Yenisin Fıkraları

loading...

bir gün nasrettin hoca ile karısı yatıyorlarmış.karısı kalkmış demişki hoca kalk kalk buzdolabımı kaçırıyorlar hoca boşver yenisini alırız demiş kadın tekrar kalkmış hoca hoca bulaşık makinamı çalıyorlar demiş nasrettin hoca boş ver yenisini alırız demiş kadın tekrar kalkmış demişki hoca hoca kalk beni kaçırıyorlar demiş hocada boşver yenisini alırız demişşş
fıkranın devamı

bir akşam nasrettin hocanın evine hırsız giriyor buzdolabını çalıyor, nasrettin hovanın karısı: - bey yetiş buzdolabını çalıyorlar !!! demiş. Nasrettin Hocada : - boşver yenisini alırız.demiş yine hırsız girmiş halıyı çalmışlar. karısı: - bey halıyı çalıyorlar !!! demiş. N. Hoca: - boşver yenisini alırız.demiş. yine hırsız girmiş bu seferde Nasrettin Hocanın karısını çalıyorarmış. N.Hocanın karısıda: - bey yetiş ! beni kaçırıyorlar !!! demiş Nasrettin hoca : - boşverr yenisini alırız demiş
fıkranın devamı

Bir gün Nasreddin Hoca'nın evine hırsız girmiş.Karısı bağırarak:Hoca eve hırsız girdi masayı çaldı demiş. Hoca:Boşver yenisini alırız demiş. Ertesi gün aynı hırsızlar yine eve girmişler Hoca'nın karısı:Yine hırsızlar geldi bu sefer kavuğunu çaldılıar demiş. Hoca:Boşver yenisini alırız demiş.ertesi gün bir daha hırsız girmiş bu sefer Hoca'nın karısını kaçırmışlar. Hoca'nın karısı:Hoca beni kaçırıyorlar demiş. Hoca:Boşver yenisini alırız demiş.
fıkranın devamı


temel birgün 0 km bir otomobil alır ertesi gün aldığı bayiye getirerek ha uşağum puaraba bozuldi der. garanti amacıyla yenisini verirler ertesi gün yine bozulur yine getirir.buna kızan yetkililer temelin yanına bir elaman verir git bununla nasıl sürüyor arabayı bak der. temel ve elaman arabaya binerler... temel şu 1 der hareket eder ve vites yükseltmeye başlar şu 2 şu 3 şu 4 şu 5 der ve şuda roket der geri vitese atar..

fıkranın devamı


Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek:
- "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?"
Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:
- "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!"

fıkranın devamı


Temel uçaga biner,

bir Alman ,bir Fransiz, bir Ingiliz ve bir Jamaikalı görür.



Jamaikalının yanına gelir ve der ki;



Jamaikalı kardeş sen yenisin galiba.

fıkranın devamı


nasrettin hoca ile karısı yatağa yatmışlar ve eve hırsız girmiş .... karısı:hocam eve hırsız girdi (olsun )...hocam masayı çalıyorlar( yenisini alırız )hocam:dolabı çalıyo bıırak karı yenisini alırız hocam seni çalıyolar( bırak yenisini alırız)



fıkranın devamı


temel birgün 0 km bir otomobil alır ertesi gün aldığı bayiye getirerek ha uşağum puaraba bozuldi der. garanti amacıyla yenisini verirler ertesi gün yine bozulur yine getirir.buna kızan yetkililer temelin yanına bir elaman verir git bununla nasıl sürüyor arabayı bak der. temel ve elaman arabaya binerler... temel şu 1 der hareket eder ve vites yükseltmeye başlar şu 2 şu 3 şu 4 şu 5 der ve şuda roket der geri vitese atar..(R)...:))

fıkranın devamı


Adamin biri arabasiyla akil hastanesinin onunden gecerken arabanin lastigi patlar ve firlar gider. Adam aracini zorla kontrol eder ve sans eseri zararsizca yolun kenarina ceker.Bagajindan stepne lastigi cikarir fakat onu takmak icin hic bijonu yoktur.Adamcagiz baslar kara kara dusunmeye. Bu sirada akil hastanesinin parmakliklarina bir deli tirmanir ve adama seslenir
"Hist n'apiyorsun orada?"
Adam:
"Ya sorma lastik patladi, yenisini takacagim ama hic bijonum yok"
Deli guler:
"O da dert mi, diger obur tekerleklerden al birer bijon, boylece her tekerde 3 bijonun olur istedigin yere guvenle gidersin"
Adam bu akla hayret eder ve deliye sorar:
"Ya sen bunu nasil dusunebildin be kardesim"
Deli yeniden guler:
"Deliyiz ama aptal degiliz"

fıkranın devamı


Gelin kaynana karşı karşıya oturmuşlar
kaynana ;

- gelin sen daha yenisin birbirimizin huyunu suyunu oturup
konuşarak anlayalım demiş.

gelinde ;

- tabi anne konuşalım demiş.

kaynana başlamış anlatmaya.
- aman kızım benim üç halim vardır dikkat et. saçıma gül
takmışsam;neşeli olurum. her yola gelirim.
kulağımın arkasına gül takmışsam havamda olmam. çok ısrarcı
olma.eğer ki yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma çok sinirli
olurum.
gelin kaynana lafını bitirince başlamış lafa;

- anne benim halim malim yoktur. bacak bacak üstüne atarım,
sigaramı yakarım,sen gülü nerene takarsan tak ben keyfime bakarım.

fıkranın devamı


Şirkette eski genel müdür kovulmuş, yeni bir genel müdür atanmıştı. Eski müdür görevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmıştı. Eski müdür yenisine ileride her başı sıkıştığında bir zarfı açmasını söyledi. Ve yeni müdür işe başladı. Altı ay işler yolunda gitti. Fakat sonra satışlar birdenbire düştü. Ne yapacağını bilemeyen yeni müdür, en sonunda 1. zarfı açtı. Zarfta şöyle yazıyordu:
- Kendinden önceki müdürü suçla... Yeni müdür hemen bir basın toplantısı ayarladı ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarını suçladı. Basın ve borsa bu açıklamalara olumlu baktı, şirket hisseleri toparlandı, bu arada da satışlar düzeldi... İşler bir süre daha yolunda gitti. Fakat sonra üretim sorunları çıktı. Önceki olaydan tecrübeli yeni müdür gecikmeden 2. zarfı açtı. zarfta şu yazıyordu:
- Şirketi yeniden organize et. Yeni müdür reorganizasyonu uygulamaya koydu, sorun çözüldü. Bir süre sonra işler yine bozuldu. Yeni müdür koşa koşa gitti ve 3. zarfı açtı:
- 3 zarf hazırla...

fıkranın devamı





Kadın oğlunu doktora götürmüş. "Oğlum yürüyemiyor" demiş, "gözü görmüyor, sağır ve dilsiz, akli dengesi de bozuk. Size getirdim". Bir kadına, bir de çocuğa bakmış doktor: - "Soyunun", demiş. - "Ne soyunması" demiş kadın, "hasta olan ben değilim, oğlum..." - "Biliyorum da" demiş doktor, "onu düzeltene kadar yenisini yapmak daha kolay."

fıkranın devamı

Sarı$ının biri sinemaya girip, filmi seyretmek istiyodu.Gi$eden biletini aldı. Birkaç dakika so...
fıkranın devamı

Temel uçaga biner, bir Alman ,bir Fransiz, bir Ingiliz ve bir Jamaikalı görür. Jamaikalının ya...
fıkranın devamı

Ruslar, Kırşehir'de gösteri yapmak için bir sirk getirmiş. Sirk gösterilerinin başlamasına k...
fıkranın devamı

Şirkette eski genel müdür kovulmuş, yeni bir genel müdür atanmıştı. Eski müdür görevi de...
fıkranın devamı

Bir gün Temel,fransız,ingiliz ve endonezyalı uçağa binmişler.Temel Endonezyalı yı görmüş ...
fıkranın devamı

Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. ...
fıkranın devamı

Ormanda yasayan bir tavsan cok capkinmis ve hemen hemen ormanin butun hayvanlarini beceriyormus. Orm...
fıkranın devamı

Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek:
- "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?"
Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:
- "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!"
fıkranın devamı

İki adam sokağın başında kan ter içinde fırtınadan yıkılan elektrik direğinin yerine yenisini dikmeye çalışmaktadır.
Sokağın diğer başından annesiyle birlikte o yana doğru yürümekte olan çocuk annesinin elinden kurtulur, koşarak adamlara doğru gider ve merakla sorar:
- Amca ne yapacaksınız o direği?
Aldığı cevaptan sonra telaş içinde feryat figan annesine doğru koşmaya başlar:
- Kaç anne kaaaaç...
fıkranın devamı

Adam bir lokantaya gitmiş ve kuru köfte siparişi vermiş. Garson yemeği getirip masaya bırakmış. Müşteri bir lokma alınca köftenin içinden siyah bir kıl çıkmış. Adam hemen sinirli bir şekilde garsonu çağırmış ve kılı göstererek hesap sormuş. Garson:
- Efendim kusura bakmayın. Bizim aşçımız tek kolludur, kıymayı tek eli ile yoğurur daha sonra eli ile göğsüne bastırıp şekil verir ve pişirir. Köftenizden çıkan kıl onun göğüs kılı olacak, hemen size yenisini getireyim.
Deyince müşteri daha yüksek sesle bağırmaya başlamış. Gürültüyü duyan lokanta sahibi adamın yanına gelip:
- Beyefendi amma büyüttünüz, alt tarafı küçücük bir kıl.
Deyince adam yine bağırarak:
- Ben kıl için bağırmıyorumki, geçen gün buraya gelip kabak dolması yedim. Aşçının kabakları nasıl oyduğunu düşündüm ona bağırıyorum!...
fıkranın devamı

Sirkette eski genel mudur kovulmus, yeni bir genel mudur atanmisti. Eski mudur gorevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmisti. Eski mudur yenisine ileride her basi sikistiginda bir zarfi acmasini soyledi. Ve yeni mudur ise basladi.
Alti ay isler yolunda gitti. Fakat sonra satislar birdenbire dustu. Ne yapacagini bilemeyen yeni mudur, en sonunda birinci zarfi acti. Zarfta soyle yaziyordu:
- Kendinden onceki muduru sucla...
Yeni mudur hemen bir basin toplantisi ayarladi ve sorunlar icin kendinden onceki mudurun politikalarini sucladi. Basin ve borsa bu aciklamalara olumlu bakti, sirket hisseleri toparlandi, bu arada da satislar duzeldi...
Isler bir sure daha yolunda gitti. Fakat sonra uretim sorunlari cikti. Onceki olaydan tecrubeli yeni mudur gecikmeden ikinci zarfi acti. zarfta su yaziyordu:
- Sirketi yeniden organize et.
Yeni mudur reorganizasyonu uygulamaya koydu, sorun cozuldu.
Bir sure sonra isler yine bozuldu. Yeni mudur kosa kosa gitti ve ucuncu zarfi acti. zarfta soyle yaziyordu:
- 3 zarf hazirla...:)
fıkranın devamı

Osmanlı döneminde, liman cüzdanını kaybeden kaptan yenisini çıkarmak için Liman Reisliği'ne gitmiş...Memur başlamış sormaya:
"Adın ne?"
"Kara Ali!"
"Nerelisin?"
"Karabigalı!"
"Geminin adı ne?"
"Kara Yunus!"
"Nereden geliyorsun?"
"Karadeniz'den!"
"Yükün ne?"
"Karalahana!"
"Nereye gideceksin!"
"Karamürsel'e!" Memur, ya sabır demiş:
"Dönüşte bizim limana uğrayacak mısın?
"Hayır. Orada gemiyi karaya çekeceğim, Karaman'da Karadağlı, Karamustafa'yı gördükten sonra, karadan Mekke-i Mükerreme'ye gidip, kara donlu Baytullah'a yüz süreceğim!Memur lahavle çekmiş:
"İnşallah oradan yüzünün akıyla dönersin!"
"Yüzümüz ak mı kara mı çıkar, bu ancak kara toprağa girdikten sonra belli olur!"Memur dayanamamış:
"Zift mi kesildin be mübarek!
fıkranın devamı

Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek:
- "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?"
Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:
- "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama