Topkapı Müzesi'ndeki ünlü "Kaşıkçı Elması" adını nasıl almış? Bu elmas Osmanlı Hazinesi'ne nasıl girmiş? Elmas kaç karattır? Dünyanın tanınmış elmasları arasında yeri nedir?
fıkranın devamı

Dünya'ya en yakın yıldız güneş'tir.

Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.

Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, Akşehir’in eşrafı ile beraber piknik yapmak üzere bağlara gitmiş. Büyük ağaçların altında yemeklerini, ...
fıkranın devamı

Temel akşam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu.

"Temel"um harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim!" demiş heyecanla.

Ertesi sabah Trabzon Elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış:
fıkranın devamı

Temel"e sormuşlar bak bakalım arabanın sinyali çalışıyor mu? diye.
Çalışay çalışmay çalışay çalışmay...

fıkranın devamı

Temel banka soymak sucundan yargilaniyormus.
Son celsede yargic karari okumus;
Temel"in sucsuz oldugunun anlasildigini, tahliyesine karar verildigini aciklamis..
Temel sevincle ayaga firlamis :
Uy cözünü sevdigumun hacim beyi, yani simdu bu paralar benim oldu degil mu?

fıkranın devamı

Temel Dursuna soruyor:

__Ula Dursun sen oruclu oruclu kac hamsi yersun?

Dursun:Vallaa 100 tane yerim.

Temel:Olur mu ulan ilk hamsiyi yediginde oruc bozulur diger 99 sayilmaz.


fıkranın devamı


Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer.
Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir. Oltasını ve takımlarını alarak işe koyulur.
Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:
- Oğlum burada balık yok!
Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,
- Burada balık yok dedim sana...
Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir:
- Tanrım, sen misun yoksa?
Ses yeniden duyulur,
- Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.

fıkranın devamı


Gece karanlığında gezinen Temel önünde birşey olduğunu görmüş ve eğilip eline almış, mıncıklamış, yüzüne sürmüş, koklamış ve demişki.:
"Ula pokmuş da iyiki üstüne basmadım"

fıkranın devamı


Temel, Fadime ile nişanlanmış.
Fadime'yi arabasına almış, gezmeye çıkarmış.
Arabayla biryerlerde durmuşlar.
Kalkarken Temel vitesi bire almak istemiş, eli Fadime'nin eline değimiş.
Fadime kızarmış.
Temel de utanmış.
Günler geçmiş.
Nihayet evlenmişler.
Balayına arabayla Bodrum'a yola çıkmışlar.
Bodrum'da otele vardıklarında Temel el frenini çekmiş.
O sırada yine eli Fadime'nin eline değmiş.
Fadime yine kıpkırmızı olmuş.
Ama laf etmekten de geri durmamış:
"Ula Temel, artuk evlüyüz daaa, daha ilerü cidebilürsün."
Temel bunu duyunca hemen el frenini indirmiş.
Marmaris'e doğru yola çıkmışlar...

fıkranın devamı


Doktor hastabakıcı Temel'i çağırdı..
"Yarın ava gidiyorum, ama muayenehane kapansın istemiyorum. Sen hastalarla ilgilen. Ben arada arar, kontrol ederim" dedi..
"Merak etmeyin doktor" dedi, Temel.
Doktor ertesi gün akşama doğru telefon etti..
"Ne var ne yok?.."
"Üç hasta geldi bugün.. İlkinin başı ağrıyordu, aspirin içirdim."
"Harika Temel" dedi, doktor..
"İkincisinin midesi yanıyordu.. Talsit verdim.."
"Bravo.. Bravo Temel.. Harikasın!.. Ya üçüncü?.."
"Doktor, masada oturuyordum. Kapı çarparak açıldı, içeri fırtına gibi bir kadın girdi.. Alev alev yanıyor gibiydi. Hızla soyundu, sütyen ve kilotunu da çıkardıktan sonra muayene masasının üzerine yattı ve bağırdı: 'Bana yardım et. Beş yıldır erkek yüzü görmedim.."
"Eee.. Sen ne yaptın, Temel?.."
"Gözüne visine damlattım doktor!.."

fıkranın devamı


Trafik polisi Temel sarışın bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadın çantasını kucağına alıp aramaya başlar; ancak uzun süre geçmesine rağmen bir türlü aradığı şeyi bulamaz.

Temel beklemekten bunalır ve sabırsız bir ifadeyle kadına söylenir:
-"Hanımfendi, aradığınızı bulamadığınız anlaşılıyor. Üzerinde kendi resminizin olduğu şeyi göstereceksiniz, acele edin lütfen."
Kadın bu uyarı üzerine telaşlanır ve kısa bir süre sonra "hah buldum" diye sevinçle çığlıkk atıp çantasındaki makyaj aynasını Temel'e uzatır.

Temel aynayı ciddiyetle inceler ve kadına dönüp kibar bir ifadeyle konusur:
-"Buyrun belgenizi hanımefendi. Özür dilerim, polis olduğunuzu söyleseydiniz durdurmazdım...

fıkranın devamı


Temel ve Dursun amerikanın ırak a savaş açmasını hazmedemeyip Amerikaya savaş açmaya karar vermişler.
ne yapıp edip Bush un telefonuna ulaşmışlar..
ve arayıp konuşmaya başlamışlar

Temel:sayın Bush siz Iraka savaş açtinuz bizde size açayruz
Bush:siz kimsiniz hangi ülkesiniz..
Temel:biz Rizeliyuz
Bush: peki asker sayınız kaçtır
Temel:ben ve arkadaşım Tursun toplam içi
Bush:silah sayınız kaçtır
Temel:benım dededen kalma çakıralmaz,Tursun unda bi tekkırma tüfek
Bush:buna karşılık bizim 20.000 askerımiz,5.000 uçaksavarımız,3000 gemimiz var
Temel:ben sizi tekrar arayacağum..

Amerikalılar oturmuşlar aramışlar taramışlar sonunda Rize yi bulmuşlar,bakmışlar ufak bir yer şok olmuşlar
Temel tekrar aramış..

Temel:Sayın Bush biz size savaş açıyoruz
Bush:asker sayınız
Temel:ben,Tursun ve kahveden birkaç arkadaş toplam 5 çişiyuz
Bush: peki silah sayınız
Temel:benim çakıralmaz,Tursunun tekkırma,kahvedeki arkadaşlardan birunun çakısı bide biçerdöver
Bush:buna karşilık bizim asker sayımız 50.000 e ulaştı,10.000 uçaksavarımız ve 7.000 gemimiz oldu
Temel:biz sizi tekrar arayacağuz...

bir müddet sonra Temel tekrar arar
Temel:biz savaştan vaz geçtuk
Bush:neden?
Temel: o kadar savaş esirunu barındıracak yerumuz yok.

fıkranın devamı


Temel,kirsal alanda kucuk cisini yaparken,gecmekte olan birkac kadin onu gormus
ve avv,mavv diye kacismaya baslamislar.Temel
arkalarindan bagirmis:
-Korkmayun,korkmayun tutayrum oni.!

fıkranın devamı


Temel don almaya gitmis.

Satici kiz sormus:

- Slip mi giyersiniz?

Temel cevap vermis:

- Pazen silip giyerim, pazen de silmeden giyerim!!! :)))

fıkranın devamı


temel , idris , dursun bunların üçü ögrenciymiş ögretmen dursuna sormuş oglum bir arabanun içindesun havada cok sicak neyaparsun.dursunda dümemi acarum hacam der
hoca: başka ne yaparsun der.
dursun:gömlegimi cikarirüm hocam der.
hoca:yine aynısını sorar.
dursu: eee camı acarım hocam der.
hoca:ee içeri ciren havanın ivmesi kaçtır diye sorar.
dursun:bilmeyirum hocam der:
hoca:oturla sıfur der.
sıra temele gelir. hoca temele aynı soruyu sorar.
hoca: temel oglu aynı soruyı sana sorayirum sen naparsun der
temel:dümemi acarım hocam der hoca başka ne yaparsun der
temel:ee eteki dümemi acarum hocam der
hoca:ee başka ne yaprsun.
temel:gömlegimi cıkarirum hocam der.
hoca başka ne yaparsun.
temel pantolunimi cikarurum hocam der.
hoca:ee başka ne yaprsun der.
temel: hocam anami mikseniz o camı acamam der:)

fıkranın devamı


Dünyaca ünlü seks araştırmaları merkezi, insanların seks yaşamları ile meslekleri arasındaki bağlantıyı aramaya karar vermiş. Daha doğrusu, var mı, yok mu, varsa ne kadar var, o araştırılacak.
Merkezin uzmanları dünyaya dağılmış ve her çeşit meslek gurupları ile anketler yapmaya başlamışlar. Bir ünlü uzman da Karadeniz Hava Yolları uçağına binmiş. Pilotların seks yaşamları ile ilğili dünyanın her ülkesinde ballandıra ballandıra öyküler anlatılır ya.
Uçak yükselirken, uzman da pilot kabinine, yani cock-pite
girmiş. Teybini pilota uzatmış;
- "adınız?"
- "Temel!."
- "temel kaptan en son ne zaman sex yaptınız?"
- "1993'te" demiş.
Şaşırmış uzman;
- "Vay canına" demiş.
- "Bu kadar uzun seks arası, pilotların dünya çapındaki şöhretine pek uymuyor".
Temel Kaptan, uçağın uçuş yüksekliğini gösteren altı metreyi
işaret etmiş uzmana.
- "Abartmayın canım. Daha topu topu 2019'da uçuyoruz"

fıkranın devamı


Temelle İdris yabancılara özenip eş değiştirerek seks yapmaya karar verirler. O gecenin sabahında Temel uyanır, yatağında doğrulur, bir keyif sigarası yakar ve yan tarafına dönerek;
- ''Ula İdris şimdi bizim karılar ne yapıyordur acaba''...

fıkranın devamı


temelle dursun cok iyi arkadaslar bigün dursun köyden ayrılıp almanyaya gider tabi cok iyi arkadası temelle mektuplasırlar bol bol neyse dursun temele der gel almanyaya sana bakım yapacoğum tabi böyle böyle her msjda temele gel der temelde tamam lan yarın bineyrum gelecuğum atlar temel gider almanyaya bide bakarki dursun gercekten cok zengin evleri yatları katları var neyse bunlar dursunun eve varırlar temel der hadi dursun yap bana bakım ayarla karıları dursunda bekle olum aksam yaparız temelde tamam ama ikimiz iki tanede karı olsa yeter demiş dursunda olmaz bizim adetimiz aksam parti verilir ondan sonra demiş temelde tamam demiş artık napsın daha sonra aksam olmus parti başlamıs temel demiş hadi dursun yapalım hadi dursun yapalım dursun birazdaha bekle demiş neyse tamam demiş başlayalım dursun demiş buraların adeti toplu yapcaz temelde canıma tak etti yapalım onada razıyım demiş neyse ısıkları söndürmüşler başlamıslar yapmaya o ara dursun ısıgı bi açmıs temel kan ter içinde neyse kapamıs bi daha acmıs temel yine aynı bi daha kapamıs temelde sinirlenmiş artık yeter amına koyım yaladuğum iki üç meme yeduğum yarağun haddi hesabı yok

fıkranın devamı


Dursun, iş icabi hafta sonu parise gidecek,karisi hemen temeli arar.
-temel bu aksam bana gel benimki evde deyil.
Aksam olur temel eve gelir ve hemen o ise baslarlar.isin ostasinda kapi calinir. Kadin:
-eyvah kocam.
Temeli ciplak olarak elbise dolabina saklar. Elbiselerini eline verir ve kapiyi acar. Gelen dursun. Kadin sorar;
-niye gitmedin kocacim? Dursun:
- ucakta bir problem oldugunu ucagim yarin kalkacak.
Neyse dursun yoruldun ben yatacam, dolaptan pijamasini alim derken temeli goruyor.Bu kim diye sorar?
-ha bumu bu benim yeni mutfak robotum kocacim der.
Temelde hic kipirdamiyor,aynen bir robot gibi davraniyor.Tabi dursun bunu yemez. Pijamalarini giyiyor ve karisiyla yataga giriyor. Karisi dursuna sulaniyor ama dursun karisina ;
-bugun senle deyil robotu *ikecem!
bunu duyan temel *ötu sıkar dursun arkasına geçer ve tam gecirecek temel robot gibi sorar;
-şifreyi söyle, şifreyi söyle,
Dursun hayda budane tekrar dener. Temel *ötü sıkar ve
-şifreyi söyle, şifreyi söyle der.
Dursun kızar,
-hanım su icerdeki "matkabı" hele getir.
Temel matkabin sesini duyunca kendince söylenir.
-Bir daha dene, bir daha dene.

fıkranın devamı


Oduncu temele son aylarda birşeyler olmuş... odun kesmeye gittiği zaman aklına karısı fadime geliyor *iki hareketleniyor , fakat koşarak eve gittiği halde tekrar eski haline dönüyormuş. bir böyle ,iki böyle sonunda dayanamayıp köyün muhtarına utana sıkıla gidip derdini anlatıyor.
ve diyorki
- Oğlum temel o zaman yanına bir tek mantar tabancası al , *ikin kalktığında karın fadime senin yanına gelsin.
Temel muhtarın dediğini yaparak yanına mantar tabancası alır ve her oduna gittiğinde yanında götürür. Her odun kesişinde *iki kalkınca havaya ateş karısı yanında , işlem tamam temel mutlu . Uzun bir süre aynı şekilde devam eder. Temel uzunca bir zaman sonra muhtarı görür ve hemen konuya girer.
- Evladım temel taktik nasıl ama işine yaradı değilmi.
Temel cevap verir :
-Ula muhtarum ilk zamanlar iyiydu ama av sezonu açıldu açulalu ben fadimeyu göremeyrum da.....

fıkranın devamı


temel büyük şehre gider zamanla orada arkadaşlar edinir. kahvedeki arkadaşları temelin saflığından yararlanarak temele bir oyun oynamak isterler ve temel kahveye gelince arkadaşları; şu karşı evin penceresindeki kadını görüyormusun: temel evet der.
-hah o eve git kadına kocan evde mi diye sor yok derse eve git kadını becer.demişler
temel denileni yapar kadına sorar,
kadın; durumu fark eder kocası evde olmasına rağmen:
-yok der. temel;
-geliyim mi? kadın
-gel, gel der
temel eve girer kadının kocası kapının arkasına saklanır temel soyunur yatağa yatar o sırada adam çıkar ve temeli bir güzel becerir.
temel sinirli kahveye gider:
arkadaşları;
-ya sen kocasına denk gelmişsin hemen pes etme şansını dene derler
temel bunun üzerine bir daha gider kocan evde mi diye sorar, kadın yine yok gel der ve kadının kocası temeli yine yapar.
ertesi günde aynısı olur.
diğer bi gün temel kadına sorar
-kocan evde mi?
kadın:
-yok, der
temel:
e ozaman niye geliyim ki der

fıkranın devamı


Temel bir gün kendine bir tane çizme alıp Fadime'nin karşısına geçiyor ve Fadime'ye soruyor;
- ''Fadime bende bir değişiklik görüyormusun''.
Fadime;
- ''Hayır Temel görmüyom''.
Temel bu soruyu her sorduğunda üzerinden bir tane elbisesini çıkarıyor. Temel'lin üzerinde sadece çizmeler kalana kadar soyunuyor.
Temel;
- ''Fadime bak sana bir ip ucu benimkide onu gösteriyor''.
Fadime;
- ''o dane çizmemi aldın. keşke kıravat alsaydında seninki onu gösterseydi''...

fıkranın devamı


Temel ile Fadime gizli gizli aşk yaparlarmış. Temel Fadime'yi uzun süre evlilik vaadiyle oyalamış. Kafası bu işe çok bozulan Fadime bir gün tartışma esnasında Temel'in kuşunu kökünden koparıp camdan aşağıya fırlatmış. Bu sırada yoldan geçen karedeniz tur otobüsünün camına çarpan mal kaptan şoför Dursun'u hayretler içinde bırakmış ve muavine seslenmiş;
- ''Ula İsmail cördün'mi da sineğin *ikini''...

fıkranın devamı


Kadının en sevdiği şey, boşaldıktan sonra kendisine oral sex yapılması. Fakat en büyük sorunu, boşaldıktan sonra, vağinasının kesif bir şekilde soğan kokması. Yakın bir dostuna derdini anlatıyor;
- ''Adam tam yalamaya başlıyor şekerim, beş dakika sonra, kafasını kaldırıyor. Bir de ne göreyim. Adamın yüzü buruşturmuş bana bakıp, "hanımefendi kusura bakmayın ama acaip soğan kokuyor" diyor ve giyinip gidiyor. Çok mutsuzum şekerim, çok" deyince arkadaşı ona akıl veriyor''
- ''Ya benim tanıdığım bir jigolo var, Temel kendisi gerçek bir damızlık, ayrıca boksördür, burun lifleri zedelenmiş durumda, oran halkalı çöplüğü bile olsa, kokuyu almaz'' deyince bizimki rahatlıyor ve Temel'i o akşam evine çağırıyor.

Sıkı bir seks başlıyor. Kadın boşalır boşalmaz bağırıyor ''in aşağı hadi, yalaaa!''. Temel yalamaya başlıyor. Beş dakika, on dakika, yirmi dakika....

Derken Temel de, yüzü buruşmuş bir şekilde kafasını kaldırıyor. Kadın soruyor;
- ''Bir koku'mu var?''
Temel;
- ''yok bacım yok da, acaip gözüm yaşardı nedense''...

fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

yenilmem.com

Sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey