Veteriner Fıkraları

loading...


Temelin ineği hastalanmış.. Hangi veterinere götürmüşse bir türlü iyileşmemiş.
Temel biçare bir şekilde düşünürken ellerini açıp Allah'a yalvarmış..
-''Yarabbi sen ineğimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarım... ".
Bu hayvan iki günden fazla yasamaz diyen veterinerlere rağmen inek iyileşmiş..
Bizim temel 15 gün oruç tutmuş. 16.gün inek ölmüş.
Temel ne yapacağını sasırmış.
İnek ölü, havadan 15 gün de oruç tutulmuş.....
Ellerini açmış :
-"Yarabbi sen saniyorsun ki Temel aptaldur,
hiç itiraz kabul etmem, ineğu kurbana sayar, tuttiğum oruçlari da Ramazan'dan düşerum.
Hiç kusura pakmayasun...''

fıkranın devamı


Doktor John hastasiyla atesli bir seks yaptiktan sonra, oturup düsünmüs:

- "Keske yapmasaydim ama olsun.. Tüm doktorlar meslek hayatinda hastasiyla yatmistir" der ve kendini avutmaya calisir.

O sirada vicdanindan bir ses gelir:

- "Ama John, sen bir veterinersin."

fıkranın devamı


Sabahin erken saatinde, veterinerin telefonu çaldi.Arayan yasli bir hanimdi.
Kadincagizin derdi de buyuktu dogrusu :
- Doktor bey! Benim köpegim komsunun köpegine takili kaldi, ne yapmami
tavsiye edersiniz?
Veteriner :
- Ikisininde poposuna ayni anda birer tokat atin, ayrilirlar, dedi.
Telefon 10 dakkika sonra tekrar çaldi.
- Doktor bey, dediginizi yaptim ama ayrilmadilar.
- O zaman bir kova suyu aniden uzerlerine bosaltin.
On dakika sonra telefon uçuncu kez çaldi :
- Gene olmadi doktor.
- O zaman gidin erkek köpege telefon çaliyor, deyin.
Yasli kadin saskinlik içinde sordu :
- Saka etmiyorsunuz ya. Sahi bu ise yarar mi?
- Nasil yaramaz hanimefendi, diye gurledi veteriner, sonunda. Nasil yaramaz.
Benim için üç kez yaradi bu sabah işte....

fıkranın devamı

Sabahın erken saatinde, veterinerin telefonu çaldı.Arayan yaşlı bir kadındı. kadıncagazın d...
fıkranın devamı

Bir adamın oğlu çok iyi bir üniversitede veterinerlik okumuş ve daha sonra üniversiteye master...
fıkranın devamı

Papaganin biri hasta olmus. Sahibi ne yaptiysa care bulamamis.Sonunda bir veteriner teshis koymus.-p...
fıkranın devamı

KÜÇÜK BİR KANİŞ VE KOCAMAN BİR DOBERMANVETERİNER KLİĞİNİĞİNDE KONUŞUYOLARMIŞ.KANİŞ...
fıkranın devamı

Üç arkadaş .bayram tatilini geçirmek için afrikaya safariye gider.hava ve ortam avlanmaya müsa...
fıkranın devamı

Uzun ve yorucu bir ask ve sevisme seansindan sonra doktor az otesinde uyuklayan hastasina bakarken b...
fıkranın devamı

Veteriner temel, Birleşmiş Milletler'e delege olmuş... Diğer delegeler merakla ve alaylı bir ş...
fıkranın devamı

Geçmis yillarda veterinerler günümüzdeki sartlar altinda çalismiyordu. Her veterinerin bir boga...
fıkranın devamı

Adamın çok sevdiği köpeği hastadır. Veteriner veteriner dolaşmış çare yok, hayvancık her ...
fıkranın devamı

1. Churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, Churchill' e kızgın kızgın şöyle seslenir:
- "Eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."
Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:
- "Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."


2. Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi
Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış
kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates, gayet sakin:
- "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum" demiş.

3. Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık
birbirlerini iğnelermiş. Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine, Churchill' i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:
- "Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp
gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa." Churchill, hemen cevap
göndermiş:
- "Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu
seyretmeye gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa."

4. Bir gün Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamış ve şiddetle azarlamış. Talebesi:
- "İyi ama ben çok az bir paraya oynuyordum" diye itiraz edecek
olunca Eflatun cevap vermiş:
- "Ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum."

5. Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle
ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri
kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:
- "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen,
kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:
- "Ben çekilirim."

6. Meşhur bir filozofa:
- "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar
fakirsiniz?" diye sorulduğunda:
- "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş.

7. Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarından biri:
- "Efendim" demiş, "Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
Galile: - "Doğru" demiş, "Benim kulaklarım bir insan için biraz
büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mi?"

8. Bir toplantıda, bir genç Mehmet Akif' i küçük düşürmek ister:
- "Affedersiniz, siz veteriner misiniz?" Mehmet Akif hiç istifini
bozmadan şöyle yanıtlamış:
- "Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?"

9. Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere
çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri
ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
- "Sen sır saklamayı bilir misin?" diye sormuş. Vezir:
- "Evet hünkarım, bilirim" dediğinde, Yavuz cevabi yapıştırmış:
- "İyi, ben de bilirim."

10. Bir filozofa sormuşlar: - "Şansa inanır mısınız?" Filozof:
- "Evet, yoksa sevmediğim insanların başarılarını neyle
açıklayabilirdim."
fıkranın devamı

Gecenlerde ünv'den bır arkadaşın doğum gününe gıttık. Ona muhabbet kuşu aldık. Dışarda bir işimiz vardı. Kuşu kutunun içinde eve bıraktık ve çıktık. Geldığimizde ise ilk önce eve ben girdim ve baktım koyduğumuz yerde kuş yok. Hemen arkadaşın babaannesine döndüm.
Arkadaşımın da babaannesı yaşlı; direk teyzeme yöneldim:
- "Teyze"
dedim:
- "Ne yaptın kuşu?"
- "Aa"
dedi:
- "O kuş muydu. Ben onu pasta sandım buzdolabına koydum"
Ben:
- "Ne"
dedim:
- "Buzdoabına mı koydun?"
Direk buzdolabına koştyum kapağını açtım baktım kuş karşımda. Neyse kuşu donmak üzereyken aldım. Biraz daha geç kalsam kuş donarak ölecek. Her neyse kuşu alır almaz arkadaşımın evlerinin altında veteriner vardı. Kuşu veterinere götürdüm. Yanımda bir arkadaşım da geldı. Veteriner benı kapıdan içeri girer girmez gördü:
- "Bu ne hal?"
dedi. Ben olayı kısaca anlattım:
- "Arkadaşın doğum günü vardı, arkadaşa doğum günü hediyesi olarak kuşu aldık"
dedım.
- "Kuşu masanın üstüne bıraktık, dışarıda bir işimiz vardı, onu hallettik. Eve geldiğimizde kuşu masanın üstünde değil buzdolabında bulduk. Arkadaşımın babaannesi yaşlı, kuşu pasta sanıp buzdolabına koymuş. Ben de alır almaz getirdim.
- "Ben de"
Dedi
- "Benzın var alın şu benzini kuşun gagasını açın bir damla damlatın bişi kalmaz"
Neyse benzini aldık kuşu eve götürdük. Daha sonra eve geldik kuşun gagasını açtık, bir kac damla benzin damlattık, benzin damlatır damlatmaz kuş kutunun içinden bir fırladı, evin içinde 4 dönüyoo. Şanssızlık işte balkon kapısıda açık kalmış. Kus balkon kapısından bır kactı o hızla karsıdada apt duvarı var kuş o hızla giderken apartman duvarına bır çarptı:((
- "Sence ne olmuştur?
- "Oldu mu?
dediğinizi duyar gibiyim.
- "Ölmedi, benzin bitti be yaww walla.."
fıkranın devamı

Adamın tek geçim kaynağı olan ineği hasta olmuş. İneği alıp veterinere götürmüş. Veteriner muayeneden sonra; bu inek 3-5 gün sonra ölür demiş.
Adam çaresiz bir durumda Allah'a; "Eğer inek ölmezde yaşarsa, senin için 15 gün ocuç tutacağım" diyerek dua etmiş.
İnek 3-5 gün sonra ölmemiş, adamda sözünde durup 15 gün orucunu tutmuş. Ama inek 16.gün ölmüş.
Adam Allah'a hitaben; "Sen beni keriz mi sandın?... Ölen ineği gelecek yıl keseceğim kurbana sayar, tuttuğum orucu da ramazan ayında tutacağım oruçtan düşerim" demiş.

fıkranın devamı

Temelin inegi hastalanmis.. Hangi veterinere götürmüsse bir türlü iyilesmemis.
Temel biçare bir sekilde düsünürken ellerini açip ALLAH'a yalvarmis..
-''Yarabbi sen inegimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarim... ".
Bu hayvan iki günden fazla yasamaz diyen veterinerlere ragmen inek iyilesmis..
Bizim temel 15 gün oruç tutmus. 16.gün inek ölmüs.
Temel ne yapacagini sasirmis.
İnek ölü, havadan 15 gün tutulan oruç.....
Ellerini açmis :
-"Yarabbi sen saniyorsun ki Temel aptaldir, hiç itiraz kabul etmem, inegi kurbana sayar, tuttugum oruçlari da Ramazan'dan düserim hiç kusura bakma..'''



fıkranın devamı

Eski Milletvekillerinden, dinine imanina yani müslümanliga cok bagli olan birisi olan Mehmet Akif Ersoy'un kendisine meclis'de onu sevmeyen bir millet vekili tarafindan su soru sorulur:
- Mehmet bey ya siz veteriner degilmiydiniz?
Bunun üzerine Mehmet Akif Bey cevabi yapistirir:
- Evet, bir yeriniz mi agiriyordu?
fıkranın devamı

Adamın biri birgün papağan almış. Bu papağan sahibini her görmesinde;
- ''*ötünü *ikim *ötünü *ikim'' diyormuş.
Adam almış bunu veterinere götürmüş durumu anlatmış.
Veteriner;
- ''Sen bunu götür üzerini kapat hiç ışık görmesin bir ay sonra aç'' demiş.
Aradan bir ay geçmiş adam papağanın üzerini açmış papağan adama dönmüş;
- ''Gene *ötün kaşındı dimi?'' demiş...
fıkranın devamı

Adam doktora gitmiş;
"Doktor Bey, kalbim çok hızlı atıyor."
Doktor;
"Atmaması lazım" demiş.
Bunun üzerine adam koşa koşa eczaneye gidip
"Sizde Atmaması var mi?" diye sormuş.
Eczacı:
"Atmaması bizde olmaz, karşıdaki veterinere soracaksınız."
Bunun üzerine adam veterinerden 5 kutu atmaması alıp beş ay kullanmış.
Sonuç süper. Beş ay sonra şikayeti yeniden başlamış. Veterinere gidip atmaması istemiş. Veteriner;
"Maalesef bizde de kalmadı" demiş.
Bunun üzerine adam panik halinde doktora giderek;
"Doktor Bey, at maması bitmiş" diye yakınmış.
Doktor cevap vermiş:
"Bitmemesi lazım"..
fıkranın devamı

Uzun ve yorucu bir aşk ve sevişme seansından sonra, doktor, az ötesinde uyuklayan hastasına bakarken, birden fena halde suçluluk duygusuna kapılmış. Panikler gibi olunca, içini rahatlatmak için kendi kendine söylenmeye başlamış.
"-Sakin ol, Howard, sakin ol.. O kadar da dert etme kendine.. Bu dünyada hastası ile sevişen ilk ve tek doktor sen değilsin.. Pek çok doktor yapmıştır bunu.."
Tam o sırada kalbinin derinliklerinden vicdanının sesini duymuş;
"-Ama Howard, sen veterinersin.."

fıkranın devamı

Adamın çok sevdiği köpeği hastadır.Veteriner veteriner dolaşmış çare yok, hayvancık her geçen gün biraz daha eriyor.
Derken arkadaşının biri
-"Filanca köyde nefesi kuvvetli bir hoca var" deyince bizimki çaresiz soluğu o köyde almış ve hocayı bulmuş.
-"Hocam köpeğime bir oku-üfle de iyileşsin" demiş.Hoca bir hayvana dua etmeyeceğini söyleyip adamımızı geri çevirmiş.Bizimki bozuk bir moralle giderken yolda biri
-"Hoca biraz paragözdür, anlarsın ya!" demiş.
Adamımız bir kuzu kestirip fırında pişittirdikten sonra hocanın kapısını bir kez daha çalmış.Kuzuyu gören hoca adamla köpeği içeri davet edip bir muska yazmış ve göndermiş.Adamımız daha yoldayken hayvan iyileşmeye başlayınca muskaya ne yazdığını merak edip açmış.Muskada şunlar yazıyormuş:

-"Muska yazdım itine, nail oldum etine, tutsa da sikime, tutmasa da sikime."
fıkranın devamı

Geçmis yillarda veterinerler günümüzdeki sartlar altinda çalismiyordu.Her veterinerin bir bogasi olurdu. Bogasini yanina alan veteriner köy köy dolasir tohumlanmasi gereken inekleri bogasiyla tohumlardi.Dolastigi köylerden birinde oldukça fazla inek olmasi nedeniyle artik boga güçten düsmüs bitkin bir haldedir.Veteriner bakar ki bir kaç inek kalmis, bogasinin alnini kasiyarak hadi aslanim benim hadi ha gayret diye oksar ve inekleri tohumladiktan sonra köyden ayrilir.
Aradan yillar geçer ve veteriner tohumlama için gerekli malzemelerini çantasina koyarak ayni köye tekrar yolu düser.Bir bakarki köydeki bütün erkeklerin kafasinda saç kalmamis.Merak eder ve siradan bir köylüye;
-"Hayirdir ne oldu böyle bütün köydeki erkeklerin saçlari dökülmüs, bir hastalik falanmi var?"

-"Sorma veteriner bey hani sen daha önce boga ile geldiginde senin bogaya yaptiklarini köyden kadinlar görmüsler o günden beri hanimlar kafamizi oksaya oksaya basimizda saç birakmadilar."
fıkranın devamı

Uzun ve yorucu bir ask ve sevisme seansindan sonra doktor az otesinde
uyuklayan hastasina bakarken birden cok fena halde sucluluk duygusuna
kapilmis. Panikler gibi olunca icini rahatlatmak icin kendi kendine
soylenmeye baslamis "sakin ol Howard sakin ol... O kadar da dert etme
kendine.. Bu dunyada hastasiyla sevisen ilk ve tek doktor sen degilsin..
Pek cok doktor yapmistir bunu.. Tam o sirada kalbinin derinliklerinden
gelen vicdaninin sesini duymus.
"Ama Howard sen veterinersin..."
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama