Beyaz ve yakışıklı bir doktor siyah ırk yamyamların kabilesine tayin edilir. Fakat bir yıl içerisinde kabilede hamile kadınlar beyaz çocuk doğurmaya başlar. Kabilenin erkekleri bu durumdan çok rahatsız olurlar. Kabilenin reisine:
-Git şu doktorla konuş, yoksa çok kötü olacak, derler..
Kabile reisi doktora:
-Yahu doktor; bizim kadınlarımız siyah, doğan çocuklar ise beyaz. Burada beyaz olan sadece sen varsın. Kabilenin erkekleri bu durumdan hoşnut değiller...
Doktor da cevap olarak:
-Şef,ben masumum. Hem senin dediğinle bir ilgisi yok bu işin. Olayın genetik boyutları var. Bak karşıdaki beyaz ata. Ama tayı siyah.
Kabile reisi telaşla:
-Tamam doktor. Sen tayı unut, ben de çocukları.
fıkranın devamı
temel ve dursun bir gün afrikaya safariye çıkarlar.dolaşırlar.yamyamlar bunları yakalarlar.bunları meydana iki kazığa bağladıktan sonra kabile şefi gelir ve dursuna sorar : ölüm mü mkoko mu ?
dursun :öleceğime mkoko der .zaten ne olduğunu bilmiyorum.ölümden beter değilya...
dursunu alırlar ve birkaç gün sonra getirirler bakmışki dursunu afrikadaki bütün kabileler s..miş..göt davul gibi olmuş..
gelip temele sormuşlar :ölüm mü ? mkoko mu ?
temel:göt vereceğime ölürüm demiş...
ve kabile şefi de demişki
o zaman ölene kadar mkoko...
fıkranın devamı
Temel ile Dursun bir gün gemi ile yolculuk yaparlarken gemileri bir kaza sonucu batar ve bir adaya düşerler.. Adada yamyamlar tarafından yakalanırlar ve onlara yakaladıktan sonra Temele 100 erik Dursuna ise 100 karpuz toplamasını söylerler.
Temel çok cabucak erikleri toplayıp gelir.. Erikleri tek tek Temelin götüne sokarlar.. 99 tane erik sokduktan sonra sonuncusunu sokacakasan hepsini dışarıya fırlatır ve gülmeye başlar...
Yamyamlar Temelin yanına yaklaşarak:
- Neden böyle hepsini dışarıya fırlattın
diye sorarlar.
Temel gülerek:
- Karşıdan Dursun geliyor acaba ona 100 karpuzu nasıl sokacaksınız
der.
fıkranın devamı
bir gün temel ile dursun adada geziniyorlarmış. birden bire karşılarına yamyamlar çıkmış.dursunla temel ne yapacağını şaşımışlar bakmışlar ki karşında ağaç var hemen ağaça çıkmış dursun aşağıda temel kalmış. yamyamlar gelip temeli dövmüşler genebirgün temelle dursun gezinirkenyamyamlar çukmış ağaç görmüşler hızla konuş dusun ağaça çıkmış temel aşağıda kalmış gene temeli dövmüşler. ertesi gün gezenirken temelle dursun. temel düşünmüş taşınmış demişi bu sefer hızla konuş ağaça ben çıkacam demiş bu seferde temel ağaçta dursun aşağıda kalmış.yamyamlar demşlerki hep aşağıdakini dövüyoz birazda yukarıdakini dövelim demişler
fıkranın devamı
Temel, Fransiz ve ingiliz'in bindikleri gemi batmis.Günlerce aç susuz kaldiktan sonra bir adaya çikmislar.Tam kurtulduk diye sevinirlerken bir dolu yamyamyn bas uçlarinda belirdigini görmüsler.Yamyamlarin niyetinin kötü oldugunu gören kazazedeler :
- Ne olur bizi yemeyin, diye yalvarmislar. Kral yamyam :
- Sizleri bir teste tabi tutacagizz, en basarili çikani affedecegiz. Her birinizi birer kulübeye hapsedip birer maymun verecegiz. Bir yil sonunda en cok yavru maymun dogurtaniniz kurtulacak, demis Kulubeler hazirlanmis, maymunlar konulmus, kapilar sikica kapatilmis Hergün kapi altindan yemekler gönderilmis.
Birinci yilin sonunda kapilarin açilma zamani gelmis.
Ilk olarak Fransizin kapisi açilmis. Üç tane yavru maymun oradan oraya zipliyor. Fransiz pestili çikmis bir durumda.
Ikinci olarak ingilizin kapisi açilmis. O da harap durumda ama bes tane yavru dogurtmus.
Son olarak Temel'in kulubesine giderken yamyam hokomoko :
- Bu Türkler uçkurlarina çok düskün millettir. simdi kapiyi açacagiz en azindan on yavru üzerimize atlayacak demis.
Kapi açilmis ama ne görsünler Temel bir kösede kös kös oturuyor., Temel'e verilen maymun harap durumda, ortada da sadece bir yavru var ama onun da bir gozu var bir gozu yok, kafasi gövdesinden büyük, kisacasi tam bir hilkat garibesi!
- Ne lan bu!, demis hokomoko...
Bir yilda dogurta dogurta sadece bunu mu dogurttun?
- Ulan serefsizler, demis Temel.
Vermissiniz yanlislikla erkek maymunu, bunu buldudugunuza sükredin!
fıkranın devamı
Temel, Fransiz ve ingiliz'in bindikleri gemi batmis.Gunlerce ac susuz kaldiktan sonra bir adaya cikmislar.Tam kurtulduk diye sevinirlerken bir dolu yamyamin bas uclarinda belirdigini gormusler.Yamyamlarin niyetinin kotu oldugunu goren kazazedeler :
- Ne olur bizi yemeyin, diye yalvarmislar. Kral yamyam :
- Sizleri bir teste tabi tutacagiz, en basarili cikani affedecegiz. Her birinizi birer kulubeye hapsedip birer maymun verecegiz. Bir yil sonunda en cok yavru maymun dogurtaniniz kurtulacak, demis Kulubeler hazirlanmis, maymunlar konulmus, kapilar sikica kapatilmis Hergun kapi altindan yemekler gonderilmis.
Birinci yilin sonunda kapilarin acilma zamani gelmis.
Ilk olarak Fransizin kapisi acilmis. Uc tane yavru maymun oradan oraya zipliyor. Fransiz pestili cikmis bir durumda.
Ikinci olarak ingilizin kapisi acilmis. O da harap durumda ama bes tane yavru dogurtmus.
Son olarak Temel'in kulubesine giderken yamyam hokomoko :
- Bu Turkler uckurlarina cok duskun millettir. simdi kapiyi acacagiz en azindan on yavru uzerimize atlayacak demis.
Kapi acilmis ama ne gorsunler Temel bir kosede kos kos oturuyor., Temel'e verilen maymun harap durumda, ortada da sadece bir yavru var ama onun da bir gozu var bir gozu yok, kafasi govdesinden buyuk, kisacasi tam bir hilkat garibesi!
- Ne lan bu!, demis hokomoko...
Bir yilda dogurta dogurta sadece bunu mu dogurttun?
- Ulan serefsizler, demis Temel.
Vermissiniz yanlislikla erkek maymunu, bunu buldudugunuza sukredin!
fıkranın devamı
Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken
nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir kadın görürler.
Oğul sorar:
-Ne dersin baba, yiyelim mi onu?
Baba bir an düşündükten sonra:
-Hayır, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz! der.
fıkranın devamı
Bir Fransız,bir İngiliz,birde bizim Temel yerlilerin eline düşmüşler.Yamyamların reisleri üçünede bir dilekte bulunun,eğer isteklerini yerine getiremezlerse kurtulacaklarını söyler.Fransız yerlilerden kendisine orjinal 40 yıllık Bordo bağlarındaki üzümlerden yapılma şarap ister.3gün sonra yerliler bir şişe şarapla gelirler.Fransızı hemen keserler,derisini yüzerler,daha sonra hemen bir kano yapıp derisindende yelken yapıp tamtam yaparlar.sıra İngilize gelir.İngilizde McDonald"s tan orjinal hamburger,cips ve kola istr.3 gün sonrada onun isteğini yerine getirip,Fransıza yaptıklarını yaparlar.Sıra Temel"e gelir.Temel Hisar"dan 120 parça çatal,bıçak takımı ister.Aradan 1 hafta geçer.Görünürde kimseler yoktur.Temel umutlanır.Fakat aynı günün akşamı adamlar Temelin istediği şeyi Temel"e verirler.Temel bir elinde bıçak,diğer elinde çatal rastgele kendine batırıp
-"Sizin kanonuzun a..na korum demiş"
fıkranın devamı
bir gün temel ile dursun adada geziniyorlarmış. birden bire karşılarına yamyamlar çıkmış.dursunla temel ne yapacağını şaşımışlar bakmışlar ki karşında ağaç var hemen ağaça çıkmış dursun aşağıda temel kalmış. yamyamlar gelip temeli dövmüşler genebirgün temelle dursun gezinirkenyamyamlar çukmış ağaç görmüşler hızla konuş dusun ağaça çıkmış temel aşağıda kalmış gene temeli dövmüşler. ertesi gün gezenirken temelle dursun. temel düşünmüş taşınmış demişi bu sefer hızla konuş ağaça ben çıkacam demiş bu seferde temel ağaçta dursun aşağıda kalmış.yamyamlar demşlerki hep aşağıdakini dövüyoz birazda yukarıdakini dövelim demişler.
fıkranın devamı
Temel, Fransiz ve ingiliz'in bindikleri gemi
batmis.Günlerce aç susuz kaldiktan sonra bir adaya çikmislar.Tam kurtulduk
diye sevinirlerken bir dolu yamyamyn bas uçlarinda belirdigini görmüsler.Yamyamlarin niyetinin kötü oldugunu gören kazazedeler :
- Ne olur bizi yemeyin, diye yalvarmislar.
Kral yamyam :
- Sizleri bir teste tabi tutacagizz, en basarili
çikani affedecegiz. Her birinizi birer kulübeye hapsedip birer maymun verecegiz. Bir yil sonunda
en cok yavru maymun dogurtaniniz kurtulacak, demis.Kulubeler hazirlanmis, maymunlar konulmus, kapilar sikica kapatilmis Hergün kapi altindan
yemekler gönderilmis. Birinci yilin sonunda kapilarin açilma zamani gelmis.
Ilk olarak Fransizin kapisi açilmis. Üç tane yavru maymun oradan oraya zipliyor. Fransiz pestili çikmis bir durumda. Ikinci olarak ingilizin kapisi açilmis. O da harap
durumda ama bes tane yavru dogurtmus.
Son olarak Temel'in kulubesine giderken yamyam
hokomoko :
- Bu Türkler uçkurlarina çok düskün millettir. simdi kapiyi açacagiz en azindan on yavru üzerimize atlayacak demis.Kapi açilmis ama ne görsünler Temel bir kösede kös kös oturuyor., Temel'e verilen maymun harap durumda, ortada da sadece bir yavru var ama onun da
bir gozu var bir gozu yok, kafasi gövdesinden büyük, kisacasi tam bir hilkat garibesi!
- Ne lan bu!, demis hokomoko...
Bir yilda dogurta dogurta sadece bunu mu dogurttun?
- Ulan demis Temel.Vermissiniz yanlislikla erkek maymunu, bunu buldudugunuza şükredin!
fıkranın devamı
İki mühendisin yolu afrikaya düşer. orada zenci yamyamlar bu iki mühendisi esir alırlar. yamyamların reisi mühendislerden birine sorar:
- ölüm mü mokoko mu?
mühendis çok kısa düşünür ve ölmektense mokokoyu tercih eder. fakat mokoko ne demek bilmemektedir.
daha sonra 2.05 boylarında iki zenci gelir, mühendisi alır ve tecavüz ederler.
sonra reis döner ve diğerine sorar:
- ölüm mü mokoko mu?
mühendis şereflice ölmeyi tercih eder.
- tabiiki ölüm!
yamyamların reisi komutunu verir:
- ölene kadar mokoko!!
fıkranın devamı
Bir bilgisayar firmasında 5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri onlara hitaben: - "Şimdi burada çalışabilirsiniz. Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek icin firmanın kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları rahat bırakacaksınız" der. Yamyamlar hiç bir çalışanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler. 4 hafta sonra müdürleri gelir: - "Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız firmadaki temizlikçi kız kayıp. Ona ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sorar. Yamyamlarin hepsi hayır derler ve bu işle hiç bir ilgilerinin olmadığını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi yamyamlara döner: - "Aranızdan hangi maymun temizlikçi kızı yedi?" diye sorar. En arkadaki yamyam alçak bir sesle cevap verir: - "Ben yedim" Bunun üzerine şef söyle cevap verir. - "Ulan aptal! Biz 4 haftadır grup müdürleri, bölüm müdürleri, proje yöneticilerini yeyip duruyoruz ki kimse farkına varmasın diye, senin durup dururken temizlikçi kızı yemen şart mıydı?!"
fıkranın devamı
Afrika yolculugundan dönen bayan, arkadasina anlatiyordu :- Sorma sekerim... Ormanda gezerken yamya...
fıkranın devamı
Bir bankada 5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler.Müdürleri onlara hitaben:- ...
fıkranın devamı
Bir bilgisayar firmasında 5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri onlara ...
fıkranın devamı
Afrika yolculuğundan dönen bayan, arkadaşına anlatıyormuş:
- Sorma şekerim... Ormanda gezerken yamyamlar beni yakalamaz mı!
- Deme! Vallahi ölürüm! Sonra ne yaptılar?
- Reislerine götürdüler. Reis bana "Ya kazana girmeyi kabul edersin, ya benimle yatmayı." dedi. Ne yapayım? Ben de çorba olmaktansa yatmayı tercih ettim.
- Kim bilir ne acı çekmişsindir.
- Çekmez olur muyum şekerim. Herifin yatağı öyle rahatsızdı ki..
fıkranın devamı
Bir gemi yolculuğu sırasında kaza geçiren Alman İngiliz Fransız ve Türk bir yamyamların yaşadığı bir adaya sağsalim çıkarlar. Karşılarında yamyamların reisini gören davetsiz misafirlere reis canlarını kurtarabilmeleri için bir tek şanslarının olduğu söyler ve
-"Sizi bir goril ile tek başınıza bir kulübeye kabatacağız çıktığınızda gorilden bir çocuk yapabilirseniz yaşamanıza izin vereceğiz" der.
Aradan geçen zaman sonunda Alman'ın beraber olduğu goril bir erkek çocuk doğurur ve bunu gören reis şimdiye kadar böyle bir şey görülmediğini söyler ve herkes şakınlıktan dona kalır.Arkasından İngilizin beraber olduğu goril bir ikiz doğurur ve herkes daha bir şaşkınlık içindedir. Daha sonra Fransız'ın birlikte olduğu goril üçüz doğurur. Durum daha bir akıl almaz olmuşutur.
Ve sonunda Türk'ün beraber olduğu goril doğurur ve doğan şeyi kimse bir şeye benzetemez. Çocuk ne bir gorile benmektedir ne de bir insan yavrusuna tam bir hilkat garibesidir.
Tüm bu olanlardan sonra şankınlık içindeki Reis Türk'e biraz da çıkışarak sen nasıl bir erkeksin arkadaşların hepsi gorilleri hamile bırakırken sen neden bu işi beceremedin diye sorar.
Türk sinirli bir şekilde
--"Develer banada onlara verdiğiniz gibi bir dişi goril verseydiniz bizde elbet bu işin altından kalkacaktık" der.
fıkranın devamı
Temel ile Dursun bir gün gemi ile yolculuk yaparlarken gemileri bir kaza sonucu batar ve bir adaya düşerler.. Adada yamyamlar tarafından yakalanırlar ve onlara yakaladıktan sonra Temele 100 erik Dursuna ise 100 karpuz toplamasını söylerler.
Temel çok cabucak erikleri toplayıp gelir.. Erikleri tek tek Temelin götüne sokarlar.. 99 tane erik sokduktan sonra sonuncusunu sokacakasan hepsini dışarıya fırlatır ve gülmeye başlar...
Yamyamlar Temelin yanına yaklaşarak:
- Neden böyle hepsini dışarıya fırlattın
diye sorarlar.
Temel gülerek:
- Karşıdan Dursun geliyor acaba ona 100 karpuzu nasıl sokacaksınız
der.
fıkranın devamı
Temel, Fransiz vede italyan bir gezi sirasinda afrikada bir kabileye esir duserler. Yamyamlarin sefi, herbirine bir teklif goturur.
- Benden oyle birsey isteyinki ben ve kabilem bunu yerine
getiremesin. O zaman kurtulursunuz.
- Yoksa derinizi yuzup kano yapacagiz.
Once Fransiz`a sormuslar. Fransiz sadece kendi memleketine ozgu bir yemek istemis. Kabileden bir kac kisi hemen Fransa`ya gidip yemegi alip gelmisler ve Fransizin derisini yuzup kano yapmislar.
Sonra İtalyan`a sira gelmis. O da bir italyan arabasi yapmalarini istemis. Hemen bir iki kisi İtalya` ya gidip bir araba satin alip geri donmusler ve tabi italyani da yuzup kano yapmislar.
Sira Temel`e gelmis. Temel kendi memleketinden bir catal istemis. Hemen bir kisi gidip Trabzon` a bir catal almis gelmis. Ama hepsi merak icinde. Sef sormus:
- Digerleri daha zor seyler soylediler. Sen niye sadece catal istedin? Temel catali kapmis ve baslamis orasina burasina batirmaya ve soylenmis:
- ...imm kanonuzu! Alin size kano hadi bakiim nasıl yapacaksanız..
fıkranın devamı
Temel, Fransiz ve ingiliz'in bindikleri gemi
batmis.Günlerce aç susuz kaldiktan sonra bir adaya çikmislar.Tam kurtulduk
diye sevinirlerken bir dolu yamyamyn bas uçlarinda belirdigini görmüsler.Yamyamlarin niyetinin kötü oldugunu gören kazazedeler :
- Ne olur bizi yemeyin, diye yalvarmislar.
Kral yamyam :
- Sizleri bir teste tabi tutacagizz, en basarili
çikani affedecegiz. Her birinizi birer kulübeye hapsedip birer maymun verecegiz. Bir yil sonunda
en cok yavru maymun dogurtaniniz kurtulacak, demis.Kulubeler hazirlanmis, maymunlar konulmus, kapilar sikica kapatilmis Hergün kapi altindan
yemekler gönderilmis. Birinci yilin sonunda kapilarin açilma zamani gelmis.
Ilk olarak Fransizin kapisi açilmis. Üç tane yavru maymun oradan oraya zipliyor. Fransiz pestili çikmis bir durumda. Ikinci olarak ingilizin kapisi açilmis. O da harap
durumda ama bes tane yavru dogurtmus.
Son olarak Temel'in kulubesine giderken yamyam
hokomoko :
- Bu Türkler uçkurlarina çok düskün millettir. simdi kapiyi açacagiz en azindan on yavru üzerimize atlayacak demis.Kapi açilmis ama ne görsünler Temel bir kösede kös kös oturuyor., Temel'e verilen maymun harap durumda, ortada da sadece bir yavru var ama onun da
bir gozu var bir gozu yok, kafasi gövdesinden büyük, kisacasi tam bir hilkat garibesi!
- Ne lan bu!, demis hokomoko...
Bir yilda dogurta dogurta sadece bunu mu dogurttun?
- Ulan serefsizler, demis Temel.Vermissiniz yanlislikla erkek maymunu, bunu
buldudugunuza şükredin!
fıkranın devamı
iki mühendisin yolu afrikaya düşer. orada zenci yamyamlar bu iki mühendisi esir alırlar. yamyamların reisi mühendislerden birine sorar:
- ölüm mü mokoko mu?
mühendis çok kısa düşünür ve ölmektense mokokoyu tercih eder. fakat mokoko ne demek bilmemektedir.
daha sonra 2.05 boylarında iki zenci gelir, mühendisi alır ve tecavüz ederler.
sonra reis döner ve diğerine sorar:
- ölüm mü mokoko mu?
mühendis şereflice ölmeyi tercih eder.
- tabiiki ölüm!
yamyamların reisi komutunu verir:
- ölene kadar mokoko!!
fıkranın devamı
Claudia, Cindy ve Naomi uçakla yolculuk yaparken
uçak Afrika semalarında düşmeye başlıyor. Cindy
hemen makyaj yapmaya başlamış. Diğerleri "Hayırdır Cindy?"
diye sormuşlar. Cindy 'Benim yüzüm güzel olduğu için
yamyamlar benim güzelliğimi görüp önce beni kurtarsınlar
diye makyaj yaptım."demiş. Bunu duyan Claudia hemen
kabine girip göğüs dekolteli bir elbise giymiş .
Bu olayı gören diğerleri "Hayırdır" diye sormuşlar
Claudia "Benim göğüslerim büyük ve güzel Afrikalılar
göğüslerimi görüp önce beni kurtarsınlar diye giydim"
demiş. Naomi kabine girip çırılçıplak soyunmuş. Diğerleri
"Ne bu hal Naomi?" diye sormuşlar.Naomi "Uçak düşünce önce
Karakutuyu kurtarırlar" demiş.
fıkranın devamı
Claudia, Cindy ve Naomi uçakla yolculuk yaparken uçak Afrika semalarında düşmeye başlıyor. Cindy hemen makyaj yapmaya başlamış. Diğerleri
-"Hayırdır Cindy?" diye sormuşlar. Cindy
-"Benim yüzüm güzel olduğu için yamyamlar benim güzelliğimi görüp önce beni kurtarsınlar diye makyaj yaptım."demiş. Bunu duyan Claudia hemen
kabine girip göğüs dekolteli bir elbise giymiş. Bu olayı gören diğerleri
-"Hayırdır" diye sormuşlar Claudia
-"Benim göğüslerim büyük ve güzel Afrikalılar göğüslerimi görüp önce beni kurtarsınlar diye giydim" demiş. Naomi kabine girip çırılçıplak soyunmuş. Diğerleri
-"Ne bu hal Naomi?" diye sormuşlar.Naomi
-"Uçak düşünce önce Karakutuyu kurtarırlar" demiş.
fıkranın devamı
Beyaz ve yakışıklı bir doktor siyah ırk yamyamların kabilesine tayin edilir. Fakat bir yıl içerisinde kabilede hamile kadınlar beyaz çocuk doğurmaya başlar. Kabilenin erkekleri bu durumdan çok rahatsız olurlar. Kabilenin reisine:
-Git şu doktorla konuş, yoksa çok kötü olacak, derler..
Kabile reisi doktora:
-Yahu doktor; bizim kadınlarımız siyah, doğan çocuklar ise beyaz. Burada beyaz olan sadece sen varsın. Kabilenin erkekleri bu durumdan hoşnut değiller...
Doktor da cevap olarak:
-Şef,ben masumum. Hem senin dediğinle bir ilgisi yok bu işin. Olayın genetik boyutları var. Bak karşıdaki beyaz ata. Ama tayı siyah.
Kabile reisi telaşla:
-Tamam doktor. Sen tayı unut, ben de çocukları.
fıkranın devamı
Temel, Fransiz ve ingiliz'in bindikleri gemi batmis. Günlerce aç susuz kaldiktan sonra bir adaya çikmislar.Tam kurtulduk diye sevinirlerken bir dolu yamyamyn bas uçlarinda belirdigini görmüsler.Yamyamlarin niyetinin kötü oldugunu gören kazazedeler :
- Ne olur bizi yemeyin, diye yalvarmislar.
Kral yamyam
- Sizleri bir teste tabi tutacagizz, en basarili çikani affedecegiz. Her birinizi birer kulübeye hapsedip birer maymun verecegiz. Bir yil sonunda en cok yavru maymun dogurtaniniz kurtulacak, demis.
Kulubeler hazirlanmis, maymunlar konulmus, kapilar sikica kapatilmis Hergün kapi altindan yemekler gönderilmis.
Birinci yilin sonunda kapilarin açilma zamani gelmis.
Ilk olarak Fransizin kapisi açilmis. Üç tane yavru maymun oradan oraya zipliyor. Fransiz pestili çikmis bir durumda.
Ikinci olarak ingilizin kapisi açilmis. O da harap durumda ama bes tane yavru dogurtmus.
Son olarak Temel'in kulubesine giderken yamyam hokomoko :
- Bu Türkler uçkurlarina çok düskün millettir. simdi kapiyi açacagiz en azindan on yavru üzerimize atlayacak demis.
Kapi açilmis ama ne görsünler Temel bir kösede kös kös oturuyor., Temel'e verilen maymun harap durumda, ortada da sadece bir yavru var ama onun da bir gozu var bir gozu yok, kafasi gövdesinden büyük,
kisacasi tam bir hilkat garibesi!
- Ne lan bu!, demis hokomoko... Bir yilda dogurta dogurta sadece bunu mu dogurttun?
- Ulan serefsizler, demis Temel. Vermissiniz yanlislikla erkek maymunu, bunu buldugunuza sükredin!
fıkranın devamı
Kategoriler
Dost Siteler
etiketlerKız Baba Yangın Berber Alık Yarin İmam Allahın Çocuk Şişe Pijama Tren Havuz Uzun Saat Posta Uzay Yanlış selcuk-erdem-225 Mutsuz İçli Anatomi temel Delirme Dogguz Plaj Bıyık Bari İyi OKUL Daire Üzüntü Kör Acıktım yigit-ozgur-1323 Temel Kocalık Neyle Fahişe Tilkiyle sarışın Fidye Hitlerin Jokey Sicilyaya Bizum Sigara Buranın Deneme Dikkat Bıkık Kampanya Bektaşi