olana Fıkraları

loading...

Kameri takvime göre ramazan hilâli görününce oruca başlanır. Şevval ayı hilâli görününce bayram yapılır.Eskiden ayın ne zaman...
fıkranın devamı


Roma'da dunyaca unlu San Pietro Kilisesi'nde buyuk
bir pazar ayini...
Gorkemli bir dinsel toren.. Papa bile katiliyor.
Koskoca meydan mahşer
yeri gibi.. Kilisenin ici de, disi da tiklim tiklim..
Bu arada kilise
kapisinda iki adam ozellikle dikkati
cekiyor...Ikisinin de boynunda
kocaman birer levha asili.. Birinde "Ben koyu bir
Hristiyan'im ,lutfen
bana yardim ediniz " yazili. Otekinde ise sadece "
Ben koyu bir
Yahudi'yim
" yaziyor. Tabii ki kiliseden cikanlar Hristiyan
oldugunu ifade eden
adama yanasiyorlar ve ellerini ceplerine atip
comertçe bir seyler
veriyorlar. Yahudi oldugunu ifade eden adamda ise
siftah yok. Bu arada
kiliseden cikan iyi niyetli biri "Yahudi'yim "
yazisi tasiyana
sokuluyor.
- " Bana bak kardes " diyor , "..dürüstlük iyi bir
sey, ama binlerce
Hristiyan kiliseden cikarken , senin Yahudi
oldugunu boyle aleni olarak
ifade etmen kanimca hic de akillica bir hareket
degil. Bak kimse sana
para
da vermiyor zaten.. Bence cikar o yaziyi boynundan ,
sen de su
Hristiyan
gibi..." deyince , boynunda "Yahudi'yim" yazili adam
"Hristiyanim"
yazili
olana donüp sesleniyor:
- Heey !.. Salamon !.. Herife bak be !.. Gelmis bize
ticaret ogretiyor..!!!!!

fıkranın devamı


Bir Ingiliz ailesi yaz tatillerini geçirmek üzere Almanya'ya gitmisti. Bir gezinti sirasinda çok güzel bir kir evinde kaldilar. Gelecek tatillerini böyle bir evde geçirmek istediler. Evin bir papaza ait oldugunu ögrendiler ve içini de gördükten sonra hemen gelecek tatil için anlasma imzaladilar.

Ingiltere'ye döndükten sonra birden evin hanimi, ziyaretler sirasinda WC'ye rastlamadiklarini hatirladi. Merakini yenmek için papaza bir mektup yazdi:



"Sayin Bayim, ben sizin kir evinizi kiralayan bayanim. WC'nin nerede bulundugunu acaba bana yazabilir misiniz? Saygilarimla."



Mektubu alan papaz, WC'nin ne anlama geldigini anlayamamis, Almanya'daki Anglican Kilisesinin "White Chapel" sözcügünün bas harfleri oldugunu sanmisti. Ayrintili bir mektupla yanit verdi:



"Sayin Bayan;

Basvurunuzun yüce bir duyguyla ilgili olmasindan dolayi memnunluk duydum.Ilgilendiginiz yerin evden 12 km. uzakliginda bulundugunu bildirmeyi seref sayiyorum. Oraya sik sik giden birisi olarak bunun biraz zorluk yaratacagini bildirmek istiyorum. Sik sik gitme durumunda, isteyenler yemegini de beraberinde götürebilirler. Oraya bisikletle, araba ile, ya da yürüyerek gidilebilir.



Ancak oturacak bir yer bulabilmek ve baskalarini rahatsiz etmemek için biraz erken gitmekte yarar vardir. Söz konusu yerde soguk hava düzeni bulunmakta ve çok hos bir etki yapmaktadir. Çocuklar büyüklerinin yaninda oturmakta ve hazir bulunan herkes birlikte sarki söylemektedir. Giriste size bir kagit parçasi veriyoruz. Geç kalanlar yanindakinin kagidini kullanabilirler.



Ayni kagidin birkaç kez kullanilmasina olanak vermek için çikista herkes kullandigi kagidi iade eder. Faaliyetlerin ürünleri yoksullara dagitilmak üzere toplanmaktadir. Öte yandan yapilanlarin disaridan da duyulabilmesi için içeride gelismis bir hoparlör sistemi bulunmaktadir.



Müdavimlerin çesitli pozisyonlarda disaridan da izlenebilmelerini saglamak amaciyla özel cam bölmeler vardir. Verdigim bilgilerin açik ve yeterli oldugu düsüncesi ve bu kadar önem verdiginiz yerde sik sik bulusabilmek umuduyla en içten saygilarimi sunarim."

fıkranın devamı


bır gun bı adamın 3 oglu varmıs en büyük ortancı en ufak babası en büyük olana bana bı bardak su getır demıs buyuk olanda ortancıya babam bı bardak su ıstıyo gıt getır demıs ortancıda en ufaga babam bı bardak su ıstıyo gıt getır demıs oglanda babasına demıs kı

BABA BUNLARDAN SANA HAYIR YOK KALK KENDI SUYUNU KENDIN İC BİR BARDAKTA BANA GETIR

fıkranın devamı


Bir gün bir adamın 3 tane oglu varmıs en büyük ogul ortancı ogul en ufak ogul babası en büyük olana demis oglum bana bır bardak su getır demıs en buyukte ortancıya demıs babama bır bardak su getır ortancı da en ufagına demis babama bir bardak su getirr en ufak hemen atlamıss baba bunlardan sana hayır yok kalk kendi suyunu kendin ic bir bardakta bana getir.

fıkranın devamı


Yangın çıkmıştı. Üst katta kalan adamı kurtarmanın olanağı yoktu. Temel olay
yerine geldi, şöyle bir bakındıktan sonra:
- Uzun bir urgan ceturun baa, kurtaracağimdur oni...
Urgan geldi. Temel düğümleyip yukardaki adama atarken seslendi:
- Beline sıkı sıkı bağlayasun bu urgani!
İp bağlandı, Temel çekti. Adam düşüp parça parça oldu. Millet şaşkın halde sordu:
- Ne yaptın yahu sen?
- Bir kerem bir adamun birinu pöyle iple kurtarmiştum. Amma damda miydu,
kuyuda mu? İşte bunu akluma cetüremeyrum!..

fıkranın devamı

Temel turist bir hanıma İstanbulu gezdiriyormuş. Kapalı çarşı,Topkapı Sarayı falan derken a...
fıkranın devamı

Aslen amerikalı savaş muhabirinin biri Afkanıstandaki olayları kendine haber kaynağı edebilmek...
fıkranın devamı

Kadının biri eczaneden içeri hışımla dalar ve eczacıdan 1 şişe arsenik ister. Eczacı kadı...
fıkranın devamı

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emeklili
fıkranın devamı

- cocuklar simdi, ahiret gununde butun herkes tartilicak, sevaplarigunahlarindan fazla olanlar sirat...
fıkranın devamı

Amerikan uçak gemisinde görev yapan üç arkadaş, geminin Fıransa'nın bir liman şehrini ziyare...
fıkranın devamı

Roma'da dunyaca unlu San Pietro Kilisesi'nde buyuk bir pazar ayini... Gorkemli bir dinsel toren.. Pa...
fıkranın devamı

Adam çok ünlü olan bir senfoni orkestrasini dinlemeye gitmis. Konser mukemmelmis ama flut calan a...
fıkranın devamı

Adam, korkunc bir kazada kulaklarinin ikisini birden kaybetmistir. Bu alisilmadik durum onu oldukca ...
fıkranın devamı

Iki borsaci yolda gidiyorlarmis. Bir de bakmislar yerde bir pislik.Yasli veustad olan genc olana don...
fıkranın devamı

Yasli bir adam emekliye ayrilir ve kendine bir lisenin yaninda kucuk bir ev alir. Emekliliginin ilk bir kac haftasini huzur icinde gecirir ama sonra ders yili baslar. Okullarin acildigi ilk gun, dersten cikan ogrenciler yollarinin uzerindeki her cop bidonunu bagirip, cagirarak tekmelerler. Bu cekilmez gurultu gunler surer ve yasli adam bir onlem almaya karar verir.
Ertesi gun cocuklar gurultuyle evine dogru yaklasirken, kapisinin onune cikar onlari durdurur ve: "Cok tatli cocuklarsiniz, cok da egleniyorsunuz. Bu nesenizi surdurmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yasindayken ayni sekilde gurultuler cikarmaktan hoslanirdim, bana gencligimi hatirlatiyorsunuz. Eger her gun
buradan gecer ve gurultu yaparsaniz size her gun 1 dolar verecegim" der.
Bu teklif cocuklarin cok hosuna gider ve gurultuyu surdururler.
Birkac gun sonra yasli adam yine cocuklarin onune cikar ve onlara şöyle der:
"Cocuklar enflasyon beni de etkilemeye basladi bundan boyle size sadece 50 sent verebilirim."
Cocuklar pek hoslanmazlar ama yine devam ederler gurultuye.
Aradan birkac gun daha gecer ve yasli adam yine karsilar onlari:
"Bakin" der, "Henuz maasimi alamadim, bu yuzden size gunde ancak 25 sent verebilirim, tamam mi?" "Olanaksiz bayim" der iclerinden biri,
"Gunde 25 sent icin bu isi yapacagimizi saniyorsaniz yaniliyorsunuz. Biz
isi birakiyoruz."
ADAM SIGORTA SIRKETINDEN EMEKLI BIR YONETICI :))
fıkranın devamı

1.Pamela Anderson.
2.Filmlerdeki çiplaklik sahnelerinin yildizlari genelde disidir.
3.Bes günlük bir tatil için minik bir çanta yeterlidir.
4.Spor karsilasmalari.
5.Telefon konusmalariniz maksimum 30 saniyedir.
6.Arkadaslarinizin seks hayatini gözlemlemeniz gerekmez.
7.Tüm konservelerinizi siz açarsiniz.
8.Tuvalet ihtiyacinizi kadinlardan %80 daha hizli ve pratik giderirsiniz.
9.Eski arkadaslariniz kilo almis yada vermis olusunuzla ilgilenmezler.
10.Kuaförde saatler harcamazsiniz.
11.Disilerden %98 daha hizli zap yaparsiniz.
12.Pembe dizilerle zaman kaybetmezsiniz.
13.Poponuz ise alinmanizda asla bir kriter degildir.
14.Tüm orgazmlariniz gerçektir.
15.Tecavüzcüler sizle ilgilenmez.
16.Her yere yaninizda gereksiz seylerle dolu bir çanta götürmek zorunda kalmazsiniz.
17.Yaslanirsaniz Viagra kullanirsiniz.
18.Tuvalete yardimci bir grup arkadasiniz olmadan gidebilirsiniz.
19.Soyadiniz oldugu gibi kalir.
20.Bir otel yatagini toplanmamis bir sekilde birakabilirsiniz.
21.Kendi yemeginizi öldürebilirsiniz
22.Düsüncesizlikleriniz için ekstra kredi sahibisinizdir.
23.Hiç kimse sizi (onu) yutarken hayal etmez.
24.Tuvaleti silmek zorunda degilsinizdir.
25.10 dakikada tras olup, dus alip hazirlanabilirsiniz.
26.Kendinizi tatmin
etmek için yardimci bir titresimli faktöre ihtiyaç duymazsiniz.
27.Bayan patronlara karsi avantajlisinizdir.
28.Ne kadar çirkin olursaniz olun sizden hoslanan bir karsi cins bulunur. (bkz. Quassimodo)
29.Dügün planlariyla ilgilenmezsiniz.
30.Biri sizi bir yere davet etmeyi unutursa hala arkadasiniz olabilir.
31.Bir partide sizin kiyafetinizin aynini giyen biriyle tanisirsaniz onunla hayat boyu arkadas olabilirsiniz.
32.İç çamasırlaınız pazarda 500.000TLdir.
33.Bilimum güzellik yarismalari.
34.Sizin emrinizde çalisan insanlardan hiçbiri sizi aglatma gücüne sahip degildir.
35.Boynunuzun altinda kalan hiçbir vücut bölgesini tıras etmezsiniz.
36.Her aksam killi poponun birine arkanizi dönmek zorunda degilsinizdir.
37.Otuz dört yasinda ve hala bekarsaniz kimsenin umurunda olmaz.
38.Adinizi kara sidikle yazabilirsiniz.
39."Uzaga iseme" yarismalarinda tartismasiz bir üstünlük saglarsiniz.
40.Çukulata sadece bir çesit tatlidir, kaçilmasi gereken bir güzel sey degil.
41.Cumhurbaskani olabilirsiniz.
42.Yolcu koltugunda da yolculuklardan zevk alabilirsiziniz.
43.Çiçekler her seyin anahtari, her sorunun çözümüdür.
44.Diger insanlarin duygularina çok önem vermeniz sizden beklenmez.
45.Çalisma saatlerinizin %90'ini seksi düsünerek geçirebilir ve tam verim alabilirsiniz.
46.Islanacaginiz bir ortama beyaz bir t-shirt ile gidebilirsiniz.
47.Üzerinde "Hâ$$îktir ordan!" yazan bir t-shirt giyebilirsiniz.
48.Üç çift ayakkabi yeter de artar bile.
49.Araba tamircisine kolayca gidebilir ve hatta orada muz bile yiyebilirsiniz. Basiniza bir sey gelmez.
50.Istedginizi söylersiniz ve insanlarin sizin hakkinizdaki düsüncelerini takmazsiniz.
51.Leonardo DiCaprio'nun hoslanilacak biri bile olmadigini daha kolay anlarsiniz.
52.Arkanizdan fazla kisi konusmaz; konussa bile aldirmazsiniz.
53.Sicak bir günde gömleginizi çikartabilirsiniz.
54.Yanliz yasiyorsaniz annenizin sizi ziyaret etmesi arifesi hariç evinizi asla toplamayabilirsiniz.
55.Tüm tamirciler size gerçegi söyler, doru fiyati teklif eder ve pazarliga daha açiktirlar.
56.En yakin arkadasinizla saatlerce oturup "Benden hoslaniyor olmali" seklinde düsünmeden maç seyredebilirsiniz.
57.Sevgilinizin sizden ayrilmaya çalistigini ima ettigi cümleleri asla yanlis anlamazsiniz.
59.Ruhsal durumunuz çok zor degisir.
60.Dünyaniz isediginiz yerdir.
61.Mekanik aletleri diger cinsten daha kolay kullanir, onlari yönetirsiniz.
62.Arkadasinizin yeni saç biçiminizi fark etmesi sizi pek ilgilendirmez.
63.Clint Eastwood'a hayran oldugunuzda için ona benzemek istemezsiniz ya da benzemek için kilo verme geregi duymazsiniz.
64.Asla bir önceki benzin istasyonunun çalisanlarini begenmediginiz için digerine 20 km yol almazsiniz.
65.Bir içecek sisesini açmanin en az 20 farkli yolunu bilirsiniz.
66.Ne giyerseniz giyin, bacaklarinizi farkli yönlere sonuna kadar açarak oturabilirsiniz.
67.Ayni is . . . Fazla maas.
68.Gri saç ve kirisikliklar karizma katar.
69.Gelinlik - 200$, frak kirasi - 100$
70.Bir atista 400 milyon sperm ile 15 denemede dünya nüfusunu ikiye katlayabilirsiniz - en azindan teorik olarak.
71.Diger insanlarin yemeklerine ve tatlilarina ilgi duymazsiniz.
72.Uzaktan kumanda sadece ve sadece sizindir.
73.Siz insanlarla konusurken asla gögüslerinize bakmazlar.
74.Eurosport'da ki birbirinden ilginç motor sporlari.
75.Formula 1.
76.Bir arkadasiniza hediye götürme geregi duymadan da ugrayabilirsiniz.
77.Bekarliga veda partileri kina eglencelerinden kat kat iyidir.
78.Annenizle normal ve saglikli bir iliskiniz vardir.
79.Erkek çocuklar aileler tarafindan -genelde- daha çok sevilirler.
79.Kolayca prezervatif alabilirsiniz. (Eczaci sizi çiplak olarak hayal etmez)
80.Banyoya gidip makyaj tazelemenize gerek yoktur.
81.Makyaj yapmaniza gerek yoktur!
82.Eger bir arkadasinizi arayacagim deyip aramazsaniz o arkadaslariniza sizin degistiginizi söylemez.
83.Bir gün uyandiginizda pis, yasli bir adam oldugunuzu fark edeceksiniz.
84.Muayyen gunleriniz olmadigi icin istediginiz zaman rahatlikla denize girebilirsiniz.
85.Ev hayvaniniz varsa onun yemek ve tuvaletiyle ilgilenmeyebilir, ama onunla oynayabilirsiniz.
86.Her durumu "$îKtir et" diyerek rasyonalize edebilirsiniz.
87.Prenses Di'nin ölümü sizin için sadece baska bir ölüm ilanidir.
88.Gegirmek normal bir seydir. Bunun zevkine varabilir ve hatta iyi gegiriyorsaniz bu olay arkadaslariniz tarafindan saygi ile karsilanabilir.
89.Ruhsal durumunuz yüzünden seksüel bir sansi kaçirmazsiniz.
90.Steven Seagal gibi büyük bir sahsi yakindan anlayabilir, ona hayranlik duyabilirsiniz.
91.Normal disi bir durum hariç estetik ameliyata ihtiyaç duymazsiniz.
92.Mekanik bir dalgamatik çalismadiginda onu yumruklayip firlatabilir, bundan zevk alabilirsiniz.
93.Yeni ayakkabilar yüzünden büyük acilar çekmezsiniz.
94.Porno filmler tam sizin istediginiz gibi tasarlanmistir.
95.Herkesin dogum günü yada yilbaslarini hatirlamak zorunda degilsinizdir.
96.Birinden nefret etmek onunla seksüel bir yakinliginizin olmasini engellemez.
97.Arkadaslariniz asla size "Ee, degisik bir sey fark ettin mi" teklinde tuzaklar kurmazlar.
98.Internet ve olanaklari.
99.Cinsel organinizla gurur duyabilir, ona isimler takabilirsiniz. Yaratici degilseniz "Osman" diyebilirsiniz.
100.Ve ''ben Erkegim'' demek bile yeter...
fıkranın devamı

İş İlanlarının Anlamları
TERCİHEN İNGİLİZCE BİLEN
Yapacağınız işle bir ilgisi yok ama, bu sıra herkes ingilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı.
ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK
O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız.
İNİSİYATİF SAHİBİ
Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek..
SİSTEM OLUŞTURABİLEN
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 78 adet prosedür var.
SORUMLULUK ALABİLEN
Vergi, sigorta müfettişleri bir usülsüzlüğü yakaladığında ? valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım..." diyebilecek saflıkta olan.
ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI
Bayansanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yaani.( ne yaa, israil mi burası .)
BİLGİSAYAR KULLANABİLEN
Valla geçen gün arkadaşın aklına uyup bir bilgisayar aldık ama.
KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ
Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.
SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN
Altınıza bir araba vericez, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin.
İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş.
İKNA KABİLİYETİ OLAN
Müşterileri kalitesiz ürünleri daha pahalıya almaya razı edebilecek.
ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN
Ne bütçeyi tuturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Herşey arap saçına döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın.
TERCİHEN YÜKSEK LİSANS MEZUNU, İNGİLİZCEYİ ANA DİLİ GİBİ KONUŞABİLEN, KONUSUNDA EN AZ ON YIL DENEYİMLİ, ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ, 30 YAŞINI AŞMAMIŞ."
Oha demeyin, aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilirmiyiz onu da bilmiyoruz. Ama patron yazalım diyor, ilan havalı oluyormuş.
B SINIFI SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP
Size araba vericez ama şoför vermicez. Uzun yola alışıksınızdır umarız.
TERCİHEN MUHASEBE VE / VEYA İNGİLİZCE BİLEN ( Valla gerçek !)
Şimdi sizi tam olarak nerede kullanacağımızı bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi... Hele bir siz işe başlayın.Gerisini sonra düşünürüz.
fıkranın devamı

1.. Serbest dolaşım çıkar . İyi bir eğitimi ve geçerli bir işi olmayanların hepsi (İpini koparanlar) çil yavruları gibi Avrupa'nın dört bir yanına dağılır .

2.. Hide Park'ta Türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiğ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haşlanmış yumurta ve patates, pet şişe, naylon poşet, arabesk, gürültü ve kavga)

3.. Versailles Sarayının önünde seyyar satıcılık yapar.(Salatalık, lahmacun, simit v.s.)

4.. Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar.

5.. Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.

6.. Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.

7.. Lourvre müzesinde kapkaççılık yapar.

8.. Chapms Elises Bulvarı'nda düğün konvoyu yapar.

9.. Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini Türklere satar.

10.. Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.

11.. Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli "abi !" diye hitap eder.

12.. Galatasaray Avrupa kupalarında başarı elde ettiğinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateş açar ve birkaç Avrupa vatandaşı için "Kim vurduya" tur ayarlarlar.

13.. Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.

14.. Bir fast food'da yanındaki kız arkadaşına baktığından şüphelendiği adamı döver.

15.. Yenebilecek her şeye içinde domuz eti oluğu şüphesiyle bakar.

16.. Avrupalı tüm kadınlara şırfıntı gözüyle bakar ve günde 25 kadına sarkıntılık eder. Sonunda Avrupalı zannettiği bir Türk kızının ağabeylerinden dayak yer. Yaraları iyileştikten sonra aynı kızla çıkmaya başlar.

17.. Kızlar bir Avrupalı ile evlenebilmek için kırk takla atar. Babaları izin vermeyince evden kaçar. Babaları polisi arar. Kız 18 yaşından büyük olduğu için polis babayı pek sallamaz. Baba kendi işini kendi görmek ister ve herifin kardeşini öldürerek kan davası çıkarmaya çalışır.

18.. Arabasıyla caddelerde turlarken İbo'nun kasetini yüksek sesle çalarak kız tavlamaya çalışır.

19.. Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve tüm imkanlarını bir Mercedes sahibi olmak için seferber eder.

20.. Türkiye'ye gelip geri dönerken bir minibüs dolusu besin maddesi götürür. Sucuk ve pastırmaları halk sağlığına aykırılığı nedeniyle gümrükte terk eder. Terk etmeden önce iki saat süreyle arbede çıkarır.

21.. Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka bir gün tüm aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.

22.. Kurban bayramlarında kamuya ait yerlerde kurban keser. Kan gövdeyi götürür.

23.. "Yok canım abarttın. Şu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoğunu yapmıyorlar ki" diye milletini savunanlar, o günler geldiğinde Türklerin Avrupa'da kanun, kitap dinlemeyecek kadar çoğunluk olacağını göz ardı ederler.

24.. Türkiye'nin nüfusu 16 milyona İstanbul'un nüfusu 1 milyona düşer. Refah seviyesi ve toplumsal kalite son haddine kadar yükselir. Kimse kimsenin malına, namusuna yan gözle bakmaz. Türkiye'de kalmış olanlar, dini bayramlarda ve yaz tatillerinde Avrupa'ya kaçarak Türkiye'nin sakinleşmesini beklerler.

25.. Türkiye'de eğitim seviyesi %98 üniversite düzeyine yükselir. İşsizlik kalmaz. İşçi ithaline başlanılır. Çevre kirliliği sıfıra düşer. Sanat ve kültür yurdun her köşesine yayılır. Arabesk sanatçıları iş alanlarını Avrupa'ya kaydırır. Turizm patlar.

26.. Ülkemiz temiz, sakin ve yaşanası bir memleket olur. Siyasi tartışmalar konuşma platformunda kalır.

27.. Hayal gücü iyi çalışan okuyucular bir bu kadar daha madde üretir.

Yaaa ! Dostlar . İşte böyle . Bundan sonra kimse "Biz Müslüman bir ülkeyiz; Avrupalılar bu yüzden bizi AB'ne almıyorlar" ya da "Türkiye'de demokratikleşme sağlanamadı; onun için giremiyoruz AB'ne" savunmalarını yapmasın . Çünkü alakası yok . İşte yukarıda sayılan maddeler yüzünden giremiyoruz AB'ne. Onlar yeni bir İstanbul olmaktan korkuyorlar . Kendi milletini tanımayan bazıları da hemen işi siyasi ve dini nedenlere dayandırıyorlar. "Yahu bir beceremediler şu AB'ne girmeyi" diye siyasetçileri suçluyorlar. Zavallı siyasetçi ne yapsın. Eldeki malzeme bu. AB'ne girer miyiz, girmez miyiz bilinmez ama fırsat bu fırsat, Avrupalılar Türkiye'deki bazı aksaklıkları gidermek için türlü şartlar sürüyorlar ortaya. Devlet seviyesinde çözülmesi gerekenlere eyvallah. Elbet çözülür ama ya bireyler ? Yani yukarıda anlatılanlar. Onu çözecek babayiğit ne Türkiye'de var ne Avrupa'da. Yoksa AB adam olana çocuk oyuncağı ama biz adam olamadık ki.
fıkranın devamı

Bir gün köy ahalisi köy kahvesinde bir yandan haberleri izliyor, bir yandan da pişpirik çeviriyorlarmış. İçlerinden biri (Mustafa Abi) televizyonda Ecevit'i görür ve;

" Ulan, Başbakan oldu yüzümüze bakmıyor. Eskiden böylemiydi be! Etrafımda dolanırdı! Hey be, zaman ne çabuk geçiyor..." der.

Kahvedekiler merakla sorarlar:

" Mustafa Abi? Sen nereden tanıyorsun Başbakanı yahu?"

Mustafa Abi istifini bozmadan cevap verir:

" Ulan üniversite yıllarında abilik ettim ona! Az ekmeğimi yemedi!! Gel gör ki şimdi bizi unutmuş baksana! "

Kahvedeki ahali inanmamış tabii ki. Mustafa Abi'de inandırmak için;

" Gelin ulan! Meclisin önüne gidiyoruz. Çıkışta yakalayacağız Ecevit'i. O zaman anlarsınız yalan mı, değil mi?"

Hep birlikte T.B.M.M.'nin önüne giderler ve çıkışta Ecevit'i yakalarlar. Ecevit hemen Mustafa Abi'nin elini öpmeye kalkışır ve;

" Abim, Mustafa Abim; kusura bakma Başbakanlık bir dakika boş bırakılmıyor ki! Kusuruma bakma abi. "

Mustafa Abi kahve ahalisine şöyle bir bakar ve ahalinin acayip şekilde etkilendiğini görür.

Başka bir gün gene kahvede ahali ile televizon seyreden Mustafa Abi televizyonda Süleyman Demirel'i görür;

" Bu da öyle. Cumhurbaşkanı olunca kendisini birşey zannetti. Hayırsız çıktı bu da!!"

" Hadi canım. Ecevit'i belki şans eseri tanıyorsun ama buna inanmıyoruz!!"

Mustafa Abi hemen ahaliyi toplar ve Çankaya'ya gider. Mustafa Abi'yi gören Demirel hemen Ecevit gibi Mustafa Abi'nin ellerine sarılır ve öpmeye kalkışır. Mustafa Abi buna izin vermez tabi. Demirel ekler;

" Abi Vallahi billahi kusura bakma. Uzun yıllardır göremiyordum seni. Tam da seni ziyarete gelecektim. " der.

Mustafa Abi tekrar ahaliye dönerek bir bakış atar ki artık ahalinin gözünde peygamber kadar yükselmiştir.

Yine birgün kahvede televizyon izlerken bu sefer televizyona Clinton çıkar. Mustafa Abi söze başlar;

" Ulan ne çabuk unuttun o sefalet dolu günleri? Tabi zengin oldun, Amerika'nında başına geçince unuttun bizi.. Hayırsız herif!!"

Ahali bu kadarının da fazla olduğunu söyler ve diğerlerinin belki bir şans eseri olabileceğine ama Clinton'u tanımasının imkansız olduğuna imece usûlü karar verirler.

Mustafa Abi'nin tabii ki kafası atar ve bazı köylüleri alarak Beyaz Saray'a giderler. Kapıdaki görevliye Clinton ile görüsmek istediklerini söylerler.. Görevli de sadece bir kişinin girebilecegini söyler. Köylüler düşünürler ve sadece Mustafa Abi'nin Clinton'u tanıdığını söyleyerek Mustafa Abi'nin gitmesini isterler.

Güvenlik Mustafa Abi'yi iyice arayarak içeri sokar. Saatler geçer ama kapıdan kimse çıkmaz. Köylüler sıkılır. Penceredende bakma olanakları olamadığı için oradan geçen uzun boylu birine sorma kararı alırlar.

Şans eseri orada o anda Michael JORDAN geçmektedir. İngilizce bilen bir köylü Michael Jordan'a döner;

" Ya Jordan Abi. Senin boyun uzun. Camdan içeri bakıp neler oluyo, kaç kişi var bi baksana..."

Jordan camdan bakar ve cevap verir;

" Vallahi ne olduğunu bilmiyorum. İçeride 6 kişi var. Biri Mustafa Abi, diğerlerini tanımıyorum."

fıkranın devamı

Kadının biri eczaneden içeri hışımla dalar ve eczacıdan bir şişe arsenik ister. Eczacı, kadına arsenikle ne yapacağını sorar ve kadın ;

- "Kocamı öldüreceğim"

diye cevap verir.

Eczacı;

- "Kusura bakmayın ama size bu sebeple arsenik satmam olanaksız"

der.

Bunun üzerine kadın çantasına uzanır ve içinden kocasıyla eczacının karısının yatakta çekilmiş fotoğrafını çıkarır. Eczacı fotoğrafa bakar ve;

- "Reçeteniz olduğunu neden daha once söylemediniz!!!"

fıkranın devamı

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev
alır. Emekliliğinin ilk birkaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra
ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler
yollarının üzerindeki her çöp bidonunu bağırıp çağırarak tekmelerler. Bu
çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.
Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne
çıkar, onları durdurur ve:

"Çok tatlı çocuklarsınız çok da eğleniyorsunuz. Sizden bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi
hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size birer dolar vereceğim..." der.

Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün
sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der;

"Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı bundan böyle size sadece 50 sent
verebilirim."

Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine gürültüye devam ederler. Aradan bir kaç
gün daha geçer ve yaşlı adam onları karşılar. "Bakın" der, "Henüz maaşımı
alamadım bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?".

"Olanaksız bayım" der içlerinden biri, "Günde 25 sent için bu işi
yapacağımızı sanıyorsanız
yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz."

fıkranın devamı

Tahsilli bir genç zengin bir adamın kızını istemeye gitmişti. Adam delikanlıyı görür görmez pek beğendi ve onu kendine damat yapmak için şöyle dedi:
- Benim üç kızım var. Hiçbiri de evlenmedi. Rahat bir evlilik yapmalarını istiyorum. Bu yüzden her birine düğün zamanı yaşına göre para vermek istiyorum ki koca evine eli boş gitmesinler. Mesela onsekiz yaşında olana onsekiz milyon tümen, yirmibeş yaşında olana yirmibeş milyon tümen, otuziki yaşında olana da otuz iki milyon tümen vermek niyetindeyim. Hangisini isterseniz, benim için farketmez.
Delikanlı biraz düşündükten sonra sordu:
- Afedersiniz, sizin yüz yaşında kızınız var mı?
fıkranın devamı

Roma'da dünyaca ünlü San Pietro Kilisesi'nde büyük bir pazar ayini... Görkemli bir dinsel tören.. Papa bile katılıyor. Koskoca meydan mahşer yeri gibi. Kilisenin içi de dışı da tıklım tıklım. Bu arada kilise kapısında iki adam özellikle dikkati çekiyor. Ikisinin de boynunda kocaman birer levha asılı. Birinde "Ben koyu bir Hristiyanım, lütfen bana yardım ediniz" yazılı. Ötekinde ise sadece "Ben koyu bir Yahudiyim" yazıyor. Tabii ki kiliseden çıkanlar Hristiyan olduğunu ifade eden adama yanaşıyorlar ve ellerini ceplerine atıp cömertçe bir şeyler veriyorlar. Yahudi olduğunu ifade eden adamda ise siftah yok. Bu arada kiliseden çıkan iyi niyetli biri "Yahudiyim" yazısı taşıyana sokuluyor. "Bana bak kardeş" diyor, "..dürüstlük iyi bir şey, ama binlerce Hristiyan kiliseden çıkarken, senin Yahudi olduğunu böyle aleni olarak ifade etmen kanımca hiç de akıllıca bir hareket değil. Bak kimse sana para da vermiyor zaten.. Bence çıkar o yazıyı boynundan, sen de şu Hristiyan gibi..." deyince; boynunda "Yahudiyim" yazılı adam "Hristiyanım" yazılı olana dönüp sesleniyor:
- Heey! Salamon! Herife bak be! Gelmiş bize ticaret öğretiyor..
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama