Yıldız Fıkraları

loading...

Emrah: İlker ulan, yeni kız arkadaşın çok seksi, manken mi yoksa?
 
İlker: Hayır değil. Ama kendisi internet porno yıldızı. İnternette bir sürü porno videosu var. Sadece şimdilik bundan haberi yok.
—————
Soru: Neden kadınlar porno filmi sonuna kadar izlerler?
Cevap: Çünkü filmin sonunda erkek ile kadının evleneceğini zannederler.
fıkranın devamı

Bir gün Akşehir'e bilginliğiyle övünen bir papaz gelir. Papaz, sorularına kimsenin cevap veremediğini, bu yüzden dünyanın en akıllı insanı oldğunu iddia etmektedir.


Papazı alıp Nasreddin Hoca'ya getirirler. O sırada Hoca eşeğini çıkarmış, tarlaya gidecekmiş. Papaz:

- İki sorum var. Bütün dünyayı dolaştım. Bu sorularıma cevap verecek kimseyi bulamadım. Bakalım sen denildiği kadar akıllı ve bilgili misin? Birinci sorum şu: Gökyüzünde kaç yıldız vardır?

Hoca hiç tereddüt etmeden:

- Şu kapıdaki eşeğimin sırtında kaç tane kıl varsa, o kadar yıldız var, der.

Papaz şaşırır:

- Bu nasıl cevap? Nereden biliyorsun? der.

Hoca:

- İstersen say da bak!

Papaz memnun olmamış vaziyette:

- Pekala, bu sorunun cevabını vermiş olduğunu kabul ediyorum. Şimdi ikinci soruma cevap verebilecek misin bakalım?

Şu sakalımda kaç kıl var?

Hoca yine tereddüt etmeden:

- Eşeğimin kuyruğunda kaç kıl varsa, senin sakalında o kadar kıl var, der. Papaz:

- Nasıl ispatlarsın? der. Hoca:

- Bundan kolay ne var? Bak eşeğim burada. İnanmazsan otur şuraya. Sıra ile bir onun kuyruğundan kıl koparalım, bir de senin sakalından kıl koparalım. Eğer senin sakalın kalmadığı ve yüzün kabak gibi ortaya çıktığı halde, eşeğin kuyruğunda kıl kalırsa senin haklı olduğuna inanırız, der.

Papaz, bu benzetmeleri ve ispatı duyunca çareyi oradan sıvışmakta bulur.

ÖĞÜTLER

Saçma sorularla kendilerini meşgul eden insanlar, Nasreddin Hoca'yı bu sorularıyla küçük düşürmek isteseler de Hoca, hazır cevap olşu sayesinde kolayca onlara dersini vermiştir. 

İnsan ne kadar az bilirse o kadar çok bildiğini sanır. Hikayedeki papaz gibi.

İnsanlara akıllarının seviyesine göre konuşmaka gerçekten bir hünerdir. Hoca da bunu çok güzel bir misalle bizlere sunmuştur.

*İnsanlara akıllarının seviyesine göre konuşun.

fıkranın devamı

İnanmazsanız Yıldızları Sayın Nasreddin Hoca fıkralarıNasreddin Hoca Konya'da vaaz ediyormuş. -"Ey Müslümanlar! bu şehrin havasıyla bizim şehrin havası birdir" diye söze başlamış. Cemaattekilerden biri sormuş: - "Nereden biliyorsun?" - "Akşehir'de ne kadar yıldız varsa, burada da o kadar var. İnanmazsanız sayın!.." demiş Hoca.
fıkranın devamı

Topkapı Müzesi'ndeki ünlü "Kaşıkçı Elması" adını nasıl almış? Bu elmas Osmanlı Hazinesi'ne nasıl girmiş? Elmas kaç karattır? Dünyanın tanınmış elmasları arasında yeri nedir?
fıkranın devamı

Dünya'ya en yakın yıldız güneş'tir.

Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.

Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
fıkranın devamı

Bir tanıdığı Nasreddin Hoca’ya sormuş :- “Hoca, dünya kaç arşın?”Tam o sırada yanlarından bir cenaze geçiyo...
fıkranın devamı

Bir gün Nasreddin Hoca’ya, sanki çok lâzımmış gibi,- “Hangi burçtansın? Hoca” diye sormuşlar.- “̶...
fıkranın devamı

- Nasreddin Hoca Konya’da vaaz ediyormuş.-“Ey Müslümanlar! bu şehrin havasıyla bizim şehrin havası birdir”...
fıkranın devamı

Aklı sıra Nasreddin Hoca’yla eğlenmek isteyen biri Hoca’ya sormuş.- “Yeni ay girince eski ay’ı ne yap...
fıkranın devamı

- Dünyayı dolaşan üç bilgin papaz Akşehir’e de uğramışlar. Hocanın ününü duyunca kendisiyle tanışmak istemişler. Akşeh...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’nın bir konuğu gece yatısına kalmış. Adam zayıf inançlı biriymiş. Ben görmediğime inanmam, Ahirete gidip...
fıkranın devamı


temel ile dursun bir gün otele gitmişler ve temel ben çok yorgunum hemen odama çıkıp yatacağım demiş dursun bende yorgunum demiş ve ardından temel asansöre gitmiş tam bincekmiş görevli asansörde bakım var demiş temel odası 100. katta imiş dursunun ki ise 21.kat dırsun odasına yerleşmiş temel daha merdiven çıkıyormuş ve temel de odasına varmış temel birazdan dinlendikten sonra dursun gelmiş ve temel ben geldim demiş temel balkonda yıldız sayıyormuş dursun yanına gitmiş ve temel napiyosun demiş temel yıldız sayıyorum demiş dursun hemen kaç yıldız saydın demiş temel 99 demiş dursun o zaman bana 99 lira vereceksin demiş temelde çıkarıp vermiş dursun artık gitmiş temel dursun gittikten sonra VAY ENAYİ KANDIRDIM SENİ 100 YILDIZ SAYMIŞTIM DEMİŞ...



fıkranın devamı


temmelle dursun bir gün kamp yapmaya gitmişler kurmuşlar cadırı akşam olmuş yorgunlukla yatmışlar sonra temel uyanmış dursunuda uyandırmış demişki dursun bak bakim yukarıya ne görüyorsun dursunda demişki yıldızları görüyorum
temel= bunlar sana ne ifade ediyor demiş
dursun=astrolojik olarak saman yolunu metorolojik olarak havanın yarın güzel olacağını bizim köydede saatin 3 olduğunu gösteriyor demiş
dursun=peki sana ne ifade ediyor demiş
temel=LAN SALAK ÇADIRI ÇALMIŞLAR



fıkranın devamı


Öğretmen, sınıfta gökyüzü ile ilgili bir yazı okudu.Sonra bu yazıyla ilgili çocoklara soru sordu:
-Ayşe, bana bildiğin yıldızları sayar mısın?
Ayşe düşünmeden yanıtladı:
-Pop yıldızları, spor yıldızları,sinema yıldızları...


fıkranın devamı


Nasrettin Hocaya sorarlar;
- Hocam yeni ay girince eski ayı ne yaparlar?
"Bunu bilmeyecek ne var" der hoca
- Kesip, kesip yıldız yaparlar.




fıkranın devamı


Dursun fena halde sıkıntıya düşmüştü.. Bir çocuk kaçırıp fidye istemeye karar verdi. Doğru, Yıldız Parkı"na gitti.. Orada kendi kendine oynayan bir çocukla ahbap oldu.. Trilyoner Temel"in oğlu olduğunu ögrenince, planını yaptı.. Çocuğu hemen bir kalın çınar ağacının arkasına çekti.. Cebinden çıkardığı kağıda fidye notunu yazdı:



"Temel Bey, Oğlunu kaçırdım. Yarın sabah yedide, Yıldız parkındaki büyük çınar ağacının içindeki kavuğa, sarı bir çanta içinde 10 bin dolar bırak..Dursun!."
Notu çocuğun iç cebine itina ile yerleştirdi ve "Şimdi doğru eve git, baban bu notu okusun" dedi..
Ertesi sabah yedi buçukta parka gittiğinde, çınarın kovuğunda sarı bir çanta içinde 10 bin doları buldu. Yanında bir de not vardı:

-İste paran. Ama gene de bir Karadenizli"nin kendi hemşerisine bunu yapabileceğine inanamayrum.

fıkranın devamı


temel ile dursun bir gün otele gitmişler ve temel ben çok yorgunum hemen odama çıkıp yatacağım demiş dursun bende yorgunum demiş ve ardından temel asansöre gitmiş tam bincekmiş görevli asansörde bakım var demiş temel odası 100. katta imiş dursunun ki ise 21.kat dırsun odasına yerleşmiş temel daha merdiven çıkıyormuş ve temel de odasına varmış temel birazdan dinlendikten sonra dursun gelmiş ve temel ben geldim demiş temel balkonda yıldız sayıyormuş dursun yanına gitmiş ve temel napiyosun demiş temel yıldız sayıyorum demiş dursun hemen kaç yıldız saydın demiş temel 99 demiş dursun o zaman bana 99 lira vereceksin demiş temelde çıkarıp vermiş dursun artık gitmiş temel dursun gittikten sonra VAY ENAYİ KANDIRDIM SENİ 100 YILDIZ SAYMIŞTIM DEMİŞ...

fıkranın devamı


temmelle dursun bir gün kamp yapmaya gitmişler kurmuşlar cadırı akşam olmuş yorgunlukla yatmışlar sonra temel uyanmış dursunuda uyandırmış demişki dursun bak bakim yukarıya ne görüyorsun dursunda demişki yıldızları görüyorum
temel= bunlar sana ne ifade ediyor demiş
dursun=astrolojik olarak saman yolunu metorolojik olarak havanın yarın güzel olacağını bizim köydede saatin 3 olduğunu gösteriyor demiş
dursun=peki sana ne ifade ediyor demiş
temel=LAN SALAK ÇADIRI ÇALMIŞLAR

fıkranın devamı


Dursun fena halde sıkıntıya düşmüştü.. Bir çocuk kaçırıp fidye istemeye karar verdi. Doğru, Yıldız Parkı'na gitti.. Orada kendi kendine oynayan bir çocukla ahbap oldu.. Trilyoner Temel'in oğlu olduğunu ögrenince, planını yaptı.. Çocuğu hemen bir kalın çınar ağacının arkasına çekti.. Cebinden çıkardığı kağıda fidye notunu yazdı:

"Temel Bey, Oğlunu kaçırdım. Yarın sabah yedide, Yıldız parkındaki büyük çınar ağacının içindeki kavuğa, sarı bir çanta içinde 10 bin dolar bırak..Dursun!."

Notu çocuğun iç cebine itina ile yerleştirdi ve "Şimdi doğru eve git, baban bu notu okusun" dedi..

Ertesi sabah yedi buçukta parka gittiğinde, çınarın kovuğunda sarı bir çanta içinde 10 bin doları buldu. Yanında bir de not vardı:

"İste paran. Ama gene de bir Karadenizli'nin kendi hemşerisine bunu yapabileceğine inanamıyorum. Temel..."

fıkranın devamı


Hayvanat bahçesinde iki ahtapot kollarını birbirine sarmış dolaşıyorlardı.Erkek ahtapot eğildi hafif bir sesle dişi ahtapotun kulağına fısıldadı:
-Ne güzel bir gece değil mi sevgilim?...Mehtap,yıldızlar,sen,ben...Ve bu güzel gecede seninle ikimiz böyle kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola dolaşıyoruz...

fıkranın devamı


Sarışın yıldız adayı, üstü açık kırmızı arabasını gecenin bir vakti iyice tenhalaşmış ve loşlaşmış Hollywood Bulvarı'nda hızla sürerken trafik polisi çevirdi.. - "Hanımefendi, ehliyetiniz lütfen.." - "Ehliyet nedir, afedersiniz?." - "Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır, hanımefendi. Üzerinde resminiz vardır." Sarışın yıldız adayı cüzdanını çıkardı, içinden bir yığın kart döküldü. Üzerinde resmi olanı buldu, uzattı. Polis "Teşekkür ederim" dedi, "Şimdi de ruhsatınız lütfen.." Sarışın mahçup mahçup sordu gene.. "Ruhsat nedir?.." "O da deyim yerinde ise arabanızın kimlik kartıdır. Genelde torpido gözünde durur" diye sabırla yanıtladı polis.. Sarışın torpido gözüne uzandı. Orada gerçekten öyle bir kart vardı. Onu da polise uzattı. Polis ehliyet ve ruhsatı inceledi. İkisi de mükemmeldi. Görünürde her şey normaldi ama ortada da bir gariplik vardı. "Bir dakika lütfen" dedi sarışına ve motosikletinin yanına gitti, telsizle merkezdeki nöbetçi arkadaşını aradı. Olanlari anlattı. Merkezdeki sordu: "Kadin sarışın mı?.." "Evet!.." "Mavi gözlü mü?.." "Evet!.." "Süper mini mi giyiyor?.." "Evet.." "Göğüsleri kazağından fırlıyor mu?." "Evet.." "O zaman hemen arabanın yanına git ve fermuarını indir." "Ne çıldırdın mı sen?.. Ben bunu nasıl yaparım!" diye bağırdı trafik polisi. "Sen git dediğimi yap" dedi, merkezdeki.. Trafik polisi sarışının yanına geldi, fermuarını indirdi.. "Neee" diye bağırdı, sarışın.. "Gene mi alkol muayenesi.."

fıkranın devamı

- garson hesabi getir- 5 yetmislik abi- cuss, ulan 5 yetmislik icsem ayakta duramam lan- e duruyon i...
fıkranın devamı

Kadının biri... ...yolda yürürken hamile kalmış-neden? ...
fıkranın devamı

AdamIn biri is bulmak icin istanbul'da ilgili kuruma muracaat etmis."Evet bir is var" demis ilgili m...
fıkranın devamı

Hayvanat bahçesinde iki ahtapot kollarını birbirine sarmış dolaşıyorlardı.Erkek ahtapot eği...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama