Demiş ve uçak tan inmiş.

fıkranın devamı


Uzun süren eğitimlerden sonra nihayet ilk atlayış günü gelmişti. Uçak havalanmadan önce komutan askerlere ;



"arkadaşlar hiç panik yapmayın, uçaktan atladıktan sonra ilk önce paraşütün ana kolunu çekin, açılmazsa korkmayın sakin bir şekilde yedek paraşütün kolunu çekin, oda açılmazsa bilin ki aşağıda ambulans bekliyor olacaktır" der ve uçak havalanır.



bir iki üç derken sıra Temele gelir.Temel büyük bir heyecanla birinci kolu çeker.... paraşüt açılmaz. İkinci kolu çeker....yine açılmaz ve Temel aşağı doğru hızla süzülürken, "Allah bilir aşağıda ambulans da yoktur " der.

fıkranın devamı


Bir tatbikat sırasında paraşütçü komandolar uçaktan atlıyorlardı. Atlama sırası gelen en son paraşütçü epey bir vakit geçtiği halde atlamamıştı. Komutan sinirli bir şekilde "Atlasana oğlum" diye bağırdı.
Paraşütçü "Atlamam komutanım"
Komutan iyice sinirlenmişti "Ne demek atlamam lan sana emrediyorum çabuk atla" deyince, asker;
"Komutanım bırak emretmeyi, öldür yine atlamam." diye cevap vermişti.
Komutan bakmış olacak gibi değil, rica eder bir tavırla;
"Bak oğlum aşağıda benim komutanlarım var, onlarda benden hesap sorarlar, haydi atlayıverde senni yüzünden benim başım belaya girmesin."
Asker inadım inat cinsinden,
"Atlamam komutanım"
"Peki neden atlamıyorsun evladım, geçerli bir sebebin varmı?"
"Komutanım benim annem çok mübarek bir kadındır, gördüğü bütün rüyalar çıkar. Sabah telefon açtı, oğlum rüyamda senin paraşütün açılmadığını gördüm sakın atlama dedi, onun için atlamıyorum." deyince komutan,
"Oğlum inanma böyle şeylere hadi atla gözünü seveyim." diye yalvarıyordu asker ise kararından vazgeçmiyor "Atlamam" diye diretiyordu. Ne yapacağını şaşırmış olan komutan çaresizlik içinde,
"Peki oğlum gel paraşütleri değişelim, benimkini sen tak, seninkini ben, o zaman atlarmısın?" diye ümitsizce sordu. Asker bu teklife olumlu baktı ve kabul etti paraşütleri son sürat değiştirdiler ve delikanlı kendini uçaktan boşluga bıraktı. Paraşütü açıldı ve sakin süzülürken yanından,
-Ananııı!!! diye komutanının feryadı geçip gitmiş, asker komutanının feryadınının sonunu bile duyamamıştı.

Bir tatbikat sırasında paraşütçü komandolar uçaktan atlıyorlardı. Atlama sırası gelen en son paraşütçü epey bir vakit geçtiği halde atlamamıştı. Komutan sinirli bir şekilde "Atlasana oğlum" diye bağırdı.
Paraşütçü "Atlamam komutanım"
Komutan iyice sinirlenmişti "Ne demek atlamam lan sana emrediyorum çabuk atla" deyince, asker;
"Komutanım bırak emretmeyi, öldür yine atlamam." diye cevap vermişti.
Komutan bakmış olacak gibi değil, rica eder bir tavırla;
"Bak oğlum aşağıda benim komutanlarım var, onlarda benden hesap sorarlar, haydi atlayıverde senni yüzünden benim başım belaya girmesin."
Asker inadım inat cinsinden,
"Atlamam komutanım"
"Peki neden atlamıyorsun evladım, geçerli bir sebebin varmı?"
"Komutanım benim annem çok mübarek bir kadındır, gördüğü bütün rüyalar çıkar. Sabah telefon açtı, oğlum rüyamda senin paraşütün açılmadığını gördüm sakın atlama dedi, onun için atlamıyorum." deyince komutan,
"Oğlum inanma böyle şeylere hadi atla gözünü seveyim." diye yalvarıyordu asker ise kararından vazgeçmiyor "Atlamam" diye diretiyordu. Ne yapacağını şaşırmış olan komutan çaresizlik içinde,
"Peki oğlum gel paraşütleri değişelim, benimkini sen tak, seninkini ben, o zaman atlarmısın?" diye ümitsizce sordu. Asker bu teklife olumlu baktı ve kabul etti paraşütleri son sürat değiştirdiler ve delikanlı kendini uçaktan boşluga bıraktı. Paraşütü açıldı ve sakin süzülürken yanından,
-Ananııı!!! diye komutanının feryadı geçip gitmiş, asker komutanının feryadınının sonunu bile duyamamıştı.



fıkranın devamı


bir gün bir uçakta deliler toplaşmışlar çok gürültü ediyorlarmış onları susturmak istiyormuş pilot bakmış içlerinde en akıllısı temel şunları sustur bi demiş aradan ikisaat geçmiş pilot sormuş bunlar nasıl sustu uçağın kapısını açtım gidin biraz arka bahçede oynayın dedim hepside gitti

fıkranın devamı


TEMEL UÇAKTA
TEMEL BİRGÜN İSTANBUL'A GİDECEKMİŞ.UÇAK BİRAZ SONRA KALKACAKMIŞ.UÇAĞA BİNMİŞ UÇAK HAREKET EDİNCE"ULA DOGRİ DÜRÜZ SÜR" DEMİŞ.BUNUN ÖDU PATLAYINCA BİRDEN POKİ GELMİŞ.PİLOTA SORMUŞ.UÇAKTA TUVALET VAR MU DAAAAAAAA DEMİŞ.PİLOT"UÇAKTA TUVALET OLMAZ"DEMİŞ.TEMEL BUNA KIZMİŞ.YANINA POŞET ALMAYI UNUTMAMIŞ.POŞETÜN İÇİNE POKİNİ İYİCE YAPMIŞ.SONRA DA UÇAĞIN CAMINI AÇARAK POŞEDİ ASAĞI ATMIŞ.
DURSUN BUNU LOKİM SANMIŞ.TEMEL DE UÇAKTAN BAIRARAK O LOKİM DEĞÜL"POKİM POKİM.

fıkranın devamı


birgün temel almanyadan türkiyeye gelecekmiş.oğlunu aramaş:
haçen oğlum ben türkiyeye geleceum da..gelip beni uçaktan alasın da...
oğluda uçağın adını sorar baba han gi uçak la geleysin da baba : panam la geleyüm da der.
oğluanlayamaz.neyle baba?
panam la oğlum...
baba yine anlamadım. şunu bir kodlayı ver der...
babası da derki:pancarın pan'ı ananın .....der...

fıkranın devamı


Temel birgün iş için Almanya'ya gitmek zorunda kalmıştı.Uçakta da Dünya Almanya Tükürük
Şampiyonu varmış.Tükürük şampiyonu Temel'e
doğru tükürmüş.Adam Temel'in alnını sıyırmış.Adam Temel'e:
_Ben Almanya Dünya Tükürük Şampiyonuyum,
demiş.Temel bu olayı umursamamış.Adam bir kere
daha tükürmüş.Bu sefer de Temel'in kafasını
sıyırmış.Temel dayanamayıp Tükürük Şampiyonun
suratının ortasına tükürmüş...

fıkranın devamı


Bir tatbikat sırasında paraşütçü komandolar uçaktan atlıyorlardı. Atlama sırası gelen en son paraşütçü epey bir vakit geçtiği halde atlamamıştı. Komutan sinirli bir şekilde "Atlasana oğlum" diye bağırdı.
Paraşütçü "Atlamam komutanım"
Komutan iyice sinirlenmişti "Ne demek atlamam lan sana emrediyorum çabuk atla" deyince, asker;
"Komutanım bırak emretmeyi, öldür yine atlamam." diye cevap vermişti.
Komutan bakmış olacak gibi değil, rica eder bir tavırla;
"Bak oğlum aşağıda benim komutanlarım var, onlarda benden hesap sorarlar, haydi atlayıverde senni yüzünden benim başım belaya girmesin."
Asker inadım inat cinsinden,
"Atlamam komutanım"
"Peki neden atlamıyorsun evladım, geçerli bir sebebin varmı?"
"Komutanım benim annem çok mübarek bir kadındır, gördüğü bütün rüyalar çıkar. Sabah telefon açtı, oğlum rüyamda senin paraşütün açılmadığını gördüm sakın atlama dedi, onun için atlamıyorum." deyince komutan,
"Oğlum inanma böyle şeylere hadi atla gözünü seveyim." diye yalvarıyordu asker ise kararından vazgeçmiyor "Atlamam" diye diretiyordu. Ne yapacağını şaşırmış olan komutan çaresizlik içinde,
"Peki oğlum gel paraşütleri değişelim, benimkini sen tak, seninkini ben, o zaman atlarmısın?" diye ümitsizce sordu. Asker bu teklife olumlu baktı ve kabul etti paraşütleri son sürat değiştirdiler ve delikanlı kendini uçaktan boşluga bıraktı. Paraşütü açıldı ve sakin süzülürken yanından,
-Ananııı!!! diye komutanının feryadı geçip gitmiş, asker komutanının feryadınının sonunu bile duyamamıştı.

fıkranın devamı


Bir uçakta 58 kayserili ile 1 laz yolculuk yapıyorlarmış kaptandan bir ses gelmiş uçaktaki ağır eşyaların hepsini atın yoksa düşecez bunun üzerine tüm ağır eşyalar atılmış. 10 dak sonra kaptan tekrar seslenmiş uçağın sağ kanadını koparmak zorundayız yoksa düşecez kanadıda koparmışlar. sonra kaptan tekrar seslenmiş sol kanadıda koparacaz. uçak kanatsız ilerlerken kaptan seslenmiş kusura bakmayın ama uçağın alt kısmını kesmezsek hepimiz ölecez tüm yolcular yukarıdaki tutacaklara tutunmuşlar ve alt kısım kesilmiş. yolculuk devam ederken kaptan bu son isteğim malesef kontrolü sağlayamıyoruz o yüzden içinizden 1 kişinin atlaması lzım der bunun üzerine 58 kayseliri laza döner laz ise şöyle der başını sallayarak tamam tamam anladım ama hani alkış der kayserililerde alkışlar.

fıkranın devamı


Delileri uçağa bindirip, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapiyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı. Uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittigini görmek istedi.
Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktı, en başta bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.

Pilot:
-Sen neden bağırmıyorsun? diye sordu.

Adam :
- "Ben bunların öğretmeniyim. Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum" diye cevap verdi.

Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.

Pilot:
- "Aman çok güzel!" diye sevindi. "Herhalde kendini öğretmen sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek" diye düşündü.

Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok! Dehşetle sordu :

-Ögrencilerin nerede?, diye...

Öğretmen:
- "Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!"

fıkranın devamı


Bir grup insan uçakta yolculuk ediyormuş pilot gelip uçak düşüyor demiş ama uçakta bir paraşüt eksikmiş adamın biri ben fransanın başkanıyım yaşamalıyım deyip paraşütün birini alıp atlamış başka bir adam o fransanın başkanıysa bende amerikanın başkanıyım deyip o da atlamış adamın biride ben dünyanın en zeki insanıyım demiş o da atlamış ve uçakta en son sadece bir yaşlı bir de genç adam kalmış yaşlı adam oğlum benim ayağımın biri çukurda sen atla demiş genç oğlan amca ikimizde kurtulacağız demiş yaşlı adamda nasıl olacak bu demiş genç çocukta hani o ben dünyanın en zeki insanıyım diyerek atlayan adam vardıya o benim sırt çantamı alıp atladı demiş.

fıkranın devamı


Dursun Temel e o sirada üstlerinden geçmekte olan uçagi göstererek :
- Ula Temel ha bu uçakta önemli bir adam vardur.
Temel, basini kaldirir uçagi bir süre inceledikten sonra :
- Tursun bende seni akilli bir adam sanirdim. O uçakta önemli bi adam olsa
önünde eskort olurdu...

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama