Yassi Fıkraları

loading...

Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş.
Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en
azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki
köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim.
Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye.
Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber
tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı
tavuk bulunmaz.

fıkranın devamı

Trabzonda köyün birinden bir taksi şöförü geçerken tavuğun birini ezmiştir. Dürüst adammış vesselam... Hemen arabasını çeker kenara, köye doğru yürürken bir köylüye rastlar ve olayı anlatır. Tavuğun sahibine parasını ödemek istediğini söyler. Şöyle bir bakar köylü:
- Ha bunu pilse pilse bizum köyin muhtari Temel pilur.
Adam muhtarlığın yolunu tutar. Temel'e tavuğu gösterir:
- Bunun sahibi kimse parasını ödeyeceğim, tanıyor musunuz?
Temel şöyle bir bakar ve cevabı verir:
- Ha pu pizum köyin değuldur, pizum köyde yassi tavuk yoktir
fıkranın devamı

Karadenizli bir ailedeki bey ,son zamanlarda camiye gidip namaz kilmaya baslar.O zamana kadarda bildigi,sadece günlük kilinan namazlardir, yani: sabah,ögle,ikindi,aksam ve yassi namazlaridir.Belli rekatlardir.Ozamana kadarda Ramazandaki teravi namazina hiç gitmemistir.Ramazan günü küçük oglunuda camiye götürüp namaz kildirmak ister ve birlikte teravi namazina giderler.Safa durup namaza baslarlar.Çocuk babasina bakarak onun gibi yatip kalkmaga baslar.
Normal rikatlarda kilinan süre bitmistir ama herkez devam eder.Etraflarina bakarlar herkez devam ediyor, Baba ogulda devam eder.Baba bilmezki yassi namazi ve teravinin birlikte 33 rikat oldugunu.Normal en fazla 12 rikatta bitmesi icap eden namaz uzayip gidiyor.Bir ara zaman bulup ,çeketini çikartip ogluna verir ve "git oglum annene haber ver,merak etmesin, is iddiaya bindi babam eve geç gelecek dersin" der.
fıkranın devamı

Sark hizmetini yapmak üzere Erzuruma atanmis bir memur, bir ikindi vakti Dere mahallesinde yüksekçe bir yere çikmis, otlaktan dönen, evlere dagilan inek nahirini seyrediyordu. Yaninda da mahalleden yaslica bir ihtiyar vardi. O sirada bir kaç kadin mayislari toplayip yogurmaya, yassiltip duvara yapistirmaya basladilar. Bunu merakla izleyen memur yanindaki yasli ihtiyara:Erzurumda her tarafta tezek gördügünü bunlarin gübre olarak niye kullanilmadigini sorunca, yasli adam:
-Beg, sen o tezegi ele çoh agzan alma, oni biz gisin yahirih.
-Peki su kadinlarla nasil yatiyorsunuz, hepsi bok kokar onlarin?

-Asil merifet onnarnan yatmahda, sizin garilarnan herkes yatar!
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama