Vazo Fıkraları

loading...

Nasreddin Hoca kabir hayatını uzun uzun anlatmağa çalışmış. Mevta kabre konulduğunda, sorgu melekleri gelirler; “-Rabbi...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca kabir hayatını uzun uzun anlatmağa çalışmış. Mevta k
fıkranın devamı

Atıcılıkta birinci gelen Temel, elinde ödülü ile gururlanarak eve gelir ve karısına. "Fadi...
fıkranın devamı

İki kadın dertleşmektedirler. Biri: - Kocam eve gelirken bana kırk adet gül almış. Anlaşıl...
fıkranın devamı

Turkceden ingilizceye ceviri: Turning from Turkish to English
Acele ise seytan karisir : Urinate quickly, satan mixes
Adam katila katila gülüyordu : The man was laughing joining by joining
Astigi astik kestigi kestik bir adamdir : He is a
his-hung-is-we-hung-his-cut-is-we-cut man
Can bogazdan gelir : John comes from Bosphorus
Dik dik ne bakiyorsun öyle : What are you looking perpendicular perpendicular like that
Egri oturalim, dogru konusalim : Let's sit italic,let's talk correct
Ekmek elden, su gölden : Bread from hand, water from lake
Nallari dikti : He errected the horse-shoes
O güzelim vazo tuzla buz oldu : That my beautiful vase became ice with salt
Onun elinden az cekmedik : We didn't pull little from his hand
Gözün mosmor olmus : Your eye has become puspurple
Onun gözlemelerine doyum olmaz : There is no saturation to her observations
Senden adam olmaz : Man doesn't become from you
Siraya gir : Enter the desk
Usta ordan bi pilav üstü kuru versene : Master, give a dry on top of rice from there
Yanar Döner : Turning burning

fıkranın devamı

Genç kadın bebegin güzelligi karşısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sarı saçları, iri mavi gözleri, kalkık bi burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı andıran bebek, kadının şimdiye kadar gördügü en cana yakın kız çocuguydu.
Onun ipek yanaklarını doya doya öpmek ve cennet kokusunu içine çekmek için egildiginde;
Dokunma bana...'' diye bir ses duydu.
''Beni okşamaya hakkın yok senin...''
Kadın korkuyla irkilip etrafına bakındı. Bebekle kendisinden başka kimse yoktu içeride.
Aynı sesi tekrar duydugunda bebege döndü. Aman allahım!.. Yeni dogmuş görünmesine ragmen konuşan oydu.
''Bana yaklaşmanı istemiyorum'' diye devam etti.
''Hemen uzaklaş benden...''
Kadın, biraz olsun kendini toparlayarak:
''Çocuklarımız hep erkek oluyor'' dedi.
''Onlar da güzel ama kız çocukları başka. Bu yüzden seni öpmek istedim.''
''Beni öpemezsin'' diye aglamaya başladı bebek.
''Benim de seni öpemeyecegim gibi...''
''Neden?'' diye sordu kadın. ''Neden öpemezsin ki?''
Bebek, hıçkırıklara bogulurken:
''Bunun sebebini bilmen gerekir'' dedi.
''Düşünürsen mutlaka bulacaksın...''
Kadın, neler olup bittigini hatırlamak üzereyken kendine geldi. Özel bir hastanenin en lüks odasında yatıyor ve narkozun tesirinden midesi bulanıyordu. Aile dostları olan tanınmış doktor, odayı dolduran çiçeklerden bir tanesini vazodan çıkarıp kadına uzatırken:
''Geçmiş olsun hanımefendi'' dedi.
''Başarılı bir kürtajdı dogrusu.
Ha..! Sahi, ''kız''mış aldırdıgınız bebek.''
fıkranın devamı

Kapi vurulur ve bir erkek kapiyi acar:
"iyi gunler az once caminiz kirildi ve bunu yapan benim cocugum lutfen ozrumu kabul edin ne kadar masrafi varsa odemek istiyorum"der.
adam:"hic sorun degil cocugunuz cami kirdi ve iceri giren top degerli bir
vazoya carpti ve o da kirildi" kadin daha fazla uzulur ve iceri girdiginde gercekten bir vazoyu kirilmis gorur.
"cok uzgunum bununda masrafini odemek istiyorum" der
adam:hic onemli degil aslinda cok buyuk bir iyilik yaptiniz bana"der
kadin merakla:"ama caminiz ve degerli bir vazonuz kirildi nasil olur" der
adam:"hanfendi ben bir cinim ve 100 bin yildir o vazoda hapis kalmistim cocugunuz sayesinde ozgurlugume kavustum dileyin bende ne dilerseniz" der .
kadin sevincle:"ayy ne desem guzel bir malikane istiyorum hemde paris'te!!
adam bir kisa telefon konusmasi yapar ve:"tamam hanfendi isteginiz oldu dilediginiz zaman gidebilirsiniz yeni evinize" der ve "ya ikinci dileginiz?" diye sorar...
"cok luks kiyafetler istiyorum" adam kisa bir telefon konusmasi yapar ve:"armani,versace ve dkny'de kiyafetleriniz hazir alabilirsiniz" der. ve ucuncu istegini sorar ...
kadin:"en degerli mucevherleri istiyorum" der...
adam bir telefon konusmasi sonrasi:ok bvulgari ve tiffany'den dilediginiz mucevherleri alabilirsiniz " der.
kadin havalara ucmustur ve adam: "yalniz bende birsey rica etsem sakincasi olur mu?"diye sorar
kadin merakla:"nedir?"
adam:biliyorsunuz 100 bin yildir bu vazodayim.kac zamandir bir
kadin yuzu gormedim acaba bir gece benimler olur musunuz?" diye sorar...
kadin biraz dusundukten sonra "neden olmasin?"

sabaha kadar birlikte olurlar...
sabah uyandiklarinda adam:"güzel hanfendi acaba kaç
yasinda?"diye sorar


kadin:"32" der
adam da:"VAY BE BU YASTA HALA CINLEREMI INANIYORSUNUZ?"

fıkranın devamı

İki kadın dertleşmektedirler. Biri:

- ''Kocam eve gelirken bana kırk adet gül almış. Anlaşılan, bir hafta bacaklarım havada açık kalacak. ''

Yeni evli ve biraz safça olan diğeri sorar:

-'' Niye vazo kullanmıyorsun? ''
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama