Yaptın Fıkraları

loading...

Bir gün adam kümese girmiş bakmış tavukların altına bir tane yada hiç yumurta yok. Sinirli bir şekilde seslenmiş hepiniz yarın daha çok yumurtlayacaksınız demiş. Yumurtlamayanı tüfekle vurucam... Ertesi günü kümese girmiş bir bakmış tüm tavukların altında 5-6 tane yumurta var... Bir tanesinde sadece tek bir yumurta var tüfeği doğrultmuş sen neden bir yumurta yaptın demiş, bak arkadaşların 5-6 tane yumurtladı?? Abi ben hororzum...!
fıkranın devamı

köyün imamının tayini çıkmış ,imam köylü ile vedalaşıyor,muhtar akşam yemeğe seslemiş imamı sohbet esnasında muhtar imama ya hocam köyün karılarının yarısını becerdin nasıl yaptın bu işi banada tüyo versene imam bak ben genelde sabah cami dönüşü ahırlara bakarım karılar orda olurlar girdiğim ahırda sessizce kadına yaklaşır arkadan beline sarılır hafiften memelerini okşarım eğer gönlü varsa dönür karışılık verir yoksa bağırmaya kalkar hemen tüyerim der. İmam gittikten sonra muhtar ben bir prova yapayım der kendi karısında dener bahçede çamaşır yıkayan karısına sessizce yaklaşır beline sarılır memeleri okşar muhtarın karısı* imam efendi sen daha gitmedinmi der *
fıkranın devamı

Temel istanbula gittikten sonra bir Otele yerlesir. Otelin tuvaletleri o kadar temizdir ki tuvalete sıçmaya kıyamaz. Bir posete sıçıp atıcağı bir yer arar. Tam o saatlerde 1 kilo altın çalınmıstır. Polisler Temeli elinde poşet içinde sarı bir sey görünce hemen yakalarlar. Poşetin içine bakmadan tartarlar. Tam 750grdır. Bunun 250grını ne yaptın deyip temeli bir güzel döverler. Sonra poşetin içindeki altın olmadıgı anlaşılır ve temeli serbest bırakırlar. Temel bu olaydan sonra köye geri döner. Köy ahalisi Temele: Istanbul nasil bizde gidelim mi?diye sorarlar. Temel ise: Siz siz olunda Istanbula Citmeyun. İstanbulda 1 çilo siçmayanun ağzine siçayler demiş.
fıkranın devamı

Rusun vahtında bir gün bir katarda (trende) bir Gürcü bir Ermeni bir Azeri ve birde Talış varmış. Talışlar Azerbaycan vatandaşı olan müslüman bir millettir. Ama karadeniz fıkralarında saat 12 00 den sonra çalışmaz diye yapılan şakalar bunlarada yapılır. Neyse katar giderken Gürcü ceketin cebinden bir Gürcü çakırı çıkarır. Çakır şarap demek Rusun vahtında çakırın yaşısı (Yahşisi değil) Yahşı ve hatta çok zaman yahçıda denir. Gürcüstandan çıkarmış. Gürcü Cebinden çıkardığı çakırı açar küçük bir bardak çıkarır. (Burada votka bardağı olarak kullanılan 50 mlt) bir kadeh süzer. Doldurur. Vurur. Tek seferde tepesine dikip içer. Diğerlerinin ağzı sulanır. Aceba bizede teklif eder mi diye fikirleşirken. Düşünürken. Adam tutar putulkayı (Rusça butulka denir- şişe) atıverir camdan dışarı. Diğerleri dur yahu ne yaptın filan deyince boşverin yaaa der. bizde bundan çoh (çok) var. Biraz geçer Ermeni cebinden bir Ermeni kanyağı çıkarır. (Çifte damıtılmış fransanın COGNAC bölgesi üzümlerinden üretilmiş şaraba Konyak diğer yerlerin üzümlerinden elde edilerek çifte damıtılmış diğer içkilerede KANYAK denir.) Rusun vahtında kanyağında en keyfiyetlisi (kalitelisi) Ermenistanda olurmuş. Oda bir küçük kadeh çıkarır. 50 süzer. Vurur. Haydii hoop pencereden dışarı. Yahuuu dur. Amann boşver der bizde bundan çok var. Neyse Şimdi bizim Azerbaycanlı başlar düşünmeye ulan der. Ben Gürcü ile Ermeninin altında mı kalacam ama elimde hiç bir şey yok. Derken birden kalkar tutar Talışı atar pencereden. Gürcü ile Ermeni dur yapma demek ister. Azeri gururla derki boş veriiin. Bizde bundan çox var.
fıkranın devamı

14- YAZ MI, KIŞ MI? Yolağzı Köyü’nden Ömer Pehlevan, Ardanuç-Kapı Köydeki yaşlı akrabasının ziyaretine gider. Dereden tepeden konuştuktan sonra yaşlı adam bir anısını anlatmaya başlar: - “Bir tarihte; okuzlari kızağa koştuh, Killuğa(1) oduna gettuh.(2)Okuzlari çayıra salduh, onlar otliyer, ben başladım odun yapmaya. Ama hava savuh(3),kar adam boyi(4)”diye konuşmaya başlayınca bizimki daha fazla dayanamaz: - Emi!..Yaz miydi?,Kış miydi? Diye atılır. Adam iyice şaşırır ve: - Ola!..Bilmam ki,yaz miydi? Kış miydi? Der. 1-Killuğa: Killik ormanına 2-Gettuh: gittik 3-Savuh: Soğuk 4-Boyi: Boyu 15-KURT DUŞTİ(1) Ardanuç-Yolağzı Köyü’nün akıllı delisi Asım Demirci Ağabeyi ile köyün sığırtmacıdır ve yalan söylemesi ile bilinir. Uzun Çayır otlağında koyun sürüsü ile nahır(2) yan yana otlamaktadır. Asım, Koco (3) oynamakta olan çobanların yanına koşar ve katıla katıla gülerken: - Ola!.. Vallah suruya kurt duşti,kurt!..Der ve gülmeye devam eder. Oyuna dalmış olan çobanlar aldırmaz, oyunlarına devam ederler. Başka tarafta olan ağabeyi durumu anlar ve köpekleri çağırarak kurdu koyunlara zarar vermeden ormana doğru kovar. Köpeklerin koşuşmaları ve havlamaları üzerine oyuncularımız kendilerine gelir, görev yerlerine koşarken de: -Ola tuh!..Asım, Asım olalı, bir defe doğru dedi, ona da biz orali olmaduh(4), derler. 1-Kurt duşti: Kurt sürünün içine girdi 2-Nahır: Sığır sürüsü 3-Koco: Yöresel bir çelik çomak oyunu 4-Orali olmaduh: İlgilenmedik, aldırmadık 16-GEMİLER(1) YERLERDE Ardanuç-Yolağzı Köyünde Abdullah ve M.Ali Pehlevan bir çift öküz, bir çift tosun ile harman dövmektedirler(2). Karşıdaki tek katlı Nazım Yenigün’ün evinin penceresinden de çocuklar onları seyreder. Tosunlar, yeni koşulmalarına rağmen kısa sürede alışmış, uyum sağlar. Çocukların arasındaki Abdulvehap Yasal: -Habunların harmanını bir toz duman edem, hele bir seyredin, der. Bu sırada tosunların göz-leri ile Abdulvehap’ın gözleri çakışır. Tosunlar aniden harman çeperinden (3) atlayarak yola çıkarlar. Öküzle de onları izlerler. Sürüklenen düvenler yoldan duman halinde toz çıkarır. Hayvanlar sakinleştirilir, düvenlerin onarımına geçilir, öküzler otlağa gönderilir. Düvenin taşlarını tamir ederken de M.Ali Usta Ağabeyine: -Havada sinek yoh, habu tosunlar niya(3) bızıklandi(4), anlamadım, der. 1-Gemi: Düven, döven 2-Harman dövme: Harmanda daneleri ayırma işi 3-Çeper: Ahşap çit 4-Niya: Niçin 5-Bızıklanma: Bızıkı denen iri sineğin ısırması ile hayvanların kaçışması 17-SEN BENİM... Ardanuç-Yolağzı Köyü’nde sığırtmaçlık yapmakta olan köyün akıllı delisi Asım Demirci, çok zor geçinmesine rağmen daha genç yaşında fazla çocuğu olur. Çocuklarının perişan durumu-na acıyan eski muhtar Cemal Önür, kendisini koruması için bir paket kaput alır, hediye olarak kendisine götürür ve: -Asım!..Daha bu yaşta, bir çok çocuk yaptın,hepsi de perişan,kendini koruman için…Derken Asım’ın tepesi atar: -Sen benim s..imin kahyası mısın? Diye çıkışır. Cemal Usta, neye uğradığını şaşırır, elindeki paketi cebine koyarken: -Tamam, Asım, tamam, sen haklısın der ve oradan ayrılır.
fıkranın devamı

günün birinde üç tane genç kız ölmüşler.azrail bunlardan hesap soruyormuş birinci kıza anlat bakalım dedi ne yaptın kız ömrümde hiç kimseyle yatmadım daha bakireyim dedi azrail buna gümüş anahtarı vermiş ikinci kıza sen anlat demiş buda bende evliydim ama kocama bile vernedim demiş azrail bunada altın anahtarı vermiş üçüncüye sormuş sen anlat bakalım demiş kızda anlatmış ben herkese verdim herkesle yattım demiş azrail bunada al benim odamın anahtarı demiş..
fıkranın devamı

Komşusu, Nasreddin Hoca’ya sormuş :- “Hocam, neydi sizin evdeki gürültü? Dün gece evinizin önünden geçerken paldı...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca ormandan çalıçırpı toplayıp eşeğine yüklemiş. Arkadaşları ile buluşacağı yere gitmiş.Odundan dönen köylülerle ...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’yı bir köyde imamlık yapmak üzere, iki öküz bedel karşılığında razı etmişler.“Bize vakit namazlar...
fıkranın devamı


Doktor hastabakıcı Temel'i çağırdı..
"Yarın ava gidiyorum, ama muayenehane kapansın istemiyorum. Sen hastalarla ilgilen. Ben arada arar, kontrol ederim" dedi..
"Merak etmeyin doktor" dedi, Temel.
Doktor ertesi gün akşama doğru telefon etti..
"Ne var ne yok?.."
"Üç hasta geldi bugün.. İlkinin başı ağrıyordu, aspirin içirdim."
"Harika Temel" dedi, doktor..
"İkincisinin midesi yanıyordu.. Talsit verdim.."
"Bravo.. Bravo Temel.. Harikasın!.. Ya üçüncü?.."
"Doktor, masada oturuyordum. Kapı çarparak açıldı, içeri fırtına gibi bir kadın girdi.. Alev alev yanıyor gibiydi. Hızla soyundu, sütyen ve kilotunu da çıkardıktan sonra muayene masasının üzerine yattı ve bağırdı: 'Bana yardım et. Beş yıldır erkek yüzü görmedim.."
"Eee.. Sen ne yaptın, Temel?.."
"Gözüne visine damlattım doktor!.."

fıkranın devamı


Çinli bir bara girer ve orada Steven Spielberg'i görür onun bir hayranı olduğu için yanına koşar ve imzalı bir fotograf ister Spielberg beklenmedik bir sekilde Çinli'yi tokatlar şaşkın Çin'li sorar:
- "Neden böyle yaptınız?"
- Spielberg "Siz II. Dünya Savaşında bizim Pearl Harbour limanını bombaladınız" Çin'li daha da şaşkın:
- "Ama onlar Japonlardı, ben ise Çin'liyim.!.." Spielberg: " Çin'li, Japon, Koreli, Vietnamlı, hepsi aynı bok" Bunun üzerine Çin'li de Spielberg'e bir tokat atar. Bu defa şaşkın
-Spielberg sorar: "Peki sen beni niye tokatladın?"
- Çin'li: "Siz de Titanic'i batırdınız, Titanik'deki yolcular arasında benim atalarım vardı"
-Spielberg: "Manyak mısın, Titanik'i batıran bir 'Aysberg'di"
-Çin'li: "Aysberg, Spielberg, Carlsberg, hepsi aynı bok"

fıkranın devamı


öretmen

çocuklar derslerinizi yaptınız mı?demiş

çocuk demiş ki

öğretmenim insanlar yapmadıkları şeylerden suçlanır mı demiş

öğretmen

hayır diye yanıt vermiş

çocuk

oh be tamam demiş

öğretmen ne oldu niye sordun demiş

çocuk

ödevimi yapmadımda ondan demiş



fıkranın devamı


birgün öğrenciler ders yapıyormuş sonra öğretmen:bügün müfettiş gelecek.dersinizi yaptınız mı?müfettiş gelmiş.Öğrenciye''atatürk neremizde yaşıyor?öğrenci düşünürken öğretmen kalbini göstermiş.öÖğrenci:Öğretmenimizin göğsünde demiş!



fıkranın devamı


Temel birgün kahvede otururken içeri bir adam girmiş ve burda dursun diye biri varmı? diye sormuş ve temel kalkmış adam temel in ağzını burnunu kırmış temel hastanalik olmuş ve arkadaşları sormuş temel niye böyle birşey yaptın
diye temel:çaktırmayın şaka yaptım



fıkranın devamı


Bir Fransız Vampir Yarasa, bir İngiliz Vampir Yarasa ve
bizim Temel Vampir Yarasanın bir gece, canı muthiş derecede sıkılmış.
Düşünmüşler ve kan içme yarışması yapmaya karar vermişler.
Önce Fransız Vampir Yarasa havalanmış pırrrr diye...
15-20 dakika sonra geri dönmüş bizim avcı.Döndügünde ağzı ve dişleri kan içindeymiş.
Diğerleri merakla sormuşlar :
-Ne oldu ya?.. Anlatsana bizimki hiiiç, demiş pişkin pişkin.
-Hani şu ilerde bir köy var ya.
-Eeee.
-Hani orada bir eşek var ya, işte bütün kanını içtim onun!!!
-Vovvvv, demiş diğerleri, büyüksün valla,....
Biraz sonra İngiliz Vampir Yarasa havalanmış yalpalayarak yarım saat sonra geri dönmüş.
Geri döndüğünde yüzü kan içindeymiş...Diğer ikisi hemen sormuslar :
-Eee baba, anlat bakalım sen ne yaptın... Başlamış bizimki :
-Hani ilerde bi köy varya, hani orada bir eşek leşi var ya.
-Eeee.
-Hani orada büyük bir Çınar var ya,
hah...Evet evet işte orada iki inek vardı, içtim ikisinin kanını...
Diğer iki yarasa hayretler içerisinde bakakalmışlar,.
-Uff be, demişler.Senin üstüne Yarasa cıkmaz bu alemde...
Sıra bizim Temel Vamir Yarasaya gelmiş....Pırrr...1 saat 2 saat yok bizimki,
derken sabaha karşı çıkagelmiş...
Yalpalaya yalpalaya,
zarzor iniş takımlarıyla tutunmuş diğer iki vampirin yanına geldiğinde yüzü gözü,
eli ayağı kan içindeymiş...Diğer iki yarasa hemen atlamışlar : -Ne oldu? Anlatmış bizimki :
-Hani ilerde bi köy var ya, hani orada bir eşek leşi var ya.
-Eeee, demiş diğerleri merakla.
-Hani orada büyük bir Çınar varya, o Çınarın altında iki inek leşi var ya...
-Eeee...????
-Hani leşlerin yanında büyük bir kaya var ya...
-Evet???
-Görmedim....Görmedim anasını satımmmm....

fıkranın devamı


Temel otobüse binmiş. Sormuşlar,
- Ne yaptın, pilet aldın mi?
- Piletci sankim pilet almamuşum gibi paga manali manali paktu.
- Peki sen ne yaptın?
- Pen de sankim pilet almişum gibi ona manali manali paktum.


fıkranın devamı


Temel otobüse binmiş. Sormuşlar,
- Ne yaptın, pilet aldın mi?
- Piletci sankim pilet almamuşum gibi paga manali manali paktu.
- Peki sen ne yaptın?
- Pen de sankim pilet almişum gibi ona manali manali paktum.

fıkranın devamı


Hizmetçi: Aloo?
Adam: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana
H: Bir dakika efendim
H: Alo
A: Ne oldu kızım, hanım nerede?
H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber.
A: Ne, bir adamla mı?
H: Maalesef, beyfendi.
A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür, emrediyorum sana!
H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?
A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi
İki el silah sesi duyulur..
H: Alo, beyfendi
A: Ne yaptın kızım?
H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım.
A: Ne havuzu?
H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo?

fıkranın devamı


Yargıç, otomobil çalmak suçundan sanık olarak karşısına getirilen Temel"esordu:
- Otomobil çalmışsın, bunu neden yaptın söyler misin?
- Sahibi yok sanmiştum...
- Peki, sahibi olmadığı kanısına nereden vardın?
- Mezarluğun önine parketmiştu da...

fıkranın devamı


Bir gün temel bir minübüse durması için işaret etmiş adam ellerini havaya kaldırarak ve tüm parmaklarını oynatarak çok kalabalık demiş.



Temelde baş parmağını işaret ve orta parmağının arsına sokmuş. Şoför kızmış ve aşağı inmiş



-Sen ne kadar terbiyesiz adamsın demiş.



Temel "asıl sen ne kadar terbiyesizsin bana böle böle yaptın" demiş



Şoför "ben sana kalabalık" dedim diye yanıt vermiş. Bunun üzerine temel



-E bende beni araya sıkıştırırsın diyordum

fıkranın devamı


Hocanın. çok. sevdiği. bir. kuzusu. varmış.öyle. ki. kuzuyu. diğer. hayvanlarından. daha .üstün tutmaktadır.arkadaşları .hocanın. bu. zaafını .bildilerinden. bir. gün. gelip :--hocam yarın nasıl olsa kıyamet kopacakgel şu kuzuyu kesip afiyetle yiyelim.derler. bu teklife hocanıngönlü razı olmasa da arkadaşlarını kıramaz kuzuyu kesip arkadaşlarına ikram eder.ziyafet bittikten sonra hocanın arkadaşlarıyüzmek için dereye girer.hoca her zamanki gibi ayağına gelen fırsatı tepmez.arkadaşlarının dereye girerken çıkardıkları giysileri kuzuyu kızarttığı ateşte yakar.arkadaşlar dereden gelince: --ne yaptın hoca şimdi biz ne giyineceğiz diye feryat ederler. hoca imalı bir tebessüm ile cevap verir: --ne üzülüyorsunuz arkadaşlar nasıl olsa yarın kıyamet kopacak değil miydi.



fıkranın devamı


Karısı doğururken,Hoca da mum tutuyormuş.İlk doğanlar ikizmiş.İkizlerin arkasından bir çocuk daha baş gösterince Hoca mumu söndürmüş.Ebe,
-Aman hoca,ne yaptın?deyince,Hoca da
-Ne yapayım,demiş,baksana,ışığı gören fırlıyor...



fıkranın devamı


Nasreddin Hoca'nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş.Hoca ona mantı pişirip getirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış. Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş :
-Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız.
Hoca hemen :
-Boğazına ateş düştüğü zaman, demiş.



fıkranın devamı


Kayınpederi, düğünden hemen sonra Temeli karşısına alıp
konuşmuş:
-"Bak seni takip ettirdim, geçmişte çok çapkınlık, çok
aptallık yaptın, bundan sonra öyle şeyler istemem!"
-"Merak etme papaçiğum, pu son aptalliğumdur..."

fıkranın devamı


3 YARASA VARMIŞ.AHIRDAKİ İNEĞİN KANINI EMİCEKLERMİŞ.BİRİ GİTMİŞ DİREĞİN ORTASINDAN GEÇMİŞ.AHIRA GİRİP İNEĞİN KANINI EMMİŞ.1.GELMİŞ DİĞER YARASAYA DEMİŞKİ:ŞURADAKİ DİREĞİ GÖRÜYORSUN DİMİ.İŞTE ONUN ORTASINDAN GEÇİP AHIRIN İÇİNE GİR İNEĞİN KANINI EM,DEMİŞ.2.YARASA GİTMİŞ DİREĞİN ORTASINDAN GEÇMİŞ AHIRA GİRİP İNEĞİN KANINI EMMİŞ.GERİ GELİNDE DİĞER YARASAYA DEMİŞKİ:ŞURADAKİ DİREĞİ GÖRÜYORSUN DİMİ.İŞTE ONUN ORTASINDAN GEÇ.AHIRA GİR İNEĞİN KANINI EM,DEMİŞ.3. YARASA GİTMİŞ.GERİ GELDİĞİNDE DİĞER YARASALAR SORMUŞ:NE OLDU NE YAPTIN DEMİŞLER.ODA DEMİŞKİ:BEN DİREĞİ GÖREMEDİM ONA YAPIŞTIM GERİ GELDİM DEMİŞ..(YARASALAR KÖR):)))

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama