Viski Fıkraları

loading...


Son derece karizmatik bir Adam bara gitmis yanıbaşında bir devekusu..
- "Bir bira..!" demis adam... Bir de kuşa...
Barmen servisi yapmis..
- "Hesap üç dolar elli!" demis..
Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip tezgaha koymus. Çıkmış gitmiş...
Barmen saymış,kuruşu kuruşuna 3 dolar 50!..

Ertesi gün
- "Viski!" demis adam... Bir de kuşa...
- "Yedi dolar yimibeş!" demis Barmen..
Yine elini cebine atmıs adam..
Pat!. Çıkarmış parayı tezgaha bırakmış. Tam tamına 7 dolar 25...

Günlerce böyle devam etmis bara geliş-gidişler.. Içki.. Aynısından devekuşuna da.. Aynen cepten para.. Saymadan tak tak tak!!!

Merak etmis barmen sonunda.. Çatlayacak bu durumlara...

- "Kuzum nedir bunlar??? Parayı saymıyorsun ama tam tamına çıkarıyorsun cebinden???.."

- "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam.. 3 dilekte bulunmamı istedi içinden çıkan dev... Karizma ve yakışıklı bir halim olsun istedim ve ne alirsam, bir bardak içecek ya da bir araba yetecek kadar parayı cebimde bulayım istedim, cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!"

- "Peki.. Peki bu sürekli yanınızdaki devekusu????" diye merakla sormus Barmen..

- "Haa o mu?!" demis adam....
"Bir de benimle aynı zevkleri paylaşan ve benden asla ayrılmayacak uzun bacakli bir piliç istemiştim de.. Yanlış anladı salak!!!"

fıkranın devamı


Uçak New York'a yaklaşırken iki pilot konuşmaktadırlar. Ne var ki mikrofon açık kalmıştır ve konuşulanlar bütün yolcularca dinlenmektedir.
- New York'a iner inmez, önce ılık bir banyo yapacağım. Sonra buzlu bir duble viski içeceğim, sonra da o sarışın saçlı, uzun bacaklı hostesle...
Bunları duyan sarışın saçlıi uzun bacaklı hostes hemen pilot kabinine doğru koşmaya başlar. Yaşlı bir yolcu, hostesin yolunu keser:
- Acele etme kızım. Bırak da rahat rahat viskisini içsin.

fıkranın devamı


Bir kompartımanda İngiliz, Fransız, Alman ve oldukça güzel genç bir bayan seyahat ediyorlarmış. Bir ara genç ve güzel bayanın başının üzerindeki sepetten sıvı damlayınca İngiliz hemen oturduğu yerden fırlayıp, parmağını değdirerek sıvıyı yalamış ve;
- Hıımmm, bu halis viski...
Fransız aynı işlemi yaparak;
- Hadi canım bu bal gibi şarap...
Alman;
- Yanılıyorsunuz beyler bu olsa olsa bira olur...
Genç ve güzel bayan gülümseyerek ayağa kalkmış ve sepete hafifçe dokunarak;
- Kız FİFİ, bir türlü öğrenemedin çişini tutmayı...

fıkranın devamı


Uçakta hostes, papaza sormuş :

- "Viski, cin, şarap.. Ne emredersiniz?"
- "Kaç metrede uçuyoruz kızım?"
- "On bin metredeyiz peder!"

- "O halde sen bana su getir kızım, patrona çok yakınız, ayıp olur!"

fıkranın devamı


Dallas'daki NASA uzay ussunde, us komutani, George ve Bob adindaki astronotlari yanina cagirip, ertesi gun cikacaklari Mars yolculugu hakkinda son talimatlari verir ve bu zor yolculugun oncesinde uyumak uzere evlerine gitmelerini soyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon gelir. Arayan Bob'dur.

- "Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?"
- "Henuz degil."
- "Ben cok heyecanliyim. Uyku tutmadi. Sana da uyarsa, benimle birlikte icmeye ne dersin? Uzun sure icki icemiyecegiz..."
- "Ok."
Bir saat sonra George ve Bob bulusurlar, bir bara girip icki soylerler. Barmen tam ickiyi verirken ikisine de dikkatlice bakar.

- "Hey men. Sizi tanidim. Yarin Mars'a gidecek astronotlarsiniz. Size icki verdigim ortaya cikarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem ben. Kusura bakmayin."

George ve Bob barmenle tartismalarina ragmen o barda icki icemezler.

Baska barlarda sanslarini denerler; ama TV programlarini surekli izleyen barmenler onlari her seferinde tanirlar ve icki vermeyi reddederler.

Marketler de kapalidir. Tam eve donmeye karar verdiklerinde Bob'un aklina bir fikir gelir.

- "Yahu George'cugum. Bizim uzay roketine koyduklari yakitin kokusunu hatirliyor musun. Ayni viski gibiydi. Istiyorsan ondan icelim."

Birlikte uzay ussune girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakit tankinin yanina gelirler. Kimse suphelenmez. Onlara guvenmeyip te kime guveneceklerdir ki zaten. Ertesi sabah fuzeye binecek olanlar onlardir.

George ve Bob yakit tankindan aldiklari yakittan birer kadeh icerler sonra da evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon calar. Arayan yine Bob'dur.

- "Alo George. Yine ben. Rahatsiz ettim ama kusura bakma. Sana birsey sormak istiyorum. Karnin agriyor mu?"
- "Evet Bob. Hem de cok."

- "Peki. O zaman sakin gaz çıkarayım deme. Ben seni TOKYO'dan ariyorum..."




fıkranın devamı


Dallas'daki NASA uzay ussunde, us komutani, George ve Bob adindaki astronotlari yanina cagirip, ertesi gun cikacaklari Mars yolculugu hakkinda son talimatlari verir ve bu zor yolculugun oncesinde uyumak uzere evlerine gitmelerini soyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon gelir. Arayan Bob'dur.
"Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?"
"Henuz degil."
"Ben cok heyecanliyim. Uyku tutmadi. Sana da uyarsa, benimle birlikte icmeye ne dersin? Uzun sure icki icemiyecegiz..."
"Ok."
Bir saat sonra George ve Bob bulusurlar, bir bara girip icki soylerler. Barmen tam ickiyi verirken ikisine de dikkatlice bakar.
"Hey men. Sizi tanidim. Yarin Mars'a gidecek astronotlarsiniz. Size icki verdigim ortaya cikarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem ben. Kusura bakmayin."
George ve Bob barmenle tartismalarina ragmen o barda icki icemezler. Baska barlarda sanslarini denerler; ama TV programlarini surekli izleyen barmenler onlari her seferinde tanirlar ve icki vermeyi reddederler. Marketlerde kapalidir. Tam eve donmeye karar verdiklerinde Bob'un aklina bir fikir gelir.
"Yahu George'cugum. Bizim uzay roketine koyduklari yakitin kokusunu hatirliyor musun. Ayni viski gibiydi. Istiyorsan ondan icelim."
Birlikte uzay ussune girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakit tankinin yanina gelirler. Kimse suphelenmez. Onlara guvenmeyip te kime guveneceklerdir ki zaten. Ertesi sabah fuzeye binecek olanlar onlardir. George ve Bob yakit tankindan aldiklari yakittan birer kadeh
icerler; sonra da evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon calar. Arayan yine Bob'dur.
"Alo George. Yine ben. Rahatsiz ettim ama kusura bakma. Sana birsey sormak istiyorum. Karnin agriyor mu?"
"Evet Bob. Hem de cok."
"Peki. O zaman sakin gaz çıkarayım deme. Ben seni TOKYO'dan ariyorum..."

fıkranın devamı


Uçakta hostes, papaza sormus :
- Viski, cin, sarap...Ne emredersiniz?
- Kaç metrede uçuyoruz kizim?
- On bin metredeyiz peder!
- O halde sen bana su getir kizim, patrona çok yakiniz, ayip olur!

fıkranın devamı


Alkolik adamın biri hergün dua ediyomuş:

- "Ne olur bir gün benimkinden sidik yerine viski aksın" diye. Bir gün duası kabul olmus. Kendisi gibi alkolik hanımına şöyle demiş:

- "Koş hanım iki bardak getir." Hanımı getirmiş ve içmişler viskileri. Ertesi gün bir bakıyo.yine viski akıyo. Hemen hanımı iki bardak getirmiş, içmişler.

Ertesi gün hanımı bakıyor ki yine viski akıyor:

- "Bey, ben hemen iki bardak getireyim" deyince kocası:
- "Hayır gerek yok, sen tek bardak getir"

"Bundan sonra sen şişeden takılacaksın.."




fıkranın devamı


Adamin birinin papagani varmis. Ama cok ickici iymis.Bir gun sahibi eve iki sise viski getirmis ve papaganina demis ulan bunu icersen tuylerini diri diri yolarim demis gitmis arkadasini davet etmeye. Aksam geldiginde bakmis papagan sarhos kendi tuyunu kendi yoliyormus.``Benimicin fark etmez``diye



fıkranın devamı


O gun barda her sey sakindi, piyanist beylik parcalarindan birini calarken millet masalarda pokerin tadini cikartiyor bir yandan da
viskilerini yudumluyordu, derkeen, iceriye bir adam geldi ve bara yaklasip:
- Hey barmen, herkese benden bir viski, sen de ic bir tane.
Barmen bardaklari parlattigi kirli bezini birakip bu yagli musterinin istegini memnuniyetle yerine getirdi, bir bardak ta kendi ict. Bu is
bir kac tur gerceklestikten sonra adam barmen artik parayi isteyince adam:
- Ne parasi barmen sen verdin biz ictik. dedi
Bunun uzerine barmen adami bir guzel patakladiktan sonra kapi disari etti.
- Ertesi gun yine ayni adam ayni bara gelip:

- Hey barmen, herkese benden bir viski, ama sana yok viski, sen icince sapitiyorsun.




fıkranın devamı


Temel ingiltere`ye gidecekti. Onun icin bir arkadasindan Ingilizce hakkinda bilgi istemisti. Arkadasi turkce kelimelerin son hecesinin uzatilmasi seklinde Temel`e bilgi verdi. Temel ucaga bindi ve on dakika sonra hostesi cagirmak icin, Hosteeees. O da ne hostes gelmisti. Temel ingilizce`yi sokmeye basladigini dusunuyordu. Havaalanindan cikti...Taksiiiii Vay be taksi de durmustu. Temel agir agir kendini kaptirdi...Hoteeeeeeel Otele gitti. Odasina cikti, dus aldiktan sonra bara indi...Viskiiiii. Daha snra Londra sokaklarinda dolasmaya basladi. Parkta bir adam gordu:
-Merhabaaaaa,nasilsiniiiiz?
-Iyiyiiiiim,sagoooooool
-Turk musunuuuuz?
-Eveeeeet
-Kardesim Turksun de neden iki saattir Ingilizce konusuyorsunnn

fıkranın devamı


Adamin birinin papagani varmis. Ama cok ickici iymis.Bir gun sahibi eve iki sise viski getirmis ve papaganina demis ulan bunu icersen tuylerini diri diri yolarim demis gitmis arkadasini davet etmeye. Aksam geldiginde bakmis papagan sarhos kendi tuyunu kendi yoliyormus.``Benimicin fark etmez``diye

fıkranın devamı


O gun barda her sey sakindi, piyanist beylik parcalarindan birini calarken millet masalarda pokerin tadini cikartiyor bir yandan da
viskilerini yudumluyordu, derkeen, iceriye bir adam geldi ve bara yaklasip:
- Hey barmen, herkese benden bir viski, sen de ic bir tane.
Barmen bardaklari parlattigi kirli bezini birakip bu yagli musterinin istegini memnuniyetle yerine getirdi, bir bardak ta kendi ict. Bu is
bir kac tur gerceklestikten sonra adam barmen artik parayi isteyince adam:
- Ne parasi barmen sen verdin biz ictik. dedi
Bunun uzerine barmen adami bir guzel patakladiktan sonra kapi disari etti.
- Ertesi gun yine ayni adam ayni bara gelip:

- Hey barmen, herkese benden bir viski, ama sana yok viski, sen icince sapitiyorsun.

fıkranın devamı


Adam bara gitmis tam arkasinda bir devekusu..
- "Bir bira..!" demis adam..
- "Ben de..!" demis devekusu.
Barmen servisi yapmis..
- "Hesap üç dolar kirkiki!" demis..
Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip bara koymus. Saymis barmen.. Kurusu kurusuna 3 dolar 42!..
Ertesi gün
- "Viski!" demis adam.
- "Ben de!" demis, devekusu.
- "Yedi dolar ondört!" demis Barmen..
Yine elini cebine atmis adam.. Pat!. Çikartmis parayi. Tami tamina 7 dolar 14.. Günlerce devam etmis bara gelisler.. Içki.. Aynisi devekusuna.. Aynen cepten para..
Merak etmis barmen sonunda..
- "Kuzum nedir bunlar..
Parayi saymadan tami tamina çikariyorsun cebinden.."
- "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam..
- "Ne alirsam.. Bir bardak su veya bir Rolls Royce cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!"
- "Peki.. Peki bu devekusu?" diye sormus Barmen..
- "Haa o mu?!" demis adam.. "Bir de benimle ayni zevkleri paylasan uzun bacakli bir piliç dilemistim..!"

fıkranın devamı


Adamın biri bir gün bara gider ve oturur, bir viski içer. Biraz sonra yanına yeşil gözlü bir afet gelir, içerler, konuşurlar falan zaman geçer bardan çıkacak olurlar.

Adam kızı eve davet eder eve giderler biraz müzikten sonra sevişmeye başlarlar, kadın izin ister ve tuvalete gider.

Gittiğinde malum gün olduğunu anlar ve kendi kendine 'bu sarhoş anlamaz' nasılsa der ve içeriye gider ve sabaha kadar sevişirler. Sabah kadın erkenden, adam kalkmadan gider.

Adam uyanır ve kendi kendine yorumlar yapmaya başlar:

- "Allahım ben dun buraya bir kadınla geldim ama o yok..." sonra kanları görür ve der ki:
- "Ben ne yaptım, bir kadını öldürdüm" der ve silahına bakar.

Kurşunların tam olduğunu görünce rahatlar. Aklına bıçak gelir, kontrol eder; bıçakların temiz olduğunu görür biraz daha rahatlar. Sonra aynaya bakar ve irkilir:

- "Aman Allahım! Ben bir kadını yemişim"

fıkranın devamı


Bir Amerikali ile Japon safari'ye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahlarıda birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş :
-Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ?
-Yoo, senden hızlı koşsam yeter.



fıkranın devamı


Adamin biri bara girmis.. Üç duble viski içtikten sonra barmene
-"Ödeyecek param yok,Ama cebimde 25 santimlik bir piyanist var.Sana istedigin herseyi çalabilir.."
-"Hadi ordan sarhos" demis,barmen.Adam elini cebine atmis. Çikarmis 25 santim boyunda bir piyanist. Piyanosu da önünde..
Barmen saskin
-"Türk marsi"diyebilmis.Bir döktürmüs 25 santimlik piyanist, Mozart'i..
-"Bu nasil is" demis barmen saskinlik içinde..
-"Hurdalikta bir lamba buldum,bin yillik.. Parlatmak için ovarken içinden bir cin çikti..
Bin yasinda.Çökmüs.Kulaklari da zor duyuyor.."
Elini öbür cebine atmis, bir eski lamba çikarmis. Barmen'in önüne koymus.
-"Ovala ve dilek dile" diye..
Barmen ovalamis lambayi.Hakikaten bir ihtiyar, ayakta zor duran cin.Bir eli kulaginda
-"Haa.. Hii.." deyip duruyor..
-"Burada bu sigara dumani ve içki kokulari arasinda, iki cigerim de perisan hale geldi.. Bana iki yeni ciger" demis, barmen..
Hooop!.. Barin basinda, pos biyiklari , kocaman sapkalari, yesil kirmizi kiliklari ile iki Yeniçeri.
-"Ama ben yeniçeri degil, yeni ciger istemistim" demis barmen..
-"Ya ben 25 santimlik piyanist mi istedim sanirsin!.."

fıkranın devamı


Adam bara gitmis tam arkasinda bir devekusu..

- "Bir bira..!" demis adam..

- "Ben de..!" demis devekusu.

Barmen servisi yapmis..

- "Hesap üç dolar kirkiki!" demis..

Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip bara koymus. Saymis barmen.. Kurusu kurusuna 3 dolar 42!..

Ertesi gün

- "Viski!" demis adam.

- "Ben de!" demis, devekusu.

- "Yedi dolar ondört!" demis Barmen..

Yine elini cebine atmis adam.. Pat!. Çikartmis parayi. Tami tamina 7 dolar 14.. Günlerce devam etmis bara gelisler.. Içki.. Aynisi devekusuna.. Aynen cepten para..

Merak etmis barmen sonunda..

- "Kuzum nedir bunlar..

Parayi saymadan tami tamina çikariyorsun cebinden.."

- "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam..

- "Ne alirsam.. Bir bardak su veya bir Rolls Royce cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!"

- "Peki.. Peki bu devekusu?" diye sormus Barmen..

- "Haa o mu?!" demis adam.. "Bir de benimle ayni zevkleri paylasan uzun bacakli bir piliç dilemistim..!"

fıkranın devamı


Bir Amerikalı ile Japon safariye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahları da birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş: -Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın? -Yoo, senden hızlı koşsam yeter.

fıkranın devamı


O gün barda her şey sakindi, piyanist beylik parçalarından birini çalarken millet masalarda pokerin tadını çıkartıyor, bir yandan da viskilerini yudumluyordu, derkeen, içeriye bir adam geldi ve bara yaklaşıp: - "Hey barmen, herkese benden bir viski, sen de iç bir tane." Barmen bardakları parlattığı kirli bezini bırakıp bu yağlı müşterinin isteğini memnuniyetle yerine getirdi, bir bardak da kendi içti. Bu iş bir kaç tur gerçekleştikten sonra barmen artık parayı isteyince adam: - "Ne parası barmen sen verdin biz içtik", dedi Bunun üzerine barmen adamı bir guzel patakladıktan sonra kapı dışarı etti. Ertesi gün aynı adam gene aynı bara gelir: - "Hey barmen, herkese benden bir viski, ama sana yok viski, sen içince sapıtıyorsun."

fıkranın devamı

Teksaslı kovboy alaskaya gelip bardan içeri girmişbarmene-ben alaskalı olmak istiyorum ne yapmam...
fıkranın devamı

Adamın biri bardan içeri koşarak girmiş ve barmene hemen bana bir viski demiş ve viskiyle ağz
fıkranın devamı

Adamin birinin papagani varmis. Ama cok ickici iymis.Bir gun sahibi eve iki sise viski getirmis ve p...
fıkranın devamı

Bir kompartimanda Ingiliz, Fransiz, Alman ve oldukça güzel genç bir bayan seyahat ediyorlarmis. B...
fıkranın devamı

Adamın birinin papağanı varmış. Ama çok içkiciymiş.Bir gün sahibi eve iki şise viski getir...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama