ceviz Fıkraları

loading...

Bir yaz günü nasretin hoca biraz serinlemek için ceviz ağcının gölgesine oturmuş biraz ilerdeki kocaman helvacı kabakları kendi kendine şu allahın işine bak, otur üstüne kos koca kabak yerleştiriyor şu dalları yere göge uzanmış bir evlilik yer tutan ceviz ağcının meyveleri ufacık diye düşünürken tam o sırada başına ceviz düşmüş ah başım diyerek yerinden fırlamış hoca tövbe ya rabbim bir daha senin işine asla karışmam ya ağaçtan ceviz yerine kabak yetişseydi demiş
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca iri iri, sapsarı, mis kokulu ayvaları bir sepete güzelce doldurmuş, götürüyormuş.Yolda bir Akşehirli selâm ver...
fıkranın devamı

Bir gün Hoca’nın yanına dört çocuk gelmiş. Torba içinde getirdikleri bir miktar cevizi Hocanın önüne koyup;- “Hoc...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’nın komşusu hamileymiş. Sancısı tutmuş ama bir türlü doğuramıyormuş.Kadınlar Hoca’nın yanına gelip...
fıkranın devamı

Bir yaz günü Nasreddin Hoca biraz serinlemek için ceviz ağacının gölgesine oturmuş. Biraz ilerdeki kocaman helvacı kabakları ...
fıkranın devamı


Amerikada gizli tim yetiştiriliyormuş temel alman ingiliz katılmaya karar vermişler amerikalılar biz size bir devlet sırrı vereceğiz bu sırrı işkencelere rağmen söylemeseniz cok iyi bir görev alacaksınız denir sırrar verilir almanı hücreye atarlar ve başlarlar işkenceye önce döverler sırrını söyle söylemeze elektirik verirl tamam sırrımı söylüyorum der ve kayıp eder ingilizide aynen hücreye atarlar işkenceye başlarlar tırnağını cekerler ve tamam der sırrını söyler sıra temele gelir önce hücre sonra başlarlar işkenceye temele elektirik verirler sırrını söyle söylemez tırnağını cekerler söylemez bütün işkenceler yapılır yine söylemez sora bırakırlar ve bir karanlık odaya koyarlar sonra bu türk cok cetin ceviz cıktı bu görevi hak etti derler son kez şunu kemerada bir izleyelim derler bide ne görsünler temel kafasını duvara vuruyor vuy neydu vuy neydu...

fıkranın devamı


İki deli sex turizminin meşhur olduğu Tayland'a gider. Tayland'a bir kerhanenin yanına gelirler, durdukları yerde iki kapı, kapının biride ücret on dolar ikinci kapıda yirmi dolar yazısını görürler. Birinci deli:
- Ben birinci kapıya gireceğim, on dolar ucuzmuş
der içeri girer.
Kadın delinin şeyini çıkarır üzerine portakal, ananas koyar başlar yemeye. Bizim deli o kadar zevk alır ki:
- Çok şahane bir şey keşke yirmi dolarlık yere girseydim.
bunu duyan ikinci deli:
- Yapma ya o zaman ben yirmi dolarlık yere gireyim
der, içeri dalar.
Kadın delinin şeyini çıkarır üzerine ananas, muz, portakal, limon, ceviz koyar ve başlar yemeye. Bir dakika sonra deli bağıra bağıra dışarı çıkar, dışarda bekleyen deli:
- Ne oldu lan?
- Ne olsun lan kadın şeyimi öyle bir süsledi ki dayanamadım kendim ısırdım.

fıkranın devamı

Ahlak ve Mantik hocasi yeni ders yilinda sinifa bir bilmece ile girmis: "Saridir safran gibi, Okunur...
fıkranın devamı

Yeni evli çift balayına Havaiye gider. Yerleştikleri otel müdürü gece otelin kulübünde en ö...
fıkranın devamı

Temel İle dursun 5 İla 10 yıl arasında Amerika'da yaşarlar ve orada kürkü çok pahalı bir si...
fıkranın devamı

Bir köyde yagmur duasina çikarlar.Bektasi de istemeye istemeye bunlara uyar, cemaatin arkasi sira ...
fıkranın devamı

SORU: Ermeni (Doğu) sorununu açıklayınız.

CEVAP: Osmanlı Devleti altında yaşayıp ekmek yiyen Ermeniler kendi kendilerini kışkırtmaları sonucu doğu anadoluda hoşnutsuzluklara başladılar. Mustafa Atatürk paşa düşmanla başedebilmek için Kamil Karabekiri Ermeni üzerine doğrulttu. Ermeni yenilip barış istedi.Böylelikle en iyi sonuç osmanının oldu (Pinar/Ortaokul-3).


SORU: KASABAYI KIM YÖNETIR?

CEVAP: - şerif ve adamları (Kamil/Ilkokul 5)

- Kasabayı ihtiyarlar heyeti ve köy bekçisi yönetir (Yavuz/Ortaokul 2)

SORU: DESTAN NEDIR?

CEVAP: - Destan ulusların kahramanlık, cinsel ve biraz da ahlaksal serüvenleridir (Bora/Lise 1).

SORU: DÖRT HALIFE DEVRINDE "HAKEM OLAYINI" AÇIKLAYINIZ.

CEVAP: - Hazreti peygember efendimiz zamanında yapılan maçta kavga çıkmış. Musrikler müslümanlara saldırmış, bu olaya hakkemde karışmış. En son kararı da hakkem vermiş. Onun için bu olaya hakkem olayı denilmiştir. Maçlarda 3 hakkem vardır. Maçı kontrol eden hakkem, orta hakkem, yan hakkem (Cemal/Ortaokul 2)

SORU: KIYAMET GÜNÜ NE DEMEKTIR?

CEVAP: - Kıyamet günü yani gerdek gecesidir. O gün herşey Çok kötü olur. Bütün gece kıyamet kopuverir. (Serpil/Ilkokul 5)

- Kıyamet günü herseyin kiymetli oldugu bir gundur. (Kemal/Ilkokul 5)

SORU: MUBAREK GECELER HANGILERIDIR, YAZINIZ?

CEVAP: - Kina gecesi - Gerdek gecesi - Dolunay gecesi. (Hatice/Ilkokul 5)

SORU: BULGARLARA KARŞI KIM SAVAŞTI?

CEVAP: - Bulgarlara karşı ÇanakÇömlek Ali Paşa savaştı. (Ali/Ortaokul 2)

- Çetinceviz Ali Paşa savaştı. (Suat/Ortaokul 2)

- Çakırkeyif Ali Paşa savaştı..DIPNOT: Geçen gün bir arabanın arka tarafındaki yazı dikkatimizi çekti fakat okunmuyor, küçük küçük yazılmış. Biz de merakla iyice yanına yaklaştık,aynen şunlar yazıyordu "O kadar dikkatli bakma cam çatlak ondan yapıştırdık" (Halil/Ortaokul 2)

SORU: DORT BUYUK KITABIN ADINI YAZINIZ.

CEVAP: 1- Ansiklopedi, 2- Sözlük, 3- Kolej sinav kitabi, 4-Kalin roman kitaplar (Serpil/Ilkokul 5)


SORU: INSANLARI HAYVANLARDAN AYIRAN TEMEL OZELLIK NEDIR?

CEVAP: Insanlarin hayvanlardan çok derdi olmasi. (Buse/7. Sinif)


SORU: TRAFIK POLISININ GOREVLERI NEDIR?

CEVAP: 1- Rüsvet almak, 2-Ceza kesmek, 3- Travestileri kovalamak (Adem/6.Sinif)


SORU: ASGARI UCRET NEDIR?

CEVAP: Askerlik subesinde verilen ücrettir. (Hasan/8. Sinif)


SORU: ENFEKSIYON NEDIR?

CEVAP: Hükümetin düsüremedigi fakat ters düsürdügü bir hayat seklidir.
(Hüseyin/Lise 1)


SORU: FAO (Dünya Gida Örgütü) NEDIR?

CEVAP: Farkinda olmadan ya da istenmeden çikan bir gazdir. (Mehmet/6. Sinif)


SORU: HACLI SEFERLERININ CIKIS SEBEBI NEDIR?

CEVAP: Hocam affedersiniz, poponun (papa demek istedi galiba) kiskirtmis olmasidir. (Ensar/6. Sinif)


SORU: AVRUPADA REFORM HAREKETINI KIM BASLATTI?

CEVAP: Riki Martin Luther. (Senol/7. Sinif)
fıkranın devamı

Erkekler meyva, kadınlar top olsaydı...

20 yaşındaki erkek hindistan cevizi gibidir.

Dışından görkemli ama içinde az şey çıkar.

30 yaşındaki erkek mantar gibidir.

Tadı güzeldir ama tehlikelidir.

50 yaşındaki erkek portakal gibidir.

Yılda bir kere mevsimi gelir.

60 yaşındaki erkek kuru üzüm gibidir.

İçi sıkılmış ve buruşuktur.

********
18 yaşındaki kadın futbol topuna benzer.
Peşinden 22 erkek koşar.

28 yaşındaki kadın beyzbol topuna benzer.
Peşinden 8 erkek koşar.

38 yaşındaki kadın golf topuna benzer.
Peşinden 1 erkek koşar.

48 yaşındaki kadın pinpon topuna benzer.
İki erkek birbirine atar.
fıkranın devamı

Adamın biri birgün uçakla seyahate çıkacaktır.Ve çok sevdiği maymununuda götürmek ister fakat uçakta hayvan barındırmak yasaktır.Maymun çok ufaktır.Adam yanında götürmeyi çok ister ve maymununu donuna sokmaya karar verir.
Uçağa binmiştir ve yolculuk başlamıştır.Ama adamdan ara ara ah!uhh! diye sesler gelir.Yanında oturan adam sorar noldu beyefendi sorun nedir? Birkaç dakika sonra yine aynı sesler.Yanındaki adam tekrar tam soracakken adam maymunu çıkarır ve şak şuk!! vurmaya başlar maymuna.Yanındaki adam;ya iyi hoş hadi maymunu sokmuşsun şimdi niye dövüyosun der.Adam da:Ya sorma bu eşşolueşşek bizim ya...ğı ağaç zannedip indi çıktı indi çıktı. Diğer adam ee.. der. Sonra g...mü mağara zannetti girdi çıktı girdi çıktı der. T...akları ceviz zannedip kaldırdı vurdu kaldırdı vurdu der. Yanındaki adam gülerek e.. der Adam dayanamaz patlar bütün bunlar yetmiyomuş gibi bizim cevizleri mağaraya sokmaya çalışmaz mı? der.
fıkranın devamı

Nasrettin Hoca bir gün köyden şehre giderken yorulmuş tarlanın kenarındaki Ceviz ağacının altında dinleneyim demiş.Şöyle bir etrafına bakınıp ağacın altına uzanmış. Ve şöyle düşünmüş:
"Ey Allah'ım gücüne sual olmaz amma,incecik kabak sapında kocaman kabak var, koskocaman ağaçta küçücük ceviz var, bu nasıl iş", deyip uykuya dalmış.
Ağaçtan bir ceviz hocanın kafasına düşüvermiş.Ve kafada ceviz büyüklüğünde bir şiş olmuş. Hoca hiddetle uyanmış ve:
"Yarabbi sen en iyisini bilirsin" demiş.
"Şimdi o kabak ağaçta olsaydı benim halim ne olurdu"
fıkranın devamı

Karısının sözünden hiçbir şekilde çıkmayan bir iş adamı varmış. Bu adam bir gün iş için Japonya'ya uçacakmış ki karısı ondan gelirken bir sincap getirmesini istemiş. Adam tamam karıcım diyerek Japonyaya uçmuş. İşlerini bitirdikten sonra karısının isteği üzerine bir sincap almış ve havaalanına gitmiş. Kapıda uçağa hayvanların bindirilemeyeceğine ilişkin bir yazı görmüş ve WC'ye gitmiş. Sincabı donunun içine koymuş. Uçağa binmiş. Uçak havalandıktan bir süre sonra adam bi "Ah" çekmiş. Yanında oturan adam
-"Beyfendi noldu bişeyiniz mi var?" demiş. Adam yok bişey diyerek geçiştirmiş... 1 saat kadar sonra bir kez daha "Ah" çeker. Bu sefer bütün yolcular sorar;
-"Beyfendi noldu bişeyiniz mi?" var diye. Adam yine yok bişey diyerek geçiştirir. Kısa bir süre sonra yeniden "Ah" çeker ve hosteslerden biri gelip
-Beyfendi ne oldu bişeyiniz mi var der. Adam yine yok bişey der. Uçak artık Türkiyeye inmek üzeredir; bizim ki öyle bir "AH" çeker ki pilotlar bile gelip nasıl olduğunu sorarlar adam
-"Yok bişey siz sadece uçağı yere indirin yeter!" der. Uçak iner ve bizim ki hemen WC'ye gider sincabı çıkarır ve başlar onunla konuşmaya:
-"A.... kodumun sincabı, s.k.mizi dal sandın sallandın bişey demedik, g.tümüzü yuva sandın girdin çıktın birşey demedik, ...aşşaklarımızı ceviz sandın birbirine vurup kırmaya çalıştın bişey demedik, be or.spu evladı o cevizleri o yuvaya sokmanın ne anlamı vardı?"

fıkranın devamı

Temel İle Dursun 5 İla 10 yıl arasında Amerika'da yaşarlar ve orada kürkü çok pahalı bir sincap çeşidi bulurlar Türkiye'ye gelirken bundan getirip, üretip, çok zengin olmayı tasarlarlar. Dursun sincabı sırt çantasına koyar ve havaalanından içeri sokar Temel de hemen arkasından havaalanına gelir ve uçağa binerler. Bir süre sonra Dursun uyur kucağında bulunan çanta yere düşer ve sincap çantadan dışarı çıkar. Hemen Temelin kucağına gelir onunla oynar ve sonra Temel sincabi öldürür.
Dursun uyanıp sincabı ölmüş görünce hemen temele sinirle sorar
- Ne oldi buna? Temel cevaplamaya başlar sincap çantadan çıktı kucağıma geldi oradan pantolonuma girdi aleti yakaladı bir sağa salladı bir sola salladı kaldırdı üzerine çıktı İndi çıktı İndi çıktı sesimi çıkarmadım. Sonra biraz aşağı İndi *aşakları buldu oynadı, tokuşturdu ceviz zannetti oynadı ellemedim. Biraz daha aşağıya indi deliği buldu yuva zannetti galiba girdi çıktı girdi çıktı yine ellemedim, ama ne zaman cevizleri yuvaya taşımaya kalktı İşte o zaman öldürdim oni.
fıkranın devamı

Temelle Dursun afrikanın derewaba parkında dolasırken dursun temele "buranın Hayvanları çok kıymetli kimse parktan dışarıya çıkaramaz" demiş Temelde "ben çıkarırım" derken önlerinde bir sincap fırlamış temel hemen vakit kaybetmeden sincabın peşine düşer ve yakalar apiş arasına saklayıp parktan sessiz sedasız cıkarlar dursun "helal olsun temel abi bravoo" derken temel sincabı çıkarıp öldürmüş !!! dursun "neyaptın abi!" temel"ya ben bunu içeri koyunca içerdeki sapı dal sandı heralde basladı oynamaya neyse bişey demedim sonra kovuğa girip cıkmaya başladı bunada birşey demedim dusun "da peki abi niye öldürdün hayvanı" "yaa bu tasaklarımı ceviz sandı!! basladı oynamaya tamam yine bişey demedim ama cevizleri kovuğa sokmaya uğraşınca öldürdüm" !!!!
fıkranın devamı

Aslanı ağacın dibinde uyurken gören maymun "Hayatımda hiç aslan becermedim, acaba nasıl olur ki" diye içinden geçirmişti bunları düşünürken eline geçirdiği bir hindistancevizini aslanın kafasına fırlatmış, aslanın bayıldığından iyice emin olduktan sonra ha babam de babam işe koyulmuştu fakat tam iş bitmek üzereyken aslan uyanmış ve maymunu kovalamaya başlamıştı. Aslanın önünden can havliyle kaçan maymun kendini yol üstündeki bir bara zor atmıştı. Hemen bir tabureye oturup eline bir gazete alıp okuyormuş numarasıyla kendisini sakladı. Maymunun arkasından nefes nefese bara giren aslan,
- Buralarda bir maymun gördünüz mü ? diye bağırdı. Kafasını gazeteden kaldırmayan maymun,
- Aslanı beceren maymunu mu arıyorsun ? diye sorunca aslan :
- Vay be, şu medyaya bak ne kadarda çabuk duyulmuş.
fıkranın devamı

adamın birinin karnında kurt varmış ve adam çok rahatsız oluyormuş bu olaydan adam birgün doktara gitmiş demişki doktor bey benim karnımda kurt var çok rahatsızım ne yapmam gerekiyo demiş doktor demişki bisküvü ye gecer demiş aradan zaman geçmiş adam baya bi bisküvü yemiş ve kurt ıyıce buyumuş adam bu sefer başka bi doktara gitmiş olayı anlatmış doktor ceviz kabugu ye demiş adam ceviz kabugu yemiş bu sefer ve adam tuvaletini yaparkan kurt düşmüş adam söyle kurta bi bakmış kurt demişki... bisküvü yokmu bisküvü...
fıkranın devamı

İki deli sex turizminin meşhur olduğu Tayland'a gider. Tayland'a bir kerhanenin yanına gelirler, durdukları yerde iki kapı, kapının biride ücret on dolar ikinci kapıda yirmi dolar yazısını görürler. Birinci deli:
- Ben birinci kapıya gireceğim, on dolar ucuzmuş
der içeri girer.
Kadın delinin şeyini çıkarır üzerine portakal, ananas koyar başlar yemeye. Bizim deli o kadar zevk alır ki:
- Çok şahane bir şey keşke yirmi dolarlık yere girseydim.
bunu duyan ikinci deli:
- Yapma ya o zaman ben yirmi dolarlık yere gireyim
der, içeri dalar.
Kadın delinin şeyini çıkarır üzerine ananas, muz, portakal, limon, ceviz koyar ve başlar yemeye. Bir dakika sonra deli bağıra bağıra dışarı çıkar, dışarda bekleyen deli:
- Ne oldu lan?
- Ne olsun lan kadın şeyimi öyle bir süsledi ki dayanamadım kendim ısırdım.

fıkranın devamı

Nasrettin hoca bir gün köyden şehre giderken yorulmuş tarlanın kenarındaki Ceviz ağacının altında dinleneyim demiş.Şöyle bir etrafına bakınıp ağacın altına uzanmış. Ve şöyle düşünmüş.Ey Allahım gücüne sual olmaz amma,incecik kabak sapında kocaman kabak var, koskocaman ağaçta küçücük ceviz var, bu nasıl iş deyip uykuya dalmış.Ağaçtan bir ceviz hocanın kafasına düşüvermiş.Ve kafada ceviz büyüklüğünde bir şiş olmuş. Hoca hiddetle uyanmış ve Yarabbi sen en iyisini bilirsin demiş. Simdi o kabak ağaçta olsaydı benim halim ne olurdu.
fıkranın devamı

Bir köyde yagmur duasina çikarlar.Bektasi de istemeye istemeye bunlara uyar, cemaatin arkasi sira giderken, eline geçirdigi bir agaç dalini, kendi tarlasinin bir kösesine saplayarak, basini yukari kaldirip, söylenir:
-Bizim tarla da iste burasi...
Rastlanti bu ya, yagmur duasi yapilir yapilmaz, bulutlar kendini gösterir.Kara bir bulutun kendi tarlasi üzerine gittigini gören Bektasi sevinçle kosar.Bir de ne görsün, ceviz büyüklügünde dolu, bütün ürünü berbat etmemis mi?O vakit basini yukari kaldirir; söyle söyler;
-Kabahat sende degil, sana tarlayi gösteren pezevenkte!...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama