Zina Fıkraları

loading...



Yasli borsaci ile genc borsaci parkta sohbet ederek dolasiyorlar. Yasli, gence meslegin puf noktalarini anlatiyor:

- Bak evladim. Bu meslekte basarili olmak icin sadece firsatlari degerlendirmek yetmez. Zaman zaman firsatlari da senin yaratman gerekir. Bunun icin surekli dikkatli olman gerekir.

Uygun bir yorumla hic umulmadik olaylar bile, cok buyuk firsatlara donusebilir. Bak mesela, su karsida gordugun taze kopek pisligi sana sadece igrenc bir sey olarak geliyordur.

Ama ben eger, "su pislikten bir lokma alip agzina atarsan sana 1 milyar lira veririm" dersem, olay senin acindan nasil da buyuk bir firsata donusuverir, degil mi? Yapar misin?" Genc borsaci:
- "Tabi efendim" der, parmagini pislige daldirir, bir lokma alir yutar.

Yasli borsaci cebinden bir milyari cikartir, gence verir. Bir sure yururler, genc dayanamaz sorar:
- "Hocam, ben size ayni teklifte bulunsaydim kabul eder miydiniz? Bakin ileride de baska bir pislik var, bir milyar karsiligi denermiydiniz?" Yasli borsaci
- "Tabii ki" der. O da bir lokma alip yutar. Genc borsaci da cikartir, biraz once kazandigi 1 milyari iade eder. Bir sure sessiz sessiz yururler. Genc yine dayanamaz sorar:
- "Hocam, ne sizin cebinizdeki para miktari degisti, ne de benim cebimdeki. Soyler misiniz, biz bu boku niye yedik?"

Kurt borsaci cevap verir:

- "Oyle deme evladim. 2 milyarlik islem hacmi yarattik!!!"

fıkranın devamı


Yasli Italyan, kasabanin papazina günah çıkarmaya gitmisti.Ihtiyar adam itiraflarina basladi:
"Ikinci Dünya savasinin ilk günlerinde bir güzel kiz kapimi çalip kendisini Almanlardan saklamami istedi. Onu bodruma sakladim.Ve Onu asla bulamadilar.
"Bu harika birsey" dedi, papaz..
"Devami var" dedi ihtiyar.. "Ben zayif karakterli bir adamim.
Birgün ondan, kendisini saklamamin bedelini bazi arzularimi gidererek " odemesini istedim." Papaz bir süre düsündü,sonra.. "Himmm..Savas yillari. Zor günler.. O kosullarda böyle bir zaaf affedilebilir.çok büyük bir riski göze almissiniz.. Kaldi ki, kiz Almanlarin eline düsse, basina çok daha kötü seyler gelirdi. Allah anlayisli, hos görülü ve affedicidir. Yaptiginiz iyilik ve kötülükleri tartar, sizi sefkatle yargilar.."
"Tesekkür ederim peder" dedi, yasli adam.. "Simdi içim rahatlamisken, bir soru daha sorabilir miyim?."
"Tabii sorabilirsin oglum" dedi, papaz..
"Ona savasin bittigini söylemem gerekiyor mu?.."

fıkranın devamı


Belediye otobusu agzina kadar dolu, yasli bir adamcagiz ayakta. Elindeki bastonu otobusun her kalkisinda ve durusunda kayiyor ve adamcagiz dusmemek icin olanca gucunu harciyor.
Bu sirada oturmakta olan genclerden biri kustahca akil veriyor:
-Baba, baba, bastonunun ucuna lastik taksan kaymaz!
-Ah oglum, demis yasli adam, senin baban o lastigi zamaninda taksaydi ben simdi bu otobuste oturacak yer bulurdum!

fıkranın devamı


Bir gun bir adam kahveye girmis, ve herkezi teker teker gosterirken, sunu demis: "Ulan, hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bitek sordaki beyaz ceketli haric." Neyse, oturmus, cayini icmis. Birden yine bizimkinin kafasi bozulmus. Kalkmis okadar milletin icinde ve yine herkezi teker teker gosterirken: "Ulan hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bi tek sordaki beyaz ceketli haric!" Neyse bu boyle surekli devam etmis. 2 saat sonra, yasli bir adam bizimkinin tarafina geldikten sonra sunu demis: "Yav oglum anladik, hepimizin uzerine sictiiii, batirdin. Pekiya o beyazceketliyi neden atliyosun?"
Bizimkide demiski: "Eeeeee babalik, ozaman ben sictiktan sonra, kicimi neyle silecem?......"



fıkranın devamı


Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar. Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar. Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor.
Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK! Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi. Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar. Genc eleman:
- "Giderim, ama bir sartim var." der ve ekler.
- "Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak." Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil gecer. Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir, ölmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz. Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:
- "Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?" der. Digerleri de kiramaz ve:
- "Elbette!" diyerek, sarmalardan birini verirler.
Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:
- "Gitmiyorum iste, gitmiyorum!"




fıkranın devamı


ir gun bir adam kahveye girmis, ve herkezi teker teker gosterirken, sunu demis: "Ulan, hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bitek sordaki beyaz ceketli haric." Neyse, oturmus, cayini icmis. Birden yine bizimkinin kafasi bozulmus. Kalkmis okadar milletin icinde ve yine herkezi teker teker gosterirken: "Ulan hepinizin agzina teker teker sicarim ulan! Bi tek sordaki beyaz ceketli haric!" Neyse bu boyle surekli devam etmis. 2 saat sonra, yasli bir adam bizimkinin tarafina geldikten sonra sunu demis: "Yav oglum anladik, hepimizin uzerine sictiiii, batirdin. Pekiya o beyazceketliyi neden atliyosun?"
Bizimkide demiski: "Eeeeee babalik, ozaman ben sictiktan sonra, kicimi neyle silecem?......"

fıkranın devamı


Dilbilgisi dersinde ögretmen :

- Sari saçli kiz ellerini pencerenin pervazina dayali halde disari bakti ve güldü' cümlesini kim bana kisaltip söyler ?'' diye sorunca,Temel hemen ayaga kalkar ve söyle der :
- 'O*ospi'

fıkranın devamı


Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer.
- Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar.
Satici
- Hangisi beyim ? ve devam eder :
- Barbie spora gidiyor 19.95 usd
- Barbie alisverisde 19.95 usd
- Barbie discoda 19.95 usd
- Barbie plajda 19.95 usd
- Barbie bosandi 265 usd
Adam sasirir.
-Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ?
Satici cevaplar :
- Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz.




fıkranın devamı


Karisindan bosanmis olan bir adam, o gün annesini görecek olan kizina
- Al kizim bu zarfi. Sen artik 18 yasina bastin. Bu annene verecegim son nafaka çeki. Bunu annene ver, sonra 1 adim geri çekil ve annenin yüzündeki ifadeyi seyret demis.
Kiz annesine gitmis :
- Anne babam bu zarfi sana gönderdi.
Ben artik 18 yasima bastigimdan sana gönderdigi son nafaka çekiymis.
Zarfi sana verip sonra 1 adim geride durup senin yüzündeki ifadeyi seyretmemi söyledi. Annesi :
- Peki kizim. Simdi babana git. 18 seneden sonra
O'na aslinda senin gerçek baban olmadigini söyle. Sonra 1 adim geri çekil ve yüzündeki ifadeyi seyret !

fıkranın devamı


Karisindan bosanmis olan bir adam, o gün annesini görecek olan kizina
- Al kizim bu zarfi. Sen artik 18 yasina bastin. Bu annene verecegim son nafaka çeki. Bunu annene ver, sonra 1 adım geri çekil ve annenin yüzündeki ifadeyi seyret demis.
Kiz annesine gitmis :
- Anne babam bu zarfi sana gönderdi. Ben artik 18 yasima bastigimdan sana gönderdigi son nafaka çekiymis. Zarfi sana verip sonra 1 adim geride durup senin yüzündeki ifadeyi seyretmemi söyledi.
Annesi :
- Peki kizim .simdi babana git. 18 seneden sonra O'na aslinda senin gerçek baban olmadigini söyle. Sonra 1 adim geri çekil ve yüzündeki ifadeyi seyret !

fıkranın devamı


Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar. Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar. Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor.
Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK! Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi. Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar. Genc eleman:
- "Giderim, ama bir sartim var." der ve ekler.
- "Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak." Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil gecer. Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir, ölmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz. Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:
- "Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?" der. Digerleri de kiramaz ve:
- "Elbette!" diyerek, sarmalardan birini verirler.
Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:
- "Gitmiyorum iste, gitmiyorum!"

fıkranın devamı


Simdi fevkalade sosyetik bir kokteyl.. Dr. Gurel smokinleri icinde iki kat yakisikli.. Agzindan da bal akiyor ya.. Etrafi her zamanki gibi genc ve guzel hanimlarla cevrili..
Bunlardan biri "Ah doktor, disim oyle agriyor ki gunlerdir" demis.. Sonra yakalamis doktorun elini.. Agzina dogru cekmis.. Cekmekle de kalmamis.. Sokmus doktorun parmagini agzina.. Sol tarafa kaydirmis. Isaret parmagini azi disine dogru zorla uzatiyor.
- Iste burasi.. Tam burasi.. Oyle agriyor ki?..
Doktor parmagini kadinin agzindan kurtarmaya calisirken soyleniyor?..
- Hanimefendi, iyi ki jinekolog degilim..

fıkranın devamı


Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler.
Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der.
Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim,Tanri nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?".
Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?" Büyük yanitlar:
"iste simdi hapi yuttuk, Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"




fıkranın devamı


emel Istanbul"a gittikten sonra bir otele yerlesir.Otelin tuvaletleri o kadar temizdir ki siçmaya kiyamaz.Bir posete siçip atacagi yer arar.Tam o saatlerde 1 kilo altin çalinmistir.Polisler Temel"i elinde poset ile sarili bir sey görünce hemen yakalarlar.Posetin içine bakmadan tartarlar,tam 750 gr. dir.Bunun 250Gr. ni ne yaptin deyip bir güzel döverler.Sonra posedin içindekinin altin olmadigi anlasilir ve Temel"i serbest birakirlar.Temel bu olaydan sonra köye geri döner.Köy ahalisi:



Temel"e:



-Istanbul nasildi biz de gidelim mi?



diye sorarlar.



Temel ise:



-Siz siz olunda sakin Istanbul"a gitmeyin.Istanbul da 1 kilo siçmayanin agzina siçiyorlar.

fıkranın devamı


Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer.
- Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar.
Satici
- Hangisi beyim ? ve devam eder :
- Barbie spora gidiyor 19.95 usd
- Barbie alisverisde 19.95 usd
- Barbie discoda 19.95 usd
- Barbie plajda 19.95 usd
- Barbie bosandi 265 usd
Adam sasirir.
-Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ?
Satici cevaplar :
- Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz.




fıkranın devamı


IR BILIM ADAMI OLAN TEMEL`IN FARELER ÃœZERINDE YAPTIGI DENEY Temelin kayit cihazina aldigi notlardan alintilar)



1. gun : Fare uzun sure labirentin icinde dolandi ama peyniri bulamadi. iç guduleri zayif.



3. gun : Negatif. Sadece labirenti degil, odanin hemen her yerini

aradi; tum dolaplari, cekmeceleri, kavanozlari karistirdi. Hatta bir

tablonun arkasina ve ceplerime bile bakti. Bu fare tam bir salak.



7. gun : En ufak bir ilerleme yok. Artik arama istegini bile kaybetti, telefonla kosedeki bufeden iki karisik tost, bir ayran istemis.

Zekadan boylesine yoksun olusu deneylerimde yol almami onluyor.



18. gun : Zamanla becerilerini gelistirmesi lazimdi, ama sifir!Bursa`dan aradi, "kaygilanmamami, peyniri bulacagini" soyledi.

Ona gittikce peynirden uzaklastigini anlatmaya calistim, ama dinlemedi. Ciddi zeka problemi!



74. gun : Umutsuzluga kapiliyorum; fare, henuz bir zeka belirtisi

gosteremedi. En son Tibet`ten aradi, hayatin anlami gibisinden

birsey buldugunu soyledi. Ama peyniri bulamamis ve artik umrunda da degilmis.



Aptal hayvan! Hayallerimden ve kariyerimden geriye kuflu peynirler

kaldi.



93.GUN : LABIRENTIN IÇINE KOYMAYI UNUTTUGUM IÇIN FARENIN PEYNIRI BULAMADIGINI FARKETTIM.

fıkranın devamı


Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer.
- Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar.
Satici
- Hangisi beyim ? ve devam eder :
- Barbie spora gidiyor 19.95 usd
- Barbie alisverisde 19.95 usd
- Barbie discoda 19.95 usd
- Barbie plajda 19.95 usd
- Barbie bosandi 265 usd
Adam sasirir.
-Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ?
Satici cevaplar :
- Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz.

fıkranın devamı


Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar. Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar. Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor.
Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK! Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi. Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar. Genc eleman:
- "Giderim, ama bir sartim var." der ve ekler.
- "Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak." Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil gecer. Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir, ölmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz. Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:
- "Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?" der. Digerleri de kiramaz ve:
- "Elbette!" diyerek, sarmalardan birini verirler.
Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:
- "Gitmiyorum iste, gitmiyorum!"

fıkranın devamı


Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler.
Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der.
Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim,Tanri nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?".
Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?" Büyük yanitlar:
"iste simdi hapi yuttuk, Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"

fıkranın devamı


Sovmenin biri yaptigi sovuyla dünyada çok büyük bir üne kavusmus. Sovunu
bir timsahla gerçeklestiriyormus. Sopasiyla timsahin basina vuruyormus, timsah
agzini açip adamin kafasini agzina aliyormus, adam tekrar sopayla timsahin
basina vurunca tekrar agzini açip hiçbir zarar vermeden adamin kafasini
serbest birakiyormus. Sovmen bütün dünya ülkelerini gezer, sira Türkiye ye
gelir. Büyük bir kalabalik sovu heyecanla izlemektedir. Sov biter, sovmen
alkislardan aldigi zevkle seyircilere döner kasilarak sorar :
- Aranizda bunu yapabilecek biri var mi?
Seyircilerin arasindan bizim Temel atilir :
- Ben yaparim ama söz ver, kafama hizli vurmayacaksin...

fıkranın devamı


Azrail Temel in canini almak için gelmisti. Temel hemen bir çare buldu. Isaret
parmagini agzina sokup, "aguk guguk" sesleri çikartarak bebek taklidi yapti.
Azrail durumu anlayip Temel in oyununu bozmak istemedi ve gitti. Ertesi gün
Temel ialmak için geldiginde Temel in kendisine bir emzik bile aldigini ve yerler-
de emekledigini gören Azrail, Temel e :
- Temel, gel attaaaa gidecegiz...

fıkranın devamı


Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler.
Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der.
Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim,Tanri nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?".
Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?" Büyük yanitlar:
"iste simdi hapi yuttuk, Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"

fıkranın devamı


Nasreddin Hoca'nin evine tüccar arkadasi misafir olmus.
Hoca ona manti pisirip getirmis.
Arkadasi acele edip mantiyi hemen agzina atinca bogazi yanmis.
Bogazinin yandigini belli etmemek için basini tavana dogru dikmis ve yanmanin etkisi gidince de
-Hocam bu tavani ne zaman yaptiniz?
-Bogazima ates düstügü zaman.

fıkranın devamı


Hocanin kizi evleniyormus.Gelin tam babasina veda ederken,hoca kizina son bir nasihat verecegini söyleyerek kizin kulagina bir seyler fisildamis..Bu önemli nasihati merak eden damat gece sormus;"-Baban sana ne dedi"?..
"-Ne diyecek,"kizim ipligi igneye geçirdikten sonra dügüm atmayi sakin unutma"dedi..

fıkranın devamı


Sahranin issiz bir kösesinde,bir din adami lejyonerlere vaaz vermeye gelir. Vaaz'dan önce binbasi askerleri uyarir:
-Rahibin ziyareti sirasinda, özellikle küfür ve müstehcen kelimeler istemiyorum! Dövüsmeyi bildiginiz gibi, kendinizi tutmayi da bildiginizi ona gösterin...
Daha sonra rahip, birligin önünde vaazina baslar :
-Herseyden uzakta yasiyorsunuz, ama geleneklerinizle övünmeniz gerekir.Ben size kendisi de sizin gibi bir kahraman olan Hz. Isa'nin selamlarini getirdim.Söyleyin bana, kahramanliktan daha saf, daha güzel ne vardir?
Tam o anda birkaç lejyoner agizlarini açmaya hazirlanirken binbasi ayaga firlar ve haykirir :
-Popom, diyene onbes gün hapis!...

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama