Yunan Fıkraları

loading...

ulusar arası ölçekte bir araştırma yapan sosyolog dünyanın çeşitli yerlerinde kadınlara bir soru sormuş kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız naparsınız????? soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise şöyle olmuş İSVEÇLİ:neyimi beğenmediğini sorarım RUS: evi terk ederim YUNAN: kocamı vururum TÜRK: benim kocam yapmazzzzzz!
fıkranın devamı

Temel askerligini Yunan sınırında yapıyormuş..Temel’in canı çok sıkılıyormuş..
Yunan’a bir ıslık çalmış elleriyle “Havacı mısın?” işareti yapmış,
Yunan aldırmamış..
Bir ıslık çalmış elleriyle “Karacı mısın?” işareti yapmış,
Yunan aldırmamış..
fıkranın devamı

Muzip bir dostu, bir gün Hoca’ya :- “Şu avucumun içindekini bil, sana bir kayganalık vereyim” demiş.- ̶...
fıkranın devamı


Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz???
Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
Rus : Evi terk ederim.
Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
Italyan : Kadini vururum.
Ispanyol: Kocami vururum.
Yunanli : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!




fıkranın devamı


Temel askerligini yunan sinirinda yapiyormus.
Temel'in cani cok sikiliyormus.
Yunan'a bir islik calmis elleriyle "Havaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis.
Bir islik calmis elleriyle "Karaci misin?" isareti yapmis, Yunan aldirmamis.
Bir islik daha calmis "Denizci misin?" anlaminda yuzme isareti yapmis, yunan aldirmamis.
Bir islik daha calmis. El haraketi yaparak "Topcu musun?" demis, yunan aldirmamis.
Bir islik daha calmis "Gozcu musun?" anlaminda durbun isareti yapmis, yunan aldirmamis.
Nöbetler degismis sira yine Temel'le Yunan'a gelmis.
Yunan'a hadi sinira git demisler yunan da:
- "Ben oraya gitmem. Orada bir deli turk askeri var, bana hava kararinca yuzerek gelip sana bir koyacam gozlerin firlayacak diyor.."




fıkranın devamı


luslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz???
Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
Rus : Evi terk ederim.
Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
Italyan : Kadini vururum.
Ispanyol: Kocami vururum.
Yunanli : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!

fıkranın devamı


Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür.Bebeğe bakan doktor :
-Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına dönerek:
-Lütfen soyununuz, diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol ettikten sonra doktor :
-Düşündüğüm gibiymiş hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok.
Kadın :
-Tabi olmaz doktor bey, der.Ben çocuğun teyzesiyim...

fıkranın devamı


Temel, arkadaşı İdris"e havasını atıyormuş:



- Haçan penum büyük dedem Rus harbinde Ruslara karşi savaşti...

Dedem Çanakkale harbinde inciluzlere karşi savaşti...

Babam Kurtuliş Savaşı"nda Yunan"a karşi savaşti...

Ben de Kore"de Korelilere karşi savaştim.



İdris atılmış:

- Ula demiş, haçan senun de ne geçimsuz bi sulalen var imiş!

fıkranın devamı


Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz???
Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
Rus : Evi terk ederim.
Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
Italyan : Kadini vururum.
Ispanyol: Kocami vururum.
Yunanli : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!

fıkranın devamı


Uluslararası ölçekte bir kadın araştırması yapan sosyolog, dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlara bir soru sormuş.
Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız???
Soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise söyle olmuş:
İsveçli: Neyimi beğenmediğini sorarım.
Rus: Evi terk ederim.
Fransız: Sesimi çıkarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
İtalyan: Kadını vururum.
İspanyol: Kocamı vururum.
Yunanlı: Her ikisini de vururum.
Türk: Benim kocam yapmaz!

fıkranın devamı





Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür. Bebeğe bakan doktor: - "Bu çocuk iyi gıda almıyor", der ve kadına dönerek: - "Lütfen soyununuz", diye rica eder. Soyunan kadının göğüslerini iyice kontrol eden doktor: - "Düşündüğüm gibiymiş hanımefendi" der, "sizin hiç sütünüz yok." Kadın: - "Tabi olmaz doktor bey", der. "Ben çocuğun teyzesiyim..."

fıkranın devamı

Temel askerligini yunan sınırında yapıyormuş. Temel'in canı çok sıkılıyormuş. Yunan'a bir...
fıkranın devamı

üç genç kız göl kıyısında arabadan indiler. çevrede kimsecikler yoktu. soyunmaya başladı...
fıkranın devamı

Temel, arkadaşı İdris'e havasını atıyormuş:- Haçan penum büyük dedem Rus harbinde Ruslara ...
fıkranın devamı

Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür.Bebeğe bakan doktor :...
fıkranın devamı

Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinla...
fıkranın devamı

Pariste bir heykel sergisi açilmis. Bütün ülkelerin heykelleri sergileniyormuz .Tesadüf bu ya T...
fıkranın devamı

Mykanos Adasinin Papaz efendisi pazar vaazinda cehenneme gitmemek icin islenmemesi gereken gunahlari...
fıkranın devamı

KUTSAL ÜÇLEME
yalan

ŞİŞME ÖRDEK
Plastik kadın üreticilerinin zoofilileri de düşünmüş olmaları ne
büyük incelik...

CÜMLE İÇİNDE KULLANIMI
Bir kelimeyi bir salağın kafasına soka soka öğretmek istediğimizde Cümle İçinde Kullanımı'ndan yararlanırız. Cümle içinde kullanmamız gerekirse hah hah ha, ay ölcem...

ÇEK
Çekoslavak para birimi...

YUG
Yugoslavak para birimi... Hah hah hah amma safsınız lan. Buraya ne
yazsak salak gibi inanıyorsunuz ya.

BAYRAK
Ülkelerin gururunu, rakımını ve konfeksiyonel zevklerini simgeleyen
saten bez parçası... Bayrak bulunmadan önce göndere isteğe göre
sütyen, don, mini etek gibi daha cazip şeyler çekilirdi. Doğal
olarak okullardaki Cuma günleri törenlerinden de hiç bir öğrenci
kaçmazdı... Çünkü bayrağın henüz icat edilmediği o dönemlerde
törenlerde istiklal marşı yerine okul müdürleri daha yeni
öğrendikleri seks fıkralarını anlatırlar, böylece çocuklara
güleryüzlü olmayı öğretirlerdi. Sonra okulun en güzel kızının donu
çıkarılır ve saygı eşliğinde göndere çekilirdi. Bunu müteakip bütün
öğrenciler el pişirmece oynayarak evlere dağılırlardı... Hele
Pazartesi törenleri daha bir zevkli olurdu. Cuma günü donu göndere
çekilen kıza toplu halde tecavüz edilir ama onun da zevk alması
sağlanırdı... Şimdi dönüp o tatlı günlere baktığımda öğrencilerin
bayrak törenlerini kırmaya çalışmalarını daha iyi anlıyorum.

SUYUN KALDIRMA KUVVETİ
Arşimet bu kanunu bulmamış olsaydı gemiler suyun üzerinde duramayıp
hala batıyor olacaklardı.

CEZMİ ERSÖZ
Kör bir adamın resim yapmaya çalışması ne kadar takdire şayan bir
olaysa, aptal bir adamın yazı yazmaya çalışması da bence aynı oranda
takdire şayandır.

MÖÖ
Selam Aleyküm

MÖÖ
Aleyküm selam

HEADBENG
Salla başını al maaşını...

3.İNÖNÜ YASTIK SAVAŞI
Bazı olaylar ulusların kaderinde çok önemli roller oynadığı halde
bazen o ulusların tarihlerinde yer almayabilir. Mesela 1921 yılının
Ekim ayında İsmet İnönü komutasındaki Kuva-i Milliye ordusu Afyon
yakınlarında sayıca çok üstün olan Yunan ordusuyla büyük bir yastık
savaşına tutuşmuş, savaş sonrasında sersemleyen (sayıca üstün) Yunan
ordusunu Bilecik yakınlarındaki havuza dökmüşlerdir. Kurtuluş
savaşının kazanılmasında en büyük rolü 3.İnönü Yastık Savaşı
oynamasına rağmen bırakın tarih kitaplarında matematik kitaplarında
bile bu olayın bahsine rastlayamazsınız.

KABIZLIK
Kıç iştahsızlığı...

MÜSHİL
İştah şurubu...

REDİAL TUŞU
Pişkinlik de diyebiliriz yani...

21 PARE TOP ATIŞI
Atışı yaptıran generalin uğurlu sayısına göre bazen 24 pare, 8 pare
veyahut şekerpare bile olabiliyor.Ay ay ay hepten zırvaladık.
Hihehe...

NEVRUZ
Nevruz aslında sanıldığı gibi 21 mart'ta değil 18 martta
kutlanmalıdır. Atalarım, başlarına bela olan zalim hükümdar
Dehhak'tan kurtulabilmek için demirci Kava'dan yardım istediler.
Kava da onlara yardım sözü verdi. Buna göre Kava hükümdarı
öldürdüğünde işaret olsun diye bir ateş yakacak böylece kürtler
bayram hazırlığına başlayabileceklerdi. Kava cesurdu, yiğitti,
gözüpekti, fakat belleğinin güçlü olduğu pek söylenemezdi. Hükümdarı
öldürdüğünde yanına kiprit almamış olduğunu farketti. En yakın tekel
bayisinin de üç günlük uzaklıkta olduğunu söylersem Nevruz
bayramının bu gün neden geç kutlandığını sanırım daha iyi
anlayacaksınız.

BATI YAKASINDA YENİ BİR ŞEY YOK
Hala da yeni bir şey yok...

WILLIAM JAMES
Traş olurken aynaya bakmayı icad eden İngiliz bilimadamı ve
berberi...

KORKAKPARİS
Amma manyak bi milletiz ha! Kurtuluş savaşında kahramanlık gösteren
illerimize Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Gaziantep gibi ünvanlar
verildi. Peki ya bu savaşta yendiğimiz Fransızlar niye kendi
devletlerine Korkakparis, İngilizler Tırsaklondra, İzmir'de denize
döktüğümüz Yunanlar Atina'ya Islakatina ünvanlarını vermediler?
Sorarım!... Sordum bile!

KISA BOY KOMPLEKSİ
Kısa boy kompleksi

fıkranın devamı

Renk renk çiçeklerle bezenmis,mis kokulu bir bahçe düsünün.Iste insanligin kültür bahçesinden derlenen demette küçük bir güzellik armagani.

Olsa ile bulsayi ekmisler,hiç bitmis.
Türk Atasözü

Kör bir dilenci de hiç olmazsa çiçeklerin kokusunu duyar
Japon atasözü

Dinlemekten akil,söylemekten pismanlik dogar.
Italyan atasözü

Düsmek suç degildir,düsüp kalkmak suçtur.
Alman atasözü

Zorluk seni zorlayincaya kadar,sen zorlugu zorla.
Amerikan atasözü

Insani elbisesine göre karsilarlar,bilgisine göre agirlarlar.
Rus atasözü

Temiz bir vijdan kadar yumusak bir yastik yoktur.
Fransiz atasözü

Satin alirken kulaklarini degil,gözlerini kullan.
Çin atasözü

Düsünmeden konusmak,nisan almadan ates etmeye benzer.
Ingiliz atasözü

Baskasindan üstün olmamiz önemli degildir.Asil önemli olan sey,dünkü halimizden üstün olmamizdir.
Hint atasözü

Gençligin güzel bir yüzü,ihtiyarligin güzel bir ruhu vardir.
Isveç atasözü

Gençligin degeri bilinse,ihtiyarligin sikayeti azalir.
Türk atasözü

Sagir bir kocayla,kör bir kadin mutlu bir çifttir.
Danimarka atasözü

Kadeh içinde,denizde bogulanlardan çok daha fazla insan bogulmustur.
Alman atasözü

Yigit harpte,dost dertte,olgun adam hiddette belli olur.
Arap atasözü

Tutkunun bittigi yerde mutluluk baslar.
Macar atasözü

Mirasa "nereye gidiyorsun?" demisler"esip yagmaya,sürüp savurmaya"demis.
Türk atasözü

Bir dostunuz, yemis bahçesini geziyorsa, dalgin görünmeniz en büyük nezakettir.
Japon atasözü

Köpekle yatan pireyle kalkar.
Ispanyol atasözü

Dostunuzu sik sik ziyaret ediniz,çünkü üzerinde yürünmeyen yollar diken ve çalilarla kaplidir.
Hint atasözü

Bir kere evlenmek ödev, iki kere evlenmek eglence, üç kere evlenmek çilginliktir.
Hollanda atasözü

Asilan,hirsiz degil yakalandir.
Çek atasözü

Beyaz saç, aklin degil yasin isaretidir.
Yunan atasözü

Büyük zekalar birlikte düsünürler.
Fransiz atasözü

Sersemler, akillilarin yedi yilda cevaplandiramiyacagi sorulari bir günde sorarlar.
Ingiliz atasözü

Uyuyan tilki rüyasinda tavuk görürmüs.
Rus atasözü

Borç verirken ya parani, ya dostunu kaybedersin.
Arnavut atasözü

Cesur adamin bakisi, korkagin kilicindan daha çok düsman titretir.
Amerikan atasözü

Vaadler memleketinde insan açliktan ölür.
Danimarka atasözü

Babalar,doganin yarattigi bankerlerdir.
Fransiz atasözü

Dagin tepesine hangi yoldan çikarsan çik,manzara aynidir.
Çin atasözü

Kabahatini itiraf ederek affini iste;zira bir suçu gizlemek o suçu ikilestirir.
Arap atasözü

Kuvvetine güvenerek zayiflari hor görenin kuvveti basina bela olur.
Hint atasözü

Gözler kendilerine,kulaklar baskalarina inanirlar.
Alman atasözü


fıkranın devamı

Meşhur Yunanlı Hatip Demostenes, bir gün Atina'daki bir toplantıda konuşmak için kürsüye çıktığında, ahali aralarında konuşmayı bırakıp gürültüyü kesmedi.

Bunun üzerine Demostenes halka hitaben şöyle dedi:

"Size yalnızca iki cümlecik söyleyeceğim."

Sözünü tamamlar tamamlamaz da, bir fıkra anlatmaya başladı:

"Vaktiyle bir Atinalı bir yere gitmek için bir eşek kiralamış. Eşeğini kiraya veren adam da aynı yere gideceği için beraberce yola koyulmuşlar. Tam yarı yola geldiklerinde bir sıcak basmış. Dinlenmek için mola vermek zorunda kalmışlar. Fakat ortalıkta hiç gölgelik bir yer yokmuş. Eşeğin asıl sahibi hemen eşeğin gölgesine sığınmış. Bunu gören öteki adam hiddetlenmiş:

'Oraya oturmak benim hakkım' demiş.

'Niçin?'

'Çünkü eşeğini kiraladım ben!...'

'Ama ben eşeğin gölgesini kiraya vermedim ki!'

Derken aralarında muazzam bir kavga çıkmış..."

Demostenes, sözün burasına gelince, hemen kürsüden indi. Halkın:

"Sonra ne olmuş, anlatsana?" diye bağırması üzerine, tekrar kürsüye çıktı:

"Ey ahali," dedi. "Sizin iyiliğiniz için bir lâf edeyim dedim, dinlemediniz. Ama bir eşeğin gölgesini nasıl da merak ediyorsunuz..."

Onun bu sözleri orada bulunanları fena halde utandırdı ve bu sayede Demostenes, kendisini şimdi dikkatle dinleyenlere güzel bir konuşma yaptı...

fıkranın devamı

Türk, İngiliz, Alman, ve Yunan aynı uçakta Amerikadan Türkiyeye doğru yola çıkarlar.
Uçak Londradan geçerken İngiliz kendini uçaktan atmaya kalkar fakat başaramaz.
Görevliler bunu neden denediğini sorarlar . İngiliz
-"benim annem Londra da fahişelik yapıyor. Ölmek istiyorum." diye cevap verir.
Uçak Berlinden geçerken Alman kendini uçaktan atmaya kalkar fakat başaramaz.
görevliler bunu neden denediğini sorarlar . Alman,
-"benim kız kardeşim Berlin de fahişelik yapıyor. Ölmek istiyorum." diye cevap verir.
Uçak Atinadan geçerken Yunan kendini uçaktan atmaya kalkar fakat başaramaz.
Görevliler bunu neden denediğini sorarlar . Yunan,
-"benim hem annem hem kız kardeşim Atina da fahişelik yapıyor. Ölmek istiyorum." diye cevap verir.
Uçak tam hava alanına yaklaştığı sırada Türk uçaktan atlamaya kalkar.
görevliler engeller ve
-senin kimin orospu diye sorarlar. Türk,
-"tanıdığım hiç kimse orospoluk yapmıyor." der.
Bunun üzerine görevliler iyide o zaman sen niye ölmek istiyorsun ki diye sorar.
Türk ün cevabı şu şekildedir.
-"Bu kadar orospu çocuğuyla aynı uçaktan indiğimi gören olmasın!"
fıkranın devamı

Çırılçıplak soyunan Temel denize girer, çıktığında
kıyafetlerini bıraktığı yerde bulamaz. Elleriyle önünü kapatarak otele dönen Temel'i arkadaşı Dursun görür. Temel başına geleni anlatınca Dursun güler.
Ula salak uşağum, orani kapatana kadar yüzünü
kapat. Oni kim tanıyacak...
fıkranın devamı

Nam-ı kemal bir aralar ün yapmış. Kimse kendisi ile laf yarışına giremiyormuş. Bunu yunanlı bir kadın duymuş ve ben onu mort ederim demiş. Neyse bu kadın Türkiye'ye gelmiş Nam-ı Kemal'le görüşmüş. Nam-ı Kemal'e demiş ki seninle laf yarışına girmeden önce seninle sex yapmak istiyorum demiş. Nam-ı Kemal de kabul etmiş. Başlamışlar işe kadın sormuş Yunanistan mı büyük Türkiye mi. Nam-ı Kemal Türkiye demiş. Kadın birdaha sormuş Nam-ı Kemal yine Türkiye demiş. Kadın hayır yunanistan daha büyük bak Türkiye'yi içine aldı. Nam-ı Kemal söyleyecek bir şey bulamazken *aşşaklarını görür. ve derki bak adalar dışarıda kaldı.
fıkranın devamı

Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür.
Bebeğe bakan doktor :
-"Bu çocuk iyi gıda almıyor." der ve kadına;
-"Lütfen soyununuz." diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice muayene ettikten sonra doktor;
-"Düşündüğüm gibi!" diye mırıldanarak kadına döner ve;
-"Hanımefendi" der,
-"Bu bebeği beslemek için sizin hiç sütünüz yok."
O zamana kadar sesiz kalan kadın hiddetle cevap verir;
-"Tabi olmaz doktor bey!"
-"Ben çocuğun annesi değil, teyzesiyim!..."
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama