oldun Fıkraları

loading...

Bir tane çocuk babasına sormuş ki: Baba ben nasıl dünyaya geldim, demiş. Babasıda: Yastığın altına şeker koyduk sabah olunca sen oldun, demiş Çocukta gece yastığın altına şeker koymuş, Sabah olunca bir bakmışki hep karınca dolmuş. Demiş ki: Ben sizi öldürecektim ama ne yapayım baba yüreği işte, demiş.
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’ya sormuşlar;- “Hiç, bir hatuna aşık oldun mu?”- “Vallahi, bir kere tam aşık oluyord...
fıkranın devamı


George Bush bir ilkokulu ziyaret eder.
Çocuklara:
-Sorusu olan var mı? der ve küçük Bob sözü alır.
-Benim üç sorum olacak:
1- Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl oldu da Başkan oldunuz?
2- Hiroşima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değil midir?
3- Hiç bir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?

Aniden zil çalar ve çocuklar teneffüse çıkarlar. Çocuklar geri döndüğünde bu sefer sözü küçük Tom alır.
Benim 5 sorum olacak;
1- Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl oldu da Başkan oldunuz?
2- Hiroşima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değil midir?
3- Hiç bir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?
4- Bu gün neden zil 30 dakika erken çaldı?
5- Bob nerede?

fıkranın devamı


bir tümarhanede 10 deli varmış doktor bir gün hepsini bir sahaya götürmüş demişki bakalım hanginiz akıllı oldunuz sahaya topyerine taş koymuş onlardaoynamışlar başlarını kırmışlar sonda bir çocuk kalmış doktor demişki neden oynamıyon çocukta demişki biri bana orta atmıyorki bende kafa vurup gola atayım doktor demişki ben sana atayım çocuk demiş çocukta akıllanmış o taşın yerine takma bir taş takması koymuş doktorda sanmışki o takma taş asil taştır.doktor çocuğa atmış çocuğa bişey olmamış ve dokttor demişki sen bana at çocuk ta aklını kullanmış asil taşı atmış doktora doktorun kafası yaralandı çocuğa demişki sen benden daha akıllanmışsın ben senden daha akılsızlanmışım.



fıkranın devamı


Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, bir gun bir melek cennetten gelene kadar...
"Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz, bu yuzden ben de size ozel bir hediye verecegim. Yarim saat icin sizi canlandiracagim, siz de bu sure icinde ne isterseniz yapabileceksiniz!" demis.
Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis, birbirlerine biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar. Kisa bir sure sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler, kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis. Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin de yuzunde genis bir tebessum varmis.
"Onbes dakikaniz daha var!" demis melek, gozlerini anlamli anlamli kirparak... Disi heykelin yuzundeki tebessum biraz daha yayilmis ve erkek heykele donmus:
"Harika! Ama bu sefer guvercini sen tut, ben siccam kafasina !..."

fıkranın devamı


Bir gün meraklı çocuk annesine ve babasına sorar "Anne ben nasıl oldum?"
Aile hafiften telaşa kapılır, olayı çocuğa nasıl anlatacakları hakkında.
Ama baba hiç bozuntuya vermeden der ki "Biz annenle bir akşam yastığımızın altına iki küp şeker koyduk, sabahına sen oldun"
Bunun üzerine akşam çocuk yastığının altına iki küp şeker koymuş. Sabah kalktığında görmüş ki şekerlerin üstü bir sürü karınca ile dolu... Tam elini kaldırmış, vuracakmış ki, duraksayarak kendi kendine "Baba yüreği işte, kıyamıyor insan" diye iç geçirmiş...

fıkranın devamı


Temel akciger kanseri olmus Doktorlar iki aydan daha fazla yasaman mucize olur demisler ve umitsiz oldugu icin tedaviye de son vermisler.
Olecegini anlayan Temel , butun esiyle dostuyla helallesmeye karar vermis.
Fakat bizim Temel gordugu herkese kendisinin AIDS hastaligina yakalandigini ve iki ay icinde olecegini anlatiyor ve helal etmerini istiyomus haklarini.
Tabii bunu duyanlar Temel'e helallik veriyorlarmis ama bir yandan da elini bile son bir defa sikip, kucaklasmaktan kaciniyorlarmis.
Temel'in en iyi arkadasi Dursun Temel'in bu yaptigini duyunca sormus
- Yaw Temel, anladik sen Kanser oldun olecen, neden millete AIDS oldum diyon, bak herkesi bir korku sardi demis.
Temel;
- Yaw Tursun, oyle de oleceeezzz boyle de olecez, bari kariyi saglama alalim dedim.

fıkranın devamı


98 dünyakupasını FRANSA milli takımının kanzandığını gören Fatih Terim hemen ilk uçakla fransaya fransanın hocasından taktik almaya gider.Fatih hoca,fransanın hocasına
"ya hocam sız nasıl şampiyon oldunuz özel bir yöntem mi kullanıyosunuz" der. Bunun üzerine fransa milli takımını hocası
"Yo hayır.Ben sadece futbolcularıma zeka testi uyguluyorum.Bakın" der ve Fransa milli takımında forma giyen Zidane ı yanına çağırır ve şöyle der "Zidane senin ananın babanın çocuğu ama kardeşin değil, kim bu?" der.
Zidane da "Benim, hocam"der.
Fatih Terim de aynı şeyi kendi futbolcularında uygalaya karar verir ve Istanbula geri dönüp Hakan Şükürü yanına çağırır ve
"Hakan senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil,kim bu?" der, Hakan da
"Hihi bi dakka hocam gidip bi Hagi ye sorayım hihi" der. Hagi ye gidip
"Hagi senin ananın babanın oğlu ama kardeşin deil,Kim bu?" der Hagi de
"benim tabiki" der. Bunun üzerine Hakan şükür Fatih hocaya döner ve "Hagiymiş hocam" der..
Fatih terimde"Saçmalama oglum ne hagi si.. Zidane" der..

fıkranın devamı


Genç bir adam süpermarkette dolaşırken yaşlı bir kadının kendisini izlediğini fark eder. Fazla umursamadan alışverişine devam eder.
Bir şeyler alır ve kasaya gelir. Bu sırada yaşlı kadın adama:
- "Size bakmamdan rahatsız oldunuz ama yeni ölen oğluma çok benziyorsunuz bu yüzden size bakıyorum" der.
Bunun üzerine adam üzülerek:
- "Oğlunuzu kaybetmenize çok üzüldüm. Yapabileceğim bir şey varsa çekinmeyin söyleyin." der
Yaşlı kadında
- "Marketten çıkarken bana güle güle anne derseniz bu beni çok mutlu eder."
Ve kadın marketten çıkar. Adam da ona
- "Güle güle anne" diyerek veda eder.
Kasadaki tezgahtar alışverişinin 100 milyon tuttuğunu söyler.
Adam şaşırır ve
- "Ama nasıl olur ben sadece bir kaç ufak şey aldım." diye çıkışır.
Bunun üzerine tezgahtar kız
- "Anneniz onun aldıklarını da sizin ödeyeceğini söyledi."

fıkranın devamı


Dişi aslan bir agacın altında uyurken tilki gizlice gelip dişi aslanı
becerir.
Aslan uyanınca erkek aslanın yanına gider ve ona sorar.
Erkek aslan duruma oldukça şaşırmıştır. Çok sinirlenip kükrer:
- "Bütün hayvanları toplayın, suçluyu bulup onu mahfedeceğim"
Bütün hayvanlar toplanır, aslan "kim yaptıysa bunu elini kaldırıp öne
cıksın" diye kükrer ama hiçbiri ses çıkarmaz.
Derken toplantıya geciken çakal koşarak gelip arka sıralara yerleşir
ve tilkiye "ne oluyor" diye sorar. Tilki de "Aslan kral ormana
bir müdür arıyor talip olan elini kaldırıp öne çıksın diyor" deyince
zavallı çakal hemen elini kaldırıp öne çıkar.
Aslan herkesi gönderir ve akabinde çakalı sabaha kadar becerir.
Çakal sabah perişan halde yalpalaya yalpalaya yürürken
tilkiyle karşılaşır. Tilki hafif gülümser ve ekler:
- "Bak, bir müdür oldun yürüyüşün bile değişti.."

fıkranın devamı


Disi aslan bir agacin altinda uyurken tilki gizlice gelip disi aslani
becerir.

Aslan uyaninca erkek aslanin yanina gider ve ona sorar. Erkek aslan duruma
oldukça sasirmistir. Çok sinirlenip kükrer:

- "Bütün hayvanlari toplayin, suçluyu bulup onu mahfedecegim"

Bütün hayvanlar toplanir, aslan "kim yaptiysa bunu elini kaldirip öne
ciksin" diye kükrer ama hiçbiri ses çikarmaz.

Derken toplantiya geciken çakal kosarak gelip arka siralara yerlesir ve
tilkiye "ne oluyor" diye sorar. Tilki de "Aslan kral ormana bir müdür ariyor
talip olan elini kaldirip öne çiksin diyor" deyince zavalli çakal hemen
elini kaldirip öne çikar.

Aslan herkesi gönderir ve akabinde çakali sabaha kadar becerir. Çakal sabah
perisan halde yalpalaya yalpalaya yürürken tilkiyle karsilasir. Tilki hafif
gülümser ve ekler:

- "Bak, bir müdür oldun yürüyüsün bile degisti.."

fıkranın devamı


Dişi aslan bir agacın altında uyurken tilki gizlice gelip dişi aslanı
becerir.
Aslan uyanınca erkek aslanın yanına gider ve ona sorar.
Erkek aslan duruma oldukça şaşırmıştır. Çok sinirlenip kükrer:
- "Bütün hayvanları toplayın, suçluyu bulup onu mahfedeceğim"
Bütün hayvanlar toplanır, aslan "kim yaptıysa bunu elini kaldırıp öne
cıksın" diye kükrer ama hiçbiri ses çıkarmaz.
Derken toplantıya geciken çakal koşarak gelip arka sıralara yerleşir
ve tilkiye "ne oluyor" diye sorar. Tilki de "Aslan kral ormana
bir müdür arıyor talip olan elini kaldırıp öne çıksın diyor" deyince
zavallı çakal hemen elini kaldırıp öne çıkar.
Aslan herkesi gönderir ve akabinde çakalı sabaha kadar becerir.
Çakal sabah perişan halde yalpalaya yalpalaya yürürken
tilkiyle karşılaşır. Tilki hafif gülümser ve ekler:
- "Bak, bir müdür oldun yürüyüşün bile değişti.."

fıkranın devamı


Temel karisiyla yemek yiyormus.karisi böyle güzel bi patatez yemegi yapmis.simdi Temelde nekadar sicak oldugunu ilkbasta fark etmemis.Bu agzini iyice doldurmus, sonra patatezlerin nekadar sicak oldunu fark edince agzindan cikari vermis ve karisina sormuski:"Karicigim, ben bunlari agzimdan cikarsam ayip olurmu?cok sicakti da ondan..."Karisi: "E sen zaten cikarmissin daha ne soruyorsun?"Temelde demiski:"Napim askim, agzim doluyken konusamiyorum!"

fıkranın devamı


Siyasiler boş yere kavga ederse ekonomi de vatandaşa kalır... Temel, Dursun ve İdris’in parasızlıkları canlarına tak eder. Bir taraftan işsizlik bir taraftan geleceği kapkara bir siyaset... Ekonomi ve enflasyonu bırakan siyasiler devamlı kavga ederler...
Bunlar da oturur geleceğimizi, yani ekonomi, işsizlik nasıl çözülür onu tartışırlar. İdris söz alır:
- Uşaklar ben en hızlı kalkunmanun yolini buldum... Bi uçak filosu yolliyalum. New York’i bombaliyalum... Sora da Amerika bize atom atar. Teslim oluruk. Sora da Japonya gibi çikaruk ortaya aha zengin oldun...
Dursun atılır:
- Ula daha kolayi varken öyle niye edeyruk... En iyisi Amerika’ya savaş ilan edelum Beşinci Filo oriya çıkarma yapar... Savaşı kaybederuk... Ardından Almanya gibi ortaya çikaruk aha zenginsun. Sonunda Temel atılır, kafasını kaşır ve:
- Ula uşaklar ya savaşi biz kazanursak, oni hiç hesap etmedunuz...

fıkranın devamı


Bir tümarhanede 10 deli varmış doktor bir gün hepsini bir sahaya götürmüş demişki bakalım hanginiz akıllı oldunuz sahaya topyerine taş koymuş onlardaoynamışlar başlarını kırmışlar sonda bir çocuk kalmış doktor demişki neden oynamıyon çocukta demişki biri bana orta atmıyorki bende kafa vurup gola atayım doktor demişki ben sana atayım çocuk demiş çocukta akıllanmış o taşın yerine takma bir taş takması koymuş doktorda sanmışki o takma taş asil taştır.doktor çocuğa atmış çocuğa bişey olmamış ve dokttor demişki sen bana at çocuk ta aklını kullanmış asil taşı atmış doktora doktorun kafası yaralandı çocuğa demişki sen benden daha akıllanmışsın ben senden daha akılsızlanmışım.

fıkranın devamı


İki berduş Temelle İdris giderlerken ormanda bir lamba bulurlar. Lambayı ovalayınca içeriden bir cin çıkıp ....
- " Şu anda iş üstündeyim, siz simdi dilek dilemek için süre istersiniz. İyisi ben size üç yumurta veriyim, karar verince kırarsınız, dileği dilerisiniz" demiş ...
Yıllar sonra Temelle İdris karşılaşmışlar. İdris acayip zengin, Temel ise üstü bası gene dökülüyor.Temel
- " Ula İdris sen ne yaptın böyle oldun ?" diye sormuş ...
- " 1.yi. kırdım, çok para diledim .... 2.yi kırdım, dünyada esi benzeri olmayan güzellikte bir ev diledim ..... 3. de kadınların hasta olduğu bir adam olmayı diledim. Peki sen diledin hala bu haldesin ya?
-" Valla eve gittim , o anda 1. Yumurta yere düstü kırıldı, ha siktir dedim, bütün ev s..klerle doldu, 2.yi kırdım. Ula götür bu s..kleri dedim. 3. Kırdım ulan getir benimkini geri dedim.

fıkranın devamı


Temel ile Dursun doktora gitmişler. Dursun öksürüyor, Temel ise kabız imiş. Doktor bunlara birer şurup vermiş fakat şişeler karışmış.Doktor bir hafta sonra kontrole gelmelerini istemiş. Bir hafta sonra Dursun doktora gitmiş. Doktor "nasıl oldun, öksürüğün geçti mi?" diye sormuş. Dursun ise "Toktor pey haçan cesaret edup te öksüremeyrum" demiş.

fıkranın devamı


Yıllarca, iki kahraman heykeli; biri erkek, biri dişi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmış, ta ki bir gün bir melek cennetten gelene kadar... - "Sizler iyi ve örnek birer heykel oldunuz, bu yüzden ben de size özel bir hediye vereceğim. Yarım saat için sizi canlandıracağım, siz de bu süre içinde ne isterseniz yapabileceksiniz!" demiş. Ve melek ellerini çırpar çırpmaz heykeller canlanmış, birbirlerine biraz utanarak yaklaşmışlar, ama sonra hızla parktaki çalılıkların arkasına koşmuşlar. Kısa bir süre sonra çalılıkların arkasından kikirdeşmeler, kahkahalar duyulmuş, çalılar sallanmış. Onbeş dakika sonra, çalılıklardan çıkmışlar, ikisinin de yüzünde geniş bir tebessüm varmış. - "Onbeş dakikaniz daha var!" demiş melek, gözlerini anlamlı anlamlı kırparak... Dişi heykelin yüzündeki tebessüm biraz daha yayılmış ve erkek heykele dönmüş: - "Harika! Ama bu sefer güvercini sen tut, ben pisliyim kafasına!"

fıkranın devamı


Siyasiler boş yere kavga ederse ekonomi de vatandaşa kalır... Temel, Dursun ve İdris�in parasızlıkları canlarına tak eder. Bir taraftan işsizlik bir taraftan geleceği kapkara bir siyaset... Ekonomi ve enflasyonu bırakan siyasiler devamlı kavga ederler...
Bunlar da oturur geleceğimizi, yani ekonomi, işsizlik nasıl çözülür onu tartışırlar. İdris söz alır:
- Uşaklar ben en hızlı kalkunmanun yolini buldum... Bi uçak filosu yolliyalum. New York�i bombaliyalum... Sora da Amerika bize atom atar. Teslim oluruk. Sora da Japonya gibi çikaruk ortaya aha zengin oldun...
Dursun atılır:
- Ula daha kolayi varken öyle niye edeyruk... En iyisi Amerika�ya savaş ilan edelum Beşinci Filo oriya çıkarma yapar... Savaşı kaybederuk... Ardından Almanya gibi ortaya çikaruk aha zenginsun. Sonunda Temel atılır, kafasını kaşır ve:
- Ula uşaklar ya savaşi biz kazanursak, oni hiç hesap etmedunuz...

fıkranın devamı

Temel ameliyatla kadın olmuş.Arkadaşı İdris ile günün birinde karşılaşmış.İdris- Ula te...
fıkranın devamı

Küçük bir kasabada bir gün iki Hiristiyan yolda giderken bir kiliseye raslamışlar...Birisi di
fıkranın devamı

Disi aslan bir agacin altinda uyurken tilki gizlice gelip disi aslani becerir. Aslan uyaninca erkek ...
fıkranın devamı

Doktorun birisi muayene ücretlerinde kampanya yapmaya karar verir. Tedavi ettiği hastadan 100 mily...
fıkranın devamı

Bir gün adamın biri uykusunda bir rüya görür rüyasında sakallı yaşlı bir amca : Bak yavrum...
fıkranın devamı

Adam ölüm döşeğinde... Üç oğlu başucunda nemli gözlerle beklemektedir.. Büyük olan dokto...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama